onecikan-yargitay

ÖZET: Uyuşmazlık, kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir. Davacı idare, taşınmazın kamulaştırma bedelinin yüksek belirlendiğini, davalı ise bedelin düşük olduğunu savunmuştur. İlk Derece Mahkemesi, kamulaştırma bedelini 148.701,13 TL olarak belirlemiş ve bedelin derhal ödenmesine karar vermiştir. Bölge Adliye Mahkemesi, bu kararı kaldırarak yeniden inceleme yapmış, sulama koşullarının taşınmazın sulu arazi niteliğini etkilemediğine ve belirlenen bedelin uygun olduğuna hükmetmiştir.

Mahkeme, taşınmazın değerinin belirlenmesinde 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun ilgili maddelerini dikkate alarak, sulu tarım arazisi olmasından dolayı % 4 kapitalizasyon faiz oranı uygulamış ve % 40 objektif değer artışı ile kamulaştırma bedelinin tespitinde bir isabetsizlik görmemiştir. Tüm bu değerlendirmeler sonucunda, davacı idarenin istinaf başvurusu esastan reddedilmiş ve karar onanmıştır.

Sonuç olarak, mahkeme, kamulaştırma bedelinin belirlenmesinde yapılan hesaplamaların hukuka uygun olduğunu ve temyiz itirazlarının yerinde olmadığını belirterek, davacı idarenin taleplerini reddetmiştir.

5. Hukuk Dairesi         2024/2791 E.  ,  2024/10556 K.

    “İçtihat Metni”

    İNCELENEN KARARIN
    MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
    SAYISI : 2023/4583 Esas, 2023/4595 Karar
    DAVA TARİHİ : 11.12.2021
    KARAR : Esastan ret
    İLK DERECE MAHKEMESİ : Akhisar 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
    SAYISI : 2023/71 Esas, 2023/511 Karar

    Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun’la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
    Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
    Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
    Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
    Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

    I. DAVA
    Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Manisa ili, Akhisar ilçesi, Muştular Mahallesi 73 (122 ada 5) parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.

    II. CEVAP
    Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taşınmazın gerçek değerinin tespit edilmesini talep etmiştir.

    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma bedelinin tespiti ile bedelin davalıya derhal ödenmesine, dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.

    IV. İSTİNAF
    A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

    B. İstinaf Sebepleri
    1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; belirlenen kamulaştırma bedelinin çok yüksek olduğunu, üretim masrafının çok düşük hesaplandığını, içerisinde herhangi bir su kaynağı bulunmamasına rağmen, başka taşınmaz üzerinden getirilen su ile sulama yapıldığından bahisle sulu arazi olarak kabul edildiğini, objektif değer artışı uygulanmasının yerinde olmadığını, davacı idare lehine vekâlet ücreti takdir edilmemesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
    2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kamulaştırma bedelinin çok düşük belirlendiğini, münavebe ürünlerinin hatalı belirlendiğini, objektif değer artış oranının düşük hesaplandığını, üretim masraflarının yüksek, verimin düşük kabul edildiğini ileri sürmüştür.

    C. Gerekçe ve Sonuç
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı sonrasında yapılan araştırma neticesinde sulamanın başka bir taşınmaz üzerindeki kuyudan borular vasıtasıyla yapılması nedeniyle sulu arazi niteliğindeki taşınmaza objektif değer artışı ve münavebe uygulamasında bir değişikliğin olmadığı, parsel büyüklüğündeki değişiklikten dolayı taşınmazın toplam kamulaştırma bedelinin 148.701,13 TL olarak tespit edilmesi, sulu tarım arazisi olması nedeniyle % 4 kapitalizasyon faiz oranı uygulanması ve Akhisar İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü verileri doğrultusunda 1. Yıl Buğday, 2.Yıl Biber (salçalık), 3.Yıl Mısır(dane) fiyat bakımından 2021 yılının esas alınmasında ve dava konusu taşınmazların bulunduğu bölgeden, Yargıtay denetiminden ve Bölge Adliye Mahkemesnin istinaf incelemesinden geçen dosyalarda % 40 objektif değer artışı uygulandığı dikkate alındığında mahkemece bu oran üzerinden kamulaştırma bedelinin resen belirlenmiş olmasında bir isabetsizlik görülmemiş, kamulaştırma bedelinin derhal ödenmesine karar verilmesinde ve dört ay içerisinde neticelendirilmeyen davada yasal faize hükmedilmesinde usul ve kanuna bir aykırılık olmadığından davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin bir numaralı alt bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

    B. Temyiz Sebepleri
    Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

    C. Gerekçe
    1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
    Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir.

    2. İlgili Hukuk
    1. 6100 sayılı Kanun’un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
    2. 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası ile 11 inci maddesi.

    3. Değerlendirme
    1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
    2. Sulu arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca net geliri esas alınarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
    3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

    VI. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,Dosyanın İlk Derece mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,25.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.