onecikan-yargitay

ÖZET: Uyuşmazlık, kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak terkini konusundadır. İlk Derece Mahkemesi, davanın kabulüne karar vermiş, ancak bu karar taraf vekilleri tarafından istinaf edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi, İlk Derece Mahkemesi kararını kaldırarak dosyayı yeniden incelemek üzere geri göndermiştir. Yeniden yapılan yargılama sonucunda, İlk Derece Mahkemesi davayı tekrar kabul etmiş, ancak bu karar da istinaf edilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi, taşınmaz üzerindeki yapıların değerinin belirlenmesinde 2018 yılı yapı maliyet tebliğini esas almış ve yıpranma oranlarını dikkate alarak kamulaştırma bedelini 1.741.369,65 TL olarak belirlemiştir. Mahkeme, emsal taşınmazların uygunluğunu değerlendirirken, daha önceki Yargıtay kararlarını da göz önünde bulundurarak uygulama birliğini sağlamıştır. Nihayetinde, temyiz başvurularının reddine karar verilmiş ve Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararı onanmıştır.

5. Hukuk Dairesi         2024/2793 E.  ,  2024/8970 K.

    “İçtihat Metni”

    İNCELENEN KARARIN
    MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
    SAYISI : 2021/2478 Esas, 2023/4440 Karar
    DAVA TARİHİ : 03.04.2018
    KARAR : Yeniden esas hakkında verilen karar
    İLK DERECE MAHKEMESİ : Ödemiş 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
    SAYISI : 2019/378 Esas, 2021/65 Karar

    Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun’la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
    Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
    Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
    Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurularının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesinin hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
    Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

    I. DAVA
    Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; İzmir ili, …, … 722 ada 48 (ifrazen 722 ada 61) parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini, yol olarak terkinini talep etmiştir.

    II. CEVAP
    Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline ve yol olarak terkinine karar verilmiştir.

    IV. İSTİNAF
    A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

    B. İstinaf Sebepleri
    1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; belirlenen kamulaştırma bedelinin çok yüksek olduğunu, emsalin uygun olmadığını, yapıların yıpranma oranlarının düşük belirlendiğini, fazla depo edilen bedelin iadesine hükmedilmediğini, idareleri lehine vekâlet ücreti takdir edilmesi gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
    2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmaz için belirlenen bedelin çok düşük olduğunu, emsalin çok daha değersiz bir taşınmaz olduğunu, dava konusu taşınmazın ilçe merkezinde bulunduğunu, emsalin ise çok uzakta ve imar planının dışında olduğunu, idarenin bedeli 15 günlük kesin süreden sonra yatırdığı için davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

    C. Gerekçe ve Sonuç
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taşınmazın üzerindeki yapılara 2018 yılı yapı yaklaşık maliyet tebliği uyarınca değer biçilip, yıpranma oranının mahsup edilmesi suretiyle, ağaçlara ise yaş, cins ve verim durumlarına göre maktuen değer biçilmesi yerinde görülmüştür. Ancak; her ne kadar mahkemenin ilk kararına esas aldığı bilirkişi raporunda somut emsal olarak kabul edilen somut emsalin farklı yüzölçümü nedeniyle uygun olmadığı değerlendirilmiş ise de aynı kamulaştırma kapsamında kalan 722 ada 3 parsele ilişkin davada, aynı emsal ile verilen kararın Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 2022/8925 Esas, 2022/17379 Karar sayılı kararı ile (Dairemizin kaldırma kararı sonrasında) onandığı belirlendiğinden, uygulama birliğinin sağlanması amacıyla dosya içinde mevcut 11.09.2018 tarihli bilirkişi raporunun hükme esas alınması yerinde görülerek kamulaştırma bedelinin 1.741.369,65TL olarak kabulü gerektiği, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 12055/17 numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı, 01.06.2019 tarihli ve 30791 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan kararı da göz önüne alındığında davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin doğru olduğu, Mahkemenin ilk kararından sonra kamulaştırılan kısmın ifrazen 722 ada 61 parsel numarasını aldığı anlaşılmış ise de terkin işleminin yapılıp yapılmadığı araştırılmadığından bu konuda yeniden hüküm kurulması gerektiği kanaatine varıldığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesinin hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

    B. Temyiz Sebepleri
    1.Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın kadastral parsel, emsal taşınmazın ise imar parseli olması nedeniyle düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılması gerektiğini, ağaç değerlerinin neye göre hesap edildiğinin anlaşılmadığını, arta kalan alandaki değer düşüklüğünün hesap edilmesinin hatalı olduğunu, dava konusu taşınmazın tarla vasfında olduğunu, bu nedenle metrekare birim fiyatının yüksek belirlendiğini belirterek kararın bozulmasına talep etmiştir.
    2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; amulaştırma bedelinin çok düşük olduğunu, dava konusu taşınmazın daha değerli olduğunu, dava konusu taşınmaz bir bütün halinde 11.359.00 m² miktarlı taşınmaz iken taşınmazın tam ortasından karayolu geçtiğini, arta kalanların hem yamuk hem de derinliğinin azaldığını, emsalin eksik üstün yanlarının tartışılmamasının yerinde olmadığını, davacı idaereye kamulaştırma bedelini yatırmak üzere ikinci kez verilen süreye rağmen, kesin süre içinde bedelin yatırılmadığını, bedelin 15 günlük kesin süreden sonra yatırıldığını, bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

    C. Gerekçe
    1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
    Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir.

    2. İlgili Hukuk
    1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
    2.2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası ile 11 inci ve 12 inci maddeleri.

    3. Değerlendirme
    1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
    2.Dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak adil ve hakkaniyete uygun olarak tespit edilen bedelin davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile idare adına tesciline ve yol olarak terkinine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
    3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

    VI. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmamasına, davalıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,21.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.