ÖZET: Başvuran, maaşından yanlış kesilen ücretin faiziyle birlikte ödenmesi talebiyle Kamu Denetçiliği Kurumuna başvurmuştur. İdare, başvuranın maaşının yanlış hesaplandığını kabul etmesine rağmen, gerekli ödemeyi yapmamıştır. Anayasa’nın 125. maddesi gereğince, idarelerin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararları ödemekle yükümlü olduğu belirtilmiştir. Hukuk devleti ilkesi gereği, idarelerin hukuka aykırı işlemleri fark ettiklerinde bu durumu düzeltme yükümlülüğü bulunmaktadır.

Bu bağlamda, başvuranın talep ettiği ödemenin yapılmaması, hukuk devleti ilkesine aykırı bir durum olarak değerlendirilmiştir. İdarenin, başvuranın talep ettiği tutarı faiziyle birlikte ödemesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Bu karar, idarenin hukuki yükümlülüklerini yerine getirmesi ve bireylerin haklarının korunması açısından önem taşımaktadır.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2022/13998-S.22.21452

BAŞVURU NO : 2022/6810

KARAR TARİHİ : 28/10/2022

TAVSİYE KARARI

Adres:

BAŞVURUYA KONU İDARE : MUŞ İL MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ

MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI

Maaşından yanlış kesilen ücretin faiziyle ödenmesi talebi hk.

BAŞVURUNUN KONUSU :

BAŞVURU TARİHİ : 10/05/2022

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Başvuran vekili başvuruda özetle, SAKARYA/Karasu’da sicil No’lu öğretmen olarak çalıştığını, 2011-2019 yılları arasında 5434 sayılı Kanun üzerinden maaş alması gerekirken memurların hatasından dolayı maaşının 5510 sayılı Kanun üzerinden yatırıldığını, yanlışlığı kendisinin fark ederek düzelttirdiğini, aradaki 8 yıllık maaş farkının hesaplandığını ancak 3 buçuk yıldır bu ücreti alamadığını belirterek, maaşından yanlış kesilen ücretin faiziyle birlikte tarafına yatırılmasını talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Başvuruya konu iddia hakkında istenen bilgi ve belge talep yazımıza istinaden Milli Eğitim Bakanlığı tarafından gönderilen cevabi yazı ve eklerinde özetle; Sakarya İli İlçesi İlkokulu Sınıf

Öğretmeni ‘nın İlkokuluna 19.08.2020 tarihinde isteğe bağlı olarak atamasının yapıldığı ve göreve başladığı, kesenek bilgilerinin Karasu İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünce düzenlenmiş olduğu ve Ankara Prim Servisi ile görüşmeler sonucunda geriye dönük düzenlemelerin, ilk atamasının gerçekleştiği Muş İli İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünce yapılması gerektiği ifade edilmektedir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. Anayasa’nın “Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması” başlıklı 13 üncü maddesinde; “Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük

/

“Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikayetleri inceler.”,

4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,

düzenlemeleri yer almaktadır.

IV. KAMU DENETÇİSİ SN. SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ

5. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; Başvuranın iddiaları, İdarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan

Tavsiye Karar Önerisi Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 6. Başvuran özetle, maaşından yanlış kesilen ücretin faiziyle birlikte tarafına yatırılması talebiyle

Kurumumuza başvurmuştur.

7. Anayasanın 2 nci maddesinde, Devletin temel nitelikleri arasında hukuk devleti ilkesine yer verilmiş olup, hukuk devletinin temel ilkelerinden biri “belirliliktir”. Bu ilkeye göre, hukuki düzenlemelerin hem kişiler hem de idare yönünden herhangi bir duraksamaya ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır, uygulanabilir ve nesnel olması, ayrıca kamu otoritelerinin keyfi uygulamalarına karşı koruyucu önlem içermesi de gereklidir. Belirlilik ilkesi, hukuksal güvenlikle bağlantılı olup birey, yasadan, belirli bir kesinlik içinde, hangi somut eylem ve olguya hangi hukuksal yaptırımın veya sonucun bağlandığını, bunların idareye hangi müdahale yetkisini doğurduğunu bilmelidir. Ancak bu durumda kendisine düşen yükümlülükleri öngörebilir ve davranışlarını ayarlar. Hukuk güvenliği, normların öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de yasal düzenlemelerde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılar. (AYM, 17/04/2008 Tarihli, E.2005/5, K.2008/93 sayılı Kararı).

8. Dolayısıyla Hukuk devleti ilkesinin bir gereği olarak İdareler, hukuka aykırı işlem yaptığını işlem tesisinden sonra kendisi farkına varacak olursa; geri alma ve kaldırma vb. yöntemlerle hukuka aykırılığı ortadan kaldırabilir. Somut olayda, yetkili İdare kişinin başvurusu neticesinde hatasını fark etmiş ve bu borcu kabul etmiş olmasına rağmen gereken ödemeyi personeline yapmadığı görülmektedir.

9. Anayasanın 125 inci maddesinde İdarenin, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu açıkça hüküm altına alınmıştır. Bu hüküm kapsamında borcu kabul eden İdarenin gereken ödemeyi başvurana yapmaması işleminin hukuk devleti ilkesi ile bağdaşmayacağı değerlendirilmektedir.

/

10. Ayrıca Anayasa Mahkemesinin 21/12/2017 karar tarihli ve 2014/2267 başvuru numaralı kararında (25/01/2018 tarihli ve 30312 sayılı Resmi Gazete) “52. Anayasa’nın 35 inci maddesiyle güvenceye bağlanan mülkiyet hakkı, ekonomik değer ifade eden ve parayla değerlendirilebilen her türlü mal varlığı hakkını kapsamaktadır (AYM, E.2015/39, K.2015/62, 1/7/2015, & 20). Bu bağlamda mülk olarak değerlendirilmesi gerektiğinde kuşku bulunmayan menkul ve gayrimenkul mallar ile bunların üzerinde tesis edilen sınırlı ayni haklar ve fikri hakların yanı sıra icrası kabil olan her türlü alacak da mülkiyet hakkının kapsamına dâhildir (Mahmut Duran ve diğerleri, B. No: 2014/11441, 1/2/2017, & 60)… 71. Enflasyon ve buna bağlı olarak oluşan döviz kuru, mevduat faizi, Hazine bonosu ve devlet tahvili faiz oranlarının sabit yasal ve temerrüt faiz oranlarının çok üstünde gerçekleşmesi; borçlunun yararlanması, alacaklının ise zarara uğraması sonucunu doğurmaktadır. Bu nedenle borçlu borcunu süresinde ödememekte, yargı yoluna başvurulduğunda da yargı süresini uzatma gayreti göstermekte; böylece yargı mercilerindeki dava ve takipler çoğalmakta, yargıya güven azalmakta, kendiliğinden hak almak düşüncesi yaygınlaşarak kamu düzeni bozulmakta, kişi ve toplum güvenliği sarsılmaktadır (AYM, E.1997/34, K.1998/79, 15/12/1998)…

73. Anayasa Mahkemesi; kanun koyucunun bir hak olarak öngördüğü veya kamu borcu hâline gelmiş ödemelerin geç yapılması nedeniyle mağdur olunduğu iddiasıyla yapılan başvurularda, alacakta veya hakka konu bedelde meydana gelen değer aşınmalarının başvurucular üzerinde orantısız bir yük oluşturması hâlinde mülkiyet hakkının ihlaline karar vermiştir (Mehmet Akdoğan ve diğerleri; Akel Gıda San. ve Tic.

A.Ş., B. No: 2013/28, 25/2/2015). Anayasa Mahkemesi ayrıca, mahkemelerce hükmedilen tazminatın yargılamada geçen süre nedeniyle enflasyon karşısında değer kaybettiğinin tespit edildiği bir başvuruda da

ölçülülük yönünden mülkiyet hakkının ihlal edildiğine karar vermiştir (Abdulhalim Bozboğa, B. No:

2013/6880, 23/3/2016). Bunun yanında sosyal güvenlik ödemeleri kapsamında mahkeme kararıyla hükmedilen emekli ikramiyesinin değer kaybına uğratılarak ödenmesinin başvurucuya aşırı ve olağan dışı bir külfet yüklemesi nedeniyle de mülkiyet hakkının ihlaline karar verilmiştir (Ferda Yeşiltepe [GK], B.

No:2014/7621, 25/7/2017)” (https://kararlarbilgibankasi.anayasa.gov.tr/BB/2014/2267?Dil=tr, Erişim:02/08/2022) denilmektedir. Bu kapsamda; başvurana ödenmesi gereken tutarın Anayasa’nın 35 inci maddesi kapsamında mülk teşkil ettiği hususunda tereddüt bulunmamaktadır. Bu nedenle, İdareden ödemesini yapmadığı tutarı geri öderken faizini de hesaplayarak ödemesi beklenmektedir.

11. Yukarıda anlatılan hususlar, başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, mevzuat, yargı kararları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; başvuranın talep ettiği ödemenin, İdarenin de Ankara Prim Servisi ile görüşmeleri sonucunda ilk atamasının gerçekleştiği Muş İli Bulanık

İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünce yapılması gerektiği kabul edilmiş olduğundan bu ödemenin sorumlu

İdarece yapılması ve Bakanlık tarafından da kontrolün sağlanması gerektiği kanaatine ulaşılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 12. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmede, şikâyet başvurusu kapsamında, idarenin, başvurana ilişkin işlemlerle ilgili bilgi ve belgeleri süresi içerisinde ve gerekçeli olarak kurumumuza gönderdiği, bu anlamda “kararların gerekçeli olması”, “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ve “makul sürede karar verme” ilkelerine uygun hareket ettiği, ancak, başvuru sahibine verdiği cevapta idari işleme karşı hangi sürede hangi mercie

/

başvurabileceğini göstermediği bu nedenle de karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi ilkesine uymadığı tespit edildiğinden, idarenin bahse konu ilkeye de uygun davranması önerilmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

13. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa)

dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Van İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN KABULÜNE;

Başvuranın talep ettiği ödemenin faiziyle beraber ödenmesi yönünde Muş İl Milli Eğitim Müdürlüğüne

TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

Ödemenin yapılıp/yapılmadığına dair gerekli kontrolün yapılması yönünde Milli Eğitim Bakanlığına

TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

Kararın BAŞVURANA, MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞINA ve MUŞ İL MİLLİ EĞİTİM

MÜDÜRLÜĞÜNE TEBLİĞİNE;

6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca; İdare

tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi