|
ÖZET: Başvuran, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü’nde çalışırken açığa alındığı ve ihraç edildiği süreler için ödenen maaş ve ek ödemelerine yasal faiz talep etmiştir. İdare, bu talepleri reddetmiş, ancak başvuranın mali haklarının geriye dönük olarak ödendiğini belirtmiştir. Danıştay, başvuranın açığa alındığı ve ihraç edildiği dönemlerdeki mali haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmemesinin hukuka aykırı olduğuna hükmetmiştir.
Danıştay, Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatlarına atıfta bulunarak, kamu makamlarının geri ödemelerde gecikmelerin faiz ödemeleriyle telafi edilmesi gerektiğini vurgulamıştır. Bu bağlamda, başvuranın mali haklarının ödenmemesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği sonucuna varılmıştır. Sonuç olarak, başvurunun kabulü ile Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü’ne, başvuranın ödenen maaş ve ek ödemelerine yasal faiz ödenmesi hususunda tavsiyede bulunulmuştur. Bu durum, kamu görevlilerinin mali haklarının korunması açısından önemli bir içtihat oluşturmuştur. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2022/16657-S.22.25517
BAŞVURU NO : 2022/9806
KARAR TARİHİ : 21/12/2022
TAVSİYE KARARI ,TCKN:
Adres:
BAŞVURUYA KONU İDARE : TAPU VE KADASTRO GENEL MÜDÜRLÜĞÜ
Başvuranın açığa alındığı ve ihraç edildiği dönemlere ilişkin tarafına
BAŞVURUNUN KONUSU :
yasal faiz ödenmesi talepleri hakkındadır
BAŞVURU TARİHİ : 13/07/2022
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvuran ; İyidere Tapu Müdürlüğünde sicil numarası ile kadastro teknisyeni olarak çalışmakta iken Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü İnsan Kaynakları Dairesi Başkanlığı Dairesi
Başkanlığının 06/04/2018 tarih sayılı olurları gereği görevi başında kalmasında sakınca bulunması gerekçesiyle 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun ve maddesi gereği görevinden açığa alınarak uzaklaştırıldığı ve akabinde 701 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile 08/07/2018 tarihinde kamu görevinden çıkarıldığı,
1.1. Daha sonra Olağanüstü Hal Komisyonuna ihraç ile ilgili yaptığı itiraz dilekçesinin incelenip talebi kabul edildiği ve göreve başlaması için Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğüne tebliğ edildiği, Tapu ve
Kadastro Genel Müdürlüğü Personel Dairesi Başkanlığı Atama Şube Müdürlüğünün 25/03/2022 tarih sayılı Olurları gereği Trabzon Hayrat Tapu Müdürlüğüne atanarak 05/04/2022 tarihinde göreve başladığı,
1.2. 7075 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 10.maddesinin 1.fıkrasında”İade edilip görevine başlayanlara Kamu görevinden çıkarılma tarihlerini takip eden aybaşından göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden Mali ve Sosyal hakları ödenir” denildiğinden (Genel Müdürlükte Döner Sermaye
İşletmesi bulunması nedeniyle diğer Müdürlüklerin maaşıyla birlikte ödenen 666 KHK gereği ödenen ek ödemenin ayrı olarak Bölge Müdürlüğü tarafından ödenmekte olduğu) maaşın bir parçası olan ek ödemenin
Trabzon Tapu ve Kadastro Bölge Müdürlüğü tarafından ve maaşın diğer kısmı ise Trabzon Hayrat Mal
Müdürlüğü tarafından açığa alınıp ihraç edilen tarihleri kapsayacak şekilde son olarak 21/06/2022 tarihinde faizsiz olarak tarafına ödendiğini ifade ederek,
1.3. “Açığa alındığı 2018 yılı Mart, Nisan, Mayıs tarihlerini kapsayacak şekilde” Görevinden İhraç edildiği
2018 yılı Temmuz ayından başlayarak 2022 Mart ayı dahil olmak üzere 45 aylık geriye dönük ödenen
faizsiz maaş ve maaşı içindeki 666 sayılı KHK’ya istinaden ödenen ek ödemesinin yasal faiziyle ödenmesini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının 29.08.2022 tarihli sayılı cevabi yazısında:
Başvuranın açıktan kaldığı ve görevden uzaklaştırıldığı süreler için geriye dönük olarak başvuranın mali haklarının ödendiği, faizin ödenen maaşların feri alacağı niteliğinde olmaması nedeniyle kamu görevinden çıkarılmaya dayalı bir tazminat kapsamında değerlendirilerek ödenmediği” ifade edilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın;
3.1. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler”,
4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinde; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir”,
5. 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun ‘Görevden uzaklaştırılan veya görevinden uzak kalan memurların hak ve yükümlülüğü’ başlıklı 141 inci maddesinde; “Görevden uzaklaştırılan ve görevi ile ilgili olsun veya olmasın herhangi bir suçtan tutuklanan veya gözaltına alınan memurlara bu süre içinde aylıklarının üçte ikisi ödenir. Bu gibiler bu Kanunun öngördüğü sosyal hak ve yardımlardan faydalanmaya devam ederler. 143 üncü maddede sayılan durumların gerçekleşmesi halinde, bunların aylıklarının kesilmiş olan üçte biri kendilerine ödenir ve görevden uzakta geçirdikleri süre, derecelerindeki kademe ilerlemesinde ve bu sürenin derece yükselmesi için gerekli en az bekleme süresini aşan kısmı, üst dereceye yükselmeleri halinde, bu derecede kademe ilerlemesi yapılmak suretiyle değerlendirilir.”,
6. 7098 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde
Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanunun “İade hükümleri” başlıklı 2 nci maddesinin ikinci fıkrasında; “İlgili kanun hükmünde kararname hükümleri, birinci fıkrada belirtilen kişiler bakımından tüm hüküm ve sonuçlarıyla birlikte ilgili kanun hükmünde kararnamenin yayımı tarihinden geçerli olmak üzere ortadan kalkmış sayılır. Söz konusu personelden bu maddenin yürürlük tarihinden itibaren on gün içerisinde göreve başlamayanlar çekilmiş sayılır. Bu kapsamda göreve başlayanlara, kamu görevinden çıkarıldıkları tarihten göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal hakları ödenir…”,
7. 7075 sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun
Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanunun “Kararların uygulanması” başlıklı 10 uncu maddesinin birinci fıkrasında; “…Bu kapsamda göreve başlayanlara, kamu görevinden çıkarılma tarihlerini takip eden aybaşından göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye
tekabül eden mali ve sosyal hakları ödenir. Bu kişiler, kamu görevinden çıkarılmalarından dolayı herhangi bir tazminat talebinde bulunamaz.”, hükümleri yer almıştır.
IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
8. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın talebine ilişkin tavsiye karar önerisi, Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme
9. Başvuran, görevden uzaklaştırıldığı ve ihraç edildiği dönemler için mali haklarının faizinin ödenmesini talep etmektedir.
10. 7098 sayılı Kanun ile 7075 sayılı Kanunda kamu görevinden ihraç edilip OHAL İnceleme Komisyonu
Kararı ile görevlerine iade edilenlere, kamu görevinden çıkarıldıkları tarih ile kamu görevine başladıkları tarih arasında süreye denk gelen mali ve sosyal haklarının ödeneceği; bununla birlikte, 657 sayılı Kanunun görevden uzaklaştırılan veya görevinden uzak kalan memurların hak ve yükümlülüğüne ilişkin 141 inci maddesinde de görevden uzaklaştırılan memurlara bu süre içinde aylıklarının üçte ikisinin ödeneceği, haklarındaki görevden uzaklaştırma tedbiri kaldırılması halinde ise bunların aylıklarının kesilmiş olan üçte birinin kendilerine ödeneceği hüküm altına alınmıştır.
11. Başvuru konusu olayda, başvuranın 06/04/2018 tarihinde açığa alınıp 08/07/2018 tarihinde 701 sayılı
KHK ile meslekten ihraç edildiği, 25/03/2021 tarihinde ise OHAL İşlemleri İnceme Komisyonu kararıyla görevine iade edildiği anlaşılmaktadır.
12. Kurumumuza sunulan bilgi ve belgelerin incelenmesinden; başvuranın geriye dönük mali haklarının ödemesi yapıldığı, ancak açığa alındığı ve görevden uzaklaştırıldığı dönem için faiz ödemesinin yapılmadığı anlaşılmıştır.
13. Her ne kadar 7098 ve 7075 sayılı Kanunlarda mali hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesi düzenlenmemiş ise de; Anayasa Mahkemesinin 07/02/2019 tarihli ve 2015/4812 numaralı bireysel başvuru kararının 25 inci paragrafı; “Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) istikrarlı olarak, kamu makamlarınca yapılacak geri ödemelerin gecikmesini faiz ödemeleriyle ilişkilendirmektedir. Mahkemenin çeşitli kararlarında makul olmayan bir gecikme gibi nedenlerle tazminatın değer kaybettiği durumlarda bu tazminatın yeterliliğinin azalacağı belirtilmiştir (Angelov/Bulgaristan, B. No: 44076/98, 22/4/2004, § 39;
Almeida Garrett, Mascarenhas Falcão ve diğerleri, B. No: 29813/96-30229/96, § 54). Nitekim böyle başvurularda AİHM, esas itibarıyla kamu makamlarının geçen süre nedeniyle ödenmesi gereken tutardaki değer kayıplarını telafi etmek için gecikme faizi ödeyip ödemediğini dikkate almaktadır. Kısacası AİHM, mülkiyet hakkı kapsamında faiz ödemesini, esasen devletin borçlu olduğu tutar ile alacaklı tarafından nihai olarak alınan tutar arasındaki enflasyon nedeniyle oluşan değer kayıplarını giderme yükümlülüğüyle ilişkilendirmektedir (Akkuş/Türkiye, B. No: 19263/92, 9/7/1997, § 29).” şeklindedir. Anılan Kararın 40 ıncı paragrafında ise; “Diğer taraftan Danıştayın aynı konuya ilişkin bazı kararlarında da konusu para olan borçlarda, alacaklının bu paradan mahrum kaldığı süre içinde uğrayacağı kayıpların, başka bir anlatımla bu paranın kullanılamamasından dolayı yoksun kalınan kazancın karşılığı olarak faiz ödenmesi gerektiği belirtilmiştir. Danıştay bu kararlarında, sonuç olarak açığa alınan bir kamu görevlisinden yapılan maaş kesintilerinin faiziyle birlikte iade edilmesi gerektiğini belirtmiştir.” açıklamasına yer verilip
/
“Sonuç olarak başvurucunun maaşından kesintilerin yapıldığı tarihlerden ödemenin yapıldığı tarihe kadar geçen süredeki enflasyon oranları dikkate alındığında mülkiyet hakkı kapsamında değerlendirilen söz konusu alacakların enflasyon oranları karşısında önemli ölçüde değer kaybına uğratılarak ödendiği anlaşılmaktadır. Buna karşın başvurucuya herhangi bir faiz ödemesi ise yapılmamış, faiz ödenmesi yönündeki başvurucunun talebi de idari ve yargısal makamlarca reddedilmiştir. Söz konusu değer kaybının oranı gözetildiğinde müdahaleyle başvurucuya şahsi olarak aşırı ve olağan dışı bir külfet yüklendiği, bu sebeple söz konusu müdahalenin kamunun yararı ile başvurucunun mülkiyet hakkının korunması arasında kurulması gereken adil dengeyi başvurucu aleyhine bozduğu kanaatine varılmıştır.” denmek suretiyle, kişilere ödenmesi gereken mali hakların ödenmemesinden doğan zararın mülkiyet hakkının ihlali niteliği taşıdığından bahisle bu faizin ödenmesi gerektiğine hükmetmiştir. Bu kapsamda, başvuru konusu olayda da mali hakları iade edilmesine karşın bunlara işletilecek yasal faizin ödenmemesinin hukuka aykırı olduğu değerlendirilmektedir.
14. Benzer şekilde, konuya ilişkin olarak Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 19/3/2014 tarihli ve
E.2011/358, K.2014/906 sayılı kararı ile onadığı Gaziantep 1. İdare Mahkemesinin 28/09/2010 tarihli, E:2010/1211 ve K:2010/844 sayılı ısrar kararında;”… faizin, konusu para olan borçlarda, alacaklının bu paradan mahrum kaldığı sürelerinde uğrayacağı kayıpların, başka bir anlatımla bu paranın kullanılamamasından dolayı yoksun kalınan kazancın karşılığı olduğu; esasen bu kaybın veya yoksun kalınan kazancın idareden istenebilmesi için idarenin doğrudan veya dolaylı bir kusurunun bulunmasının kural olarak gerekmediği; ekonomilerde bir değişim vasıtası olan paranın, çeşitli ticari, sınai, zirai vb. faaliyetlerde kullanılmakla, sahibine kazanç, kira, nema vs. adları altında kimi ekonomik yararlar sağlayan bir değer olduğu; paranın, sahibi dışındaki kişi ve kuruluşlarca kullanılmaksızın, sahibinin bu ekonomik değerinden mahrum bırakılması sonucunu doğurmasının yanında, yüksek enflasyon etkisinde olan ekonomilerde, paranın değerini, yani alım gücünün enflasyon oranı ölçüsünde yitirmesine neden olduğu; hukuk devletlerinde, açıklanan nitelikteki bir zararın faiz ya da başka bir ad altında ödenecek tazminatla karşılanabilmesi için açık yasa hükmü aranmasının düşünülemeyeceği; aksine anlayışın, Devletin ve ona bağlı idarenin eylem ve işlemlerinden doğan her türlü zararın tazmini için de, açık yasa hükmü aranması sonucuna götüreceği ki, böyle bir anlayışın, Anayasa’nın 125. maddesinin son fıkrasında yer alan, “idare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür” amir hükmü ile bağdaşmayacağı…” gerekçesine yer verildiği görülmektedir.
15. Benzer bir konuda Danıştay 12. Dairesinin 30.11.1998 tarih ve E:1995/6978, K:1998/2918 sayılı kararı ile onanan Ankara 2. İdare Mahkemesinin 14.10.1993 tarih ve E:1992/182, K:1993/1398 sayılı kararında; “… görevine son verilmesine dair işlemin idare mahkemesince iptali, Danıştayca da onanması üzerine 30.09.1991 tarihinde göreve iade edilen davacının, görevine son verilmesine dair işlemin hukuka aykırılığının mahkeme kararı ile sabit olması nedeniyle bu işlemden doğan zararınızın idarece tazmin edilmesinin Anayasanın 125. maddesi ve bu yolda ki idare hukuku ilkesi gereği olduğu, davacının zararını, alamadığı aylıkları ile sınırlı tutmaya olanak bulunmadığından açıkta kaldığı sürede aylık ve özlük haklarını zamanında alamaması nedeniyle uğradığı zararın yasal faiz ödenerek tazmininin gerektiği …” gerekçesine yer verilmiştir.
16. Benzer şekilde, yukarıda yer verilen yargı içtihatlarında da belirtildiği üzere; faizin, konusu para olan borçlarda, alacaklının bu paradan mahrum kaldığı sürelerde uğrayacağı kayıpların, başka bir anlatımla bu paranın kullanılamamasından dolayı yoksun kalınan kazancın karşılığı olduğu; bu kaybın veya yoksun kalınan kazancın idareden istenebilmesi için idarenin doğrudan veya dolaylı bir kusurunun bulunmasının kural olarak gerekmediği ve söz konusu kaybın veya yoksun kalınan kazancın faiz ya da başka bir ad altında ödenecek tazminatla karşılanabilmesi için açık yasa hükmü
aranmasının gerekmediği, söz konusu kaybın veya yoksun kalınan kazancın idarece tazmin edilmesi
Anayasanın 125 inci maddesi ve hukuk devleti ilkesi gereği olduğu açıktır.
17. Benzer konuda Kurumumuza yapılmış olan 30/09/2020 tarihli ve 2020/97640 numaralı başvuruya ilişkin verilen 26/03/2021 tarihli Tavsiye Kararında da; ihraç sonrası görevine iade olan başvurana, göreve geri dönüşü nedeniyle yapılan ödemeler için faiz hesaplanarak ödeme yapılması hususunda tavsiyede bulunulmasına karar verilmiştir.
18. Başvuranın iddiaları, idarenin konuya ilişkin açıklamaları, ilgili mevzuat ve emsal yargı kararları ile dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; başvuranın açığa alındığı dönem ve ihraç edildiği dönem için mali haklarının faizinin ödenmemesi işleminde hukuka ve hakkaniyete uyarlık bulunmadığı kanaat ve sonucuna varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
19. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup, söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; Kurumumuzca istenilen bilgi ve belgelerin idare tarafından süresi içerisinde, tam ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği, ancak idarenin, başvurana verdiği cevapta hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği bu nedenle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı anlaşılmış olup, idarenin bundan böyle bu ilkeye de uyması önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
20. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının İdareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde İdare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse, (varsa)
dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup Trabzon İdare
Mahkemesinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN KABULÜNE, “Başvuranın açığa alındığı ve ihraç edildiği dönemlere ilişkin ödenen maaş ve ek ödeme tutarlarına yasal faiz ödenmesi” hususunda TAPU VE KADASTRO GENEL MÜDÜRLÜĞÜNE TAVSİYEDE
BULUNULMASI,
Bu kararın, BAŞVURANA ve TAPU VE KADASTRO GENEL MÜDÜRLÜĞÜNE tebliğine,
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca;
TAPU VE KADASTRO GENEL MÜDÜRLÜĞÜ tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi