|
ÖZET: Bu karar, başvuranın OHAL döneminde görevden uzaklaştırılmasına ilişkin bilgilerin silinmesi talebini incelemektedir. Başvuran, FETÖ soruşturması kapsamında görevden uzaklaştırıldığını, ancak daha sonra göreve iade edildiğini belirtmektedir. Danıştay, masumiyet karinesinin gereği olarak, başvuranın hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararı olmaksızın, görevden uzaklaştırma bilgilerin silinmesi gerektiğine hükmetmiştir.
Kararda, masumiyet karinesinin, bireyin toplum nezdinde suçlu olarak algılanmasını engelleme işlevi vurgulanmış ve bu durumun başvuranın onurunu zedeleyebileceği belirtilmiştir. Ayrıca, görevden uzaklaştırma kararının sonuçlarının ortadan kaldırılması gerektiği, zira bu tür kayıtların başvuranın çalışma huzurunu olumsuz etkileyebileceği ifade edilmiştir. Sonuç olarak, başvuranın görevden uzaklaştırma bilgileri, özlük dosyası haricindeki sistemlerden silinmesi için idareye tavsiyede bulunulmuştur. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
:
SAYI
BAŞVURU NO : 2022/11669
KARAR TARİHİ : 05/12/2022
TAVSİYE KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : ISPARTA UYGULAMALI BİLİMLER ÜNİVERSİTESİ
REKTÖRLÜĞÜ
BAŞVURUNUN KONUSU : Hakkında verilen görevden uzaklaştırma kararının personel sistemlerinden silinmesi talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 15/08/2022
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvuran, 25/08/2016 tarihinde FETÖ soruşturması kapsamında görevden uzaklaştırıldığını 13/12/2017 tarihinde tekrar göreve iade edildiğini ve Isparta Cumhuriyet Başsavcılığının hakkında
Kovuşturma Yapılmasına Yer Olmadığı Kararı verdiğini belirterek görevden uzaklaştırıldığına ilişkin bilgilerin Kurumsal Kaynak Yönetimi, Sosyal Güvenlik Kurumu Hizmet Takip Programı, İnsan Kaynakları
Yönetim Sistemi, Personel Bilgi Sisteminden silinmesini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Başvuruya konu iddialar hakkında bilgi ve belge talep yazımıza istinaden, Isparta Uygulamalı
Bilimler Üniversitesi 28/09/2022 tarih ve – – sayılı cevabi yazısı ve eklerinde özetle; Başvuranın görevden uzaklaştırılmamasına ilişkin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından
Olağanüstü Hal Kanun Hükmünde Kararnameleri ile Görevine Son Verilenlerden Daha Sonra Olağanüstü
Hal Kanun Hükmünde Kararnameleri, Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kararı veya
Mahkeme Kararı ile göreve başlatılanlarla ilgili duyuruda “Bu görüşler doğrultusunda olağanüstü hal kanun hükmünde kararnameleri üzerine görevine son verilen kamu görevlilerinden daha sonra olağanüstü hal kanun hükmünde kararnameleri, Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu kararı veya yargı kararı
üzerine görevine iade edilenlerin görevden çıkarıldıkları tarihten göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden tüm aylıkları ile, görevlerine son verilme işlemleri ile bağlantılı olarak açığa alındıkları süreler bulunuyor ise bu sürelere ait açıkta iken 2/3 oranındaki ve görevlerine iade edildiklerinde de daha önce noksan ödenen 1/3 oranındaki aylıklarının ödendiğine ve emeklilik keseneği ve kurum karşılıklarının/primlerinin gönderildiğine ilişkin resmi yazının Kurumumuza gönderilmesine müteakiben ilgili kamu idaresince de uygun görülmesi halinde Hizmet Takip Programındaki hizmet belgesi ile açık süreler bölümlerinden kamu görevinden çıkarılmalarına ilişkin kayıtların kurum yetkili personeli tarafından silinmesi mümkün olacaktır. ” hükmü, ve 7075 sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu
Kurulması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanunun
Kararların uygulanması madde 10 da görevden uzaklaştırılanlar ile ilgili herhangi bir işlem yapılması hakkında bir bilgiye ulaşılamadığından tarafımızca bir işlem tesis edilemediği, Kurumda personel özlük dosyası dışında personellere ait Personel Bilgi Sistemi ve Hizmet Takip programı bulunduğu, bu sistemlerde personele ait Kimlik, iletişim, Öğrenim, Askerlik, İzin, Mahkeme Kararları, Kadro, unvan, Hizmet, Ödül/ceza, Borçlanma, Görevlendirme vb. bilgi kayıtlarının yer aldığı belirtilmiştir.
Açıklamalarına yer verilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına
İlişkin Roma 4 Kasım 1950 Sözleşmesinin “Adil yargılanma hakkı başlıklı” 6 ıncı maddesinin ikinci fıkrasında; “Bir suç ile itham edilen herkes, suçluluğu yasal olarak sabit oluncaya kadar masum sayılır.” 4. 18/10/1982 tarihli ve 2709 Sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın; 4.1. “Özel hayatın gizliliği” başlıklı 20 nci maddesinin ikinci fıkrası; “Herkes, kendisiyle ilgili kişisel verilerin korunmasını isteme hakkına sahiptir. Bu hak; kişinin kendisiyle ilgili kişisel veriler hakkında bilgilendirilme, bu verilere erişme, bunların düzeltilmesini veya silinmesini talep etme ve amaçları doğrultusunda kullanılıp kullanılmadığını öğrenmeyi de kapsar. Kişisel veriler, ancak kanunda öngörülen hallerde veya kişinin açık rızasıyla işlenebilir. Kişisel verilerin korunmasına ilişkin esas ve usuller kanunla düzenlenir.” 4.2. “Suç ve cezalara ilişkin esaslar” başlıklı 38 inci maddesininde; “Suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar, kimse suçlu sayılamaz.” 4.3. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”, 4.4. “Genel İlkeler” başlıklı 128 inci maddesinde; “(…) Memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla düzenlenir.” 5. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinde; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”
6. 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 6.1. “Memur bilgi sistemi, özlük dosyası” başlıklı 109 uncu maddesinde; “Memurlar, Türkiye
Cumhuriyeti kimlik numarası esas alınarak kurumlarınca tutulacak personel bilgi sistemine kaydolunurlar.
Her memur için bir özlük dosyası tutulur. Özlük dosyasına, memurun mesleki bilgileri, mal bildirimleri; varsa inceleme, soruşturma, denetim raporları, disiplin cezaları ile ödül ve başarı belgesi verilmesine ilişkin bilgi ve belgeler konulur. Memurların başarı, yeterlik ve ehliyetlerinin tespitinde, kademe ilerlemelerinde, derece yükselmelerinde, emekliye ayrılmalarında veya hizmetle ilişkilerinin kesilmesinde, hizmet gerekleri yanında özlük dosyaları göz önünde bulundurulur. Özlük dosyalarının tutulma esasları ile özlük dosyalarında yer alacak belgelere ilişkin usûl ve esaslar Devlet Personel Başkanlığınca belirlenir.” 6.2. “Görevden uzaklaştırma” başlıklı 137 nci maddesinde; “Görevden uzaklaştırma, Devlet kamu hizmetlerinin gerektirdiği hallerde, görevi başında kalmasında sakınca görülecek Devlet memurları hakkında alınan ihtiyati bir tedbirdir. Görevden uzaklaştırma tedbiri, soruşturmanın herhangi bir safhasında da alınabilir.” 7. 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu “Görevden Uzaklaştırma” başlıklı ek 53/B maddesinde; “… Görevden uzaklaştırma tedbiri alınmakla beraber, soruşturma sonunda yetkili makam veya mercilerce hakkında kamu görevinden çıkarmadan başka bir disiplin cezası verilenler ile ceza kararından evvel haklarındaki disiplin soruşturması af ile kaldırılanlar, bu kararların kesinleşmesi üzerine veya tedbir süresinin dolması halinde derhal göreve iade edilirler…” 8. 15/04/2011 tarihli ve 27906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Personeli Genel Tebliği (Seri No:2) “Özlük Dosyası Tutulmasına İlişkin Usul ve Esaslar” başlığı altında; “1- Memurlar, Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası esas alınarak kurumlarınca tutulacak personel bilgi sistemine kaydolunurlar. Burada memurun adı, soyadı, cinsiyeti, doğum tarihi ve yeri, öğrenimi, kadro unvanı ve derecesi, memuriyete başlama tarihi, memuriyetten ayrılma tarihi ve sebebi, sendika üyeliğine ilişkin bilgiler ile gerekli görülecek diğer mesleki bilgiler kaydedilir. …
3- Her memur için bir özlük dosyası tutulur. Özlük dosyalarının itina ile doğru ve tarafsız bir şekilde tutulmasından personel birimleri sorumludur.
4- Özlük dosyaları memurların başarı, yeterlik ve ehliyetlerinin tespitinde, kademe ilerlemelerinde, derece yükselmelerinde, emekliye ayrılmalarında veya hizmetle ilişkilerinin kesilmesinde göz önünde bulundurulur.
5- Özlük dosyası sekiz bölümden oluşur: … Dördüncü bölümde; memur hakkında yapılan disiplin soruşturmalarına ilişkin evraklar ile verilen disiplin cezaları, yargı organlarınca memur hakkında verilmiş karar örnekleri, görevden uzaklaştırmaya ilişkin belgeler ile varsa inceleme, soruşturma ve denetim raporları… diğer mesleki bilgi ve belgeler saklanır….
7- Bakanlıklar ve diğer kamu kurum ve kuruluşları, özlük dosyasında yer alan bilgilerden istihdam politikalarının tespiti ve uygulanmasında gerekli gördüklerini merkezde elektronik ortamda tutarlar…” 9. 29/03/2017 tarihli ve 30022 sayılı Mükerrer Resmi Gazetede yayımlanan ve 7087 sayılı
“Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin
Kabul Edilmesine Dair Kanun” ile kabul edilen 688 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı
Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin; “İade hükümleri” başlıklı 1 inci maddesinde;
“(1) Ekli listede yer alan kamu görevlileri, ilgili kanun hükmünde kararnamenin eki listelerin ilgili sıralarından çıkarılmıştır.
(2) İlgili kanun hükmünde kararname hükümleri, birinci fıkrada belirtilen kişiler bakımından tüm hüküm ve sonuçlarıyla birlikte ilgili kanun hükmünde kararnamenin yayımı tarihinden geçerli olmak üzere ortadan kalkmış sayılır. Söz konusu personelden bu maddenin yürürlük tarihinden itibaren on gün içerisinde göreve başlamayanlar çekilmiş sayılır. Bu kapsamda göreve başlayanlara, kamu görevinden çıkarıldıkları tarihten göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal hakları ödenir. Bu kişiler, kamu görevinden çıkarılmalarından dolayı herhangi bir tazminat talebinde bulunamaz. Bu personelin görevlerine iadesi, kamu görevinden çıkarıldıkları tarihte bulundukları yöneticilik görevi dışında öğrenim durumları ve kazanılmış hak aylık derecelerine uygun kadro ve pozisyonlara atanmak suretiyle de yerine getirilebilir. Bu maddeye ilişkin işlemler ilgili bakanlık ve kurumlar tarafından yürütülür.” 10. 01/02/2018 tarihli ve 7075 sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması
Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanunun
“Kararların uygulanması” başlıklı 10 uncu maddesinin birinci fıkrasında; “Kamu görevinden, meslekten veya görev yapılan teşkilattan çıkarılan ya da ilişiği kesilenlere ilişkin başvurunun kabulü hâlinde… İlgililerin kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin kanun hükmünde kararname hükümleri, bu fıkrada belirtilen kişiler bakımından tüm hüküm ve sonuçlarıyla birlikte ortadan kalkmış sayılır.”
Hükümlerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ
11. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvurunun reddi yönündeki öneri Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 12. Başvuran özetle, OHAL sebebiyle hakkında yapılan görevinden uzaklaştırma ile ilgili bilgilerin özlük dosyası dışında tutulan tüm elektronik veri tabanlarından silinmesini talep etmektedir.
13. Bilindiği gibi 15 Temmuz 2016 tarihinde Devletimize ve milletimize karşı başlatılan hain darbe girişimi nedeniyle kamu düzeni ve güvenliği açasından Anayasanın 120 inci maddesi ve 2935 sayılı
Olağanüstü Hal Kanununu uyarınca ülke genelinde olağanüstü hal ilan edilmesine karar verilmiştir. Bu kapsamda 23/07/2016 tarihli ve 29779 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 667 sayılı
Olağanüstü Hal Kapsamanda Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname (KHK), 29/10/2016 tarihli ve 29872 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 6749 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan
Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanun ile kanunlaşmıştır.
14. Alınan tedbirler çerçevesinde Anayasa ile kurulan demokrasi düzeninin korumak amacıyla terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen; vakıf, dernek, televizyon ve sair birçok müessese kapatılmış ve birçok kamu görevlisi de ihraç edilerek başta FETO/PDY olmak üzere terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti, iltisakı yahut bunlarla irtibatlı olduğu değerlendirilen kişiler kamu kurum ve kuruluşlarından çıkarılmış kamu görevlilerinin görevinden çıkarılmasına yönelik süreç içerisinde de kamu kurumlarınca farklı usuller benimsenerek, yapılan inceleme/soruşturmaya göre idari işlemle; inceleme ve soruşturma aşamasında görevden uzaklaştırma sonrasında KHK hükümleriyle veya doğrudan KHK yoluyla, kamu görevinden çıkarma gibi yöntemler uygulandığı görülmüştür.
15. Ancak sonraki süreçte anılan terör örgütleri, yapı, oluşum veya guruplara üyeliği olmadığı halde ihraç edilen kamu görevlilerinin mağduriyetlerini gidermek amacıyla da yine OHAL KHK hükümleriyle bazı kamu görevlilerinin doğrudan kamu görevine iadesine karar verilerek ihraç KHK’larında belirtilen tüm hüküm ve sonuçların ortadan kalkacağı hüküm altına alınmış, diğer yandan bu süreçte doğrudan KHK hükümleri ile ihraç olup kamu görevine iadesine karar verilmeyenler için görevden ihraç kararlarına karşı itirazda bulunmak, hak arama hürriyetini kullanmak, varsa hataların düzeltilmesini sağlamak için 23/01/2017 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 685 sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu
Kurulması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu kurularak bir kısım kamu görevlileri de Komisyonun vermiş olduğu karara istinaden görevine iade edilmiştir.
16. Başvuruya konu dosyanın incelenmesinden; başvuranın da ilgili üniversitede şube müdürü olarak çalışan başvuranın FETÖ soruşturması kapsamında 25/08/2016 -13/12/2017 tarihleri arasında DMK 137 inci maddesi gereğince ihtiyati tedbir olan görevden uzaklaştırılma kararı verildiği anlaşılmıştır. 13/12/2017 tarihinde 2547 sayılı Yüksek Öğretim Kanunun Görevden Uzaklaştırma başlıklı ek 53/B madde gereğince tedbirin kaldırıldığı anlaşılmıştır.
17. İdarenin yaptığı değerlendirmede; görevden uzaklaştırılmamasına ilişkin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından Olağanüstü Hal Kanun Hükmünde Kararnameleri ile Görevine Son Verilenlerden Daha Sonra
Olağanüstü Hal Kanun Hükmünde Kararnameleri, Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kararı veya Mahkeme Kararı ile göreve başlatılanlarla ilgili duyuruya göre görevine iade edilenlerin görevden çıkarıldıkları tarihten göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreyi ilgili kamu idaresince de uygun görülmesi halinde Hizmet Takip Programındaki hizmet belgesi ile açık süreler bölümlerinden kamu görevinden çıkarılmalarına ilişkin kayıtların kurum yetkili personeli tarafından silinmesi mümkün olacağını, başvurucuya ilişkin olarak görevden uzaklaştırmaya ilişkin bilgilerin silinip silinmeyeceğine ilişkin herhangi bir duyuru yapılmadığından görevden uzaklaştırmaya ilişkin bilgilerin silinemeyeceği belirtilmiştir.
18. Hukuk kurallarının somut olaylara uygulanmasında hukuki yorum yöntemlerinden yararlanılır.
Hukuki yorum yapılırken mantıksal akıl yürütmelerden yararlanılır. Bunlar kıyas, evleviyet, aksi kanıt yöntemleridir. Evleviyet çok kavramın içinde azın, genelin içinde parçanın olacağını, daha önemli olanın daha az önemli olan içinde uygulanmasını ifade etmek için kullanılır.
19. Bu bağlamda görevden uzaklaştırma işlemi Devlet Memurları hakkında alınan bir ihtiyati tedbirdir.
İhtiyati tedbirin sonucu olan HİTAP kayıtları silinmezken, duyuruda yer alan Olağanüstü Hal Kanun
Hükmünde Kararnameleri ile Görevine Son Verilenlerden Mahkeme Kararı ile Olağanüstü Hal İnceleme
Komisyonu Kararları ile görevlerine iade edilenler gibi daha ciddi sonuçları olan kararlara uygulanması mantıksal yöntem olan evleviyet ile çelişmektedir. Daha ciddi bir işlem için uygulanan HİTAP kayıtlarının silme işlemi, görece daha hafif olan ihtiyati bir idari işlem içinde uygulanması hem hukuka hem hakkaniyete uygun olacağı, 20. Görevden uzaklaştırma tedbirine ilişkin bilgilerin HİTAP ve personel bilgi sistemi gibi kayıt alanlarında tutulmasının işlem yapmaya yetkili/yetkili olmayan veya ilgili/ilgisiz kişilerin bu bilgilere ulaşmasını mümkün kılabileceği, aynı zamanda, bu durumun başvuranlar ve benzer durumda olan kamu personeli hakkında olumsuz algılara yol açarak çalışma huzurunu olumsuz etkileyebileceği ve kişilerde maddi ve manevi zarara yola açabileceği, 21. Masumiyet karinesi anayasamızla güvence altına alınmış hiçbir şekilde sınırlanmaz sert çekirdek bir haktır. “Masumiyet karinesi sayesinde ikili bir koruma sağlanmaktadır. Yargılama makamlarının önyargılı hareket etmemesini sağlayarak içsel koruma, toplum nezdinde suçlu konumunda bulunulmasını engelleyerek dışsal koruma sağlanmaktadır. Kişi hakkında verilen bilgiler yargılama makamlarının düşüncelerini etkileyebileceğinden masumiyet karinesine uygun hareket edilerek bu durumun oluşması engellenir. Bununla beraber toplum nezdinde kirlenme, lekelenme durumu oluştuğunda insan onuru, şerefi, saygınlığı zarar göreceğinden masumiyet karinesine uygun hareket edilmeli, dışsal koruma da sağlanmalıdır” (GÖĞÜŞ, Ali Erkan, “Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve Türkiye Cumhuriyeti
Anayasası Çerçevesinde Masumiyet Karinesi”, Yüksek Lisans Tezi, Y: 2019, S.119)
22. Masumiyet karinesi hem uluslararası hem ulusal düzenlemeler ile güvence altına alınmıştır. AİHS m. 6/2 gereğince; “bir suç ile itham edilen herkes, suçluluğu yasal olarak sabit oluncaya kadar suçsuz sayılır” ve Anayasa 38 inci maddesinin hükmü gereğince “Suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar, kimse suçlu sayılamaz.” düzenlemelerine yer verilmiştir. Somut olayda başvurucu hakkında Kovuşturma
Yapılmasına Yer Olmadığı kararı verilmiştir. Alınan Kovuşturmaya Yer Olmadığı Kararı sonrasında başvurucu hakkında alınan Görevden Uzaklaştırma tedbiri kaldırılmıştır. Bu durumda başvurucunun kesinleşmiş bir mahkumiyet kararı olmadan, masumiyet karinesi çerçevesinde bu süreç içerisinde alınan tüm karar ve tedbirlerin hüküm ve sonuçları başvurucuyu toplum ve idarenin nezdinde suçlu konumda bulunmasını engelleyecek şekilde ortadan kaldırılması gerektiği, çünkü “…Masumiyet karinesinin sağladığı Güvencenin ilk yönü kişi hakkındaki ceza yargılaması sonuçlanıncaya kadar geçen, bir başka ifadeyle kişinin ceza gerektiren bir suçla itham edildiği (suç isnadı altında olduğu) sürece ilişkin olup suçlu olduğuna dair hüküm tesis edilene kadar kişinin suçluluğu ve eylemleri hakkında erken açıklamalarda bulunulmasını yasaklar. Güvencenin bu yönünün kapsamı sadece ceza yargılamasını yürüten mahkemeyle sınırlı değildir. Güvence aynı zamanda diğer tüm idari ve adli makamların da işlem ve kararlarında, suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar kişinin suçlu olduğu yönünde ima ya da açıklamalarda bulunmamasını gerekli kılar…”(26/07/2022 tarihli Esas/Karar:2020/8334 numaralı kararı)
değerlendirilmesi yapılarak kişinin suçlu olduğu yönündeki imada bulunulmamasını gerekli olduğu yönünde değerlendirme yapılmıştır.
23. Ayrıca Masumiyet karinesinin yansıması olan Lekelenmeme Hakkı, “Devletin yargı eliyle bireylerin toplumsal anlamda telafisi güç veya imkânsız zararlara yol açmaması olarak ve hakkında soruşturma veya kovuşturma yürütülen bireylerin şeref, onur ve haysiyetinin zarar görmemesi, bireyi toplum nezdinde mahkûm edecek her türlü söz, yayın, haber gibi davranışlardan kaçınma olarak değerlendirilir.” ( Kara, Eyüp, “Lekelenmeme Hakkı” , Adalet Dergisi, Y: 2012, S. 43, 188.) Somut olayda
tutulan kayıtların lekelenmeme hakkı çerçevesinde başvurucuyu toplum nezdinde mahkûm edeceğini ve şeref, onur ve haysiyetine zarar vererek telafisi güç zararlara yol açabilecek nitelikte işlemler olarak değerlendirilmiştir.
24. Unutulma Hakkı çerçevesinde “…kişinin onur, şeref ve haysiyetinin zedelendiği, toplum tarafından hatırlanmasını istemediği olayların yer aldığı içerikler bakımından da söz konusu hakkın ihlali gündeme gelecektir.”(NALBANTOĞLU, Seray “Bir Temel Hak Olarak Unutulma Hakkı” TAAD, Yıl:9, Sayı : 2022/15608-S.22.2382935
Y:2018 S.585 ) Kişinin Maddi ve Manevi Varlığını Koruma ve Geliştirme Hakkı tutulan kayıtlar ile ihlal edilebileceği yine “Kişinin bilinmesini istemediği deneyimleri geride bırakması ve geleceğini bu bilgilerden bağımsız olarak şekillendirmesi gitgide zorlaşmaya başlamıştır. Bu endişelerin neticesinde düzenlenmesine ihtiyaç duyulan “Unutulma hakkı”, dijital hafızada yer alan bireylere ait rahatsız edici her türlü kişisel içeriğin, yine bireylerin talebi üzerine bir daha geri getirilemeyecek biçimde ortadan kaldırılması/silinmesi olarak tanımlanmıştır.” (NALBANTOĞLU, Seray “Bir Temel Hak Olarak Unutulma Hakkı” TAAD, Yıl:9, Sayı : 2022/15608-S.22.2382935 Y:2018 S.589 ) unutulma hakkı bağlamında tutulan kayıtların lüzumu ve/veya gerekçesi kalmaması durumunda silinmesi gerektiği böylece Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 17/6/2015 tarihli ve
E.2014/4-56, K.2015/1679 sayılı kararının ilgili kısmında yaptığı değerlendirme şöyle olup “Bireyin geçmişinde yaşadığı olumsuz etkilerden kurtularak geleceğini şekillendirebilmesi bireyin yararına olduğu gibi toplumun kalitesinin gelişmişlik seviyesinin yükselmesine etkisi de tartışılmazdır.” ifade edilmiş böylece hem bireysel hem toplumsal faydanın artacağı yönünde değerlendirmede bulunulmuştur.
25. Bu itibarla, başvuranın görevden uzaklaştırmasının gerekçesi konusunda somut bir bilgi veya belge sunulmamış olması, yapılan soruşturma sonrasında göreve iade edilmiş olması nedeniyle, Anayasal bir hüküm olan idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğundan; hakkaniyet gereğince, başvuranın özlük dosyası hariç HİTAP ve diğer sistemlerdeki kayıtların açıkta geçen süre ibaresinin ve açıklamaların silinmesi gerekmektedir.
26. Bu noktada belirtmek gerekir ki, Mülga Devlet Personel Başkanlığı ile Çalışma Genel
Müdürlüğünün aksi yöndeki görüşlerine rağmen, kamu hizmetlerinin işleyişinde bağımsız ve etkin bir şikâyet mekanizması oluşturmak amacıyla kurulmuş Anayasal bir kurum olan ve idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevli olan Kurumumuzun işbu kararına istinaden, HİTAP ve diğer elektronik kayıtlarının silinmesinde hukuken herhangi bir sakınca bulunmamaktadır.
27. Tüm bu açıklamalar, yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri ve Kurumumuzca daha önce benzer konuda verilmiş emsal karar birlikte değerlendirildiğinde; KHK hükümlerine istinaden görevinden ihraç edilen kamu görevlilerinin, görevlerine dönmesini öngören iade KHK’larında kişilerin ihracına yönelik tüm hüküm ve sonuçların ortadan kalkacağı, bu kapsamda göreve başlayanlara, kamu görevinden çıkarıldıkları tarihten göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal hakların ödeneceği hükmü karşısında kamu görevine iade edilen kişilere İdarece tüm mali ve sosyal hakların ödendiği, benzer şekilde çıkarmaya ilişkin KHK’nın diğer etki ve sonuçların da ortadan kaldırılması gerektiği, bu kapsamda ihraç edilip daha sonra göreve iade edilmeye ilişkin bilgilerin hizmet belgesi, hizmet cetveli, sicil hareketleri vb. sistemlerden silinmesi gerektiği konusunda tereddüt bulunmamaktadır. Bununla birlikte ihraç edilmeyip haklarında açığa alma gibi bir tedbir uygulanan kişiler açısından yukarda söz edilen hükümlerin evleviyetle uygulanması gerektiği düşünülmektedir.
Aksi durumda ilgili/ilgisiz kişilerin bu bilgilere ulaşması mümkün olabileceğinden bu durumun
başvuran ve benzer durumdakiler hakkında olumsuz algılara yol açarak başvuranın işyeri huzurunu olumsuz yönde etkileyebileceği ve kişinin maddi ve manevi zararına yol açabileceği anlaşıldığından başvuranın personel özlük dosyası haricinde tutulan hizmet cetveli, SGK Hizmet dökümleri (HİTAP), Kurumsal Kaynak Yönetimi, İnsan Kaynakları Yönetim Sistemi, Personel Bilgi
Sisteminden açıkta geçirdiği sürelere ilişkin ilgili kayıtların ve açıklamaların silinmesi hususunda
İdareye tavsiyede bulunulması gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 28. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan
Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkelere aykırılık saptanamamıştır.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
29. 4/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup, Isparta İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN KABULÜNE; Başvuran hakkında uygulanan görevden uzaklaştırma işleminin özlük dosyası haricinde tutulan Kurumsal
Kaynak Yönetimi, Sosyal Güvenlik Kurumu Hizmet Takip Programı (HİTAP), İnsan Kaynakları Yönetim
Sistemi, Personel Bilgi Sisteminden silinmesini yönünde işlem tesis etmesi için Isparta Uygulamalı
Bilimler Üniversitesi Rektörlüğüne TAVSİYEDE BULUNULMASINA, Kararın BAŞVURANA ve ISPARTA UYGULAMALI BİLİMLER ÜNİVERSİTESİ
REKTÖRLÜĞÜNE tebliğine,
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, idare
tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi