ÖZET: Başvuran, Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü Güneydoğu Anadolu Bölge Müdürü olarak görev yaparken, 26/06/2019 tarihinde görevden alınmış ve Maden Tetkik ve Arama Uzmanı kadrosuna atanmıştır. Ancak, başvuran kendi isteğiyle Diyarbakır Bölge Müdürlüğü emrinde Uzman (TH) kadrosuna geçiş talep etmiş ve bu talep doğrultusunda kadrosu iptal edilmiştir. İdare, başvuranın Maden Tetkik ve Arama Uzmanı kadrosuna yeniden atanması talebini reddetmiştir.

Uyuşmazlık, başvuranın Maden Tetkik ve Arama Uzmanı kadrosuna atanmasının yapılmaması üzerine yoğunlaşmaktadır. İdare, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin hükümleri uyarınca, başvuranın kariyer uzmanlığı kadrosuna geçişinin yapıldığını, ancak başvuranın kendi isteğiyle kadrosunun iptal edildiğini belirtmiştir.

Sonuç olarak, başvuranın talebinin idare tarafından uygun görülmediği ve idarenin takdir yetkisini kamu yararına aykırı veya keyfi kullanmadığı tespit edilmiştir. Bu nedenle, başvurunun reddine karar verilmiştir.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2023/1583-S.23.2687

BAŞVURU NO : 2022/13463

KARAR TARİHİ : 08/02/2023

RET KARARI ,TCKN:

Adres:

BAŞVURUYA KONU İDARE : MADEN TETKİK VE ARAMA GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

Kariyer uzmanlığı kadrosuna atamasının yapılması talebine ilişkindir.

BAŞVURUNUN KONUSU :

BAŞVURU TARİHİ : 16/09/2022

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Kurumumuza yapılan başvuruda başvuran; 14/05/1990 – 29/06/2019 tarihleri arasında Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü Güneydoğu Anadolu Bölge Müdürü olarak görev yaptığını, 27/06/2019 tarihli 2019/149 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile görevine son verildiğini, 05/07/2022 tarihli ve 31887 sayılı

Resmi Gazete’de yayımlanan Devlet Memurları Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun

Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunda belirtilen şartlara haiz olduğunu, bu kapsamda Maden Tetkik ve Arama Uzmanı kadrosunun tarafına verilmesi talebi ile Genel Müdürlük makamından talepte bulunduğunu; ancak talebinin reddedildiğini belirterek Maden Tetkik ve Arama

Uzmanı kadrosuna atamasının yapılmasını talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kurumumuzun 15/11/2022 tarihli bilgi belge isteme yazısına istinaden Enerji ve Tabii Kaynaklar

Bakanlığı Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü Personel ve Eğitim Dairesi Başkanlığı tarafından 14/12/2022 tarihinde gönderilen sayılı cevabi yazı ve eklerinde özetle; 2.1. Mevzuata uymayan taleple ilgili Kurumca yapılabilecek bir işlem bulunmadığı, 2.2. Başvuranın Bölge Müdürlüğü görevinden alındığı 26/06/2019 tarihinde yürürlükte olan 3 sayılı

Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin “Görevleri sona erenler ve görevden alınanlar” başlıklı 6 ncı maddesinin dördüncü fıkrası “Bu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesine ekli (II) sayılı cetvelde yer alan kadro, pozisyon ve görevlerde bulunmakta iken görevden alınanlardan; daire başkanı kadro ve pozisyonunda bulananlar ile genel müdürden daha alt düzeydeki kadro, pozisyon veya görevlerde bulunanlar ve taşra teşkilatında il müdürü ve bölge müdürü kadro, pozisyon ve görevlerinde bulunanlardan;

a) Daha önce bulundukları 657 sayılı Kanunun 36 ncı maddesinin “Ortak Hükümler” bölümünün (A)

fıkrasının (11) numaralı bendinde sayılan denetim elemanı ya da uzman kadrolarına veya bunlara denk pozisyonlara, b) (a) bendi kapsamına girmeyenlerden bu fıkranın birinci paragrafında sayılan kadro, pozisyon ve görevlerde toplam en az üç yıl görev yapmış olanlar, 657 sayılı Kanunun 36 ncı maddesinin “Ortak

Hükümler” bölümünün (A) fıkrasının (11) numaralı bendinde sayılan denetim elemanı ya da uzman kadrolarına veya bunlara denk pozisyonlara, c) (a) bendi kapsamına girmeyenlerden bu fıkranın birinci paragrafında sayılan kadro, pozisyon veya görevlerde üç yıldan az süreyle görev yapmış olanlar, merkez veya taşra teşkilatında araştırmacı kadro veya pozisyonlarına, atanırlar.” hükmü ile beşinci fıkrası “ Bu madde hükümlerine göre atananlar için uygun boş kadro veya pozisyon bulunmaması hâlinde, söz konusu kadro ve pozisyonlar ihdas edilmiş ve kurumların kadro cetvellerinin ilgili bölümlerine eklenmiş sayılır.” hükmü uyarınca ‘Maden Tetkik ve Arama Uzmanı (Ş)’ kadrosuna atandığı; ancak, bu kadroda görev yapmakta iken kendi yazılı talebine istinaden tesis edilen işlemle de Diyarbakır Bölge Müdürlüğü emrinde Uzman (TH) kadrosuna naklinin yapıldığı, 2.3. 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 6 ncı maddesinin altıncı fıkrası ”9/6/1930 tarihli ve

1700 sayılı Dahiliye Memurları Kanununun 1 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan ve vilayet

teşkilatındaki derece ve sınıfları gösteren tabloya göre ikinci derecede bulunan kadroya mülki idare amirliği hizmetleri sınıfından atanmış olanlar, İçişleri Bakanlığı merkez teşkilatında durumlarına uygun mülkiye başmüfettişliği veya mülkiye müfettişliği kadrosuna atanırlar. Bu kadrolar atama işleminin gerçekleşmesiyle birlikte başka hiçbir işleme gerek kalmaksızın ihdas edilmiş ve Bakanlığa ait kadro cetvelinin ilgili bölümüne eklenmiş sayılır. Bu şekilde ihdas edilmiş kadrolarda herhangi bir sebeple boşalma olması halinde bu kadrolar başka hiçbir işleme gerek kalmaksızın iptal edilmiş sayılır.” hükmü uyarınca, başvuranın kendi yazılı talebine istinaden tesis edilen işlemle boşalan “Maden Tetkik ve

Arama Uzmanı (Ş)” kadrosunun iptal edildiği, 2.4. Başvuranın güncel hizmet belgesinin yazı ekinde gönderildiği, 2.5. Bölge Müdürlüğünden alındığında 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 6 ncı maddesinin dördüncü fıkrası hükmü uyarınca Genel Müdürlüğe ihdas edilmiş sayılan Maden Tetkik ve Arama Uzmanı (Ş) kadrosuna atanan başvuranın, bu kadroda görev yapmakta iken 27/08/2019 tarihli dilekçesi ile

Diyarbakır Bölge Müdürlüğü emrine Uzman (TH) kadrosu ile nakil talebinde bulunduğu; ancak Diyarbakır

Bölge Müdürlüğü uhdesinde Uzman (TH) kadrosu olmadığı için, talebini karşılamaya yönelik olarak diğer taşra birimlerinden Marmara (Kocaeli) Bölge Müdürlüğündeki münhal Uzman (TH) kadrosunun

Diyarbakır Bölge Müdürlüğü uhdesine aktarıldığı ve akabinde başvuranın atamasının yapılarak 17/10/2019 tarihinde görevine başladığı, ilgilinin 28/07/2022 tarihli dilekçesine cevaben 03/08/2022 tarihli yazıda

Diyarbakır Bölge Müdürlüğüne aktarılan Uzman (TH) kadrosunun, sehven merkez teşkilatı uhdesindeki kadro olduğunun ifade edildiği, 2.6. Başvuranın şikâyet dilekçesinde 05/07/2022 tarihli ve 31887 sayılı Resmi Gazete’ de yayımlanan

Devlet Memurları Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik

Yapılmasına Dair 7417 sayılı Kanun’un 59 uncu ve 61 inci maddeleriyle 375 Sayılı Kanun Hükmünde

Kararname’ye eklenen Ek 37 nci madde ve Geçici 41 inci madde hükümlerine istinaden “Maden Tetkik ve

Arama Uzmanı” kadrosuna atanma talebinde bulunduğu; ancak kendisine aynen uygulanmış olan mevzuatta yapılan son değişikliklerin; önceki düzenlemede uygulama dışında olduğu ve yeni düzenlemeyle uygulama kapsamına alınan personel için olduğu, son düzenlemenin uygulamadan daha önce yararlanmış olan personel için yeniden ya da mükerrer bir uygulama içermediği,

2.7. Uygulamaya müstahak tüm personel için, tamamen meri mevzuat hükümlerine uygun işlem tesis edilmekte olup başvuranla aynı durumda olan başka personel bulunmadığı, 2.8. Şikâyet konusu talebe ilişkin şikâyet sahibi veya başka bir personel tarafından yargı organlarında açılmış bir dava bulunmadığı, 2.9. Başvuranın işlem tarihindeki meri mevzuata göre atandığı “Maden Tetkik ve Arama Uzmanı (Ş)

kadrosunun isteği doğrultusunda tesis edilen işlem nedeniyle boşaldığı ve 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı

Kararnamesinin 6 ncı maddesinin altıncı fıkrası uyarınca iptal edildiği, bu işlemden sonra geçen zaman zarfında herhangi bir şikâyette bulunmadığı ve yargı organlarında dava açmadığı, başvuranın 7417 sayılı

Kanundaki düzenlemelere istinaden “Maden Tetkik ve Arama Uzmanı (Ş) kadrosuna atanma talebinde bulunmakta ise de, uygulamadan daha önce yararlanmış olan personel için yeniden bir uygulama yapılmasına dair hükümler içermeyen mevzuata rağmen işlem tesisine gidilemediği, netice itibarıyla başvuran ile ilgili işlemin kendi talebi üzerine mevzuat hükümlerine uygun olarak tesis edildiği ve mevzuata aykırı bir uygulama olmadığı gibi, re’sen ya da cebri bir işlem tesisi de söz konusu olmadığı, merkez teşkilatına ihdaslı kariyer kadrolarının taşra teşkilatına aktarılmasının mümkün bulunmadığı, Hususları bildirilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 Sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın; 3.1. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesi; “Vatandaşlar ve karşılıklılık esası gözetilmek kaydıyla Türkiye’de ikamet eden yabancılar kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikâyetleri hakkında, yetkili makamlara ve Türkiye Büyük Millet Meclisine yazı ile başvurma hakkına sahiptir… Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye

Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili

“ şikâyetleri inceler.

3.2. “Kamu hizmeti görevlileriyle ilgili hükümler” başlıklı 128 inci maddesinin ikinci fıkrası; “Memurların ve diğer kamu görevlilerinin niteliklerinin, atanmalarının, görev ve yetkilerinin, haklarının ve yükümlülüklerinin, aylık ve ödeneklerinin ve diğer özlük işlerinin kanunla düzenlenir. Ancak, malî ve sosyal haklara ilişkin toplu sözleşme hükümleri saklıdır.” 4. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesi; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” 5. 14/07/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun Ek 41 inci maddesi; “Bakanlıklar ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarının teşkilatlanmalarına ilişkin Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinde öngörülmesi kaydıyla kurumun görev alanına giren konularda çalıştırılmak üzere merkez teşkilatlarında, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığında, Genelkurmay Başkanlığı ve kuvvet komutanlıklarının merkez karargâhlarında uzman ve uzman yardımcısı istihdam edilebilir.

…

Bu madde kapsamında istihdam edilen uzman ve uzman yardımcıları bakanlıkların merkez teşkilatı kadrolarında bulunan uzman ve uzman yardımcıları için mevzuatında öngörülmüş olan mali ve sosyal hak ve yardımlar ile 36 ncı maddenin “Ortak Hükümler” bölümünün (A) fıkrasının (11) numaralı bendi hükmünden aynı usul ve esaslar çerçevesinde yararlanırlar.” 6. 27/06/1989 tarihli ve 375 sayılı 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu, 926 Sayılı Türk Silahlı

Kuvvetleri Personel Kanunu, 2802 Sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu, 2914 Sayılı Yükseköğretim

Personel Kanunu, 5434 Sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu ile Diğer Bazı Kanun ve Kanun

Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması, Devlet Memurları ve Diğer Kamu Görevlilerine

Memuriyet Taban Aylığı ve Kıdem Aylığı ile Ek Tazminat Ödenmesi Hakkında Kanun Hükmünde

Kararname’nin; 6.1. Ek 37 nci maddesi; “Mülga ek 18 inci maddenin birinci fıkrasının (c) bendinde yer alan “Ek göstergeleri 3600 (dâhil) ila 6400 (hariç) olarak” ibaresi ile “ek göstergesi 3600 (dâhil) ila 6400 (hariç) olarak” ibaresi “Ek göstergeleri bakanlık bölge müdürü (dâhil) ila bakanlık genel müdürü dengi (hariç) arasında” şeklinde, aynı fıkranın (ç) bendinde yer alan “Ek göstergesi 3600’den daha düşük” ibaresi ise “Ek göstergesi bakanlık bölge müdüründen daha düşük” şeklinde uygulanmak suretiyle; 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanunu ile 27/7/1967 tarihli ve 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu hariç olmak üzere, tabi oldukları personel kanununa bakılmaksızın Cumhurbaşkanlığı Merkez Teşkilatı, Cumhurbaşkanlığına bağlı, ilgili ve ilişkili kuruluşlar, bakanlıklar ve bağlı, ilgili ve ilişkili kuruluşları ile 10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı

Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununa ekli (III) sayılı Cetvelde sayılan düzenleyici ve denetleyici kurumlar ve Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunda, mülga ek 18 inci maddenin birinci fıkrasının (c) bendinde belirtilen yönetici kadroları ile bakanlıkların bağlı, ilgili ve ilişkili kuruluşlarının il müdürü kadrolarından ek 35 inci madde kapsamına girmeyen kadrolarda bulunup görevden alınan veya görevleri sona erenler hakkında mülga ek 18 inci madde hükümleri uygulanır.

Bu madde hükümleri hâkim ve savcılar, Dışişleri meslek memurları, mülki idare amirliği hizmetleri sınıfı, milli istihbarat hizmetleri sınıfı, emniyet hizmetleri sınıfı, jandarma hizmetleri sınıfı ve sahil güvenlik hizmetleri sınıfı kapsamına giren ve yönetici kadrolarında bulunanlar ile mevzuatı uyarınca görevde yükselme sınavıyla atanılabilecek kadro veya pozisyonlarda bulunanlar hakkında uygulanmaz.

Bu madde ve ek 35 inci madde hükümleri kapsamında 657 sayılı Kanunun 36 ncı maddesinin “Ortak

Hükümler” bölümünün (A) fıkrasının (11) numaralı bendinde sayılan merkez teşkilatına ait kadrolar ile mesleğe alınmaları, yetiştirilmeleri ve yeterlikleri aynı veya benzer nitelik arz eden merkez teşkilatına ait kadro veya pozisyonlara atanma hakkı kazananlar, görevden alındıkları veya görevlerinin sona erdiği kurumların yönetici kadro veya pozisyonlarında toplam en az üç yıl görev yapmış olmaları kaydıyla talepleri halinde görevden alındıkları veya görevlerinin sona erdiği kurumların bu kapsamdaki kadro veya pozisyonlarına da atanabilir. Bu madde kapsamına girenlerden, görevden alındığı veya görevinin sona erdiği kurumda mezkûr nitelikte kadro bulunmayanların atanacağı kurum, kariyeri, öğrenim durumu ve ilgilinin tercihi dikkate alınarak Cumhurbaşkanlığınca tespit edilir…” 6.2. Geçici 41 inci maddesi; “Atanma şartlarını kaybetme, ceza kovuşturması veya disiplin soruşturması sonucunda görevden alınanlar veya görevleri sona erenler ile 9/7/2018 tarihinden bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar olan dönemde görevden alınan veya görevi sona eren kamu görevlilerinden mülga ek 18 inci maddeye

göre atanmış olanlar hariç olmak üzere, kamu görevlileri arasından atanmış olup ek 37 nci madde kapsamındaki yönetici kadro veya pozisyonlarındayken 9/7/2018 tarihinden bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar olan dönemde görevden alınan veya görevi sona eren kamu görevlileri, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir ay içerisinde talepte bulunmaları halinde, önceki yöneticilik görevleri esas alınarak üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ile dördüncü fıkrası hariç ek 37 nci maddeye göre belirlenecek durumlarına uygun kadro veya pozisyonlara bir ay içinde atanır.

Atanma şartlarını kaybetme, ceza kovuşturması veya disiplin soruşturması sonucunda görevden alınanlar veya görevleri sona erenler hariç olmak üzere, a) Ek 35 inci maddenin dokuzuncu fıkrasının (e) bendi kapsamındaki yöneticilerden ek göstergesi bakanlık bölge müdürüne denk veya daha yüksek olan kadro ve pozisyonlar ile bakanlık il müdürü ve bağlı, ilgili, ilişkili kuruluş bölge müdürü kadrolarında, b) Ek 37 nci madde kapsamındaki kadro ve pozisyonlarda, kesintisiz olarak en az iki yıl fiilen görev yapmış olanlardan, 9/7/2018 tarihinden bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar olan dönemde görevden alınan veya görevi sona eren kamu görevlilerinin malî hakları, görevden alınmaları ya da görevlerinin sona ermesi üzerine atandıkları kadro veya pozisyonlarda bulunmaları kaydıyla, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihi takip eden ay başından geçerli olmak üzere ikinci yılın sonuna kadar, fiili çalışmaya bağlı ödemeler hariç önceki görevine ait ödeme unsurları esas alınarak verilmeye devam edilir. Ancak bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce mülga ek 18 inci madde uyarınca önceki görevine ait ödeme unsurları esas alınmak suretiyle ödeme yapılan süre, bu fıkrada yer alan iki yıllık süreden düşülür.

Bu maddeye göre atanacakların kadro veya pozisyonları başka bir işleme gerek kalmaksızın ihdas edilmiş ve kurumların kadro ve pozisyon cetvellerinin ilgili bölümlerine eklenmiş sayılır. İhdas edilmiş sayılan kadro ve pozisyonlar herhangi bir şekilde boşalmalarını müteakiben, başkaca bir işleme gerek kalmaksızın iptal edilmiş ve kurumların kadro ve pozisyon cetvellerinin ilgili bölümlerinden çıkarılmış sayılır.” 7. 10/07/2018 tarihli ve 30474 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 3 sayılı Üst Kademe Kamu

Yöneticileri ile Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Atama Usullerine Dair Cumhurbaşkanlığı

Kararnamesi’nin “Görevleri sona erenler ve görevden alınanlar” başlıklı 6 ncı maddesi; “Bu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesine ekli (II) sayılı cetvelde yer alan kadro, pozisyon ve görevlerde bulunmakta iken görevden alınanlardan; daire başkanı kadro ve pozisyonunda bulananlar ile genel müdürden daha alt düzeydeki kadro, pozisyon veya görevlerde bulunanlar ve taşra teşkilatında il müdürü ve bölge müdürü kadro, pozisyon ve görevlerinde bulunanlardan; a) Daha önce bulundukları 657 sayılı Kanunun 36 ncı maddesinin “Ortak Hükümler” bölümünün (A)

fıkrasının (11) numaralı bendinde sayılan denetim elemanı ya da uzman kadrolarına veya bunlara denk pozisyonlara, b) (a) bendi kapsamına girmeyenlerden bu fıkranın birinci paragrafında sayılan kadro, pozisyon ve görevlerde toplam en az üç yıl görev yapmış olanlar, 657 sayılı Kanunun 36 ncı maddesinin “Ortak

Hükümler” bölümünün (A) fıkrasının (11) numaralı bendinde sayılan denetim elemanı ya da uzman kadrolarına veya bunlara denk pozisyonlara,

c) (a) bendi kapsamına girmeyenlerden bu fıkranın birinci paragrafında sayılan kadro, pozisyon veya görevlerde üç yıldan az süreyle görev yapmış olanlar, merkez veya taşra teşkilatında araştırmacı kadro veya pozisyonlarına, atanırlar.

Bu madde hükümlerine göre atananlar için uygun boş kadro veya pozisyon bulunmaması hâlinde, söz konusu kadro ve pozisyonlar ihdas edilmiş ve kurumların kadro cetvellerinin ilgili bölümlerine eklenmiş sayılır.

(Ek: RG-13/9/2018-30534–C.K.-17/3 md.) (Mülga: RG-18/9/2020-31248-C.K.-67/6 md.) 9/6/1930 tarihli ve 1700 sayılı Dahiliye Memurları Kanununun 1 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan ve vilayet teşkilatındaki derece ve sınıfları gösteren tabloya göre ikinci derecede bulunan kadroya mülki idare amirliği hizmetleri sınıfından atanmış olanlar, İçişleri Bakanlığı merkez teşkilatında durumlarına uygun mülkiye başmüfettişliği veya mülkiye müfettişliği kadrosuna atanırlar. Bu kadrolar atama işleminin gerçekleşmesiyle birlikte başka hiçbir işleme gerek kalmaksızın ihdas edilmiş ve Bakanlığa ait kadro cetvelinin ilgili bölümüne eklenmiş sayılır. Bu şekilde ihdas edilmiş kadrolarda herhangi bir sebeple boşalma olması halinde bu kadrolar başka hiçbir işleme gerek kalmaksızın iptal edilmiş sayılır.”

Hükmünü amirdir.

IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

8. Kamu Denetçisi tarafından, başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; başvuru konusuna ilişkin hazırlanan Ret Karar Önerisi

Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme 9. Kurumumuza yapılan başvuruda başvuran özetle; 14/05/1990 – 29/06/2019 tarihleri arasında Maden

Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü Güneydoğu Anadolu Bölge Müdürü olarak görev yaptığını, 27/06/2019 tarihli 2019/149 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile görevine son verildiğini, 05/07/2022 tarihli ve 31887 sayılı

Resmi Gazete’de yayımlanan Devlet Memurları Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun

Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunda belirtilen şartlara haiz olduğunu, bu kapsamda Maden Tetkik ve Arama Uzmanı kadrosunun tarafına verilmesi talebi ile Genel Müdürlük makamından talepte bulunduğunu; ancak talebinin reddedildiğini belirterek Maden Tetkik ve Arama

Uzmanı kadrosuna atamasının yapılmasını talep etmektedir.

10. Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü tarafından Kurumumuza gönderilen cevabi yazıda ise özetle; Başvuranın Bölge Müdürlüğü görevinden alındığı 26/06/2019 tarihinde yürürlükte olan 3 sayılı

Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi hükümleri uyarınca Maden Tetkik ve Arama Uzmanı’ kadrosuna atandığı; ancak, bu kadroda görev yapmakta iken kendi yazılı talebine istinaden tesis edilen işlemle de Diyarbakır

Bölge Müdürlüğü emrinde Uzman (TH) kadrosuna naklinin yapıldığı, tesis edilen işlemle boşalan

“Maden Tetkik ve Arama Uzmanı (Ş)” kadrosunun iptal edildiği hususları ifade edilmiştir.

11. Başvuranın iddiaları ve idarenin cevabi yazısı incelendiğinde somut uyuşmazlığın; Bölge

Müdürlüğü görevinden ayrılan başvuranın Maden Tetkik ve Arama Uzmanı kadrosuna atamasının yapılmaması noktasında toplandığı görülmektedir.

12. 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Ek 18 inci maddesinde yer alan “Daha önce … ek göstergesi 3600 (dâhil) ila 6400 (hariç) olarak tespit edilen yönetici kadro veya pozisyonlarında toplam en az üç yıl görev yapmış olanlar ilgili kuruma ait (1) numaralı alt bentte yer alan kadro veya pozisyonlardan kurumlarınca tespit edilmiş olan kadro veya pozisyonlarına … atanırlar.” hükmüne istinaden, yönetici kadro ve pozisyonlarında görev yapmakta olanların görevden alınmaları halinde hangi kadrolara atanacağına ve özlük haklarının nasıl düzenleneceğine ilişkin usul ve esaslara yer verilmiştir.

13. İdare tarafından Kurumumuza gönderilen bilgi ve belgelerin tetkikinden; 13.1. Başvuranın Güneydoğu Anadolu (Diyarbakır) Bölge Müdürü kadrosunda görev yapmakta iken 26/06/2019 tarihli ve 2019/149 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Bölge Müdürü görevinden alınarak. Maden Tetkik ve Arama Uzmanı (Ş) kadrosuna atamasının yapıldığı ve 29/07/2019 tarihinde

Sondaj Dairesi Başkanlığı emrinde göreve başladığı, 13.2. Sondaj Dairesi Başkanlığı emrinde Maden Tetkik ve Arama Uzmanı (Ş) kadrosunda görev yapmakta iken başvuranın 27/08/2019 tarihli dilekçesi ile mevcut kadrosunun tenzil edilerek Uzman(TH) kadrosuyla

Diyarbakır Bölge Müdürlüğü emrine naklen atanma talebinde bulunduğu, 13.3. Diyarbakır Bölge Müdürlüğü uhdesinde Uzman (TH) kadrosu olmadığı; ancak başvuranın talebinin karşılanması amacıyla ilgili mercilerinden vize ettirilerek Marmara (Kocaeli) Bölge Müdürlüğündeki münhal Uzman (TH) kadrosunun Diyarbakır Bölge Müdürlüğü uhdesine aktarıldığı ve akabinde başvuranın atamasının yapılarak 17/10/2019 tarihinde görevine başladığı, bilgisi edinilmiştir.

14. Kariyer uzmanlık mesleği hukuki çerçeveden merkez ve taşra teşkilatı uzmanlığı şekilde bir sınıflandırmaya tabi tutulmak zorundadır. Çünkü kariyer uzmanlık meslekleri yalnızca merkez teşkilatı uzmanlığı şeklinde ihdas edilmemiş, bazı kamu kurumlarında merkez teşkilatı uzmanlığının yanı sıra taşra teşkilatı uzmanlığına da yer verilmiştir. Hatta Devlet Memurları Kanunu’nun Ek 44 üncü maddesinde, bakanlıklar ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarının teşkilatlanmasına ilişkin Cumhurbaşkanlığı

Kararnamelerinde öngörülmesi şartıyla taşra teşkilatlarında uzman ve uzman yardımcısı istihdam edilebileceği hüküm altına alınmış, taşra teşkilatı uzmanlığının Cumhurbaşkanlığı kararnameleriyle ihdas edilmesine de olanak sağlanmıştır. Taşra teşkilatı uzmanlığı, yürürlüğe konulan kanun ve

Cumhurbaşkanlığı kararnameleri ile her kamu kurumu bünyesinde ihdas edilmemiştir. Hatta çeşitlilik itibarıyla bakıldığında taşra teşkilatı uzmanlığının istisnai olarak bazı kamu kurumları bünyesinde bulunduğu, kariyer uzmanlık mesleği bakımından asıl olanın ise merkez teşkilatı uzmanlığı olduğu görülmektedir. Bu kapsamda taşra teşkilatı uzmanlığı Hazine ve Maliye Bakanlığı (defterdarlık uzmanlığı), Gelir İdaresi Başkanlığı (vergi istihbarat uzmanlığı ve gelir uzmanlığı), İçişleri Bakanlığı (il planlama uzmanlığı) ve Göç İdaresi Genel Müdürlüğü (il göç uzmanlığı) gibi kurumların bünyesinde ihdas edilmiş bulunmaktadır.

15. Devlet Memurları Kanunu’nun Ek 41 inci maddesinin birinci fıkrasında ise, bakanlıklar ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarının teşkilatlanmalarına ilişkin Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinde öngörülmesi kaydıyla kurumun görev alanına giren konularda çalıştırılmak üzere merkez teşkilatlarında, Yükseköğretim

/

Kurulu Başkanlığında, Genelkurmay Başkanlığı ve kuvvet komutanlıklarının merkez karargâhlarında uzman ve uzman yardımcısı istihdam edilebileceği öngörülmüştür. Bu düzenlemede yer alan

“Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinde öngörülme kaydı”, bu kadroların ihdası anlamını taşımakta ve söz konusu Kanun hükmü ile kararnamelerle düzenleme yapmak üzere Cumhurbaşkanına bir yetki verilmektedir.

16. Kanunlarda ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinde, belirli bir düzeydeki yöneticilik kadrolarında bulunanların bu kadrolardaki görevlerinin sona ermesi halinde, kariyer uzmanlık mesleğine daha önce sahip olup olmadıklarına bakılmaksızın bu meslek kadrolarına atanabileceklerine dair hükümlere yer verilebilmektedir. Kanunlarda yer alan bu yöndeki hükümlerden en kapsayıcı olanı, 27/06/1989 tarihli ve

375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin mülga Ek 18 inci maddesinde yer alan hükümdür. Son

anayasal düzenlemeler çerçevesinde yürürlüğe konulan KHK’lar ile 375 sayılı KHK’nın Ek 18 inci maddesi yürürlükten kaldırılarak mezkûr KHK’nın Ek 35 inci maddesinde yeni bir düzenlemeye yer verilmiştir. 375 sayılı KHK’nın Ek 35 inci maddesinde, kamu görevlileri arasından üst kademe kamu yöneticisi kadro, pozisyon ve görevlerine atananlardan görev süresi sona erenler veya görevden alınanların, Cumhurbaşkanınca atamalarının yapılabileceği kadro/pozisyonlar belirlenirken Cumhurbaşkanına üç farklı seçenek dâhilinde atama yetkisi tanınmıştır.

17. Öte yandan 375 sayılı KHK’nın Ek 35 inci maddesinde yer alan söz konusu hükme rağmen, 3 sayılı

Üst Kademe Kamu Yöneticileri ile Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Atama Usullerine Dair

Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin 6 ncı maddesinde, aynı konuya ilişkin farklı ve daha ayrıntılı bir düzenlemeye yer verilmiştir. 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 6 ncı maddesinde yer alan hükümden anlaşılacağı üzere, bu hükümde yer alan düzenleme, aynı konuya ilişkin 375 sayılı KHK’nın Ek

35 inci maddesinde yer alan hükümden bazı açılardan farklılık taşımaktadır. Özellikle kariyer uzmanlık

kadrolarına atanma açısından, 6 ncı maddenin ikinci fıkrasında, görevi sona eren veya görevden alınan üst kademe kamu yöneticilerinin 657 sayılı Kanunun 36 ncı maddesinin “Ortak Hükümler” bölümünün (A)

fıkrasının (11) numaralı bendinde sayılan denetim elemanı ya da uzman kadrolarına veya bunlara denk pozisyonlara atanacakları hüküm altına alınarak, 375 sayılı KHK’nın Ek 35 inci maddesindeki uzman kadrosuna atanma hükmü adeta açıklığa kavuşturulmuş; 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesine ekli (II)

sayılı cetvelde yer alan kadro, pozisyon ve görevlerde bulunmakta iken görevden alınanlardan daire başkanı kadro ve pozisyonunda bulananlar ile genel müdürden daha alt düzeydeki kadro, pozisyon veya görevlerde bulunanlar ve taşra teşkilatında il müdürü ve bölge müdürü kadro, pozisyon ve görevlerinde bulunanların, daha önce kariyer uzmanlık kadrolarında bulunup bulunmadıklarına bakılmaksızın söz konusu (II)

sayılı cetvelde yer verilmiş olan kadro, pozisyon ve görevlerde toplam en az üç yıl görev yapmış olmaları halinde kariyer uzmanlık kadrolarına atanabilmeleri mümkün kılınmıştır.

18. Söz konusu düzenlemeler uyarınca, başvuranın Bölge Müdürlüğü görevinde 3 yılını tamamladığı hususu göz önünde bulundurulduğunda, başvuranın 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ve 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi hükümleri kapsamında kariyer uzmanlığı kadrosuna geçişinin idare tarafından yapıldığı görülmektedir. Somut olayda uyuşmazlık konusunu ise başvuranın kendi isteği doğrultusunda kariyer uzmanlığı statüsünden Uzman (TH) kadrosuna geçişi ve akabinde idare tarafından kariyer uzmanlığı kadrosunun iptal edilmesi hususu oluşturmaktadır.

19. Kamu kurum ve kuruluşlarının kadrolarının ihdası veya iptali, başka bir deyişle kadro usulüne ilişkin düzenlemeler idarenin teşkilat yapısı ile ilgili olup idarenin kuruluş ve görevlerinin belirlenmesinin bir parçasını oluşturmaktadır. Anayasa Mahkemesi kararlarında konuyla ilgili olarak “Bir kurumun kuruluşu deyince her şeyden önce o kurumu yürütecek personele ait kadrolar hatıra gelir. Zira kurumun temelinden çatısına kadar bütün örgütünün bu kadrolar teşkil eder. Personel kadroları mevcut olmayan bir kurum,

henüz kuruluş haline geçmemiş demektir. Şu halde bir kurumu çalışır hale getirecek olan Personel kadrolarının, en küçüğünden en büyüğüne kadar, bütününü kuruluştan ayrı düşünmeğe imkân yoktur.” denilmektedir (AYM, E.1965/32, K.1966/3, 4/2/1966; E. 2018/119, K. 2020/25, 11/6/2020). Bu itibarla kadro ihdas ve iptalinin kamu kurum ve kuruluşlarının teşkilat yapısına ilişkin olduğu ve kurallarla

Bakanlık bünyesindeki kadroların iptalinin, ihdasının veya dağıtımının hükme bağlandığı gözetildiğinde kuralların yürütme yetkisine ilişkin konulardan olduğu anlaşılmaktadır 20. Memur ile idare arasındaki ilişki, yasama organı tarafından hizmetin gereklerine göre kanunla düzenlenmektedir. Memur, belirli bir statüde, kanunla çerçevesi belirlenmiş nesnel kurallara göre hizmet yürütmekte, o statünün sağladığı aylık, ücret, atanma, yükselme, nakil gibi kimi öznel haklara sahip olmaktadır. Kanun koyucu, bir kamu hizmetinde, görevin gerektirdiği nitelikleri ve koşulları saptamayı ya da saptanmış olanları değiştirmeyi, anayasal ilkeler içerisinde kalmak kaydıyla, görevin ve ülkenin gereklerine göre serbestçe takdir edebilir. Bu çerçevede, memurların yönetici kadro veya pozisyonlarına veya bu görevlerden alınarak başka bir kadroya atanma usulleri ile görevin kapsamı ve süresi ile ilgili konularda anayasal ilkelere aykırı olmamak kaydıyla kanun koyucu tarafından düzenleme yapılabilir.

21. İdarenin, yönetici kadro veya pozisyonlarına atadığı kişileri meslek hayatları boyunca bu kadrolarda çalıştırma gibi bir zorunluluğu bulunmamaktadır. Bu nedenle, yönetici kadro veya pozisyonlarına atanan kişiler yönünden bulunduğu statülerden doğan, tahakkuk etmiş ve kendileri yönünden kesinleşmiş ve kişisel alacak niteliğine dönüşmüş haklardan yahut bu durumunun devam edeceği yönündeki haklı beklentiden söz edilmesi mümkün değildir.

22. Yönetici kadro veya pozisyonunda görev yapmakta iken görevden alınan veya görev süresi sona eren kamu görevlilerinin, KHK’nın ek 18. maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kadrolara atanabilmesi için uygun boş kadronun bulunması gerekmektedir. Bu durum kuşkusuz kadrosuz memur çalıştırılamayacağı kuralının da bir sonucudur. Dava konusu kuralla, görev süresi sona eren veya görevden alınan kamu görevlisinin atanacağı uygun boş kadro bulunmaması durumunda bu kadroların ihdas edilmiş sayılması öngörülmektedir. Yönetici kadro veya pozisyonundaki kamu görevlilerinin, görevden alınması veya görev süresinin sona ermesi durumunda bir an önce yeni kadrolarına atamalarının yapılmasına olanak tanınması, Anayasa’nın 128 inci maddesi kapsamında kanun koyucunun takdir yetkisindedir.

23. Kamu kurum ve kuruluşlarının yeniden yapılandırılmaları kapsamında, teşkilat yapısı değiştirilen kurum ve kuruluşların bazı kadrolarında görev yapan kamu görevlilerinin, görevlerinin sona erdirilerek başka kadrolara atanmalarının öngörülmesi, söz konusu hukukî ve fiilî zorunluluklar nedeniyle getirilen yasal düzenlemelerin bir örneğini oluşturmaktadır. 375 sayılı KHK’nın Ek 18 inci maddesinin birinci fıkrası için belirtilen gerekçeler somut uyuşmazlık yönünden de geçerli olup, Anayasa’ya uygun olmak kaydıyla, kamu hizmetinin yürütülmesine ilişkin koşulları belirleyerek kadro düzenlemesi yapma yetkisi kanun koyucuya ve idareye aittir.

24. Takdir yetkisi, idareye bırakılan belli ölçüde karar alma özgürlüğü olup, hukuken kabul edilebilir koşulların oluşumu halinde tanınmış bir serbestidir. Yine de, takdir yetkisinin sınırsız bir yetki olmayıp, idarenin keyfi davranması anlamına gelmemektedir. Öncelikli görevi ve sorumluluğu kamu hizmetinin sağlıklı ve kesintisiz bir şekilde yerine getirilmesi için gerekli tedbirleri almak olan idarenin, sahip olduğu takdir yetkisini kullanırken, kendi mevzuatı çerçevesinde, kamu yararını gözetmesi, hizmet gereklerini dikkate alması, insan kaynaklarının verimli kullanması, teşkilat yapısının elverişliliğini ve benzeri faktörleri dikkate alması gerekmektedir. Somut olayda başvuranın atama talebinin ilgili idare tarafından uygun görülmediği anlaşılmaktadır. Personelin belirli bir kadroya atanmasını talep etme hakkı bulunmakla

birlikte, idarenin de kamu hizmetlerinin düzgün bir şekilde ve yeterli personel sayısı ile birlikte yürütülmesini gözetme yükümlülüğü vardır.

25. Yukarıda anlatılan hususlar, başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, mevzuat, yargı kararları ve tüm dosya kapsamı birlikte göz önünde bulundurularak Kurumumuzca yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde; başvuranın Bölge Müdürlüğü görevinden alındıktan sonra mevzuat hükümleri çerçevesinde Maden ve Tetkik Uzmanı kadrosuna atamasının yapıldığı, sonraki süreçte kadrosunun tenzil edilerek Uzman(TH) unvanına atanması yönünde idareye başvuruda bulunduğu ve başvuranın talebinin karşılandığı, sonraki süreçte başvuranın tekrar Maden ve Tetkik

Uzmanı unvanına atamasının yapılması talebinde bulunduğu, başvuranın kendi isteği doğrultusunda yürürlükteki mevzuat hükümlerine göre eski kadrosunun iptal edildiği ve kadro tahsisinde idareye takdir yetkisi tanındığı, somut uyuşmazlıkta da idarenin takdir yetkisini kamu yararına aykırı veya keyfi kullandığına yönelik bir tespite varılamadığından başvurunun reddi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 26. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmede, şikâyet başvurusu kapsamında, idarenin, başvurana ilişkin işlemlerle ilgili bilgi ve belgeleri süresi içerisinde ve gerekçeli olarak kurumumuza gönderdiği, bu anlamda “kararların gerekçeli olması” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun hareket ettiği ancak, başvuru sahibine verdiği cevapta idari işleme karşı hangi sürede hangi merciye başvurabileceğini göstermediği bu nedenle de karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi ilkesine uymadığı tespit edildiğinden, idarenin bahse konu ilkeye uygun davranması önerilmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT

27. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa)

dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup Diyarbakır İdare

Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosyanın kapsamına göre, BAŞVURUNUN REDDİNE; Kararın başvurana ve MADEN TETKİK ve ARAMA GENEL MÜDÜRLÜĞÜNE tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi