ÖZET: Başvuran, Ataşehir İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünde şube müdürü olarak çalışırken, geri dönüşü sonrasında İlçe Milli Eğitim Müdürü tarafından mobbing uygulandığını iddia etmektedir. Disiplin soruşturması sonucunda, mobbing iddialarının sübuta ermediği belirtilmiş ve disiplin cezaları hafif bulunmuştur. Başvuran, bu süreçte kendisine uygulanan mobbingin sona erdirilmesi ve disiplin soruşturma raporunun yeniden düzenlenmesi talebinde bulunmuştur.

Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın iddialarını ve idarenin açıklamalarını değerlendirerek, idarenin işlemlerinde hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığı sonucuna varmıştır. Mobbing iddialarının, işyerindeki ast-üst ilişkisi ve kişisel sıkıntılardan kaynaklandığı, sistematik bir şekilde tekrarlanan davranışlar olmadığı tespit edilmiştir. Bu nedenle, başvurunun reddine karar verilmiştir.

Sonuç olarak, başvuranın taleplerinin hukuka uygun bulunmaması nedeniyle reddedilmesi, disiplin soruşturması raporunun yeniden düzenlenmesi ve mobbing uygulamalarının sona erdirilmesi taleplerinin ise hukuka aykırı olmadığı belirtilmiştir.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2023/3652-S.23.6072

BAŞVURU NO : 2022/14312

KARAR TARİHİ : 23/03/2023

RET KARARI ,TCKN:

Adres:

BAŞVURUYA KONU İDARE : MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : İlçe Milli Eğitim Müdürü hakkında mobbing iddiasıyla yapılan soruşturmanın yeniden değerlendirilmesi talebi

BAŞVURU TARİHİ : 03/10/2022

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Kurumumuza yapılan başvuruda başvuran özetle; Ataşehir İlçe Milli Eğitim

Müdürlüğünde şube müdürü olarak görev yaptığını, İlçe Milli Eğitim kendisine mobbing uyguladığını, pandemi döneminde diğer müdürlerin aksine kendisinin kronik rahatsızlığı bulunan şube müdürü . ile aynı odada çalıştırıldığını, .’nün durumu İlçe Milli Eğitim

Müdürüne bildirmesi üzerine şube müdürü nin odasına verildiğini ve ile aynı masada çalıştırıldığını, pandemi döneminde diğer şube müdürlerinin aksine esnek çalışma talebinin İlçe Milli

Eğitim Müdürü tarafından reddedildiğini ve yıllık iznini kullanma zorunda bırakıldığını, izin dönüşü bu kez şube müdürü A.Ş. ile aynı odaya verildiğini, eşinin Kartal Adliyesinde Yazı İşleri Müdürü olarak çalıştığını ve çocuğunu sabahları eşinin okula bıraktığını, çocuğunu 15.30’da almak için izin isteminin İlçe

Milli Eğitim Müdürü tarafından reddedildiğini ve her kurumdan ayrılışında kendisine haber vermesini istediğini, İlçe Milli Eğitim Müdürünün hakkında özel işlerini bazı müdürlere yaptırdığına dair iftirada bulunduğunu, %91 engelli çocuğu için izin taleplerini içeren dilekçesinin bizzat kendisinin getirmesini istediğini, bunun üzerine dilekçeyi posta marifetiyle gönderdiğini, verilen cevapta çocuğu için her ayrılışında yazılı bilgi verilmesini istediğini, şube müdürleriyle yaptığı toplantılarda kendisi için aşağılayıcı ve olumsuz ifadelerde bulunduğunu, MTSK ve SRC sınav görevlendirmelerinde eşit davranmadığını, ifade edilen hususlar yönünden İstanbul Milli Eğitim Müdürlüğüne şikayeti üzerine 24.01.2022 tarih ve 9322/05,09 sayılı disiplin soruşturma raporunun (Rapor) düzenlendiğini, Raporda mobbing, engelli çocuğunun eğitimi için izin hakkının kullandırılmasının zorlaştırıldığı ve rutin toplantılarda şahsını olumsuz, aşağılayıcı tutum ve davranışlarda bulunduğu iddiaları yönünden sübuta ermediğinden herhangi bir işlem tayinine gerek olmadığı, özel işlerini yaptırdığını ifade ederek şahsına iftira attığı iddiası yönünden

Devlet Memurları Kanunu 125/A-e maddesi, MTSK ve SRC sınav görevlerini eşit vermediği yönünden

DMK 125/A-a maddesi yönünden disiplin teklifinde bulunulduğunu, mobbing yönünden vakıa ve yargı

/

kararlarına yer verilerek DMK’nin 125/D-d maddesi yönünden kademe ilerlemesinin durdurulması cezasının verilmesi gerektiğini, rutin toplantılarda şahsını olumsuz, aşağılayıcı tutum ve davranışlarda bulunduğu iddiaları yönünden DMK’nin 125/D-d maddesi yönünden kademe ilerlemesinin durdurulması cezasının verilmesi gerektiğini, MTSK ve SRC sınav görevlerini eşit vermediği yönünden DMK’nin 125/D-ı maddesi yönünden kademe ilerlemesinin durdurulması cezasının verilmesi gerektiğini, Bilgi

Edinme Değerlendirme Kuruluna (BEDK) yaptığı teklif edilen disiplin cezalarının uygulanıp uygulanmadığı talepli bilgi edinme başvurusuna verilen 4982 sayılı Kanun’un 19 uncu maddesinin (a) ve (d) bentleri ile 21 inci maddesi dayanaklı ret cevabının hukuka aykırı olduğunu, Rapor bakımdan eksik inceleme yapıldığını ve raporun hukuka aykırı olduğunu belirterek, Disiplin Soruşturma Raporunun iptalini ve yeniden düzenlenmesini, düzenlenecek yeni rapor neticesinde yetkili makam tarafından yeniden karar verilmesini, Rapor yönünden Milli Eğitim Bakanlığına tavsiyede bulunulmasını, bilgi verilmesi talebinin kabul edilmesi için BEDK’ye tavsiyede bulunulmasını, mobbing uygulamalarına fırsat verilmemesi ve sona erdirilmesi amacıyla ilgili Kurumlara tavsiyede bulunulmasını talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Başvuranın 17/06/2022 tarihinde Kurumumuza yapmış olduğu 2022/8708 nolu başvurusunun incelenmesi sonucu Kurumumuzca 29/07/2022 tarihinde Milli Eğitim Bakanlığına Gönderme Kararı verilmiş olup idarenin başvuruya süresi içerisinde cevap vermemesinden dolayı başvuran tarihinde Kurumumuza yeniden başvuruda bulunmuştur. Bunun üzerine başvurunun esastan incelenmesine geçilmiş olup Kurumumuzca talep edilen bilgi ve belgelere cevaben Milli Eğitim Bakanlığının 19/10/2022 tarih, sayılı ve 25/10/2022 tarih, sayılı yazı ve eklerinde özetle;

2.1. Kamu Denetçiliği Kurumunun 29/07/2022 tarihli Gönderme Kararı incelendiğinde; Ataşehir İlçe Milli

Eğitim , Ataşehir İlçe Milli Eğitim hakkındaki iddiaları ile ilgili Milli Eğitim Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığı Bakanlık Müfettişlerince 24.01.2022 tarih ve 9322/05,09 sayılı raporun düzenlendiği, düzenlenen raporda getirilen teklifler ile ilgili Kamu Denetçiliği Kurumuna başvuruda bulunduğu, ilgili Gönderme Kararı’na istinaden herhangi bir işlem yapılamadığı,

2.2. in şikayeti üzerine Ataşehir İlçe Milli Eğitim Müdürü AY ve eski Şube Müdürü (halen Beykoz İlçe Milli Eğitim Şube Müdürü) . hakkında Bakanlık Müfettişleri tarafından düzenlenen soruşturma raporunda getirilen disiplin tekliflerinin disiplin amirlerince değerlendirildiği, adı geçenlerin vermiş oldukları savunmaların yeterli görülerek ceza tayinine gidilmediği,

açıklamalarına yer verilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın;

3.1. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi

Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.(..)”,

3.2. “Görev ve sorumlulukları, disiplin kovuşturulmasında güvence” başlıklı 129 uncu maddesinde; “Memurlar ve diğer kamu görevlileri Anayasa ve kanunlara sadık kalarak faaliyette bulunmakla yükümlüdürler.

Memurlar ve diğer kamu görevlileri ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve bunların üst kuruluşları mensuplarına savunma hakkı tanınmadıkça disiplin cezası verilemez.(..)”

4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,

5. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun;

5.1. “Disiplin amiri ve disiplin cezaları” başlıklı 124 üncü maddesinde; “Disiplin amirleri; kurumların kuruluş ve görev özellikleri dikkate alınarak Devlet Personel Başkanlığı’nın görüşüne dayanılarak özel yönetmeliklerinde tayin ve tespit edilecek amirlerdir. Kamu hizmetlerinin gereği gibi yürütülmesini sağlamak amacı ile kanunların, Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin ve yönetmeliklerin Devlet memuru olarak emrettiği ödevleri yurt içinde veya dışında yerine getirmeyenlere, uyulmasını zorunlu kıldığı hususları yapmayanlara, yasakladığı işleri yapanlara durumun niteliğine ve ağırlık derecesine göre 125 inci maddede sıralanan disiplin cezalarından birisi verilir.”,

5.2. “Disiplin cezalarının çeşitleri ile ceza uygulanacak fiil ve haller” başlıklı 125 inci maddesinin 1 inci fıkrasının (A) ve (B) bentlerinde; “A – Uyarma : Memura, görevinde ve davranışlarında daha dikkatli olması gerektiğinin yazı ile bildirilmesidir.

Uyarma cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır:

a) Verilen emir ve görevlerin tam ve zamanında yapılmasında, görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasların yerine getirilmesinde, görevle ilgili resmi belge, araç ve gereçlerin korunması, kullanılması ve bakımında kayıtsızlık göstermek veya düzensiz davranmak, (…)

e) Devlet memuru vakarına yakışmayan tutum ve davranışta bulunmak, (…)

B- Kınama : Memura, görevinde ve davranışlarında kusurlu olduğunun yazı ile bildirilmesidir.

Kınama cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır:

a) Verilen emir ve görevlerin tam ve zamanında yapılmasında, görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasların yerine getirilmesinde, görevle ilgili resmi belge, araç ve gereçlerin korunması, kullanılması ve bakımında kusurlu davranmak, (…)”,

6. Milli Eğitim Bakanlığı İl ve İlçe Milli Eğitim Müdürlükleri Yönetmeliği’nin “İl ve ilçe yöneticilerinin görevleri ve işbölümü” başlıklı 6 ncı maddesinin birinci fıkrasında; “Millî eğitim müdürleri, Bakanlığın eğitim politikaları ve stratejik planlarını, mevzuat ve programlar doğrultusunda yönetmek, yönlendirmek, denetlemek ve koordine ederek etkin ve verimli bir şekilde yerine getirmek ile görevli ve sorumludurlar. Millî eğitim müdürleri, bu görevlerini il ve ilçe yöneticileri arasında yapacakları iş bölümü çerçevesinde yürütür.”,

7. Milli Eğitim Bakanlığı Özel Motorlu Taşıt Sürücüleri Kursu Yönetmeliği’nin “Direksiyon eğitimi dersi sınav yürütme komisyonu” başlıklı 29 uncu maddesinde; “(1) Direksiyon eğitimi dersi sınav yürütme komisyonu; /

a) Büyükşehir statüsündeki illerin ilçelerinde, b) Büyükşehir statüsünde olmayan illerin merkez ilçe ile diğer ilçelerinde, kurulur.

(2) İl/İlçede aynı sınav dönemi için bir veya birden fazla günde sınav yapılması hâlinde sınav yürütme komisyonları il/ilçe millî eğitim müdürünün onayıyla her farklı günde yapılacak sınav için ayrı ayrı olmak

üzere:

(…)

b) Büyükşehir statüsünde olan illerin bütün ilçelerinde ve diğer illerin ilçelerinde ilçe millî eğitim müdürünün veya görevlendireceği şube müdürünün başkanlığında, biri kursların iş ve işlemlerini yürütmekle görevli iki şube müdürü olmak üzere üç kişiden oluşur. Millî eğitim müdürlüğünde iki şube müdürü bulunmaması durumunda, üye sayısı millî eğitim müdürlüğünce okul müdürlerinden belirlenerek tamamlanır.

(…)”,

8. Başbakanlığın “Sendikal Gelişmeler Doğrultusunda Alınacak Önlemler” konulu 30/01/2010 tarih ve 2010/2 sayılı Genelgesi’nde; “(…)2009 Yılı Toplu Görüşme sürecinde Kamu İşveren Kurulu ile yetkili kamu görevlileri sendikaları ve bunların bağlı bulunduğu Konfederasyonlar arasında mutabakata varılan

konularla ilgili olarak kamu kurum ve kuruluşları, aşağıda belirtilen hususlara riayet edeceklerdir:

(…)

3 – Kamu çalışanlarının kanunen bakmakla yükümlü olduğu özürlü aile bireyinin bakıma muhtaç

olduğunun ilgili mevzuatına göre alınmış geçerli özürlü sağlık kurulu raporu ile belgelendirilmesi kaydıyla bu durumdaki personele; özürlü aile ferdinin günlük bakımı için izin kullanımında gerekli kolaylık sağlanacak ve personel mesai saatleri dışındaki nöbet görevinden ve gece vardiyasından muaf tutulacaktır.

(…)”,

düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

9. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; ilgili idare tarafından başvurana yönelik uygulanan idari işlemde hukuk ve hakkaniyet yönünden bir aykırılık bulunmadığı tespit edildiğinden, başvurunun reddi yönünde hazırlanan “Ret Kararı

Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme

10. Başvuran; Ataşehir İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünde şube müdürü olarak çalışırken 2020 yılında rotasyon kapsamında Kadıköy İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne atandığını, engelli çocuğundan kaynaklı sağlık mazereti nedeniyle yer değişikliği talebinde bulunarak Ataşehir İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünde tekrar göreve başladığını, geri dönmesinden itibaren İlçe Milli Eğitim tarafından olumsuz tavırlarla karşılandığını, adı geçenin kişilik haklarına yönelik ihlallerde bulunup kendisine mobbing uyguladığını, adı geçen hakkında Bakanlığa şikayette bulunmasına rağmen müfettişlerce düzenlenen disiplin soruşturması raporunda mobbing iddialarının sübut bulmadığı tespitiyle teklif edilen disiplin cezalarının hafif kaldığını, ayrıca raporda belirtilen disiplin cezalarının uygulanıp uygulanmadığına dair bir bilgisinin de olmadığını belirterek, disiplin soruşturma raporunda öngörülen disiplin cezalarının uygulanıp uygulanmadığı hakkında kendisine bilgi verilmesi, hazırlanan raporun yeniden düzenlenmesi ve

kendisine uygulanan mobbingin sona erdirilmesi konusunda ilgili Kurumlara tavsiyede bulunulmasını talep etmektedir.

11. Milli Eğitim Bakanlığından istenilen bilgi ve belgeler doğrultusunda Kurumumuza gönderilen belgeler incelenmiş, aşağıdaki bulgulara ulaşılmıştır.

12. Başvuran 25/10/2021 tarihli şikayet dilekçesi ve soruşturma kapsamındaki ifade tutanağında özetle;

12.1. 2020 yılı Ağustos ayında Kadıköy İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünden Ataşehir İlçe Milli Eğitim

Müdürlüğüne görevlendirmesinin yapılmasından itibaren İlçe Milli Eğitim ile sorunlar yaşamaya başladığı, adı geçen Müdür’ün kendisine neden geri döneceğini haber vermediği şeklindeki ifadesiyle kendisini hoş karşılamayarak olumsuz tavır takındığı, COVID-19 salgını zamanında kronik rahatsızlığı nedeniyle evden çalışan nin odasına bir masa eklenip orada çalışmak durumunda kaldığı, fakat .’nin göreve başlamasından sonra rahatsızlığı nedeniyle aynı odada çalışmak istemediği, devamında Şube Müdürü D. ile aynı oda hatta aynı masada çalışmak zorunda kaldığı, salgın nedeniyle dönüşümlü çalışma teklifi yapmasına rağmen bu öneriyi verimli olmayacağı gerekçesiyle kabul etmediği, bu nedenle kendisinin yıllık izin kullanmak durumunda kaldığı, yıllık izin dönüşünde Şube Müdürü A.Ş. ile aynı odada masa ekleyerek çalışmak durumunda kaldığı, 16 Kasım 2021’de sekreteri yı gönderip kendisine bilgilendirme yaptığı, Müdür’ün doğrudan iletişime geçmemesinden dolayı kendisinin bundan rencide olduğu, kayınpederi . ve onun arkadaşı ye karşı kendisinin bazı okul müdürlerine özel işlerini yaptırdığı şeklinde iftiralarda bulunduğu, engelli çocuğunun eğitimi için belirli zamanlarda izin kullanmak istediğini belirtmesine karşılık kendisine yardımcı olmadığı, bu nedenle talebini dilekçeyle Özel Kalemden sorumlu ye verdiği, ancak Müdür’ün dilekçeyi bizzat istemesi üzerine kendisinin Müdür ile sorunlar yaşamasından dolayı dilekçeyi postayla gönderdiği, diğer şube müdürlerinin durumu öğrenince Müdür ile konuşmaya gittiği, bunun sonucunda dilekçesinin işleme alınarak sorununun çözüldüğü, şube müdürleriyle yaptığı rutin toplantılarda kendisine yönelik olumsuz ve aşağılayıcı tutum ve davranışlarda bulunduğu, .’nin MTSK ve SRC sınavlarında görev almak istemediğini belirtmesi üzerine adı geçenin sıralamadan çıkarılıp ona göre görev dağılımı yapılması gerekliyken ilgili kişiye denk gelen sınav görevlerini Şube Müdürü ye verdiği, MTSK ve SRC sınav görevlerinin eşit dağıtılmaması durumundan bütün şube müdürlerinin rahatsız olduğu belirtilmiştir.

13. Başvuranın şikayet dilekçesinde belirttiği iddialar Bakanlık Müfettişlerince beş maddede şu şekilde ele alınmıştır: “Ataşehir İlçe Milli Eğitim 1. Şube ’e mobbing uyguladığı, 2. özel işlerini bazı müdürlere yaptırdığını ifade ederek adı geçene iftira attığı, 3. Engelli çocuğunun eğitimi için belirli zamanlarda izin hakkını kullanmak isteyen zorluk çıkardığı, 4. Şube müdürleriyle yaptığı rutin toplantılarda çalışma alanıyla ilgili sürekli olumsuz, aşağılayıcı tutum ve davranışlarda bulunduğu, 5. Şube müdürlerine MTSK ve SRC sınav görevlerini eşit vermediği, iddia edilmektedir.”

14. Belirtilen iddialara dair yürütülen soruşturma kapsamında ifadesine başvurulan ifade tutanağında özetle;

14.1. mobbing uyguladığı iddiası üzerine; adı geçenin aynı odada başkalarıyla çalıştırılmasıyla ilgili daha öncesinde başkalarınca da benzer sıkıntıların yaşandığı, durumun şahsi bir meseleden kaynaklanmadığı ve mobbinge dair herhangi bir kastının bulunmadığı,

14.2. iftira attığı iddiası üzerine; adı geçenin kayınpederi . ve onun arkadaşı

’nün makamına geldikleri, Ataşehir İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne görevlendirilmesini kendisinin neden istemediğini sormaları üzerine adı geçenin şahsi aracı olmadığından kendisini bazı okul müdürlerine eve, okula, alışveriş merkezine bıraktırdığını söylediği,

14.3. engelli çocuğunun eğitimi için izin kullanmak istemesiyle ilgili zorluk çıkardığı iddiası üzerine; bu durumda kendisinin yazılı bir izin verme yetkisinin olmadığı, öncesinden haber vererek kurumdan ayrılabileceğinin adı geçene bildirildiği,

14.4. Toplantılarda azarladığı iddiası üzerine; sadece adı geçene değil bütün şube müdürlerine işlerini yapmaları ve sonrasında bu işlerin takibinde bulunmaları konusunda uyarılarda bulunduğu,

14.5. Şube müdürlerine sınav görevlerini eşit vermediği iddiası üzerine; .’nin görevlendirmelerden feragat etmesi ve kendi görevlerinin ’ye verilmesini istemesinin ardından ilgili görevlendirmelerin yapıldığı, şube müdürlerinin rotasyonu nedeniyle oluşan hareketlilik dolayısıyla sadece ’nin ve

’nin sürekli görev başında kalıp görevlendirme aldıkları aktarılmıştır.

15. Bakanlık Müfettişlerinin ele aldığı beş iddia ile ilgili tanık gösterdiği ve bilgisine başvurulma gereği duyulan diğer şube müdürleriyle müdürlükte çalışan personelin ifade tutanaklarında özetle;

15.1. Genel olarak; mobbinge dair herhangi bir olaya şahit olmadıkları, aynı odayı ve masayı paylaşma durumunun daha önce de fiziki yetersizlikler nedeniyle başkalarınca da yaşandığı, adı geçen ile arasında gerginlikler olsa da Müdür tarafından uygulanan mobbing benzeri davranışların bulunmadığı, adı geçenin engelli çocuğunu okuldan almak için izin istemesi üzerine ilgililer arasında birtakım anlaşmazlıklar çıksa da sorunun diğer şube müdürlerinin araya girmesiyle çözüme kavuştuğu, herhangi bir şube müdürünü rencide edici bir davranış veya tutumuna ve adı geçene yönelik iftiralarına rastlanılmadığı,

15.2. Bunlara ek olarak; sınav görevlerini almak istemeyen bir şube müdürünün yetkili kişiye bu görevlerin bir başka şube müdürüne verilebileceğini sözlü olarak ifade ettiği, başka tanıkların ifadelerinde ise sınav görev dağılımının eşit yapılmadığı yönünde bir kanaatin olduğu, ile arasında gergin bir durum oluştuğu, yapılan rutin toplantılarda yönelik sözlerini keserek olumsuz tutumlarda bulunduğu ve aralarındaki gergin olan ilişkiyi daha da kızdırdığı, ikili arasında zaman zaman polemikler yaşandığı, Müdür’ün bazı konularda sert çıkışlarının olduğu görülmüştür.

16. Başvuran tanık olarak gösterdiği diğer kişiler olan . ve nün ifadelerinde ise; kendilerinin Ataşehir İlçe Milli Eğitim makamında ziyarete gittikleri, adı geçen Müdür’ün ile ilgili görevini yapmadığı, bu nedenle kendisinden rahatsız olduğu, ayrıca bazı okuldaki personele “beni şuraya bırakın, buraya bırakın” gibi şeyler söyleyip özel işlerini yaptırdığı şeklinde yakınmalarda bulunduğu beyan edilmiştir.

17. Bakanlık Müfettişlerinin soruşturma kapsamındaki iddialara yönelik ele aldıkları yukarıda anılan beş iddiaya ilişkin incelenen bilgi ve belgeler ile ilgililerin ifadeleri doğrultusunda Ataşehir İlçe Milli Eğitim

17.1. Şube mobbing uyguladığı iddiasına dair, şube müdürü sayısı fazlalığı ve oda yetersizliğinden dolayı kısa bir süre süreliğine adı geçenin farklı kişilerle aynı odada çalışmak durumunda kaldığı, şikayet edilenin adı geçene karşı herhangi bir kasıt ve kötü niyetinin olmadığı, ayrıca adı geçenin mobbing olarak algıladığı Müdür’ün uzaktan çalışma talebini kabul etmemesiyle ilgili diğer şube müdürlerinin sözleşmeli öğretmen mülakatında görevli olmasından dolayı adı geçen ve den iş ve işlemlerini makamlarından sürdürmelerinin istendiği, bu kapsamda mobbing iddiasının sübuta ermediği ve herhangi bir işlem tesisine gerek olmadığı,

17.2. özel işlerini bazı müdürlere yaptırdığını ifade ederek adı geçene iftira attığı iddiasına dair, adı geçenin kayınpederi ve onun arkadaşı ’nün şikayet edileni makamında ziyaretleri sırasında adı geçenle ilgili “bazı okul müdürlerine kendisini eve, okula, alışveriş merkezine, bıraktırdığını söylediği” şeklindeki ifadelerin iftira olarak nitelendirilemese de olumsuz ve rencide edici olarak algılanabileceğinden anılan iddianın gıyabında birtakım olumsuz ve rencide edici ifadeler kullanıldığı şeklinde sübuta erdiği, şikayet edilen hakkında disiplin yönünden 657 sayılı DMK’nin 125/Ae maddesi uyarınca “Devlet memuru vakarına yakışmayan tutum ve davranışlarda bulunmak” fiiline karşılık “Uyarma” cezasının teklif olunduğu,

17.3. Engelli çocuğunun eğitimi için belirli zamanlarda izin hakkını kullanmak isteyen zorluk çıkardığı iddiasına dair, ilgili belgelerden görüldüğü üzere adı geçenin %91 oranında engelli olan çocuğunun okul saatlerinin 09.00-15.30 arası olduğu, eşinin ise İstanbul Anadolu 2. Kadastro

Mahkemesinde görev yaptığı, adı geçenin engelli çocuğunu okuldan almak için önce sözlü olarak talepte bulunduğu, bu şekilde bir sonuca varılamamasından ötürü diğer şube müdürlerinin araya girerek sorunun çözüme kavuşması için uğraştığı, sonrasında adı geçenin yazılı olarak talepte bulunmasına karşılık

Başbakanlığın 2010/2 sayılı Genelgesi uyarınca öncesinde haber vermek kaydıyla kendisine izin verildiği anlaşılıp başlangıçta yaşanan sıkıntıların herhangi bir kasıt ve kötü niyetten kaynaklı zorluk çıkarma kapsamında değerlendirilemeyeceği, bu nedenle ilgili iddianın sübuta ermediği ve herhangi bir işlem tesisine gerek olmadığı,

17.4. Şube müdürleriyle yaptığı rutin toplantılarda çalışma alanıyla ilgili sürekli olumsuz, aşağılayıcı tutum ve davranışlarda bulunduğu iddiasına dair, soruşturma kapsamındaki bütün ifadeler birlikte ele alındığında şikayet edilenin adı geçene yönelik ifade ve davranışlarının uyarı ve öneri mahiyetinde olup rencide edici, aşağılayıcı bir niteliğe sahip olmadığından anılan iddianın sübuta ermediği ve herhangi bir işlem tesisine gerek olmadığı,

17.5. Şube müdürlerine MTSK ve SRC sınav görevlerini eşit vermediği iddiasına dair, görev dağılımı sayılarına ilişkin belgeler ve tanıkların ifadeleri birlikte incelendiğinde şikayet edilenin ilgili mevzuata aykırı olarak şube müdürleri arasındaki görev sırasını dikkate almadan yalnızca Şube . .’nin sözlü talebi doğrultusunda hareket etmek suretiyle diğer Şube . ’ye daha fazla sınav görevi vermesi yönündeki hareketinin sınav görevi sayılarını eşit olarak dağıtmadaki kontrol ve denetim yükümlülüğünü yerine getirmesinde dikkatsiz ve özensiz davrandığına işaret etmesinden dolayı ilgili iddianın sübuta erdiği, şikayet edilen hakkında disiplin yönünden 657 sayılı DMK’nin 125/A-a maddesi gereğince “Verilen emir ve görevlerin tam ve zamanında yapılmasında, görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasların yerine getirilmesinde,…, kayıtsızlık göstermek veya düzensiz davranmak,” fiiline karşılık “Uyarma” cezasının teklif olunduğu anlaşılmaktadır.

18. Bununla beraber İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğünce 25/10/2022 tarihinde Kurumumuza gönderilen yazıdaki açıklamalarda Bakanlık Müfettişlerinin yaptığı soruşturma kapsamındaki disiplin cezası

tekliflerinin disiplin amirince değerlendirilerek 16/03/2022 tarihinde vermiş olduğu savunmanın yeterli görüldüğü, adı geçenin geçmiş hizmet yıllarına ait sicilinin iyi olması ve disiplin cezası almamış olmasından ötürü Ataşehir Kaymakamlığının 17/03/2022 tarihli kararında ceza tayinine gidilmediği belirtilmiş olup, Kurumumuza müracaat edilerek teklif olunan disiplin cezalarının uygulanıp uygulanmadığına dair bilgi verilmesi, hazırlanan disiplin soruşturması raporunun yeniden düzenlenmesi, mobbing uygulamasının sona erdirilmesi yönünde ilgili kurumlara tavsiyede bulunulması talep edilmektedir.

19. Anılan disiplin soruşturmasının usul ve esas yönünden incelenmesinde; başvuran İlçe

Milli Eğitim kendisine mobbing yaptığına dair 25/10/2022 tarihinde şikayette bulunması üzerine süresi içinde incelemeye/soruşturmaya başlanması, devamındaki süreçte soruşturmanın yürütülmesi ve sonuçlandırılmasıyla ilgili mevzuatta öngörülen şekil şartlarına uyulması nedeniyle usule ilişkin herhangi bir aykırılığın tespit edilemediği,

20. Müfettişler tarafından yürütülen inceleme/soruşturma safhasında bahse konu olayların başvuranın şikayet dilekçesi ve ifadesi, tanıkların ve şikayet edilenin ifadeleriyle birlikte ilgili belgelerin incelenmesi yoluyla ortaya koyulduğu, bu doğrultuda başvuranın iddialarının mobbinge yönelik olmasına ilişkin;

20.1. Mobbingin “İşyerlerinde bir veya birden fazla kişi tarafından diğer kişi ya da kişilere yönelik gerçekleştirilen, belirli bir süre sistematik biçimde devam eden, yıldırma, pasifize etme veya işten uzaklaştırmayı amaçlayan; mağdur ya da mağdurların kişilik değerlerine, mesleki durumlarına, sosyal ilişkilerine veya sağlıklarına zarar veren; kötü niyetli, kasıtlı, olumsuz tutum ve davranışlar bütünü” olarak tanımlandığı, mobbingin unsurları olarak; işyerinde gerçekleşmesi, sistemli bir şekilde yapılması, süreklilik kazanmış bir sıklıkla tekrarlanması, kasıtlı yapılması, yıldırma, pasifize etme ve işten uzaklaştırma amacında olması, mağdurun kişiliğinde, mesleki durumunda veya sağlığında zarar ortaya çıkması hususlarının sayıldığı [Bkz, İşyerlerinde Psikolojik Taciz (Mobbing) Bilgilendirme Rehberi, Psikolojik

Tacizle Mücadele Kurulu, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı (Mayıs 2014)],

20.2. Yargıtay 22 nci Hukuk Dairesinin 16/09/2014 tarihli ve sayılı kararında;

“Mobbingin meydana gelebilmesi için bir işçinin hedef alınarak, uzun bir süre ve belli aralıklarla sistematik biçimde tekrarlanan, mağdurun karşı koymasına rağmen yapılan aşağılayıcı, küçük düşürücü ve psikolojik olarak acı veren, işteki performansı engelleyen veyahut olumsuz bir çalışma ortamına sebep olan tehdit, şiddet, aşağılama, hakaret, ayrımcılık, ağır eleştiri, taciz ve çalışma şartlarını ağırlaştırma gibi eylem, tutum ve davranışların uygulanması gerekir. … Mobbingde, hedef alınan kişinin şerefine, kişiliğine, karakterine, inancına, değerlerine, yeteneklerine, tecrübelerine, birikimlerine, düşüncelerine, etnik kökenine, yaşam biçimine, kültür ve benzeri yönlerine topluca bir saldırı söz konusudur. Bu saldırı, dedikodu ve söylenti çıkarma, iftira atma, toplum önünde küçük düşürme, hafife alma, karalama, kötüleme ve yok sayma gibi kişiyi zihinsel, ruhsal, fiziksel ve bedensel olarak etkileyebilecek eylemlerle yapılmaktadır. Süreklilik göstermeyen, belli aralıklarla sık sık tekrarlanmayan, ara sıra münferit olarak meydana gelmiş birkaç haksız, kaba, nezaketsiz veya etik dışı davranış mobbing olarak nitelendirilemez.” ifadelerinin yer aldığı,

20.3. Somut olayda başvuran ile şikayet edilen arasında ortaya çıkan sorunların kamu hiyerarşisi içerisindeki ast-üst ilişkisinden kaynaklı olduğu, şikayet edilenin başvurana yönelik hal, tavır ve eylemlerinin kişisel sıkıntılar veya öznel amaçlar güdülerek gerçekleştiğine ilişkin yeterli şüphe oluşturacak

belirtilere rastlanamadığı, bu doğrultuda mobbing kapsamında aranan süreklilik, sistematiklik, kasıtlılık şartlarının oluştuğuna dair bir sonuca ulaşılamadığı,

21. Bununla birlikte şikayet edilenin bulunduğu makam, hiyerarşik konumu ve üstlendiği kamu görevi gereği sahip olduğu ödev ve sorumluluklarıyla bağdaşır nitelikte bulunmayan, başvuranın gıyabında olumsuz ve rencide edici tarzdaki söylemleriyle sınav görevlerini eşit dağıtmaması yönündeki hareketlerinin tipiklik unsuru açısından 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun anılan maddelerine karşılık geldiği, ilgili disiplin suçlarına konu fiiller ile teklif olunan “Uyarma” cezaları arasında orantısız bir durumun da oluşmadığı,

22. Ancak disiplin soruşturması raporunda Bakanlık Müfettişlerince anılan disiplin cezalarının verilmesi yönünde bildirilen kanaatin değerlendirilmesi sonucu şikayet edilenin geçmiş hizmet yıllarına ait sicilinin iyi olması, disiplin cezası almamış olması ve vermiş olduğu savunmanın yeterli görülmesi dolayısıyla müfettişlerce teklif olunan “Uyarma” cezalarının disiplin amirince uygulanması yoluna gidilmediği, bu yönden disiplin amirinin soruşturma raporuyla bağlı olmayıp kendi yapacağı değerlendirmeyle nihai bir karara varma açısından takdir yetkisine sahip olduğu,

23. Başvuranın şikayet edilen hakkında teklif olunan disiplin cezalarının uygulanıp uygulanmadığına dair

Bilgi Edinme Değerlendirme Kuruluna yaptığı bilgi edinme talebiyle ilgili ise İstanbul İl Milli Eğitim

Müdürlüğünün Kurumumuza gönderdiği ve yukarıda yer verilen bilgi ve belgelerde konunun açıklığa kavuşmasından dolayı bu talebinin karşılandığı,

anlaşılmış olup,

24. Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; yukarıda açıklanan nedenlerle başvuranın bilgi edinme talebiyle ilgili inceleme yapılmasına gerek olmadığı, disiplin soruşturması raporunun yeniden düzenlenmesi ve mobbing uygulamalarının sona erdirilmesine dair talepleriyle ilgili idarenin işlemlerinde hukuka ve hakkaniyete aykırılık olmadığı sonucuna varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

25. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; idareden istenilen bilgi ve belgelerin süresi içinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği, ayrıca idarenin; başvuranla ilgili işlemlerinde

“kanunlara uygunluk”, “hesap verilebilirlik”, “şeffaflık” ilkelerine uygun davrandığı, ancak “kararların gerekçeli olması” ve “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkelerine uygun davranmadığı anlaşılmış olup, idareden bundan böyle bu ilkelere de uygun davranması beklenmektedir.

26. Ayrıca çalışma barışını korumak adına fiziki ve mali imkanlar doğrultusunda personele gerekli ortam ve tefrişatın sağlanması, amir konumunda bulunanlar tarafından yapılacak iş bölümü ve görevlendirmelerin dağıtılması konusunda “eşitlik” ve “tarafsızlık” ilkelerine uyulması ve idarenin her türlü eylem, işlem, tutum ve davranışlarında “nezaket” ilkesine riayet edilmesi hususlarında azami dikkat ve özenin gösterilmesi gerektiği değerlendirilmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

27. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup İstanbul İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE;

Kararın BAŞVURANA ve MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞINA tebliğine,

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi