ÖZET: Başvuran, Şanlıurfa İl Sağlık Müdürlüğü tarafından kendisine uygulanan disiplin cezalarının haksız olduğunu iddia ederek, ceza sürecinin içerik ve usul açısından incelenmesini talep etmiştir. Başvuranın, belirli belgeleri zamanında göndermediği gerekçesiyle 10 ihtar puanı alması, Aile Hekimliği Uygulamasında Uygulanacak İhtar Puanı Cetveli’nde belirtilen “görevleri ile ilgili kayıtları düzenli tutmamak” fiili kapsamında değerlendirilmiştir. Başvuran, belgelerin EBYS üzerinden istenmesi nedeniyle haberdar olamadığını ve bu nedenle tutanak tutulmasının hukuksuz olduğunu savunmuştur.

İdare, EBYS üzerinden yapılan yazışmaların tebligat yerine geçtiğini öne sürerken, başvuranın ifadeye davet edilmesi sürecinde usule aykırılık iddialarının da dayanağı bulunmadığını belirtmiştir. Disiplin soruşturmasında muhakkiklerin yetkileri çerçevesinde hareket ettikleri ve başvuranın savunma taleplerinin süresinde tebliğ edildiği tespit edilmiştir. Sonuç olarak, idare tarafından tesis edilen işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığına karar verilmiştir.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2023/5747-S.23.9488

BAŞVURU NO : 2022/16617

KARAR TARİHİ : 09/05/2023

RET KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : ŞANLIURFA İL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ

Başvuranın ihtar puanı cezasına itirazı hakkındadır.

BAŞVURUNUN KONUSU :

BAŞVURU TARİHİ : 10/11/2022

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1) Kurumumuza yapılan başvuruda başvuran (TC Kimlik No: )

Şanlıurfa Eyyübiye İlçe Sağlık Müdürlüğü, Bebek Ölümleri İnceleme Kurulunda incelenecek evrakın birimi tarafından teslimi için EBYS’den yazı gönderdiğini, bu yazılara geri dönüşünün olmaması nedeniyle tutanak tutularak disiplin birimine gönderildiğini, disiplin birimince 2 ayrı soruşturma açıldığını ve 2 ayrı muhakkik görevlendirildiğini, Şanlıurfa İl Sağlık Müdürlüğü Disiplin Biriminin, Bebek Ölümleri İnceleme

Kurulunda incelenecek evrakın ‘Görevleri ile ilgili kayıtları düzenli tutmamak veya Müdürlüğe ya da

Bakanlığa bildirmemek’ fiilini işlediği iddiasıyla 18.07.2022 tebliğ tarihli 10(on) ihtar puanı ve 15.09.2022 tebliğ tarihli 20(yirmi) ihtar puanının verilmesini uygun gördüğünü, bu birbiriyle bağlantılı iki cezanın da haksız ve hukuksuz olduğunu, eklediği evraktan da anlaşılacağı üzere, bir adet tutanak tutulmasına rağmen

2 adet soruşturma açıldığını ve 2 ayrı muhakkik görevlendirildiğini, bu uygulamanın disiplin birimin şahsı

ile ilgili konularda keyfi muamele yaptığını gösterdiğini, anne ve bebeklere ilişkin 1. basamak evrakın gönderilmesiyle ilgili tutanağın, yasal olmayan bir şekilde tutulduğunu, bu evrakın önce EBYS’den istendiğini, haberi olmaması nedeniyle iletişime geçilmesi ya da yazılı tebliğ yapılması gerekirken direk tutanak tutulduğunu, EBYS’nin tebliğ yerine geçmediğini, geçmişteki benzer istemlerde EBYS’e ek olarak yazılı tebliğler yapıldığını, böylelikle yasal olarak sorumlu olunduğunu, EBYS’nin yasal tebliğ sayılmadığının müdürlüğün uygulamalarında da mevcut olduğunu, ifade alma ve ceza puan tebliğlerinin hem EBYS’den hem de yazılı olarak yapıldığını, tutanak tutulduktan ve soruşturma açıldıktan sonra iletişime geçilerek 1.basamak evrakın istendiğini, evrakın aynı gün tarafınca teslim edildiğini, herhangi bir mağduriyet yaşanmadığını, bu cezaların Müdürlüğün asıl amacının üzüm yemek değil bağcıyı dövmek olduğunu gösterdiğini, iletişime geçen kişinin, tutanakta da ismi bulunan adlı şahıs olduğunu, bu şahısla yaptığı telefon görüşmesinin ses kaydında idari amirlerin gazına gelerek tutanak tuttuğunu, yasal

mevzuatı öğrendikten sonra tutanağı geri çekmek istediğini ancak disiplin biriminin izin vermediğini belirttiğini, daha sonra muhakkiklerin, tarafına ifade almak için hem EBYS’den hem de yazılı olarak evrak gönderdiğini, bu soruşturmalarda sakatlık ve yanlışlık olduğu gerekçesiyle bu evrakın tarafınca imzalanmadığını, bu soruşturmalardan birinde muhakkik olan adlı kişinin kendisini telefonla arayıp evrakı neden imzalamadığını sorduğunu, kendisine gerekli açıklamayı yaptığını, adı geçen muhakkik ile yaptığım telefon görüşmesinin ses kaydının içeriğinin söylediklerini destekler nitelikte olduğunu, daha sonra bu muhakkiklerin ASM’ye gelerek bu ifade alma evraklarını ısrarla ve zorla imzalatmaya çalıştıklarını, direniş göstermesi nedeniyle elleri boş döndüklerini, tarafına yapılan bu saygısızlığı

CİMER’e şikayet ettiğini, sonrasında muhakkiki olan soruşturmanın ifadeye davet tebliğinin

25.04.2022 tarihinde PTT aracılığıyla tarafına yapıldığını, 26.04.2022 tarihine kadar süre verildiğini, bu

durumda sadece 1 günlük sürenin olmasının usullere aykırı olduğunu, ayrıca muhakkiki olan soruşturmanın ifadeye davet tebliğinin 25.04.2022 tarihinde PTT aracılığıyla tarafına yapıldığını, ifade için

14.04.2022 tarihinden itibaren 7 iş günü süresi tanındığını, ifade vermek için tanınan zaman aralığının,

resmi tebliğ tarihinden önce olması gibi saçma bir durumun ortaya çıkmasına neden olduğunu, bu ceza ihtar puanlarına savunma ve itirazlarını yasal süresinde yaptığını, ancak bir sonuç alamadığını ve cezaların kesinleştiğini, ayrıca 02.06.2022 tarihinde Bebek Ölüm biriminden dilekçeyle EBYS sonrası yazılı tebliği yapılmadan tutanak tutulmasının delillerini istediğini, disiplin biriminin, hukuk biriminden görüş istediğini, hukuk biriminin de 30.06.2022 tarihli ve Av. imzalı yazıyla EBYS’nin tebliğ yerine geçtiğini belirttiğini ancak bu bilginin kaynağını belirtmediğini, bunun üzerine 19.07.2022 tarihinde Hukuk birimine bu bilginin yasal kaynağının sormasına rağmen 10.11.2022 tarihine kadar herhangi bir cevap verilmediğini ifade ederek tutanağın tutulmasından cezanın kesinleşmesine kadar geçen sürecin içerik ve usul açısından araştırılmasını ve disiplin cezalarının iptalini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2) Şanlıurfa Valiliği İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün Kurumumuzun bilgi ve belge talep yazısına istinaden

göndermiş olduğu 4/1/2023 tarihli ve 28/11/2022 tarihli cevabi yazısında özetle,

2.1. Başvuru sahibi hakkında, Eyyübiye İlçe Sağlık Müdürlüğünün 18/3/2022 tarih ve sayılı yazısı ile isimli anne ve bebeğine ait, 1/3/2022 tarih ve sayılı yazısı ile isimli anne ve bebeğine ait tüm 1. Basamak evrakın gönderilmesi için EBYS üzerinden üçer defa bilgi ve belge talebinde bulunulduğunu, geri dönüş yapılmaması nedeniyle hakkında idari işlem başlatılması hususunda yazı yazıldığını,

2.2. Başvuran hakkında yürütülen soruşturmalarda muhakkiklerce 13/4/2022 tarih ve sayılı, 14/4/2022 tarih ve sayılı yazılar ile iki ayrı muhakkik tarafından bilgi/ifadelerine başvurulmak üzere adı geçenin çalıştığı birime gidilerek ifadeye davet edildiğini, ancak başvuranın söz konusu yazıları tebellüğ etmekten imtina ettiğini, bu durumun iki ayrı muhakkik tarafından tutanak altına alındığını,

2.3. Başvuru konusuna ilişkin, 5258 sayılı Aile Hekimliği Kanunun 8 inci maddesinin 2. Fıkrası gereğince 30/6/2021 tarihinde 31527 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 4198 sayılı Aile Hekimliği Sözleşme ve

Ödeme Yönetmeliğince yürütülen soruşturmanın, 13/6/2022 tarih ve sayılı ve 19/7/2022 tarih ve sayılı ihtar puanının uygulanması yazılarının tebliği ile neticelendirildiğini, 24/6/2022 ve 1/8/2022 tarihinde

vermiş olduğu itiraz dilekçelerine 7/7/2022 tarih ve sayılı, 1/9/2022 tarih ve sayılı yazılar ile cevap verildiğini,

Belirtmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3) 2709 sayılı T.C. Anayasası’nın;

3.1) “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde

“Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi

Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler…”,

3.2) “Görev ve sorumlulukları, disiplin kovuşturulmasında güvence” başlıklı 129 uncu maddesinde

“Memurlar ve diğer kamu görevlileri Anayasa ve kanunlara sadık kalarak faaliyette bulunmakla yükümlüdürler. Memurlar ve diğer kamu görevlileri ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve bunların üst kuruluşları mensuplarına savunma hakkı tanınmadıkça disiplin cezası verilemez. (Değişik üçüncü fıkra: 7/5/2010-5982/13 md.) Disiplin kararları yargı denetimi dışında bırakılamaz.”,

4) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin

birinci fıkrasında “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,

5) 5258 sayılı Aile Hekimliği Kanununun;

5.1) “Amaç ve kapsam” başlıklı 1 inci maddesinde “Bu Kanunun amacı; Sağlık Bakanlığının (…)[2]

belirleyeceği illerde, birinci basamak sağlık hizmetlerinin geliştirilmesi, birey ihtiyaçları doğrultusunda koruyucu sağlık hizmetlerine ağırlık verilmesi, kişisel sağlık kayıtlarının tutulması ve bu hizmetlere eşit erişimin sağlanması amacıyla aile hekimliği hizmetlerinin yürütülebilmesini teminen görevlendirilecek veya çalıştırılacak sağlık personelinin statüsü ve malî hakları ile hizmetin esaslarını düzenlemektir”

5.2) “Personelin statüsü ve malî haklar” başlıklı 3 üncü maddesinde “Sağlık Bakanlığı; Bakanlık veya

diğer kamu kurum veya kuruluşları personeli olan uzman tabip, tabip ve aile sağlığı çalışanı olarak çalıştırılacak sağlık personelini, kendilerinin talebi ve kurumlarının veya Bakanlığın muvafakatı üzerine,

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile diğer kanunların sözleşmeli personel çalıştırılması hakkındaki

hükümlerine bağlı olmaksızın, sözleşmeli olarak çalıştırmaya veya bu nitelikteki Bakanlık personelini aile hekimliği uygulamaları için görevlendirmeye veya aile hekimliği uzmanlık eğitimi veren kurumlarla sözleşme yapmaya yetkilidir…”,

5.3) “Hizmetin esasları” başlıklı 5 inci maddesinde “…Aile hekimlerinin kullandığı basılı veya

elektronik ortamda tutulan kayıtlar, kişilerin sağlık dosyaları ile raporlar, sevk belgesi ve reçete gibi belgeler resmî kayıt ve evrak niteliğindedir. Bu kayıt ve belgeler, hekimin ayrılması veya kişinin hekim

değiştirmesi halinde eksiksiz olarak devredilir. İlgili mevzuatta birinci basamak sağlık kuruluşları ve resmî tabiplerce düzenlenmesi öngörülen her türlü rapor, sevk evrakı, reçete ve sair belgeler, aile hekimliği uygulamasına geçilen yerlerde aile hekimleri tarafından düzenlenir..” düzenlemelerine yer verilmiştir.

5.4) “Denetim, sorumluluk ve mal bildirimi” başlıklı 6 ıncı maddesinde “ Aile hekimleri ve aile sağlığı

çalışanları, mevzuat ve sözleşme hükümlerine uygunluk ile diğer konularda Bakanlık, ilgili mülkî idare ve sağlık idaresinin denetimine tâbidir…”

5.5) “Yönetmelikler” başlıklı 8 inci maddesinde “Aile hekimi ve aile sağlığı çalışanlarının çalışma usul

ve esasları; çalışılan yer, kurum ve statülerine göre öncelik sıralaması; aile hekimliği uygulamasına geçişe ve nakillere ilişkin puanlama sistemi ve sayıları; aile sağlığı merkezi olarak kullanılacak yerlerde aranacak fizikî ve teknik şartlar; meslek ilkeleri; iş tanımları; performans ve hizmet kalite standartları; hasta sevk evrakı, reçete, rapor ve diğer kullanılacak belgelerin şekli ve içeriği, kayıtların tutulması ile çalışma ve denetime ilişkin usul ve esaslar, Sağlık Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir…”

6) 30/6/2021 tarih ve 31527 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Aile Hekimliği Sözleşme Ve Ödeme

Yönetmeliğinin;

6.1) “Tanımlar” başlıklı 4 üncü maddesinde “ Bu Yönetmelikte geçen; a) Aile hekimi: Kişiye yönelik

koruyucu sağlık hizmetleri ile birinci basamak teşhis, tedavi ve rehabilite edici sağlık hizmetlerini yaş, cinsiyet ve hastalık ayrımı yapmaksızın, her kişiye kapsamlı ve devamlı olarak belirli bir mekanda vermekle yükümlü, gerektiği ölçüde gezici ve yerinde sağlık hizmeti veren ve tam gün esasına göre çalışan aile hekimliği uzmanı veya Bakanlığın öngördüğü eğitimleri alan uzman tabip veya tabipleri, …

f) Entegre sağlık hizmeti: Bakanlıkça belirlenecek yerlerde, bünyesinde koruyucu sağlık hizmetleri, acil sağlık hizmetleri, muayene, tedavi ve rehabilitasyon hizmetleri, doğum, ana çocuk sağlığı hizmetleri, ayakta ve/veya yatarak tıbbi ve cerrahi müdahale ile çevre sağlığı, adli tabiplik ve ağız diş sağlığı hizmetleri gibi hizmetlerin de verildiği, birinci basamak sağlık hizmetlerini yoğunlukla yürütmek üzere tasarlanmış sağlık hizmetini,…”

6.2) “Sözleşmelerin yenilenmesi” başlıklı 7 inci maddesinde “Sözleşme süresi sonunda, aile hekimi ve

aile sağlığı çalışanı olarak görevine devam etmek isteyenlerin sözleşmesi yenilenir. Ancak bir sözleşme döneminde bu Yönetmeliğin eki (EK-3 AİLE HEKİMLİĞİ UYGULAMASINDA UYGULANACAK

İHTAR PUANI CETVELİ)’nde yer alan fiillerden 5 ve daha fazla kez ihtar puanı verilmesi veya toplamda

150 ve üzerinde ihtar puanına ulaşılması halinde müdürlükçe komisyon oluşturularak değerlendirme

yapılır…”

6.3) “Sözleşmenin ihtaren sona erdirilmesi” başlıklı 11 inci maddesinde “(1) Bu Yönetmeliğin eki (EK-

3 AİLE HEKİMLİĞİ UYGULAMASINDA UYGULANACAK İHTAR PUANI CETVELİ)’nde yer alan

fiilleri işlediği tespit edilen sözleşmeli aile hekimi ve aile sağlığı çalışanına; a) Müdürlüğün halk sağlığı hizmetlerinden sorumlu başkanınca, b) Tespitin Bakanlık tarafından yapılması halinde Bakanlıkça, yazılı ihtar yapılır. (2) Sözleşmeli aile hekimi veya aile sağlığı çalışanına, ihtarın tebliğinden itibaren savunma yapması için yedi gün süre verilir. Yapılan savunmalar uygun görülmediği takdirde veya süresi içinde savunma yapılmaması durumunda ihtar puanı verilir. Bir sözleşme dönemi içerisinde herhangi bir fiilin

ikinci ve devam eden ihlallerinde, ihtar puanı iki kat olarak uygulanır. (3) İhtar puanının kendisine tebliğ edilen ilgili aile hekimi ve aile sağlığı çalışanı, tebliğ tarihinden itibaren yedi gün içinde; a) Müdürlüğün halk sağlığı hizmetlerinden sorumlu başkanının verdiği ihtar puanına karşı, il sağlık müdürüne, b)

Bakanlığın verdiği ihtara karşı Bakan Yardımcısına, itirazda bulunabilir. İtiraz mercileri otuz gün içinde itirazı inceleyerek karara bağlar ve karar ilgilisine yazılı olarak bildirilir. (4) Bakanlıkça yapılan ihtarlar ve sonuçları, işlem yapılmak üzere ilgili müdürlüğe bildirilir. (5) Bir sözleşme dönemi içinde verilen ihtar puanlarının iki yüz puana ulaşması halinde sözleşme, il sağlık müdürü tarafından sona erdirilir. (6) Mali yıl başladıktan sonra sözleşme imzalayarak göreve başlayan aile hekimi ve aile sağlığı çalışanının, sözleşme dönemi sonuna kadar kalan sürenin iki yıllık çalışma süresine oranının, iki yüz puan ile çarpılmasıyla bulunacak puana ulaşması halinde de sözleşme, il sağlık müdürü tarafından ihtaren sona erdirilir.

Hesaplamalarda kesirler tama iblağ edilir. (7) Bu madde hükümleri gereğince sözleşmesi ihtaren sona erdirilen aile hekimi ve aile sağlığı çalışanı, bir yıl süreyle sözleşmeli aile hekimi veya aile sağlığı çalışanı olmak üzere başvuruda bulunamaz. (8) Bir sözleşme dönemi içinde ihtar puanlarının iki yüz puana ulaştığının, sözleşme dönemi sona erdikten sonra tespit edilmesi halinde, tespit tarihinde geçerli olan sözleşme sona erdirilir. (9) İhtarı gerektiren fiilin işlendiğinin öğrenildiği tarihten itibaren en geç iki ay içinde gerekli işlemin başlatılarak, takip eden altı ay içerisinde sonuçlandırılması esastır. İhtarı gerektiren fiillerin işlendiği tarihten itibaren iki yıl içinde ihtar puanı verilmemesi halinde ihtar puanı verme yetkisi zamanaşımına uğrar.”

6.4) Ek:3 Aile Hekimliği Uygulamasında Uygulanacak İhtar Puanı Cetvelinin 7 inci sırasında “

Görevleri ile ilgili kayıtları düzenli tutmamak veya müdürlüğe ya da Bakanlığa bildirmemek”

IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

7) Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde hazırlanan “Ret Karar Önerisi”

Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme

8) Başvuran tutanağın tutulmasından cezanın kesinleşmesine kadar geçen sürecin içerik ve usul açısından

araştırılmasını ve disiplin cezalarının kaldırılmasını talep etmektedir. Dosya kapsamında yapılan incelemede;

8.1. Başvuran hakkında, 28/3/2022 tarih ve sayılı Olur’a istinaden Muhakkik Dr.

tarafından yapılan inceleme/soruşturma sonrasında düzenlenen 24/05/2022 tarihli ve 17/3/2022 tarih ve sayılı Olur’a istinaden Dr. tarafından düzenlenen 30/5/2022 tarihli disiplin soruşturma raporlarında; “ilgili belgeleri 24/2/2022 tarih ve sayılı yazıda belirtilen süre içerisinde Eyyübiye İlçe Sağlık Müdürlüğüne göndermediği… Aile Hekimliği Uygulamasında

Uygulanacak İhtar Puanı Cetvelinin 7 inci maddesinde yer alan “görevleri ile ilgili kayıtları düzenli tutmamak veya müdürlüğe ya da bakanlığa bildirmemek” fiilini işlediği gerekçesiyle 10 (on)ihtar puanının uygulanması kanaatine varılmıştır.” İbarelerine yer verildiği görülmüştür.

8.2. İşbu soruşturma raporlarına istinaden Şanlıurfa İl Sağlık Müdürlüğünce başvurandan savunma istenilmiş olup, tarafından verilen savunma yazılarında özetle; evrakın EBYS üzerinden istenildiği, haberinin olmaması nedeniyle kendisiyle iletişime geçilmesi veya yazılı şekilde istenilmesinin gerektiği, bunun yerine doğrudan tutanak tutulduğu, bu tutanağın tutulmaması gerektiğinden cezanın da uygunsuz olduğu, tutanağın akabinde kendisi ile iletişime geçildiği ve kendisinin de aynı gün istenilen evrakı teslim ettiği, EBYS’nin yasal tebliğ sayılamayacağı, ayrıca kendisinin muhakkik tarafından 25/4/2022 tarihinde PTT aracılığı ile ifadeye davet edildiği ve 26/4/22 tarihine kadar süre verildiği, bir günlük sürenin usule aykırı olduğu hususlarına yer verilmiştir.

9) Söz konusu iki Soruşturma Raporunda araştırılan olaylar incelendiğinde;

9.1. Eyyübiye İlçe Sağlık Müdürlüğünün 11/3/2022 tarih ve – – sayılı, Bebek Ölümleri (Tekit) konulu yazısında; 23/2/2022 tarih ve – – ve 1/3/2022 tarih ve – – sayılı yazılar ilgi tutularak, Bebek Ölümleri İl İnceleme Kurul Toplantısında incelenmek üzere ekli listede yer alan anne ve bebeğe ait bilgi-belge talebinde bulunulduğu, eksik gönderilen veya hiç gönderilmeyen tüm bilgi ve belgelerin üç iş günü içerisinde Müdürlüğe gönderilmesi, gönderilmediği takdirde gerekli idari işlemlerin başlatılacağı hususu bildirilmiştir. Psikolog ve Hemşire tarafından ve bebeğine ait tüm 1. Basamak evrakın gönderilmesi için EBYS üzerinden üç defa yazı yazıldığına ve belgelerin gönderilmediğine dair tutanak tutulmuştur.

9.2. Eyyübiye İlçe Sağlık Müdürlüğünün 7/2/2022 tarih ve sayılı, 15/2/2022 tarih ve sayılı ve 24/2/2022 tarih ve sayılı yazılarında keza, Bebek Ölümleri İl İnceleme Kurul Toplantısında incelenmek üzere ve isimli anne ve bebeğe ait tüm 1. Basamak evrakın gönderilmesi için yazı yazılmıştır. Psikolog ve Hemşire tarafından adı geçen anne ve ve bebeğine ait tüm 1. Basamak evrakın gönderilmesi için EBYS üzerinden üç defa yazı yazıldığına ve belgelerin gönderilmediğine dair tutanak tutulmuştur.

9.3. Yukarıda zikredilen olaylar ile ilgili surette Müdürlük Makamının 17/3/2022 tarih ve sayılı oluru ile Dr. ve 28/3/2022 tarih ve sayılı Olur’a istinaden ise Dr.

muhakkik olarak görevlendirilmiştir.

9.4. Dr. , Dr. , Dr. ve memur tarafından 19/4/2022 tarihinde; Dr. ’nın kendisine tebliğ edilen ifadeye davet konulu belgeleri tebellüğ etmekten imtina ettiğine dair iki ayrı tutanak tutulmuştur.

9.5. Adları geçen muhakkikler tarafından düzenlenen soruşturma raporlarına istinaden Şanlıurfa İl Sağlık

Müdürlüğünce başvurandan 25/5/2022 ve 2/6/2022 tarihlerinde savunma istenilmiş, başvuranın süresinde vermiş olduğu ve yukarıda yer verilen EBYS’nin tebligat yerine geçmediği ve kendisine ifadeye hazırlık için yalnızca bir gün süre verilmesinin usule aykırı olduğu yönündeki savunmaları yerinde görülmeyerek 13/6/2022 ve 19/7/2022 tarihlerinde ihtar cezası puanı uygulanmıştır.

10) Somut olaylarda; ihtar cezalarına konu fiillerin, başvurucunun Eyyübiye İlçe Sağlık Müdürlüğünün

Bebek Ölümleri konulu 7/2/2022 tarih ve sayılı, 15/2/2022 tarih ve sayılı ve 24/2/2022 tarih ve

sayılı, 11/3/2022 tarih ve sayılı, 23/2/2022 tarih ve sayılı, 1/3/2022 tarih ve sayılı yazıları ile talep etmiş olduğu anne bebek ölümlerine dair evrakı zamanında göndermemesi olduğu açıktır.

Başvurucu söz konusu yazıları EBYS üzerinden gönderilmesi nedeniyle fark etmediğini ve kendisi ile iletişime geçilmeden yahut yazılı şekilde tebliğ edilmeden, işbu görevi yerine getirmemesinden ötürü hakkında tutanak tutulmasının ve ihtar puanı uygulanmak suretiyle cezalandırılmasının hukuksuz olduğunu iddia etmektedir. İdare ise EBYS üzerinden yazılan yazının tebligat yerine geçtiğini belirtmektedir.

Bilindiği üzere idare hukukunda; merkezi idare ile ülke çapında bir örgüte sahip hizmet bakımından yerinden yönetim kuruluşlarının başkent ve taşra örgütlenmesi, yerel yönetimlerin çeşitli birimleri ve aynı tüzel kişilik içindeki birimler arasında kademeli şekilde astlık-üstlük ilişkisi oluşturacak hukuki bağa

“hiyerarşi (silsile-i meratip)” denilir. Aynı piramit içinde yer alan, aynı tüzel kişiliğin içinde tüzel kişiliğin temsilcilerinin kendileri ve işlemleri üzerinde bir metinde belirtilmesine gerek olmaksızın hukukilik ve yerindelik anlamında üstlerin kullandığı kamusal yetkiler, hiyerarşi kudretidir. Böylece örgütlenme şeması içinde yer alan birimlerden alttakiler üsteki birimlerin emir, talimat, tavsiye, telkin, yönlendirme ve iç düzene ilişkin alınan karar ve önlemlere bağımlı kılınırlar. Bu anlamda üst birimlerde yer alan makam ve kamu görevlileri ile memurlar, altta yer alanların hiyerarşik üstleri, amirleri konumuna ulaşır ve bunların üzerinde hiyerarşi kudreti denilen kamusal yetkiler kullanırlar. Hiyerarşik yetki hukukun genel ilkelerinden biri olarak üst otoritenin astları üzerinde kullanabildiği yetkilerdir. Hiyerarşi yetkisi emir ve talimat verme, iptal etme veya yürürlükten kaldırma, düzeltme ve değiştirme veya astın yerine geçerek işlem tesis etme yetkisi şeklinde somutlaşır. Emir, üstünlük yetki ve kudretini haiz bir merci(amir) tarafından belirli bir hareketin yapılması veya yapılmaması maksadıyla, ast(memur) durumunda bulunan kimseye yönelmiş ve açıklanmış bir irade beyanıdır. Memur amirin vermiş olduğu emri istisnai haller dışında yerine getirmek zorundadır. Tebligat ise genel olarak; mahkemeler, cumhuriyet savcılıkları ya da icra müdürlükleri ile vergi daireleri ve ilgili tüm resmi kurumlar tarafından yapılan resmi işlemlerin muhatabına iletilmesi işlemidir.

Başvuruya konu olayda Dr. ’dan talep olunan bilgi ve belgelerin onun şahsı ile ilgili olmadığı, diğer taraftan işbu evrakı tevdi etmesinin görevinin gereği olduğu hususunda bir tereddüt bulunmamaktadır. Elektronik Belge Yönetim Sistemi (EBYS) idarelerin faaliyetlerini yerine getirirken hazırladıkları ve faaliyetlerinin delili olabilecek e-Yazışma Teknik Rehberi’ne uygun belgelerin içerik, üst veri, format ve ilişkisel özelliklerini koruyan, belgelerin ait olduğu fonksiyon veya işlem için delil teşkil eden ve aidiyet zinciri içerisindeki yönetimini elektronik ortamda sağlayan sistemdir. Bu yönüyle memurlar açısından EBYS üzerinden gönderilen bir emir ve talimatın yerine getirilmesi zaruridir, ayrıca yazılı şekilde gönderilmesini gerektirecek herhangi bir düzenleme bulunmamaktadır.

11) Diğer taraftan; soruşturma sürecinde muhakkiklerce başvuranın usule aykırı şekilde ifadeye davet

edildiği iddiasının da dayanağı bulunmamaktadır. Bilindiği üzere disiplin soruşturmasında disiplin amiri soruşturmayı kendisi yapabileceği gibi bir muhakkik de görevlendirebilir. Muhakkik soruşturmayla sınırlı olmak üzere, her çeşit evrakı incelemeye, ilgili kurum ve kişilerden belgeler almaya, keşif yapmaya, tanık dinlemeye, hakkında soruşturma yapılan memurun ifadesini almaya ve disiplin soruşturma raporu düzenlemeye yetkilidir. İfade alınması işlemine ilişkin olarak mevzuatta herhangi bir süre veya ifadeye davet yöntemi belirlenmemiştir. Muhakkikçe ifade alınması zorunlu bir şart da değildir. Gerekli görülmesi halinde gerçekleştirilir. Bununla birlikte dikkat edilmesi gereken husus muhakkik ya da müfettişe verilen ifadelerin savunma yerine geçmediğidir. Savunmaya davet yazısı için mevzuatta belirli şekil şartlarına yer verilmiştir. Nitekim ilgili mevzuat kısmında yer verildiği üzere; sözleşmeli aile hekimi veya aile sağlığı çalışanına, ihtarın tebliğinden itibaren savunma yapması için yedi gün süre verilmektedir. Yapılan savunmalar uygun görülmediği takdirde veya süresi içinde savunma yapılmaması durumunda ise ihtar

puanı uygulanmaktadır. Somut olayda muhakkiklerin ifade alma iradeleri başvuran tarafından öğrenilmiş olmasına karşın davet yazısını tebellüğ etmekten imtina ettiği anlaşılmaktadır. Savunma talep yazılarının ise süresinde tebliğ edildiği görülmüştür. Bu itibarla idare tarafından tesis edilen işlemlerde hukuka aykırılık tespit edilememiştir.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

12) İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi

Yönetim İlkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde de yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; idarenin bu ilkelere uygun davrandığı görülmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

13) 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ

tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup Şanlıurfa İdare Mahkemesine yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE,

Kararın BAŞVURANA ve ŞANLIURFA İL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ’NE tebliğine

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi