ÖZET: Başvuran, kendisine verilen aylıktan kesme cezasının ve Çankırı’ya yapılan haksız atamanın iptalini talep etmektedir. Anayasa’nın 2. maddesi uyarınca hukuk devleti ilkesinin belirlilik gereği, hukuki düzenlemelerin açık, net ve uygulanabilir olması gerektiği vurgulanmaktadır. Disiplin cezalarının, kamu görevlilerinin yükümlülüklerini yerine getirmemeleri durumunda uygulanması gerektiği belirtilirken, bu cezaların verilmesinde izlenecek yöntemlerin mevzuatla belirlenmiş olması gerektiği ifade edilmektedir.

Başvuranın disiplin cezasına ilişkin yapılan soruşturmanın usulüne uygun olmadığı, disiplin amirinin aynı zamanda soruşturma yürütmesi nedeniyle tarafsızlık ilkesine aykırı bir durumun söz konusu olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca, başvuranın izinsiz olarak mesaiye gelmediği iddiasının doğru bir suç tespiti yapılmadan ceza verilmesiyle sonuçlandığı, dolayısıyla verilen disiplin cezasının hukuken geçersiz olduğu sonucuna varılmıştır. Bu nedenle, disiplin cezasının geri alınması ve konunun incelenmesi için müfettiş görevlendirilmesi tavsiye edilmiştir.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2023/6252-S.23.10235

BAŞVURU NO : 2022/17461

KARAR TARİHİ : 23/05/2023

TAVSİYE KARARI ,TCKN:

BAŞVURUYA KONU İDARE : ÇEVRE, ŞEHİRCİLİK VE İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ BAKANLIĞI

Disiplin cezasının iptali talebi hk.

BAŞVURUNUN KONUSU :

BAŞVURU TARİHİ : 28/11/2022

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Başvuran başvurusunda özetle, Kastamonu Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğünde sicil numarası ile olarak görev yapmakta iken disiplin soruşturması neticesinde verilen Aylıktan Kesme cezasına istinaden Çankırı İline naklen atamasının yapıldığını, bu nedenle aile bütünlüğünün bozulduğunu belirterek, mağduriyetinin giderilmesini ve haksız yere verilen disiplin cezası ile haksız yere yapılan atamanın iptalini ve görevini kötüye kullanan kişilerin soruşturulmasını talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Başvuruya konu iddialar hakkında bilgi-belge talebimize istinaden KASTAMONU VALİLİĞİ tarafından gönderilen cevabi yazı ve eklerinde özetle;

2.1. Başvuranın Kastamonu Üniversitesi Mühendisliği bölümünde örgün öğretim (gündüz) okumakta iken 2020-2021 yılı döneminde haftada iki gün olarak okula gitmesi yönünde idarece gerekli kolaylığın sağlandığı, 2022-2023 yılı öğretim döneminde mesai saatleri içerisinde okula gitme talebini şifai olarak yenilemesi sonucunda Müdürü tarafından işlerin aksamaması gözetilerek kendisine haftanın iki günü gidebileceğinin belirtildiği,

2.2. 27.10.2022 tarihinde yıllık izinden dönen Müdür Yardımcısı odasına çağırarak haftanın hangi iki günü okul iznini kullanmak istediğini sorması üzerine, /

başvuranın sesini yükselterek okul için ders programının haftanın beş günü olduğunu ve buna göre her gün okula gitmesi gerektiğini, hafta içi günler konusunda “siz gelene kadar böyle bir sorun yoktu, bu sorun sizden kaynaklanıyor” diyerek suçlayıcı bir şekilde ve bağırarak tartışmaya girmesi üzerine

Müdürü Müdür Yardımcısı ve Teknikeri odasına çağırdığı ve başvuranın bağırmalarının burada da devam etmesi üzerine kendisiyle daha önce yapılan görüşmede haftanın iki günü şeklinde izin verildiğini izah etmesinden sonra, haftanın beş günü okula gitmek istediğinde ısrarcı davranarak saygısız ifadelerle birlikte el kol hareketleriyle münakaşaya devam etmesi üzerine kendisine okula gitme konusunda iznin verilmeyeceğinin belirtilerek odadan çıkmasının istendiği, bu duruma ilişkin tutulan tutanağın

Müdürü tarafından İl Müdürlüğü Makamına gönderilerek 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu uyarınca gereğinin yapılmasının talep edildiği,

2.3. İl Müdürlüğü Makamınca 30.09.2022 tarih ve E- – – sayılı Olur ile başvuran hakkında yürütülecek disiplin soruşturmasında muhakkik olarak İl Müdürlüğü Personelinden araştırmacı görevlendirildiği,

2.4. Daha sonra başvuranın 04.10.2022 tarihinde saat 16:00’a kadar, 05.10.2022 tarihinde saat 13:00’a kadar izinsiz olarak mesai saatleri içerisinde görevine gelmediği tespit edilerek bu durumun aynı tarihlerde tutanak altına alındığı ve soruşturma görevlisi gönderildiği,

2.5. Disiplin soruşturmasının 21.10.2022 tarihinde sonuçlanarak 21.10.2022 tarih ve sayılı yazı ekinde Müdürüne intikal ettirildiği, yapılan disiplin soruşturmasının netice ve kanaat bölümünde “657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 125.C alt maddesinin (b) bendine göre aylıktan kesme cezası verilmesinin ve mümkünse yer değişikliği yapılmasının uygun olacağı ” görüşü üzerine birinci derece disiplin amiri olan Müdürü tarafından 25.10.2022 tarih ve sayı ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 130’uncu maddesi gereğince Teknikeri savunma istenildiği,

2.6. tarafından 01.11.2022 tarih ve sayı ile yapılan savunmanın birinci derece disiplin amiri Müdürü tarafından 03.11.2022 tarih ve sayılı yazı ile uygun görülmeyerek 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125’inci maddesinin (c) bendi gereğince 1/8 oranında aylıktan kesme cezası ile tecziye edilerek kendisine 04.11.2022 tarihinde tebliğ tebellüğ belgesi ile tebliğ edildiği,

2.7. Başvuranın 10.11.2022 tarihinde Valiliği İl Disiplin Kuruluna iletilmek üzere, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü Makamına dilekçe ile müracaat ederek disiplin cezasının kaldırılması yönünde itirazda bulunduğu ve Valiliği İl Disiplin Kurulunun sayılı kararı ile bu talebin reddedildiği,

2.8. Muhakkik tarafından hazırlanan disiplin soruşturması raporunun son bölümü olan “netice ve kanaât” kısmında başvuran için “mümkünse yer değişikliği yapılmasının uygun olacağı” görüşüne istinaden İl

Müdürlüğünün 07.11.2022 tarih ve sayılı yazısı ile konunun Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği

Bakanlığı’na (Personel Genel Müdürlüğü) aktarıldığı ve personel hakkında yer değişikliği işlemine ilişkin hususun Bakanlığın takdirine sunulduğu, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın 14.11.2022 tarih ve sayılı yazısı ve eki 14.11.2022 tarihli ve sayılı personel hareketleri onayı ile başvuranın Çankırı Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğüne atamasının yapıldığı,

açıklamalarına yer verilmiş olup, söz konusu başvuruya ilişkin soruşturma raporu ek olarak Kurumumuza gönderilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasasının “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde, “…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği

Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikayetleri inceler…” hükmü amirdir.

4. 14/6/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı

5 inci maddesinin birinci fıkrasında, “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü

eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” hükmüne yer verilmiştir.

5. 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 5.1. “Disiplin cezalarının çeşitleri ile ceza uygulanacak fiil ve haller” başlıklı 125 inci maddesinde, “Devlet memurlarına verilecek disiplin cezaları ile her bir disiplin cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır:…

C – Aylıktan kesme: Memurun, brüt aylığından 1/30 – 1/8 arasında kesinti yapılmasıdır.

Aylıktan kesme cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır:…

b) Özürsüz olarak bir veya iki gün göreve gelmemek, …”

5.2. “Disiplin cezası vermeye yetkili amir ve kurullar” başlıklı 126 ncı maddesinin birinci fıkrasında, “ Uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezaları disiplin amirleri tarafından; kademe ilerlemesinin durdurulması cezası, memurun bağlı olduğu kurumdaki disiplin kurulunun kararı alındıktan sonra, atamaya yetkili amirler il disiplin kurullarının kararlarına dayanan hallerde Valiler tarafından verilir.”,

5.3. “İtiraz” başlıklı 135 inci maddesinde, “Disiplin amirleri tarafından verilen uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezalarına karşı disiplin kuruluna, kademe ilerlemesinin durdurulması cezasına karşı yüksek disiplin kuruluna itiraz edilebilir.

İtirazda süre, kararın ilgiliye tebliği tarihinden itibaren yedi gündür. Süresi içinde itiraz edilmeyen disiplin cezaları kesinleşir.

İtiraz mercileri, itiraz dilekçesi ile karar ve eklerinin kendilerine intikalinden itibaren otuz gün içinde kararlarını vermek zorundadır.

İtirazın kabulü hâlinde, disiplin amirleri kararı gözden geçirerek verilen cezayı hafifletebilir veya tamamen kaldırabilirler.”,

hükümlerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

6. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın talebine ilişkin tavsiye karar önerisi, Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 7. Başvuran özetle, tarafına verilen aylıktan kesme cezası ile haksız yere başka bir İl’e yapılan atamasının iptalini ve görevini kötüye kullanan kişilerin soruşturulmasını talep etmektedir.

8. Bilindiği üzere, Anayasanın 2 inci maddesinde Devletin temel nitelikleri arasında hukuk devleti ilkesine yer verilmiş olup, hukuk devletinin temel ilkelerinden biri “belirlilik”tir. Bu ilkeye göre, hukuki düzenlemelerin hem kişiler hem de idare yönünden herhangi bir duraksamaya ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır, uygulanabilir ve nesnel olması, ayrıca kamu otoritelerinin keyfi uygulamalarına karşı koruyucu önlem içermesi de gereklidir.

9. Belirlilik ilkesi, hukuksal güvenlikle bağlantılı olup birey, yasadan, belirli bir kesinlik içinde, hangi somut eylem ve olguya hangi hukuksal yaptırımın veya sonucun bağlandığını, bunların idareye hangi müdahale yetkisini doğurduğunu bilmelidir. Ancak bu durumda kendisine düşen yükümlülükleri öngörebilir ve davranışlarını ayarlar. Hukuk güvenliği, normların öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de yasal düzenlemelerde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılar (AYM, 17/04/2008 tarihli, E.2005/5, K.2008/93 sayılı kararı).

10. Disiplin cezaları, kamu hizmetinin gereği gibi yürütülebilmesi bakımından kamu görevlilerinin mevzuat uyarınca yerine getirmek zorunda oldukları ödev ve sorumlulukları ifa etmemeleri veya mevzuatta yasaklanan fiillerde bulunmaları durumunda uygulanan yaptırımlar olup, memurların özlük hakları üzerinde doğrudan ve önemli sonuçlar doğurmaları sebebiyle subjektif ve bireysel etkileri bulunduğu gibi kamu görevinin gereği gibi sürdürülmesi ve kamu düzeninin sağlanması bakımından objektif ve kamusal öneme de sahiptirler.

11. Bu bakımdan, disiplin soruşturmalarının yapılmasında izlenecek yöntem, ceza verilecek fiiller ve ceza vermeye yetkili makam ve kurallar pozitif olarak mevzuatla belirlenmekte, doktrin ve yargısal içtihatlarla da konu ile ilgili disiplin hukuku ilkeleri oluşturulmaktadır. Bu noktada, kamu görevlilerine uygulanacak disiplin hükümleri konusunda genel kanun 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’dur. Devlet memurlarına verilecek disiplin cezaları ile her bir disiplin cezasını gerektiren fiil ve hallerin yani disiplin suçlarının neler olduğu 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125. maddesinde belirtilmektedir.

12. Bu maddede yer alan ve disiplin suçu teşkil eden fiillerle ilgili olarak soruşturma yapılması zorunlu olduğu gibi soruşturmanın belirli usuller çerçevesinde yapılması ve disiplin cezası verilmesinin belirli usuller çerçevesinde olması da isnada maruz kalanların hukuki güvencesidir.

13. Bu kapsamında, soruşturma emri verilmesi, yetkili şahıslar tarafından bağımsız ve üst veya denk görevde olan bir soruşturmacı atanması, olayla ilgili tanık ve soruşturulanın ifadelerinin alınması, ifade alınmadan kişiye haklarının ve soruşturma konusunun bildirilmesi, isnat olunan fiille ilgili lehe ve aleyhe başkaca delillerin araştırılması, soruşturma sonucunda bir rapor hazırlanması ve bu raporda; olayın değerlendirilmesi soruşturmacının kanaat ve teklifini belirtmesi ve raporun ilgili makama sunulması, soruşturmayı yapan kişi ile soruşturmada elde edilen delilleri değerlendirecek kişi veya kurulların ayrı olması, yasal süre içerisinde isnat olunan fiiller bildirilerek kişinin savunmasının alınması gerekliliği disiplin hukukunun temel ilkelerinden olduğu gibi hukuki güvenlik ilkesinin de gereğidir.

14. Başvuruya konu disiplin cezasına ilişkin sunulan bilgi ve belgeler incelendiğinde,

14.1. Başvuranın, Müdür Yardımcısı ve Müdürü ile haftada iki gün idari izin verilebileceğinin değerlendirilerek tarafına iletilmesi üzerine haftanın her günü okula gitmek istemesiyle ilgili, Müdür Yardımcısı ve Müdürüne karşı saygı sınırlarını aşar şekilde yüksek ses tonu ile el, kol hareketleri ile hesap sorar ve emir verir tarzda münakaşaya edildiği iddiasıyla Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü Makamının 30.09.2022 tarih ve sayılı Olur yazısı ile muhakkik görevlendirilerek başvuran hakkında disiplin soruşturmasının açıldığı,

14.2. Raporda; Müdürlüğünce ilk tutanakta belirtilen ve Olur’un konusunda yer alan hususların incelenmesi ve tanıkların dinlenmesi sonucunda suçlamaların afaki olduğu ve bu konu ile ilgili herhangi bir işlem yapılmasına gerek olmadığı, başvuran hakkında 07.10.2022 tarihinde tutulan ve yapılan soruşturmaya ilavesi istenen ikinci tutanakta yer alan başvurana izin verilmediği halde, 04.10.2022 tarihinde saat 16:00′ a ve 05.10.2022 tarihinde ise 13.00’a kadar izinsiz olarak mesaiye gelmediği ve imza defterindeki kendine ait bölümü imha ederek yeni çizelgeyi imzaladığı yönündeki iddiaların değerlendirilmesi sonucunda ise ilgilinin izinsiz yaklaşık 1,5 gün mesaiye gelmediği ancak belge imha hususunun net olmadığı tespit edilerek 657 sayılı Kanunun 125/C Maddesinin b bendine göre aylıktan kesme cezasının verilmesinin ve mümkünse yer değişikliği yapılmasının uygun olacağına dair muhakkik görüşünün yer aldığı,

14.3. Muhakkik tarafından, “657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 125. Maddesinin C bendinde yazan

“Özürsüz olarak bir veya iki gün göreve gelmemek,” fiil ya da hali kapsamında değerlendirilmesinin ve mümkünse yer değişikliği yapılmasının uygun olacağı” kanaati çerçevesinde soruşturma dosyasının hazırlandığı ve cezanın 03.11.2022 tarih ve sayılı yazı ile Müdürü tarafından kabulüne karar verildiği ve başvuranın 1/8 oranında aylıktan kesme cezası ile tecziye edildiği,

14.4. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğünün 07.11.2022 tarih ve sayılı yazısı ile başvuran hakkında yer değişikliğinin talep edildiği, Bakanlığın 14.11.2022 tarih ve sayılı onay ile

başvuranın Çankırı Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğüne atamasının yapıldığı ve kişinin

21.11.2022 tarihinde ilişiğinin kesildiği,

14.5. Başvuran tarafından cezaya yapılan itirazın İl Milli Eğitim Disiplin Kurulunun 22/11/2022 tarih ve

/ sayılı kararı ile reddedildiği,

anlaşılmaktadır.

15. Anılan disiplin cezasının usul ve esas yönünden incelenmesinde; 15.1. Müdürü Müdür Yardımcısı ve başvuran arasında yaşanan münakaşaya ilişkin tutulan tutanağa dair düzenlenmiş olan 30.09.2022 tarih ve sayılı Olur yazısına istinaden atanan muhakkik tarafından hazırlanan soruşturma raporunda dinlenen tanık ifadelerine dayanarak bu konu ile ilgili herhangi bir işlem yapılmasına gerek olmadığı ancak başvurana, soruşturma devam ederken dosyaya eklenen başka bir konu ile ilgili olarak aylıktan kesme cezasının verilmesinin ve mümkünse yer değişikliği yapılmasının uygun olacağının değerlendirildiği ve kişiye bu değerlendirme doğrultusunda ceza verildiği görülmektedir.

15.2. İl Müdürlüğü makamınca verilen Olur üzerine muhakkik tayin edilerek başlatılan inceleme ve soruşturmadaki Olur kapsamına bakıldığında, başvuran ile yaşanan münakaşa hakkındaki iddialarının incelenmesinin talimatlandırıldığı ancak Muhakkik tarafından yürütülen inceleme sonucu düzenlenen

Soruşturma Raporuna bakıldığında ise; başvurana dair sübuta ermiş olan ve ceza teklif edilen konunun muhakkikin atanma sebebi olan Olurda yer almadığı daha sonra sadece ek bir tutanak ile soruşturmaya dâhil edildiği dolayısıyla ceza verilen olayı araştırmaya yönelik yetkili makamlarca verilmiş bir disiplin soruşturma onayı bulunmadığı anlaşılmaktadır.

15.3. Başvurana isnat edilen ve tutanak tutularak disiplin soruşturmasına konu olan eyleme ilişkin taraflardan biri olan Müdürü aynı zamanda başvuran disiplin amiri sıfatıyla disiplin cezası verilmesi işlemini de tesis eden kişidir. Ancak Danıştay kararlarında da yer aldığı üzere disiplin cezalarının tarafsızlığı ve de objektifliği açısından bu durum hukuka uygun görülmemektedir.

(Danıştay 12. Daire 2012/5247 Esas, 2015/7042 Kararında; “Buna göre, davacıya isnad edilen olayın tanığı olarak gösterilen ve ifadesi alınan İlçe Milli Eğitim Müdürü tarafından aynı eylem nedeniyle davacıya ceza verilmiş olması hususu birlikte ele alınıp değerlendirildiğinde, bir olayın tanığı olan kişlinin, aynı olay nedeniyle disiplin amiri sıfatıyla ceza vermesinde, disiplin cezalarının tarafsızlık ve objektiflik kriterine uygun olarak verilmesi ilkesine aykırılık görüldüğünden bu haliyle dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.”)

15.4. Dolayısıyla verilen disiplin cezalarının sağlıklı ve objektif olması, disiplin amirlerinin olayı tarafsız değerlendirmesiyle mümkün olduğundan, hakkında soruşturma yürütülen kişiyle arasında husumet bulunan, hakkında soruşturma yapılan kamu görevlisinin disiplin suçu sayılan eyleminden zarar gören veya yarar sağlayan veya soruşturulanın veya olayın mağduru durumda bulunan, soruşturmada taraf pozisyonunda olan ve soruşturmayı yürüten kişilerin, disiplin amiri sıfatıyla ya da disiplin kurulu üyesi olarak tesis edilecek disiplin cezası işlemine katılamayacakları kabul edilmektedir.

15.5. Muhakkik tarafından soruşturma raporunda; yapılan soruşturmaya ilavesi istenen ikinci tutanakta yer alan başvurana izin verilmediği halde, 04.10.2022 tarihinde saat 16:00’a ve 05.10.2022 tarihinde ise 13.00’a kadar izinsiz olarak mesaiye gelmediği yönündeki iddiaların değerlendirilmesi sonucunda ilgilinin izinsiz yaklaşık 1,5 gün mesaiye gelmediğinden bahisle 657 sayılı Kanunun 125/C Maddesinin b bendine göre aylıktan kesme cezasının verilmesinin ve mümkünse yer değişikliği yapılmasının uygun olacağına görüş verilmiş ve Müdürü tarafından başvuranın savunması yeterli görülmeyerek başvurana 1/8 oranında aylıktan kesme cezası verilerek, Bakanlığa yazı yazıldığı ve daha İl

Milli Eğitim Disiplin Kurulunun kararı tebliğ edilmeden başvuranın 21.11.2022 tarihinde ilişiğinin kesildiği görülmektedir.

15.6. Öncelikle, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 125. maddesinin C fıkrasında düzenlenen aylıktan kesme cezasının verilebilmesi için, memurun özürsüz olarak bir veya iki gün göreve gelmeme fiilini işlediğinin sübuta ermesi gerekmektedir. Ancak somut olayda yapılan soruşturma sonucuna göre başvuranın 04.10.2022 tarihinde saat 16:00′ da ve 05.10.2022 tarihinde ise 13.00’da işe giriş yaptığının bilindiği (17.30’da mesainin bittiği) dolayısıyla başvuranın işe gelmeme değil işe geç gelme eylemini gerçekleştirdiği bu nedenle başvuranın eylemine ve işlediği iddia edilen fiile bakıldığında doğru suç tespitinin yapılmamış olduğu görülmektedir.

15.7. Ayrıca her ne kadar, İdarenin, memurların naklen atanması konusunda mevzuat ile kendisine tanınmış olan takdir yetkisi olsa da, idarenin bu takdir yetkisine sahip olması, keyfi olarak hareket edebileceği anlamına gelmemekte, idarenin bu yetkisini kamu yararı ve hizmet gerekleri kriterlerini dikkate almak suretiyle kullanması gerekmektedir. Bu kapsamda, dosyada mevcut soruşturma raporu ve eki belgeler incelendiğinde, başvuran ile ilgili olarak teklif edilen kişinin yerinin değiştirilmesi önerisinin gerekçelendirilmediği, Bakanlığa acele ile yazı yazılarak, durumun bildirildiği ve Bakanlık tarafından yapılan atama ile kişinin 21.11.2022 tarihinde bir başka İl’e atamasının yapıldığı bu durumun aile bütünlüğünü bozduğu ve bir annenin çocukları ve eşinden ayrılması durumunu ortaya çıkardığı gibi başvuran açısından sübuta erdiği belirtilen işe gelmeme fiilinin yıl ortasında kişinin aile bütünlüğünü bozarak başka bir İl’e tayinini gerektirecek nitelikte ve ağırlıkta olmadığı da açıktır.

16. Danıştay İdari Dava Daireleri’nin 07/12/2006 tarihli ve E: 2003/172, K: 2006/2053 sayılı kararında

“…Bir idari yaptırım olan disiplin cezasının verilebilmesi için cezanın dayanağı olan fiilin hiç bir şüpheye yer vermeyecek şekilde saptanması gerekmektedir. Bu belirlemeyi yapabilmek için tarafsız ve usulüne uygun olarak yapılacak olan bir soruşturma sonucunda düzenlenen disiplin soruşturma raporu bulunmalıdır.” Yukarıda açıklanan hususlar özetlendiğinde, ortada usulüne uygun bir disiplin soruşturması bulunmadığı gibi soruşturma sonucu hazırlanan raporda da doğru suç tespiti yapılmayarak başvurana hem ceza verilmesi hem de başka bir İl’e tayin edilerek aile bütünlüğünün bozulması işlemlerinin hukuken yerinde olmadığı tespit edildiğinden başvuruya konu disiplin cezasının geri alınması ve Bakanlık tarafından görevlendirilecek bir müfettiş tarafından bu konunun incelenmesi yönünde idareye tavsiyede bulunmak gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

17. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmede, şikâyet başvurusu kapsamında, idarenin, başvurana ilişkin işlemlerle ilgili bilgi ve belgeleri süresi içerisinde ve gerekçeli olarak kurumumuza gönderdiği, bu anlamda “kararların gerekçeli olması”, “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ve “makul sürede karar verme” ilkelerine uygun hareket ettiği görülmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

18. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa)

dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Kastamonu İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN KABULÜ İLE

Başvuran hakkında uygulanan aylıktan kesme cezasının geri alınması, atamasının iptali ve Bakanlık tarafından görevlendirilecek bir müfettişçe bu konunun incelenmesi yönünde ÇEVRE, ŞEHİRCİLİK VE

İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ BAKANLIĞINA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

6328 sayılı Kanun’un 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, İdare tarafından bu karar üzerine tesis

edilecek işlemin otuz gün içinde başvurana ve Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,

Bu kararın BAŞVURANA ve ÇEVRE, ŞEHİRCİLİK VE İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ BAKANLIĞINA tebliğine

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi