ÖZET: Bu karar, Süleyman Demirel Üniversitesi’nde profesör olarak görev yaparken 672 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarılan bir başvuranın, 375 sayılı KHK’nın 1. maddesinin (D) bendi kapsamındaki tazminat talebinin yasal faiziyle birlikte ödenip ödenmeyeceği üzerine odaklanmaktadır. Başvuran, emeklilik için gerekli prim gün sayısını tamamlayarak emekliye ayrılmış ve tazminatın ödenmesini talep etmiştir. İdare, başvuranın ihraç sonrası emekli olması nedeniyle tazminatın ödenemeyeceğini savunmuştur.

Ancak, Danıştay, 375 sayılı KHK’nın (D) bendinde düzenlenen tazminatın ödenmesi için kamu görevlisi olma şartının bulunmadığını ve başvuranın emekli olduğu tarihte bu tazminata hak kazandığını belirtmiştir. Bu nedenle, başvuranın talebinin reddedilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu sonucuna varılmıştır. Karar, başvuranın tazminatının yasal faiziyle birlikte ödenmesi yönünde tavsiyede bulunulmasıyla sonuçlanmıştır.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2023/5509-S.23.9092

BAŞVURU NO : 2022/18110

KARAR TARİHİ : 02/05/2023

TAVSİYE KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜ

BAŞVURUNUN KONUSU : 375 sayılı KHK’nın 1 inci maddesinin (D) bendinde düzenlenen tazminatın yasal faiziyle ödenmesi taleplidir.

BAŞVURU TARİHİ : 07/12/2022

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1) Başvuran özetle; Süleyman Demirel Üniversitesinde profesör olarak görev yapmaktayken 672 sayılı

KHK ile 01/09/2016 tarihinde kamu görevinden çıkarıldığını, emekli olabilmek için eksik olan prim gün sayısını 4/a ve 4-b kapsamında sigortalı olarak tamamladığını, 01/04/2022 tarihli dilekçesiyle açıktayken birleştirilmiş hizmet süreleri toplamı üzerinden Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığına bildirdiği emeklilik talebinin kabul edilmesiyle Emekli Sandığına tabi görevlerden emekliye ayrıldığını, mülga 2829 sayılı

Kanunun 8 inci maddesi uyarınca birleştirilen hizmet süreleri toplamı üzerinden emekli aylığı bağlandığını ve emekli olmasına rağmen tarafına ödenmeyen emeklilik tazminatının (yolluğunun) ödenmesine dair talebinin zımnen reddine ilişkin Süleyman Demirel Üniversitesi Rektörlüğünün işlemine itirazen başvurduğunu belirterek, emeklilik tazminatının talep etmiş olduğu 29/09/2022 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte ödenmesini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2) Kamu Denetçiliği Kurumunun 27/12/2022 tarihli ve – sayılı yazısına istinaden

Süleyman Demirel Üniversitesi Strateji Geliştirme Daire Başkanlığı tarafından gönderilen 13/02/2023 tarihli ve – – sayılı yazıda özetle; başvuranın Üniversite bünyesinde profesör olarak görev yapmaktayken 672 sayılı KHK ile 01/09/2016 tarihinde kamu görevinden çıkarıldığını, emekli olabilmek için eksik olan prim gün sayısını (300 gün) 4/a ve 4/b kapsamında sigortalı olarak tamamlayarak 01/04/2022 tarihli dilekçesiyle açıktayken birleştirilmiş hizmet süreleri toplamı üzerinden Emekli Sandığına tabi görevlerden emekliye ayrılmış olduğunu, 375 sayılı Kanun Hükmünde

Kararnamenin 1 inci maddesinin A bendi düzenlemesinden söz konusu tazminatın, çalışırken emekliliğini isteyen veya emekliye sevk edilen personele ödenebileceğinin anlaşıldığını, başvuran Üniversiteden ihraç

edildikten sonra Emekli Sandığına borçlanma yolu ile hizmet süresini doldurduğundan ilgili tazminatın ödenemeyeceğinin mütalaa edildiği belirtilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3) 2709 sayılı T.C. Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı”

başlıklı 74 üncü maddesinde “…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler…”,

4) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı 5 inci maddesinin

birinci fıkrasında “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,

5) 30/06/1989 sayılı ve 20211 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 375 sayılı Kanun Hükmünde

Kararnamenin 1 inci maddesinde “A) Aylıklarını 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, 926 sayılı Türk Silahlı

Kuvvetleri Personel Kanunu, 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu, 3466 sayılı Uzman Jandarma Kanunu, 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanunu ve 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanununa göre almakta olan personele 1000 gösterge rakamı üzerinden memuriyet taban aylığı ödenir…

D) (A) bendi kapsamına giren personel ile 22/01/1990 tarihli ve 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye ekli (II) sayılı cetvelde yer alan personel ve kamu kurumlarında işçi olarak istihdam edilenlerden; emekliliğini isteyen veya emekliye sevk olunanlara, haklarında toptan ödeme hükümleri uygulananlara, emekli iken yeniden hizmete alındıktan sonra cezaen olmamak üzere görevlerine son verilenlere, kendi kusurları olmaksızın sözleşmesi feshedilen veya hizmet sürelerinin bitiminde ayrılan sözleşmeli subay, sözleşmeli astsubay, uzman erbaş ve sözleşmeli erbaş ve erler ile terhis olan yedek subaylara, yedek astsubaylara ve bunlardan görevde iken ölenlerin kanuni mirasçılarına damga vergisi hariç herhangi bir vergiye tâbi tutulmaksızın (12.105) gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak tutarında tazminat ödenir.”

6) 10/07/2018 ve 30474 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 1 Numaralı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı

Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin “Kamu Mali Yönetim ve Dönüşüm Genel Müdürlüğü” başlıklı 220/A maddesinde “(1) Kamu Mali Yönetim ve Dönüşüm Genel Müdürlüğünün görev ve yetkileri şunlardır:…

g) Bakanlığın görev alanına giren hususlarda mevzuatta yer alan mali hükümlerin uygulanmasını yönlendirmek, bu konuda ortaya çıkabilecek her türlü meseleyi çözmek ve tereddütleri gidermek,” düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ

7) Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde hazırlanan Tavsiye Karar Önerisi

Kamu Başdenetçisine sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme

8) Süleyman Demirel Üniversitesinde profesör olarak görev yapmaktayken 672 sayılı KHK ile 01/09/2016

tarihinde kamu görevinden çıkarılan, emeklilik için eksik olan prim gün sayısını tamamlayarak 01/04/2022 tarihli dilekçesiyle açıktayken birleştirilmiş hizmet süreleri toplamı üzerinden Emekli Sandığına tabi

görevlerden emekliye ayrılmış olan başvuran tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 1 inci maddesinin (D) bendi kapsamındaki tazminatın idareden talep ettiği 29/09/2022 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte ödenmesi talep edilmektedir.

9) Başvuruya konu uyuşmazlıkta OHAL kapsamında çıkartılan 672 sayılı KHK ile kamu görevine son verilen

başvurana 375 sayılı KHK nın 1 inci maddesinin (D) bendinde belirtilen tazminatın ödenip ödenmeyeceği hususunun aydınlatılması gerekmektedir.

10) 6245 sayılı Harcırah Kanununun 10 uncu maddesinin 2 nci fıkrasında, emekliliğini isteyen veya emekliye

sevk olunan yahut haklarında toptan ödeme hükümleri uygulanan memur ve hizmetlilere, Türkiye dahilinde ikamet edecekleri yere kadar ve yalnız bir defaya mahsus olmak üzere yol masrafı, yevmiye, aile masrafı ve yer değiştirme masrafı olarak harcırah verileceğine ilişkin hüküm, ilgilinin gerçek ikametgah yerinin tespiti ve belgelendirilmesi, gerçeğe aykırı beyan, başvuru süresi ve benzeri ihtilaflar nedeniyle 12/08/2003 tarihinde

Resmi Gazete’de yayımlanan 4969 sayılı Kanunun 1 inci maddesinin (c) bendi ile yürürlükten kaldırılmıştır.

11) 4969 sayılı Kanunun 2 nci maddesi ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 1 inci maddesine eklenen

(D) bendi ile yapılan yeni düzenlemede; aylıklarını (A) bendinde sayılan kanunlara göre alan personel ile 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye ekli (II) sayılı cetvelde yer alan personel ve kamu kurumlarında işçi olarak istihdam edilenlerden; emekliliğini isteyen veya emekliye sevk olunanlara, haklarında toptan ödeme hükümleri uygulananlara, emekli iken yeniden hizmete alındıktan sonra cezaen olmamak üzere görevlerine son verilenlere ve terhis olan yedek subaylara ve bunlardan görevdeyken ölenlerin kanuni mirasçılarına damga vergisi hariç herhangi bir vergiye tabi tutulmaksızın beşyüz milyon lira tutarında tazminat ödeneceği hükme bağlanmıştır. Akabinde, 13/2/2011 tarihli ve 6111 sayılı Kanun’un 118 inci maddesi ile bu bentte yer alan

“beşyüz milyon lira” ibaresi “(12.105) gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak” şeklinde değiştirilerek, maktu olarak belirlenen tutar yerine 657 sayılı Kanun’un 154 üncü maddesi uyarınca belirlenen aylık katsayıya endeksli bir tazminat miktarı belirlenmiştir.

12) Süleyman Demirel Üniversitesi Strateji Geliştirme Başkanlığının 25/12/2022 tarihli, E-75062684-

045.03-398370 sayılı ve ‘Emekli Yolluğu Hakkında Görüş’ konulu yazısında yer verilen; 375 sayılı Kanun

Hükmünde Kararnamenin 1 inci maddesinin A bendi kapsamında çalışırken emekliliğini isteyen veya emekliye sevk edilen personele emekli yolluğunun ödenmekte olduğu, Üniversiteden ihraç edildikten sonra Emekli

Sandığına borçlanma yolu ile hizmet süresini doldurduğu için ’ye emekli yolluğuna ilişkin ödeme yapılamayacağının mütalaa edildiğine dair görüş çerçevesinde idare tarafından başvuruya konu tazminatın ödenmediği anlaşılmaktadır.

13) Benzer taleple Kamu Denetçiliği Kurumuna yapılan 2021/3215 numaralı şikayet başvurusu

kapsamında, 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 220/A maddesi uyarınca Bakanlığın görev alanına giren hususlarda mevzuatta yer alan mali hükümlerin uygulanmasını yönlendirmek ve bu konuda ortaya çıkabilecek her türlü meseleyi çözmek ve tereddütleri giderme görevi bulunan Hazine ve Maliye Bakanlığı

Kamu Mali Yönetim ve Dönüşüm Genel Müdürlüğünden alınan 29/06/2021 tarihli ve 395271 sayılı görüş yazısında; 375 sayılı KHK’nın 1 inci maddesinin (D) bendi kapsamındaki tazminatın ödenmesi konusunda kamu görevlisi olma şartına yer verilmediği vurgulanmıştır.

14) Ayrıca Milli Eğitim Bakanlığının 07/02/2017 tarihli ve E.1551377 sayılı yazısıyla OHAL kapsamında

çıkarılan KHK’lara istinaden kamu görevinden ihraç edilen ve ihraç edildikten sonra sonraki zamanda emekli olabilmeleri için gereken şartları taşıyarak emekliye ayrılanlara 375 sayılı KHK’nın 1 inci maddesinin (D) bendi kapsamındaki tazminatın ödenip ödenmeyeceği konusundaki görüş talebine cevaben mülga Maliye Bakanlığı

Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğünün 14/2/2017 tarihli, 1566 sayılı ve ‘375 sayılı KHK’nın 1/D Maddesinin Uygulanması’ konulu görüş yazısında; “…emeklilik hakkı tanınan bir görevde

bulunanlardan, kadın İştirakçilerden 20, erkek iştirakçilerden 25 fiili hizmet yılını doldurup anılan geçici 205 inci maddede belirtilen yaş hadlerini doldurmadan çalıştıkları kurum ve kuruluşlardan ayrılanlara, daha sonra yaş hadlerini doldurarak emekli aylığına hak kazanmaları halinde, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin

1 inci maddesinin (D) bendinde düzenlenen tazminatın ödenmesinin mümkün olduğu mütalaa edilmektedir. Bu

itibarla, emekli olabilmesine ilişkin gerekli hizmet süresini ve yaş haddini tamamlayan söz konusu personele kendilerine emekli aylığının bağlandığı tarihte yürürlükte bulunan gösterge ve katsayı üzerinden 375 sayılı

Kanun Hükmünde Kararnamenin 1 inci maddesinin (D) bendinde düzenlenen tazminatın ödenmesi gerektiği değerlendirilmektedir…” şeklinde görüş verilmiş olup; Kamu Denetçiliği Kurumunun bahsi geçen görüşte herhangi bir değişiklik olup olmadığı yönündeki sorusu üzerine Kamu Mali Yönetim ve Dönüşüm Genel

Müdürlüğünce söz konusu görüşte bir değişiklik olmadığı ifade edilmiştir.

15) Anayasa Mahkemesinin 07/02/2019 tarihli ve 2015/4812 numaralı bireysel başvuru kararının 25 inci

paragrafı “Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) istikrarlı olarak, kamu makamlarınca yapılacak geri ödemelerin gecikmesini faiz ödemeleriyle ilişkilendirmektedir. Mahkemenin çeşitli kararlarında makul olmayan bir gecikme gibi nedenlerle tazminatın değer kaybettiği durumlarda bu tazminatın yeterliliğinin azalacağı belirtilmiştir (Angelov/Bulgaristan, B. No: 44076/98, 22/4/2004, § 39; Almeida Garrett, Mascarenhas Falcão ve diğerleri, B. No: 29813/96-30229/96, § 54). Nitekim böyle başvurularda AİHM, esas itibarıyla kamu makamlarının geçen süre nedeniyle ödenmesi gereken tutardaki değer kayıplarını telafi etmek için gecikme faizi ödeyip ödemediğini dikkate almaktadır. Kısacası AİHM, mülkiyet hakkı kapsamında faiz ödemesini, esasen devletin borçlu olduğu tutar ile alacaklı tarafından nihai olarak alınan tutar arasındaki enflasyon nedeniyle oluşan değer kayıplarını giderme yükümlülüğüyle ilişkilendirmektedir (Akkuş/Türkiye, B. No: 19263/92, 9/7/1997, § 29).” şeklinde olup anılan Kararın 40 ıncı paragrafında ise “Diğer taraftan Danıştayın aynı konuya ilişkin bazı kararlarında da konusu para olan borçlarda, alacaklının bu paradan mahrum kaldığı süre içinde uğrayacağı kayıpların, başka bir anlatımla bu paranın kullanılamamasından dolayı yoksun kalınan kazancın karşılığı olarak faiz ödenmesi gerektiği belirtilmiştir. Danıştay bu kararlarında, sonuç olarak açığa alınan bir kamu görevlisinden yapılan maaş kesintilerinin faiziyle birlikte iade edilmesi gerektiğini belirtmiştir.” açıklamasına yer verilip “Sonuç olarak başvurucunun maaşından kesintilerin yapıldığı tarihlerden ödemenin yapıldığı tarihe kadar geçen süredeki enflasyon oranları dikkate alındığında mülkiyet hakkı kapsamında değerlendirilen söz konusu alacakların enflasyon oranları karşısında önemli ölçüde değer kaybına uğratılarak ödendiği anlaşılmaktadır. Buna karşın başvurucuya herhangi bir faiz ödemesi ise yapılmamış, faiz ödenmesi yönündeki başvurucunun talebi de idari ve yargısal makamlarca reddedilmiştir. Söz konusu değer kaybının oranı gözetildiğinde müdahaleyle başvurucuya şahsi olarak aşırı ve olağan dışı bir külfet yüklendiği, bu sebeple söz konusu müdahalenin kamunun yararı ile başvurucunun mülkiyet hakkının korunması arasında kurulması gereken adil dengeyi başvurucu aleyhine bozduğu kanaatine varılmıştır.” denilmek suretiyle kişilere ödenmesi gereken mali hakların ödenmemesinden doğan zararın mülkiyet hakkının ihlali niteliği taşıdığından bahisle faizin ödenmesi gerektiğine hükmedilmiştir.

16) Benzer şekilde konuya ilişkin Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 19/03/2014 tarihli ve

E.2011/358, K.2014/906 sayılı kararı ile onadığı Gaziantep 1. İdare Mahkemesinin 28/09/2010 tarihli, E.2010/1211 ve K.2010/844 sayılı ısrar kararında “…faizin, konusu para olan borçlarda, alacaklının bu paradan mahrum kaldığı sürelerinde uğrayacağı kayıpların, başka bir anlatımla bu paranın kullanılamamasından dolayı yoksun kalınan kazancın karşılığı olduğu; esasen bu kaybın veya yoksun kalınan kazancın idareden istenebilmesi için idarenin doğrudan veya dolaylı bir kusurunun bulunmasının kural olarak gerekmediği; ekonomilerde bir değişim vasıtası olan paranın, çeşitli ticari, sınai, zirai vb. faaliyetlerde kullanılmakla, sahibine kazanç, kira, nema vs. adları altında kimi ekonomik yararlar sağlayan bir değer olduğu; paranın, sahibi dışındaki kişi ve kuruluşlarca kullanılmaksızın, sahibinin bu ekonomik değerinden mahrum bırakılması sonucunu doğurmasının yanında, yüksek enflasyon etkisinde olan ekonomilerde, paranın değerini, yani alım gücünün enflasyon oranı ölçüsünde yitirmesine neden olduğu; hukuk devletlerinde, açıklanan nitelikteki bir zararın faiz ya da başka bir ad altında ödenecek tazminatla karşılanabilmesi için açık yasa hükmü aranmasının düşünülemeyeceği; aksine anlayışın, Devletin ve ona bağlı idarenin eylem ve işlemlerinden doğan her türlü

zararın tazmini için de, açık yasa hükmü aranması sonucuna götüreceği ki, böyle bir anlayışın, Anayasa’nın 125.

maddesinin son fıkrasında yer alan, “idare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür” amir hükmü ile bağdaşmayacağı…” gerekçesine yer verildiği görülmektedir.

17) Bu kapsamda; 375 sayılı KHK’nın 1 inci maddesinin (D) bendinde düzenlenen tazminatın, belirli statüde

görevlendirilen çalışanların sosyal ve parasal haklarının geliştirilmesi amacıyla getirilen parasal bir hak olduğu, anılan düzenlemede söz konusu tazminatın ödenmesi konusunda kamu görevlisi olma şartına yer verilmediği, Hazine ve Maliye Bakanlığının görüş yazısı da gözetilerek ilgilinin emekliye ayrıldığı tarihte kamu görevlisi olması şartının aranmadığı, bu bakımdan emeklilik tazminatı ödemesinin emekliliğe bağlı bir hak olarak değerlendirilmesi gerektiği, dolayısıyla 375 sayılı KHK’nın 1 inci maddesinin (D) bendinde düzenlenen tazminatın ödenmesi için mevzuatta ilgilinin emekliye ayrıldığı tarihte kamu görevlisi olması şartı bulunmadığından ve başvuran bahsi geçen maddenin (A) bendinde sayılanlar kapsamına girdiğinden başvuruya konu tazminat talebinin reddedilmesi işleminde hukuka ve hakkaniyete uyarlık olmadığı değerlendirilmiştir.

18) Diğer taraftan yukarıda yer verilen yargı içtihatlarında da belirtildiği üzere, faizin; konusu para olan

borçlarda, alacaklının bu paradan mahrum kaldığı sürelerde uğrayacağı kayıpların, başka bir anlatımla bu paranın kullanılamamasından dolayı yoksun kalınan kazancın karşılığı olduğu, bu kaybın veya yoksun kalınan kazancın idareden istenebilmesi için idarenin doğrudan veya dolaylı bir kusurunun bulunmasının kural olarak gerekmediği ve söz konusu kaybın veya yoksun kalınan kazancın faiz ya da başka bir ad altında ödenecek tazminatla karşılanabilmesi için açık yasa hükmü aranmasının gerekmediği, söz konusu kaybın veya yoksun kalınan kazancın idarece tazmin edilmesinin Anayasanın 125 inci maddesi ve hukuk devleti ilkesi gereği olduğu açıktır.

19) Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; Süleyman Demirel Üniversitesinde görev

yapmaktayken 01/09/2016 tarihinde 672 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarılan ve emeklilik için eksik olan prim gün sayısını tamamlayarak birleştirilmiş hizmet süreleri toplamı üzerinden Emekli Sandığına tabi görevlerden emekli olarak ilk emekli aylığını 01/05/2022 tarihinde almış olan başvurana -375 sayılı

KHK’nın 1 inci maddesinin (A) bendinde sayılanlar kapsamına girdiğinden ve bahsi geçen maddenin (D)

bendinde düzenlenen tazminatın ödenmesi için mevzuatta ilgilinin emekliye ayrıldığı tarihte kamu görevlisi olması şartı aranmadığından- emekliye ayrıldığı tarihte hak kazandığı 375 sayılı KHK’nın 1 inci maddesinin (D) bendinde düzenlenen tazminatın, başvuranın tazminata hak kazandığı tarih itibariyle hesaplanacak yasal faiziyle birlikte ödenmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

20) İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde, başvuru kapsamında Kurumumuzun bilgi ve belge talebine süresi içinde cevap verildiği görülmüştür.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

21) 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ

tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa)

dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Isparta İdare Mahkemesine yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre; BAŞVURUNUN KABULÜNE,

Başvurana, 375 sayılı KHK’nın 1 inci maddesinin (D) bendinde düzenlenen tazminatın, hak kazandığı tarih itibariyle hesaplanacak yasal faiziyle birlikte ödenmesi yönünde SÜLEYMAN DEMİREL

ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜNE TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, idare

tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,

Kararın BAŞVURAN ile SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜNE tebliğine

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi