ÖZET: Bu karar, başvuranın Adalar Belediye Başkanlığı Mali Hizmetler Müdürlüğü görevinden alınarak Çevre ve Kontrol Müdürlüğüne atanmasına ilişkin işlemin iptali ve mahkeme kararının uygulanmaması üzerine şekillenmiştir. Başvuran, mahkeme kararının uygulanarak eski görevine iade edilmesini talep etmiştir. İdare, mahkeme kararına uymakla yükümlü olup, bu yükümlülüğün ihlali durumunda hukukun üstünlüğü ilkesine aykırılık teşkil etmektedir.

Anayasa’nın 138. maddesi ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu, idarelerin mahkeme kararlarını gecikmeksizin yerine getirmesi gerektiğini vurgulamaktadır. İdarenin mahkeme kararını uygulamaktan imtina etmesi, hukuk devletinin temel ilkelerine zarar vermekte ve bireylerin devlete olan güvenini sarsmaktadır.

Sonuç olarak, başvuranın mahkeme kararına dayanarak görevine iade edilmesi gerektiği belirtilmiş ve Adalar Belediye Başkanlığı’na bu yönde tavsiyede bulunulmuştur. İdarenin, mahkeme kararını uygulamaması durumunda, başvuranın yargı yoluna başvurma hakkı saklıdır.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2023/6936-S.23.11356

BAŞVURU NO : 2022/18105

KARAR TARİHİ : 06/06/2023

TAVSİYE KARARI ,TCKN:

Adres:

BAŞVURUYA KONU İDARE : ADALAR BELEDİYE BAŞKANLIĞI

Başvuranın mahkeme kararına istinaden görevine iade edilmesi talebi

BAŞVURUNUN KONUSU :

hakkındadır

BAŞVURU TARİHİ : 07/12/2022

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Başvuran HACER ÖZDEMİR; Adalar Belediye Başkanlığı Mali Hizmetler Müdürlüğü görevinden alınarak Çevre ve Kontrol Müdürlüğüne atanmasına ilişkin 09.04.2021 gün ve E. sayılı işlemin, İstanbul 1.İdari Davalar Dairesinin / E. sayılı Kararı ile iptal edildiğini, ancak ilgili kararın İdare tarafından uygulanmadığını ifade ederek ilgili Mahkeme Kararının uygulanarak görevine iade edilmeyi talep etmektedir.

1.1. Başvuru ekinde sunulan Adalar Belediye Başkanlığı’nın 18.07.2022 tarih ve sayılı Olur Yazısında

“Mezkur mahkeme kararına istinaden 09.04.2021 gün ve E. sayılı işlemin iptal edildiği” anlaşılmıştır.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Bilgi – belge isteme yazımıza istinaden Adalar Belediye Başkanlığı’nın 06.02.2023 tarihinde gönderilen cevabi yazısı ve ekinde yer alan belgelerde; “Başvuranın, Mali Hizmetler Müdürlüğü görevinden alınarak Çevre ve Kontrol Müdürlüğü’ne atanmadığı, Mali Hizmetler Müdürü olarak görev yapan başvuran; 31 Mart 2019 Mahalli İdareler Genel Seçimlerinden yaklaşık 3 ay sonra 05.07.2019 tarihinde Başkan Yardımcılığı görevini yürütmek üzere görevlendirildiği, 05.07.2019 tarihli Başkanlık

Oluruna istinaden Başkan Yardımcısı görevini yürüten Fen İşleri Müdürlüğü ile Çevre

Koruma ve Kontrol Müdürlükleri bağlandığı,

2.1. İstanbul 8. İdare Mahkemesi’nin 05.12.2019 tarih ve E: / sayılı Yürütmeyi Durdurma Kararı sebebiyle, Çevre Koruma ve Kontrol Müdürlüğü’nde Mühendis olarak görev yapan . ’nin başkan yardımcısı kadrosuna atandığı ve 23.01.2020 tarihinde Başkan yardımcısı kadrosuna vekalet eden

Mah. Zeytindalı Caddesi No:4 Çankaya/ANKARA

başvuranın Başkan Yardımcılığı görevinden Çevre Koruma ve Kontrol Müdürlüğünde Müdürlük görevini yürütmek üzere görevlendirildiği,

2.2. Başvuranın, 2019 yılından günümüze kadar 11 kez aynı yöndeki talepleri ile Kuruma 11 adet dava açtığı, Kuruma karşı açılan davalardan 2’si derdest, 2’si aleyhe ve 1’i lehe sonuçlandığı, Kurum aleyhine sonuçlanan davalardan; İstanbul 2.İdare Mahkemesi’nin / E. / sayılı kararı sonrası Çevre

Koruma ve Kontrol Müdürlüğünde Müdürlük görevini yürüten başvuranın 02.03.2021 tarih E. sayılı

Başkanlık Oluru ile Mali Hizmetler Müdürlüğü’nde Müdürlük görevine atanarak ilgili mahkeme kararının yerine getirildiği,

2.3. İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 1.İdari Dava Dairesi’nin / E. / sayılı kararına istinaden ise mahkeme kararında bahsi geçen işlem iptal edildiği,

2.4. 02 Temmuz 2020 tarih 31173 sayı ile Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Belediye ve Bağlı

Kuruluşları ile Mahalli İdare Birlikleri Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına

Dair Yönetmelikle teknik öğrenim gerektiren müdürlük tanımı kaldırılarak tüm müdürlüklerin GENEL

İDARİ HİZMETLER sınıfında değerlendirilebileceği hükmüne bağlandığı, dolayısıyla iptal sebeplerinin 1. Maddesinde yer alan ve dilekçe konusunu oluşturan “asıl kadrosu Mali Hizmetler Müdürü” tanımı yasal mevzuatta bulunmayan bir tanım olduğu, başvuranın unvanının Müdür olduğu ve kadro derecesi 1/4 olduğu,

2.5. 5393 sayılı Belediye Kanunu‘nun 38 inci maddesinin j bendinde de belirtildiği üzere belediye personelini atamak Belediye başkanının görev ve yetkileri arasında bulunduğu,

2.6. Yapılan görevlendirmelerde kamu görevlilerinin daha önceki yıllarda kazanmış oldukları kişisel, özlük hakları korunmakta olduğundan ve kimsenin asli kadrosu düşürülmediğinden yapılan kurum içi düzenlemelerde mevzuata aykırılıktan da bahsetmek mümkün olmadığı,

2.7. Kurum içinde uygun bir çalışma ortamının ve saydamlığın sağlanması bakımından üst yöneticilerin gerekli gördüğü zaman ve durumlarda kamusal düzenin sağlanması amacıyla önlem alması gerekmekte olduğu,

2.8. 657 Sayılı DMK’nun 45. Maddesi “Hiç bir memur sınıfının dışında ve sınıfının içindeki derecesinin altında bir derecenin görevinde çalıştırılamaz.” hükmünde bahsi geçen “sınıf” kavramının, “unvan” ile karıştırıldığı görülmekte olduğu,

2.9. Başvuranın görevlendirmesinde kanuna ya da mevzuata aykırı herhangi bir sınıf değişikliği yapılmadığı sadece başka bir Müdürlüğe görevlendirilmesi yapıldığı, Mali Hizmetler Müdürü bir unvan olup yapılan görev değişikliği ile Müdür unvanı, sınıfı, özlük ve sosyal hakları değiştirilmediği,

2.10. Eğer itiraza konu olan Başkanlık Oluru’nda sınıf değişikliği ya da kişiye sınıfı dışında örneğin teknik hizmetler sınıfı kapsamında bir görev verilmiş olunsaydı, kazanılmış özlük ve sosyal hakları değiştirilseydi aykırılıktan söz edilebileceği”,

ifade edilmiştir.

2.11. Cevabi yazı ekinde ekinde yer alan Adalar Belediye Başkanlığı’nın 23.01.2020 tarihli yazısında;

05.12.2019 tarih ve E: / sayılı İstanbul 8. İdare Mahkemesi’nin Yürütmeyi Durdurma Kararı

gereğince, mühendis olarak görev yapmakta olan . ’nin Başkan yardımcılığı kadrosuna atanması ve mali hizmetler müdürü kadrosunda olup vekaleten Başkan Yardımcılığı görevini yürüten başvuranın, Çevre

Koruma ve Kontrol Müdürlüğü’nde Müdürlük görevini yürütmesine,

2.12. Adalar Belediye Başkanlığı’nın 02.03.2021 tarih ve sayılı yazısında: İstanbul 2 . İdare

Mahkemesinin E: / K: / sayılı kararına istinaden başvuranın Mali Hizmetler

Müdürlüğü’nde Müdürlük görevini yürütmesine,

karar verildiği görülmüştür.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın;

3.1. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesi; “…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi

Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler….”

4. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrası; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” 5. İdari Yargılama Usulü Kanununun “Kararların Sonuçları” başlıklı 28 inci maddesinde; “Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur.

Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez. Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemeleri kararlarına göre işlem tesis edilmeyen veya eylemde bulunulmayan hallerde idare aleyhine Danıştay ve ilgili idari mahkemede maddi ve manevi tazminat davası açılabilir. Mahkeme kararlarının süresi içinde kamu görevlilerince yerine getirilmemesi hâlinde tazminat davası ancak ilgili idare aleyhine açılabilir.”

Hükmünü amirdir.

IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

6. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın talebine ilişkin tavsiye karar önerisi, Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme

7. Başvuranın Adalar Belediye Başkanlığı Mali Hizmetler Müdürlüğü görevinden alınarak Çevre ve

Kontrol Müdürlüğüne atanmasına ilişkin 09.04.2021 gün ve E. sayılı işlemin, İstanbul 1.İdari Davalar

Dairesinin / E. sayılı Kararı ile iptal edildiğini, ancak ilgili kararın İdare tarafından uygulanmadığı ifade edilerek ilgili Mahkeme Kararının uygulanarak göreve iade edilmesi talebi hakkındadır.

8. Açılan davalarda;

8.1. Başvuran tarafından “Mali Hizmetler Müdürü kadrosundan Çevre Koruma ve Kontrol Müdürü kadrosuna atanmasına dair Adalar Belediye Başkanlığı’nın 09.04.2021 tarih ve E. sayılı işleminin hukuka aykırı olduğu gerekçe gösterilerek iptal edilmesi” talebiyle açılan davaya istinaden verilen İstanbul 7. İdare Mahkemesi’nin 31.12.2021 tarih ve E: / K: / sayılı Kararında: “Davacının mevcut görevinde kalmasını gerektirecek bir mevzuat olmadığı, başvuranın hizmetine duyulan ihtiyaç gerekçe gösterilerek atamanın yapıldığı bu nedenle başvuranın Çevre Koruma ve Kontrol Müdürü olarak atanmasına yönelik söz konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine”,

8.2. “Başvuranın Mali Hizmetler Müdürü kadrosundan Çevre Koruma ve Kontrol Müdürü kadrosuna atanmasına yönelik Adalar Belediye Başkanlığı İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğü’nün 09.04.2021 tarih ve E: sayılı işleminin iptali istemiyle açılan davanın reddine ilişin İstanbul 7. İdare

Mahkemesi’nin 31.12.2021 tarih ve E: / K: / sayılı Kararın” başvuranın kurumun tek muhasebe yetkilisi durumunda olup bu konuda uzmanlığı olduğu gerekçe gösterilerek bozulması talepli davaya istinaden İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Birinci Dava Dairesi tarafından E: / K: / sayısı ile verilen Kararda; Davacının hizmetine duyulan ihtiya nedeniyle mevcut görevlendirmenin yapıldığı İdare tarafından bu hususta kabul edilebilir bilgi ve belge ortaya koymadığı, bu nedenle yapılan atama işleminde hukuka uygunluk bulunmaması nedeniyle iptal edilmesine,

Hükmedildiği görülmüştür.

9. Somut olayda; Sıfır Atık Sisteminin sağlıklı olarak yürütülmesi ve ilgili paydaşlarla yazışmaların sürdürülebilmesi amacıyla, Adalar Belediye Başkanlığı’nın 09.04.2021 tarih ve E: sayılı işlemi ile, başvuranın Mali Hizmetler Müdürü kadrosundan Çevre Koruma ve Kontrol Müdürlüğü kadrosuna atandığı, başvuranın mezkur işlemin iptaline yönelik olarak İstanbul 7. İdare Mahkemesi’nnde açtığı davanın ilgili mahkemenin 31.12.2021 tarih ve E: / K: / sayılı Kararı ile reddedildiği, akabinde İstanbul

Bölge İdare Mahkemesi Birinci Dava Dairesi tarafından E: / K: / sayısı ile verilen Kararda

“İstanbul 7. İdare Mahkemesi’nin mezkur kararının kaldırılmasına ve dava konusu işlemin iptaline hükmedildiği” ancak İdare tarafından mahkeme kararının yerine getirilmediği görülmüştür.

10. Anayasamızın 138 inci maddesi ile 2577 sayılı Kanun, idareleri mahkeme kararlarına uymakla yükümlü kılmakta, idarenin mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremeyeceğini ve bunların yerine getirilmesini geciktiremeyeceğini hüküm altına almaktadır. Dolayısıyla, hiçbir idare ilk derece ve/veya temyiz mahkemelerinin kararlarını uygulamaktan herhangi bir gerekçe ile imtina etme hakkını haiz değildir.

11. Anayasa Mahkemesinin 27/09/2012 tarihli, E: / K: / sayılı kararındaki; “Anayasa’nın 2.

maddesinde belirtilen hukuk devleti, eylem ve işlemleri hukuka uygun, insan haklarına saygılı, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasa’ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, Anayasa ve hukukun üstün kurallarıyla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık olan devlettir. Hukukun ve adaletin en somut yansıması olan mahkeme kararlarının uygulanması, hukuk devleti ilkesi ve onun vazgeçilmez koşullarından biri olan hukuka bağlı idare anlayışının gereğidir. Anayasa’nın 138. maddesinin dördüncü fıkrasında, ‘Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir surette değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez.’ denilmektedir. Bu hükme göre, kamu görevlileri de mahkeme kararlarını yerine getirmek zorunda olup, bu konuda seçim hakları bulunmamaktadır. Kaldı ki, mahkeme kararlarını kasten yerine getirmeyen memur ve diğer kamu görevlilerinin eylemleri suç oluşturmaktadır.” hükmü de idarelerin mahkemelerin ilk derece, istinaf, temyiz

gibi seviyelerdeki kararları arasında herhangi bir fark gözetmeden, tüm mahkeme kararlarının hukuk devleti ve yargı bağımsızlığı ilkeleri gereği uygulanması gereğini vurgulamaktadır.

12. Anayasa’nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti; eylem ve işlemleri hukuka uygun, insan haklarına saygılı, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasaya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, Anayasa ve hukukun üstün kurallarıyla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık olan devlettir. Hukukun ve adaletin en somut yansıması olan mahkeme kararlarının uygulanması, “hukuk devleti” ilkesi ve onun vazgeçilmez koşullarından biri olan “hukuka bağlı idare” anlayışının bir gereğidir. Danıştay’ın istikrar kazanan kararlarında da, Anayasa’nın 2. maddesinde ye alan “hukuk devleti” ilkesinin doğal sonucu olarak, yasama ve yürütme organları ile idarenin, mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğu, bu organlar ile idarenin mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremeyecekleri ve bunların yerine getirmesini geciktiremeyecekleri; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28. maddesinde ise, idarenin, mahkemenin esas ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecbur olduğu vurgulanmıştır.

13. Türk hukuk doktrininde, hukuk devleti tanımlarının ortak noktasını, üstün devlet kudretinin zorlayıcılığına karşı bireylerin temel hak ve özgürlüklerinin korunması, kamu kudretinin sınırlandırılması ve denetlenmesi oluşturmaktadır. Ayrıca, hukuk devleti ilkesini gerçekleştirmenin en etkili araçlarından birisi, idarenin işlemlerine karşı açılan iptal davaları olduğu kabul edilmekte olup; gerçek bir hukuk devletinde yargı kararlarının uygulanmamasından söz edilebilmesi mümkün olmadığı gibi, yargı kararlarının uygulanmasının zorunlu olduğunun belirtilmesine de gerek bulunmamaktadır. Mahkeme kararlarının uygulanması, “hukuk devleti” ilkesinin doğal bir sonucudur.” değerlendirmeleriyle, mahkeme kararlarının uygulanmasının hukuk devleti olmanın olmazsa olmazı olduğu, idarelerin mahkeme kararlarının herhangi bir gerekçeyle uygulamamalarının hukuk devletine duyulan güveni zedeleyeceği belirlenmiştir.

14. Bireylerin, Devlete güven duymaları, maddi ve manevi varlıklarını geliştirebilmeleri, temel hak ve özgürlüklerden yararlanabilmelerinin ön koşulu, hukuk güvenliği ve üstünlüğünün sağlandığı bir düzenin varlığıdır. Hukuk güvenliğinin ve hukukun üstünlüğünün sağlanması için idarenin işlem ve eylemlerine karşı yargı yolunun açık tutulması yeterli olmayıp yargı mercileri tarafından verilen kararların gecikmeksizin uygulanması da gerekir. Bir işlemin hukuka aykırı olduğu yapılan yargısal denetim neticesinde tespit edilmesine rağmen işlemin iptali yönündeki yargısal kararın uygulanmaması, Devletin işlem ve eylemlerine karşı yargı yolunun açık tutulmasını anlamsız hâle getirir. Zira hukuk güvenliği ve hukukun üstünlüğü sadece hukuka aykırılıkların tespit edilmesiyle değil, bunların tüm sonuçlarıyla ortadan kaldırılmasıyla sağlanabilir. Mahkeme kararlarının bağlayıcılığını ve gecikmeksizin uygulanmasını sağlayacak etkili tedbirlerin alınması hukuk devletinin asgari gereklerindendir.

15. İdarenin hizmet kusuru, verilen hizmetin geç işlemesi hiç işlememesi veya gerektiği gibi işlememesi sebeplerinden oluşmakta olup, bu nedenle tazminat sorumluluğu da doğabilmektedir. Mahkeme kararının yerine getirilmemiş olması mevzuata aykırılığın yanı sıra hizmetin hiç işlememesi nedeniyle idarenin kusurlu sorumluluğunu da ortaya çıkarmaktadır.

16. Yukarıda anlatılan hususlar neticesinde; idareden istenen bilgi ve belge cevabı da dikkate alınarak idare tarafından mahkeme kararına uyulmadığı, mahkeme kararı nedeniyle başvuranın göreve iadesinin yapılması gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

17. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; idareden istenilen bilgi ve belgelerin süresi içinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği, ayrıca idarenin; başvuranla ilgili işlemlerinde

“kanunlara uygunluk”, “hesap verilebilirlik”, “şeffaflık”, “kararların gerekçeli olması” ilkelerine uygun davrandığı, ancak işleme karşı başvuru yollarını belirtmemesi nedeniyle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı anlaşılmış olup, idareden bundan böyle bu ilkeye de uyması beklenmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

18. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının İdareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde İdare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse, (varsa)

dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup İstanbul İdare

Mahkemesinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN KABULÜNE, İlgili mahkeme kararına uyularak başvuranın eski görevine iadesi hususunda ADALAR BELEDİYE

BAŞKANLIĞINA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

Bu kararın, BAŞVURANA ve ADALAR BELEDİYE BAŞKANLIĞI’NA tebliğine,

6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca; ADALAR

BELEDİYE BAŞKANLIĞI tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde

Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi

/