|
ÖZET: Uyuşmazlık, Antalya ili, Manavgat ilçesinde kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi, davanın kabulüne karar vermiş, ancak taraf vekillerinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesi, kararın esastan reddine hükmetmiştir. İstinaf başvurularında, bilirkişi raporunun hatalı olduğu, değer düşüklüğü oranının yetersiz hesaplandığı ve taşınmazın niteliği göz önünde bulundurulmadığı gibi sebepler öne sürülmüştür.
Bölge Adliye Mahkemesi, tarım arazisi niteliğindeki taşınmazın değerinin tespitinde kullanılan yöntemlerin isabetli olduğunu, net gelir yönteminin uygulanmasının ve değer düşüklüğü oranının belirlenmesinin yerinde olduğunu belirtmiştir. Ayrıca, taşınmazın konumu ve enerji nakil hattının etkileri dikkate alınarak yapılan değerlendirmelerin hukuka uygun olduğu sonucuna varılmıştır. Nihayetinde, temyiz itirazları reddedilmiş ve Bölge Adliye Mahkemesi kararı onanmıştır. Bu karar, kamulaştırma süreçlerinde bilirkişi raporlarının ve değer tespit yöntemlerinin önemini vurgulamaktadır. |
5. Hukuk Dairesi 2024/3266 E. , 2024/10072 K.
“İçtihat Metni”
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/3584 Esas, 2023/2067 Karar
DAVA TARİHİ : 22.12.2021
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Manavgat 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/445 Esas, 2022/278 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun’la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Antalya ili, Manavgat ilçesi, Sülek Mahallesi 169 ada 11 parsel sayılı taşınmazda kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın müvekkili idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalıların cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkeme kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu, bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, münavebeye esas alınan ürünlerin hatalı olduğunu, %20 oranında belirlenen değer düşüklüğü oranının hatalı olduğunu, tespit edilen bedelin yüksek olduğunu belirterek kararını kaldırılmasını talep etmiştir.
2. Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararında hükme esas alınan ana heyet raporu ile ek raporun hüküm kurmaya elverişli olmaması nedeniyle hukuka aykırı olduğunu, bu doğrultuda karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu, dava konusu taşınmaz 6245,15 m² tarla olup 3374,86 m² alan üzerinde irtifak hakkı kurulmak istendiğini, söz konusu alanın taşınmazın tam ortasından geçtiğini değerini ciddi oranda düşürdüğünü, taşınmazın verimli bir tarım arazisi olduğunu, raporda dikkate alınan hususlar gereğince bedelinin daha yüksek olması gerekirken olması gerekenden daha düşük hesaplandığını, taşınmazda uygulanacak objektif artış unsurlarının bilirkişi ana heyet raporunda beyan edildiğini; ancak %50 gibi düşük oran ile objektif değer artışı hesaplandığını, bilirkişilerce raporda uygun münavebe sistemi uygulanmayarak taşınmazın değerinin çok düşük çıkmasına sebebiyet verdiğini, hükme esas alınan raporda ürünlerin dekara verim miktarlarının düşük alındığını, alınan değerlerin bölge ortalamasının çok altında olduğunu, bu arazilerin birinci sınıf sulu araziler olduklarını, taşınmazda irtifak hakkı kurulmak istenen alanda yüksek taçlı bitkilerin planlanamayacak oluşu, taşınmazın tarımsal bütünlüğünü bozma durumu, taşınmazın ekonomik rantabilitesinin yaratacağı kayıplar, kurulan irtifak alanının taşınmaz alanına oranı ve geometrik şekli ve arazinin satışı sırasında üzerinden hat geçiyor olmasından dolayı emsallerine göre daha az talep görecek olması unsurlarına yeterince dikkat edilmediğini, dolayısıyla taşınmazın değerinin raporda dikkate alınan hususlar gereğince bedelinin daha yüksek olması gerekirken eksik ve yetersiz hazırlanmış bilirkişi raporu dikkate alınarak verilen kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarım arazisi vasfında kabul edilerek net gelir yöntemi ile kamulaştırma bedelinin tespitinde yöntem olarak isabetsizlik bulunmadığı, dava konusu taşınmazın kuru tarım arazisi vasfında kabul edildiğinden kapitalizasyon faiz oranının %5 olarak alınmasının ve dava konusu taşınmazın bulunduğu konum ve merkezi yerlere uzaklığı dikkate alındığında objektif değer artışı uygulanmasında bir isabetsizlik olmadığını, münavebeye alınan ürünlerin yörede yetişen ürünlerden oluşturulduğu, enerji nakil hattının dava konusu taşınmaz üzerinde kapladığı alan ve geçiş güzergahı dikkate alındığında değer düşüklüğü oranı tespit edilip kamulaştırma irtifak bedelinin tespiti yoluna gidilmesinin yerinde olduğu anlaşılmakla, taraf vekillerinin istinaf başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş, ayrıca davalıların tapudaki payının hatalı alındığından tapuda infazın sağlanamadığını ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, … olarak davacı idare ile davalı tapu malikleri arasındaki kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakameleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası ile 11 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arazi niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca net geliri esas alınarak değer biçilmesi ve aynı Kanun’un 11 inci maddesinin son fıkrası uyarınca taşınmazın niteliği, tamamının yüzölçümü, geometrik durumu ve enerji nakil hattı güzergahı dikkate alınarak değer düşüklüğü oranı belirtilmek suretiyle irtifak hakkı karşılığının tespit edilmesi ve davalıların payı üzerinde bu hakkın tapuya kayıt ve tescile karar verilmesi yerindedir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,18.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.