|
ÖZET: Uyuşmazlık, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun mülga 17. maddesine dayanan tapu iptal ve tescil davası üzerinedir. Davacı idare, İstanbul’daki bir taşınmazın usulüne uygun olarak kamulaştırıldığını, bedelinin ödendiğini ve tapu kaydının iptali için dava açtığını belirtmiştir. İlk Derece Mahkemesi, davalı tarafın tapuda ferağ vermediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar vermiştir. Ancak, davalı taraf ilk duruşmada davayı kabul ettiğini beyan etmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi, davacı idarenin kamulaştırma işleminin tamamlandığını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir. Mahkeme, davalı tarafın kabul beyanı nedeniyle vekalet ücretine hükmedilmemesinin de yerinde olduğunu belirtmiştir. Temyiz aşamasında, davacı idarenin itirazları, mahkemenin kararını bozacak nitelikte bulunmamıştır. Sonuç olarak, Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararı, usul ve kanuna uygun bulunarak onanmıştır. Bu durumda, kamulaştırma işlemlerinin geçerliliği ve tapu iptali konusundaki hukuki değerlendirmeler, davanın sonucunu belirlemiştir. |
5. Hukuk Dairesi 2024/3329 E. , 2024/10222 K.
“İçtihat Metni”
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1113 Esas, 2024/254 Karar
DAVA TARİHİ : 16.03.2021
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziosmanpaşa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/136 Esas, 2022/88 Karar
Taraflar arasındaki 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) mülga 17 nci maddesine dayanan tapu iptal ve tescil istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davalı … yönünden açılan davanın reddine, davalı … yönünden açılan davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde; dava konusu İstanbul ili, …, … Mahallesi 704 parsel sayılı taşınmazın tamamının usulüne uygun olarak kamulaştırıldığını, kamulaştırma bedellerinin banka hesabına yatırılarak noter tebligatlarının yapıldığını, taşınmaz malikince müvekkili idare aleyhine Çatalca 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1997/37 Esas, 1998/637 Karar sayılı dosyasında tezyidi bedel davası açıldığını ve hükmedilen bedelin müvekkili idarece ödendiğini, böylece kamulaştırma işleminin kesinleştiğini, buna karşılık davalı tarafça tapuda ferağ verilmediğini, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile müvekkili idare adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı … ilk duruşmadaki beyanında; davayı kabul ettiğini belirterek aleyhine yargılama giderine ve vekâlet ücretine hükmedilmemesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı … yönünden açılan davanın reddine, davalı … yönünden açılan davanın kabulüne ve taşınmazın davalı … adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili idare tarafından davalılara noter tebligatının çıkartıldığını, kamulaştırma bedelinin bankaya bloke edildiğini ve kamulaştırma işleminin tamamlandığını, buna rağmen tapu kayıt malikince tapuda ferağ işleminin yaptırılmadığını, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, ancak müvekkili idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmediğini, müvekkili idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesine gerekçe olarak gösterilen Yüksek Mahkeme kararlarının 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescil davalarına ilişkin olduğunu, oysa eldeki davanın 2942 sayılı Kanun’un mülga 17 nci maddesine dayanan tapu iptal ve tescil davası olduğunu, davalı tarafın yıllar önce kamulaştırma bedelini almasına karşın müvekkili idare lehine ferağ vermediğini, dolayısıyla bu davanın açılmasına sebebiyet verdikleri, müvekkili idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin doğru olmadığını ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının dayandığı gerekçelere göre davalı … yönünden davanın reddine karar verilmesinde usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı, davacı idare tarafından taşınmazın usulüne uygun kamulaştırma işlemi yapılarak bedelinin ödendiğinin ispatlanamadığı, dava reddedildiğinden davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin de yerinde olduğu, davalı … yönünden dava konusu taşınmazın bu davalıya ait tapu kaydının iptali ile 2942 sayılı Kanun’un 17 nci maddesi kapsamına göre davacı idare adına tesciline karar verilmesinin doğru olduğu, bu davalı davayı kabul ettiğinden İlk Derece Mahkemesince vekâlet ücretine dair kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığı, taşınmazın tapu kaydında takyidat bulunmadığı gerekçesiyle davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, … olarak 2942 sayılı Kanun’un mülga 17 nci maddesine dayanan tapu iptal ve tescili hususundadır.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 2942 sayılı Kanun’un mülga 17 nci maddesi ile 24.04.2001 tarihli 4650 sayılı Kanun’un 21 inci maddesi ile 2942 sayılı Kanun’a eklenen ana kanuna işlenemeyen geçici 1 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,19.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.