|
ÖZET: Başvuran, Giresun Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü’nde çalıştığı süre boyunca maaşından düzenli olarak yakıt ve kira bedelleri kesildiğini, ancak daha sonra idarenin yakıt ücretinin yanlış hesaplandığını belirterek kendisine borç çıkarıldığını ve bu borcun hukuki dayanağının olmadığını iddia etmiştir. İlgili idare, 31.05.2019 tarihine kadar ortak yakıt kullanıldığını, sonrasında ise doğalgaza geçildiğini, ancak lojmanların yakıt ihtiyacının personeller tarafından karşılanması gerektiğini ifade etmiştir.
Yapılan incelemelerde, yakıt bedelinin tahsilinin yasal çerçevede gerçekleştirildiği, ancak başvuranın maaşından kesinti yapılmasının hukuka aykırı olduğu sonucuna varılmıştır. Giresun İdare Mahkemesi, benzer bir davada yakıt bedellerinin rıza ile ödenmediği gerekçesiyle idarenin alacak davası açması gerektiğine karar vermiştir. Bu durum, başvuranın talebinin kısmen reddedilmesine ve idarenin işleminin geri alınarak mağduriyetinin giderilmesine yönelik tavsiyede bulunulmasına yol açmıştır. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2023/9684-S.23.15620
BAŞVURU NO : 2023/1770
KARAR TARİHİ : 01/08/2023
KISMEN TAVSİYE KISMEN RET KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : GİRESUN SOSYAL GÜVENLİK İL MÜDÜRLÜĞÜ
Başvuranın tarafına çıkarılan borcun iptali ve maaşından kesilen
BAŞVURUNUN KONUSU :
tutarların iadesi talebi hk.
BAŞVURU TARİHİ : 01/02/2023
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza yapılan başvuruda başvuran, yaklaşık 10 yıldır Sosyal Güvenlik Denetmeni olarak görev yapmakta olduğunu, Giresun SGK İl Müdürlüğünde görev yaptığı süre zarfında 2019 yılı Mart ayı ile 2022 yılı Ağustos ayı arasında İl Müdürlüğüne ait kamu lojmanlarında ikamet ettiğini, lojmanda ikamet etmeye başladığı dönem olan 2019 yılı Mart ayında İl Müdürlüğü Hizmet Binası ile 2 blok toplam 20 daireden oluşan lojman binalarının ısınmasının fuel oil yakıt ile ortak kazandan sağlandığını, 2019 yılı
Haziran ayından itibaren ise İl Müdürlüğü Hizmet Binasının doğalgazla ısınmaya başladığını, lojmanların ise fuel oil ile ısınmaya devam ettiğini, lojmanda ikamet eden tüm personelin maaşından lojman kirası ve yakıt parası ile birlikte su faturasının (tüm bina ortak sayaç olması nedeniyle) Milli Emlak Genel Tebliği gereğince ikamet edilen metrekareye göre hesaplanan tutar üzerinden maaşlarından kesildiğini, lojmanda ikamet ettiği 4 yıl boyunca bu şekilde kira ve yakıt tutarlarını ödediğini, lojmandan ayrılırken borcu bulunmadığından ayrılışına izin verildiğini, sonrasında Zonguldak iline tayin olduğunu, burada görev yaparken Giresun Mali Hizmetler Sosyal Güvenlik Merkezinden 28.11.2022 tarihli yazıyı tebliğ aldığını, mezkûr yazıda 2019-2020-2021 yılları arası lojman dairelerinin yakıt bedelinin eksik kesildiği bildirilerek hesapladıkları kalan tutarın ödenmesinin tarafına tebliğ edildiğini, tarafına tebliğ edilen borç tutarının 36.795,60 TL olduğunu, 06.12.2022 tarihli dilekçesi ile borca itiraz ettiğini, borç kesinleşmeden maaşından borcun 12 taksit halinde kesilmeye başlandığını öğrenince ödeme acziyetine düştüğünü, Kurumun
27.12.2022 tarihli yazısıyla itirazını reddettiğini ve gerekçe olarak “yakıtın oturanlar tarafından
karşılanacağı, oturanların kendi aralarında yönetici seçeceği, ihtiyaçların yöneticiler aracılığıyla giderileceğinin” ifade edildiğini, ancak yakıtın hâlihazırda zaten kendileri tarafından karşılandığını, ikamet
ettiği tüm dönemlerde maaşından yakıt kesintisi yapıldığını, lojmanda oturanların fuel oil yakıt temin edemeyeceklerini bu yüzden idarenin kendilerine dilekçe imzalattığını, “dilekçe vermezseniz yakıt alınmaz” dendiğini, Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu’nun, 14.6.1974 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 22.12.1973 tarih ve E.1968/8, K.1973-14 sayılı kararında yapılmış hatalı ödemelerin 60 gün içinde istenmesi gerektiğinin açık olduğunu ifade ederek mağduriyetinin giderilmesini ve kurumdan kira alacağının ödenmesini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Başvuruya konu iddialar hakkındaki bilgi ve belge talep yazımıza istinaden Sosyal Güvenlik
Kurumu Başkanlığı tarafından gönderilen 12/06/2023 tarih ve sayılı cevabi yazıda özetle; 2.1. İl Müdürlüğünün ve lojmanların ısınması için, 31.05.2019 tarihine kadar, ortak (fuel-oil) yakıt kullanıldığı, İl Müdürlüğünün hizmet binasının doğalgaz dönüşüm işinin bitirilerek 31.05.2019 tarihinden sonra idari binanın doğalgaz kullanımına geçtiği, lojman konutlarının bağımsız bölüm olarak fuel-oil kullanımına devam ettiği, bu tarihten sonra ortak yakıt kullanımının ortadan kalktığı, tahsil edilen ve tahsil edilmeye devam eden yakıt bedelinin de bu tarihten sonra tamamı lojmanlarda kalan personellerin kullandığı 2.2. Sosyal Güvenlik Kurumu Konut Tahsis İşlemleri ile İlgili Usul ve Esasların Konutların Müşterek
Hizmet ve İhtiyaçlarının Karşılanması başlıklı altıncı bölüm 26 ncı maddesinin birinci fıkrası ve 31 inci maddesinde; “Tamamı Kurum mülkiyetinde bulunan konut blok veya gruplarının yakıt ihtiyacının temini ile müşterek hizmet ve ihtiyaçları, konutlarda oturanların kendi aralarından birer yıl süre ile seçecekleri yönetici veya yöneticiler aracılığıyla karşılanır.’’ hükmünün yer aldığı, yine usul ve esasların altıncı bölüm
26 ncı maddesinde, “Yönetim oluşturulamaması halinde tamamı Kuruma ait özel durumları nedeniyle yakıt
temininin güç olduğu bazı illerdeki kaloriferli konutlarda kullanılan yakıt Kurumun tabi olduğu satın alma mevzuatı hükümlerine göre görevli birim tarafından sağlanır,” hükmüne yer verildiği, buna istinaden lojmanlarda kalan personel tarafından verilmiş olan yakıt alınması ile ilgili talep dilekçelerinin yazı ekinde yer aldığı, 2.3. Sosyal Güvenlik Kurumu Konut Tahsis Usul ve Esasların 26 ncı maddesine istinaden ve Seçilen
Yöneticinin Görevi başlıklı 32 nci maddesinin a fıkrasında da; “Konutlarda istihdam edilen kapıcı, kaloriferci, bahçıvan gibi personel ile konutlar için ihtiyaç duyulan yakıtın; konutlarda oturanlar tarafından temini ile bedellerinin konutlarda oturanlarca karşılanması esas olduğundan, bu amaçla yapılan her türlü ödeme ve harcamaları konut brüt yüzölçümleri oranına göre konutta oturanlardan tahsil etmek,” hükümlerine yer verildiği, buna göre 31.05.2019 tarihinden sonra alınan fuel-oilin lojmanlarda oturan personellerden ay ay kesildiği, ihale dönemi sonunda veya doğrudan temin dönemi sonunda kesin tespit edilen vakit bedelinin de personellerden talep dilekçelerine istinaden 12 ay eşit taksit yapılarak tahsil edilmeye devam olunduğu, 2.4. Yakıt aşım ücretinin tahsilinde yasal faiz uygulanmadığı, 15.02.2023 tarihi itibariyle ilgili personellerin maaşlarından 4 eşit taksit kesinti yapıldığı ve 8 eşit taksit borç kaldığı, tüm bu uygulanan idari süreçlerin ilgili personellerle toplantı yapılıp tebligat yapılarak, artan yakıt bedelinin hesaplanması için 5 kişilik idari komisyon kurularak yasal faiz uygulanmadan hesapladığı, borç tebligatlarının ilgili personellere tebliğ edildiği, ayrıca borca itiraz edenlerle ilgili değerlendirme yapılarak ilgili personellere süresinde tebliğ edildiği, ayrıca 2023 yılı için personeller tarafından yakıt alımı için talepte bulunulmadığından idare
tarafından yakıt alım ihalesine çıkılmadığı, Kurum Başkanlığından alınan görüşler doğrultusunda yakıtın lojmanlarda oturan personellerin yönetim oluşturarak karşılanması gerektiğinin talimatlandırıldığı, 2.5. Isı pay ölçer ve kalorimetre olmaması nedeniyle ortak kullanım alanları ibaresinin her yıl yayımlanan
Milli Emlak Tebliğine göre 31.05.2019 tarihinden önceki dönemler için uygulandığı, 31.05.2019 tarihinden sonra ise yakıtın tamamı (fuel-oil) lojmanlarda oturanlar tarafından kullanıldığı, Kamu zararı olmaması için yakıtın tamamının ilgililerden tahsil edilmesinin esas olduğu, sonuç itibari ile kullanılan yakıtın lojmanda kalan personeller tarafından kullanıldığı ve personellerin mağdur olmaması için yeteri kadar yakıt temin edildiği gibi Kurumun yakıt almaması gibi bir durumun mevcut olmadığı, 2.6. Konu ile ilgili Müdürlüğün 03.11.2022 tarih ve 55287724-55287821 sayılı yazıları ile Kurum
Başkanlığı Destek Hizmetleri Daire Başkanlığına ve İnşaat ve Emlak Daire Başkanlıklarına görüş sorulduğu, gelen 09.11.2022 tarih ve 55669596 sayılı görüş yazısında da lojmanlarda oturanların yakıt giderlerinin oturanlar tarafından karşılanacağının esas olduğunun ifade edildiği, yakıt giderinin tahsili için bağımsız bölüm olduktan sonra yakılan fuel oil yakıt ücretinin 2019-2022 yılları arası oturan personellerden kalma sürelerine göre, boş olan dairelerinin yakıt bedelinin ise Kurum tarafından yasal faizi alınmadan karşılandığı, yakıt bedeli ile ilgili başvuran dışındaki personeller tarafından Giresun İdare Mahkemesinde 2023/91 E. numarasına kayden Kurum aleyhine açılan davanın devam ettiği, bu nedenle yapılan iş ve işlemler doğrudan temin ve ihale dönemi sonunda hesaplanarak tespit edilen bedelin yakıt karşılığı olduğu için herhangi bir kamu zararı oluşmadığı gibi kamu zararı oluşmaması için hesaplanan ısınma giderlerinin alınması adına yapılan iş ve işlemlerin tamamının mevzuata uygun olduğu, ifade edilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. “18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi dinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan
Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler…”, 4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 5. 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi Ve Kontrol Kanununun, 5.1. “Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde; “Bu Kanunun amacı, kalkınma planları ve programlarda yer alan politika ve hedefler doğrultusunda kamu kaynaklarının etkili, ekonomik ve verimli bir şekilde elde edilmesi ve kullanılmasını, hesap verebilirliği ve malî saydamlığı sağlamak üzere, kamu malî yönetiminin yapısını ve işleyişini, kamu bütçelerinin hazırlanmasını, uygulanmasını, tüm malî işlemlerin muhasebeleştirilmesini, raporlanmasını ve malî kontrolü düzenlemektir.” 5.2. “Kamu zararı” başlıklı 71 inci maddesinde; “Kamu zararı; kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır.
Kamu zararının belirlenmesinde;
…
g) Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması, esas alınır.
(Değişik üçüncü fıkra: 22/12/2005-5436/10 md.) Kontrol, denetim, inceleme, kesin hükme bağlama veya yargılama sonucunda tespit edilen kamu zararı, zararın oluştuğu tarihten itibaren ilgili mevzuatına göre hesaplanacak faiziyle birlikte ilgililerden tahsil edilir.
…
Kamu zararının, bu zarara neden olan kamu görevlisinden veya diğer gerçek ve tüzel kişilerden tahsiline ilişkin usûl ve esaslar, Cumhurbaşkanı tarafından çıkarılan yönetmelikle düzenlenir.” 6. 19.10.2006 tarihli ve 26324 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin
Usul Ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin; 6.1. “Kamu zararının tespiti ve bildirilmesi” başlıklı 7 nci maddesinde; “(1) Kamu zararı 6 ncı maddede belirtilen hususlar göz önünde bulundurulmak suretiyle; a) Kontrol, denetim veya inceleme, b) Sayıştayca kesin hükme bağlama, c) Yargılama, sonucunda tespit edilir.
(2) Tespit edilen kamu zararına ilişkin yazı, tutanak, rapor, ilâm ve benzeri belgeler ilgili kamu idaresine gönderilir.” 6.2. “Alacak takip dosyası ” başlıklı 8 inci maddesinde; “(1) Tespit edilerek kamu idarelerine bildirilen kamu zararından doğan alacakların her biri için takibe yetkili birimce alacak takip dosyası açılır. …” 6.3. “Kamu zararından doğan alacakların tahsil şekilleri ” başlıklı 12 nci maddesinde; “(1) Kamu zararından doğan alacaklar, sorumlulardan ve/veya ilgililerden, zararın oluştuğu tarihten itibaren ilgili mevzuatına göre hesaplanacak faiziyle birlikte tahsil edilir.
(2) Tespit edilen kamu zararları; a) Rızaen ve sulh yolu ile ödenmek, b) (Değişik:RG-15/6/2019-30802-C.K.-1147/7 md.) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu hükümlerine göre takas yapılmak, c) 2004 sayılı Kanun hükümleri uygulanmak, suretiyle tahsil edilir. ” hükümleri yer almaktadır.
IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
7. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın talebinin kısmen kabulü ve kısmen reddi yönünde hazırlanan “Kısmen Tavsiye Kısmen Ret Kararı” önerisi Kamu
Başdenetçisine sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 8. Başvuran maaşından düzenli olarak yakıt ve kira bedelleri kesilmesine rağmen daha sonra idarece yakıt ücretinin yanlış hesaplandığı ileri sürülerek tarafına borç çıkarıldığını, maaşından kesinti yapıldığını ve söz konusu borcun hukuki dayanağı olmadığını iddia ve ifade ederek bu husustaki mağduriyetinin giderilmesi ve kurumun kendisine olan kira bedeli alacağının ödenmesini talep etmektedir.
9. İlgili idarece gönderilen bilgi ve belgelerin tetkiki neticesinde, İl Müdürlüğünün ve lojmanların ısınması için 31.05.2019 tarihine kadar ortak (fuel-oil) yakıt kullanıldığı, İl Müdürlüğünün hizmet binasının
31.05.2019 tarihinden sonra doğalgaz kullanımına geçtiği, lojman konutlarının bağımsız bölüm olarak fuel-
oil kullanımına devam ettiği, personellerin mağdur olmaması için yeteri kadar yakıt temin edildiği ve bedelinin Kurum tarafından ödendiği, Kamu zararı oluşmaması adına yakıtın tamamının lojmanda oturan personeller tarafından karşılanmasının esas olması sebebiyle fuel oil yakıt ücretinin 2019-2022 yılları arası lojmanda oturan personellerden kalma sürelerine göre 5 kişilik idari komisyon kurularak eksiksiz yasal faiz uygulanmadan hesapladığı, personellerin talep dilekçelerine istinaden 12 ay eşit taksit yapılarak tahsil edilmeye başlandığı, 15.02.2023 tarihi itibariyle ilgili personellerin maaşlarından 4 eşit taksit kesinti yapıldığı ve 8 eşit taksit borç kaldığı, başvuran dışındaki personellerin bir kısmı tarafından söz konusu işleme karşı 2023/91 E. numarasına kayden Giresun İdare Mahkemesinde dava açıldığı, anılan Mahkemece
16.03.2023 tarihinde dava konusu işlemin yürütülmesinin durdurulması yönünde karar verildiği, akabinde
ilgili davada 21.06.2023 tarihinde K.2023/551 sayısıyla “yakıt bedellerin rıza ile ödenmediği, ödemenin
‘ilgili İdare tarafından adli yargıda açılacak alacak davasına istinaden’ gerçekleşmesi gerektiği” gerekçe gösterilerek iptal kararı verildiği anlaşılmaktadır.
10. 5018 sayılı Kanununun 1 inci maddesinde, Kanunun amacının, kalkınma planları ve programlarda yer alan politika ve hedefler doğrultusunda kamu kaynaklarının etkili, ekonomik ve verimli bir şekilde elde edilmesi ve kullanılmasını, hesap verebilirliği ve malî saydamlığı sağlamak üzere kamu malî yönetiminin yapısını ve işleyişini, kamu bütçelerinin hazırlanmasını, uygulanmasını, tüm malî işlemlerin muhasebeleştirilmesini, raporlanmasını ve malî kontrolünü düzenlemek olduğu öngörülmekte, 71 inci maddesinin birinci fıkrasında; Kamu zararı; kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunması olarak tanımlanmakta, aynı maddenin ikinci fıkrasının (g) bendinde, mevzuatında öngörülmediği hâlde ödeme yapılması, kamu zararının belirlenmesinde esas alınacak durumlardan biri olarak düzenlenmekte, üçüncü fıkrasında, kontrol, denetim, inceleme, kesin hükme bağlama veya yargılama sonucunda tespit edilen kamu zararının, zararın oluştuğu tarihten itibaren ilgili mevzuatına göre hesaplanacak faiziyle birlikte ilgililerden tahsil edileceği hükme bağlanmakta, son fıkrasında ise, Kamu zararının, bu zarara neden olan kamu görevlisinden veya diğer gerçek ve tüzel kişilerden tahsiline ilişkin usûl ve esasların, Cumhurbaşkanı tarafından çıkarılan yönetmelikle düzenleneceği hükmüne yer verilmektedir.
11. Mezkur Kanun hükmüne dayanılarak yürürlüğe konulan Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul ve
Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 7 nci maddesinde, Kamu zararının 6 ncı maddede belirtilen hususlar göz önünde bulundurulmak suretiyle; a) Kontrol, denetim veya inceleme, b) Sayıştayca kesin hükme bağlama, c) Yargılama, sonucunda tespit edileceği hüküm altına alınmakta,; 8 inci maddesinde, tespit edilerek kamu idarelerine bildirilen kamu zararından doğan alacakların her biri için takibe yetkili birimce alacak takip dosyası açılacağı öngörülmekte, 12 nci maddesinin birinci fıkrasında, Kamu zararından doğan alacakların, sorumlulardan ve/veya ilgililerden, zararın oluştuğu tarihten itibaren ilgili mevzuatına göre hesaplanacak faiziyle birlikte tahsil edileceği hükmü yer almakta, ikinci fıkrasında ise, tespit edilen kamu zararlarının a)
Rızaen ve sulh yolu ile ödenmek, b) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu hükümlerine göre takas yapılmak, c) 2004 sayılı Kanun hükümleri uygulanmak suretiyle tahsil edileceği hükme bağlanmaktadır.
12. Somut olayda, kurum zararı olarak belirlenen tutarın başvuranın adına tahakkuk ettirilen kısmının, başvuran tarafından yukarıda yer verilen Yönetmeliğin 12 nci maddesi uyarınca rızaen ve sulh yoluyla ödenmediği, rızaen ödeme olmaması halinde yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri uyarınca ilgili idarece adli yargıda alacak davası açılması, adli yargı yerinde açılacak alacak davası sonucuna göre verilecek ilam dayanak alınarak başvuru konusu tutarın tahsili yoluna gidilmesi gerekmekte iken kurum zararı olarak belirlenen tutarın başvuran adına tahakkuk ettirilen kısmının başvuranın maaşından kesinti yapılmak suretiyle doğrudan tahsili yoluna gidilmesine ilişkin işlemin hukuka uygun olmadığı değerlendirilmektedir.
13. Başvuru konusu ile benzer hususları içeren bir yargı kararında; davacı sendikanın tarafı olduğu sosyal denge tazminatı sözleşmeleri kapsamında ilgili personelden 229.872,29-TL tutarında kesilen dayanışma aidatının, Danıştay 11. Dairesinin 19.12.2017 tarih ve E. 2016/1698, K. 2017/6525 sayılı kararı uyarınca iade edilmesi gerektiğinden bahisle belirlenen tutarın davalı idarece ilgili personele ödenmesi akabinde söz konusu tutarın davacı sendika adına kişi borcu çıkarılarak ödenmesine, ödenmemesi halinde ise davacı sendikanın üye aidat alacaklarından mahsup edilmesine ilişkin olarak İlkadım Belediye
Başkanlığı Mali Hizmetler Müdürlüğü’nce tesis edilen 03.03.2021 tarih ve 4241 sayılı işlemin iptali ile yapılan kesintilerin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte iadesine karar verilmesi istemiyle açılan davada, ilk derece mahkemesince verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulduğu, Samsun Bölge İdare Mahkemesi Dördüncü İdari Dava Dairesi tarafından, 30.12.2022 tarih ve E.
2022/1127, K. 2022/1521 sayılı kararında, “…Bu durumda, davalı idarece davacı sendikanın tarafı olduğu sosyal denge tazminatı sözleşmesi kapsamında ilgili personelden kesilen ve davacı sendikanın hesabına yatırılan 229.872,29-TL tutarında dayanışma aidatının davalı belediyenin kendi bütçesinden ilgili personele geri ödendiği ve davacı sendikanın anılan tutarı davalı belediyeye iade etmediğinin anlaşılması karşısında, kurum zararı olarak belirlenen tutarın davacı sendika tarafından rızaen ödenmemesi üzerine yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri uyarınca davalı idarece adli yargıda alacak davası açılması, adli yargı yerinde açılacak alacak davası sonucuna göre davacıdan anılan tutarın tahsili yoluna gidilmesi gerekmekte iken, kurum zararı olarak belirlenen tutarın davacı sendikanın üye aidat alacaklarından mahsubu suretiyle doğrudan tahsili yoluna gidilmesine ilişkin dava konusu işlemde bu gerekçeyle hukuka uyarlık, İdare
Mahkemesince dava konusu işlemin iptaline, tazmin isteminin kabulüne karar verilmesinde sonuç itibarıyla hukuki isabetsizlik görülmemiştir.” ifadelerine yer verilerek istinaf başvurusunun reddine kesin olarak karar verildiği anlaşılmaktadır.
14. Ayrıca, başvuran dışındaki personellerce başvuru konusu işlemin iptali istemiyle açılan davada, Giresun
İdare Mahkemesinin 21.06.2023 tarih E. 2023/91, K. 2023/551 sayılı kararının da bir önceki paragrafta yer alan Bölge İdare Mahkemesi kararı ile aynı mahiyette olduğunu belirtmek gerekmektedir.
14.1. Başvuran dilekçesinde İdareden kira alacağı olduğunu iddia etmiş bulunsa da bununla alakalı herhangi bir belge ve açıklama başvuru ekinde yer almadığı, aksine başvuranın gönderdiği ek belgede, kira bedelinin kendisinden tahsil edildiğinin ifade edildiği ancak ilgili paragrafta hatalı bir ödeme yapıldığının belirtilmediği, bu nedenle başvuranın bu husustaki talebinin değerlendirilme imkânının bulunmadığı anlaşılmıştır.
15. Yukarıda anlatılan hususlar, başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat, yargı içtihatları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; ilgili idarenin kurum zararı olarak belirlenen tutarın başvuran adına tahakkuk ettirilen kısmının başvuranın maaşından kesinti yapılmak suretiyle doğrudan tahsili yoluna gidilmesi yönünde tezahür eden işleminin hukuka uygun olmadığı sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 16. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; Kurumumuzca istenilen bilgi ve belgelerin idare tarafından süresi içerisinde, tam ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderilmediği anlaşılmıştır. Ek olarak idarenin, başvurana verdiği cevapta hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği, bu nedenle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı anlaşılmış olup idarenin bundan böyle bu ilkelere uygun davranması beklenmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
17. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 17 nci maddesinin sekizinci fıkrasına göre Kamu Denetçiliği Kurumuna dava açma süresi içinde yapılan başvuru, işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurmakta olup, anılan Kanunun 21 inci maddenin birinci fıkrası uyarınca başvurunun Kurum tarafından reddedilmesi hâlinde, (varsa) durmuş olan dava açma süresi gerekçeli ret kararının ilgiliye tebliğinden itibaren kaldığı yerden işlemeye başlar, 21 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca ise tavsiye kararı üzerine otuz gün içinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise (varsa) durmuş olan dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup ilgili
İdarenin işlemine karşı Giresun İdare Mahkemesi nezdinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle; Başvuranın İdare’nin kendisine olan kira borcunun ödenmesi talebinin REDDİNE, Başvuru konusu işlemin ivedilikle geri alınarak başvuranın mağduriyetinin giderilmesi yönünde
GİRESUN SOSYAL GÜVENLİK İL MÜDÜRLÜĞÜNE TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca; GİRESUN
SOSYAL GÜVENLİK İL MÜDÜRLÜĞÜ tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın başvurana ve GİRESUN SOSYAL GÜVENLİK İL MÜDÜRLÜĞÜNE tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi