ÖZET: Bu karar, bir kamu görevlisinin doğum sonrası aile yardımı ödeneği talebine ilişkindir. Başvuran, 20/06/2021 tarihinde doğum yapmış ve bu durumu 29/11/2022 tarihinde ilgili idareye bildirmiştir. İdare, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 204. maddesine dayanarak, doğumun gerçekleştiği tarihi takip eden ay başından itibaren hak kazanıldığını belirtmiş, ancak geriye dönük sadece üç ay ödeme yapılabileceğini ifade etmiştir.

Hukuk devleti ilkesine göre, idarenin uygulamaları belirlilik ve hukuka uygunluk taşımak zorundadır. İlgili mevzuat, aile yardımı ödeneğinin talep edilmesi için belirli bir süre şartı getirmemektedir. Bu nedenle, başvuranın doğum bildirimine dayanarak geriye dönük ödenek talep etmesinin önünde yasal bir engel bulunmamaktadır.

Sonuç olarak, başvuranın talebi kabul edilmiş ve aile yardımı ödeneğinin, doğum tarihinden itibaren ödenmesi gerektiği yönünde tavsiyede bulunulmuştur. Bu karar, kamu görevlilerinin sosyal haklarının korunması ve hukukun üstünlüğünün sağlanması açısından önem taşımaktadır.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2023/9963-S.23.16019

BAŞVURU NO : 2023/3445

KARAR TARİHİ : 09/08/2023

TAVSİYE KARARI ,TCKN:

Adres:

BAŞVURUYA KONU İDARE : BURSA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI

Başvuranın aile yardımının geriye dönük ödenmesi talebi hakkındadır.

BAŞVURUNUN KONUSU :

BAŞVURU TARİHİ : 13/03/2023

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1) Kurumumuza yapılan başvuruda başvuran özetle; Bursa Büyükşehir Belediyesi Teftiş Kurulu

Başkanlığı’nda Müfettiş olarak görev yaptığını, 20/06/2021 tarihinde dünyaya gelen kız çocuğu sebebiyle sosyal yardım mahiyetindeki aile yardımı ödeneğinden doğum olayının vuku bulduğu tarihten itibaren yararlanmayı talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2) Bursa Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nın E-43024 sayılı ve 07.03.2023 tarihli yazısında özetle;

“… Belediyemiz Teftiş Kurulu Başkanlığı bünyesinde Müfettiş kadrosunda görev yapmakta olan a ait, ilgide kayıtlı kararınız incelenmiştir. Bu kapsamda, söz konusu personel 20/06/2021 tarihinde dünyaya gelen çocuğunu 29/11/2022 tarihinde ibraz ettiği Aile Durum Bildirimi ile Belediyemize bildirmesine rağmen, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 202. maddesinde öngörülen aile yardımı ödeneğinden doğum olayının vuku bulduğu tarihten itibaren yararlanmak istediğini dilekçe ile tarafımıza bildirmiştir. Bilindiği üzere, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun “Aile Yardımı Ödeneği” başlıklı 202.

maddesinde; Bu yardım, memurun her ne şekilde olursa olsun menfaat karşılığı çalışmayan veya herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşundan aylık almayan eşi için 1500, çocuklarından herbiri için de 250 gösterge rakamının (72 nci ay dahil olmak üzere 0-6 yaş grubunda yer alan çocuklar için bir kat artırımlı) aylık katsayısı ile çarpılması sonucu elde edilecek miktar üzerinden ödenir.) “Aile Yardımı Ödeneğine Hak

Kazanma” başlıklı 204. maddesinde ise; “Memur, eş için ödenen aile yardımı ödeneğine evlendiği; çocuk için ödenen yardıma da çocuğunun doğduğu tarihi takip eden ay başından itibaren hak kazanır.” hükümleri yer almaktadır…Diğer taraftan, bahse konu Aile Yardımı Ödeneğinden ne şekilde ve ne kadar süre ile yararlandırılmasına ilişkin, 25 Ağustos 2021 tarihli ve 31579 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren “Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin

2022 ve 2023 yıllarını kapsayan 6. Dönem Toplu Sözleşmenin “Aile Yardımı Ödeneğinden Geriye Doğru

Yararlanma” başlıklı 36. maddesinde; ” Aile yardımından yararlanabilecek eş ve çocuk durumunda meydana gelen değişiklikleri daha sonraki tarihte bildiren personele, ilgili mevzuatı uyarınca aile yardımı ödeneği verilmesi koşullarının mevcut olması ve 01/10/2021 tarihinden öncesine taşmaması kaydıyla, anılan bildirime dayanılarak aile yardımı ödeneğinden yararlanabileceği tarihten önceki üç aya kadar olan dönem için de aile yardımı ödenekleri verilir.” ifadeleri yer almaktadır….Yukarıda açıklanan mevzuat hükümleri doğrultusunda, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na tabi olarak çalışan bir personelin doğuma bağlı aile yardımı ödeneğinden yararlanabilmesi için ilgili personelin beyanının esas olduğu ve bildirime bağlı olarak, geriye doğru son 3 aya kadar olan dönem için aile yardımı ödeneğinden bahse konu

Memur personelin yararlandırılabileceği anlaşılmaktadır.” açıklamalarına yer verilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3) 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının ilgili hükümleri:

3.1) “Ücrette adalet sağlanması” başlıklı 55 inci maddesinde “Ücret emeğin karşılığıdır. Devlet,

çalışanların yaptıkları işe uygun adaletli bir ücret elde etmeleri ve diğer sosyal yardımlardan yararlanmaları için gerekli tedbirleri alır.”

3.2) “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin

üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”,

3.3) “Kamu hizmeti görevlileriyle ilgili hükümler” başlıklı 128 inci maddesinin ikinci fıkrasında;

“Memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla düzenlenir.”,

4) 14/6/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi”

başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,

5) 14/07/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun ilgili hükümleri:

5.1) “Amaç” başlıklı 2 nci maddesinde, “Bu Kanun, Devlet memurlarının hizmet şartlarını, niteliklerini,

atanma ve yetiştirilmelerini, ilerleme ve yükselmelerini, ödev, hak, yüküm ve sorumluluklarını, aylıklarını ve ödeneklerini ve diğer özlük işlerini düzenler.”

5.2) “Aile Yardım Ödeneği” başlıklı 202 nci maddesinde, “Evli bulunan Devlet memurlarına aile

yardımı ödeneği verilir. Bu yardım, memurun her ne şekilde olursa olsun menfaat karşılığı çalışmayan veya herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşundan aylık almayan eşi için 1500, çocuklarından herbiri için de 250 gösterge rakamının (72 nci ay dahil olmak üzere 0-6 yaş grubunda yer alan çocuklar için bir kat artırımlı)

aylık katsayısı ile çarpılması sonucu elde edilecek miktar üzerinden ödenir. Eşlerden birine iş akdi veya toplu sözleşme gereği çocukları için yapılan aile yardımı ödeneği daha düşük ise, yalnız aradaki fark ödenir…”

5.3) “Aile Yardımı Ödeneğinin Ödeme Usulü” başlıklı 203 üncü maddesinde, “Aile yardımı ödeneği

Devlet memurlarına her ay aylıklarıyla birlikte ödenir…”,

5.4) “Aile yardımı ödeneğine hak kazanma” başlıklı 204 üncü maddesinde, “Memur, eş için ödenen

aile yardımı ödeneğine evlendiği; çocuk için ödenen yardıma da çocuğunun doğduğu tarihi takip eden ay başından itibaren hak kazanır.”,

IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ

6) Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvurunun kabulü ve tavsiyede

bulunulması yönündeki öneri, Kamu Başdenetçisine sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme

7) Başvuran geriye dönük aile yardımı ödeneğinin ödenmesini talep etmektedir.

7.1) İlgili idarenin yukarıda yer verilen yazısında özetle, “…657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na tabi

olarak çalışan bir personelin doğuma bağlı aile yardımı ödeneğinden yararlanabilmesi için ilgili personelin beyanının esas olduğu ve bildirime bağlı olarak, geriye doğru son 3 aya kadar olan dönem için aile yardımı ödeneğinden bahse konu memur personelin yararlandırılabileceği anlaşılmaktadır.” açıklamalarına yer verilmiştir.

8) Başvuranın, 20/06/2021 tarihinde çocuğunun olduğu ve 29/11/2022 tarihinde bu durumun ilgili idareye

bildirildiği, idarenin yukarıda (2 numaralı paragrafta) yer verilen cevap yazısında geriye dönük olarak 3 ay ödeme yapıldığının beyan edildiği, ancak aile yardımı ödeneğinin kalan kısmının ise bazı gerekçelerle ödenmediği anlaşılmaktadır.

9) Anayasanın 2 nci maddesinde, Devletin temel nitelikleri arasında hukuk devleti ilkesine yer verilmiş

olup, hukuk devletinin temel ilkelerinden biri “belirliliktir”. Bu ilkeye göre, hukuki düzenlemelerin hem kişiler hem de idare yönünden herhangi bir duraksamaya ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır, uygulanabilir ve nesnel olması, ayrıca kamu otoritelerinin keyfi uygulamalarına karşı koruyucu önlem içermesi de gereklidir. Belirlilik ilkesi, hukuksal güvenlikle bağlantılı olup birey, yasadan, belirli bir kesinlik içinde, hangi somut eylem ve olguya hangi hukuksal yaptırımın veya sonucun bağlandığını, bunların idareye hangi müdahale yetkisini doğurduğunu bilmelidir. Ancak bu durumda kendisine düşen yükümlülükleri öngörebilir ve davranışlarını ayarlar. Hukuk güvenliği, normların öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de yasal düzenlemelerde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılar. (AYM, 17/04/2008 Tarihli, E.2005/5, K.2008/93 sayılı Kararı).

10) Ayrıca, idarenin işlem tesis ederken hukuka bağlı olması ve hukuk kuralları içinde hareket etmesi

hukuk devletinin bir diğer ilkesidir. Bu kapsamda, idari işlemin belli bir sebebe dayanması gerektiği açık bir kuraldır.

11) Bilindiği üzere eş için ödenen aile yardımı ödeneği, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunun 204 üncü

maddesinde “evlenme” olayının gerçekleşmesine, çocuk için ödenen aile yardımı ödeneği ise “doğum” olayının gerçekleşmesine bağlanmış ve evlenmenin ve/veya doğum olayının gerçekleştiği tarihi takip eden aybaşından itibaren de bu ödemelere hak kazanılacağı ifade edilmiştir. Aynı kanunun 202 nci maddesinde ise bu ödeneğin, memurun her ne şekilde olursa olsun menfaat karşılığı çalışmayan veya herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşundan aylık almayan eşi ve 206 ncı maddedeki istisnalar haricinde çocukları için yapılacağı ifade edilmiştir. Söz konusu maddelerden de anlaşılacağı üzere; eş için ödenecek aile yardımı ödeneğinin, evlenme olayının vuku bulması ile çocuk için ödenen aile yardımı ödeneğinin ise doğum

olayının vuku bulması ile elde edilen kazanılmış bir hak olarak dikkate alınması gerektiği, ancak eş için ödenecek aile yardımı ödeneğinde, eşin her ne şekilde olursa olsun menfaat karşılığı çalışmaması veya herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşundan aylık almaması şartına bağlandığı, çocuk için ödenen aile yardımı ödeneğinde ise 657 sayılı Kanunun 206 ncı maddesinde belirtilen istisnaların göz önünde bulundurulması gerektiği ortadadır.

12) Öte yandan şikâyet konusunun, Merkezi Yönetim Harcama Belgeleri Yönetmeliği çerçevesinde

değerlendirilmesi de gerekmektedir. Malum olduğu üzere, ilgili yönetmeliğin amacı, “harcamalarda ödeme belgesine dayanılacak kanıtlayıcı belgeleri ve bu belgelerin şekil ve türlerini” belirlemektir. Anılan yönetmelikle hakkın nasıl kazanılacağı değil ödemenin hangi belgeler üzerinden yapılacağı belirlenmektedir. Bir başka ifade ile kişi bu ödeneğe, ilgili yönetmelik hükmü çerçevesinde aile yardımı bildiriminde bulunduğunda değil 657 sayılı Kanunda yer alan şartları yerine getirdiğinde hak kazanmaktadır. Kaldı ki, Anayasanın 128 inci maddesi gereğince memura yapılacak ödemelerin kanunla yapılacağı hükmü karşısında yönetmelik hükmüne dayanarak ödemenin yapılıp yapılmayacağına dair bir karar vermenin mümkün bulunmadığı da açıktır.

13) Konunun, aile yardım bildiriminin verilmesinin herhangi bir süre şartına tabi olup olmadığı yönünden

değerlendirilmesinde ise; yukarıda yer verilen 657 sayılı Devlet Memurları Kanunun ilgili maddelerinde, hakkın hangi şartlarda kazanılıp kaybedileceği, ne şekilde ve ne zaman ödeneceği açıkça düzenlenmiş olmakla beraber geriye dönük talep edilip edilemeyeceği ve bildirim süresine ilişkin bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Dolayısıyla söz konusu bildirim için herhangi bir süre şartı getirilmediği anlaşıldığından hak sahiplerince verilen bildirimlere istinaden geriye dönük olarak aile yardımı talep edilmesinin önünde de yasal bir engel bulunmadığı değerlendirilmiştir.

14) Şikâyet konusuyla benzer nitelikteki taleplerle ilgili Aksaray İdare Mahkemesinin 24/07/2013 tarihli

ve sayılı kararı ile Manisa İdare Mahkemesinin 25/11/2014 tarihli ve sayılı kararında aile yardımı ödeneğinin geriye dönük ödenebileceği, buna dayanak olarak da ilgili kararlarda “Dava dosyasının, yukarıda yer alan mevzuat hükümleri ile bir arada değerlendirilmesinden, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi memurlara aile yardımının ne şekilde ve ne zaman ödeneceği açıkça hükme bağlanmış olmakla beraber geriye dönük olarak talep edilemeyeceği yönünde bir düzenlemenin bulunmadığı (bu yönde bir hükme yer verilmediği) anlaşılmaktadır.” hususunun gösterildiği tespit edilmiştir. (Emsal nitelikli 2020/69198, 2020/95522 vd. Kurum Kararlarımız)

14.1) Ayrıca, Anayasanın Ücrette adalet sağlanması başlıklı 55 inci maddesinde “Ücret emeğin karşılığıdır.

Devlet, çalışanların yaptıkları işe uygun adaletli bir ücret elde etmeleri ve diğer sosyal yardımlardan yararlanmaları için gerekli tedbirleri alır” hükmü düzenlenmiş olup, bu kapsamda da bir sosyal yardım olan çocuk yardımının ilgili idare tarafından başvuran kişiye ödenmesi aynı zamanda sosyal devlet ilkesinin de bir sonucudur.

14.2) 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun aile yardımı ödeneğine hak kazanılması başlıklı 204 üncü

maddesinde ‘çocuğunun doğduğu tarihi takip eden ay başından’ aile yardımının ödeneceği düzenlemesine göre kamu görevlisinin çocuk yardımı alması için öncelikle doğum olgusunun gerçekleşmesinin yeterli olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda doğum olayının ilgili idareye bildirilmesi veya bildirilme şeklinin yardımı almak için kurucu bir unsur olmadığı, gerçekleşen doğum olgunun bildirilmesinden ibaret olduğu, kaldı ki günümüz şartlarında nüfus kayıtlarından doğum olayının tespit edilmesinin son derece kolay olduğu da göz ardı edilmemelidir.

15) Yukarıda anlatılan hususlar, başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, mevzuat, yargı

kararları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; ilgili idarenin aile yardımını ödememek için ileri sürdüğü gerekçenin hukuka ve hakkaniyete uygun olmadığı, bu sebeplerle (ve özellikle 657 sayılı

Devlet Memurları Kanununun 202 ve devamı maddelerine uygun olarak) başvuranın çocuğu için talep ettiği aile (çocuk) yardımı ödeneğinin, bildirimin hangi tarihte verildiğine bakılmaksızın bu şartı taşıdığı tarihi takip eden aybaşından itibaren ödenmesi gerektiği kanaatine ulaşılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

16) İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmede, şikâyet başvurusu kapsamında, idarenin, başvurana ilişkin işlemlerle ilgili bilgi ve belgeleri süresi içerisinde ve gerekçeli olarak kurumumuza gönderdiği, bu anlamda “kararların gerekçeli olması” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun hareket ettiği ancak, başvuru sahibine verdiği cevapta idari işleme karşı hangi sürede hangi mercie başvurabileceğini göstermediği bu nedenle de karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi ilkesine uymadığı tespit edildiğinden, idarenin bahse konu ilkeye uygun davranması önerilmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

17) 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ

tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa)

dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup, idari işlemler yönünden Bursa İdare

Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Başvuru kapsamında yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; Yukarıda açıklanan sebep ve gerekçelerle

BAŞVURUNUN KABULÜNE,

Başvuranın talep ettiği aile (çocuk) yardımı ödeneğinin, ödenmemiş olan kısmının, geriye dönük olarak ödenmesi yönünde BURSA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞINA TAVSİYEDE

BULUNULMASINA,

6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, idare

tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın BAŞVURANA ve BURSA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞINA tebliğine, Türkiye

Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi