|
ÖZET: Bu karar, başvuranın disiplin cezalarının iptali talebinin reddedilmesine ilişkin bir değerlendirme içermektedir. Başvuran, kendisine verilen disiplin cezalarının zamanaşımına uğradığını iddia etmiştir. Ancak, disiplin cezalarının kamu hizmetinin gereği gibi yürütülmesi açısından önemli olduğu ve bu cezaların verilmesinde izlenecek yöntemlerin mevzuatta açıkça belirlendiği belirtilmiştir. Disiplin cezaları, memurların özlük hakları üzerinde etkili olduğu gibi kamu düzeninin sağlanması açısından da objektif bir öneme sahiptir.
Kararda, disiplin soruşturmalarının hukuka uygun olarak yürütülmesi gerektiği vurgulanmış ve başvuranın iddialarının 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 127. maddesine uygun olarak değerlendirildiği sonucuna varılmıştır. Bu çerçevede, başvuranın disiplin cezalarının iptali talebinin reddedilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Dolayısıyla, disiplin cezalarının verilmesinde mevzuata uyulması gerektiği ve bu süreçlerin titizlikle yürütülmesi gerektiği ifade edilmiştir. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2023/11379-S.23.18263
BAŞVURU NO : 2023/3923
KARAR TARİHİ : 14/09/2023
RET KARARI ,TCKN:
Adres:
BAŞVURUYA KONU İDARE : BUCAK KAYMAKAMLIĞI
Başvuranın, kendisine verilen disiplin cezalarının iptali talebi
BAŞVURUNUN KONUSU :
hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 22/03/2023
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1) Başvuran, Kurumumuza yaptığı başvurusunda özetle; sicilinde ceza olmadığı ve Danıştay’ın kararlarına
rağmen kendisine bir alt ceza uygulanmadığını İl Disiplin Kurulu kararının tarafına 09/08/2022 tarihinde tebliğ edilmesine karşın yetkili disiplin amiri tarafından yasal süre olan 15 gün geçmesine rağmen herhangi bir işlem tesis edilmediğinden cezaların MEBBİS sisteminde görüldüğünü, 657 sayılı DMK’nın zamanaşımı başlıklı 127. Maddesinde “…Disiplin cezasını gerektiren fiil ve hallerin işlendiği tarihten itibaren nihayet iki yıl içinde disiplin cezası verilmediği takdirde ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar.” hükmü kapsamında ceza verme yetkisinin zamanaşımına uğradığını, buna rağmen cezayı süre aşımından dolayı iptal etmek yerine yeniden İl Disiplin Kurulu’na karar aldırarak süre aşımına rağmen ceza verildiğini, 657 Devlet Memurları Kanunun 127 maddesi “Bu Kanunun 125 inci maddesinde sayılan fiil ve halleri işleyenler hakkında, bu fiil ve hallerin işlendiğinin öğrenildiği tarihten itibaren; a) Uyarma, kınama, aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezalarında bir ay içinde disiplin soruşturmasına… başlanmadığı takdirde disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğrar.” hükmünün yer aldığını, 2020 yılı Temmuz/Ağustos ayından itibaren bir ay içinde konuyla ilgili mülki amir onayıyla muhakkik yada müfettiş görevlendirilmediğinden ceza verme yetkisinin zamanaşımına uğradığını belirterek cezaların kaldırılmasını talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2) Bucak Kaymakamlığı’nın 17/05/2023 tarihli ve sayılı yazısı ve eklerinde, özetle; Başvuranın
Bucak İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünde görev yapmış halen Balıkesir Altıeylül İlçe Milli Eğitim
Müdürlüğünde Şube Müdürü olarak görev yaptığını, başvurana ilişkin yapılan soruşturma raporu ve verilen ceza süreci hakkındaki tüm bilgi ve belgelerin yazı ekinde Kurumumuza gönderildiği ifade edilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3) 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine
başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”
4) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin
birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”
5) 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun;
5.1) “Davranış ve işbirliği” başlıklı 8 inci maddesinde,
“Devlet memurları, resmi sıfatlarının gerektirdiği itibar ve güvene layık olduklarını hizmet içindeki ve dışındaki davranışlarıyla göstermek zorundadırlar. Devlet memurlarının işbirliği içinde çalışmaları esastır.”
5.2) “Amir durumda olan devlet memurlarının görev ve sorumlulukları” başlıklı 10 uncu maddesinin
ikinci fıkrasında; “Amir, maiyetindeki memurlara hakkaniyet ve eşitlik içinde davranır. Amirlik yetkisini kanun, tüzük ve yönetmeliklerde belirtilen esaslar içinde kullanır.”
5.3) “Devlet memurlarının görev ve sorumlulukları” başlıklı 11 inci maddesinin birinci fıkrasında;
“Devlet memurları kanun, tüzük ve yönetmeliklerde belirtilen esaslara uymakla ve amirler tarafından verilen görevleri yerine getirmekle yükümlü ve görevlerinin iyi ve doğru yürütülmesinden amirlerine karşı sorumludurlar.”
5.4) “Disiplin amiri ve disiplin cezaları” başlıklı 124 üncü maddesinde;
“Disiplin amirleri; kurumların kuruluş ve görev özellikleri dikkate alınarak Devlet Personel Başkanlığı’nın görüşüne dayanılarak özel yönetmeliklerinde tayin ve tesbit edilecek amirlerdir. Kamu hizmetlerinin gereği gibi yürütülmesini sağlamak amacı ile kanunların, tüzüklerin ve yönetmeliklerin Devlet memuru olarak emrettiği ödevleri yurt içinde veya dışında yerine getirmeyenlere, uyulmasını zorunlu kıldığı hususları yapmayanlara, yasakladığı işleri yapanlara durumun niteliğine ve ağırlık derecesine göre 125 inci maddede sıralanan disiplin cezalarından birisi verilir.”
5.5) “Disiplin cezalarının çeşitleri ile ceza uygulanacak fiil ve haller” başlıklı 125 inci maddesinde;
“Devlet memurlarına verilecek disiplin cezaları ile her bir disiplin cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır:
A – Uyarma: Memura, görevinde ve davranışlarında daha dikkatli olması gerektiğinin yazı ile bildirilmesidir. Uyarma cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır: a) Verilen emir ve görevlerin tam ve
zamanında yapılmasında, görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasların yerine getirilmesinde, görevle ilgili resmi belge, araç ve gereçlerin korunması, kullanılması ve bakımında kayıtsızlık göstermek veya düzensiz davranmak, (…) h) Görevin işbirliği içinde yapılması ilkesine aykırı davranışlarda bulunmak.
B- Kınama: Memura, görevinde ve davranışlarında kusurlu olduğunun yazı ile bildirilmesidir. Kınama cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır: a) Verilen emir ve görevlerin tam ve zamanında yapılmasında, görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasların yerine getirilmesinde, görevle ilgili resmi belge,
araç ve gereçlerin korunması, kullanılması ve bakımında kusurlu davranmak, (…) C – Aylıktan kesme:
Memurun, brüt aylığından 1/30 – 1/8 arasında kesinti yapılmasıdır. Aylıktan kesme cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır: … ı) Hizmet içinde Devlet memurunun itibar ve güven duygusunu sarsacak nitelikte davranışlarda bulunmak, (…)”
“Zamanaşımı” başlıklı 127 nci maddesinde; “Bu Kanunun 125 inci maddesinde sayılan fiil ve halleri işleyenler hakkında, bu fiil ve hallerin işlendiğinin öğrenildiği tarihten itibaren; a) Uyarma, kınama, aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezalarında bir ay içinde disiplin soruşturmasına, …
başlanmadığı takdirde disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğrar.”
6) Disiplin Kurulları ve Disiplin Amirleri Hakkında Yönetmeliğin;
6.1) “Disiplin Amirlerinin Tayin ve Tespitine Dair Esaslar” başlıklı 16’ncı maddesinde;
“….Başbakanlık ve bakanlıklarda, bunların bağlı kuruluşlarında ilgisine göre Başbakanlık Müsteşarı, Bakanlık Müsteşarı, bağlı kuruluşların başında bulunan müsteşar, başkan, genel müdür, genel sekreter ve müdürler, illerde valiler, ilçelerde kaymakamlar, belediyelerde belediye başkanları, yurtdışı teşkilatında misyon şefleri buralarda görevli bütün memurların en üst disiplin amirleridirler. Daha alt seviyedeki disiplin amirlerinin astlık üstlük sıralaması bu esasa göre tespit edilir. En üst disiplin amirleri haiz oldukları yetkileri her derecedeki memur hakkında doğrudan kullanabilir…Disiplin işleriyle ilgili uygulamalarda, kaymakam ilçe, valiler il, belediye başkanları belediye teşkilatındaki diğer disiplin amirlerine göre en üst disiplin amiridirler.”
6.2) “Disiplin Amirlerinin sorumlulukları” 19 uncu maddesinde, “Disiplin amirleri, disiplin işlerinde
kendilerine 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ve özel kanunlarla verilen yetkileri kamu hizmetlerinin gereği gibi yürütülmesini sağlamak amacıyla; memurlara kanun, tüzük ve yönetmeliklerle tanınan hakları göz önünde tutan, hakkaniyet ve eşitliği esas alan bir tutum ve davranış için de kullanmak ile yükümlüdürler. Bu genel sorumluluğun dışında disiplin amirleri ayrıca; a) Memurların uyarma, kınama, aylıktan kesme, kademe ilerlemesinin durdurulması ve memurluktan çıkarma cezalarından biriyle cezalandırılması gereken disipline aykırı davranışlarını öğrendikleri tarihten itibaren kanunen belli süreler içinde disiplin soruşturmasını başlatarak; gerekli cezayı uygulayarak, disiplin cezası verme yetkisinin zaman aşımına uğramasını önlemek, (…) zorundadırlar.”
IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ
7) Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde hazırlanan ‘Ret Karar Önerisi’
Kamu Başdenetçisine sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme
8) Başvuran hakkında verilen iki adet uyarma cezasının iptalini talep etmektedir.
9) Başvuran hakkında verilen disiplin cezasına ilişkin soruşturma raporu incelendiğinde;
9.1.) İlçe Müdürü ve Şube Müdürü 22.09.2020 tarihinde şef ve memurlarla bir araya geldiği toplantıda cereyan eden bazı şeflerin rencide edilmesi iddiasını sübuta erdirdiği, Milli Eğitim Müdürlüğünde bölüm Şefi ’ye yönelik “senin psikolojik sorunların var, delisin, git doktora tedavi ol” şeklinde sözler sarf ederek sataşma eyleminde bulunduğu ve bu kapsamda
657 sayılı Devlet Memurları Kanunun 125/B-b maddesinde belirtilen “ İş arkadaşlarına ve iş sahiplerine
söz veya hareketle sataşmak” fiiline uyduğu gerekçesi ile “Kınama” cezası ile tecziye edildiği, 9.2.) Başvuranın akabinde karara itirazı üzerine cezasının bir alt ceza olan uyarma cezasına çevrildiği, 9.3.) Başvurana 22.02.2021 tarihli şube müdürleri toplantısında ikinci dönem ücretli öğretmen görevlendirilmesiyle ilgili kendisine telefon açıp soru soran ve telegram üzerinden mesajlaştığı okul müdürü ile yaptığı yazışmada kullandığı dilin, temsil ettiği makamına uygun olmayan ciddiyetten uzak devlet memuru vakarına ve amir memur ilişkilerine yakışmayacak tarzda tutum ve davranışlarda bulunmak eylemine uyduğunun anlaşıldığı, bu hal ve davranışları sübuta eren hakkında sübuta eren bu iddia ile ilgili olarak 657 sayılı DMK’nın125/A-e bendinde belirtilen “ Devlet memuru vakarına yakışmayan tutum ve davranışlarda bulunmak” hükmü kapsamında uyarma cezası verildiği görülmektedir.
9.4.) Başvuran ise Kurumumuzdan bahsi geçen disiplin cezalarının 2020 yılı Temmuz/Ağustos ayından itibaren bir ay içinde konuyla ilgili mülki amir onayıyla muhakkik ya da müfettiş görevlendirilmediğinden ceza verme yetkisinin zamanaşımına uğradığını belirterek cezaların kaldırılmasını talep etmektedir.
10) Disiplin cezaları, kamu hizmetinin gereği gibi yürütülmesi bakımından kamu görevlilerinin mevzuat
uyarınca yerine getirmek zorunda oldukları ödev ve sorumlulukları ifa etmemeleri veya mevzuatta yasaklanan fiillerde bulunmaları durumunda uygulanan yaptırımlar olup, memurların özlük hakları üzerinde doğrudan ve önemli sonuçlar doğurmaları sebebiyle subjektif ve bireysel etkileri bulunduğu gibi, kamu görevinin gereği gibi sürdürülmesi ve kamu düzeninin sağlanması bakımından objektif ve kamusal öneme de sahiptirler. Bu bakımdan, disiplin soruşturmalarının yapılmasında izlenecek yöntem, ceza verilecek fiiller ve ceza vermeye yetkili makam ve kurullar pozitif olarak mevzuatta belirlenmekte, doktrin ve yargısal içtihatlarla da konu ile ilgili disiplin hukuku ilkeleri oluşturulmaktadır.(Danıştay 5.Daire 2016/10216 Esas Ve 2016/5148 Sayılı Kararı)İdarelerden disiplin cezaları verme sürecinde söz konusu mevzuatlara ve disiplin hukuku ilkelerine uyması beklenmektedir.
11) 24.10.1982 tarihli ve 17848 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Disiplin Kurulları Ve Disiplin
Amirleri Hakkında Yönetmelik’in Disiplin Amirlerinin Tayin ve Tespitine Dair Esaslar başlıklı 16’ncı maddesinde; “….Başbakanlık ve bakanlıklarda, bunların bağlı kuruluşlarında ilgisine göre
Başbakanlık Müsteşarı, Bakanlık Müsteşarı, bağlı kuruluşların başında bulunan müsteşar, başkan, genel müdür, genel sekreter ve müdürler, illerde valiler, ilçelerde kaymakamlar, belediyelerde belediye başkanları, yurtdışı teşkilatında misyon şefleri buralarda görevli bütün memurların en üst disiplin amirleridirler. Daha alt seviyedeki disiplin amirlerinin astlık üstlük sıralaması bu esasa göre tespit edilir. En üst disiplin amirleri haiz oldukları yetkileri her derecedeki memur hakkında doğrudan kullanabilir…Disiplin işleriyle ilgili uygulamalarda, kaymakam ilçe, valiler il, belediye başkanları belediye teşkilatındaki diğer disiplin amirlerine göre en üst disiplin amiridirler.” hükmü uyarınca Milli Eğitim Bakanlığı Müfettişleri tarafından yürütülen 14/03/22 tarihli inceleme ve soruşturma raporunda öngürülen kınama ve uyarma cezası başvurana Bucak Kaymakamı tarafından 25.05.2022 tarihli yazı ile başvurana bildirilmiştir. Başvuran tarafından söz konusu
cezaların İl Disiplin Kuruluna itirazı neticesinde, 657 sayılı Kanun’un 125’nci maddesinde geçen; “..Geçmiş hizmetleri sırasındaki çalışmaları olumlu olan ve ödül veya başarı belgesi alan memurlar için verilecek cezalarda bir derece hafif olanı uygulanabilir…” hükmü uyarınca kınama cezasının uyarma cezasına çevrildiği görülmektedir.
12) Her ne kadar Milli Eğitim Bakanlığı Disiplin Amirleri Yönetmeliğine göre ilk disiplin amiri İlçe
Müdürü söz konusu fiilin işlendiği sırada 22.09.2020 tarihinde toplantıda bulunmuş olsa da disiplin cezasına konu olan fiillerin başka bir Şube Müdürü ’nın 15.04.2021 tarihli dilekçe ve 14.04.2021 tarihli CİMER’e verilen şikayet dilekçeleri sonrasında idare tarafından öğrenildiği görülmektedir. Bu kapsamda Burdur Valiliği İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından
CİMER dilekçesinde başvuran hakkında ifade edilen iddialara yönelik disiplin soruşturması yapılması yönünde 28.04.2021 tarihinde müfettiş görevlendirilmiştir.
13) 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun “Zamanaşımı” başlıklı 127. maddesinde; “Bu Kanunun 125
inci maddesinde sayılan fiil ve halleri işleyenler hakkında, bu fiil ve hallerin işlendiğinin öğrenildiği tarihten itibaren; a) Uyarma, kınama, aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezalarında bir ay içinde disiplin soruşturması b) Memurluktan çıkarma cezasında altı ay içinde disiplin kovuşturmasına, başlanmadığı takdirde disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğrar.
Disiplin cezasını gerektiren fiil ve hallerin işlendiği tarihten itibaren nihayet iki yıl içinde disiplin cezası verilmediği takdirde ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar.” hükmü yer almaktadır. Bu çerçevede başvurana yönelik iddiaları içeren CİMER şikayet dilekçesi 15.04.2021 tarihli olup, Milli Eğitim
Bakanlığı’nın inceleme ve soruşturma yapılmasına ilişkin olur yazısı 28.04.2021 tarihli olup 657 sayılı
Kanun’un 127’nci maddesinde bahsi geçen 1 aylık süreye uyulduğu, keza fiilin işlendiği tarih ve disiplin cezası verme tarihi arasındaki süre de 2 yılı geçmediğinden başvurana verilen disiplin cezaları 657 sayılı kanun madde 127’ye uygun olarak verildiği değerlendirildiğinden başvuranın disiplin cezalarının kaldırılması talebinin reddedilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
14) 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu
Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde iyi yönetim ilkelerine yer verilmiş olup; idare tarafından, Kurumumuzca talep edilen bilgi ve belgeler süresi içinde gönderilmiştir bu sebeple “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkesine uygun hareket edildiği; fakat bilgi ve belgelerde istenen belgeler eksik yollandığı ve sıralı bir şekilde yollanmadığından ilgili idareden bundan böyle bu hususa da uyması beklenmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
15) 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca başvurunun Kurumumuz tarafından
reddedilmesi hâlinde, durmuş olan dava açma süresi gerekçeli ret kararının ilgiliye tebliğinden itibaren kaldığı yerden işlemeye başlayacaktır. 21 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca ise tavsiye kararı üzerine otuz gün içinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise durmuş olan dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye başlayacaktır. Buna göre; ilgili idarenin eylem ve işlemlerine karşı dava açma süresinden (varsa) arta kalan sürede Isparta İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
/
Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre, başvuranın verilen disiplin cezalarının iptal edilmesi talebinin REDDİNE, Kararın Başvurana ve BUCAK KAYMAKAMLIĞI’NA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi