|
ÖZET: Bu Yargıtay kararı, kamulaştırmasız el atma nedeniyle taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin bir uyuşmazlığı ele almaktadır. Davacı, taşınmazının hukuka aykırı bir şekilde kullanıldığını iddia ederek tazminat talep etmiş, davalı idare ise taşınmaz üzerindeki irtifak hakkını gerekçe göstererek davanın reddini istemiştir. İlk Derece Mahkemesi, davanın kabulüne karar vermiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi, ilk mahkeme kararını usul ve esas yönünden hukuka uygun bulmuş ve davalı idarenin istinaf başvurusunu reddetmiştir. Mahkeme, taşınmazın üzerinde irtifak hakkı bulunmadığını belirlemiş ve taşınmaz bedelinin emsal karşılaştırması yapılarak belirlenmesini uygun görmüştür. Sonuç olarak, Yargıtay, davalı idarenin temyiz itirazlarını reddederek Bölge Adliye Mahkemesi kararını onamıştır. Bu karar, kamulaştırmasız el atma durumlarında taşınmaz bedelinin tazmini konusunda önemli bir içtihat oluşturmuştur. |
5. Hukuk Dairesi 2024/3703 E. , 2024/9959 K.
“İçtihat Metni”
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 39. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1409 Esas, 2024/152 Karar
DAVA TARİHİ : 30.01.2020
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 25. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/32 Esas, 2022/141 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul ili, …, Zühtüpaşa Mahallesi, Kalamış 275 ada 18 parsel sayılı 396,00 m² alanlı taşınmazın davalı … tarafından yol yapılarak, hukuka aykırı bir şekilde kamulaştırmasız el atılarak kullanıldığını belirterek belirlenecek tazminatın davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde; dava konusu 18 parselin tapu kaydında “18 parsel aleyhine 16, 17, 19 ve 20 parseller lehine bilcümle vesaitle mürur için irtifak hakkı” olduğunu, irtifak hakkı kaldırılmadığı sürece kamulaştırmasız el atmaya konu olamayacağını, söz konusu taşınmazın bulunduğu yerde Belediyece herhangi bir yeni onaylı imar planı değişikliği yapılmadığından yeni bir yol genişletilmesi ve kaldırım çalışması yapılmadığını, dava konusu yere hukuken el atılmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne taşınmaz bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, bedeline hükmedilen davacı payının tapusunun iptali ile davalı idare adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; el atma iddiasına konu taşınmaz kısmının tapu kayıtlarında 1941 yılından beri mevcut mürur irtifak şerhinin bulunduğunu, taşınmazın “geçit/yol” şartıyla oluştuğunu, bu irtifak şerhi kaldırılmadan yol terkini yapılamayacağını, mevcut irtifakın bedele etkisinin göz ardı edilmesinin ve karara esas alınan bilirkişi raporunun usul ve kanuna aykırı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu İstanbul ili, …, Zühtüpaşa Mahallesi 275 ada 18/A parsel sayılı taşınmaza emsal karşılaştırılması yapılmak suretiyle belirlenen bedelin davalı idareden tahsiline dair mahkeme kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu belirtilerek davalı idare vekilinin istinaf başvuru talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrarla kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin sorumlu idareden tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar sayılı kararının ilgili bölümü şöyledir: “… Usulü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, esas itibarıyla, gayrimenkulünü yola kalbeden amme hükmi şahsiyeti aleyhine meni müdahale davası açmağa hakkı olduğuna, ancak dilerse bu fiili duruma razı olarak, mülkiyet hakkının amme hükmi şahsiyetine devrine karşılık gayrimenkulünün bedelinin tahsilini de dava edebileceğine ve isteyebileceği bedelin de mülkiyet hakkının devrine razı olduğu tarih olan dava tarihindeki bedel olduğuna 16.05.1956 tarihinde ilk toplantıda ittifakla karar verildi.”
3. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararı ile “… Usulü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, gayrimenkulünün bedelinin tahsiline ilişkin olarak, gayrimenkulünü yola kalbeden hükmü şahsiyeti aleyhine açacağı bedel davasında müruruzamanın mevzuubahis olamayacağına ve bu itibarla da, hadisede Borçlar Kanunu’nun 66. maddesinin tatbik kabiliyeti bulunmadığına …” karar verilmiştir.
4. 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) 11 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dava konusu İstanbul ili, …, Mahallesi 275 ada 18/A parsel sayılı taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak fillen yol olarak el atılan taşınmaz bedelinin alınan rapor uyarınca davalı idareden tahsiline karar verilmesi yerindedir.
3. Dava konusu taşınmazın UYAP sorgulama sistemi üzerinden dosya arasına alınan güncel tapu kaydının incelenmesinde; taşınmazın üzerinde herhangi bir irtifak hakkının bulunmadığı anlaşıldığından taşınmazın belirlenen m² birim fiyatından indirim yapılmadan karar verilmesi yerindedir.
4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre, usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Davalı idareden aşağıda yazılı kalan harcın alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.