onecikan-yargitay

ÖZET: Uyuşmazlık, kamulaştırmasız el atılan taşınmaza müdahalenin men’i ve ecrimisilin tahsili istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi, davacının müdahalenin men’i talebini reddederken, ecrimisil talebini kabul etmiştir. Davalı taraf, istinaf başvurusunda bulunmuş, ancak Bölge Adliye Mahkemesi, müdahalenin sona erdiği gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi, taşınmaza yapılan müdahalenin 2017 yılının Temmuz ayında sona erdiğini ve keşif tarihi itibarıyla doğal zemin mevcut olduğu için müdahalenin men’i talebinin reddedilmesinin yerinde olduğunu belirtmiştir. Ecrimisil bedelinin belirlenmesinde ise herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir.

Sonuç olarak, temyiz başvurusu üzerine Yargıtay, Bölge Adliye Mahkemesi kararını usul ve kanuna uygun bulmuş, davacı vekilinin temyiz itirazlarını reddederek kararı onamıştır. Bu durum, taşınmaz üzerindeki müdahalenin sona erdiğini ve ecrimisil talebinin kabul edildiğini göstermektedir.

5. Hukuk Dairesi         2024/3721 E.  ,  2024/9135 K.

    “İçtihat Metni”

    İNCELENEN KARARIN
    MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
    DAVA TARİHİ : 04.02.2019
    KARAR : Esastan ret
    İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 40. Asliye Hukuk Mahkemesi
    SAYISI : 2021/128 Esas, 2022/254 Karar

    Taraflar arasındaki müdahalenin men’i, kal ve ecrimisilin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince müdahalenin men’i talebinin reddine ve ecrimisil talebinin kabulüne karar verilmiştir.
    Kararın davalı taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
    Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usûl eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda,temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

    I. DAVA
    Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu Ankara ili, …, Çayyolu Mahallesi, 63809 ada 8 parsel sayılı taşınmazda paydaş olduğunu, taşınmaza Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından toprak dökülmek suretiyle müdahalede bulunulduğunu, müvekkilinin 22.02.2017 tarihli ve 1541 sayılı dilekçe ile Ankara Büyükşehir Belediyesi Zabıta Daire Başkanlığına başvurduğunu, müvekkiline gönderilen 23.03.2017 tarihli ve 27950 sayılı cevabi yazıda “Söz konusu bölgede Beytepe Park Alanı Yapımı kapsamında çalışmalar olduğu, park alanı için toprak ile dolgu yapıldığı görülmüş çalışmalar esnasında daha dikkatli ve duyarlı olunması hususunda muhataplara gerekli uyarılarda bulunulmuş olup…” denmek suretiyle müvekkilinin arsasına müdahalede bulunulduğunun kabul edildiğini, taşınmaza müdahale söz konusu olduğu için müvekkilinin taşınmazı kullanması ya da tasarrufta bulunması imkanının kalmadığını, davalının dava konusu alana toprak döktüğü tarihten işgalin sona ermesine kadar ecrimisil bedelini müvekkiline ödemesi gerektiğini ileri sürerek davalının dava konusu taşınmaza haksız müdahalesinin menine, arsa üzerinde bulunan toprağın kaline ve ecrimisil bedelinin yasal faizi ile birlikle davalıdan tahsilini talep talep etmiştir.

    II. CEVAP
    Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; görev, yetki, süre ve husumet olmak üzere tüm usul yönleriyle davaya itiraz ettiklerini, davaya konu olayın müvekkili idareye ulaşmasını müteakip Anfa Ankara Altınpark İşletmeleri Limited Şirketine intikal ettirildiğini ve proje çerçevesine sadık kalınmasını aksi takdirde oluşacak zararlardan taraflarının sorumlu olacağının bildirildiğini, Anfa tarafından verilen cevapta alt yüklenicinin projeye sadık kalarak arazi sınırları içerisinde çalışma yaptığını, ancak davacının arazisinin yapısından kaynaklı bir durumun olduğunu belirttildiğini, müvekkili idarenin kusurunun bulunmadığını davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile müdahalenin men’i talebinin reddine, ecrimisil talebinin kabulüne karar verilmiştir.

    IV. İSTİNAF
    A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

    B. İstinaf Sebepleri
    1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaza müdahalenin keşif tarihi itibarıyla devam ettiği halde müdahalenin men’i davasının reddine karar verilmesinin yerinde olmadığını, taşınmazın değerinin piyasanın altında belirlendiğini, ecrimisil değerinin de hatalı ve eksik inceleme ile az belirlendiğini ileri sürmüştür.
    2. Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın husumetten reddi gerektiğini, Anfa Ankara Altınpark İşletmeleri Limited Şirketinin davaya dahil edilmesi gerektiğini, parsel için verilmiş herhangi bir hafriyat döküm izinlerinin olmadığını, rapor ve incelemenin eksik olduğunu, bedelin yüksek belirlendiğini, ecrimisile hükmedilemeyeceğini ileri sürmüştür.

    C. Gerekçe ve Sonuç
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava dava konusu taşınmazın 3800 m²lik bölümüne toprak dökülmek suretiyle el atıldığı ve 2017 yılını 7. ayında toprağın kaldırıldığı ve keşif tarihi itibarıyla 2017 yılının üçüncü ayında doğal zeminin mevcudiyetini koruduğu anlaşılmış olup, müdahaleye son verildiği anlaşıldığından müdahalenin menine dair davanın reddine, dava konusu taşınmazın arsa niteliğinde olduğunun kabulü ecrimisil talebinin kabulüne karar verilmesinde mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

    B. Temyiz Sebepleri
    Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek temyiz yoluna başvurmuştur.

    C. Gerekçe
    1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
    Uyuşmazlık, kamulaştırmasız el atılan taşınmaza müdahalenin men’i, kal ve ecrimisilin tahsili istemine ilişkindir.

    2. İlgili Hukuk
    1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun’un (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
    2. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar sayılı kararının ilgili bölümü şöyledir: “… Usulü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, esas itibarıyla, gayrimenkulünü yola kalbeden amme hükmi şahsiyeti aleyhine meni müdahale davası açmağa hakkı olduğuna, ancak dilerse bu fiili duruma razı olarak, mülkiyet hakkının amme hükmi şahsiyetine devrine karşılık gayrimenkulünün bedelinin tahsilini de dava edebileceğine ve isteyebileceği bedelin de mülkiyet hakkının devrine razı olduğu tarih olan dava tarihindeki bedel olduğuna 16.05.1956 tarihinde ilk toplantıda ittifakla karar verildi.”

    3. Değerlendirme
    1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
    2. Dosya içindeki bilgi ve belgelere, özellikle dosya içindeki uzman bilirkişi raporlarına göre müdahalenin men’i talebinin reddine karar verilmesi yerinde olduğu gibi ecrimisil bedeline hükmedilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
    3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

    VI. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 Sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,26.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.