|
ÖZET: Kırklareli Üniversitesi’nde Dr. Öğretim Üyesi olarak görev yapan başvuran, idare tarafından ders yükü dağılımında adaletsizlik yapıldığı ve mobbing uygulandığı iddialarıyla Kamu Denetçiliği Kurumu’na başvurmuştur. Başvuran, kendisine haftada yalnızca 3 saat ders verildiğini, bazı öğretim üyelerine ek ders verilerek kamu zararı oluşturulduğunu ve akademik gelişiminin engellendiğini öne sürmüştür. İdare ise, başvuranın bölümünün yeni açıldığını, dolayısıyla ders yüklerinin henüz dolmadığını ve başvuranın ders tekliflerini kabul etmediğini belirtmiştir.
Yapılan incelemeler sonucunda, başvuranın mobbing iddialarının sistematik ve sürekli bir şekilde gerçekleşmediği, dolayısıyla bu iddiaların ispatlanamadığı tespit edilmiştir. İdare tarafından yapılan inceleme raporunda, başvuranın ders yükünün altında kalan tek öğretim üyesi olmadığı ve mobbing iddialarının somut delillerle desteklenmediği sonucuna varılmıştır. Sonuç olarak, başvurunun reddine karar verilmiştir. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2023/13101-S.23.20698
BAŞVURU NO : 2023/5983
KARAR TARİHİ : 16/10/2023
RET KARARI ,TCKN:
Adres:
KIRKLARELİ ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜ
BAŞVURUYA KONU İDARE :
BAŞVURUNUN KONUSU : İdare tarafından akademik gelişiminin engellendiği ve tarafına mobbing uygulandığı iddiasına ilişkindir.
BAŞVURU TARİHİ : 26/04/2023
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza yapılan başvuruda başvuran; 14.07.2021 tarihinden itibaren Kırklareli Üniversitesi
Fakültesi Dalında Dr. Öğretim Üyesi olarak çalıştığını, Kırklareli Üniversitesi Fakültesinde bazı öğretim üyelerine ek ders verilecek şekilde ders dağılımı yapılarak kamu zararı oluşturulması, Dekan Vekili Prof. Dr. . tarafından sözleşmesinin yenilenmemekle tehdit edilmesi, akademik personel görev tanımına uygun olmayan işler verilmek suretiyle aşağılanarak sürekli mobbing uygulanması, 2547 Sayılı Yasanın “Çalışma Esasları” başlıklı 36’ncı maddesinde öğretim üyelerinin kadrosunun bulunduğu yükseköğretim birimi ile sınırlı olmaksızın görevli olduğu üniversitede haftada asgari 10 saat ders vermekle yükümlü olmasına rağmen tarafına haftada maksimum 3 saat lisans dersi verilmesi, öğrenciler tarafından yazılı, imzalı ve sözlü olarak derslere girmesi talep edildiği halde akademik kariyer anlamında ilerlemesini sekteye uğratmak niyetiyle söz verilmesine rağmen yüksek lisans dersi verilmemesi hususları kapsamında Rektörlük birimi tarafından mağduriyetinin giderileceğine söz verildiği için 08.09.2022 tarihli şikâyet dilekçesine ilişkin 10.10.2022 tarihinde şikâyetten vazgeçme dilekçesi sunduğunu, şikâyeti sonrası görev süresinin, Kırklareli Üniversitesi
Öğretim Üyeliğine Yükselme ve Atanma Kriterlerinin 8 inci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinde belirtilen asgari puan koşulunun üzerinde puanı olmasından dolayı 4 yıl süre olarak belirlendiğini; ancak ders yüküne ilişkin mağduriyetinin hâlihazırda devam ettiğini, Kırklareli Üniversitesi
Fakültesinde bazı öğretim üyelerine ek ders verilecek şekilde ders dağılımı yapılarak kamu zararı oluşturulduğunu, fakülte bünyesinde hizmet veren akademik personeller içinde doktora eğitimini finansman bilim dalında tamamlamış olmasına rağmen haftalık asgari ders yükünün (10 saat) altında ders verilen tek öğretim üyesinin kendisi olduğunu, alanı kapsamında yer alan derslerin hocaların eğitimleri hiçe
sayılarak doktora eğitimini Ekonometri ve Muhasebe alanında tamamlayan ya da farklı fakültelerde çalışan öğretim görevlileri tarafından verildiğini, ders dağılımını yapan öğretim üyelerinin finans alanında 38 tane ders olmasına rağmen bazı öğretim üyelerine alanı olmadığı halde ek ders ücreti verilecek şekilde ders dağılımı yaparak kamu zararına sebebiyet verdiğini, Finans ve Bankacılık Bölüm Başkanından Finans ve
Bankacılık bölümü yüksek lisans programına ilişkin ders talebinde bulunduğunda, her seferinde tecrübesiz olduğu ve farklı bölüme mensup olduğu için kurul tarafından kabul edilmeyeceğine dair gerekçeler öne sürüldüğünü, kendisinin verdiği dersten başarısız olan öğrencilere ‘idare ile arasının kötü olduğu, bilerek kendisine ders verilmediği, kendisinin CİMER’e şikâyet edilmesi sonucu dersten geçebileceklerinin’ ifade edildiğini, bazı öğretim üyeleri tarafından hem diğer akademik personellere hem de öğrencilere karşı hakkında kötü bir algı operasyonu yürütüldüğünü, 2022-2023 Eğitim-Öğretim Yılı Güz Dönemi için fakülte bünyesinde İktisat alanında doktora eğitimini tamamlamış iki öğretim üyesi olmasına rağmen adına alanı olmamasına rağmen İktisada Giriş-I dersinin tanımlanmak istendiğini, alanı İktisat olmadığı için ilgili bilim dalındaki iki öğretim üyesinin İktisada Giriş-I dersine girmelerinin daha verimli olacağını 07.07.2022 tarihinde yazılı olarak dile getirilmesine rağmen finansman alanında 38 ders olduğu halde 19.10.2022 tarihinde mail aracılığıyla tekrar İktisada Giriş-2 dersine girmesinin teklif edildiğini, tüm bahse konu hususlar bilindiği ve öğrenciler tarafından sürekli yazılı ve sözlü olarak talep edildiği halde 2022-2023
Eğitim-Öğretim Yılı Güz Döneminde adına sadece İşletmeye Giriş dersinin tanımlandığını ve Bahar
Döneminde de yine haftalık asgari 10 saat ders verme yükümlülüğünün hiçe sayıldığını, i Bölüm Başkanı ile mesaj yoluyla iletişime geçmek zorunda kalması sonrası, Dekan Vekili ve Dekan Yardımcısı tarafından azarlandığını, bahse konu tutumlarıyla Dekan Vekili ve Dekan
Yardımcısının özel hayatına ve kişilik haklarına müdahale ettiğini, Kırklareli Üniversitesi bünyesinde göreve başladığından beri akademisyen görev tanımı ile alakasız çeşitli işler yaptığını, yapılan hukuksuz işlemleri, haksızlığı ve liyakatsizliği dile getirmesi sonrası yaklaşık 2,5 senedir mobbinge uğradığını, akademik anlamda ilerleme veya görev süresi uzatımına ilişkin puan kazanmasının önüne geçmek amacıyla haftalık asgari ders yükünün altında ders verilmesiyle birlikte, herhangi bir Birim Koordinatörlük görevi de verilmeyerek görevlerinin alındığını, akademik anlamda ilerleme veya görev süresi uzatımına ilişkin puan kazanımına vesile olmayan komisyonlarda görevlendirilerek akademik çalışmalara vakit ayırmasının engellenmeye çalışıldığını, 20.03.2023 tarihinde akademik anlamda ilerleme veya görev süresi uzatımına ilişkin puanını arttırma olanağı tanınmadığı için çok fazla akademik çalışma yapmak zorunluluğundan dolayı üzerindeki fazla komisyon görevlendirmelerinin en azından bir kısmından muaf tutulması için Dekan
Yardımcısına ‘e mail gönderdiğimde, dönem ortasında değişiklik yapılamayacağına ilişkin cevap verildiğini; fakat bunun üzerine 18.03.2023 tarihli yazı ile Birim Stratejik Plan Komisyonunda görevlendirilmemiş olmasına rağmen 29.03.2023 tarihinde değişiklik yapılarak Birim Stratejik Plan
Komisyonunda da görevlendirildiğini, 02.02.2023 tarihinde yapmış olduğu şikâyete ilişkin olarak
Kırklareli Üniversitesi Hukuk Müşavirliği ile görüştüğünde bahse konu şikâyet ile ilgi soruşturmanın başlatıldığı ve soruşturmacıların görevlendirildiğinin dile getirildiğini; ancak 24.04.2023 tarihinde tarafına soruşturma açılmadığına ilişkin yazı gönderildiğini belirterek başta fakülte bünyesinde adil ders dağılımının yapılmasının sağlanması olmak üzere tüm bahse konu hususlara ilişkin olarak mağduriyetinin giderilmesini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kurumumuzun 23.05.2023 tarihli bilgi belge isteme yazısına istinaden Kırklareli Üniversitesi
Rektörlüğü Personel Daire Başkanlığından gönderilen 21.06.2023 tarihli ve E- – sayılı cevabi yazı ve eklerinde özetle; 2.1. Başvuranın Rektörlüğe yapmış olduğu şikâyet neticesinde Rektör Yardımcısı Prof. Dr. . ’nın inceleme raporu sunmak üzere görevlendirildiği, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. . tarafından 12.04.2023 tarihinde düzenlenen inceleme raporu neticesinde bahse konu şikâyet neticesinde soruşturma açılmasını
/
gerektiren bir durum olmadığı kanaatine varılarak inceleme raporunun Rektörlüğe sunulması üzerine
18.04.2023 tarihinde Fakültesi Dekan Vekili Prof. Dr. . ve Dekan Yardımcısı Dr.
Öğr. Üyesi hakkında soruşturma açılmasına yer olmadığına dair karar verildiği, bahse konu inceleme raporu ve Rektörlük makamınca 18.04.2023 tarihinde verilen Karar ve eklerinin birer örneğinin yazı ekinde gönderildiği, 2.2. Başvuranın yapmış olduğu şikâyet doğrultusunda 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 53/A maddesi gereğince disiplin soruşturması açmayı gerektirecek bir durum bulunmadığının tespit edildiği, 2.3. Başvuranın iddialarına yönelik yapılan inceleme sonucunda düzenlenen raporda başvuranın kadrosunun bulunduğu Fakültesinin bölümünün ilk defa bu yıl açılmış olması, ikinci, üçüncü ve dördüncü sınıflarının bulunmaması nedeniyle ders paylaşımı neticesinde bazı hocaların 10 saat ders yükünün altında ders almasının olağan bir durum olduğunun belirtildiği, 2.4. Rektörlük makamınca Rektör Yardımcısı Prof. Dr. . görevlendirilerek inceleme raporu aldırıldığı, inceleme raporu üzerine Rektörlükçe iddialara ilişkin karar verildiği ve bu kararın Hukuk Müşavirliğince ilgiliye bildirildiği, Hukuk Müşavirliğinin bahse konu şikayet ile herhangi bir görevi bulunmadığı ve sadece şikayet hakkında verilen kararın Hukuk Müşavirliği aracılığı ile bildirildiği, 2.5. Başvuran veya diğer ilgililer tarafından başvuruya konu olayla ilgili olarak Hukuk Müşavirliğine ulaşan herhangi bir açılmış veya sonuçlanmış dava bulunmadığı, 2.6. Başvuran tarafından yapılan şikâyetlerin bir kısmının çözümlendiği, bir kısmının da yanlış anlaşılmadan kaynaklandığı anlaşıldığından hâlihazırda yapılması gereken bir işlem kalmadığı gibi idare ile başvuran arasında herhangi bir sorun da bulunmadığı, 2.7. Uygulanan hükümleri belirtilmek suretiyle güncel mevzuat hükümlerinin yazı ekinde gönderildiği, 2.8. Başvuran hakkında başvuru konusu ile ilgili soruşturma bulunmamakla beraber daha önce öğrenciler tarafından yapılan CİMER şikâyetlerinin yazı ekinde gönderildiği, söz konusu şikâyetler hakkında başvuranın görüşünün alındığı ve daha dikkatli olması konusunda sözlü uyarıldığı, ayrıca Uygulamalar
Bilimler Fakültesi Dekanlığı olarak öğrenciler tarafından en fazla şikâyet edilen öğretim üyesinin başvuran olduğu, başvurana öğrencilerine karşı toleranslı ve anlayışlı olmasının öğütlendiği, öğrencilerin Whatsapp gruplarına müdahil olmaması öğrencileri birbirlerine karşı kışkırtmaması hususlarının dile getirildiği, Ayrıca Fakültesi Bölümü Araştırma Görevlisi kadro ilanına başvuran adaylardan birisinin yazılı sınavında görev yapan başvuran hakkında “kendisini kasti ve sürekli olarak meşgul ettiği, kişisel sorular sorduğu, cevaplarına müdahalede bulunduğu” iddialarına ilişkin hem Dekanlık makamına hem de CİMER’e şikâyet başvurusunda bulunduğu, 2.9. Fakültesinde gerçekleştirilen tüm faaliyetlerin yasal mevzuat çerçevesinde yürütüldüğü, derslerin öğretim üyelerine dağılımında her Bölüm Kurulunun, Bölüm Başkanının başkanlığında toplandığı ve hangi dersin hangi öğretim üyesi tarafından verilmesinin uygun olacağını belirlediği, açıkta kalan derslerle ilgili Bölüm Başkanının Dekanlık ile iletişime geçerek diğer Fakülte programlarından veya 2547 sayılı Yükseköğretim Kanun’un 40/a maddesi kapsamında Üniversitenin akademik birimlerinden görevlendirilme yapılması için talepte bulunulduğu, anılan akademik personelin,
12.02.2021 tarihinde vermiş olduğu ders vermek üzere görevlendirme talebine dair dilekçeden başka ders
dağılımları ile ilgili Dekanlığa ulaşan yazılı bir talep bulunmadığı, Bölüm Başkanlarına iletilen talepler var ise Bölüm Kurulu toplantısında değerlendirildiği ve Dekanlık olarak Bölümlerin Bölüm Kurullarına yönelik herhangi bir müdahalenin söz konusu olmadığı, /
2.10. Başvuranın Dekanlığın kamu zararı oluşturduğu iddiasının soyut, temelsiz ve gerçekdışı olduğu, Dekanlık olarak öğretim üyelerinin ders yüklerinin dengeli bir şekilde dağıtılması konusunda azami dikkat gösterilmesi için Bölüm Başkanlarının uyarıldığı ve bu konuda Bölüm Kurullarına herhangi bir müdahalede bulunulmadığı, başvuranın bölümlerde bulunan öğretim üyelerinin hem ders yüklerinin fazla olmasından hem de dış birimlerde görevli öğretim üyelerinden destek alınmasını şikayet ederek kamu zararı oluşturulduğu iddiasında bulunduğu, Dekanlık olarak kamu yararı oluşturmak için Bölüm Kurullarının önerisiyle bazen derslerin birleştirildiği bazen de dış birimlerden öğretim üyelerine dersler verildiği, 2021-
2022 Eğitim Öğretim yılında Fakülte programlarına yerleşen ve kayıt yaptıran öğrenci sayısının düşük
olduğundan, anılan eğitim yılında programların 1. Sınıf ve 2. Sınıf eşdeğer derslerinin ortak okutulduğu ve farklı bölümlerin eğitim planında bulunan eşdeğer dersler için Dekanlık tarafından Senatodan onay alındığı, konuya ilişkin tablolar ile Fakülte ek ders ödemelerine ilişkin Fakülte Yönetim Kurulları baz alınarak hazırlanan tabloların yazı ekinde sunulduğu,
2.11. Başvuranın kadrosunun bölümünde bulunmakta olup bu bölümde ilk defa öğrenci alımının 2022-2023 Akademik yılı Güz döneminde başladığı, başvuranın Finans alanında bir öğretim üyesi olması ve verilebilecek ders sayısının da birinci sınıfın ilk döneminde sınırlı olmasından dolayı kendisine bir ders verildiği, diğer dersleri ise alanı olmadığı gerekçesiyle reddettiği, bölümün ikinci, üçüncü ve dördüncü sınıflarının oluşması halinde önümüzdeki dönemlerde ders yüklerinin fazlasıyla dolacağı, bahar döneminde ise açılan alan derslerinin yarısının başvurucuya verildiği, yine kendisine teklif edilen başka dersleri alanı olmadığı için kabul etmediği ve bahar döneminde haftalık 9 saat ders verdiği, ders dağılımlarının bölüm kurullarında değerlendirildiği ve tartışıldığı, Bölümü kadrosunda görev yapmakta olan başvuranın da Bölüm Kurulunun üyesi olduğu, 2022-2023 Akademik yılı Güz dönemine ait Bölümün ders dağılımlarının belirlendiği
Kurulu Toplantı Karar Tutanağında ( / imzası olduğu ve 2022-2023 Akademik yılı Bahar dönemine ait Bölümün ders dağılımlarının belirlendiği i Bölüm Kurulu Toplantısında ( / ise raporlu olduğunun görüldüğü, bu toplantılarda veya sonrasında başvuranın hiçbir itirazı veya talebi olmadığı, Bölüm
Kurulu Toplantı Karar Tutanaklarının yazı ekinde gönderildiği, 2.12. Başvuranın doktora eğitimini tamamlamasına rağmen haftalık asgari (10 saat) ders yükünün altında ders verilen tek öğretim üyesi olduğuna dair iddiasına ilişkin, yazı ekinde gönderilen tabloda Fakülte öğretim üyelerinin 2547 sayılı Kanun uyarınca zorunlu ders yüklerinin gösterilmiş olup almış oldukları derslere istinaden haftalık ders yükleri incelendiğinde başvuranın haftalık asgari ders yükünün altında kalan tek personel olmadığının anlaşıldığı, başvuranın şikâyet dilekçesinde belirttiği ‘Aylık Ders Bildirim
Formlarının’ akademik personellerin Fakültede ve dış birimlerde vermiş oldukları dersleri gösterir belge olup dış birim görevlendirmelerinin 2547 sayılı Kanun’un 40’ıncı maddesi uyarınca yapıldığı, ilgili Kanun maddesi uyarınca yapılacak görevlendirme iş akışının yazı ekinde sunulmuş olup başvuran ile ilgili kayıtların tetkiki sonucu Fakültesine diğer birimlerden ‘ders görevlendirme’ talep yazısının gelmediği, 2.13. Öğrenci alınan programların niteliklerine göre her biri için asgari öğretim üyesi sayısının en az 3 olması gerekmekte olup, yıllar itibarı ile öğretim üyesi sayılarında da değişikliklerin söz konusu olduğu, Fakültede öğretime devam eden Bölümü (1 Prof., 3 Dr. Öğr. Üyesi), Finans ve Bankacılık Bölümü (2 Prof., 2 Doç., 2 Dr. Öğr. Üyesi) ile Uluslararası Ticaret ve Lojistik Bölümü (2
Prof.,4 Dr .Öğr. Üyesi) kendi müfredatlarında yer alan derslerin her dönem öncesinde öncelikle kendi program öğretim üyelerinin talepleri doğrultusunda hangi öğretim elemanları tarafından verileceğinin (ders dağılımları) yine kendi Bölüm Kurullarında kararlaştırıldığı, dolayısıyla Bölüm Kurul karan ile belirlenen ders dağılımlarının belirleme sürecine Dekanlığın müdahil olmasının söz konusu olmadığı,
Başvuranın kadrosunun bulunduğu bölüme yeni gelen Dr. Öğr. Üyesi . ’nin benzer şekilde ders yükünün az olmasından dolayı kendi alanı muhasebe olmasına rağmen ‘İktisada Giriş-I’ dersinin vermesinin istendiği ve kendisinin de ders yükünü doldurmak için kabul ettiği, başvuranın alanı Finans olmasına rağmen kendisinin ‘İktisat’ dersini vermeyi istemediği için alanı olmayan başka bir hocaya derslerin verilmek zorunda kalındığı, buna rağmen başvuranın Dr. Öğr. Üyesi . ’nin ders yükünü doldurduğunu ancak kendisinin dolduramadığını beyan ederek şikâyetçi olduğu, 2.14. Haftalık 10 saat mecburi ders yükünü dolduramamış tek akademik personelin başvuran olmadığı, idari göreve sahip akademik personellerin de yine bu saat kadar ders yüklerine sahip olduğu, idari göreve sahip akademik personelin ek ders ücreti almasının 2547 sayılı Kanun’un 36 ıncı maddesinin beşinci fıkrasında sayılan idari göreve sahip akademik personelin kanun koyucu tarafından mecburi ders yüklerinin daha az belirlenmesinden kaynaklandığının görüldüğü, Bölüm Kurulları tarafından okutulacak dersler için öğretim üyesi talebi olduğunda Dekanlığa bildirildiği ve bunun üzerine Dekanlık tarafından ilgili öğretim üyesine ders teklifi yapıldığı, başvuranın Kamu
Denetçiliği Kurumuna 26.04.2023 tarihinde vermiş olduğu dilekçe eklerinde de görüldüğü üzere Fakültede kadrosunun bulunduğu bölümünde kendisine verilebilecek derslerin verildiğinin ifade edildiği ve alamadığı dersin olmadığının beyan edildiği, Bölümünün müfredatında yer alan ikinci, üçüncü ve dördüncü sınıf dersleri okutulmaya başlayınca akademik personelin sorumlu olacağı ders sayısında artış olacağı, buna rağmen başvuranın başka bölümlerin içişlerine karışması, bölüm başkanlarını rahatsız etmesi ve bölüm öğretim üyelerinin ders yükleri, tez danışmanlıkları, yüksek lisans ve doktora dersleri gibi kendisiyle ilgisi olmayan konulara müdahil olmanın ötesinde bunlara suç isnat etmesinin bir öğretim üyesine yakışacak bir davranış olmadığı, 2.15. Başvuranın Kamu Denetçiliği Kurumuna başvurusunun ekinde ek ders aylık ödemelerinde öğretim elemanlarının derslere devamının, izinli/raporlu günlerinin takip edildiği çizelge olan imzasız/onaylanmamış aylık ders bildirim formlarının yer aldığı, başvuran tarafından bu formlardaki verilerin işaret edilerek haftalık asgari ders yükünün altında ders verilen tek öğretim üyesinin kendisinin olduğu ve 3 senedir haftalık ders yükünün altında ders verildiğinin ifade edildiği, 2022/2023 yılı bahar dönemi ders dağılımlarına göre ek ders ücretlerine ilişkin tablonun yazı ekinde gönderildiği, fakülte kadrosunda olup, haftalık mecburi ders yükü ve altında ders yükü bulunan öğretim üyesi sayısının 6 olduğu, başvuranın dilekçede iddia ettiği sayıların aylık (4 hafta) ve akademik personellerin diğer akademik birimlerde verdiği ders yüklerini de kapsadığı, 2.16. Fakültenin akademik faaliyetleri arasında Tez danışmanlığının bulunmadığı, tez danışmanlığı nedeniyle bugüne kadar fakülte tarafından herhangi bir ücret ödenmediği ve Tez Danışmanlıklarının
Üniversitenin Enstitülerinde yürütülmekte olan akademik bir faaliyet olduğu, başvuranın kendi bölümü ve
Fakültesi ile ilgisi olmayan farklı konuları şikâyet konusu etmesi ve bunu Dekanlığa suç olarak isnat etmesinin kabul edilemez bir durum olduğu, başvuranın söz konusu ithamlarla hem tüm öğretim üyelerini hem de Dekanlığı suçlu gösterdiği, 2.17. Başvuranın 2017/2018 Eğitim Öğretim Yılı Bahar Dönemi itibarıyla Prof. Dr. . . yerine ders ücreti almadan eksiksiz her hafta bazı derslere girdiği, sınav sorusu hazırlayıp, cevap kağıtlarını okuyup sınav sonuçlarını sisteme girdiği iddialarına ilişkin; başvuranın ilgili birimlere konu ile ilgili şikayette bulunduğuna dair bir veriye ulaşılamadığı, aksine söz konusu dönemde başvuranın ayrıcalıklı bir şekilde çalıştığı ve kendisiyle birlikte çalışan arkadaşlarına yoğun bir şekilde mobbing ve tacizde bulunduğu, o dönem birlikte çalıştığı araştırma görevlisinin de süreç sonunda istifa ettiği, talep edilmesi halinde o dönemde başvuran ile birlikte çalışan araştırma görevlilerinin ifadelerine başvurulabileceği, 2.18. Fakülte bünyesinde en fazla cep telefon numarasını değiştiren ve farklı numaralar kullanan tek öğretim üyesinin başvuran olduğu, cep telefon numarası ve ikametgah bilgilerinin idare tarafından
/
bilinmediği, başvuranın resmi yazışmalarda Ankara adresini kullandığı, sözlü olarak Tekirdağ’da oturduğunu ve bazı yazışmalarda da Lüleburgaz’da ikamet ettiğini ifade ettiği, öğrencilerle yazışmaları sosyal medya hesaplarından yaptığı; ancak o hesapların da kendisine ait olmadığını belirttiği, Bölüm
Başkanı ile en fazla başvuranın görüştüğü, kendisi dışında mesai saatleri dışında başvuranın annesinin de bölüm başkanı ile iletişime geçerek baskı yaptığı, 2.19. Başvuranın Dekan Vekili ve Dekan Yardımcısı tarafından azarlanmış olması iddiasının gerçek dışı olduğu, başvuran ile en son yaklaşık 1,5 yıl önce iki konu ile ilgili görüşüldüğü, ilk olarak; başvuranın bir süredir kadrosunun bulunduğu Bölüm Başkanı olan Dr. Öğr. Üyesi . ’yi
Whatsapp üzerinden vakitli vakitsiz şekilde rahatsız ettiği, özel hayatına ve kişilik haklarına annesiyle birlikte müdahale etmesinden dolayı psikolojisinin bozulduğu yönünde Dekanlığa sözlü bilgi verdiği ve talep edilmesi halinde Bölüm Başkanından görüş alınabileceği, daha öncesinde benzer şikâyetlerin
Fakültede bulunan başka araştırma görevlileri tarafından da Dekanlığa sözlü olarak iletildiği, bu görüşmede başvurana akademik personeli gereksiz yere meşgul etmemesi, özel hayata ve kişilik haklarına müdahalede bulunmaması ve mahremiyete saygı göstermesi yönünde bir konuşma yapıldığı ve bölümün huzuru ve düzenin sağlanması için başta Bölüm Başkanı olmak üzere meslektaşlarına saygı göstermesi hususunun hatırlatıldığı ve herhangi bir şekilde ne bir tehdit ne de bir sözlü saldırıda bulunulmadığı, başvuranın yetişkin bir öğretim üyesi gibi davranmadığı, Dekan, Dekan Yardımcısı ve Bölüm Başkanlarıyla anlaşmazlık yaşadığı durumlarda başvuranın annesi tarafından konuya müdahil olunarak başvuranın idare edilmesi için ricada bulunulduğu, ikinci olarak ise; öğrenciler tarafından gelen şikâyetler ile ilgili daha dikkatli olması gerektiği, öğrencilerle iletişimin sosyal medya üzerinden değil kurumun elektronik ağı üzerinden yapılması hususunun başvurana hatırlatıldığı, başvuranın da bunun üzerine kendisini şikayet edenlerden hesap soracağını ifade ederek Dekanlık odasından ayrıldığı, 2.20. 2547 sayılı Kanun’un 36’ncı maddesinin üçüncü fıkrasında ders verme görevi olmayan araştırma görevlilerine doktora çalışmalarını başarı ile tamamlamaları, talep etmeleri ve Üniversite Yönetim
Kurulunun uygun görmesi halinde ders görevi verilebileceğinin hüküm altına alındığı, başvuranın 12/02/2021 tarihli dilekçesi ile 2020/2021 Eğitim Öğretim yılı bahar döneminde Bankacılık ve Finans bölümünde kodlu Portföy Yönetimi dersini vermek üzere görevlendirilme talebinin Rektörlüğe iletildiği, talebin Üniversite Yönetim Kurulunca uygun görülmesi üzerine başvuranın kodlu
Portföy Yönetimi dersini okuttuğu, başvuranın Arş. Gör. Dr. unvanı aldığı zamandan kısa bir süre içinde vakit kaybetmeden kadrosunun olmadığı Bankacılık ve Finans Bölümüne talepte bulunarak ders vermesinin verimli olacağının Dekanlık olarak tavsiye edilmesi üzerine ilgili dersi vermesinin sağlandığı ve bu sayede anılan personelin akademik deneyim kazanmasının önemli olacağının düşünüldüğü; ancak daha sonra öğrencilerden ve diğer akademik personellerden gelen şikayetlerden dolayı başvuranın daha dikkatli olmasının kendisine tavsiye edildiği, fakülte öğrencilerinin bugüne kadar sadece başvuran hakkında yazılı ve sözlü şikayetlerde bulunduğu, örneğin başvuranın talebi üzerine 2020/2021 Eğitim Öğretim yılı bahar döneminde okuttuğu Portföy Yönetimi ile ilgili olarak dersi alan toplam 101 öğrenciden 21 öğrenciye ait not itiraz dilekçesi bulunduğu, ayrıca birçok öğrencinin korku ve baskıdan dolayı sadece sözlü şikayette bulunduğu ve yazılı şikayette bulunmaktan korktuklarını beyan ettikleri, 2.21. Başvuranın akademik görev tanımı dışında işler yaptığı iddiasına ilişkin olarak; ders verme ve kurulan komisyonlarda görev alma dışında kendisinden yazılı veya sözlü hiçbir iş yapmasının talep edilmediği, son
3 yılın 2 yılında pandemi ve deprem felaketi sebebiyle derslerin uzaktan yapıldığı, bu durumda başvuranın
okula gelmediği gibi mobbing yapılmasının da mümkün olmadığı, başvuranın mevcut yönetim altında çok rahat bir şekilde çalışmasına rağmen daha önce yaşadığı olayları gündeme getirerek kendini mağdur göstermeye çalıştığı, bahsedilen dönemlerde mevcut Dekan Vekili, Dekan Yardımcısı ve Bölüm
Başkanlarının göreve henüz başlamadığı, mevcut yönetim altında başvuranın herhangi bir şekilde kütüphanede görevlendirilmesi, çay/pasta servisi yapmak, bulaşıkları yıkamak vb. işlerin yapılması gibi bir
/
durum yaşanmadığı, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 22’nci maddesinde Öğretim Üyelerinin görevleri sayıldığı ve başvurana Kanunda öngörülen görevler dışında hiçbir görev verilmediği, kurul ve komisyonlarda görevlendirmelerde eşitliğe azami ölçüde dikkat edilmeye çalışıldığı ve ayrıca başvuranın aldığı görev sayısının üzerinde görev alan akademik personelin de bulunmadığı, 2.22. Kayıtların tetkiki sonucu başvuranın toplam 11 (kurul, komisyon ve koordinatörlük) görevi olduğu, Fakültede kurul, komisyon ve koordinatörlük görevi verilen diğer öğretim üyelerinin 7 ile 15 görevlendirilmesi bulunduğu, örnek olarak Dekan yardımcısının 15 kurul ve komisyonda görevi bulunduğu, bu konuda gerekli hassasiyetin gösterildiği ve ilgilinin akademik çalışmalarının engellenmeye çalışıldığına dair iddiasının gerçeği yansıtmadığı, Fakültede toplam 9 Dr. Öğr. Üyesi unvanlı akademik personelin bulunduğu ve diğer Dr. Öğr. Üyesi unvanlı personellerin de akademik çalışmalarına destek vermek amacıyla kurul, komisyon ve koordinatörlüklerin görevlendirilmesinde azami ölçüde dikkat edildiği, başvuranın kendi beyanı ile görevlendirmelerinin azalması talebinin Fakültedeki diğer akademik personellerin görevi düşünüldüğünden kişiye ayrıcalık yapıldığı izlenimi vermemek adına işleme alınmadığı, Birim Stratejik Plan Komisyonunun Rektörlüğün talebi üzerine 2023 yılında kurulmuş yeni bir komisyon olup, başvuranın bu alandaki çalışmalarından dolayı Komisyon Başkam tarafından komisyonda bulunmasında faydalı olacağının bildirildiği, Başvuranın, Kırklareli Üniversitesi Rektör Yardımcılığı’nın 26.05.2022 tarihli ve Esayılı yazısına istinaden 26.07.2022 tarihli E- – – sayılı yazı ile Fakülte
İRAP (İl Risk Azaltma) sorumlusu olarak görevlendirildiği, Rektör Yardımcılığının göndermiş olduğu yazıya istinaden gerekli işlemlerin yapılmasının istendiği, yazının notlar sekmesinde odalar ile ilgili araştırmanın Üniversite Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanlığı tarafından yapılacağının bildirilerek başvurandan odalar ile ilgili çalışma istenmediği, ayrıca, il genelinde gerçekleştirilecek yangın tatbikatı yapılmasına karar verildiği, başvurana da Fakülteyi bilgilendirme ve gerekli işlemleri yapmak ve tatbikata herkesin katılımını sağlama görevi verildiği, başvuranın ise idareye haber vermeyerek tatbikatın olduğu gün içinde sağlık raporu alarak Fakülteye gelmediği, Hususları bildirilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 Sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın; 3.1. “Devletin temel amaç ve görevleri” başlıklı 5 inci maddesi; “Devletin temel amaç ve görevleri, Türk milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır.” 3.2. “Çalışma hakkı ve ödevi” başlıklı 49 uncu maddesinin ikinci fıkrası; “Devlet, çalışanların hayat seviyesini yükseltmek, çalışma hayatını geliştirmek için çalışanları ve işsizleri korumak, çalışmayı desteklemek, işsizliği önlemeye elverişli ekonomik bir ortam yaratmak ve çalışma barışını sağlamak için gerekli tedbirleri alır.” 3.3. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesi; “Vatandaşlar ve karşılıklılık esası gözetilmek kaydıyla Türkiye’de ikamet eden yabancılar kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikâyetleri hakkında, yetkili makamlara ve Türkiye Büyük Millet Meclisine yazı ile başvurma hakkına sahiptir… Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.” 4. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun Görevi” başlıklı 5 inci maddesi; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir”, 5. 04/11/1981 tarihli ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun; 5.1. “Öğretim üyelerinin görevleri” başlıklı 22 nci maddesi; “a. Yükseköğretim kurumlarında ve bu kanundaki amaç ve ilkelere uygun biçimde önlisans, lisans ve lisansüstü düzeylerde eğitim – öğretim ve uygulamalı çalışmalar yapmak ve yaptırmak, proje hazırlıklarını ve seminerleri yönetmek, b. Yükseköğretim kurumlarında, bilimsel araştırmalar ve yayımlar yapmak, c. İlgili birim başkanlığınca düzenlenecek programa göre, belirli günlerde öğrencileri kabul ederek, onlara gerekli konularda yardım etmek, bu kanundaki amaç ve ana ilkeler doğrultusunda yol göstermek ve rehberlik etmek, d. Yetkili organlarca verilecek görevleri yerine getirmek, e. Bu kanunla verilen diğer görevleri yapmaktır.” 5.2. “Çalışma esasları” başlıklı 36 ncı maddesi; “…
Öğretim üyesi, kadrosunun bulunduğu yükseköğretim birimi ile sınırlı olmaksızın ve ihtiyaç bulunması halinde görevli olduğu yükseköğretim kurumunda haftada asgari on saat ders vermekle yükümlüdür.
Öğretim görevlisi ise haftada asgari on iki saat ders vermekle yükümlüdür. Ancak yükseköğretim kurumlarının uygulamalı birimlerinde görev yapacak olan öğretim görevlileri için ders yükü aranmaz ve bunlara ders ücreti ödenmez.
Öğretim elemanlarının, ders dışındaki uygulama, seminer, proje, bitirme ödevi ve tez danışmanlıklarının kaç ders saatine karşılık geldiği; kendi üniversitesi dışındaki devlet veya vakıf üniversitelerine bağlı yükseköğretim kurumlarında haftada verebileceği azami ders saatleri ve uzaktan öğretim programlarında verdikleri derslerin örgün öğretim programlarında verilen kaç ders saatine tekabül ettiği Yükseköğretim
Kurulu tarafından belirlenir.
Rektör, rektör yardımcısı, dekan, enstitü ve yüksekokul müdürlerinin ders verme yükümlülüğü yoktur.
Başhekimler, dekan yardımcıları, enstitü ve yüksekokul müdür yardımcıları ve bölüm başkanları, bu madde hükümlerine göre haftada asgari beş saat ders vermekle yükümlüdür…” 5.3. “Kurumlararası yardımlaşma” başlıklı 40 ıncı maddesi; “a. Yükseköğretim kurumlarında görevli öğretim üyeleri ile öğretim görevlileri bağlı bulundukları fakülte veya yüksekokulda haftalık ders yükünü dolduramadıkları takdirde, kendi üniversitelerinin diğer birimlerinde veya o şehirdeki yükseköğretim kurumlarında ders yükünü doldurmak üzere rektör tarafından görevlendirilebilirler. Ders yükü içindeki çalışmalar karşılığında ek ders ücreti ödenmez. Haftalık ders
/
yükünün üstünde başka bir yükseköğretim kurumunda görevlendirilen öğretim elemanlarına görev aldıkları kurum bütçesinden ek ders ücreti ödenir. (1)
b. (Değişik: 9/4/1990 – KHK – 418/26 md.; İptal: Ana. Mahkemesi’nin 5/2/1992 tarih ve E. 1990/22, K.
1992/6 sayılı Kararı ile; Yeniden düzenleme: 18/5/1994 – KHK – 527/18 md.) Öğretim üyeleri, ihtiyacı olan üniversitenin isteği ve kendi arzusu üzerine ve ilgili yönetim kurullarının görüşü, rektörün önerisi ile
Yükseköğretim Kurulu tarafından, istekte bulunan üniversitenin birimlerinde en az bir eğitim-öğretim yılı için görevlendirilebilirler. Bu şekilde görevlendirilenlerin kadroları beş yıl süre ile saklı tutulur. Açık bulunan bir öğretim üyeliği kadrosuna yapılacak atamada adayların niteliklerinde eşitlik olduğu durumlarda gelişmekte olan bölgelerdeki yükseköğretim kurumlarında toplam en az beş yıl bu şekilde veya kadrolu olarak hizmet yapan öğretim üyelerine öncelik verilir. (Ek cümle: 19/11/2014-6569/27 md.) Vakıf yükseköğretim kurumlarına yapılacak görevlendirmeler toplam iki yılı geçemez ve bu şekilde görevlendirilen öğretim üyelerine idari görev verilemez…” 5.4. “Disiplin soruşturması ve savunma hakkı” başlıklı 53/A maddesi;
“Disiplin soruşturmasında uyulacak esaslar şunlardır:
a) Disiplin cezası verilmesini gerektiren bir fiilin işlendiğini öğrenen disiplin amiri yazılı olarak disiplin soruşturması başlatır. Üst disiplin amirinin soruşturma açtığı veya açtırdığı disiplin olayında alt disiplin amiri ayrıca soruşturma yapamaz veya yaptıramaz. Daha önce açılmış soruşturma varsa bunlar üst amirin açtığı veya açtırdığı soruşturma ile birleştirilir…” 6. 11/10/1983 tarihli ve 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanunu’nun 11 inci maddesi; “(Değişik birinci fıkra: 26/6/2001 – 4689/4 md.) 2547 Sayılı Yükseköğretim Kanununun 36 ncı maddesine göre haftalık okutulması mecburi ders yükü saati dışında, kısmi statüde bulunanlar dâhil öğretim elamanlarına görev unvanlarına göre Maliye Bakanlığının görüşü üzerine Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenen mecburi ve isteğe bağlı dersler ve diğer faaliyetler için bu ders ve faaliyetlerin haftalık ders programında yer alması ve fiilen yapılması şartıyla en çok yirmi saate kadar, ikinci öğretimde ise en çok on saate kadar ek ders ücreti ödenir. Ders yüklerinin tamamlanmasında öncelikle normal örgün öğretimde verilen ders ve faaliyetler dikkate alınır.
(Değişik: 26/6/2001 – 4689/4 md.) Öğretim elemanlarının teorik derslerle yaptırdıkları uygulama, yönettikleri tez, seminer ve doktora çalışmalarının ve ara sınavların ne ölçüde ders yükünden sayılacağı
Yükseköğretim Kurulunca belirlenir. Ara sınavlar için Yükseköğretim Kurulunca öğrenci sayısı gözönünde bulundurulmak suretiyle tespit edilecek ders yükü beş saati, diğer faaliyetler için belirlenecek ders yükü ise bir saati geçemez. Teorik dersler dışındaki faaliyetlerin ders yükünün tamamlanmasından sonraki kısmı ek ders ücretinin hesabında dikkate alınır. Ancak mecburi ders yükünün tamamlanmasında ve ek ders ücretinin hesabında, teorik dersler dışındaki faaliyetlerin haftalık en fazla on saatlik kısmı dikkate alınır, kalan kısmı ise maaş karşılığı sayılır…” 7. 19/03/2011 tarihli ve 27879 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan İşyerlerinde Psikolojik Tacizin (Mobbing) Önlenmesi konulu 2011/2 sayılı Başbakanlık Genelgesi; “Kamu kurum ve kuruluşları ile özel sektör işyerlerinde gerçekleşen psikolojik tacizin, çalışanların itibarını ve onurunu zedelediği, verimliliğini azalttığı ve sağlığını kaybetmesine neden olarak çalışma hayatını olumsuz etkilediği belirtilmiş, kasıtlı ve sistematik olarak belirli bir süre çalışanın aşağılanması, küçümsenmesi, dışlanması, kişiliğinin ve saygınlığının zedelenmesi, kötü muameleye tabi tutulması, yıldırılması ve benzeri şekillerde ortaya çıkan psikolojik tacizin önlenmesinin gerek iş sağlığı ve güvenliği gerekse çalışma barışının geliştirilmesi açısından çok önemli olduğu vurgulanmış, bu doğrultuda çalışanların psikolojik tacizden korunması amacıyla birtakım tedbirler alınmıştır.”
Hükmünü amirdir.
IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
8. Kamu Denetçisi tarafından, başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; başvuru konusuna ilişkin hazırlanan Ret Karar Önerisi
Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme 9. Kurumumuza başvuruda bulunan başvuran özetle; Kırklareli Üniversitesi
Fakültesi Dalında Dr. Öğretim Üyesi olarak çalıştığını, Kırklareli
Üniversitesi Fakültesinde bazı öğretim üyelerine ek ders verilecek şekilde ders dağılımı yapılarak kamu zararı oluşturulduğunu, Dekan Vekili tarafından akademik personel görev tanımına uygun olmayan işler verilmek suretiyle aşağılanarak sürekli mobbing uygulandığını, 2547 Sayılı
Yasanın “Çalışma Esasları” başlıklı 36’ncı maddesinde öğretim üyelerinin kadrosunun bulunduğu yükseköğretim birimi ile sınırlı olmaksızın görevli olduğu üniversitede haftada asgari 10 saat ders vermekle yükümlü olmasına rağmen tarafına haftada maksimum 3 saat lisans dersi verildiğini ve ders yüküne ilişkin mağduriyetinin hâlihazırda devam ettiğini, ders dağılımını yapan öğretim üyelerinin finans alanında 38 tane ders olmasına rağmen bazı öğretim üyelerine alanı olmadığı halde ek ders ücreti verilecek şekilde ders dağılımı yaparak kamu zararına sebebiyet verdiğini, bazı öğretim üyeleri tarafından hem diğer akademik personellere hem de öğrencilere karşı hakkında kötü bir algı operasyonu yürütüldüğünü, öğrenciler tarafından sürekli yazılı ve sözlü olarak talep edildiği halde 2022-2023 Eğitim-Öğretim Yılı Güz
Döneminde adına sadece İşletmeye Giriş dersinin tanımlandığını ve Bahar Döneminde de yine haftalık asgari 10 saat ders verme yükümlülüğünün hiçe sayıldığını, Dekan Vekili ve Dekan Yardımcısının özel hayatına ve kişilik haklarına müdahale ettiğini, Kırklareli Üniversitesi bünyesinde göreve başladığından beri akademisyen görev tanımı ile alakasız çeşitli işler yaptığını, yapılan hukuksuz işlemleri, haksızlığı ve liyakatsizliği dile getirmesi sonrası yaklaşık 2,5 senedir mobbinge uğradığını, belirterek başta fakülte bünyesinde adil ders dağılımının yapılmasının sağlanması olmak üzere tüm bahse konu hususlara ilişkin olarak mağduriyetinin giderilmesini talep etmektedir.
10. Kırklareli Üniversitesi Rektörlüğü tarafından Kurumumuza gönderilen cevabi yazıda ise özetle; başvuranın Rektörlüğe yapmış olduğu şikâyet üzerine düzenlenen inceleme raporu neticesinde soruşturma açılmasına yer olmadığına dair karar verildiği, başvuranın kadrosunun bulunduğu
Fakültesinin bölümünün ilk defa bu yıl açılmış olması, ikinci, üçüncü ve dördüncü sınıflarının bulunmaması nedeniyle ders paylaşımı neticesinde bazı hocaların 10 saat ders yükünün altında ders almasının olağan bir durum olduğu, derslerin öğretim üyelerine dağılımında her
Bölüm Kurulunun, Bölüm Başkanının başkanlığında toplandığı ve hangi dersin hangi öğretim üyesi tarafından verilmesinin uygun olacağını belirlediği, başvuranın kadrosunun bölümünde bulunmakta olup bu bölümde ilk defa öğrenci alımının 2022-2023 Akademik yılı Güz döneminde başladığı, başvuranın Finans alanında bir öğretim üyesi olması ve verilebilecek ders sayısının da birinci sınıfın ilk döneminde sınırlı olmasından dolayı kendisine bir ders verildiği, diğer dersleri ise alanı olmadığı gerekçesiyle reddettiği, Bölümü kadrosunda görev yapmakta olan başvuranın da Bölüm Kurulunun üyesi olduğu, Bölüm Kurul karan ile belirlenen ders dağılımlarının belirleme sürecine Dekanlığın müdahil olmasının söz konusu olmadığı, başvuranın Dekan Vekili ve Dekan Yardımcısı tarafından azarlanmış olması iddiasının gerçek dışı olduğu, öğrencilerden ve diğer akademik personellerden gelen şikâyetlerden dolayı başvuranın daha dikkatli
/
olmasının kendisine tavsiye edildiği, fakülte öğrencilerinin bugüne kadar sadece başvuran hakkında yazılı ve sözlü şikâyetlerde bulunduğu, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 22’nci maddesinde Öğretim
Üyelerinin görevleri sayıldığı ve başvurana Kanunda öngörülen görevler dışında hiçbir görev verilmediği, kurul ve komisyonlarda görevlendirmelerde eşitliğe azami ölçüde dikkat edilmeye çalışıldığı, ilgilinin akademik çalışmalarının engellenmeye çalışıldığına dair iddiasının gerçeği yansıtmadığı hususları ifade edilmiştir.
11. Başvuranın iddiaları ve idarenin cevabi yazısı incelendiğinde uyuşmazlığın; başvuranın
Kırklareli Üniversitesi Fakültesinde görev yaptığı idare tarafından kendisine karşı başta ders yükü dağılımında adaletsizlik yapıldığı ve mobbing uygulandığı iddiası noktasında toplandığı görülmektedir.
12. Mobbing, “İşyerlerinde bir veya birden fazla kişi tarafından diğer kişi ya da kişilere yönelik gerçekleştirilen, belirli bir süre sistematik biçimde devam eden, yıldırma, pasifize etme veya işten uzaklaştırmayı amaçlayan; mağdur ya da mağdurların kişilik değerlerine, mesleki durumlarına, sosyal ilişkilerine veya sağlıklarına zarar veren; kötü niyetli, kasıtlı, olumsuz tutum ve davranışlar bütünü” olarak tanımlanmış, mobbingin unsurları olarak; işyerinde gerçekleşmesi, sistemli bir şekilde yapılması, süreklilik kazanmış bir sıklıkla tekrarlanması, kasıtlı yapılması, yıldırma, pasifize etme ve işten uzaklaştırma amacında olması, mağdurun kişiliğinde, mesleki durumunda veya sağlığında zarar ortaya çıkması hususları sayılmıştır. [Bkz, İşyerlerinde Psikolojik Taciz (Mobbing) Bilgilendirme Rehberi, Psikolojik Tacizle Mücadele Kurulu, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı (Mayıs 2014)] 13. Yargıtay 22 nci Hukuk Dairesinin 16/09/2014 tarihli ve E:2014/18743, K:2014/24185 sayılı kararında; “Mobbingin meydana gelebilmesi için bir işçinin hedef alınarak, uzun bir süre ve belli aralıklarla sistematik biçimde tekrarlanan, mağdurun karşı koymasına rağmen yapılan aşağılayıcı, küçük düşürücü ve psikolojik olarak acı veren, işteki performansı engelleyen veyahut olumsuz bir çalışma ortamına sebep olan tehdit, şiddet, aşağılama, hakaret, ayrımcılık, ağır eleştiri, taciz ve çalışma şartlarını ağırlaştırma gibi eylem, tutum ve davranışların uygulanması gerekir. (…) Mobbingde, hedef alınan kişinin şerefine, kişiliğine, karakterine, inancına, değerlerine, yeteneklerine, tecrübelerine, birikimlerine, düşüncelerine, etnik kökenine, yaşam biçimine, kültür ve benzeri yönlerine topluca bir saldırı söz konusudur. Bu saldırı, dedikodu ve söylenti çıkarma, iftira atma, toplum önünde küçük düşürme, hafife alma, karalama, kötüleme ve yok sayma gibi kişiyi zihinsel, ruhsal, fiziksel ve bedensel olarak etkileyebilecek eylemlerle yapılmaktadır. Süreklilik göstermeyen, belli aralıklarla sık sık tekrarlanmayan, ara sıra münferit olarak meydana gelmiş birkaç haksız, kaba, nezaketsiz veya etik dışı davranış mobbing olarak nitelendirilemez.” ifadelerine yer verilmiştir.
14. Yargıtay 22 nci Hukuk Dairesinin 22/05/2014 tarihli E:2013/11788, K:2014/14008 sayılı kararında; “Mobbingin varlığı ve kabulü için mağdurda psikolojik rahatsızlığın meydana gelmesi zorunlu olmadığı gibi, her psikolojik rahatsızlığın nedeni de mobbing değildir. Birçok olguda işyeri stresinin çalışanların sağlığı üzerinde mobbinge benzer etkiler oluşturduğu bilinen bir husustur. Çalışanlar üzerinde olumsuz etki yaparak, onların davranışlarını, verimliliklerini ve sosyal ilişkilerini etkileyen olgu, stres olarak tanımlanır ve rahatsızlık belirtileri birçok yerde mobbinge benzerdir. Mobbing oluşturan eylemler, mağdur üzerinde psikolojik baskı oluştursa ve bunun sonucunda bir kısım sağlık sorunlarına neden olsa da, her psikolojik baskıyı ve rahatsızlığı mobbinge bağlamak doğru değildir. Bu bağlamda, bir işyerinde yaşanan belli yoğunluktaki stres, kaba, kırıcı ve küçümseyici davranışlar, çalışanları mutsuz yapsa, onların psikolojik ve ruhsal sağlığında bozulmalar meydana getirse de, diğer unsurlara bakılmadan mobbing olarak kabul edilmesi hatalıdır.… Mobbing kavramının etimolojik anlamına ve tarihsel gelişimine bakıldığında; aynı ortamda bulunan veya aynı organizasyona bağlı olan bir veya birden fazla
/
kimsenin bir kişiye belli bir amaçla, sistematik bir şekilde, yılgınlık, korku, tedirginlik, endişe, bunalım, bıkkınlık, sıkıntı veya kaygı oluşturacak söz, tutum veya davranışlarla psikolojik ve duygusal baskı kurarak onu belli şekilde davranmaya ya da davranmamaya, ortak alandan uzaklaştırmaya, güçsüzleştirmeye, değersizleştirmeye, aşağılamaya, küçük düşürmeye veya pasifize etmeye yönelik çabalarına mobbing denilir. Mobbingi; stres, tükenmişlik sendromu, işyeri kabalığı, iş tatminsizliği ya da doyumsuzluğu gibi olgulardan ayıran husus, belli kişinin belli bir amaca yönelik olarak hedef alınması, yapılan haksızlığın sürekli, sistematik ve sık oluşudur.” ifadelerine yer verilmiştir.
15. Yargıtay 9 uncu Hukuk Dairesinin 12/02/2013 tarihli ve E:2010/38293, K:2013/5360 sayılı kararında; “Hareketin mobbing sayılabilmesi için sistematik, sürekli ve kasıtlı olması gerekir. Ayrıca hareketin amacı da doğru tespit edilmelidir. Çünkü mobbingde amaç, iş ilişkisi içinde bulunduğu mağdurdan kurtulmak veya ona zarar vermek, onu yıldırmaktır. Kişiyi iş yaşamından dışlamak amacıyla kasıtlı olarak yapılır.
Örneğin, yöneticinin otoriter olması tek başına mobbing uygulandığı anlamına gelmez. Kişilik haklarının ihlal edilip edilmediğini ise her somut olayın özelliğine göre değerlendirmek gerekir. Ayrıca, bu şekilde davranışlara maruz kaldığını ispat yükü iddia edene düşer. Yani işçi mobbinge maruz kaldığını ispat etmelidir. İşçinin anlattığı mobbing teşkil eden olayların tutarlık teşkil etmesi, kuvvetli bir emarenin bulunması gerekmektedir. Kişilik hakları ve sağlığın ağır saldırıya uğraması mobbingin varlığının tartışmasız kabulünü doğurur.” denilmektedir.
16. Zira Anayasa Mahkemesinin 10/03/2016 tarihli ve 2013/6235 başvuru numaralı kararında da; “Kural olarak psikolojik tacize maruz kaldığını ileri süren başvurucu1arın bu iddialarını yeterli ve ikna edici açıklamalar ve delillerle ispat etmeleri gerekir. Bununla beraber, psikolojik tacizi kanıtlamak kolay değildir. Bu yüzden, başvurucuların kendilerine yönelik sistematik ve süreklilik arz eden şekilde psikolojik tacize yol açan muamele yapıldığını hukuka uygun her türlü delille ispatlamaları mümkündür. Bunun ispatlanması durumunda, “bu şekildeki muamelenin var olmadığını veya haklı sebeplere dayandığını ispat yükü muameleyi gerçekleştiren kamu makamlarına geçecektir.” değerlendirmelerine yer verilmiştir.
17. Başvuranın şikâyet dilekçesi incelendiğinde mobbing iddialarının; Bazı öğretim üyelerine ek ders verilmek suretiyle kamu zararı oluşturulduğu ve tarafına asgari ders yükü altında ders verilerek akademik gelişiminin engellendiği, Öğrenciler tarafından derslere girmesi hususunda talep olmasına rağmen fakülte yönetimi tarafından öğrencilerin gözünde değersizleştirilmeye çalışıldığı, Fakülte yönetimi tarafından akademisyen görev tanımı ile bağdaşmayan işlerin kendisine yaptırıldığı, noktasında temellendiği görülmektedir.
18. İdare tarafından Kurumumuza gönderilen bilgi ve belgeler ile başvuran tarafından sunulan belgelerin tetkiki kapsamında; 18.1. Başvuran tarafından Kırklareli Üniversitesi Fakültesi Dekan Vekili Prof. Dr.
ve Dekan Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi . hakkında Kırklareli Üniversitesi Rektörlüğüne
02.02.2023 tarihinde şikâyette bulunulduğu,
18.2. Başvuranın şikâyet dilekçesi üzerine Rektörlük Makamının 07.03.2023 tarihli ve E– sayılı yazısıyla ‘hakkında şikâyette bulunulan ilgililer hakkında’ disiplin ve ceza
soruşturması açılmasına yer olup olmadığının rapor halinde bildirilmesi hususunda Rektör Yardımcısı Prof.
Dr. . nın soruşturmacı olarak görevlendirildiği ve 14.03.2023 tarihinde incelemenin başlatıldığı ve
12.04.2023 tarihinde incelemenin sona erdirildiği,
18.3. Kırklareli Üniversitesi Rektörlüğü tarafından düzenlenen 18.04.2023 tarihli ve Esayılı belgede; ilgililer hakkında 2547 sayılı Kanun uyarınca, herhangi bir soruşturma açılmasına gerektirecek bir suç işlemedikleri sonucuna varıldığı ve Soruşturma Açılmasına Yer Olmadığına karar verildiği ve Kırklareli Üniversitesi Rektörlüğü Hukuk Müşavirliği tarafından ilgili kararın 24.04.2023 tarihli ve E 3 sayılı yazı ile başvurucuya bildirildiği, 18.4. İlgili inceleme raporu incelendiğinde ‘şikâyetçinin kadrosunun bulunduğu
Fakültesi Bölümünün ilk defa bu yıl açılmış olduğu, bu yıla özgü olmak üzere bölümdeki öğretim üyelerinin toplam alması gereken ders yükünün altında ders almalarının olağan olduğu ve önümüzdeki yıldan itibaren bu eksikliğin giderileceğinin anlaşıldığı, inceleme kapsamında
Finans ce Bankacılık bölümündeki İktisada Giriş dersinin öncelikle şikâyetçiye teklif edildiği; ancak kendisinin teklifi kabul etmediği, ilgili bölümün bu yıl açılmış olması sebebiyle 1. Sınıf harici diğer kademe derslerinin olmadığı ve bu yüzden verilebilecek derslerin kısıtlı olduğu’ tespitlerinde bulunulduğu, 18.5. Kırklareli Valiliği İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğünün 27.04.2022 tarihli ve sayılı yazısında
‘Yapısal Olmayan Riskleri Azaltma/Önleme dokümanı kapsamındaki önlemlerin alınması hususunda çalışma başlatılmasının gerektiği’ hususunun Kırklareli Üniversite Rektörlüğüne bildirildiği ve üniversitenin tüm birimlerinden birim ve bölüm sorumlularının belirlenmesinin istendiği, bu kapsamda
Dekanlığının 26.07.2022 tarihli ve sayılı yazısı ile başvuranın Birim
İlk Risk Azaltma Planı sorumlusu olarak görevlendirildiği, 18.6. 28.09.2022 tarihli ve / sayılı toplantıda Kırklareli Üniversitesi Fakültesi
Yönetim Kurulu Kararında fakülte kurul-komisyon ve koordinatörlüklerinin belirlendiği; bu kapsamda başvuranın yangın ile mücadelede iş sağlığı ve güvenliği destek elemanı olarak, Muafiyet ve İntibak Komisyonunda üye olarak, Fakülte bünyesinde engelli öğrenci temsilcisi olarak ve Öğrenci Temsilcisi Komisyonunda ve Yemek Bursu Komisyonunda üye olarak, Arşiv
Koordinatörlüğünde yedek üye olarak, 16.11.2021 tarihli yazı kapsamında YÖK Bağımlılıkla Mücadele
Eylem Planında ve 26.04.2022 tarihli yazı kapsamında Gönül Kapısı Projesinde görevlendirildiği, yine
Fakülte bünyesinde görev yapan diğer öğretim üyelerinin de farklı komisyonlarda ve koordinatörlüklerde görevlendirildiği, 18.7. Kırklareli Üniversitesi Fakültesi Dekanlığının 29.03.2023 tarihli ve sayılı yazısında başvuran ile birlikte aynı bölümde görev yapan iki öğretim üyesinin de
Fakültesi Birim Ekibinde görevlendirildiği ve ilgili görevlendirmelerin Kalite Geliştirme
Koordinatörlüğünün 15.02.2023 tarihli ve sayılı yazısı kapsamında yapıldığı, Rektör
Yardımcılığının 02.02.2023 tarihli ve sayılı yazısı kapsamında Fakülteler bünyesinde Birim Kalite
Komisyonlarının Kurulduğu ve Fakültesinin 08.02.2023 tarihli ve sayılı yazısıyla başvuranın Birim Kalite Komisyonu üyesi olarak görevlendirildiği ve başvuran ile birlikte komisyonun bir başkan ve beş üyeden oluştuğu, 18.8. Kırklareli Üniversitesi Fakültesinde öğrenim gören bir üniversite öğrencisi tarafından 26.04.2022 tarihli ve sayılı CİMER üzerinden yapılan başvuruda; öğretim üyesi hakkında öğrenciler üzerinde baskı kurduğu, öğrenciler arasında ayrım yaptığı, öğrenciler tarafından sadece ilgili hakkında şikâyette bulunulduğu hususlarının dile getirildiği ve bu kapsamda Dekanlık tarafından başvuru sahiplerine verilecek cevap hakkında başvurandan görüş istendiği,
12.05.2022 tarihli ve sayılı CİMER üzerinden yapılan başvuruda ise; bir öğrenci tarafından
başvuran hakkında şikâyette bulunulduğu ve başvuranın kendisini kasıtlı olarak dersten geçirmediği ve sınıf grubundan çıkarıldığı hususlarının dile getirildiği, ayrıca 29.12.2020 tarihinde hem CİMER üzerinden sayılı başvuru ile hem de Dekanlığına dilekçe üzerinden başvuran hakkında şikâyette bulunulduğu, 28.12.2020 tarihinde gerçekleştirilen sınav esansında başvuran tarafından manipüle edildiği hususlarının dile getirildiği ve başvuran hakkında soruşturma yapılmasının talep edildiği, 18.9. Kırklareli Üniversitesi Fakültesi Bölümü 2021-2022
Eğitim Öğretim Yılı Bahar Yarıyılı Portföy Yönetimi dersine ait vize sınavına ilişkin Fakülte Yönetimine
21 ( yirmi bir) adet itiraz dilekçesinde bulunulduğu ve öğrencilerin sınavın yeniden değerlendirilmesi
talebinde bulunduğu, başvuran tarafından Fakülte Yönetimine sunulan 27/04/2021 ve 30/04/2021 tarihli dilekçelerde sınav evraklarının incelendiği ve maddi herhangi bir hataya rastlanılmadığı hususlarının ifade edildiği, bilgileri edinilmiştir.
19. Bu noktada başvuranın; öğrenciler tarafından derslere girmesi hususunda talep olmasına rağmen fakülte yönetimi tarafından öğrencilerin gözünde değersizleştirilmeye çalışıldığı, fakülte yönetimi tarafından akademisyen görev tanımı ile bağdaşmayan işlerin kendisine yaptırıldığı iddialarına ilişkin Kurumumuzca yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde; – Fakülte yönetimi tarafından yapılan görevlendirme tutanaklarında; başta Üniversite Rektörlük makamı tarafından gönderilen yazılar kapsamında kurulan komisyonlarda görevlendirmeler yapıldığı, başvuran ile beraber Fakülte bünyesinde görevli diğer akademisyenlere de çeşitli görevlendirilmelerde bulunulduğu, başvuran tarafından dosya kapsamında belirtilen (kütüphanede görevlendirilme, çay/pasta servisinde bulunma, bulaşık yıkama, alanına ait olmayan derslerle ilgili iş ve işlemleri yürütmek vb.) iddialara ilişkin somut bir veriye rastlanılmadığı, konuya ilişkin iddiaların başvuran tarafından Rektörlük makamına sunulan şikayet dilekçesinde de yer verildiği ve bu kapsamda yapılan inceleme neticesinde düzenlenen inceleme raporunda da Soruşturma Açılmasına Yer Olmadığı Kararı verildiği, bu kapsamda idare tarafından hukuka uygun olmayan şekilde başvurana akademisyen görev tanımı dışında işler yaptırıldığı iddialarının sübuta ermediği, – Yine başvuran tarafından ‘fakülte yönetimi tarafından öğrencilerin gözünde değersizleştirilmeye çalışıldığı’ iddialarına ilişkin olarak ise dosya kapsamında sunulan bilgi ve belgelerin tetkikinden; öğrenciler tarafından başvuran adına açılan sosyal medya hesaplarına ve Davranışsal İktisat dersinin başvuran tarafından verilmesi talebine ilişkin e-posta ve mesaj kayıtlarına dosya kapsamında yer verildiği, ayrıca başvuran hakkında bazı öğrenciler tarafından CİMER üzerinden şikayette bulunulduğu ve başvuran tarafından düzenlenen dersin sınavlarına ilişkin itiraz dilekçelerine yer verildiği, CİMER üzerinden yapılan başvuruların ve sınav itiraz dilekçelerinin hayatın olağan akışına aykırı olduğuna dair bir tespitin
Kurumumuzca yapılmasına imkan bulunmadığı ve eğitim kurumlarında öğrenciler tarafından sınavlara ilişkin itiraz dilekçelerine sıklıkla rastlanıldığı, ayrıca gelişen teknoloji ile birlikte sosyal medya platformlarına ilişkin yazılar ve paylaşımların belirli şartlar ışığında hukuki delil olarak kabul edilse dahi tek başına ispat yükü taşımayacağı, dosya kapsamında sunulan sosyal medya ekran görüntülerinin üzerinde rahatça oynama yapılabileceği göz önüne alındığında tek başına delil olarak kabul edilemeyeceği ve başka delillerle desteklenmesi gerektiği, bu kapsamda başvuranın ‘öğrencilerin gözünde değersizleştirilmeye çalıştırıldığı iddialarına ilişkin’ idarece gerçekleştirilen işlemlerin tetkiki sonucu hukuka ve hakkaniyete aykırı bir tespite ulaşılamadığı, /
sonuç ve kanaatine varılmıştır.
20. Başvuranın ‘bazı öğretim üyelerine ek ders verilmek suretiyle kamu zararı oluşturulduğu ve tarafına asgari ders yükü altında ders verilerek akademik gelişiminin engellendiği’ iddialarına ilişkin
Kurumumuza sunulan bilgi ve belgelerin tetkikinden; 20.1. 2547 Sayılı Yasanın “Çalışma esasları” başlıklı 36 ncı maddesinde öğretim üyelerinin kadrosunun bulunduğu yükseköğretim birimi ile sınırlı olmaksızın ve ihtiyaç bulunması halinde görevli olduğu üniversitede haftada asgari on saat, öğretim görevlileri ve okutmanların ise haftada asgari on iki saat ders vermekle yükümlü oldukları, Rektör, rektör yardımcısı, dekan, enstitü ve yüksekokul müdürlerinin ders verme yükümlülüğünün bulunmadığı, Başhekimler, dekan yardımcıları, enstitü ve yüksekokul müdür yardımcıları ve bölüm başkanlarının ise bu madde hükümlerine göre haftada asgari beş saat ders vermekle yükümlü olduklarının hüküm altına alındığı, 20.2. Yine Ders Yükü Tespiti ve Ek Ders Ücreti Ödemelerinde Uyulacak Esasların “Ders Yükleri ve Ücret
Karşılığı Okutabilecekleri Ek Ders Saatleri” başlıklı 1 inci maddesinde; maaş karşılığı haftalık ders yükünün, öğretim üyeleri için 10 saat, öğretim görevlileri ve okutmanlar için 12 saat olduğu, öğretim elemanlarının, haftalık ders yükünün dışında gerek kadrosunun bulunduğu, gerekse diğer yükseköğretim kurumlarında, güz ve bahar yarıyıllarında mecburi ve isteğe bağlı olarak, ek ders ücreti ödenmek kaydıyla ders verebilecekleri şeklinde bir düzenleme yapıldığı, 20.3. Başvuran tarafından Kurumuza sunulan şikâyet dilekçesinde haftalık asgari ders yükünün altında ders verilen tek öğretim üyesinin kendisi olduğu hususunun iddia edildiği ve zorunlu ders yükü olmayan
. ’nin aylık 56 saat ders yükü bulunduğu, yine zorunlu ders yükü 5 saat olan öğretim üyelerinin aylık
100 saat, 44 saat, 48 saat ve 24 saat ders yükünün bulunduğu, kendisiyle emsal durumunda buluna Dr.
Öğretim üyelerinin is aylık ders yüklerinin 96 saat, 84 saat, 88 saat, 68 saat, 48 saat, 44 saat ve 40 saat ders yüklerinin bulunduğu ifadelerine yer verildiği, 20.4. Başvuranın Kırklareli Üniversitesi Rektörlüğüne sunmuş olduğu 02.02.2023 tarihli dilekçesine istinaden Rektörlük makamınca başlatılan inceleme sonucu düzenlenen inceleme raporunda; şikâyetçinin kadrosunun bulunduğu Fakültesi Bölümünün ilk defa bu yıl açılmış olduğu, ikinci üçüncü ve dördüncü sınıfların bulunmadığı, bu nedenle hocaların toplam alması gereken yükün altında ders almalarının olağan olabileceği, bu yıla özgü olmak üzere bölümdeki öğretim üyeleri ders yükünün altında ders almış olsalar da önümüzdeki yıldan itibaren bu eksikliğin giderileceğinin anlaşıldığı tespitlerine yer verildiği, idare tarafından Kurumumuza gönderilen cevabi yazıda da bölümünün ikinci, üçüncü ve dördüncü sınıflarının oluşması halinde ders yükünün dolacağının ifade edildiği, nitekim 01.09.2021 tarihli ve sayılı Senato toplantısının numaralı karar ekinde yer alan Kırklareli Üniversitesi Fakültesi
Bölümü Eğitim Planında programa ilk defa 2021 yılında öğrenci alınacağı ve 2021 müfredatının uygulanacağının belirtildiği, 20.5. Dekan Yardımcısı . tarafından başvurana gönderilen 07.07.2022 tarihli e-postada ‘bölüm başkanlarının ve dekanlığın bilgisi dâhilinde ders planlaması yapıldığı, bu süreçte fakülte öğretim üyelerinin ders yüklerini doldurmalarının önem arz ettiğinin dile getirildiği, İktisada Giriş derslerinin önceki dönemlerde başka birimlerde farklı alanları olan öğretim üyeleri tarafından verildiği; ancak fakülte derslerinin Fakültesi öğretim üyeleri tarafından verilmesinin doğru olacağı, bu kapsamda Fakülte bölümlerindeki İktisada Giriş derslerinin ve Bölümündeki
İşletmeye Giriş dersinin başvuran tarafından verilmesinin’ teklif edildiği, başvuran tarafından e-posta üzerinden gönderilen cevabi yazıda da ‘İktisada Giriş dersinin tarafından verilmesini kabul etmediği ve
/
Fakülte bünyesinde alanı İktisat olan akademisyenlerin ilgili dersi vermelerinin daha doğru olacağının ifade edildiği, lisans ve yüksek lisans eğitimini İşletme alanı üzerinde aldığı için İşletmeye Giriş dersini vermeyi kabul ettiği, ayrıca Uluslararası Ticaret ve Lojistik Bölümünde İşletmeye Giriş, İşletme Yönetimi, Finansal
Yönetim, Proje Yönetimi ve Yatırım Analizi derslerinin tarafından verilebileceği hususunun dile getirildiği, 20.6. 2547 sayılı Kanun’un ‘Kurumlararası yardımlaşma’ başlıklı 40/a maddesinde öğretim elemanlarının, haftalık ders yükünü dolduramadıkları takdirde, kendi üniversitelerinin diğer birimlerinde veya o şehirdeki yükseköğretim kurumlarında ders yükünü doldurmak üzere görevlendirilebileceği düzenlemesine yer verildiği, 2547 sayılı Kanun’un 40/a maddesi görevlendirmelerine ilişkin iş akışı dokümanı incelendiğinde; ilk olarak ilgilinin görev yaptığı birime görevlendirme teklif yazısının iletileceği, ilgilinin görev yaptığı birimin uygun görmesi halinde görevlendirme teklif eden birime onay yazısı yazılacağı ve akabinde görevlendirme teklif eden birimin durumu Rektörlük onayına sunacağının görüldüğü, dosya kapsamında sunulan bilgi ve belgelerin tetkiki neticesinde başvurana üniversitenin farklı birimlerinden herhangi bir görevlendirme teklif edildiğine dair bir veriye ulaşılamadığı, 20.7. Kırklareli Üniversitesi Fakültesi Dekanlığı tarafından sunulan öğretim elemanlarının zorunlu ders yükleri ile ilgili döneme ait haftalık ders yüklerine ait tablolar incelendiğinde; Öğretim Elemanının Zorunlu Haftalık
Unvanı Adı-Soyadı Ders Yükü Ders Yükü
Prof Dr. . 0 3
Prof. Dr. . 5 6
Prof. Dr. . 5 9
Dr. Öğr. Üyesi . . 5 9
Dr. Öğr. Üyesi . 5 3
Doç. Dr. . 10 9
Doç. Dr. . . 10 6
Dr. Öğr. Üyesi . . 10 9
Dr. Öğr. Üyesi . 10 9
Dr. Öğr. Üyesi . 10 9
Başvuran 10 6
*2021-2022 Eğitim Öğretim Güz Yarıyılı
Öğretim Elemanının Zorunlu Haftalık
Unvanı Adı-Soyadı Ders Yükü Ders Yükü
Prof Dr. . 0 3
Prof. Dr. . 5 6
Prof. Dr. . 5 9
Dr. Öğr. Üyesi 5 9
Dr. Öğr. Üyesi 5 9
Doç. Dr. 10 6
Doç. Dr. 10 9
Dr. Öğr. Üyesi . 10 10
Dr. Öğr. Üyesi 10 9
Dr. Öğr. Üyesi . 10 11
Başvuran 10 3
*2021-2022 Eğitim Öğretim Bahar Yarıyılı
Öğretim Elemanının Zorunlu Haftalık
Unvanı Adı-Soyadı Ders Yükü Ders Yükü
Prof Dr. 0 0
Prof. Dr. 5 6
Prof. Dr. . 5 9
Dr. Öğr. Üyesi 5 6
Dr. Öğr. Üyesi . 5 9
Doç. Dr. 10 12
Doç. Dr. 10 6
Dr. Öğr. Üyesi 10 12
Dr. Öğr. Üyesi . 10 12
Dr. Öğr. Üyesi 10 11
Dr. Öğr. Üyesi 10 9
Dr. Öğr. Üyesi . 10 9
Başvuran 10 3
*2022-2023 Eğitim Öğretim Güz Yarıyılı
Öğretim Elemanının Zorunlu Haftalık
Unvanı Adı-Soyadı Ders Yükü Ders Yükü
Prof Dr. 0 3
Prof. Dr. 5 6
Prof. Dr. 5 12
Dr. Öğr. Üyesi 5 6
Dr. Öğr. Üyesi . 5 12
Doç. Dr. 10 9
Doç. Dr. . 10 9
Dr. Öğr. Üyesi . 10 10
Dr. Öğr. Üyesi . 10 12
Dr. Öğr. Üyesi . 10 9
Dr. Öğr. Üyesi 10 11
Dr. Öğr. Üyesi . 10 6
Dr. Öğr. Üyesi . 10 12
Başvuran 10 9
*2022-2023 Eğitim Öğretim Bahar Yarıyılı
– 2021-2022 Eğitim Öğretim Güz Yarıyılında başvuran ile birlikte Doç. Dr. . Doç. Dr. . . Dr.
Öğr. Üyesi . Dr. Öğr. Üyesi . . Dr. Öğr. Üyesi . ve Dr. Öğr. Üyesi . nın haftalık ders yüklerinin asgari zorunlu ders yükünün altında olduğu, – 2021-2022 Eğitim Öğretim Bahar Yarıyılında başvuran ile birlikte Doç. Dr. ., Doç. Dr. ., Dr.
Öğr. Üyesi .’nin haftalık ders yüklerinin asgari zorunlu ders yükünün altında olduğu, – 2022-2023 Eğitim Öğretim Güz Yarıyılında başvuran ile birlikte Doç. Dr. ., Dr. Öğr. Üyesi ve Dr. Öğr. Üyesi ’nin haftalık ders yüklerinin asgari zorunlu ders yükünün altında olduğu, – 2022-2023 Eğitim Öğretim Bahar Yarıyılında başvuran ile birlikte Prof. Dr. , Doç. Dr. , Dr.
Öğr. Üyesi . ve Dr. Öğr. Üyesi ’nin haftalık ders yüklerinin asgari zorunlu ders yükünün altında olduğu, 20.8. Kırklareli Üniversitesi Fakültesi Bölüm
Kurulunun 25.08.2022 tarihinde ‘2022-2023 Eğitim Öğretim Yılı Güz Yarıyılı
Bölümü ders dağılımlarının görüşülmesi’ amacıyla toplandığı, / numaralı toplantı karar tutanağında ders dağılımlarının belirlenmesine katılanların oybirliği ile karar verildiği ve başvuranın
da üye olarak toplantıya katıldığı, Bölüm Kurulunun yine ‘2022-2023 Eğitim Öğretim Yılı Bahar Yarıyılı
Bölümü ders dağılımlarının görüşülmesi’ amacıyla 13.12.2022 tarihinde toplandığı, / numaralı toplantı karar tutanağında ders dağılımlarının belirlenmesine katılanların oy çokluğu ile karar verildiği ve başvuranın da anılan tarihte raporlu olduğu için ilgili toplantıya katılmadığı, Bilgilerine ulaşılmıştır.
21. Başvuranın akademik gelişiminin engellenmesi amacıyla idare tarafından haftalık asgari ders yükünün altında ders verildiği iddiasına ilişkin olarak Kurumumuza sunulan bilgi ve belgelerin tetkiki neticesinde; başvuranın kadrosunun bulunduğu bölümüne öğrenci alımının 2021 ve 2022 yıllarında başladığı ve dolayısıyla bölümün üçüncü ve dördüncü sınıflarının hâlihazırda oluşmadığı, ilerleyen dönemlerde ders yüklerinin dolacağının da idare tarafından belirtildiği, Bölüm Kurulu toplantı karar tutanakları incelendiğinde de başvuranın hem ders dağılımlarının belirlendiği Kurul toplantılarında üye olduğu ve açılan derslerin Bahar yarıyılı döneminde yarısının başvurana verildiği, 2547 sayılı
Kanun’un 40/a maddesi kapsamında Üniversitenin farklı birimleri tarafından başvurana görevlendirme teklif edildiğine dair herhangi bir veriye ulaşılamadığı, idare tarafından sunulan asgari ders yükü ve haftalık ders yüküne ilişkin tablolarda da asgari ders yükünün altında ders yükü olan tek öğretim görevlisinin başvuran olmadığı ve yapılan Bölüm Kurulu toplantılarında açılan dersler kapsamında başvurana da görevlendirme yapıldığı, ayrıca idare tarafından başvurana asgari ders yükünün doldurulması amacıyla başvurana Fakülte bünyesinde başka ders teklif edildiği; ancak başvuran tarafından teklifin kabul edilmediği görülmektedir.
22. Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; dosyadaki bilgi ve belgeler, anılan mevzuat hükümleri, yüksek yargı kararları ve tüm dosya içeriği göz önünde bulundurularak başvuruya konu olaylar bir bütün olarak incelendiğinde, başvuranın suçlamaları hakkında Kırklareli Üniversitesi
Rektörlüğü tarafından inceleme başlatıldığı ve yapılan inceleme sonucunda ‘Soruşturma Açılmasına
Yer Olmadığına Dair Karar’ verildiği, Kurumumuzca da yapılan inceleme neticesinde başvuranın mobbing iddialarının sübuta ermediği, başvuranın mobbing iddiasının ispatına ilişkin dosya kapsamında somut veri sunamadığı ve dosya kapsamında sunulan ekran kaydı ve sosyal medya yazışmalarının 15 inci paragrafta belirtilen Anayasa Mahkemesi kararında yer verilen mobbingin
‘başvurana yönelik sistematik ve süreklilik arz eden’ niteliğini karşılamadığı, nitekim idare tarafından da sunulan belgelerde de başvuran tarafından öğrencilere ve kendilerine mobbing yapıldığı iddiasına yer verildiği iddia edilse de Anayasa Mahkemesinin kararında belirtilen mobbingin niteliklerini tam olarak karşılamadığı, başvuranın mobbing iddialarının en temel dayanağı olarak idare tarafından asgari ders yükünün altında ders verilmesi iddiasında bulunulsa da idare tarafından sunulan belgelerin tetkikinden başvuranın iddiasının doğrulanamadığı ve 2021-
2022 ve 2022-2023 Eğitim Öğretim yıllarında asgari ders yükünün altında ders verilen tek öğretim
görevlisinin başvuran olmadığı, nitekim Rektörlük Makamınca da yapılan soruşturmada başvuranın kadrosunun bulunduğu Bölümünün ilerleyen dönemde ikinci üçüncü ve dördüncü sınıflarının açılması durumunda ders yüküne ilişkin sorunların ortadan kalkacağının inceleme raporunda da dile getirildiği, ayrıca idare tarafından başvuranın asgari ders yükünün doldurulması amacıyla İktisada Giriş dersinin başvurana teklif edildiği ancak başvuran tarafından teklifin kabul etmediği, başvuranın diğer öğretim görevlilerinin ek ders aldığı iddiasına ilişkin olarak da 2547 sayılı Kanunda üniversitelerin farklı birimleri tarafından öğretim görevlilerine görevlendirme teklif edilebileceği hususunun düzenlendiği ve bu kapsamda başvurana görevlendirme teklif edildiğine ilişkin bir veriye ulaşılamadığı, konuya ilişkin mahkeme kararlarında iş yerlerinde meydana gelen kişilerin tartıştığı, anlaşmazlığa düştüğü ve iş stresi sonucu gerçekleşen
/
eylemlerin mobbing olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, başvuranın iddialarına yönelik
Rektörlük makamınca inceleme yapılarak inceleme raporunun da hazırlandığı ve mobbingin tespiti yapılırken gerçekleştirilen işlemlerin sistematik ve sürekli olması gerektiği de göz önünde bulundurulduğunda başvuranın iddialarına yönelik idarece gerçekleştirilen işlemlerin mobbing niteliğinde olmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 23. İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmeler neticesinde; İdarenin “karara karşı başvuru yolları gösterilmesi” ilkesine uymadığı anlaşılmış olup, idareden bundan böyle bu ilkelere de uygun hareket etmesi önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT
24. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa)
dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup Edirne İdare
Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosyanın kapsamına göre, BAŞVURUNUN REDDİNE, Kararın başvurana ve KIRKLARELİ ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜNE tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi