|
ÖZET: Başvuran, Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğü’nde uyarma cezası almış ve bu cezanın hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle iptal edilmesini talep etmiştir. Ancak, aynı olay nedeniyle yeniden verilen uyarma cezasına itirazı disiplin kurulu tarafından reddedilmiştir. Danıştay, hukuk devleti ilkesinin belirlilik gerekliliği çerçevesinde, disiplin cezalarının hangi fiil ve hallerden kaynaklandığının açıkça belirtilmesi gerektiğine vurgu yapmıştır.
Başvuranın iddiaları ve idarenin açıklamaları doğrultusunda, disiplin cezasının verilmesinde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Disiplin cezasının, belirli bir somut eyleme dayandırılmadan verilmesi, hukuk güvenliği ilkesine aykırıdır. Bu nedenle, başvuranın talebi reddedilmiş ve disiplin cezasının hukuka uygun olduğu kabul edilmiştir. Sonuç olarak, başvuranın disiplin cezasının kaldırılması yönündeki talebi, hukuki gerekçelerle reddedilmiştir. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2023/12434-S.23.19733
BAŞVURU NO : 2023/6029
KARAR TARİHİ : 29/09/2023
RET KARARI ,TCKN:
Adres:
BAŞVURUYA KONU İDARE : DEVLET HAVA MEYDANLARI İŞLETMESİ GENEL
MÜDÜRLÜĞÜ
Disiplin cezasının geri alınması talebi hk.
BAŞVURUNUN KONUSU :
BAŞVURU TARİHİ : 27/04/2023
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvuran, 04.07.2022 tarihinden itibaren Bursa Yenişehir Havalimanı Müdürlüğünde geçici görevle çalışmakta olduğunu, Hatay Havalimanında görevini ifa etmekte iken 23.02.2023 tarihli ve sayılı yazı ile uyarma cezası ile tecziye edildiğini, bahsi geçen soruşturma konusu olayın
11.08.2020 tarihinde Havalimanları Slot Koordinasyon Merkezi Başmüdürlüğünde meydana geldiği
hususunun iddia edildiğini ve dava konusu olduğunu, dava sonucunda söz konusu disiplin cezasının hukuka aykırı olduğu değerlendirilerek iptal edildiğini ancak aynı olay nedeniyle yeniden 23.02.2023 tarihli ve sayılı yazı ile verilmek istenen uyarma cezasına itirazının disiplin kurulunca reddedildiğini, mobbinge uğradığını, tehdit edildiğini ve hayati tehlikesinin olduğunu savcılığa ve kurumuna dilekçeleri ile bildirdiğini, 3 sene geçmiş olmasına rağmen uğradığı haksızlığın devam ettirildiğini, keyfi bir ceza verilmek istendiğini belirterek mahkeme kararı ile iptal edilen disiplin cezasının yeniden verilmesine ilişkin işlemin geri alınmasını talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Başvuruya konu iddialar hakkında bilgi-belge talebimize istinaden Devlet Hava Meydanları
İşletmesi Genel Müdürlüğünün 29/5/2023 tarihli ve cevabi yazı ve eklerinde özetle;
2.1. Başvuranın Kuruluş bünyesindeki Havalimanları Slot Koordinasyon Merkezi Başmüdürlüğü personeli olup 04.07.2022 tarihinden bu yana geçici görevle Bursa-Yenişehir Havalimanı Müdürlüğünde emrinde
görev yapmakta olduğu ve 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 3/c maddesi kapsamında, II sayılı cetvele tabi sözleşmeli pozisyonda Teknisyen (Bilgisayar) olarak görev yaptığı,
2.2. Başvurucu hakkında Havalimanları Slot Koordinasyon Merkezi Başmüdürlüğü emrinde görev yaptığı dönemde aynı birimde çalışan ve birim sorumlusu olarak görev yapan Mühendis S.G. tarafından verilen görevleri yapmamak konusunda gösterdiği direnç üzerine başlatılan soruşturma neticesinde, başvurucu öncelikle 657 sayılı DMK’nin 125/B-a, 125/B-c, 125/b-j alt bentleri uyarınca 11.09.2020 tarih ve sayılı yazı ile “Kınama” cezası ile tecziye edildiği, söz konusu cezaya yapılan itiraz üzerine cezanın hafifletilmesine karar verildiği ve başvuranın, 16.10.2020 tarih ve sayılı yazı ile bir derece hafif olan
“Uyarma” cezası ile tecziye edildiği,
2.3. Başvurucu tarafından 16.10.2020 tarih ve sayılı “Uyarma” cezasının iptali talebiyle İstanbul 3.
İdare Mahkemesinde açılan davada mezkur Mahkemenin 25.06.2021 tarih ve sayılı kararı (Ek-2) ile “Bu durumda, davacıya isnat edilen eyleme karşılık gelen uyarma cezasını gerektiren fiil ve halin 657 sayılı Kanun’un 125. maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin alt bentlerinde yer alan hangi tanıma uyduğunun açıkça ortaya konulması gerekirken herhangi bir madde ve bent belirtilmeksizin “uyarma” cezası verilmesine ilişkin dava konusu işlemde mevzuata ve hukuka uyarlık bulunmamaktadır.” gerekçesiyle işlemin iptaline karar verildiği, yine aynı kararda mezkur Mahkemece
“Öte yandan, davalı idarece yukarıda yer verilen hususlar doğrultusunda davacı hakkında alt bent değerlendirmesi ile ilgili olarak yapılacak değerlendirme üzerine yeniden işlem tesis edilebileceği tabiidir.” demek suretiyle davacı hakkında yeniden işlem tesis edilebileceğine karar verildiği, Kuruluşça öncelikle mahkeme kararı doğrultusunda işlem tesis edilerek disiplin cezası iptal edilmiş, ancak yeniden disiplin cezası uygulanıp uygulanmayacağı hususunun istinaf başvurusu sonucuna bırakıldığı,
2.4. Kuruluşça yapılan istinaf başvurusu neticesinde; İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava
Dairesince yapılan inceleme sonrası verilen sayılı kararda, “İdare
Mahkemesince, dava konusu işlemle verilen uyarma cezasının bir derece hafif ceza niteliğinde olmadığı ve bent belirtilmesi gerektiği gerekçesiyle hükme varılmış ise, de dava konusu “uyarma” cezasının 657 sayılı
Devlet Memurları Kanunu’nun 125/3. fıkrası kapsamında bir derece hafif cezalandırma niteliğinde olduğu açık olup, dava konusu işlem her ne kadar bu bakımdan hukuka aykırılık içermemekte ise de işlemin diğer unsurları yönünden incelenmesi gerekmektedir.” demek suretiyle ilk derece mahkemesinin bozma gerekçesinin hukuka uygun olmadığına karar verilmiş ancak BİM tarafından yapılan yeniden inceleme sonrasında “Bu durumda, 11.08.2020 tarihinde meydana gelen tartışmada davacının hangi eylemi ile hangi fiili işlediğinin tereddüde mahal vermeyecek biçimde somut olarak belirlenmesi gerekirken, genel ifadelerle davacının tek bir olay kapsamında 125/1-B maddesinin a, c ve j bendinde sayılan fiillerin tamamını işlediğinden bahisle bir derece hafif ceza uygulanmak suretiyle tesis edilen dava konusu işlemde hukuki belirlilik ilkesine uygunluk, dava konusu işlemin iptali yönündeki ilk derece mahkemesi kararında ise sonucu itibariyle isabetsizlik görülmemiştir.” demek suretiyle işlemin iptaline kesin olarak karar verildiği,
2.5. Yargı makamlarınca verilen ve kesinleşen iptal kararı sonrası başvurucunun disiplin amiri olan
Havalimanları Slot Koordinasyon Merkezi Başmüdürü tarafından karar gerekçeleri ve bir bütün olarak dosya yapılan yeniden değerlendirme neticesinde başvurucunun 23.02.2023 tarih ve sayılı karar ile
657 sayılı DMK’nin 125’inci maddesinin birinci fıkrasının (B-a) alt bendi ve aynı maddesin üçüncü fıkrası
ile 2020/20 sayılı disiplin kurulu kararı uyarınca “Uyarma” (alt ceza) cezası ile tecziye edildiği,
2.6. Başvurucu hakkında yürütülen disiplin soruşturması aynı birimde görevli ve aynı zamanda birim sorumlusu olarak görev yapan Mühendis ve Planlama Birim Sorumlusu . tarafından tutulan
11.08.2020 tarihli tutanak üzerine 13.08.2020 tarihinde muhakkik görevlendirilmesi yapılarak usulünce
soruşturma başlatıldığı, muhakkik olarak görevlendirilen Şef (İdari) tarafından objektif ve tarafsız bir şekilde soruşturma yürütülerek sonuçlandırılmış olup mahkemelerce soruşturmacının taraflı yürütüldüğüne yönelik herhangi bir karar verilmediği,
2.7. Hem 657 sayılı Kanun’un 127’nci maddesindeki zamanaşımı süresi hem de 399 sayılı KHK’nin 50’nci maddesinde yer alan ceza verme zamanaşımı süreleri, idarenin disiplin suçundan haberdar olmasından ilk defa disiplin cezası verilmesine kadarki süreçte dikkate alınacak süreler olup, idare tarafından söz konusu sürelere riayet edilerek disiplin cezası vermesi halinde, idarenin zamanaşımı sürelerine uyma yükümlülüğünü yerine getirdiğinin kabul edildiği, nitekim Danıştay 12. Dairesinin sayılı kararında; “Öte yandan zamanaşımı sürelerinin hesabında disiplin cezası verildikten sonraki itiraz süreci veya onay süreci (disiplin cezasının idari anlamda kesinleşme süreci) dikkate alınmayacağı gibi, idari yargıda dava açılması halinde, yargılama sürecinde geçen süreler ile bozma kararı verilmesi halinde kararın gerekçesi idareye yeni bir disiplin işlemi yapma yetkisi tanıyor ise idarenin yeni bir disiplin işlemi tesis etmesi aşamasında söz konusu zamanaşımı sürelerinin artık öne sürülemeyeceği açıktır.” denilmekte olduğu, söz konusu Danıştay kararında da belirtildiği üzere idarenin ceza vermesi için belirlenen zamanaşımı süresi ilk tesis edilen disiplin işlemi için geçerli olduğu, dolayısıyla, Kuruluşça 2577 sayılı Kanun uyarınca, iptal kararının idareye tebliğinden sonra makul bir süre içerisinde yeniden işlem tesis edildiği,
2.8. Başvurucu hakkında ilk tesis edilen disiplin işlemi ile ilgili olarak disiplin kurulunca veya yargı organlarınca verilen kararlar neticesinde disiplin amirince yeniden işlem tesis edilmiş olup işlemlerin zamana yayılması ve birden fazla tekrar etmesi başvurucuda kendisine yönelik garezle hareket edildiği izlenimi uyandırmışsa da başvurucu hakkında ilk işlemi tesis eden disiplin amiri ile son işlemi tesis eden disiplin amirinin (görev değişikliğinden dolayı) farklı kişiler olduğu, başvurucu hakkında garezle veya keyfi olarak disiplin cezası uygulamak gibi bir durum söz konusu olmayıp iptal kararlarının idareye yeni bir işlem tesis etmesine imkan verdiği durumlarda disiplin amirlerince bu yönde işlem tesis edilmesinin olağan bir durum olduğu
açıklamalarına yer verilmiş olup, söz konusu başvuruya ilişkin bilgi ve belgeler ek olarak Kurumumuza gönderilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasasının “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde, “…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği
Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikayetleri inceler…” hükmü amirdir.
4. 14/6/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı
5 inci maddesinin birinci fıkrasında, “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü
eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” hükmüne yer verilmiştir.
5. 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun
5.1. “Disiplin cezalarının çeşitleri ile ceza uygulanacak fiil ve haller” başlıklı 125 inci maddesinde, “Devlet memurlarına verilecek disiplin cezaları ile her bir disiplin cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır:…
Kınama cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır:
a) Verilen emir ve görevlerin tam ve zamanında yapılmasında, görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasların yerine getirilmesinde, görevle ilgili resmi belge, araç ve gereçlerin korunması, kullanılması ve bakımında kusurlu davranmak,,…
Geçmiş hizmetleri sırasındaki çalışmaları olumlu olan ve ödül veya başarı belgesi alan memurlar için verilecek cezalarda bir derece hafif olanı uygulanabilir.”,
5.2. “Disiplin cezası vermeye yetkili amir ve kurullar” başlıklı 126 ncı maddesinin birinci fıkrasında, “ Uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezaları disiplin amirleri tarafından; kademe ilerlemesinin durdurulması cezası, memurun bağlı olduğu kurumdaki disiplin kurulunun kararı alındıktan sonra, atamaya yetkili amirler il disiplin kurullarının kararlarına dayanan hallerde Valiler tarafından verilir.”,
5.3. “Karar süresi” başlıklı 128 inci maddesinin ikinci fıkrasında, “Kademe ilerlemesinin durdurulması cezasını gerektiren hallerde soruşturma dosyası, kararını bildirmek üzere yetkili disiplin kuruluna 15 gün içinde tevdi edilir. Disiplin kurulu, dosyayı aldığı tarihten itibaren 30 gün içinde soruşturma evrakına göre kararını bildirir.”,
5.4. “Disiplin kurulları ve disiplin amirleri” başlıklı 134 üncü maddesinde, “Disiplin ve soruşturma işlerinde kanunlarla verilen görevleri yapmak üzere Kurum merkezinde bir Yüksek Disiplin Kurulu ile her ilde, bölge esasına göre çalışan kuruluşlarda bölge merkezinde ve kurum merkezinde ayrıca Milli Eğitim müdürlüklerinde birer Disiplin Kurulu bulunur.
Bu kurulların kuruluş, üyelerinin görev süresi, görüşme ve karar usulü, hangi memurlar hakkında karar verebilecekleri ve disiplin amirlerinin tayin ve tespitinde uygulanacak esaslar ile bunların yetki ve sorumlulukları gibi hususlar Cumhurbaşkanınca çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.”
5.5. “İtiraz” başlıklı 135 inci maddesinde, “Disiplin amirleri tarafından verilen uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezalarına karşı disiplin kuruluna, kademe ilerlemesinin durdurulması cezasına karşı yüksek disiplin kuruluna itiraz edilebilir.
İtirazda süre, kararın ilgiliye tebliği tarihinden itibaren yedi gündür. Süresi içinde itiraz edilmeyen disiplin cezaları kesinleşir.
İtiraz mercileri, itiraz dilekçesi ile karar ve eklerinin kendilerine intikalinden itibaren otuz gün içinde kararlarını vermek zorundadır.
İtirazın kabulü hâlinde, disiplin amirleri kararı gözden geçirerek verilen cezayı hafifletebilir veya tamamen kaldırabilirler.”,
6. 399 sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri Personel Rejiminin Düzenlenmesi Ve 233 Sayılı Kanun
Hükmünde Kararnamenin Bazı Maddelerinin Yürürlükten Kaldırılmasına Dair Kanun Hükmünde
Kararnamenin
6.1. “Disiplin Cezaları” başlıklı 44 ncü maddesinde, “Teşebbüs veya bağlı ortaklıklardaki hizmetlerin gereği gibi yürütülmesini sağlamak amacıyla sözleşmeli personelin görevleri ile ilgili kusurlu hareketleri, iş yerinde veya dışında teşebbüs ve bağlı ortaklıkla ilgili mevzuata aykırı davranışları nedeniyle kademe
ilerlemesinin durdurulması hariç verilmesi gereken disiplin cezaları ile disiplin cezası vermeye yetkili merciler ve disiplin kurulları hakkında bu Kanun Hükmünde Kararnamede hüküm bulunmayan hallerde teşebbüs veya bağlı ortaklık memurlarının tabi olduğu hükümler uygulanır. Ancak, kademe ilerlemesinin durdurulması cezasını gerektiren fiiller için sözleşme ücretinden kesme cezası, aylıktan kesme cezası esaslarına göre uygulanır.”,
6.2. “Savunma Hakkı” başlıklı 46 ncı maddesinde, “Savunması alınmadan sözleşmeli personel hakkında disiplin cezası verilemez. Sözleşmeli personel, soruşturmayı yapanın, disiplin cezası vermeye yetkili organ, merci veya amirin veya disiplin kurulunun yedi günden az olmamak üzere vereceği süre içinde yazılı olarak savunmasını yapar. Bu süreler içinde savunmasını yapmayan sözleşmeli personel savunma hakkından vazgeçmiş sayılır.”,
6.3. “Disiplin Cezalarına İtiraz” başlıklı 47 nci maddesinde, “Disiplin cezalarına karşı yapılacak itirazlarda süre, kararın ilgiliye tebliğ tarihinden itibaren 7 gündür.
İtiraz mercileri bu itirazı doğrudan doğruya karara bağlayabileceği gibi dosya veya belgelerin bir kez daha incelenmesini cezayı teklif eden merciden isteyebilirler. Süresi içinde itiraz edilmez veya yapılan itiraz red edilirse onaylanan cezalar kesinleşir ve sicile işlenir.”
6.4. “Zamanaşımı” 50 nci maddesinde, “Disiplin kurulları kendilerine tevdi edilen dosyaları en geç 3 ay içinde karara bağlarlar. Disiplin cezasını gerektiren kusurlu bir halin öğrenilmesinden 6 ay geçtikten sonra sözleşmeli personel hakkında bu kusurlu hareket ile ilgili olarak disiplin kovuşturması yapılamaz ve disiplin cezası verilemez. Disiplin cezasını gerektiren fiil ve hallerin işlendiği tarihten itibaren nihayet iki yıl içinde disiplin cezası verilmediği takdirde ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar.”
hükümlerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
7. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın talebinin reddi yönünde hazırlanan Karar Önerisi, Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme
8. Başvuran, Dava, Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğü Havalimanları Slot Koordinasyon
Merkezi Başmüdürlüğünde görevini ifa etmekte iken uyarma cezası ile tecziye edildiğini, açmış olduğu dava sonucunda söz konusu disiplin cezasının hukuka aykırı olduğu değerlendirilerek iptal edildiğini ancak aynı olay nedeniyle yeniden verilmek istenen uyarma cezasına itirazının disiplin kurulunca reddedildiğini belirterek mahkeme kararı ile iptal edilen disiplin cezasının geri alınmasını talep etmektedir.
9. Bilindiği üzere, Anayasanın 2 inci maddesinde Devletin temel nitelikleri arasında hukuk devleti ilkesine yer verilmiş olup, hukuk devletinin temel ilkelerinden biri “belirlilik”tir. Bu ilkeye göre, hukuki düzenlemelerin hem kişiler hem de idare yönünden herhangi bir duraksamaya ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır, uygulanabilir ve nesnel olması, ayrıca kamu otoritelerinin keyfi uygulamalarına karşı koruyucu önlem içermesi de gereklidir. Belirlilik ilkesi, hukuksal güvenlikle bağlantılı olup birey, yasadan, belirli bir kesinlik içinde, hangi somut eylem ve olguya hangi hukuksal yaptırımın veya sonucun
bağlandığını, bunların idareye hangi müdahale yetkisini doğurduğunu bilmelidir. Ancak bu durumda kendisine düşen yükümlülükleri öngörebilir ve davranışlarını ayarlar. Hukuk güvenliği, normların öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de yasal düzenlemelerde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılar (AYM, 17/04/2008 tarihli, E.2005/5, K.2008/93 sayılı kararı).
10. Başvuruya konu disiplin cezasına ilişkin sunulan bilgi ve belgeler incelendiğinde,
10.1. Bilgisayar teknikeri olarak görev yapan başvuran hakkında 11.08,2020 talihinde Bilgi Teknolojileri
Müdürlüğü’nde amir durumunda mühendis olarak görev yapan nin başvurandan Bilgi Teknolojileri
Şube Müdürlüğüne ait bilgi ve belgeleri içeren dokümanları taratmasını istemesi, teknisyen olan başvuranın verilen görevi yerine getirmemek için itirazda bulunması, görevi amirine yaptırmaya çalışması ve
.’nin da şahit olduğu tutum ve davranışlarla cevap vererek çalışma direnci göstermesi fiillerini işlediğinden bahisle disiplin soruşturmasına başlanıldığı, görevlendirilen muhakkik tarafından hazırlanan disiplin soruşturması raporunda getirilen teklif doğrultusunda 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125/B-a, 125/B-c ile J.25/B-j maddeleri uyarınca başvuranın kınama disiplin cezasıyla tecziye edildiği, söz konusu işleme karşı yapılan itiraz yerinde görülerek 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125/B maddesi uyarınca “uyarma” cezası ile tecziye edilmesine karar verildiği,
10.2. Söz konusu disiplin cezasına ilişkin İstanbul 3. İdare Mahkemesinin 25/6/2021 tarihli ve sayılı Kararında, “davacı tarafından 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125/8-a, 125/B-c ile 125/B-j maddeleri uyarınca davacının kınama cezasıyla tecziye edilmesine ilişkin disiplin amirince tesis edilen 31.08.2020 tarih ve sayılı işleme karşı yapılan itirazın Devlet Hava
Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğü Merkez Disiplin Kurulunun 09.10.2020 tarih ve sayılı kararıyla kabulü üzerine davacının uyarma cezasıyla tecziyesine ilişkin işlemin tesis edildiği, bu cezanın alt ceza uygulaması sonucu verilen bir disiplin cezası olmadığı, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 135. maddesi çerçevesinde yapılan değerlendirme ile verilen yeni bir disiplin cezası olduğu, ancak; dava konusu işlemde davacıya isnat edilen fiilin, uyarma cezasını gerektiren ve 657 sayılı Kanun’un 125, maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin alt bentlerinde sayılan fiili ve hallerden hangisine uyduğunun belirtilmediği, disiplin cezasını gerektirir fiil ve halin mevzuatta tek tek sayılan bentlerden hangisi olduğu açıkça ortaya konulmadan disiplin cezası verilmesi durumunda, gerçekleştirilen eylemin hangi bent çerçevesinde değerlendirileceği belirtilmemiş olacağından, böyle bir durumun işlemin hukukilik denetimini varsayımsal hale getireceği ve bunun da hukuk devletî ilkesi ile bağdaşmayacağı kanaat ve sonucuna varılmıştır.
Bu durumda, davacıya isnat edilen eyleme karşılık gelen uyarma cezasını gerektiren fiil ve halin 657 sayılı
Kanunun 125. maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin alt bentlerinde yer alan hangi tanıma uyduğunun açıkça ortaya konulması gerekirken herhangi bir madde ve bent belirtilmeksizin “uyarma” cezası verilmesine ilişkin dava konusu işlemde mevzuata ve hukuka uyarlık bulunmamaktadır…
Öte yandan, davalı idarece yukarıda yer verilen hususlar doğrultusunda davacı hakkında alt bent değerlendirmesi ile İlgili olarak yapılacak değerlendirme üzerine yeniden işlem tesis edilebileceği tabiidir.” ifadelerine yer verilerek dava konusu işlemin iptaline karar verildiği,
10.3. İstinaf yolunan yapılan başvuru üzerine İstanbul Bölge İdare Mahkemesi İkinci İdari Dava Dairesinin 14/12/2022 tarihli ve sayılı kararında yer verilen, “11.08.2020 tarihinde meydana gelen tartışmada davacının hangi eylemi ile hangi fîili işlediğinin tereddüde mahal vermeyecek biçimde somut olarak belirlenmesi gerekirken, genel ifadelerle davacının tek bir olay kapsamında 125/1B maddesinin a, c ve j bendinde sayılan fiillerin tamamını işlediğinden bahisle bir derece hafif ceza
uygulanmak suretiyle tesis edilen dava konusu işlemde hukuki belirlilik ilkesine uygunluk, dava konusu işlemin iptali yönündeki ilk derece mahkemesi kararında ise sonucu itibariyle isabetsizlik görülmemiştir.” gerekçeyle istinaf başvurusunun reddedildiği,
10.4. Bu defa ilgili idare tarafından başvurucunun disiplin amiri olan Havalimanları Slot Koordinasyon
Merkezi Başmüdürü tarafından karar gerekçeleri ve bir bütün olarak dosya hakkında yapılan yeniden değerlendirme neticesinde Havalimanları Slot Koordinasyon Merkezi Başmüdürlüğünce 23.02.2023 tarih ve sayılı kararı ile 657 sayılı DMK’nin 125’inci maddesinin birinci fıkrasının (B-a) alt bendi ve aynı maddesinin üçüncü fıkrası ile sayılı Disiplin Kurulu kararı uyarınca “Uyarma” (alt ceza) cezası ile tecziye edildiği ve söz konusu disiplin cezasına yapılan itirazın reddedildiği,
10.5. Disiplin soruşturmasına esas muhakkik raporunda da, “başvuranın üst amiri olan . tarafından verilen görevi eksiksiz ve zamanında yapmadığı, Bilgi Teknolojileri Müdürlüğünü ilgilendiren belgeleri taratıp saklaması gerekirken, özensiz davranarak kendi ifadesinde de belirttiği üzere silerek korumadığı ve yaşanan olayı çarpıtmak üzere bahaneler üretmeye çalıştığı anlaşıldığı” ifadelerine yer verildiği
anlaşılmaktadır.
11. Disiplin cezaları, gerek yargı kararlarında gerekse doktrinde belirtildiği gibi kamu hizmetlerinin gereği gibi yürütülmesini sağlamak amacıyla; kanunların, tüzüklerin ve yönetmeliklerin emrettiği ödevleri yerine getirmeyen, uyulmasını zorunlu kıldığı hususlara uymayan ve yasakladığı işleri yapan devlet memurlarına durumun niteliğine ve ağırlık derecesine göre verilen cezalardır. Kamu hizmetinin belli bir düzen içerisinde yürütülmesi için gerekli önlemlerden olan disiplin cezaları, niteliği gereği öteki idari işlemlerden farklıdır.
Disiplin cezası vermeye yetkili organlar, bu organların oluşumu, çalışma usulü, karar oluşturması, bu kararlara itiraz ve bütün bu sürecin her aşaması için öngörülen süre koşulları ile disiplin cezası işlemi sıkı şekil şartına bağlı olarak uygulanmalıdır.
12. Her ne kadar disiplin soruşturmasına esas fiil, 11/8/2020 tarihinde gerçekleşmiş olsa da, başvuran hakkında 16/10/2020 tarihinde tecziye edilen uyarma cezasının, Danıştay 12. Dairesinin sayılı kararında (bkz. 2.7. nolu paragraf) da belirtildiği şekilde yargı kararları gereğince iptal edilmesi üzerine yeniden yapılan değerlendirme sonucunda başvuran hakkında 23/2/2023 tarihinde disiplin cezasının verilmesinde zamanaşımı sürelerinin öne sürülemeyeceği değerlendirildiği ve bu açıdan, başvuruya konu disiplin cezalarına ilişkin sunulan bilgi ve belgelerde, söz konusu disiplin soruşturma süreçlerinde yürütülen iş ve işlemlerin, zamanaşımı süreleri, usulüne uygun savunma alınması, itiraz süreci, ceza vermeye yetkili makam gibi usulü işlemler açısından ilgili mevzuat hükümlerine uygun olduğu değerlendirilmiştir.
13. Ayrıca, ilgili yargı kararları çerçevesinde yeniden yapılan alt bent değerlendirmesi ile başvuranın
“11.08.2020 tarihinde aynı birimde görev yapan ile Bilgi Teknolojileri Şube Müdürlüğüne ait cihazların teslim tutanaklarının elektronik ortamda saklanması için taratılması ve taratılanların ’ye gönderilmesi görevlendirmesinde tartışma ortamı yaratması, verilen görevi amirine yaptırmaya çalışması ve çalışma direnci göstermesi” fiili nedeniyle 657 sayılı Kanunun 125’inci maddesinin birinci fıkrasının (B-a) alt bendi olan “a) Verilen emir ve görevlerin tam ve zamanında yapılmasında, görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasların yerine getirilmesinde, görevle ilgili resmi belge, araç ve gereçlerin korunması, kullanılması ve bakımında kusurlu davranmak” ve aynı maddenin üçüncü fıkra “Geçmiş hizmetleri sırasındaki çalışmaları olumlu olan ve ödül veya başarı belgesi alan memurlar için verilecek cezalarda bir derece hafif olanı uygulanabilir.” hükmü çerçevesinde başvuran hakkında uyarma disiplin
cezası tecziye edildiği, disiplin cezasına ilişkin hususların ise soruşturma raporunda ele alınarak ortaya konulduğu anlaşılmış olup, söz konusu disiplin cezasında hukuka aykırılığın bulunmadığı kanaatine varılmıştır.
14. Yukarı anlatılan hususlar, başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; başvuran hakkında verilen disiplin cezasının usul ve esas açısından hukuken yerinde olduğu anlaşıldığından verilen uyarma cezasının kaldırılması yönündeki talebin reddi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
15. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; idarenin, şikâyetçiye verdiği cevapta hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği bu nedenle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı anlaşılmış olup, idareden bundan böyle bu ilkeye de uyması beklenmektedir.
V. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
16. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Kararın başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup İstanbul İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.
VI. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN REDDİNE,
Bu kararın BAŞVURANA ve DEVLET HAVA MEYDANLARI İŞLETMESİ GENEL
MÜDÜRLÜĞÜNE tebliğine
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi