|
ÖZET: Uyuşmazlık, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmazın tescili üzerine odaklanmaktadır. Davacı idare, Mardin ili Dargeçit ilçesindeki bir taşınmazın kamulaştırma bedelinin belirlenmesi ve tescili talebinde bulunmuş, İlk Derece Mahkemesi bu talebi kabul etmiştir. Ancak, Bölge Adliye Mahkemesi, İlk Derece Mahkemesi kararını kaldırarak dosyayı yeniden incelemek üzere geri göndermiştir. İlk Derece Mahkemesi, yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar vermiştir.
Tarafların istinaf başvuruları üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi, bilirkişi raporunu değerlendirerek taşınmazın değerinin belirlenmesinde kullanılan net gelir yönteminin uygun olduğunu ve uygulanan kapitalizasyon faiz oranı ile objektif değer artış oranlarının yerinde olduğunu tespit etmiştir. Bu nedenle, tarafların istinaf başvurularını esastan reddetmiştir. Sonuç olarak, temyiz aşamasında da benzer gerekçelerle davacı idarenin itirazları reddedilmiş ve Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararı onanmıştır. Bu karar, kamulaştırma süreçlerinde bilirkişi raporlarının ve değerleme yöntemlerinin önemini vurgulamaktadır. |
5. Hukuk Dairesi 2024/3880 E. , 2024/9894 K.
“İçtihat Metni”
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1518 Esas, 2024/204 Karar
DAVA TARİHİ : 20.09.2018
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Dargeçit Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/143 Esas, 2022/150 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun’la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Mardin ili, Dargeçit ilçesi, Çavuşlu Mahallesi 101 ada 46 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalılara ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline ve baraj göl alanı içerisinde kaldığından tapudan terkinine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; 7139 sayılı Kanun ile 2942 sayılı Kanun’a getirilen değişikliklerin resen dikkate alınması gerektiğini, dava dosyasında da görüldüğü üzere bitki deseni değiştirilerek sebze tarımına geçildiğini, yörede yaygın (mutat) kuru tarım arazilerinde münavebe aynı yerleşim yerindeki diğer dosyalar da incelendiğinde kuru şartlarda Buğday+Mercimek olarak alınması ve net gelir hesabınında bu münavebeye göre yapılması gerektiğini, taşınmazın önemli yerleşim yerlerine yakınlığı, ulaşım olanakları vs. gibi unsurların kapitalizasyon faiz oranı belirlenirken nazara alındığını, bunlara bağlı objektif değer artışı yapılmasının hatalı olduğunu, kapitalizasyon faiz oranının dava konusu taşınmaz kuru tarım arazisi olduğundan %6 olarak alınması gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
2.Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz kuru tarım arazisi olup, nehre ve mahalle merkezine çok yakın tarımsal faaliyet açısından çok verimli bir taşınmaz olduğunu, dekardan ilçe ortalamasının çok üstünde verim alınabileceği açık iken, bilirkişilerce taşınmaz için dekara verimin ilçe ortalamasının alınmasının hakkaniyete uygun olmadığını, objektif değer artışının %50’ den aşağı uygulanmaması gerekirken bilirkişilerce % 20 objektif değer artışı uygulanmış olmasının hakkaniyete uygun düşmediğini, Anayasa’ya ve Yargıtay içtihatlarına da açıkça aykırı olduğunu, dava konusu taşınmaza bu denli düşük bedeller takdir edilmiş olmasının hakkaniyete uygun olmadığını, ayrıca müvekkilin arazisinin ikiye bölünüp kamulaştırılmasının yerinde olmadığını, arta kalan kısmın kullanılamaz hale geldiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın arazi niteliğinde olduğu anlaşılmış olup, hükme esas alınan bilirkişi raporunda taşınmaza net gelir yöntemine göre değer biçilmesinde ve dava konusu taşınmazın konumu ve bilirkişi kurulu raporunda belirtilen özellikleri dikkate alınarak gelir metoduna göre belirlenen metrekare birim fiyatına uygun objektif değer artış oranı uygulanarak kamulaştırma bedelinin hesaplanmasında bir isabetsizlik bulunmadığından taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, … olarak davacı idare ile davalı tapu malikleri arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası ile 11 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arazi niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir esas alınarak değer biçilmesi yerindedir.
3. Dava konusu taşınmaza uygulanan kapitalizasyon faiz ve objektif değer artış oranları uygundur.
4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmamasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,16.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.