ÖZET: Danıştay kararında, başvuranın İçişleri Bakanlığı tarafından kamu görevinden çıkarılması ve ardından Mersin 2. İdare Mahkemesi tarafından verilen iptal kararına rağmen göreve başlatılmaması ve özlük ile mali haklarının iade edilmemesi üzerine yaptığı başvuru incelenmiştir. Mahkeme, başvuranın FETÖ/PDY ile bağlantısına dair hukuken geçerli bir tespit bulunmadığını belirterek, kamu görevinden çıkarılma işleminin hukuka aykırı olduğuna karar vermiştir.

Başvuranın, mahkeme kararının gereğini yerine getirilmediği ve açıkta kaldığı dönemdeki maaş veya faiz ödemelerinin yapılmadığı tespit edilmiştir. Anayasa’nın 138. maddesi ve İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28. maddesi uyarınca, idarenin mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğu vurgulanmıştır.

Sonuç olarak, başvuranın yoksun kaldığı özlük haklarının ve mali haklarının yasal faizleri ile birlikte ödenmesi gerektiği belirtilmiş ve İçişleri Bakanlığına bu yönde tavsiyede bulunulmuştur. İdarenin mahkeme kararını zamanında uygulamaması, adil yargılanma hakkının ihlali olarak değerlendirilmiştir.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2023/13755-S.23.21745

BAŞVURU NO : 2023/7962

KARAR TARİHİ : 27/10/2023

TAVSİYE KARARI

,TCKN:

Adres:

İÇİŞLERİ BAKANLIĞI

BAŞVURUYA KONU İDARE :

BAŞVURUNUN KONUSU : Mahkeme kararı yerine getirilerek, göreve başlatılma, görevden uzakta kaldığı döneme ilişkin yoksun kaldığı özlük ve mali haklarının yasal faizi ile iadesi talepleri hakkında.

BAŞVURU TARİHİ : 08/06/2023

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1) Başvuran, 375 sayılı KHK’nın geçici 35 inci maddesi gereğince İçişleri Bakanlığının 27.07.2022 tarih

ve / sayılı onayı ile kamu görevinden çıkarıldığını, Mersin 2. İdare Mahkemesine açmış olduğu dava neticesinde göreve iadesine, yasal özlük ve parasal haklarının faizi ile ödenmesine karar verildiğini, idare tarafından karara yapılan itiraz neticesinde Adana Bölge İdare Mahkemesince yürütmenin durdurulması talebinin reddedildiğini, mahkeme kararlarına rağmen göreve başlatılmadığını, yasal ve özlük haklarına dair iadelerin yapılmadığını belirterek; mahkeme kararlarının yerine getirilerek, göreve başlatılmayı, özlük ve parasal haklarının yasal faizi ile iadesini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2) Başvuruya konu iddialar hakkındaki bilgi ve belge talep yazımıza istinaden İçişleri Bakanlığının

17.08.2023 tarih ve sayılı cevabi yazısı ve eklerinde özetle;

2.1) Başvuranın, Mersin Emniyet Müdürlüğü kadrosunda Polis Memuru olarak görev yapmakta iken

Bakanlık Makamının onayı ile 7145 sayılı Kanunun 26 ncı maddesi ile 375 sayılı KHK’ya eklenen

Geçici 35 inci madde kapsamında 27.07.2022 tarihinde kamu görevinden çıkarılarak 30.07.2022 tarihinde ilişiğinin kesildiği,

2.2) Bu işlemin iptali talebiyle idare aleyhine açılan davada; Mersin 2. İdare Mahkemesince 22.11.2022

tarih ve E: / K: / sayılı “Dava Konusu İşlemin İptaline” kararı verildiği,

2.3) Bahse konu mahkeme kararına istinaden 06.07.2023 tarihli Bakanlık Makamının Oluru ile Mersin

Emniyet Müdürlüğü kadrosuna atamasının yapıldığı, /

ifade edilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3) 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın;

3.1) “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36 ncı maddesinin birinci fıkrasında; “Herkes meşru vasıta ve

yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.”

3.2) “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü

ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”

3.3) “Yargı yolu” başlıklı 125 inci maddesinin son fıkrasında; “İdare, kendi eylem ve işlemlerinden

doğan zararı ödemekle yükümlüdür.”

3.4) “Mahkemelerin bağımsızlığı” başlıklı 138 inci maddesinin son fıkrasında; “Yasama ve yürütme

organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez.”

4) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin

birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”

5) 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “Kararların sonuçları” başlıklı 28 inci

maddesinin birinci ve üçüncü fıkrasında; “Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur. Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez. (…) Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemeleri kararlarına göre işlem tesis edilmeyen veya eylemde bulunulmayan hallerde idare aleyhine Danıştay ve ilgili idari mahkemede maddi ve manevi tazminat davası açılabilir.” hükümleri yer almaktadır.

IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ

6) Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın talebinin kabulü

yönünde hazırlanan Tavsiye Karar Önerisi Kamu Başdenetçisine sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme

7) Başvuran, (1) numaralı paragrafta belirtildiği üzere, Mersin 2. İdare Mahkemesinin 22.11.2022 tarih ve

E: / K: / sayılı kararı yerine getirilerek, göreve başlatılmayı, özlük ve mali haklarının yasal faizi ile iadesini talep etmektedir.

8) Başvuru konusuna ilişkin olarak İdareden temin edilen bilgi ve belgelerden; başvuranın, Mersin

Emniyet Müdürlüğü kadrosunda Polis Memuru olarak görev yapmakta iken Bakanlık Makamının onayı ile 7145 sayılı Kanunun 26 ncı maddesi ile 375 sayılı KHK’ya eklenen Geçici 35 inci madde kapsamında

27.07.2022 tarihinde kamu görevinden çıkarılarak 30.07.2022 tarihinde ilişiğinin kesildiği; bu işlemin

iptali talebiyle idare aleyhine açılan davada, Mersin 2. İdare Mahkemesince 22.11.2022 tarih ve

/

E: / K: / sayılı “Dava Konusu İşlemin İptaline” kararı verildiği; bahse konu mahkeme kararına istinaden 06.07.2023 tarihli Bakanlık Makamının Oluru ile Mersin Emniyet Müdürlüğü kadrosuna atamasının yapıldığı anlaşılmaktadır. Ancak başvuranın açıkta kaldığı döneme ilişkin olarak maaş veya faiz ödemesi yapıldığına dair herhangi bir bilgi veya belge sunulmadığı görülmektedir.

9) Başvuran hakkında verilen Mersin 2. İdare Mahkemesinin 22.11.2022 tarih ve E: /

K: / sayılı Kararında; “… kamu görevinden çıkartıldığı 2022 yılına değin FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatlı olduğuna dair hukuken kabul edilebilir bir tespitin bulunmadığı görüldüğünden, davacının, 375 sayılı Kanun Hükmünde

Kararname’nin Geçici 35/B maddesi uyarınca kamu görevinden çıkartılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata uyarlık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, dava konusu işlemin iptaline, davacının özlük ve parasal haklarının iadesine karar verilmesi talebinin kabulü ile davacının dava konusu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine ve yoksun kaldığı parasal haklarının tahakkuk tarihlerinden itibaren işletilecek yasal faizleri ile birlikte davacıya ödenmesine” karar verilmiştir.

10) Hukuk devleti; insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, eylem ve

işlemleri hukuka uygun olan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, hukuki güvenliği sağlayan, Anayasa’ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuku tüm devlet organlarına egemen kılan, Anayasa ve kanunlarla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık olan devlettir (Anayasa Mahkemesi E.2013/44, K. 2013/59, Resmi Gazete Tarihi: 02/05/2013).

11) Anayasa Mahkemesinin 14/01/2010 tarihli ve E.2009/27, K.2010/9 sayılı kararında; “Anayasa’nın

36. maddesinde ifade edilen hak arama özgürlüğü, diğer temel hak ve özgürlüklerden gereken şekilde yararlanılmasını ve bunların korunmasını sağlayan en etkili güvencelerden biri olmakla birlikte aynı zamanda toplumsal barışı güçlendiren, bireyin adaleti bulma, hakkı olanı elde etme, haksızlığı önleme uğraşının da aracıdır. Hak arama özgürlüğü ve adil yargılanma hakkı, sadece yargı mercileri önünde davacı ve davalı olarak iddia ve savunmada bulunma hakkını değil, yargılama sonunda hakkı olanı elde etmeyi de kapsayan bir haktır.”

12) Anayasa’nın 138 inci maddesi ile yargı kararlarının ne olursa olsun uygulanmamasından idarenin

sorumlu tutulduğu görülmektedir. Öte yandan İdarenin kararı uygulama yükümlülüğü devam ettikçe, yargı kararının uygulanmamasından doğan sorumluluğunun da devam edeceği bir gerçektir. Yukarıda anılan Anayasa Mahkemesi kararından; Anayasanın 36 ncı maddesinde yer alan ‘hak arama hürriyeti’nin yalnızca yargı mercileri karşısında davalı veya davacı olma sıfatını değil aynı zamanda mahkeme nezdinde verilmiş olan kararın idari mercilerce gereğinin yerine getirilmesini de kapsadığı anlaşılmakta olup, ayrıca mahkeme kararlarının uygulanması yargılama sürecinin devamı niteliğinde görülerek yargılama sürecini tamamlayan ve yargılamanın bir anlam ve sonuç doğurmasını saylayan unsur olarak nitelendirildiği görülmektedir.

13) Başvuruya konu mahkemenin dava konusu işlemin iptali, davacının dava konusu işlem nedeniyle

yoksun kaldığı özlük haklarının iadesi ve parasal haklarının tahakkuk tarihlerinden itibaren işletilecek yasal faizleri ile birlikte davacıya ödenmesi yönündeki kararına istinaden; başvuru konusunun

Kurumumuzca incelenmesi sürecinde 06.07.2023 tarihinde İdarece başvuranın göreve başlatıldığı, ancak başvuranın açıkta kaldığı döneme ilişkin herhangi bir maaş veya faiz ödemesinin yapılmadığı anlaşılmakta olup; İdarenin söz konusu mahkeme kararını makul sürede ifa etmekten kaçınamayacağı, bunun adil yargılanma hakkının ihlali sonucunu doğuracağı değerlendirilmektedir.

14) Yukarıda anlatılan hususlar, başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, mevzuat,

yargı kararları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Mersin 2. İdare Mahkemesinin

22.11.2022 tarih ve E: / K: / sayılı Kararına istinaden, başvuranın yoksun kaldığı

özlük haklarının iadesi ve mali haklarının yasal faizleri ile birlikte ödenmesi gerektiği; zira Anayasa’nın

138 inci maddesi ile 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28 inci maddelerinde yargı

kararlarına uyma zorunluluğunun açıkça belirtildiği; söz konusu düzenlemeler gereğince İdarenin idari yargı organlarınca verilen kararların icaplarına göre gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya zorunlu olduğu dikkate alındığında, mahkeme kararının verildiği 22.11.2022 tarihinden bu zamana kadar anılan karar gereğince başvuranın yoksun kaldığı özlük haklarının iadesi ve mali haklarının yasal faizleri ile birlikte ödenmesi gerekirken bunların yapılmamasının makul olmadığı; İdarenin mahkeme kararını makul sürede ifa etmekten kaçınamayacağı, bunun adil yargılanma hakkının ihlali sonucunu doğuracağı değerlendirildiğinden; söz konusu mahkeme kararı gereğince başvuranın yoksun kaldığı özlük haklarının iadesi ve mali haklarının yasal faizleri ile birlikte ödenmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

15) 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu

Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde iyi yönetim ilkelerine yer verilmiş olup; idare tarafından, başvuran hakkında verilen iptal kararının uygulanmadığı ve başvuru sahibine verdiği cevapta idari işleme karşı hangi sürede hangi mercie başvurabileceğini göstermediği bu nedenle de “kanunlara uygunluk” ve “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkelerine uymadığı tespit edildiğinden, idareden bundan böyle bu ilkelere uyması beklenmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

16) 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21 inci maddesinin ikinci

fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup, Mersin İdare Mahkemesine yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre, BAŞVURUNUN KABULÜ ile; Mersin 2. İdare Mahkemesinin 22.11.2022 tarih ve E: / K: / sayılı kararı gereğince başvuranın yoksun kaldığı özlük haklarının iadesi ve mali haklarının yasal faizleri ile birlikte ödenmesi yönünde İçişleri Bakanlığına TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

6328 sayılı Kanunun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, İçişleri Bakanlığınca bu karar üzerine

tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın başvurana ve İçişleri Bakanlığına tebliğine; Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi