|
ÖZET: Başvuran, 657 sayılı Kanun’un 4/B ve 4/C maddeleri kapsamında çalıştığı sürelerin, kademe ilerlemesinde dikkate alınmasını ve ilave bir derece verilmesini talep etmiştir. İdare, başvuranın taleplerini, 657 sayılı Kanun’un 64. maddesinde geçici ve sözleşmeli personel için düzenleme bulunmadığı gerekçesiyle reddetmiştir. Ancak, Danıştay kararları, sözleşmeli personelin geçirdiği sürelerin, kamu hizmetinde geçen süre olarak değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır.
657 sayılı Kanun’un 64. maddesi, son sekiz yıl içinde disiplin cezası almayan memurlara kademe ilerlemesi sağlarken, geçici ve sözleşmeli personel için bu düzenlemenin doğrudan uygulanamayacağı belirtilmiştir. Yine de, başvuranın sözleşmeli statüde geçirdiği sürenin, disiplin cezası almaksızın değerlendirilmesi gerektiği ifade edilmiştir. Sonuç olarak, başvuranın ilave bir derece talebinin reddi uygun bulunmuş, ancak hizmet sürelerinin değerlendirilmesi hususunda tavsiye yapılmıştır. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2023/12217-S.23.19393
BAŞVURU NO : 2023/11076
KARAR TARİHİ : 26/09/2023
KISMEN TAVSİYE KISMEN RET KARARI ,TCKN:
Adres:
BAŞVURUYA KONU İDARE : BURDUR İL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ
Başvuranın 657 sayılı Kanun kapsamında geçici personel ve
BAŞVURUNUN KONUSU :
sözleşmeli personel pozisyonlarında geçirmiş olduğu sürelerin kademe ilerlemesinde sayılması ve ilave bir dereceden yararlanma talepleri hk.
BAŞVURU TARİHİ : 26/07/2023
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza yapılan başvuruda başvuran, 657 sayılı Kanunun 4/C ve 4/B maddelerine tabi olarak çalıştığı (10/01/2014-01/04/2018, 02/04/2018- 14/05/2023) sürelerde birçok özlük hakkı bakımından 657 sayılı Kanununa tabi olarak çalıştığını, 7433 sayılı Kanun ile 657 sayılı Kanuna eklenen Geçici 48 inci madde uyarınca kadrolu memur olarak atandığını iddia ederek, 657 sayılı Kanunun 4/C ve 4/B maddeleri uyarınca çalışmış olduğu sürelerin, 657 sayılı Kanunun 64 üncü maddesinde öngörülen sekiz yıllık sürenin hesabında değerlendirilmesini ve 23 Ağustos 2015 tarihli ve 29454 Sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan
Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin 2016 ve 2017
Yıllarını Kapsayan 3. Dönem Toplu Sözleşmenin; “İlave derece verilmesi başlıklı 28’inci maddesi uyarınca tarafına bir derece verilmesini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Başvuruya konu iddialar hakkında bilgi ve belge talebi içeren yazımıza istinaden Burdur Valiliği
İl Sağlık Müdürlüğü tarafından gönderilen 17/08/2023 tarih ve E. sayılı cevabi yazıda;
2.1. Başvuranın A.Ş, tarafından özelleştirme sonucu 10.01.2014 tarihinde 657
Sayılı Devlet Memurları Kanunun 4/C geçici personel kapsamında İlçe Sağlık Müdürlüğüne göreve başladığı, 02/04/2018 tarihinde de 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunun 4/B maddesi kapsamında sözleşmeli İdari Büro Görevlisi kadrosuna geçiş işleminin yapıldığı ve 19.01.2023 tarih 7433 sayılı
Kanunun (26.01.2023 tarihli ve 32085 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren) Kanunun 3.
/
maddesiyle 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa eklenen geçici 48. madde uyarınca 15/05/2023 tarihinde
Memur kadrosuna geçiş işleminin yapıldığı,
2.2. 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunun “Kademe ve kademe ilerlemesi” başlıklı 64. maddesinde
“Memurun kademe ilerlemesinin yapılabilmesi için bulunduğu kademede en az bir yıl çalışmış olması ve bulunduğu derecede ilerleyebileceği bir kademenin bulunması şartı aranır.” Hükmünün yer aldığı, ancak, bu hükümde, geçici personel ve sözleşmeli statüde çalışan personel hakkında herhangi bir düzenlemeye yer verilmediği, dolayısıyla, başvuranın, 657 sayılı Kanunun 64. maddesinden yararlanmasına ve ilave bir derece verilmesine imkan bulunmadığı,
İfade edilmiştir.
3. Başvuru konusu hakkında görüş talebi içeren yazımıza istinaden Cumhurbaşkanlığı İdari İşler
Başkanlığı Personel ve Prensipler Genel Müdürlüğü tarafından gönderilen 07/09/2023 tarih ve E.
– – sayılı cevabi yazıda,
3.1. “Bilindiği üzere, 6111 sayılı Kanun yürürlüğe girmeden önce memurların kademe ilerlemeleri, bulunduğu kademede en az bir yıl çalışmış olma, o yıl içinde olumlu sicil almış olma ve bulunduğu derecede ilerleyebileceği bir kademenin bulunması şartıyla yapılmakta iken memurlara yönelik düzenlenmekte olan ve sözleşmeli personele uygulanmayan sicil raporu uygulamasına 6111 sayılı Kanun ile son verilmiş ve bunun yerine anılan Kanunun 100 üncü maddesi ile 657 sayılı Kanunun 64 üncü maddesi değiştirilerek son sekiz yıl içinde herhangi bir disiplin cezası almayan memurlara, aylık derecelerinin yükseltilmesinde dikkate alınmak üzere bir kademe ilerlemesi uygulanacağı hükmü getirilmiştir. 6111 sayılı Kanunun sicil sisteminin kaldırılmasına ilişkin gerekçesinde ise; “Yıllardır süren uygulamalar, Devlet memurları için gizli sicil raporu doldurulması suretiyle başarı ve başarısızlığın tespitinin mümkün olmadığını göstermiştir. 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu kapsamındaki başvurularla birlikte, gizli olması gereken sicil raporlarının aleniyet kazanması, çalışanlar ile idarecileri karşı karşıya getirmiş, bu alandaki idari idarî yargı davalarında büyük bir artışa yol açmıştır. Özellikle yıl sonunun gelmesiyle sicil amirleri açısından bir külfet hâlini alan sicil değerlendirmesi, memurların yükselmesinde ve liyakatin tespitinde başlıca dayanak olma vasfını yitirmiş, bürokratik bir formaliteye dönüşmüştür. Gelinen noktada, gerek değerlendirme makamları, gerekse değerlendirilenler açısından inandırıcılığını ve güvenilirliğini yitirmiş olan sicil sisteminin kaldırılmasının kamu yararı açısından daha uygun olacağı değerlendirilmektedir.” ifadelerine yer verilmiştir. Bununla birlikte, başarılı ve üstün başarılı olan memurların ödüllendirilmesine yönelik olarak da 6111 sayılı Kanun ile 657 sayılı Kanunun 122 nci maddesi değiştirilmiştir. Böylece, 6111 sayılı Kanun ile memurlar için uygulanmakta olan sicil sistemi uygulamasına son verilmiş ve son sekiz yıl içinde yapma veya yapmama biçiminde 657 sayılı Kanunda belirtilen kurallara uygun görev yapan memurlara bir kademe ilerlemesi verilmesine yönelik yeni bir düzenleme getirilmiştir. Bu yeni düzenlemenin uygulanması bakımından da 657 sayılı Kanuna eklenen geçici 36 ncı maddede; “A) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce tutulmakta olan sicil dosyaları, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihi izleyen beşinci yılın sonuna kadar muhafaza edilir. Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce olumsuz sicil almış olan memurların itirazları ve bu itirazların sonuçlandırılması hakkında, 657 sayılı Kanunun bu maddenin yürürlük tarihi itibarıyla değiştirilen veya yürürlükten kaldırılan sicile ilişkin hükümleri uygulanır.
B)Bu maddenin yayımı tarihinden önceki son altı yıllık sicil notu ortalaması doksan ve daha yukarı olanlardan 37 nci maddede yer alan bir üst dereceye yükseltme uygulamasından yararlanmamış olanlar hakkında, bu maddenin yürürlük tarihi itibarıyla değiştirilen 37 nci maddenin değişiklikten önceki hükmü uygulanır. Bu maddenin yürürlük tarihi itibarıyla değiştirilen 37 nci maddede yer alan sekiz yıllık süre, ilk sekiz yıllık dönem için, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önceki; /
a) Son beş yıllık sicil notu ortalaması doksan ve daha yukarı olanlar için üç yıl, b) Son dört yıllık sicil notu ortalaması doksan ve daha yukarı olanlar için dört yıl, c) Son üç yıllık sicil notu ortalaması doksan ve daha yukarı olanlar için beş yıl, d) Son iki yıllık sicil notu ortalaması doksan ve daha yukarı olanlar için altı yıl, e) Son sicil notu doksan ve daha yukarı olanlar için yedi yıl, olarak uygulanır.
C)Bu maddenin yayımı tarihinden önceki son altı yıllık sicil notu ortalaması doksan ve daha yukarı olanlardan bir kademe ilerlemesi uygulamasından yararlanmamış olanlar hakkında, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla değiştirilen 64 üncü maddenin ikinci fıkrasının değişiklikten önceki hükmü uygulanır. Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla değiştirilen 64 üncü maddenin dördüncü fıkrasında yer alan sekiz yıllık süre, ilk sekiz yıllık dönem için, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önceki; a) Son beş yıllık sicil notu ortalaması doksan ve daha yukarı olanlar için üç yıl, b) Son dört yıllık sicil notu ortalaması doksan ve daha yukarı olanlar için dört yıl, c) Son üç yıllık sicil notu ortalaması doksan ve daha yukarı olanlar için beş yıl, d) Son iki yıllık sicil notu ortalaması doksan ve daha yukarı olanlar için altı yıl, e) Son sicil notu doksan ve daha yukarı olanlar için yedi yıl, olarak uygulanır.
D)657 sayılı Kanunun bu maddenin yürürlük tarihi itibarıyla değiştirilen hükümleri gereğince, ilgililere geriye dönük olarak herhangi bir şekilde malî ve sosyal hak sağlanamaz ve hiçbir şekilde ödeme yapılmaz.” hükmü getirilerek kademeli bir geçiş düzenlenmiştir. Bu çerçevede, 6111 sayılı Kanun 2011 yılında yürürlüğe girmiş ve bu Kanun yürürlüğe girmeden önce olumsuz sicil almaları sebebiyle kademe ilerlemesi yapamamış olan memurlara geçmişe dönük kademe ilerlemesi yapılmamıştır.
3.2. Diğer taraftan, 6111 sayılı Kanun ile değiştirilen 657 sayılı Kanunun 64 üncü maddesinde; “Kademe; derece içinde, görevin önemi veya sorumluluğu artmadan, memurun aylığındaki ilerlemedir.
Memurun kademe ilerlemesinin yapılabilmesi için bulunduğu kademede en az bir yıl çalışmış olması ve bulunduğu derecede ilerleyebileceği bir kademenin bulunması şartları aranır.
72 nci madde gereğince belirli bir süre görev yapmak üzere, mecburî olarak sürekli görevle atanan
memurlardan kalkınmada birinci derecede öncelikli yörelerde bulunanlara, bu yörelerde fiilen çalışmak suretiyle geçirilen her iki yıl için bir kademe ilerlemesi daha verilir. Yıllık izinde geçirilensüreler fiilen çalışılmış sayılır. İki yıldan az süreler dikkate alınmaz.
Son sekiz yıl içinde herhangi bir disiplin cezası almayan memurlara, aylık derecelerinin yükseltilmesinde dikkate alınmak üzere bir kademe ilerlemesi uygulanır.
Bu maddede belirtilen şartları haiz her sınıf ve derecedeki memurlar, hak kazandıkları tarihten geçerli olmak üzere ve başkaca bir işleme gerek kalmaksızın bir ileri kademeye ilerlemiş sayılırlar.
Kademe ilerlemesi ile ilgili onay mercii atamaya yetkili amirdir. Onay mercileri kademe ilerlemeleri ile ilgili yetkilerini devredebilirler.
Kademe ilerlemesine hak kazanamayan memurlar, kurumlarınca her ay alınacak toplu onaylarla belirlenir.
Kademe ilerlemesi yapmış sayılanlardan ilerlemeye müstahak olmadıkları sonradan tespit edilenlerin kademe ilerlemeleri, ilerlemiş sayıldıkları tarihten geçerli olmak üzere iptal edilir” hükmüne yer verilmiştir. Görüldüğü üzere, 6111 sayılı Kanun ile memurların kademe ilerlemesi yapabilmesi için olumlu sicil almış olma şartı kaldırılmış ve disiplin cezası almadan görev yapan memurlara ödül niteliğinde ilave bir kademe verilmesi hükmü getirilmiştir. Bu doğrultuda, 657 sayılı Kanunun 64 üncü maddesinde kademe ilerlemesinin en az bir yıl çalışma şartına bağlanmış olması hasebiyle özel bir düzenleme bulunmadıkça memurların kademe ilerlemeleri bulundukları memur kadrosunda görev yapılan süreler üzerinden gerçekleştirilmektedir. Bunun yanı sıra, Devlet memurlarının memuriyete girmeden ya da memurluktan ayrılarak yapmış olduğu hizmetlerinin kazanılmış hak aylık derece ve kademe hesabında değerlendirilebilmesi ancak bu yönde bir yasal düzenleme bulunması şartına bağlıdır. Zira, 657 sayılı
Kanunda ve ilgili mevzuatta memur kadrolarına atananların, kazanılmış hak aylık derece ve kademe
/
hesabında değerlendirilebilecek süreleri belirtilmiştir. Bu kapsamda gerek 632 sayılı Kanun Hükmünde
Kararnamenin gerek 6495 sayılı Kanunun gerekse de 7433 sayılı Kanunun ilgili maddeleri ile 657 sayılı
Kanuna eklenen düzenlemelerde, sözleşmeli personel pozisyonlarından memur kadrolarına atananların, sözleşmeli personel pozisyonlarında geçirdikleri hizmet sürelerinin, öğrenim durumlarına göre yükselebilecekleri dereceleri aşmamak kaydıyla kazanılmış hak aylık derece ve kademelerinin tespitinde değerlendirileceği şeklinde hükümler bulunmaktadır. Bu noktada belirtmek gerekirse 657 sayılı Kanunun
64 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının lafzı ve düzenlenme amacı bakımından, memuriyet statüsü dışında
çalışılan bir sürenin kazanılmış hak aylık derece ve kademede değerlendirilmesi, bu sürenin disiplin cezası almaksızın geçirilen sekiz yıllık süre hesabında da değerlendirilmesine olanak sağlamamaktadır. Nitekim,
657 sayılı Kanunun 36 ncı maddesinin (C) fıkrasına istinaden memuriyete girmeden önce özel
müesseselerde veya serbest olarak çalışılan süreler, kazanılmış hak aylık derece ve kademede değerlendirilirken disiplin cezası alınmaksızın geçirilen sekiz yıllık sürenin hesabında dikkate alınmamaktadır. Bu değerlendirme çerçevesinde, disiplin cezası alınmaksızın geçirilen sekiz yıllık sürenin hesabında memur olarak görev yapılan sürelerin dikkate alınmasının 657 sayılı Kanunun düzenlenme amacı ve sistematiği açısından uygun olacağı değerlendirilmektedir.
3.3. Öte yandan, disiplin cezaları ile disipline ilişkin usul ve esaslar Anayasanın 128 inci maddesi gereği
657 sayılı Kanunun Yedinci Bölümünde açıkça düzenlenmiştir. Söz konusu Bölümün “Disiplin cezalarının
çeşitleri ile ceza uygulanacak fiil ve haller” başlıklı 125 inci maddesinde de bu cezalar ile bu cezaları gerektirecek fiil ve haller sayma suretiyle belirtilmiştir. Buna ilaveten ilgili bölümde disipline ilişkin usul ve esaslar düzenlenmiş ayrıca bu usul ve esasların uygulanması amacıyla Devlet Memurları Disiplin
Yönetmeliği ve bu Yönetmeliğe dayanılarak hazırlanan kurumsal yönetmelikler düzenlenmiştir.
Dolayısıyla, memurun disiplin cezasını gerektirecek bir fiil işlemesi tek başına anlam ifade etmemekte, bu cezanın anılan Kanunda ve ilgili mevzuatta belirtilen usule uygun olarak tecziyesi de gerekmektedir.
Ayrıca, 657 sayılı Kanunun 1 inci maddesinde; “Bu Kanun, Genel ve Katma Bütçeli Kurumlar, İl Özel
İdareleri, Belediyeler, İl Özel İdareleri ve Belediyelerin kurdukları birlikler ile bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşlarda, kanunlarla kurulan fonlarda, kefalet sandıklarında veya Beden Terbiyesi Bölge
Müdürlüklerinde çalışan memurlar hakkında uygulanır. Sözleşmeli ve geçici personel hakkında bu
Kanunda belirtilen özel hükümler uygulanır…” hükmü belirtilmiştir. Mezkûr hüküm doğrultusunda, 657 sayılı Kanunun disiplin hükümlerinin 7433 sayılı Kanun hükümleri yürürlüğe girmeden önce 657 sayılı
Kanunun 4 üncü maddesinin (B) fıkrası kapsamında sözleşmeli personel pozisyonlarında istihdam edilenlere uygulanma olanağı olmadığı barizdir. Bunun yanı sıra, 657 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin (B) fıkrası kapsamında sözleşmeli personel pozisyonlarında istihdam edilenlere diğer düzenleyici işlemlerle disiplin cezası verilebilmesi de hukuken mümkün değildir. Nitekim, Anayasa Mahkemesi, 2018/107 Esas ve 2018/114 Karar sayılı Kararında kamu personeline yasal bir çerçeve olmaksızın disiplin cezası verilmesinin, suçun ve cezanın kanuniliği ilkesine aykırı olduğundan bahisle Anayasaya aykırılık oluşturduğunu hükme bağlamıştır. Bu kapsamda, 657 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin (B) fıkrası kapsamında sözleşmeli personelin, Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Usul ve Esasların ek 6 ncı maddesinde belirtilen; işe alınma açısından gerekli olan niteliklerden herhangi birini taşımadığının sonradan anlaşılması, işe alınma açısından gerekli olan niteliklerden herhangi birini sonradan kaybetmesi, sözleşme dönemi içerisinde mazeretsiz ve kesintisiz üç gün veya toplam on gün süreyle görevine gelmemesi, hizmetinin gerektirdiği pozisyona ihtiyaç kalmaması, bir proje kapsamında işe alınması durumunda istihdam edildiği projenin tamamının veya proje bölümlerinin sözleşmede öngörülen süreden önce tamamlanması, terör örgütleriyle eylem birliği içerisinde olması, bu örgütlere yardım etmesi, kamu imkân ve kaynaklarını bu örgütleri desteklemeye yönelik kullanması ya da kullandırması, bu örgütlerin propagandasını yapması hallerinden herhangi birinin gerçekleşmesi durumunda sözleşmeleri feshedilebilmektedir. Konu daha somut bir şekilde ele alınacak olursa, memurlar; kasıtlı olarak verilen emir ve görevleri tam ve zamanında yapmadığında, özürsüz olarak bir veya iki gün
/
göreve gelmediğinde, devlete ait resmi belge, araç, gereç ve benzerlerini özel menfaat sağlamak için kullandığında, görevle ilgili konularda yükümlü olduğu kişilere yalan ve yanlış beyanda bulunduğunda, görev sırasında amirine sözle saygısızlık ettiğinde, görev yeri sınırları içerisinde herhangi bir yerin toplantı, tören ve benzeri amaçlarla izinsiz olarak kullanılmasına yardımcı olduğunda, hizmet içinde Devlet memurunun itibar ve güven duygusunu sarsacak nitelikte davranışlarda bulunduğunda aylıktan kesme cezası alabilirken sözleşmeli personel bu fiilleri yapsa ve bu durum tespit edilse bile bu cezanın sözleşmeli personele uygulanması hukuken mümkün değildir. Bu minvalde, sözleşmeli personel pozisyonlarında geçen hizmet sürelerinin disiplin cezası almaksızın geçirilen sekiz yıllık süre hesabında değerlendirilmesinin uygun olmayacağı düşünülmektedir. Aksi halde, aynı fiili işleyen sözleşmeli personel ile memur olduğu ve memura bu fiilden dolayı disiplin cezası verildiği göz önünde bulundurulduğunda, memur 657 sayılı Kanunun 64 üncü maddesinin dördüncü fıkrasına göre ilave bir kademe alamayacak iken aynı fiili işleyen sözleşmeli personel ilgili mevzuatına göre memur kadrosuna atandığında 657 sayılı
Kanunun 64 üncü maddesinin dördüncü fıkrasına göre ilave bir kademe alabilecek duruma gelecektir.
Bunun yanı sıra, sözleşmeli personelin memur kadrosuna geçmeden önce disiplin cezası işlediği tespit edilmiş olsa ve bu durum kayıt altına alınmış olsa bile memur kadrosuna geçtikten sonra sözleşmeli personele, bu fiilinden dolayı zamanaşımı, soruşturma. itiraz, savunma gibi disipline ilişkin usuller ve disiplin hükümleri çerçevesinde geçmişe dönük işlem yapılamayacağı açıktır. Daha önce de ifade edildiği gibi disiplin hükümleri statü hukukuna tabi olan memurlara yönelik düzenlendiğinden, memur statüsünde olmayan bir kamu görevlisinin, memur statüsünde olanlar için kusur sayılan bir fiili işlemesi, bu görevlinin memur statüsüne geçtikten sonra cezalandırılmasını mümkün kılmaz. Bu kapsamda, Devlet memurları statü hukukuna tabi olmanın da gereği olarak yapma ve yapmama biçiminde 657 sayılı Kanunda belirtilen kurallara uygun davranma külfetiyle görev yürütürken sözleşmeli personel 7433 sayılı Kanun hükümleri yürürlüğe girmeden önce böyle bir külfete katlanmadan görev yapmıştır. Bu açıdan, sözleşmeli personel pozisyonunda görev yapmakta iken memur kadrolarına atananlara, 657 sayılı Kanunun 64 üncü maddesinin dördüncü fıkrası kapsamında ilave kademe verilmesinin nimet-külfet dengesini ihlal edici hakkaniyetsiz bir durum oluşturacağı değerlendirilmektedir.
3.4. Yukarıda yer verilen hüküm ve açıklamalar doğrultusunda, 657 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin mülga (C) fıkrası kapsamında geçici personel pozisyonlarında geçen hizmet sürelerinin de 657 sayılı
Kanunun 64 üncü maddesinin dördüncü fıkrası hükmü kapsamında değerlendirilmesinin uygun olmayacağı değerlendirilmektedir.
3.5. Bununla birlikte, 26/1/2023 tarihli ve 32085 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 7433 sayılı Kanunun
2 nci maddesi ile 657 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin (B) fıkrası kapsamında sözleşmeli personel
pozisyonlarında istihdam edileceklere disiplin hükümlerinin uygulanabilmesine yönelik yasal dayanak sağlanmıştır. İlgili düzenlemede; “Sözleşmeli personelin görevden uzaklaştırılması ile disipline aykırı fiil ve hâllerin gerçekleşmesi durumunda bu personele verilmesi gereken disiplin cezaları, disiplin cezası vermeye yetkili merciler ve disiplin kurulları ile disipline dair diğer hususlar hakkında Devlet memurlarının tabi olduğu hükümler uygulanır. Ancak, kademe ilerlemesinin durdurulması ve üstü ceza verilmesini gerektiren fiil ve hâllerde disiplin kurulunun kararı alınarak sözleşmeli personelin görevine atamaya yetkili amirin onayı ile son verilir.” hükmü yer almaktadır. Bunun yanı sıra, 7433 sayılı Kanun ile
657 sayılı Kanuna eklenen geçici 48 inci maddenin dokuzuncu fıkrasında; “Bu maddenin birinci fıkrasının
(a) bendinin (1) numaralı alt bendi dışındaki bentleri ve (c) bendi hükmüne göre memur kadrolarına atanma talebinde bulunmayan sözleşmeli personel hakkında bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerinin; (a) bendinin (1) numaralı alt bendine göre memur kadrolarına atanma talebinde bulunmayan sözleşmeli personel hakkında dördüncü paragrafı hariç 4 üncü maddenin (B) fıkrasının değiştirilen hükümlerinin uygulanmasına devam olunur…” hükmüne, onuncu fıkrasında ise; “29/11/2022 tarihi ile bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih arasında hizmete alınan sözleşmeli
personelden bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte sözleşmesi devam edenler hakkında ilgisine göre bu
Kanunun 4 üncü maddesinin (B) fıkrası ile 5393 sayılı Kanunun 49 uncu maddesinin bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihteki hükümleri uygulanır.” hükmüne yer verilmiştir. Bunun dışında ilgili düzenlemede, sözleşmeli personel pozisyonlarında geçen sürelerin, 657 sayılı Kanunun 64 üncü maddesinin dördüncü fıkrasında belirtilen son sekiz yıl içinde herhangi bir disiplin cezası almama süresi kapsamında değerlendirilmesine yönelik hüküm bulunmamaktadır. Dolayısıyla, 7433 sayılı Kanunun yürürlüğe girmesinden önce 657 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin (B) fıkrası kapsamında sözleşmeli personel pozisyonlarında çalışmakta iken açıktan memur kadrolarına atananlar gibi ilgili düzenlemeler ile memur kadrolarına geçirilenler için de 657 sayılı Kanunun 64 üncü maddesinin dördüncü fıkrası hükmünün memuriyete atanma tarihini müteakip uygulanabileceği değerlendirilmektedir.
3.6. Ayrıca, 23/08/2015 tarihli ve 29454 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin 2016 ve 2017 Yıllarını Kapsayan 3. Dönem
Toplu Sözleşmesinin “Kamu Görevlilerinin Geneline Yönelik Mali ve Sosyal Haklar” başlıklı İkinci
Kısmının “İlave derece verilmesi” başlıklı 28 inci maddesinde; ”457 sayılı Kanun Hükmünde
Kararnameyle 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen ek geçici madde, 458 sayılı Kanun
Hükmünde Kararnameyle 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa eklenen mülga ek geçici madde ve 459 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameyle 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanununa eklenen ek geçici madde hükümleri; anılan ek geçici maddeler kapsamında belirtilen (sözleşmeli subay, sözleşmeli astsubay, uzman jandarma ve uzman erbaşlar dahil) ve bu ek geçici maddeler ile 2/2/2005 tarihli ve 5289 sayılı Kanun hükümlerinden yararlanmamış olanlardan 15/1/2016 tarihinde görevde bulunanlar (aylıksız izinde bulunanlar dahil) ile bunlardan anılan tarihten önce emekli, adi malullük, vazife malullüğü aylığı bağlananlar ile dul ve yetim aylığı alanlar hakkında da uygulanır.” hükmü yer almaktadır. Söz konusu hüküm gereği; ilave bir derece verilmesinden faydalanabilmek için mezkûr madde kapsamında anılan mevzuata tabi personel olarak 15/1/2016 tarihinde görevde bulunmak (aylıksız izinde bulunanlar dahil)
gerekmektedir.
3.7. Bu itibarla, 7433 sayılı Kanun uyarınca memur kadrosuna atanan ilgilinin; 657 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin (B) fıkrası kapsamında sözleşmeli personel pozisyonunda ve anılan Kanunun 4 üncü maddesinin mülga (C) fıkrası kapsamında geçici personel pozisyonunda geçen hizmet sürelerinin, 657 sayılı Kanunun 64 üncü maddesinde yer alan “son sekiz yıl içinde herhangi bir disiplin cezası almama” süresi kapsamında değerlendirilmesinin ve 3. Dönem Toplu Sözleşme hükümlerine istinaden ilave bir dereceden yararlanmasının, mümkün olmadığı mütalaa edilmektedir.”
Açıklamasında bulunulmuştur.
III. İLGİLİ MEVZUAT
4. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının,“Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”,
5. 14/6/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı
5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü
eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,
/
6. 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun,
6.1. “Tesis edilen sınıflar” başlıklı 36 ncı maddesi Ortak Hükümler bölümünün C fıkrasının sekizinci bendinde “8- (Ek: 29/1/2016 – 6663/5 md.) 108 inci maddenin (B) fıkrası uyarınca kullanılan aylıksız izin süreleri, her yıl için bir kademe ilerlemesi ve her üç yıl için bir derece yükselmesi verilmek suretiyle değerlendirilir.”,
6.2. “Kademe ve kademe ilerlemesi” başlıklı 64 üncü maddesinde (Değişik:13/2/2011-6111/100 md.)
“Kademe; derece içinde, görevin önemi veya sorumluluğu artmadan, memurun aylığındaki ilerlemedir.
Memurun kademe ilerlemesinin yapılabilmesi için bulunduğu kademede en az bir yıl çalışmış olması ve bulunduğu derecede ilerleyebileceği bir kademenin bulunması şartları aranır.
…
Son sekiz yıl içinde herhangi bir disiplin cezası almayan memurlara, aylık derecelerinin yükseltilmesinde dikkate alınmak üzere bir kademe ilerlemesi uygulanır.
… .”,
6.3. Geçici 43 üncü maddesinde (Ek: 20/11/2017-KHK-696/18 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7079/18 md.)
“Kamu kurum ve kuruluşlarında 4/12/2017 tarihi itibarıyla, adam/ay esasına göre kısmi süreli çalıştırılmakta olanlar ile saat ücreti karşılığı çalışmakta olanlar hariç olmak üzere bu Kanunun 4 üncü maddesinin mülga (C) fıkrası kapsamında tahsis edilmiş geçici personel pozisyonlarında çalışmakta olanlar, pozisyonlarının tahsis edildiği teşkilat ve birimde, halen yürütmekte oldukları hizmetleri aynı şekilde yerine getirmeye devam etmek üzere, bu Kanunun 4 üncü maddesinin (B) fıkrası kapsamında ihdas edilecek sözleşmeli personel pozisyonlarına bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren doksan gün içinde kurumlarınca geçirilirler.
Bu madde kapsamında sözleşmeli personel pozisyonlarına geçirilenlere iş sonu tazminatı ödenmez. Bu personelin önceden iş sonu tazminatı ödenmiş süreleri hariç, iş sonu tazminatına esas olan toplam hizmet süreleri, yeni pozisyonlarında iş sonu tazminatına esas toplam hizmet süresi ile ücret ve izin sürelerinin hesabında dikkate alınır.”
7. 1.1.2014 tarih ve 28869 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 2013/5762 no.lu Bakanlar Kurulu
Kararıyla belirlenen Kamu Kurum ve Kuruluşlarındaki Geçici Mahiyetteki İşleri Yürütmek Üzere
Geçici Personel İstihdamı ve Bu Personele Ödenecek Ücretler Hakkında Kararın, “Suç sayılan fiil ve hareketler” başlıklı 14 üncü maddesinde, “Çeşitli kanun, tüzük ve yönetmeliklerde devlet memurları için suç sayılan fiil ve hareketler ile yaptırımlar bu Karar gereğince istihdam edilecek geçici personel için de geçerlidir.”
8. 23/08/2015 tarihli ve 29454 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Görevlilerinin Geneline ve
Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin 2016 ve 2017 Yıllarını Kapsayan 3. Dönem
Toplu Sözleşmesinin “Kamu Görevlilerinin Geneline Yönelik Mali ve Sosyal Haklar” başlıklı İkinci
Kısmının “İlave derece verilmesi” başlıklı 28 inci maddesinde; “457 sayılı Kanun Hükmünde
Kararnameyle 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen ek geçici madde, 458 sayılı Kanun
Hükmünde Kararnameyle 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa eklenen mülga ek geçici madde ve 459 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameyle 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanununa eklenen ek geçici madde hükümleri; anılan ek geçici maddeler kapsamında belirtilen (sözleşmeli subay, sözleşmeli astsubay, uzman jandarma ve uzman erbaşlar dahil) ve bu ek geçici maddeler ile 2/2/2005 tarihli ve 5289 sayılı Kanun hükümlerinden yararlanmamış olanlardan 15/1/2016 tarihinde görevde bulunanlar (aylıksız izinde bulunanlar dahil) ile bunlardan anılan tarihten önce emekli, adi malullük, vazife malullüğü aylığı bağlananlar ile dul ve yetim aylığı alanlar hakkında da uygulanır.”
Hükümleri yer almaktadır.
IV. KAMU DENETÇİSİ SN. SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
9. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan “Kısmi Tavsiye Kısmi Ret Kararı Önerisi” Kamu Başdenetçisine sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme
10. 7433 sayılı Kanun uyarınca memur kadrosuna atanan başvuran, 657 sayılı Kanununun 4 üncü maddesinin (B) fıkrası kapsamında sözleşmeli personel pozisyonunda ve anılan Kanunun 4 üncü maddesinin mülga (C) fıkrası kapsamında geçici personel pozisyonunda geçen hizmet sürelerinin, 657 sayılı Kanunun 64 üncü maddesinde yer alan “son sekiz yıl içinde herhangi bir disiplin cezası almama” süresi kapsamında değerlendirilmesi ile 2016 ve 2017 yıllarını kapsayan 3. Dönem Toplu Sözleşme uyarınca ilave bir dereceden yararlanmayı talep etmektedir.
11. İdarece gönderilen bilgi ve belgelerin tetkiki neticesinde, başvuranın taleplerinin, 657 sayılı Kanununun
64 üncü maddesi hükmünde, geçici personel ve sözleşmeli statüde çalışan personel hakkında herhangi bir
düzenlemeye yer verilmediği gerekçesiyle reddedildiği anlaşılmaktadır.
12. Başvuranın, 02/04/2018- 14/05/2023 tarihleri arasında, 657 sayılı Kanununun 4 üncü maddesinin (B) fıkrası kapsamında sözleşmeli personel pozisyonunda geçen hizmet sürelerinin, 657 sayılı
Kanunun 64 üncü maddesinde yer alan “son sekiz yıl içinde herhangi bir disiplin cezası almama” süresi kapsamında değerlendirilmesi talebi ile ilgili olarak,
12.1. Anayasa’nın 128 inci maddesinde; memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri ile hak ve yükümlülükleri, aylık, ödenek ve diğer özlük işlerinin kanunla düzenleneceği hükme bağlanmıştır. Devlet memurları ve diğer kamu görevlilerinin hukuki durumlarının, hak ve yükümlülüklerinin; başta 657 sayılı Kanun ve diğer özel yasalarla bu yasalara uygun olarak yürürlüğe konulan alt mevzuat düzenlemelerin doğal sonucu olarak, bu düzenleyici tasarruflarda yer alan kurallar esas alınarak saptanması statü hukukunun gereğidir. 657 sayılı Kanunun 2 nci maddesinde Devlet memurlarının ilerleme ve yükselmelerinin bu kanun kapsamında düzenleneceği öngörülmüştür.
12.2. Danıştay 12. Dairesinin 05/02/2018 tarihli ve E.2017/2604, K.2018/402 sayılı kararında “657 sayılı
Kanun’da yer alan düzenlemelerin, anılan Kanun’un 4-D maddesi kapsamında çalışan işçiler için uygulanmasının mümkün olmamakla birlikte, Kanun’un 4/B maddesi kapsamında görev yapan sözleşmeli personel ile 4/C maddesi kapsamında görev yapan geçici personel hakkında referans norm olarak uygulanabileceği; nitekim Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun 17/06/2013 tarihli, YD İtiraz
No: 2013/357 sayılı kararında, 657 sayılı Kanun hükümlerinin anılan Kanun’un 4/B maddesi kapsamında istihdam edilen sözleşmeli personel için doğrudan uygulanmasının söz konusu olamayacağı, ancak
“referans norm” olarak dikkate alınabileceğinin belirtildiği” ifadelerine yer verilmiştir.
12.3. Ankara Bölge İdare Mahkemesinin 29/05/2019 tarihli ve E:2019/215, K:2019/1157 sayılı kararında, söz konusu Danıştay kararı ile birlikte yine Danıştay 12. Dairesinin aynı yöndeki 22/06/2016 tarihli ve
E.2013/9695, K.2016/4083 sayılı kararı ile 23/03/2017 tarihli ve E.2016/6676, K.2017/919 sayılı kararına
da atıfta bulunularak “657 sayılı kanun hükümlerinin 4/B maddesi hükmü kapsamında istihdam edilen sözleşmeli personel hakkında doğrudan uygulanması mümkün olmamakla birlikte gerek bu hükümlerin
“referans norm” olarak alınabileceğine dair Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun içtihatları, gerekse de Adalet Bakanlığı Disiplin Yönetmeliği’nin Kapsam başlıklı 2 nci maddesinde yer alan, bu yönetmelik hükümlerinin sözleşmeli personel hakkında da uygulanacağını öngören hükmü karşısında davacının sözleşmeli personel olarak çalıştığı süre içinde herhangi bir disiplin cezası aldığı yolunda bir iddia ileri sürülmediğine ve bu sürenin de davalı idarece davacının kazanılmış hak aylık derece ve kademesinde değerlendirildiği konusunda taraflar arasında bir çekişme bulunmadığına göre aynı sürenin 657 sayılı
Kanun’un 4/B maddesi kapsamındaki hizmetlerin 64üncü maddede belirtilen sekiz yıllık sürelerin hesabında değerlendirilmesi gerektiği” yönünde hüküm vermiştir.
12.4. Benzer bir olayda Denizli İdare Mahkemesi 09/06/2020 tarihli ve E.2019/1524, K.2020/485 sayılı kararında “Danıştay kararı ile mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde 657 sayılı kanun hükümlerinin 4/B maddesi hükmü kapsamında istihdam edilen sözleşmeli personel hakkında doğrudan uygulanması mümkün olmamakla birlikte bu hükümlerin “referans norm” olarak alınabileceği, bu bağlamda gerek davacının sözleşmeli olarak çalıştığı süre içerisinde herhangi bir disiplin cezası almadığı gibi hakkında disiplin cezası verilmesini gerektirir bir eylemi olduğu yönünde bir iddia olmadığı ve gerekse de davacının sözleşmeli statüde geçirdiği sürenin kamu hizmetinde geçen sürede dikkate alındığı hususları da bir arada değerlendirildiğinde davacının, 657 sayılı Kanun’un 4/B maddesi kapsamında görev yaptığı sürelerin de anılan Kanun’un 64 üncü maddesinde belirtilen 8 yıllık sürenin hesabında dikkate alınması gerekirken bu süreler dikkate alınmayarak davacının başvurusunun reddedilmesine dair dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı” sonucuna varmış; bu karara karşı idare tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine ise, İzmir Bölge İdare Mahkemesi İkinci Dava Dairesinin 24/09/2020 tarihli ve
E.2020/883, K.2020/1212 sayılı kararında idare mahkemesi kararının dayandığı gerekçe ve usul hukuka uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun reddine kesin olarak karar verilmiştir.
12.5. Benzer bir şekilde, İstanbul 5. İdare Mahkemesinin 17/12/2019 tarihli ve E.2019/1651, K.2019/2475 sayılı kararı ile davacı lehine karar verilmiş, idarenin istinaf başvurusu ise İstanbul Bölge İdare Mahkemesi
Üçüncü İdari Dava Dairesinin 12/11/2020 tarihli ve E.2020/562, K.2020/610 sayılı kararıyla kesin olarak reddedilmiştir.
12.6. Benzer konuda Kamu Denetçiliği Kurumuna yapılan başvurularda da bu açıdan yapılan değerlendirme sonrasında, başvuru sahibi için ilgili dönemde uygulanabilecek bir disiplin veya benzeri yaptırım düzenlemesi bulunmuyorsa Ret Kararı (Kamu Denetçiliği Kurumunun 27/12/2019 tarihli ve 2019/12205 dosya numaralı, 15/04/2020 tarihli ve 2019/20130 dosya numaralı, 16/12/2020 tarihli ve 2020/72041 dosya numaralı kararları) verilmekte; başvuru sahibi için ilgili dönemde uygulanabilecek bir disiplin veya benzeri yaptırım düzenlemesi bulunuyorsa ve başvuru sahibi için bir yaptırım uygulanmadıysa
Tavsiye Kararı (Kamu Denetçiliği Kurumunun 29/06/2020 tarihli ve 2020/405 dosya numaralı, 30/06/2020 tarihli ve 2020/5535 dosya numaralı, 06/10/2020 tarihli ve 2020/42362 dosya numaralı, 19/01/2021 tarihli ve 2019/18638 dosya numaralı kararları) verilmektedir.
12.7. Somut olayda, her ne kadar yukarıda yer alan Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanlığı Personel ve
Prensipler Genel Müdürlüğünün görüş yazısında, aksi yönde görüş belirtilmiş olduğu görülmekte ise de, gerek yukarıda yer verilen emsal nitelikteki yargı kararları ve gerekse de Kurumumuzca verilmiş emsal kararlar doğrultusunda, başvuranın, sözleşmeli statüde görev yaptığı sürece kadrosu ile irtibatının devam ettiği, sözleşmeli olarak geçirdiği sürede herhangi bir disiplinsizlik nedeniyle sözleşmesinin feshedilmediği ya da başka bir müeyyideye tabi tutulmadığı, sözleşmeli personel statüsünde geçirdiği sürenin kamu hizmetinde geçen süre olarak değerlendirildiği hususları göz önünde bulundurulduğunda, başvuranın 657
sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin (B) fıkrası kapsamında sözleşmeli personel pozisyonunda geçen hizmet sürelerinin, 657 sayılı Kanunun 64 üncü maddesinde yer alan “son sekiz yıl içinde herhangi bir disiplin cezası almama” süresi kapsamında dikkate alınması gerektiği değerlendirilmektedir.
13. Başvuranın, 10/01/2014-01/04/2018 tarihleri arasında 657 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin mülga (C) fıkrası kapsamında geçici personel pozisyonunda geçen hizmet sürelerinin, 657 sayılı
Kanunun 64 üncü maddesinde yer alan “son sekiz yıl içinde herhangi bir disiplin cezası almama” süresi kapsamında değerlendirilmesi talebi ile ilgili olarak,
13.1. Danıştay 12. Dairesinin 28.12.2022 tarih ve E. 2019/5805, K. 2022/7065 sayılı Kararında, “657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4/C maddesi ile geçici personelin, memurlardan farklı olarak, bir yıldan az süreli sözleşme ile istihdam edilen kamu hizmeti görevlisi olarak kabul edildiği, memuriyet statüsünden farklı bir statü olarak oluşturulduğu, istihdam koşulları yönünden idareye tanınan takdir yetkisi ölçüsünde, aynı hukuksal durumda olmadıkları memurlardan farklı düzenlemeler yapılmasının mümkün hale getirildiği anlaşılmaktadır. Bu doğrultuda, memurlarla aynı işi yapsalar da 657 sayılı Kanun gereğince statüsü, çalıştırılma amacı, süresi, hakları ve yükümlülükleri Devlet memurlarından farklılık arz eden geçici personelin istihdam koşulları ile ilgili olarak, yine 657 sayılı Kanun’un verdiği yetkiye dayanılarak her yıl yayınlanan Bakanlar Kurulu kararlarında, 657 sayılı Kanun’un memurlar için öngördüğü koşullardan farklı düzenlemelere gidilmiştir. Dolayısıyla, 657 sayılı Kanun’un 4/C maddesi ile ilgili uyuşmazlıkların yargı mercilerince çözümünde, 657 sayılı Kanun’un memurlarla ilgili hükümlerini doğrudan uygulama olanağı bulunmamaktadır.” İfadelerine yer verilmektedir.
13.2. Bir önceki paragrafta ifade edildiği üzere, her ne kadar 657 sayılı Kanunun memurlara ilişkin hükümlerinin, 657 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin mülga (C) fıkrası kapsamında çalışan geçici personele ilişkin uyuşmazlıklarda doğrudan uygulama olanağı bulunmasa da, yukarıda yer verilen Danıştay 12. Dairesinin 05/02/2018 tarihli ve E.2017/2604, K.2018/402 sayılı kararı uyarınca, 657 sayılı Kanunun memurlara ilişkin hükümlerinin, 4/C maddesi kapsamında görev yapan geçici personel hakkında da referans norm olarak uygulanabilecektir.
13.3. Somut olaya, her ne kadar Cumhurbaşkanlığı İdari işler Başkanlığı Personel ve Prensipler Genel
Müdürlüğünün yazısında aksi yönde görüş belirtilmişse de, sözleşmeli personel pozisyonunda geçen hizmet sürelerinin, 657 sayılı Kanunun 64 üncü maddesinde yer alan “son sekiz yıl içinde herhangi bir disiplin cezası almama” süresi kapsamında dikkate alınıp alınmayacağına ilişkin olarak yapılan değerlendirmede göz önünde bulundurulan kriterlerin, geçici personel pozisyonunda geçen hizmet sürelerinin 657 sayılı
Kanunun 64 üncü maddesinde yer alan “son sekiz yıl içinde herhangi bir disiplin cezası almama” süresi kapsamında dikkate alınıp alınmayacağına ilişkin olarak yapılacak değerlendirme kapsamında da göz önünde bulundurulabileceği, söz konusu kriterler kapsamında yapılacak değerlendirmede, geçici personel olarak görev yapılan dönemde tabi olunan mevzuat bakımından memurların tabi olduğu veya farklı bir disiplin uygulamasının mümkün olup olmadığı ele alındığında, başvuranın geçici personel olarak göreve başladığı 2014 yılında yürürlükte olan 2013/5762 no.lu Bakanlar Kurulu Kararıyla belirlenen Kamu Kurum ve Kuruluşlarındaki Geçici Mahiyetteki İşleri Yürütmek Üzere Geçici Personel İstihdamı ve Bu Personele
Ödenecek Ücretler Hakkında Kararın, 14 üncü maddesinde, çeşitli kanun, tüzük ve yönetmeliklerde devlet memurları için suç sayılan fiil ve hareketler ile yaptırımların bu Karar gereğince istihdam edilecek geçici personel için de geçerli olduğunun açıkça öngörüldüğü, başvuranın hizmet belgesinin incelenmesi sonucunda başvuranın her yıl yenilenen sözleşmeler ile istihdam edildiği, geçici personel pozisyonunda geçen hizmet süresi boyunca, herhangi bir disiplinsizlik nedeniyle hizmet sözleşmesinin feshedilmediği ya da başka bir müeyyideye tabi tutulmadığı, bunun yanında, 657 sayılı Kanunun Geçici 43 üncü maddesinde geçici personel statüsünde geçirilen sürenin kamu hizmetinde geçen süre olarak dikkate
alındığı, ilaveten, 657 sayılı Kanunun mülga 4/C maddesi kapsamında geçici personel olarak çalışmakta iken, kanuni değişiklik uyarınca “sözleşmeli personel” statüsünde geçirilen personelin, sözleşmeli personel statüsünde de aynı görevi aynı şekilde yerine getirmeye devam edeceğinin hüküm altına alındığı, anılan hüküm kapsamında, gerek yargı kararları ve gerekse de Kurumumuzun kararları doğrultusunda sözleşmeli personel statüsünde geçirilen hizmet süresinin 657 sayılı Kanunun 64 üncü maddesinde yer alan “son sekiz yıl içinde herhangi bir disiplin cezası almama” süresi kapsamında dikkate alınması gerektiğinin kabul edilmiş olmasının doğal sonucu olarak, 657 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin mülga (C) fıkrası kapsamında geçici personel pozisyonunda geçen hizmet sürelerinin de, 657 sayılı
Kanunun 64 üncü maddesinde yer alan “son sekiz yıl içinde herhangi bir disiplin cezası almama” süresi kapsamında dikkate alınması gerektiği değerlendirilmektedir.
14. Başvuranın, 2016 ve 2017 yıllarını kapsayan 3. Dönem Toplu Sözleşme uyarınca ilave bir dereceden yararlanma talebi ile ilgili olarak,
14.1. Başvuranın, 3. Dönem Toplu Sözleşmenin uygulandığı yıllarda, 657 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin mülga (C) fıkrası kapsamında geçici personel pozisyonunda çalışmakta olduğu görülmektedir.
14.2. Somut olayda, başvuranın diğer iki talebine ilişkin olarak yapılan değerlendirmede, 657 sayılı
Kanunun ilgili hükümlerinin referans norm olarak ele alınmış olmasının, başvuranı 657 sayılı Kanuna tabi personel haline getirmeyeceğini öncelikle belirtmek gerekmektedir. Kamu Görevlilerinin Geneline ve
Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin 2016 ve 2017 Yıllarını Kapsayan 3. Dönem Toplu
Sözleşmesinin 28 inci maddesinde, ilave bir derece verilmesi için, bu hükümde sözü edilen mevzuata tabi personel olarak 15/1/2016 tarihinde görevde bulunmak (aylıksız izinde bulunanlar dahil) şartının öngörüldüğü, başvuranın ise, 15/1/2016 tarihinde geçici personel statüsünde bulunduğu, yani, Toplu
Sözleşmenin anılan hükmünde sözü edilen mevzuata tabi personel olarak görev yapmadığı hususları göz önünde bulundurulduğunda, başvurana 3. Dönem Toplu Sözleşmesinin 28 inci maddesi uyarınca, ilave bir derece verilmesine imkan bulunmadığı değerlendirilmektedir.
15. Kurumumuzca yapılan inceleme ve araştırma neticesinde, yukarıda sözü edilen mevzuat hükümleri, yargı içtihatları ile Kurumumuzun emsal niteliğinde kararları kapsamında yapılan açıklamalar doğrultusunda, ilgili idarenin, başvuranın, 657 sayılı Kanununun 4 üncü maddesinin (B) fıkrası kapsamında sözleşmeli personel pozisyonunda ve anılan Kanunun 4 üncü maddesinin mülga (C) fıkrası kapsamında geçici personel pozisyonunda geçen hizmet sürelerinin, 657 sayılı Kanunun 64 üncü maddesinde yer alan
“son sekiz yıl içinde herhangi bir disiplin cezası almama” süresi kapsamında değerlendirilmesi talebinin reddi yönünde tezahür eden işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı, 2016 ve 2017 yıllarını kapsayan 3.
Dönem Toplu Sözleşme uyarınca ilave bir dereceden yararlanma talebinin reddi yönünde tezahür eden işleminin ise hukuka uygun olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
16. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmede, şikayet başvurusu kapsamında, idarenin, başvurana ilişkin işlemlerle ilgili bilgi ve belgeleri süresi içerisinde ve gerekçeli olarak kurumumuza gönderdiği, bu anlamda “kararların gerekçeli olması” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun hareket ettiği ancak, başvuru sahibine verdiği cevapta idari işleme karşı hangi sürede hangi mercie başvurabileceğini göstermediği bu nedenle de
/
karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi ilkesine uymadığı tespit edildiğinden, idarenin bahse konu ilkeye uygun davranması önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
17. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca başvurunun Kurumumuz tarafından reddedilmesi hâlinde, durmuş olan dava açma süresi gerekçeli ret kararının ilgiliye tebliğinden itibaren kaldığı yerden işlemeye başlayacak; 21 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca ise tavsiye kararı üzerine otuz gün içinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise durmuş olan dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye başlayacak olup, ilgili idarenin eylem ve işlemlerine karşı (varsa) dava açma süresinden arta kalan sürede Isparta İdare Mahkemesine yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre;
Başvuranın 3. Dönem Toplu Sözleşme uyarınca ilave bir dereceden yararlanma talebinin REDDİNE,
Başvuranın, 657 sayılı Kanununun 4 üncü maddesinin (B) fıkrası kapsamında sözleşmeli personel pozisyonunda ve anılan Kanunun 4 üncü maddesinin mülga (C) fıkrası kapsamında geçici personel pozisyonunda geçen hizmet sürelerinin, 657 sayılı Kanunun 64 üncü maddesinde yer alan “son sekiz yıl içinde herhangi bir disiplin cezası almama” süresi kapsamında değerlendirilmesi hususunda, BURDUR İL
SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜNE TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, BURDUR
İL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜNCE bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,
Kararın BAŞVURANA ve BURDUR İL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜNE tebliğine,
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi