|
ÖZET: Danıştay kararı, Türk vatandaşı olan başvuranın, Filistin uyruklu eşinin Türk vatandaşlığı talebinin reddine ilişkin hukuki değerlendirmeleri içermektedir. Başvuran, eşinin 2007 ve 2017 yıllarında yaptığı vatandaşlık başvurularının “milli güvenlik ve kamu düzeni” gerekçesiyle reddedildiğini belirtmiştir. İlgili idare, başvuranın eşinin geçmişte radikal terör örgütleriyle ilişkilendirilmiş olabileceği şüphesiyle yapılan arşiv araştırmasının sonucunda, vatandaşlık başvurusunun reddedildiğini ifade etmiştir. Ancak, yapılan tetkikler sonucunda eşinin herhangi bir terör örgütüyle ilişkisi tespit edilmediği için, bu durumun hukuka aykırı olduğu değerlendirilmiştir.
Kararda, Türk vatandaşlığının kazanılması için gerekli şartların, özellikle milli güvenlik ve kamu düzeni açısından engel teşkil edecek bir halin bulunmaması gerektiği vurgulanmıştır. Başvuranın eşi, 16 yıldır evli olduğu Türk vatandaşı ile aile birliği içinde yaşamakta ve bu durumun araştırmalarla doğrulandığı belirtilmiştir. Sonuç olarak, başvuranın eşine Türk vatandaşlığı verilmesi yönünde İçişleri Bakanlığı’na tavsiyede bulunulmuştur. Bu karar, aile birliğini koruma ve insan haklarına saygı ilkeleri doğrultusunda verilmiştir. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2020/6340-S.20.10040
BAŞVURU NO : 2019/18908
KARAR TARİHİ : 20/04/2020
TAVSİYE KARARI
NÜFUS VE VATANDAŞLIK İŞLERİ GENEL
BAŞVURUYA KONU İDARE :
MÜDÜRLÜĞÜ
BAŞVURUNUN KONUSU : Türk vatandaşı olan başvuranın; aile birliğinin sağlanması için Filistin uyruklu eşine Türk vatandaşlığı verilmesi yönündeki talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 31/10/2019
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1) Başvuran, Kurumumuza yaptığı sayılı şikâyet başvurusunda; 2004 yılında
Filistin uyruklu . . ile evlendiğini; bu evlilikten 10 ve 12 yaşlarında iki çocuklarının bulunduğunu; eşinin 2007 yılında yaptığı Türk vatandaşlığı müracaatının, “milli güvenlik ve kamu düzeni” şartını taşımaması gerekçe gösterilerek reddedildiğini; 2017 yılında yeniden Türk vatandaşlığı müracaatında bulunduklarını; fakat bu müracaatlarının da aynı gerekçe ile olumsuz neticelendiğini; söz konusu ret kararının gerekçesini ise anlayamadıklarını; incelendiğinde, eşinin 25 yıldır Türkiye’de yaşayan, İstanbul Üniversitesi
Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Bölümü mezunu, evli ve iki çocuk babası, meslek sahibi, sevilen, sayılan ve güvenilir bir kişi olduğunun görüleceğini; zaten Kırklareli Valiliği İl
Emniyet Müdürlüğü’nce yapılan güncel tahkikatta eşiyle ilgili olumsuz bir duruma da rastlanmadığını; ailece çağrıldıkları Kırklareli İl Nüfus ve Vatandaşlık Müdürlüğü İnceleme
Komisyonu’nca yapılan incelemeden de herhangi bir olumsuz sonuç çıkmadığını; Emniyet
Genel Müdürlüğü’nden istenen yeni tahkikatların da olumlu neticelendiğini belirtmiş ve 15 yıllık evlilikleri süresince, eşinin Türk vatandaşı olmaması sebebiyle, tüm aile olarak mağduriyet yaşadıklarını ifade ederek, aile birliklerini bozan bu durumun giderilerek eşine
Tük vatandaşlığı verilmesini talep etmiştir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2) Başvurudaki iddialara ilişkin olarak, Kurumumuzca, şikâyet edilen idare konumundaki
İçişleri Bakanlığı’ndan, 11/11/2019 tarihli ve sayılı yazımızla bilgi ve belge talebinde bulunulmuş olup, İçişleri Bakanlığı (Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel
Müdürlüğü), Kurumumuza muhatap tarihli ve sayılı cevabi yazısı ile:
2.1. 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu’nun 16’ncı maddesi uyarınca “Türk vatandaşlığının evlenme yoluyla kazanılması” talebinde bulunan ve bu talebi reddedilen
. . ( ) hakkında gerekli incelemenin yapıldığını;
2.2. Öncelikle, ile İbrahim . . ’in aynı kişi olduğuna dair ülkesinin yetkili makamlarından alınmış denklik belgesinin vatandaşlık dosyasında mevcut olduğunu; adı geçenin, ülkemizde ilk ikamet tezkeresini 27/05/2005 tarihinde aldığını ve yabancılar kütüğüne kimlik numarası ile kayıtlı bulunduğunu;
2.3. İlgilinin, 04/06/2007 tarihinde, (mülga) 403 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu’nun
“değişik 5’inci maddesi” uyarınca Türk vatandaşlığını kazanmak üzere İstanbul Valiliği’ne başvuruda bulunduğunu ve yapılan inceleme ve araştırma sonucunda, anılan Kanunun
Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin 2’nci maddesinin (c) bendinde aranan “kamu düzeni ve milli güvenlik açısından sakıncalı olmamak” şartını taşımadığı anlaşıldığından bu talebinin reddedildiğini;
2.4. Talebinin reddi üzerine, ilgilinin 02/03/2017 tarihinde ikinci kez, bu sefer 5901 sayılı
Türk Vatandaşlığı Kanunu’nun 16’ncı maddesi uyarınca Türk vatandaşlığını kazanmak üzere, Kırklareli Valiliği’ne başvuruda bulunduğunu ve talebinin, anılan Kanunun 10’uncu maddesi ile 16’ncı maddesinin (c) bendinde yer alan “Milli güvenlik ve kamu düzeni bakımından engel teşkil edecek bir hali bulunmaması” hükmüne uygun olmadığı anlaşıldığından reddedildiğini, talebinin reddine ilişkin kararın ise, ilgiliye 09/09/2019 tarihinde Kırklareli Valiliği’nce tebliğ edildiğini, ilgilinin 16/09/2019 tarihli dilekçesi ile bu karara itiraz ettiğini ve Bakanlıkça 22/10/2019 tarihli ve sayılı yazı ile, itiraza ilişkin yapılacak herhangi bir işlem bulunmadığına dair cevap verildiğini;
2.5. İlgilinin söz konusu vatandaşlık müracaatı incelenirken; 5901 sayılı Kanun’un 18’inci maddesi uyarınca Kırklareli Valiliği’nce oluşturulan Vatandaşlık Başvuru İnceleme
Komisyonu’nca gerekli araştırmanın yapıldığını; yapılan mülakat sonucunda, adı geçen ve
Türk vatandaşı eşi hakkında mülakat formunun düzenlendiğini; Kırklareli İl Emniyet
Müdürlüğü’nce ilgili hakkında yapılan ve olumlu sonuçlanan tahkikat sonucunda düzenlenen evrak ile birlikte, ilgili adına düzenlenen vatandaşlık dosyasının, Kırklareli Valiliği’nin 16/06/2017 tarihli ve sayılı yazısı ile Bakanlığa sunulduğunu; Bakanlığın Nüfus ve
Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü’nün ise, 11/07/2017 tarihli ve sayılı yazısı ile
Emniyet Genel Müdürlüğü’nden ve Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Müsteşarlığı’ndan ilgili hakkında gerekli arşiv araştırmasının yapılmasını talep ettiğini; arşiv araştırması sonucunda, Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Dairesi Başkanlığı’ndan ve MİT Müsteşarlığı’ndan gelen bilgiler doğrultusunda ise, adı geçenin vatandaşlık talebinin 5901 sayılı Kanun’un 10’uncu maddesine istinaden reddedildiğini;
Kurumumuza bildirmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3) 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın:
3.1. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinde; “…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler…”;
3.2. “Türk vatandaşlığı” başlıklı 66’ncı maddesinde; “Türk Devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türktür. Türk babanın veya Türk ananın çocuğu Türktür. Vatandaşlık, kanunun gösterdiği şartlarla kazanılır ve ancak kanunda belirtilen hallerde kaybedilir. Hiçbir
Türk, vatana bağlılıkla bağdaşmayan bir eylemde bulunmadıkça vatandaşlıktan çıkarılamaz.
Vatandaşlıktan çıkarma ile ilgili karar ve işlemlere karşı yargı yolu kapatılamaz.”;
4) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5’inci
maddesinde; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir…”;
5) İşbu Karara konu vatandaşlık başvurusu sırasında olduğu gibi, hâlihazırda da
yürürlükte olan 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu’nun:
5.1. “Amaç” başlıklı 1’inci maddesinde; “Bu Kanunun amacı; Türk vatandaşlığının kazanılması ve kaybına dair iş ve işlemlerin yürütülmesine ilişkin usul ve esasları belirlemektir.”;
5.2. “Tanımlar” başlıklı 3’üncü maddesinde; “(1) Bu Kanunun uygulanmasında; a)
Bakanlık: İçişleri Bakanlığını,.. c) Genel Müdürlük: Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel
Müdürlüğünü,… ifade eder.”;
5.3. “Türk vatandaşlığının kazanılması halleri” başlıklı 5’inci maddesinde; “Türk vatandaşlığı, doğumla veya sonradan kazanılır.”;
5.4. “Sonradan kazanılan vatandaşlık” başlıklı 9’uncu maddesinde; “Sonradan kazanılan
Türk vatandaşlığı, yetkili makam kararı veya evlat edinilme ya da seçme hakkının kullanılması ile gerçekleşir.”;
5.5. “Yetkili makam kararı ile Türk vatandaşlığının kazanılması” başlıklı 10’uncu maddesinde; “(1) Türk vatandaşlığını kazanmak isteyen bir yabancı, bu Kanunda belirtilen şartları taşıması halinde yetkili makam kararı ile Türk vatandaşlığını kazanabilir. Ancak, aranan şartları taşımak vatandaşlığın kazanılmasında kişiye mutlak bir hak sağlamaz. (2)
(Ek: 19/10/2017-7039/28 md.) Bu Kanun uyarınca sonradan Türk vatandaşlığının kazanılmasında uygulanacak temel ilke ve esaslar ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının görüşleri alınmak suretiyle Bakanlıkça belirlenir.”;
5.6. “Başvuru için aranan şartlar” başlıklı 11’inci maddesinde; “Türk vatandaşlığını kazanmak isteyen yabancılarda; a) Kendi millî kanununa, vatansız ise Türk kanunlarına göre ergin ve ayırt etme gücüne sahip olmak, b) Başvuru tarihinden geriye doğru Türkiye’de kesintisiz beş yıl ikamet etmek, c) Türkiye’de yerleşmeye karar verdiğini davranışları ile teyit etmek, ç) Genel sağlık bakımından tehlike teşkil eden bir hastalığı bulunmamak, d) İyi ahlak sahibi olmak, e) Yeteri kadar Türkçe konuşabilmek, f) Türkiye’de kendisinin ve bakmakla yükümlü olduğu kimselerin geçimini sağlayacak gelire veya mesleğe sahip olmak, g) Millî güvenlik ve kamu düzeni bakımından engel teşkil edecek bir hali bulunmamak, şartları aranır.”;
5.7. “Türk vatandaşlığının evlenme yoluyla kazanılması” başlıklı 16’ncı maddesinde; “(1)
Bir Türk vatandaşı ile evlenme doğrudan Türk vatandaşlığını kazandırmaz. Ancak bir Türk vatandaşı ile en az üç yıldan beri evli olan ve evliliği devam eden yabancılar Türk vatandaşlığını kazanmak üzere başvuruda bulunabilir. Başvuru sahiplerinde; a) Aile birliği içinde yaşama, b) Evlilik birliği ile bağdaşmayacak bir faaliyette bulunmama, c) Millî güvenlik ve kamu düzeni bakımından engel teşkil edecek bir hali bulunmama, şartları aranır…”;
5.8. “Vatandaşlık işlemlerinde müracaat makamı ve usul” başlıklı 37’nci maddesinde; “Türk vatandaşlığının kazanılması ve kaybına ilişkin başvurular yurt içinde ikamet edilen yer valiliğine, yurt dışında ise dış temsilciliklere bizzat veya bu hakkın kullanılmasına ilişkin vekâletname ile yapılır.”;
5.9. “Vatandaşlık başvuru inceleme komisyonu” başlıklı 18’inci maddesinde; “11’inci ve 16’ncı maddeler uyarınca Türk vatandaşlığını kazanmak isteyen yabancıların başvuru için gerekli şartları taşıyıp taşımadıklarının tespiti, illerde oluşturulan vatandaşlık başvuru inceleme komisyonu tarafından yapılır. Komisyonun oluşumu ve çalışma esasları yönetmelikle belirlenir.”;
5.10. “Yetkili makam kararı ile Türk vatandaşlığının kazanılmasında usul ve esaslar” başlıklı 19’uncu maddesinde; “(1) Yetkili makam kararı ile Türk vatandaşlığını kazanmak isteyen yabancılardan başvuru için gerekli şartları taşıyanların adına vatandaşlık dosyası düzenlenir ve karar verilmek üzere Bakanlığa gönderilir. Bakanlıkça yapılacak inceleme ve araştırma sonucunda durumu uygun bulunanlar Bakanlık kararı ile Türk vatandaşlığını kazanabilirler, uygun görülmeyenlerin talepleri ise Bakanlıkça reddedilir…”;
5.11. “Yönetmelik” başlıklı 46’ncı maddesinde; “Bu Kanunun uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Cumhurbaşkanı tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.”;
5.12. “Mevcut yönetmeliğin uygulanması” başlıklı geçici 2’nci maddesinde; “46’ncı maddede öngörülen yönetmelik altı ay içinde hazırlanarak yürürlüğe konulur. Bu yönetmelik yürürlüğe girinceye kadar mevcut yönetmeliklerin bu Kanuna aykırı olmayan hükümlerinin uygulanmasına devam edilir.”;
6) 06/04/2010 tarihli ve 27544 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren ve
işbu Karara konu vatandaşlık başvurusu sırasında da, mevcut durum itibariyle de halen
yürürlükte olan Türk Vatandaşlığı Kanunu’nun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik’in:
6.1. “Dayanak” başlıklı 2’nci maddesinde; “Bu Yönetmelik, 29/05/2009 tarihli ve 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanununun 46’ncı maddesine dayanılarak hazırlanmıştır.”;
6.2. “Sonradan kazanılan vatandaşlık” başlıklı 13’üncü maddesinde; “Türk vatandaşlığının sonradan kazanılması, yetkili makam kararı veya evlat edinilme ya da seçme hakkının kullanılması ile mümkündür.”;
6.3. “Yetkili makam kararıyla vatandaşlığın kazanılması” başlıklı 14’üncü maddesinde; “Yetkili makam kararı ile Türk vatandaşlığının kazanılması aşağıdaki yollarla olur: a) Türk vatandaşlığının genel olarak kazanılması. b) Türk vatandaşlığının istisnai olarak kazanılması.
c) Türk vatandaşlığının yeniden kazanılması. ç) Türk vatandaşlığının evlenme yoluyla kazanılması.”;
6.4. “Türk vatandaşlığının evlenme yoluyla kazanılması ve müracaat makamlarınca başvurunun işleme alınmasında uygulanacak esaslar” başlıklı 25’inci maddesinde; “(1)
Kanunun 16’ncı maddesinde sayılan şartları taşıyanlar evlenme yoluyla Türk vatandaşlığını kazanmak üzere başvuruda bulunabilir. (2) Başvuruda bulunan yabancı hakkında müracaat makamlarınca araştırma yapılır. Araştırma sonucunda yabancının; a) Bir Türk vatandaşı ile üç yıldan beri evli olmadığı, b) Evliliğin boşanma veya müracaat tarihinden önce ölüm gibi nedenlerle son bulduğu, c) Herhangi bir suçtan dolayı yargılamasının devam ettiği veya hükümlü ya da tutuklu olduğu, ç) 26’ncı madde uyarınca istenen belgeleri ibraz edemediği, anlaşıldığı takdirde başvurusu kabul edilmez ve bu hususta ilgilisine gerekli tebligat yapılır…”;
6.5. “Türk vatandaşlığının evlenme yoluyla kazanılmasında başvuru için gerekli belgeler” başlıklı 26’ncı maddesinde; “(1) Türk vatandaşlığını kazanmak üzere başvuruda bulunan yabancı adına müracaat makamlarınca aşağıda belirtilen belgelerden oluşan dosya düzenlenir: a) İsteği belirten form dilekçe. b) Türk vatandaşı eşe ait müracaat makamlarınca sistemden alınan nüfus kayıt örneği. c) Kişinin hangi devlet vatandaşı olduğunu gösteren pasaport veya benzeri belge, vatansız ise temininin mümkün olması halinde buna ilişkin belge. ç) Kişinin kimlik bilgilerini gösteren doğum belgesi veya nüfus kayıt örneği gibi belge.
d) Yerleşim yeri Türkiye’de bulunuyor ise en son tarihli ikamet tezkeresi. e) Herhangi bir suç nedeniyle hakkında kesinleşmiş mahkeme kararı bulunuyor ise onaylı bir örneği. f) Kişinin doğum tarihinin ay ve günü bulunmuyorsa, doğum tarihinin tamamlanması için ülkesinin yetkili makamlarından alınmış belge, belgenin temin edilememesi halinde ise 5490 sayılı
Nüfus Hizmetleri Kanununun 39 uncu maddesi gereğince işlem yapılmasını kabul ettiğine dair imzalı beyanı. g) Hizmet bedelinin Maliye veznesine yatırıldığını gösteren makbuz.”;
6.6. “Türk vatandaşlığının evlenme yoluyla kazanılmasında yurt içinde yapılan başvurularda yapılacak işlemler ve uygulanacak esaslar” başlıklı 27’nci maddesinde; “Evlenme yoluyla Türk vatandaşlığını kazanmak isteyen ve başvuruda aranan şartları taşıdığı anlaşılan yabancı adına 26’ncı maddede belirtilen belgelerden oluşan dosya düzenlenir ve yabancı hakkında il emniyet müdürlüğünden soruşturma yapılması istenir.”;
6.7. “Türk vatandaşlığının evlenme yoluyla kazanılmasında il emniyet müdürlüğünce yapılacak soruşturmaya ilişkin usul ve esaslar” başlıklı 28’inci maddesinde; “(1) İl emniyet müdürlüğünce evlenme yoluyla Türk vatandaşlığını kazanmak isteyen yabancının; a)
Aile birliği içinde yaşayıp yaşamadığı, b) Evlilik birliği ile bağdaşmayacak şekilde fuhuş yapmak ve fuhuşa aracılık etmek gibi davranışlarının olup olmadığı, c) Türk vatandaşlığını kazanmasında milli güvenlik ve kamu düzeni bakımından engel teşkil edecek bir halinin bulunup bulunmadığı, hususları araştırılır ve oluşan olumlu veya olumsuz kanaat soruşturma formuna açık bir şekilde yazılır. Soruşturma formuna soruşturmaya ilişkin tutanaklar da eklenir. (2)Soruşturması tamamlanan yabancının dosyası il müdürlüğüne iade edilir. Dosya gerekli inceleme ve araştırma yapılmak üzere il müdürlüğünce komisyona gönderilir.”;
6.8. “Türk vatandaşlığının evlenme yoluyla kazanılmasında komisyon tarafından yapılacak işlemler ve uygulanacak esaslar” başlıklı 29’uncu maddesinde; “(1) Türk vatandaşlığını kazanmak isteyen yabancı ve eşi, komisyon tarafından ayrı ayrı ve birlikte mülakata tabi tutulmak suretiyle evliliğin gerçek bir evlilik ya da Türk vatandaşlığını kazanmak amacıyla yapılmış bir evlilik olup olmadığı araştırılır. (2) Mülakat sonucunda oluşan kanaat evlenme yoluyla Türk vatandaşlığının kazanılmasına ilişkin mülakat formuna yazılır. İl müdürlüğünce dosya karar alınmak üzere Bakanlığa gönderilir.”;
6.9. “Türk vatandaşlığının sonradan kazanılmasına ilişkin işlemler ve karar vermeye yetkili makamlar” başlıklı 35’inci maddesinde; “(1) Türk vatandaşlığının sonradan kazanılmasına ilişkin müracaat makamlarınca düzenlenerek Bakanlığa gönderilen dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda varsa eksik olan bilgi ve belgeler tamamlatılır.(2) Kanunun 11’inci, 12’nci, 16’ncı ve 17’nci maddelerine göre yabancının Türk vatandaşlığını kazanmasında milli güvenlik ve kamu düzeni bakımından engel teşkil edecek bir halinin bulunup bulunmadığının tespiti için Milli İstihbarat Teşkilatı Müsteşarlığından ve Emniyet Genel Müdürlüğünden arşiv araştırması istenir. (3) Kanunun 13’üncü, 14’üncü ve 43’üncü maddelerine göre yeniden Türk vatandaşlığını kazanmak isteyen kişinin milli güvenlik bakımından engel teşkil edecek bir halinin bulunup bulunmadığının tespiti için Emniyet Genel Müdürlüğünden arşiv araştırması istenir. (4) Milli İstihbarat Teşkilatı Müsteşarlığı ve Emniyet Genel
Müdürlüğünce yabancının milli güvenlik ve kamu düzeni bakımından engel teşkil edecek bir halinin bulunup bulunmadığı tespit edilerek araştırmanın sonucu açık bir şekilde bildirilir.
(5) Kanunun 11’inci, 16’ncı ve 17’nci maddelerine göre Türk vatandaşlığını kazanmak isteyen kişilerden aranan şartları taşıyanlar Bakanlık kararı ile Türk vatandaşlığını kazanabilirler. …(11) Türk vatandaşlığını sonradan kazanmak isteyen kişilerden aranan şartları taşımayanların talepleri ise Bakanlıkça reddedilir…”;
6.10. “Araştırma, soruşturma ve geçerlilik süresi” başlıklı 72’nci maddesinde; “(1) Türk vatandaşlığını kazanmak isteyen yabancı hakkında yerleşim yerinin bulunduğu güvenlik birimlerince soruşturma, Milli İstihbarat Teşkilatı Müsteşarlığı ile Emniyet Genel
Müdürlüğünce de arşiv araştırması yapılır. Komisyon tarafından gerekli görülmesi halinde kamu görevlileri aracılığı ile soruşturma yaptırılabilir. (2) Türk vatandaşlığını kazanmak isteyen yabancı hakkında 28’inci madde uyarınca yerleşim yerinin bulunduğu güvenlik birimlerince yapılan soruşturma sonucunda evliliğin Türk vatandaşlığını kazanmak amacıyla yapılıp yapılmadığına dair olumlu veya olumsuz bir kanaate varılamaması halinde Türk vatandaşı eşin yakınlarının ifadelerine de başvurulmak suretiyle kanaat oluşuncaya kadar periyodik olarak soruşturma işlemine devam edilir. (3) Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının usulleri ilgili kurumlarla birlikte Bakanlıkça belirlenir. (4) Türk vatandaşlığını kazanmak veya kaybetmek isteyen kişi hakkında yapılan araştırma ve soruşturma bir yıl geçerlidir, ancak gerekli görülen hallerde bu süre beklenmeksizin yeniden araştırma ve soruşturma yaptırılabilir. (5) İlgili kurumlarca yapılan araştırma sonucunda Anayasa ile kurulu devlet düzenini yıkma yolunda faaliyette bulunduğu, bu faaliyetlerde bulunanlarla işbirliği yaptığı veya bunları maddi olarak desteklediği, Türkiye Cumhuriyetinin ülkesi ve milleti ile bölünmez bütünlüğüne karşı yurt içinde veya dışında, 3713 sayılı Terörle Mücadele
Kanunu kapsamına giren suçlarla ilgili faaliyetlerde bulunduğu, isyan, casusluk ve vatana ihanet suçlarına katıldığı, silah ve uyuşturucu madde kaçakçılığı, insan kaçakçılığı ve insan ticareti yaptığı veya bunlarla ilişki içerisinde bulunduğu tespit edilenler ile taksirli suçlar hariç olmak üzere ertelenmiş, zamanaşımına uğramış, hükmün açıklanması geriye bırakılmış, paraya çevrilmiş veya affa uğramış olsa dahi, altı aydan fazla hapis cezası alanlar Türk vatandaşlığını kazanamaz.”
Hükümlerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ ARİF DÜLGER’İN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
7) Başvuruya konu talebin reddine yönelik işlemde hukuka ve hakkaniyete aykırılık
bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılarak başvurunun reddi yönündeki öneri Kamu
Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme
8) Türk vatandaşı olan başvuran; eşinin Türk vatandaşı olmaması sebebiyle tüm aile olarak
mağduriyet yaşadıklarını ifade ederek, aile birliklerini bozan bu durumun giderilerek eşine
Tük vatandaşlığı verilmesini talep etmiştir.
9) Bu şikâyet başvurusu karşısında, ilgili idare olan İçişleri Bakanlığı ise; . .
’in, son olarak 02/03/2017 tarihinde, 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu’nun
“Türk vatandaşlığının evlenme yoluyla kazanılması” başlıklı 16’ncı maddesi kapsamında, Kırklareli Valiliği’ne vatandaşlık başvurusunda bulunduğunu; bu çerçevede, anılan Kanunun 18’inci maddesi uyarınca Kırklareli Valiliği’nce oluşturulan Vatandaşlık Başvuru İnceleme
Komisyonu tarafından gerekli araştırmaların yapıldığını; Komisyonca yapılan mülakat sonucunda da, adı geçen ve Türk vatandaşı olan eşi hakkında mülakat formunun düzenlendiğini; ayrıca İl Emniyet Müdürlüğü’nden soruşturma yapılmasının istendiğini ve ilgili adına düzenlenen vatandaşlık dosyasının, İl Emniyet Müdürlüğü’nce yapılan ve olumlu sonuçlanan tahkikat neticesinde düzenlenen tahkikat evrakı ile birlikte, Kırklareli Valiliği’nin yazısı ekinde Bakanlığa sunulduğunu; Bakanlık tarafından da 11/07/2017 tarihli yazı ile
Emniyet Genel Müdürlüğü ve Milli İstihbarat Teşkilatı Müsteşarlığı’ndan ilgili hakkında gerekli arşiv araştırmasının yapılmasının talep edildiğini; arşiv araştırması sonucunda, Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Dairesi Başkanlığı’ndan ve Milli İstihbarat Teşkilatı
Müsteşarlığı’ndan gelen bilgiler doğrultusunda ise, adı geçenin vatandaşlık talebinin, anılan
Kanunun 10’uncu maddesi ile 16’ncı maddesinin (c) bendinde yer alan “Milli güvenlik ve kamu düzeni bakımından engel teşkil edecek bir hali bulunmaması” hükmüne istinaden reddedildiğini; nitekim 10’uncu maddede, Türk vatandaşlığını kazanmak isteyen bir yabancının ancak Kanunda belirtilen şartları taşıması halinde yetkili makam kararı ile Türk vatandaşlığını kazanabileceğinin, ayrıca aranan şartları taşımanın da vatandaşlığın kazanılmasında kişiye mutlak bir hak sağlamayacağının açık olarak belirtilmekte olduğunu
Kurumumuza bildirmiştir.
10) İş bu Kararın “İlgili Mevzuat” başlıklı III no’lu bölümünde yer verilen hükümlerden de
görüleceği üzere; Türk vatandaşlığı “doğumla” veya “sonradan” kazanılabilmekte olup; sonradan kazanılan Türk vatandaşlığı ise, yetkili makam kararı veya evlat edinilme ya da seçme hakkının kullanılması ile gerçekleşmektedir. Evlenme yolu ile Türk vatandaşlığının kazanılması ise, ancak yetkili makam kararı ile gerçekleşen bir işlemdir. İlgili idarenin de belirttiği ve hem Anayasa’da hem de ilgili Kanun ve Yönetmelikte ifade edildiği üzere, yetkili makam kararı ile Türk vatandaşlığının kazanılması için başvuruda bulunan yabancıların, kanunda sıralanan şartları karşılamaları zorunludur. Bu şartlar arasında ise; ilgili Kanunun hem 11’inci hem de münhasıran “Türk vatandaşlığının evlenme yoluyla kazanılması” ile ilgili olan 16’ncı maddesinde yer alan “Millî güvenlik ve kamu düzeni bakımından engel teşkil edecek bir hali bulunmama” da bulunmaktadır.
11) Türk vatandaşlığının kazanılması işlemlerinde müracaat makamı, yurt içinde yerleşim
yerinin bulunduğu valiliklerdir. Yapılan vatandaşlık başvurusu üzerine, Türk vatandaşlığını kazanmak isteyen yabancının başvuru için gerekli şartları taşıyıp taşımadığının tespiti, ilgili
Kanunun 18’inci maddesi uyarınca ilk olarak illerde oluşturulan “Vatandaşlık Başvuru
İnceleme Komisyonu” tarafından yapılmakta; bu çerçevede, öncelikle başvuranın mevzuatta sıralanan gerekli belgeleri ibraz edip etmediği ve aynı şekilde mevzuatta sıralanan temel şartları taşıyıp taşımadığı incelenmekte, kendisiyle ve eşiyle, aynı zamanda her ikisiyle birlikte gerekli mülakatlar gerçekleştirilmekte, bu mülakatlar ile evliliğin gerçek bir evlilik ya da Türk vatandaşlığını kazanmak amacıyla yapılmış muvazaalı bir evlilik olup olmadığı tespit edilmeye çalışılmakta, oluşan kanaat ise mülakat formuna yazılmakta, ayrıca İl Emniyet
Müdürlüğünden yabancı hakkında soruşturma yapılması istenmektedir. İl Emniyet
Müdürlüğünce yapılan soruşturma kapsamında ise, evlenme yoluyla Türk vatandaşlığını kazanmak isteyen yabancının, aile birliği içinde yaşayıp yaşamadığı, evlilik birliği ile bağdaşmayacak şekilde fuhuş yapmak ve fuhuşa aracılık etmek gibi davranışlarının olup olmadığı, Türk vatandaşlığını kazanmasında milli güvenlik ve kamu düzeni bakımından engel teşkil edecek bir halinin bulunup bulunmadığı hususları araştırılmakta ve araştırma sonucu
Komisyona sunulmaktadır. İlde kurulan bu Komisyonca yapılan inceleme ve araştırma sonucunda ise, ancak başvuru için gerekli şartları taşıdığı anlaşılanlar adına vatandaşlık dosyası düzenlenmekte ve dosya, karar verilmek üzere İçişleri Bakanlığı’na gönderilmektedir.
Diğer ifadeyle, inceleme ve araştırma il bazında sonuçlandırılmamakta, Bakanlığın takdirine bırakılmaktadır. Müracaat makamlarınca düzenlenerek Bakanlığa gönderilen bu dosya üzerine, Bakanlık tarafından ilave inceleme ve araştırmalarda bulunulmakta, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda varsa eksik olan bilgi ve belgeler tamamlatılmakta, en önemlisi yabancının Türk vatandaşlığını kazanmasında milli güvenlik ve kamu düzeni bakımından engel teşkil edecek bir halin bulunup bulunmadığının tespiti için Milli İstihbarat
Teşkilâtı’ndan ve Emniyet Genel Müdürlüğü’nden arşiv araştırması yapılması istenmektedir.
Yapılacak inceleme ve araştırma sonucunda ise, ancak durumu uygun bulunanlar Bakanlık kararı ile Türk vatandaşlığını kazanabilmektedir.
12) Başvuranın eşi hakkında yapılan arşiv araştırması sonucunda; “11.9.2001 tarihinde
ABD’de meydana gelen terörist saldırılar sonrasında İstanbul’daki ABD ile batılı ülke temsilcilik ve vatandaşlarına yönelik olası saldırıların önlenmesi hususunda yapılan çalışmalar kapsamında HAMAS sempatizanı ortadoğu kökenli öğrencilerin ve diğer yabancı radikal dinci unsurları ikamet ettikleri öğrenci/bekar evlerine 1.10.2001 tarihinde İstanbul
Emniyet Müdürlüğü ekipleri ile birlikte yapılan uygulamada gözaltına alınan 19 kişi arasında başvuranın da yer aldığı, … başvuranın radikal terör örgütleriyle ilişkili olabileceği şüphesiyle 2.10.2001 tarihinde İstanbul’da gözaltına alındığı, Yabancılar Şube Müdürlüğüne teslim edildiği, tetkikler neticesinde herhangi bir terör örgütleriyle ilişkisi tespit edilememesi üzerine aynı gün salıverildiği,” istihbari bilgileri üzerine Millî güvenlik ve kamu düzeni bakımından engel teşkil edecek bir hali bulunduğundan bahisle vatandaşlık başvurusunun reddedildiği görülmektedir.
13) Başvuranın eşi her ne kadar radikal terör örgütleriyle ilişkili olabileceği şüphesiyle
2.10.2001 tarihinde İstanbul’da gözaltına alınmış ise de, yapılan tetkikler neticesinde
başvuranın eşinin herhangi bir terör örgütüyle ilişkisi tespit edilememesi üzerine aynı gün salıverildiği hususunun da aynı istihbari bilgiler de belirtildiği görüldüğünden, bu haliyle başvuranın eşi hakkında milli güvenlik, kamu düzeni ve genel ahlak açısından Türk vatandaşlığına alınmasına engel olabilecek herhangi bir somut tespit bulunmadığı değerlendirilmektedir.
14) Öte yandan, başvuran ile Filistin vatandaşı eşinin 16 yıldır evli olduğu, evlilik içinde
doğan iki çocuklarının bulunduğu, başvuranın eşinin fizyoterapist olduğu, 31.10.2016-
30.10.2018 tarihleri arasında geçerli YÖK tarafından verilme çalışma izninin bulunduğu,
başvuran ile eşinin mahallinde yapılan soruşturma sonucunda evlilik birlikteliği içerisinde yaşadıklarının çevreden bilindiği, bir arada oturdukları, aile olarak komşuluk münasebetlerinin bulunduğunun tespit edildiği, başvuranın eşinin aile birliği içinde yaşadığı, evlilik birliği ile bağdaşmayacak bir faaliyette bulunmadığı, millî güvenlik ve kamu düzeni bakımından engel teşkil edecek bir halinin bulunmadığı değerlendirilerek 5901 sayılı Türk
Vatandaşlığı Kanunu’nun 16 ncı maddesinde aranan şartları taşımakta olduğu İl Vatandaşlık
İnceleme ve Araştırma Komisyonu tarafından belirtildiği dosya kapsamında görülmektedir.
15) Nitekim benzer bir olayda, Azerbaycan uyruklu davacı tarafından Türk vatandaşlığına
alınması istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada; Ankara 4. İdare Mahkemesince, davacının 9/9/2008 tarihinde Türk vatandaşı ile evlendiği, Türk vatandaşı olan eş hakkında açılan ceza davasının beraatle sonuçlandığı, anılan kararın kesinleştiği, davacı hakkında milli güvenlik, kamu düzeni ve genel ahlak açısından Türk vatandaşlığına alınmasına engel olabilecek herhangi bir somut tespitin bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptali yolunda verilen mahkeme kararının Danıştay 10.
Dairesinin 8.6.2016 tarih ve E:2013/5332, K:2016/3163 sayılı kararı ile onandığı görülmüştür.
16) Sonuç itibariyle, başvuranın iddialarının, bu iddialar karşısında idarenin Kurumumuza
sunduğu bilgi, belge ve açıklamaların, ilgili mevzuat hükümlerinin ve bu konudaki yargı kararlarının birlikte değerlendirilmesi neticesinde; başvuranın eşinin vatandaşlık başvurusunun, millî güvenlik ve kamu düzeni bakımından engel teşkil edecek bir hali bulunduğundan bahisle reddine ilişkin başvuruya konu işlemde hukuka ve hakkaniyete uyarlık görülmemiştir.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
17) İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan
Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında
Yönetmelik’in “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiş olup; bu çerçevede yapılan değerlendirme neticesinde, şikâyet edilen idare konumundaki İçişleri
Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü’nün, Kurumumuzun bilgi ve belge taleplerine gerekçeli olarak cevap verdiği; böylelikle de “kararların gerekçeli olması” ilkesine uygun davrandığı memnuniyetle gözlenmiştir.
18) Diğer yandan, ilgilinin Türk vatandaşlığı başvurusunun İçişleri Bakanlığı’nın 20/06/2018
tarihli ve / sayılı kararı ile sonuçlandırıldığı, fakat 20/06/2018 tarihli bu kararın kişiye ancak yaklaşık 1 yıl 3 ay sonra (09/09/2019 tarihinde) tebliğ edildiği; buna ilaveten, ilgilinin bu karara karşı, 16/09/2019 tarihli dilekçesi ile yaptığı itiraza ilgili Bakanlığın 22/10/2019 tarihli ve sayılı yazısı ile “talebine ilişkin Bakanlıkça yapılacak herhangi bir işlem bulunmamaktadır.” şeklinde cevap verildiği ve ilgiliye karara karşı başvuru yollarının gösterilmediği görüldüğünden, idarenin “kararların geciktirilmeksizin bildirilmesi” ve “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkelerine uygun hareket etmediği anlaşılmış olup, idarenin bundan sonraki eylem ve işlemlerinde söz konusu iyi yönetim ilkelerine de uygun davranması önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
19) 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının
idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup
Ankara İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN KABULÜ ile
Başvuranın eşine Türk Vatandaşlığı verilmesi yönünde İçişleri Bakanlığı (Nüfus ve
Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü)’ne TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
Kararın başvurana ve İçişleri Bakanlığı (Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel
Müdürlüğü)’ne tebliğine,
6328 sayılı Kanun’un 20’inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, İçişleri Bakanlığı (Nüfus
ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü)’nce bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.
e-imzalıdır
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi