onecikan-yargitay

ÖZET: Uyuşmazlık, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmazın idare adına tescili üzerine odaklanmaktadır. İlk Derece Mahkemesi, davanın bedel depo edilmediği gerekçesiyle reddetmiş, ancak Bölge Adliye Mahkemesi, davacı idarenin depo işlemini tamamladığını tespit ederek, usul ekonomisi gereği esasa girilmesi gerektiğine karar vermiştir. Bu süreçte, ilk mahkeme, kamulaştırma bedelinin tespiti ve ödenmesine hükmetmiştir.

Temyiz aşamasında, bilirkişi raporundaki çelişkiler ve maddi hata, kararın bozulmasına neden olmuştur. Özellikle, taşınmazın tarım türü ile ilgili farklı değerlendirmeler ve hesaplamalarda yapılan hatalar, kararın infazında tereddüt yaratmıştır. Yargıtay, bu sebeplerle, temyiz itirazlarını reddederek, yerel mahkeme kararının onanmasına hükmetmiştir. Bu durum, kamulaştırma bedelinin tespitinde dikkat edilmesi gereken hukuki ve teknik unsurların önemini vurgulamaktadır.

5. Hukuk Dairesi         2024/4254 E.  ,  2024/10416 K.

    “İçtihat Metni”

    İNCELENEN KARARIN
    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
    SAYISI : 2023/132 Esas, 2023/279 Karar
    DAVA TARİHİ : 18.12.2019
    KARAR : Kabul

    Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen 4650 sayılı Kanun’la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın idare adına tescili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
    İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
    İlk Derece Mahkemesi kararı davacı idare ve davalılar … vd vekilleri temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

    I. DAVA
    Davacı idare vekili dava dilekçesinde; Manisa ili, Salihli ilçesi, Hacılı Mahallesi 125 ada 37 parsel (eski 84 parsel) sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın idare adına tescilini talep etmiştir.
    II. CEVAP
    Davalılar cevap dilekçesi sunmamıştır.

    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    Mahkemenin 26.10.2020 tarihli ve 2019/358 Esas, 2020/7199 Karar sayılı kararı ile davanın bedel depo edilmediğinden usulden reddine karar verilmiştir.

    IV. İSTİNAF
    A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

    B. Gerekçe ve Sonuç
    Bölge Adliye Mahkemesinin 09.02.2021 tarihli ve 2021/281 Esas, 2021/284 Karar sayılı kararı ile tespit edilen kamulaştırma bedelinin bankaya yatırılması yönünde iki kez süre verildiği, 20.03.2020 tarihli celsede aynı bedelin yatırılması için 15 günlük kesin süre verildiği gerekli ihtaratın yapıldığı, takip eden 12.05.2020, 30.06.2020 ve 09.09.2020 tarihli celsede duruşmalarda verilen iki sürenin de ihtaratlı olduğu ve 15 günden az olmadığı, her iki ihtarın da davacı idare vekiline usulüne uygun yapılan tebligatlarla tebliğ edildiği anlaşıldığından, davanın usulden reddine ilişkin kararın hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

    V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
    A. Bozma Kararı
    1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
    2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; İlk Derece Mahkemesince tespit edilen kamulaştırma bedelinin bloke edilmesi için davacı idare vekiline 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca usulüne uygun olarak verilen yasal süreler içerisinde bedel depo edilmediğinden davanın reddine karar verilmiş ise de dosyaya sunulan 31.05.2021 tarihli banka dekontuna göre davacı idarenin istinaf karar tarihinden sonra depo kararını yerine getirdiği anlaşıldığından, usul ekonomisi gözetilerek, davalı tarafın da beyanı alınmak suretiyle sonucuna göre işin esasına girilip karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiştir.

    B. İlk Derece Mahkemesince Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
    İlk Derece Mahkemesinin 06.07.2022 tarihli ve 2022/206 Esas, 2022/258 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma bedelinin tespiti ile bu bedelin davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.

    C. İkinci Bozma Kararı
    1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ve davalı … vd. vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
    2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda kuru tarım arazisi olarak değerlendirilen dava konusu taşınmazın idarenin kıymet takdiri raporu ve acele kamulaştırma dosyasındaki bilirkişi kurulu raporunda sulu tarım arazisi olarak değerlendirildiği dikkate alınarak bu hususta oluşan çelişki giderilmeden, eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiş ve acele el koyma kararında belirlenen kamulaştırma bedeli ile tespit edilen kamulaştırma bedeli arasındaki fark bedel 164.990,25 TL olduğu halde, gerekçeli kararın hüküm fıkrasının 6 numaralı bendinde maddi hata ile 165.990,25 TL olarak yazılması infazda tereddüt yaratacağından kararın bozulmasına karar verilmiştir.

    D. İlk Derece Mahkemesince İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

    VI. TEMYİZ
    A.Temyiz Yoluna Başvuranlar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde kararı davacı idare ve davalılardan … vd vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

    B.Temyiz Sebepleri
    1. Davacı idare temyiz dilekçesinde özetle; hükme dayanak olarak alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olmayıp, soyut bir takım gerekçelere dayandığını, net gelirin yüksek hesaplandığını ve münavebe sisteminin hatalı tespit edildiğini, objektif değer artış oranının yüksek tespit edildiğini, bedelin fahiş olduğunu, kamulaştırma harici kalan kısımda değer azalışı bulunmadığını ileri sürerek kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
    2. Davalılar … vd. vekili temyiz dilekçesinde özetle; enflasyon tazminatına hükmedilmediğini, kanunda yer almayan maddeye göre faiz ödenmesine karar verildiğini, kamulaştırma bedelinin hesaplanmasında Yargıtay bozma ilamına aykırı şekilde sulu tarım yerine kuru tarım üzerinden hesaplama yapıldığını, 2942 sayılı Kanun’un lafzına bakıldığında bedelin hesaplanması için hangi yöntemin uygulanacağının ayrıntılı olarak düzenlendiğini; ancak halihazırda taşınmaz bedelinin dava tarihine göre belirlenmesi gerektiğine ilişkin hüküm bulunmadığını, 2942 sayılı Kanun’un ”Kamulaştırma bedelinin tespiti esasları” başlıklı 11 inci maddesinin (f) bendinde yer alan ”kamulaştırma tarihindeki” ibaresinin Anayasa Mahkemesinin 26.5.2016 tarihli ve 2015/55 Esas, 2016/45 Karar sayılı kararı ile mülkiyet hakkının ihlaline yol açması sebebiyle iptal edildiğinden, dava tarihi itibarıyla müvekkillerine ait taşınmazın kamulaştırma değerinin hesaplanmasının mülkiyet hakkının ihlaline yol açtığını, kamulaştırma bedelinin enflasyona yenik düştüğünü ve gerçek değerinin çok altında kaldığını, objektif değer artış oranının düşük hesaplandığını ileri sürerek kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

    C. Gerekçe
    1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
    Uyuşmazlık, kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.

    2. İlgili Hukuk
    1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
    2. 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu ve 11 inci maddeleri.

    3. Değerlendirme
    1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
    2. 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kanun’un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un 5 inci maddesiyle değiştirilen 10 uncu maddesine 11.04.2013 tarihli 6459 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkrası iptal edilmiştir. Dava 01.08.2023 tarihinden önce açılmıştır. Anayasa’nın 153 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan; “İptal kararları geriye yürümez.” hükmü ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun; “Her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme ittihaz olunması iktiza eylemesine…” gerekçesini içeren 28.11.1956 tarihli ve 15/15 sayılı kararı ile; “Her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukukî duruma göre karara bağlanır.” genel hukukî prensibini hâvi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2017 tarihli ve 2017/3-990 Esas, 2017/954 Karar sayılı kararları nazara alındığında kamulaştırma bedeline 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası gereğince davanın açıldığı tarihten 4 ay sonrasından başlamak üzere yasal faiz uygulanması doğrudur.
    3. Temyizen incelenen kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

    VII. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    Davacı idare ve davalılardan … vd. vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Mahkeme kararının ONANMASINA, Davacı idare ve davalı … vd.’den peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,23.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.