|
ÖZET: Uyuşmazlık, kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkin olup, davacı idare tarafından Batman ili, 174 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırılması talep edilmiştir. Davalılar, taşınmazın arsa niteliğinde olduğunu ve kamulaştırma bedelinin düşük belirlendiğini savunmuşlardır. Mahkeme, ilk kararında davayı kabul etmiş, ancak Yargıtay, emsal taşınmaz ile dava konusu taşınmaz arasındaki değer farkının inandırıcı olmadığını belirterek kararı bozmuştur.
Bozma sonrası yapılan yargılamada, mahkeme yine davanın kabulüne karar vermiştir. Ancak Yargıtay, bu kararın da bozma gereklerine uymadığını ve alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını ifade etmiştir. Emsal taşınmazın aile içi satış olduğu ve değerinin düşük gösterildiği dikkate alınarak, kamulaştırma bedelinin belirlenmesinde kullanılan raporun inandırıcı olmadığı sonucuna varılmıştır. Sonuç olarak, Yargıtay, temyiz itirazlarını reddederek mahkeme kararını onamıştır. |
5. Hukuk Dairesi 2024/4262 E. , 2024/10249 K.
“İçtihat Metni”
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/56 Esas, 2023/537 Karar
DAVA TARİHİ : 28.10.2015
KARAR : Kabul
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun’la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Batman ili, …, … 174 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın tapudan terkinini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı idare tarafından müvekkilleri aleyhine …, Merkez 174 parsel sayılı taşınmazın merkez sınırları dahilinde olup, belediye hizmetlerinden faydalandığını, bu nedenle arsa vasfında değerlendirilmesi gerektiğini, uzlaşma komisyonu tarafından teklif edilen değerin gerçek değeri yansıtmadığını, taşınmazın bedelinin teklif edilen bedelden oldukça yüksek olduğunu belirterek kamulaştırma bedelinin Mahkemece tespitini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 14.06.2016 tarihli ve 2015/526 Esas, 2016/250 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1.Mahkemenin 14.06.2016 tarihli ve 2015/526 Esas, 2016/250 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dava konusu taşınmaz ile somut emsal olarak incelenen taşınmazın yüzölçümleri arasında büyük fark bulunduğu emsal alınan taşınmazın dava konusu taşınmazdan 11.2 kat daha değerli olduğu kabul edilerek değer belirlendiği, dava konusu taşınmazla emsal arasında 190 m mesafe bulunduğu gözetildiğinde aralarında bu denli fark bulunması inandırıcı olmadığı gibi somut emsal olarak değerlendirilen … 410 parsel sayılı emsal taşınmazın, bilirkişi raporunda belirtilen tarihteki satışına ilişkin akit tablosu ilgili Tapu Müdürlüğünden, somut emsal kabul edilen taşınmazın bilirkişilerce değerlendirmeye esas alınan satış tarihi itibarıyla, dava konusu taşınmazın değerlendirme tarihi itibarıyla fiili imar uygulaması sonucu oluşan imar parseli mi, yoksa imar planına dahil olmakla birlikte olduğu gibi bırakılan kadastro parseli mi olduğunun ilgili Belediye İmar Müdürlüğü ile Tapu Müdürlüğünden, değerlendirme tarihi olan 2015 yılında, dava konusu taşınmaz ile hükme esas alınan bilirkişi raporunda somut emsal kabul edilen taşınmazın, Arsa Metrekare Rayiç Bedeli Takdir Komisyonu tarafından resen belirlenen emlak vergisine esas olan m² değerlerinin, ilgili Belediye Başkanlığı Emlak Vergi Dairesinden getirtilip alınacak cevaplar da dikkate alınarak bilirkişi raporu düzenlenmesi gerekirken denetime elverişli ve inandırıcı olmayan rapor hükme esas alınarak karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 23.02.2021 tarihli ve 2019/308 Esas, 2021/175 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
1. Mahkemenin 23.02.2021 tarihli ve 2019/308 Esas, 2021/175 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; Mahkemece bozma ilamına uyulmuş ise de bozma gerekleri yerine getirilmemiştir, alınan rapor hüküm kurmaya elverişli değildir. Arsa niteliğindeki … 174 parsel sayılı taşınmaza, emsal olarak mukayeseye esas alınan aynı yerdeki 410 parsel sayılı taşınmazın aile içi satış olduğu düşünülerek, satış bedelinin düşük gösterildiği, değerlendirme tarihi olan 2015 yılında m² değerini 18,87 TL olması gerektiği kabul edilerek, dava konusu taşınmazın emsalden 10,50 kat daha değerli olacağını takdir eden rapor inandırıcı görülmediğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir.
D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın her ne kadar tapu kaydında niteliği kargir ev olarak yazsa da esasında susuz tarla niteliğinde olduğunu, taşınmaza biçilen kamulaştırma bedelinin çok yüksek olduğunu, emsal karşılaştırmasının doğru yapılmadığını, son 5 yıla ait satışların ortalamasının alınması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; ülkemizde yaşanan deprem felaketi sonrasında dava konusu taşınmazın bulunduğu Hasankeyf ilçesinin en güvenilir yer haline geldiğini ve taşınmaz fiyatlarının 5-6 kat arttığını; ancak bu hususta bilirkişiden ek rapor isteminin kabul edilmediğini, taşınmaz arsa niteliğinde olup, daha birçok önemli işlek yerlere yakın mesafede ve ulaşımının oldukça kolay olduğunu, m² değerinin eksik belirlendiğini, en az 235-240 TL civarında olması gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 439 uncu maddeleri.
2. 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 11 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Kanun’un 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına usulî kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davalıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,19.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.