|
ÖZET: Uyuşmazlık, Adana ili Deliminnet Mahallesi’nde bulunan bir taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi, taşınmazın kamulaştırma bedelini belirleyerek davanın kabulüne karar vermiştir. Ancak, Bölge Adliye Mahkemesi, kamulaştırma bedelinin tespitinde %60 oranında objektif değer artışının dikkate alınması gerektiğine hükmederek ilk kararı bozmuştur.
Daire, yapılan incelemede, kamulaştırılan alanın güncel tapu kaydının göz önünde bulundurulmadığını ve taraf teşkilinin sağlanmadığını tespit etmiştir. Bu durum, eksik inceleme ile hüküm kurulmasına yol açmıştır. Daire, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun ilgili maddeleri uyarınca, mirasçıların davaya dahil edilmesi gerektiğini vurgulayarak, kararın bozulmasına ve yeniden yargılama yapılmasına karar vermiştir. Sonuç olarak, temyiz başvuruları reddedilmiş ve Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararı onanmıştır. Bu süreçte, kamulaştırma bedelinin belirlenmesinde hukuki ve usuli eksikliklerin giderilmesi gerektiği vurgulanmıştır. |
5. Hukuk Dairesi 2024/4270 E. , 2024/10065 K.
“İçtihat Metni”
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/517 Esas, 2023/909 Karar
DAVA TARİHİ : 25.08.2016
KARAR : Kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinde geçen 4650 sayılı Kanun’la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak terkini davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare ve davalılar … vd. vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Adana ili, …, Deliminnet Mahallesi 258 ada 222 (eski 2402 prael) parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkinini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar … vd. vekili cevap dilekçesinde özetle; taşınmazın arsa niteliği ve üzerindeki tamamlayıcı unsurlar dikkate alınarak keşif yapılmasını, müvekkil ve diğer davalılar yönünden telafisi imkansız zararlar doğmaması ve hak kaybına neden olmaması açısından mahkemece verilecek olan kararda, zemin ve ağaçların bedellerinin ayrı ayrı tespiti, kayısı ağaçları bedelinin …’a zemin bedelinin tapudaki payları oranında paydaşlara ödenmesine ve ödemenin bu şekilde yapılmasını teminen bankaya gerekli yazının yazılmasını, tespit edilen kamulaştırma bedelinin dava tarihinden itibaren kamu alacakları için öngörülen en yüksek oranda faizi ile birlikte peşin ödenmesine, ödeme karşılığında taşınmazın davacı idare adına tapuda tesciline, uğranılan ürün zararının hesaplanarak el koyma tarihinden itibaren faiziyle birlikte davacı idareden alınarak, davalı tarafa ödenmesine, yargılama gideri, harçların ve vekâlet ücretinin davacı kuruma yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 13.04.2018 tarihli ve 2016/316 Esas, 2018/104 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile bu bedelin davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile yol olarak terkinine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ve davalılar … vd. vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin11.11.2020 tarihli ve 2018/1916 Esas, 2020/1038 Karar sayılı kararı ile kamulaştırma bedelinin tespitinde objektif değer artışının %60 oranında alınması gerektiğinden ve bazı ambalajlama giderlerinin üretim maliyeti olarak düşülmemesi gerektiğinden İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A.Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin 11.11.2020 tarihli ve 2018/1916 Esas, 2020/1038 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı idare ve davalılar … vd. vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; davacı idare ve davalılardan … vd. vekillerince yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile Tarsus 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/316 Esas, 2018/104 Karar sayılı kararı ortadan kaldırılarak, arazi niteliğindeki Mersin ili, …, Deliminnet köyü, 2402 parsel sayılı taşınmaza olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net geliri üzerinden sulu arazide %4 kapitalizasyon faizi ve %60 objektif değer artış oranı uygulamak suretiyle masraflara ambalaj giderleri dahil edilmeden yapılan hesaplama ile bilimsel yolla değerinin tespit edilmesinde ve duruşma açılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmasında yöntem itibarıyla bir isabetsizlik görülmemiş; ancak dava konusu 8946,32 m² yüzölçümlü 2402 parsel sayılı taşınmazın 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 22/a maddesi uyarınca yapılan yenileme çalışmaları sonucu 158 ada 222 parsel olarak tapuya tescil edildiği, kamulaştırılan alanın 8997,17 m² olarak değiştiği belirtildiğinden dava konusu taşınmazın güncel tapu kaydı getirtilerek yenileme sonrası oluşan durum üzerinden hesap yapılması, buna göre infaza yarar yeni bilirkişi raporu düzenletilmesi ve yeni ada/parsel numarası üzerinden karar verilmesi gerektiği halde yazılı şekilde yenileme öncesi durum üzerinden karar verilmesi, dava konusu taşınmaz maliki …’ın dosyaya sunulan Mersin 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2016/1153 Esas, 2016/1360 Karar sayılı veraset ilamı dikkate alınarak taraf teşkili sağlanmadan hüküm kurulduğu anlaşıldığından, 2942 sayılı Kanun’un 14/5 maddesi uyarınca mirasçılarını davaya dahil edip taraf teşkili sağlanarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması, hatalı olduğundan kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile uyulan bozma kararı gereğince davanın kabulüne karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ve davalılar … vd. vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaza rayicinin çok üzerinde bir değer takdir edildiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunun gerçekçi ve denetime elverişli olmadığını, kamu düzenine ilişkin hususların resen gözetilmesi gerektiğini ileri sürerek kararı temyiz etmiştir.
2. Davalılar … vd. vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın belirlenen bedelinin düşük olduğunu, gerçek bedelin tespit edilmesi gerektiğini, alanın düşük hesaplandığını kamulaştırma bedellerinde kamu alacakları için ön görülen en yüksek faizin uygulanması gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası ile 11 inci ve 12 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca net geliri esas alınarak değer biçilmesi yerindedir.
3. 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kanun’un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un 5 inci maddesiyle değiştirilen 10 uncu maddesine 11.04.2013 tarihli 6459 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkrası iptal edilmiştir. Dava 01.08.2023 tarihinden önce açılmıştır. Anayasa’nın 153 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan; “İptal kararları geriye yürümez.” hükmü ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun; “Her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme ittihaz olunması iktiza eylemesine…” gerekçesini içeren 28.11.1956 tarihli ve 15/15 sayılı kararı ile; “Her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukukî duruma göre karara bağlanır.” genel hukukî prensibini hâvi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2017 tarihli ve 2017/3-990 Esas, 2017/954 Karar sayılı kararları nazara alındığında fark kamulaştırma bedeline 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası gereğince davanın açıldığı tarihten 4 ay sonrasından başlamak üzere yasal faiz uygulanması yerindedir.
4. Temyizen incelenen kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI.KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı idare ve davalılar … vd. vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davalı … Bozdoğan vd.’den peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,18.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.