ÖZET: Başvuran, pasaportunun İçişleri Bakanlığı tarafından kısıtlandığını belirterek, bu kısıtlamanın kaldırılmasını talep etmiştir. Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü, pasaport verilmemesi kararının 5682 sayılı Pasaport Kanunu’nun 22. maddesine dayandığını, genel güvenlik bakımından mahzur bulunduğu gerekçesiyle idari işlem tesis edildiğini ifade etmiştir. Ancak, başvuranın talebine ilişkin idarenin yürüttüğü işlemlerin belirsiz bir süre içinde tamamlanması gerektiği vurgulanmıştır.

Danıştay, idarenin takdir yetkisini kullanırken hukuk güvenliği ve belirlilik ilkelerine uygun hareket etmesi gerektiğini belirtmiştir. İdarenin, başvuranın pasaport tahdit işleminin sonlandırılması talebine ilişkin işlemleri makul bir süre içinde sonuçlandırarak bilgi vermesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Bu karar, idarenin işlemlerinin zamanında ve hukuka uygun bir şekilde yürütülmesi gerektiğini ortaya koymaktadır.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2023/12956-S.23.20487

BAŞVURU NO : 2023/5440

KARAR TARİHİ : 13/10/2023

TAVSİYE KARARI ,TCKN:

Adres:

BAŞVURUYA KONU İDARE : NÜFUS VE VATANDAŞLIK İŞLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

BAŞVURUNUN KONUSU : Pasaport tahdidinin kaldırılması talebi hakkındadır

BAŞVURU TARİHİ : 17/04/2023

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Başvuran tarafından Kurumumuza yapılan başvuruda özetle; Pasaport alabilmek için 31.10.2022 tarihinde Erzurum İl Nüfus ve Vatandaşlık Müdürlüğüne müracaat ettiğini, pasaportunun idari karar ile

İçişleri Bakanlığınca kısıtlandığını öğrendiğini, idari kararının kaldırılması için 31.10.2022 tarihinde

Erzurum İl Nüfus ve Vatandaşlık Müdürlüğü aracılığı ile İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri

Genel Müdürlüğüne iletilmek üzere başvuruda bulunduğunu, İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri

Genel Müdürlüğünün 02.03.2023 tarih ve E. sayılı cevabi yazısının yaklaşık dört buçuk ay sonra

15.03.2023 tarihinde kendisine ulaştığını, ilgili yazıda cevaben “ İlgili dilekçenize istinaden 17.11.2022

tarihli yazı ile Emniyet Genel Müdürlüğünden görüş sorulmuş olup alınacak cevaba göre işlem tesis edilerek tarafınıza ayrıca bilgi verilecektir.” denildiğini ve talebinin kabul edilmediğini iddia ve ifade ederek idari işlem niteliğinde olan pasaport ve yurt dışı çıkış tehdit şerhinin kaldırılmasını talep etmektedir.

II. İDARELERİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kurumumuzca, 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu hükümleri uyarınca inceleme ve araştırma gerçekleştirilmiştir. Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü’nden 23/05/2023 tarih ve

S. sayılı bilgi-belge talebinde bulunulmuş olup,

2.1. Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü’nden alınan 02.06.2023 tarih ve E. sayılı cevabi yazıda özetle;; “;“(…) 5682 sayılı Pasaport Kanununun 22 nci maddesi; “Yurt dışına çıkmaları; mahkemelerce yasaklananlara, memleketten ayrılmalarında genel güvenlik bakımından mahzur bulunduğu

İçişleri Bakanlığınca tespit edilenlere (…) pasaport veya seyahat vesikası verilmez…” hükmünde olup;

Emniyet Genel Müdürlüğünce alınan 31.07.2022 tarihli Oluru ile adı geçenin “genel güvenlik bakımından mahzurlu bulunduğu değerlendirildiğinden 5682 sayılı Pasaport Kanununun 22 nci maddesi kapsamında

Mah. Zeytindalı Caddesi No:4 Çankaya/ANKARA

idari işlem tesis edilmesine” karar verildiğinin bildirilmesi üzerine Genel Müdürlüğümüz tarafından adı geçen hakkında 01.08.2022 tarihinde idari karar işlemi eklendiği ve idari karar kaydının halen devam devam ettiği anlaşılmıştır. Başvurucunun idari karar kaydının kaldırılması talebiyle 31.10.2022 tarihinde

Genel Müdürlüğümüze dilekçe ile başvuruda bulunduğu, başvurusunun Genel Müdürlüğümüze gönderilmesi üzerine 01.03.2023 tarih ve sayılı yazı ile Emniyet Genel Müdürlüğünden adı geçen hakkında 5682 sayılı Pasaport Kanununun 22 nci maddesi kapsamında Pasaport düzenlenmesinde genel güvenlik bakımından mahzur bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi istenilmiş olup, Emniyet Genel

Müdürlüğünden alınacak cevaba göre işlem tesis edilip, başvurucuya ayrıca bilgi verilecektir.” yönünde açıklamalara yer verilmiştir.

2.2. Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü’nden alınan cevabi yazı üzerine Kurumumuzca Emniyet

Genel Müdürlüğüne bilgi ve belge talep yazısı yazılmıştır. Emniyet Genel Müdürlüğünün 01.08.2023 tarih ve E. sayılı yazısında ve 07.08.2023 tarih ve E. sayılı yazısında cevabi yazısında özetle; “(…)Atatürk Üniversitesi bünyesinde Doktor Öğretim Üyesi olarak görev yapmakta iken OHAL kapsamında çıkartılan 679 sayılı KHK kapsamında 06.01.2017 tarihinde “Kamu Görevinden Çıkarıldığı” bilgilerine rastlanıldığı, Cumhuriyet Savcılığının ilave soruşturmaları gizlilik kaydıyla yapılan Daire başkanlığı olarak göremediklerini, Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen /

/ / / ve / sayılı soruşturma kapsamında adli işlem yapılıp yapılmadığı/yapılmayacağı hususunun ilgili Cumhuriyet Başsavcılıklarından sorulmasının uygun olacağı değerlendirildiği,

5682 sayılı Pasaport Kanunu’nun 22’nci maddesinde yer alan “memleketten ayrılmalarında genel güvenlik

bakımından mahzur bulunduğu İçişleri Bakanlığınca tespit edilenlere (…) pasaport veya seyahat vesikası verilmez.” hükmü doğrultusunda, 31.07.2022 tarihli Bakanlık Oluru ile adı geçen şahıs hakkında pasaport idari karar işlemi tesis edilmiş olup, konu ile ilgili Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünün görüşlerinin esas alınmasının uygun olacağı değerlendirilmektedir.” yönünde açıklamalara yer verilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın;

3.1.“Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye

Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler .”,

3.2. “Yerleşme ve seyahat hürriyeti” başlıklı 23’üncü maddesinde; “Herkes, yerleşme ve seyahat hürriyetine sahiptir.

Yerleşme hürriyeti, suç işlenmesini önlemek, sosyal ve ekonomik gelişmeyi sağlamak, sağlıklı ve düzenli kentleşmeyi gerçekleştirmek ve kamu mallarını korumak;

Seyahat hürriyeti, suç soruşturma ve kovuşturması sebebiyle ve suç işlenmesini önlemek;

Amaçlarıyla kanunla sınırlanabilir.

(Değişik fıkra: 7/5/2010-5982/3 md.) Vatandaşın yurt dışına çıkma hürriyeti, ancak suç soruşturması veya kovuşturması sebebiyle hâkim kararına bağlı olarak sınırlanabilir.

Vatandaş sınır dışı edilemez ve yurda girme hakkından yoksun bırakılamaz.”

4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Kurumun görevi başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrasında; “ Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri

ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” ,

4.1. Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına ilişkin Usul ve Esaslar Hakkında

Yönetmeliğinin “Karar verme süresi” başlıklı 36’ncı maddesinde “Kurum, inceleme ve araştırmasını şikâyet tarihinden itibaren en geç altı ay içinde sonuçlandırır.”,

5. 5682 sayılı Pasaport Kanunu’nun;

5.1. “Pasaport veya vesika verilmesi yasak olan haller” başlıklı 22’nci maddesinde, “Yurt dışına çıkmaları; mahkemelerce yasaklananlara, memleketten ayrılmalarında genel güvenlik bakımından mahzur bulunduğu İçişleri Bakanlığınca tespit edilenlere ve terör örgütlerine aidiyeti, iltisakı veya irtibatı belirlenen yurtdışındaki her türlü eğitim, öğretim ve sağlık kuruluşları ile vakıf, dernek veya şirketlerin kurucu ve yöneticisi olduğu veya bu yerlerde çalıştığı İçişleri Bakanlığınca tespit edilenlere (…) pasaport veya seyahat vesikası verilmez. Ancak, yabancı memleketlere gitmeleri mahkemelerce yasaklananlar dışında kalanlara, zaruri hallerde Cumhurbaşkanının onayı ile pasaport veya pasaport yerine geçen seyahat vesikası verilebilir. Bu durumda olanların açık kimlikleri (adı, soyadı, doğum yeri ve tarihi, ana ve baba adı ile nüfusa kayıtlı olduğu yer) ve tahdit sebebi, ilgili daireler tarafından mahallin polis makamlarına bildirilir. İlgili polis makamları da bu bilgileri alır almaz bağlı bulunduğu il emniyet müdürlüğü kanalıyla en seri haberleşme aracıyla yazılı olarak hudut kapısı bulunan emniyet müdürlüklerine, şahsın nüfusa kayıtlı olduğu il emniyet müdürlüğüne ve Emniyet Genel Müdürlüğüne bildirir. Bunların yurt dışına çıkışları engellenir ve kendilerine pasaport veya vesika verilmez, verilmişse geri alınır. …”

hüküm ve açıklamalarına yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ FATMA BENLİ YALÇIN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

6. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; başvuru konusuna ilişkin “Tavsiye Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme

7. Şikayetçi, iş bu Kararın 1 No.lu paragrafında, “I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ” başlıklı bölümünde yer verilen gerekçelere istinaden özetle, hakkında uygulanan pasaport tahdit işleminin sonlandırılmasını talep etmektedir.

8. 5682 sayılı Pasaport Kanunu’nun “Pasaport veya vesika verilmesi yasak olan haller” başlıklı 22’nci maddesinde, “Yurt dışına çıkmaları; mahkemelerce yasaklananlara, memleketten ayrılmalarında genel güvenlik bakımından mahzur bulunduğu İçişleri Bakanlığınca tespit edilenlere ve terör örgütlerine aidiyeti, iltisakı veya irtibatı belirlenen yurtdışındaki her türlü eğitim, öğretim ve sağlık kuruluşları ile vakıf, dernek veya şirketlerin kurucu ve yöneticisi olduğu veya bu yerlerde çalıştığı İçişleri Bakanlığınca tespit edilenlere pasaport veya seyahat vesikası verilmez.”, hükmüne yer verilmiştir.

9. Uyuşmazlık konusu hakkında, Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü tarafından

Kurumumuza iletilen yazıda özetle, ‘; 5682 sayılı Pasaport Kanununun 22 nci maddesi; “Yurt dışına çıkmaları; mahkemelerce yasaklananlara, memleketten ayrılmalarında genel güvenlik bakımından mahzur bulunduğu İçişleri Bakanlığınca tespit edilenlere (…) pasaport veya seyahat vesikası verilmez…” hükmünde olup; Emniyet Genel Müdürlüğünce alınan 31.07.2022 tarihli Oluru ile adı geçenin “genel güvenlik bakımından mahzurlu bulunduğu değerlendirildiğinden 5682 sayılı Pasaport Kanununun 22 nci maddesi kapsamında idari işlem tesis edilmesine” karar verildiğinin bildirilmesi üzerine Genel Müdürlüğümüz tarafından adı geçen hakkında 01.08.2022 tarihinde idari karar işlemi eklendiği ve idari karar kaydının halen devam devam ettiği anlaşılmıştır. Başvurucunun idari karar kaydının kaldırılması talebiyle

31.10.2022 tarihinde Genel Müdürlüğümüze dilekçe ile başvuruda bulunduğu, başvurusunun Genel

Müdürlüğümüze gönderilmesi üzerine 01.03.2023 tarih ve sayılı yazı ile Emniyet Genel

Müdürlüğünden adı geçen hakkında 5682 sayılı Pasaport Kanununun 22 nci maddesi kapsamında Pasaport düzenlenmesinde genel güvenlik bakımından mahzur bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi istenilmiş olup, Emniyet Genel Müdürlüğünden alınacak cevaba göre işlem tesis edilip, başvurucuya ayrıca bilgi verilecektir.” ” yönünde açıklamada bulunulduğu tespit edilmiştir.

10. İdareye tanınan yetkiler bağlı yetki ve takdir yetkisi olmak üzere iki grupta toplanır. İdareye belli bir davranışta bulunurken ya da belli bir görevi yerine getirirken az ya da çok bir hareket serbestisi tanınmış ise “takdir yetkisi”nden söz edilir. İdarenin kamu hizmetlerini nasıl yerine getireceğini, alacağı kararların içeriğini yasalarla önceden saptama olanağı yoktur. İdareye belli konularda takdir yetkisi tanımak, görevlerinin niteliği yönünden zorunludur. Yasa koyucu, idarenin görev ve yetkilerini belirlerken idareyi, bazı yetkileri kullanıp kullanmamada, bu yetkilerin kullanılmasının gereklerini saptamada az ya da çok serbest bırakabilir. Bu gibi durumlarda takdir yetkisinden söz edilir. İdare kendisine tanınan bu yetkiyi, yasaların gösterdiği sınırlar içinde ve kamu yararı için kullanmak zorundadır. İdare takdir yetkisini kullanırken; yasanın koyduğu sınırlar içinde kalmalı, eşitlik ilkesine önem vermeli, kamu yararını gözetmeli, hizmetin gereklerini göz önüne almalı, gerekçe göstermeli ve eğer yasalar özel koşullar öngörmüş ise bunlara da uymalıdır.

11. Bu noktada yürüttüğü hizmetler nedeniyle idareye tanınmış olan bir takım yasal ayrıcalık ve üstünlükler idari hizmetlerin çeşitliliğine bağlı olarak, idareye belirli sınırlar içinde hareket etme özgürlüğü tanıyarak, hizmetin en etkin biçimde yapılması, kamu yararının en üst düzeyde gerçekleştirilmesini amaçlamaktadır. İdareye yasalarla tanınan bu ayrıcalık ve üstünlükler, yine aynı yasalar tarafından hukuka uygun olup olmamaları açısından denetlemeye tabi tutulmak zorundadırlar. Bir yandan bireysel hak ve özgürlüklerin korunması diğer yandan kamu hizmetinin yürütülmesi gerekliliği, her iki amaç arasında dengeli bir uyumun sağlanması zorunluluğunu ortaya koymaktadır. (Kadir KORKMAZ, “Takdir Yetkisinin Disiplin Hukukunda Kullanımı ve Yargısal Denetimi”, Gazi Üniversitesi Hukuk

Fakültesi Dergisi, C.XIII,S.1-2,s.241-243,2009)

12. Nitekim Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesinin 11/05/1980 tarihinde kabul edilen İdari Takdir

Yetkisinin Kullanılmasına İlişkin R(80)2 Sayılı Tavsiye Kararına Ek Takdir Yetkisinin Kullanılmasında

Uygulanacak Temel İlkeler bölümünde, “Takdir yetkisini kullanan bir idari makam; (1) Yetkinin veriliş amacından başka amaç güdemez. (2) Yalnızca olaya ilişkin öğeleri hesaba katarak nesnelliğe ve tarafsızlığa uyar. (3) Hakkaniyete uymayan ayırımcılığı önleyerek yasa önünde eşitlik ilkesini gözetir. (4)

İşlemin amacıyla, kişilerin hakları, özgürlükleri veya menfaatleri üzerindeki olumsuz etkileri arasında uygun bir denge sağlar.” ifadelerine yer verilmiştir.

13. Yargı kararlarında da takdir yetkisi ve kamu yararı birlikte ele alınmış ve mutlak olmadığı vurgulanmıştır. Danıştay 8’inci Dairesinin 27/01/2010 tarihli ve E.2010/2, K.2010/2 sayılı Kararında; /

“İdarelerin idari işlemi tesis ederken, eylemde bulunurken yararlandığı serbestiye takdir yetkisi denilir.

Takdir yetkisi idareye bırakılan belli ölçüde karar alma özgürlüğüdür. Hukuken kabul edilebilir koşulların oluşumu halinde tanınmış bir serbestidir. Keyfi bir hareket olmayıp ancak hukuka uygun olarak kullanılabilir. Hukuk Devleti olmanın gereği, idarenin takdir yetkisine dayalı olarak tesis ettikleri bireysel ya da düzenleyici işlemlerin hukuken geçerli ve objektif bir sebebe dayanmasıdır. Takdir yetkisine dayanan işlemlerin hukukun belirlediği sınırların ve eşitlik kuralı gözetilerek kamu yararına ve hizmetin gereklerine uygun şekilde, objektif makul ve geçerli gerekçelere dayalı olarak tesis edilmesi gerekir.” şeklinde belirtilmiştir.

14. Bu kapsamda idarenin cevabi yazısında yer verdiği “…adı geçen hakkında 01.08.2022 tarihinde idari karar işlemi eklendiği ve idari karar kaydının halen devam devam ettiği anlaşılmıştır. Başvurucunun idari karar kaydının kaldırılması talebiyle 31.10.2022 tarihinde Genel Müdürlüğümüze dilekçe ile başvuruda bulunduğu, başvurusunun Genel Müdürlüğümüze gönderilmesi üzerine 01.03.2023 tarih ve sayılı yazı ile Emniyet Genel Müdürlüğünden adı geçen hakkında 5682 sayılı Pasaport Kanununun 22 nci maddesi kapsamında Pasaport düzenlenmesinde genel güvenlik bakımından mahzur bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi istenilmiş olup, Emniyet Genel Müdürlüğünden alınacak cevaba göre işlem tesis edilip, başvurucuya ayrıca bilgi verilecektir.” yönündeki açıklaması dikkate alındığında, idarenin başvuru konusu talep hakkında henüz kesin ve yürütülebilir bir işlem tesis etmediği, bununla birlikte söz konusu işlemin ne zaman sonuçlandırılacağı konusunda herhangi bir süre öngörülmediği tespit edilmiştir. Anayasa’nın 2 nci maddesinde yer alan hukuk devletinin temel ilkelerinden biri

“belirlilik”tir. Bu ilkeye göre, yasal düzenlemelerin hem kişiler hem de idare yönünden herhangi bir duraksamaya ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır ve uygulanabilir olması gerekmektedir.

Hukuk güvenliği, normların öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de yasal düzenlemelerde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılar (Anayasa Mahkemesi’nin 18/01/2018 tarihli ve E.2017/129, K.2018/6 sayılı

Kararı). Dolayısıyla hukuk güvenliğinin sağlanması açısından idari süreçler hakkında belli bir süre öngörülmesi ve idari işlemlerin belirlenen süre zarfında tamamlanması gerektiği değerlendirilmiştir.

15. Yukarıda açıklanan hususlar, başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, 5682 sayılı Pasaport Kanunu’nun 22’nci maddesinde İçişleri Bakanlığı’nca yurtdışına çıkmaları genel güvenlik bakımından mahzur bulunduğu tespit edilenlere pasaport veya seyahat vesikası verilmeyeceği hükme bağlanmış olup, idarenin cevabi yazısında yer verdiği açıklamalar ve konuyla ilgili tesis edilen idari işlem tarihleri birlikte dikkate alındığında, şikayetçinin ‘hakkında uygulanan pasaport tahdit işleminin sonlandırılması’ yönündeki talebi hakkında idare tarafında yürütülen iş ve işlemlerin, hukuk güvenliği ve hukuki belirlilik ilkeleri kapsamında makul süre içerisinde tamamlaması ve başvuru sahibine bilgi verilmesi gerektiği, sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

16. İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiştir. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmeler neticesinde; ilgili idareden istenilen bilgi ve belgelerin makul sürede karar verme ve kararların gerekçeli olması ilkelerine uygun şekilde Kurumumuza gönderildiği tespit edilmiştir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

17. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun 21’inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca, tavsiye kararı üzerine otuz gün içinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise durmuş olan dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye başlayacaktır. Buna göre, ilgili idarenin eylem ve işlemlerine karşı dava açma süresinden (varsa) arta kalan sürede Ankara İdare

Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

İlgili mevzuat hükümleri, yukarıda açıklanan gerekçe ve dosyanın kapsamına göre BAŞVURUNUN

KABULÜNE,

Uyuşmazlık konusu ve buna bağlı talep hakkında idare tarafından yürütülen iş ve işlemlerin, hukuk güvenliği ve hukuki belirlilik ilkeleri kapsamında tamamlanarak başvuru sahibine bilgi verilmesi için

NÜFUS VE VATANDAŞLIK İŞLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜNE TAVSİYEDE

BULUNULMASINA,

6328 sayılı Kanunun 20’nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, ilgili idare tarafından bu karar üzerine

tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,

Kararın BAŞVURAN ile NÜFUS VE VATANDAŞLIK İŞLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜNE tebliğine,

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi

/