|
ÖZET: Bu Danıştay kararı, başvuranın pasaport tahditinin kaldırılması talebi üzerine yapılan inceleme sonucunda verilmiştir. Başvuran, pasaport işlemlerinin gerçekleştirilmesi için gerekli olan tahdit kararının kaldırılmasını istemekte ve bu süreçte yaşadığı gecikmeleri dile getirmektedir. İlgili mevzuat uyarınca, Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü, başvuranın talebine ilişkin işlemleri yürütmekte ve Emniyet Genel Müdürlüğü’nden görüş talep etmektedir. Ancak, idarenin bu süreçte belirli bir süre öngörmemesi, hukuk güvenliği ve belirlilik ilkeleri açısından sorun teşkil etmektedir.
Kararda, idarenin takdir yetkisi çerçevesinde hareket etmesi gerektiği belirtilmekte, ancak bu yetkinin hukuka uygun ve makul bir süre içinde kullanılması gerektiği vurgulanmaktadır. Sonuç olarak, başvurunun kabul edilmesiyle birlikte, Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü’ne, başvuranın talebine ilişkin işlemleri tamamlayarak bilgi vermesi için tavsiyede bulunulmuştur. Bu durum, idarenin şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkeleri doğrultusunda hareket etmesi gerektiğini ortaya koymaktadır. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2023/15283-S.23.24112
BAŞVURU NO : 2023/8649
KARAR TARİHİ : 29/11/2023
TAVSİYE KARARI ,TCKN:
BAŞVURUYA KONU İDARE : NÜFUS VE VATANDAŞLIK İŞLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ
BAŞVURUNUN KONUSU : Pasaport tahdidinin kaldırılması talebi hakkındadır
BAŞVURU TARİHİ : 16/06/2023
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvuran tarafından Kurumumuza yapılan başvuru dilekçesinde kayıtlı olan hususlarda özetle; yeni yılda pasaport ücretlerine zam geleceğini Aralık 2022 tarihinde basından öğrendiğini, ilgili zam gelmemişken ücreti PTT’den yatırıp Antalya Muratpaşa ilçe Nüfus Müdürlüğünden randevu aldığını, Randevu tarihi olan 07.12.2022 tarihinde Antalya Muratpaşa ilçe Nüfus Müdürlüğünde yapmış olduğu işlemde pasaport işlemi için konmuş tahdit kararı olduğunun söylendiğini ve bu sebepten işleminin gerçekleştirilemediğini, ilgili tahdit kararının kaldırılması için ilgili memurun Antalya İl Nüfus ve
Vatandaşlık İşleri Müdürlüğüne başvurması gerektiğini söylediğini, İl Nüfus Müdürlüğünden ise dilekçe ile başvuru yapması gerektiğini ve bu dilekçeyi Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğe gönderileceğinin söylendiğini, Tahdit kararının Genel Müdürlü tarafından konduğu için dolayısıyla kaldırma yetkisinin de Genel Müdürlükte olduğunun belirtildiğini, dilekçesini 04.01.2023 tarihinde Genel
Müdürlüğe gönderilmek üzere Antalya İl Nüfus Müdürlüğüne verdiğini, Genel Müdürlük tarafından yazılı olarak 08.02.2023 tarih E- – – sayılı ve 09.03.2023 tarih – – sayılı yazı ile cevap olarak Emniyet Genel Müdürlüğünden görüş sorulduğunu, alınacak cevaba göre işlem tesis edileceğinin bildirildiğini, geçen beş aylık süreye rağmen dilekçesine cevap alamadığını ve 05.06.2023 tarihinde Ankara’ya Genel Müdürlüğe gittiğini, Emniyet Genel Müdürlüğünden cevap beklendiğinin orada da söylendiğini, Genel Müdürlüğe 05.06.2023 tarih ve sayılı dilekçe ile Emniyet Genel
Müdürlüğüne de 05.06.2023 tarih ve sayılı ile tahdit kararının kaldırılması hakkında başvuruda bulunduğunu, 09.06.2023 tarihinde de Başvuru numarası ile de CİMER’e şikayette bulunduğunu ancak henüz cevap alamadığını, Anayasa Mahkemesinin talebi ile ilgili vermiş olduğu; Esas
Sayısı: / Karar Sayısı: / ve 03.06.2021 karar tarihli örnek kararı olduğunu ve bu kararın dikkate alınması gerektiğini, ilk dilekçesini vermiş olduğu 04.01.2023 tarihinden bu güne kadar beş ay geçtiğini ancak gerekli cevabı alamadığını, her ay İl Nüfus Müdürlüğüne uğradığını, bir gelişme olmadığının söylendiğini iddia ve ifade ederek söylendiğini iddia ve ifade ederek şikayetinin
değerlendirilmesini, ilgili sorunun giderilmesini, pasaport üzerindeki tahdit kararının ilgili kurumlarca kaldırılmasını talep etmektedir.
II. İDARELERİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kurumumuzca, 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu hükümleri uyarınca inceleme ve araştırma gerçekleştirilmiş olup 19/07/2023 tarih ve 05.09.2023 tarihli yazılarla bilgi-belge talebinde bulunulmuştur.
2.1. Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünden alınan 27.07.2023 tarih ve E. sayılı cevabi yazıda özetle;“(…) 5682 sayılı Pasaport Kanununun 22 nci maddesi; “Yurt dışına çıkmaları; mahkemelerce yasaklananlara, memleketten ayrılmalarında genel güvenlik bakımından mahzur bulunduğu İçişleri Bakanlığınca tespit edilenlere (…) pasaport veya seyahat vesikası verilmez…” hükmünde olup, başvurucunun idari karar kaydının kaldırılması talebiyle 04.01.2023 tarihinde Antalya İl
Nüfus ve Vatandaşlık Müdürlüğüne dilekçe ile başvuruda bulunduğu, başvurusunun Genel Müdürlüğümüze gönderilmesi üzerine 13.01.2023 tarih ve 01.03.2023 tarihli yazılarımız ile Emniyet Genel Müdürlüğünden adı geçen hakkında 5682 sayılı Pasaport Kanununun 22 nci maddesi kapsamında Pasaport düzenlenmesinde genel güvenlik bakımından mahzur bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi istenilmiş olup, Emniyet Genel Müdürlüğünden alınacak cevaba göre işlem tesis edilip, başvurucuya ayrıca bilgi verilecektir.” yönünde açıklamalara yer verilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının;
3.1.“Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler .”,
3.2. “Yerleşme ve seyahat hürriyeti” başlıklı 23’üncü maddesinde; “Herkes, yerleşme ve seyahat hürriyetine sahiptir.
Yerleşme hürriyeti, suç işlenmesini önlemek, sosyal ve ekonomik gelişmeyi sağlamak, sağlıklı ve düzenli kentleşmeyi gerçekleştirmek ve kamu mallarını korumak;
Seyahat hürriyeti, suç soruşturma ve kovuşturması sebebiyle ve suç işlenmesini önlemek;
Amaçlarıyla kanunla sınırlanabilir.
(Değişik fıkra: 7/5/2010-5982/3 md.) Vatandaşın yurt dışına çıkma hürriyeti, ancak suç soruşturması veya kovuşturması sebebiyle hâkim kararına bağlı olarak sınırlanabilir.
Vatandaş sınır dışı edilemez ve yurda girme hakkından yoksun bırakılamaz.”
4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Kurumun görevi başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrasında; “ Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” ,
4.1. Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına ilişkin Usul ve Esaslar Hakkında
Yönetmeliğinin “Karar verme süresi” başlıklı 36’ncı maddesinde “Kurum, inceleme ve araştırmasını
şikâyet tarihinden itibaren en geç altı ay içinde sonuçlandırır.”,
5. 5682 sayılı Pasaport Kanununun;
5.1. “Pasaport veya vesika verilmesi yasak olan haller” başlıklı 22’nci maddesinde, “Yurt dışına çıkmaları; mahkemelerce yasaklananlara, memleketten ayrılmalarında genel güvenlik bakımından mahzur bulunduğu İçişleri Bakanlığınca tespit edilenlere ve terör örgütlerine aidiyeti, iltisakı veya irtibatı belirlenen yurtdışındaki her türlü eğitim, öğretim ve sağlık kuruluşları ile vakıf, dernek veya şirketlerin kurucu ve yöneticisi olduğu veya bu yerlerde çalıştığı İçişleri Bakanlığınca tespit edilenlere (…) pasaport veya seyahat vesikası verilmez. Ancak, yabancı memleketlere gitmeleri mahkemelerce yasaklananlar dışında kalanlara, zaruri hallerde Cumhurbaşkanının onayı ile pasaport veya pasaport yerine geçen seyahat vesikası verilebilir. Bu durumda olanların açık kimlikleri (adı, soyadı, doğum yeri ve tarihi, ana ve baba adı ile nüfusa kayıtlı olduğu yer) ve tahdit sebebi, ilgili daireler tarafından mahallin polis makamlarına bildirilir. İlgili polis makamları da bu bilgileri alır almaz bağlı bulunduğu il emniyet müdürlüğü kanalıyla en seri haberleşme aracıyla yazılı olarak hudut kapısı bulunan emniyet müdürlüklerine, şahsın nüfusa kayıtlı olduğu il emniyet müdürlüğüne ve Emniyet Genel Müdürlüğüne bildirir. Bunların yurt dışına çıkışları engellenir ve kendilerine pasaport veya vesika verilmez, verilmişse geri alınır. …”
hüküm ve açıklamalarına yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ FATMA BENLİ YALÇIN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
6. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; başvuru konusuna ilişkin “Tavsiye Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme
7. Şikayetçi, iş bu Kararın 1 No.lu paragrafında, “I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ” başlıklı bölümünde yer verilen gerekçelere istinaden özetle, hakkında uygulanan pasaport tahdit işleminin sonlandırılmasını talep etmektedir.
8. 5682 sayılı Pasaport Kanununun “Pasaport veya vesika verilmesi yasak olan haller” başlıklı 22’nci maddesinde, “Yurt dışına çıkmaları; mahkemelerce yasaklananlara, memleketten ayrılmalarında genel güvenlik bakımından mahzur bulunduğu İçişleri Bakanlığınca tespit edilenlere ve terör örgütlerine aidiyeti, iltisakı veya irtibatı belirlenen yurtdışındaki her türlü eğitim, öğretim ve sağlık kuruluşları ile vakıf, dernek veya şirketlerin kurucu ve yöneticisi olduğu veya bu yerlerde çalıştığı İçişleri Bakanlığınca tespit edilenlere pasaport veya seyahat vesikası verilmez.”, hükmüne yer verilmiştir.
9. Uyuşmazlık konusu hakkında, Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü tarafından
Kurumumuza iletilen yazıda özetle;“(…) 5682 sayılı Pasaport Kanununun 22 nci maddesi; “Yurt dışına çıkmaları; mahkemelerce yasaklananlara, memleketten ayrılmalarında genel güvenlik bakımından mahzur bulunduğu İçişleri Bakanlığınca tespit edilenlere (…) pasaport veya seyahat vesikası verilmez…” hükmünde olup, aşvurucunun idari karar kaydının kaldırılması talebiyle 04.01.2023 tarihinde Antalya İl
/
Nüfus ve Vatandaşlık Müdürlüğüne dilekçe ile başvuruda bulunduğu, başvurusunun Genel Müdürlüğümüze gönderilmesi üzerine 13.01.2023 tarih ve 01.03.2023 tarihli yazılarımız ile Emniyet Genel Müdürlüğünden adı geçen hakkında 5682 sayılı Pasaport Kanununun 22 nci maddesi kapsamında Pasaport düzenlenmesinde genel güvenlik bakımından mahzur bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi istenilmiş olup, Emniyet Genel Müdürlüğünden alınacak cevaba göre işlem tesis edilip, başvurucuya ayrıca bilgi verilecektir.” yönünde açıklamada bulunulduğu tespit edilmiştir.
10. İdareye tanınan yetkiler bağlı yetki ve takdir yetkisi olmak üzere iki grupta toplanır. İdareye belli bir davranışta bulunurken ya da belli bir görevi yerine getirirken az ya da çok bir hareket serbestisi tanınmış ise “takdir yetkisi”nden söz edilir. İdarenin kamu hizmetlerini nasıl yerine getireceğini, alacağı kararların içeriğini yasalarla önceden saptama olanağı yoktur. İdareye belli konularda takdir yetkisi tanımak, görevlerinin niteliği yönünden zorunludur. Yasa koyucu, idarenin görev ve yetkilerini belirlerken idareyi, bazı yetkileri kullanıp kullanmamada, bu yetkilerin kullanılmasının gereklerini saptamada az ya da çok serbest bırakabilir. Bu gibi durumlarda takdir yetkisinden söz edilir. İdare kendisine tanınan bu yetkiyi, yasaların gösterdiği sınırlar içinde ve kamu yararı için kullanmak zorundadır. İdare takdir yetkisini kullanırken; yasanın koyduğu sınırlar içinde kalmalı, eşitlik ilkesine önem vermeli, kamu yararını gözetmeli, hizmetin gereklerini göz önüne almalı, gerekçe göstermeli ve eğer yasalar özel koşullar öngörmüş ise bunlara da uymalıdır.
11. Bu noktada yürüttüğü hizmetler nedeniyle idareye tanınmış olan bir takım yasal ayrıcalık ve üstünlükler idari hizmetlerin çeşitliliğine bağlı olarak, idareye belirli sınırlar içinde hareket etme özgürlüğü tanıyarak, hizmetin en etkin biçimde yapılması, kamu yararının en üst düzeyde gerçekleştirilmesini amaçlamaktadır. İdareye yasalarla tanınan bu ayrıcalık ve üstünlükler, yine aynı yasalar tarafından hukuka uygun olup olmamaları açısından denetlemeye tabi tutulmak zorundadırlar. Bir yandan bireysel hak ve özgürlüklerin korunması diğer yandan kamu hizmetinin yürütülmesi gerekliliği, her iki amaç arasında dengeli bir uyumun sağlanması zorunluluğunu ortaya koymaktadır. (Kadir KORKMAZ, “Takdir Yetkisinin Disiplin Hukukunda Kullanımı ve Yargısal Denetimi”, Gazi Üniversitesi Hukuk
Fakültesi Dergisi, C.XIII,S.1-2,s.241-243,2009)
12. Nitekim Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesinin 11/05/1980 tarihinde kabul edilen İdari Takdir
Yetkisinin Kullanılmasına İlişkin R(80)2 Sayılı Tavsiye Kararına Ek Takdir Yetkisinin Kullanılmasında
Uygulanacak Temel İlkeler bölümünde, “Takdir yetkisini kullanan bir idari makam; (1) Yetkinin veriliş amacından başka amaç güdemez. (2) Yalnızca olaya ilişkin öğeleri hesaba katarak nesnelliğe ve tarafsızlığa uyar. (3) Hakkaniyete uymayan ayırımcılığı önleyerek yasa önünde eşitlik ilkesini gözetir. (4)
İşlemin amacıyla, kişilerin hakları, özgürlükleri veya menfaatleri üzerindeki olumsuz etkileri arasında uygun bir denge sağlar.” ifadelerine yer verilmiştir.
13. Yargı kararlarında da takdir yetkisi ve kamu yararı birlikte ele alınmış ve mutlak olmadığı vurgulanmıştır. Danıştay 8’inci Dairesinin 27/01/2010 tarihli ve E.2010/2, K.2010/2 sayılı Kararında; “İdarelerin idari işlemi tesis ederken, eylemde bulunurken yararlandığı serbestiye takdir yetkisi denilir.
Takdir yetkisi idareye bırakılan belli ölçüde karar alma özgürlüğüdür. Hukuken kabul edilebilir koşulların oluşumu halinde tanınmış bir serbestidir. Keyfi bir hareket olmayıp ancak hukuka uygun olarak kullanılabilir. Hukuk Devleti olmanın gereği, idarenin takdir yetkisine dayalı olarak tesis ettikleri bireysel ya da düzenleyici işlemlerin hukuken geçerli ve objektif bir sebebe dayanmasıdır. Takdir yetkisine dayanan işlemlerin hukukun belirlediği sınırların ve eşitlik kuralı gözetilerek kamu yararına ve hizmetin gereklerine uygun şekilde, objektif makul ve geçerli gerekçelere dayalı olarak tesis edilmesi gerekir.” şeklinde belirtilmiştir.
14. Bu kapsamda idarenin cevabi yazısında yer verdiği “(…) adı geçen hakkında 01.09.2022 tarihinde idari karar işlemi eklendiği ve idari karar kaydının halen devam ettiği anlaşılmıştır. Başvurucunun idari karar kaydının kaldırılması talebiyle 04.01.2023 tarihinde Antalya İl Nüfus ve Vatandaşlık Müdürlüğüne dilekçe ile başvuruda bulunduğu, başvurusunun Genel Müdürlüğümüze gönderilmesi üzerine 13.01.2023 tarih ve
01.03.2023 tarihli yazılarımız ile Emniyet Genel Müdürlüğünden adı geçen hakkında 5682 sayılı Pasaport
Kanununun 22 nci maddesi kapsamında Pasaport düzenlenmesinde genel güvenlik bakımından mahzur bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi istenilmiş olup, Emniyet Genel Müdürlüğünden alınacak cevaba göre işlem tesis edilip, başvurucuya ayrıca bilgi verilecektir.” yönündeki açıklaması dikkate alındığında, idarenin başvuru konusu talep hakkında henüz kesin ve yürütülebilir bir işlem tesis etmediği, bununla birlikte söz konusu işlemin ne zaman sonuçlandırılacağı konusunda herhangi bir süre öngörülmediği tespit edilmiştir. Anayasanın 2 nci maddesinde yer alan hukuk devletinin temel ilkelerinden biri “belirlilik”tir. Bu ilkeye göre, yasal düzenlemelerin hem kişiler hem de idare yönünden herhangi bir duraksamaya ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır ve uygulanabilir olması gerekmektedir. Hukuk güvenliği, normların öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de yasal düzenlemelerde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılar (Anayasa Mahkemesinin 18/01/2018 tarihli ve
E.2017/129, K.2018/6 sayılı Kararı). Dolayısıyla hukuk güvenliğinin sağlanması açısından idari süreçler hakkında belli bir süre öngörülmesi ve idari işlemlerin belirlenen süre zarfında tamamlanması gerektiği değerlendirilmiştir.
15. Yukarıda açıklanan hususlar, başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, 5682 sayılı Pasaport Kanununun 22’nci maddesinde İçişleri Bakanlığınca yurtdışına çıkmaları genel güvenlik bakımından mahzur bulunduğu tespit edilenlere pasaport veya seyahat vesikası verilmeyeceği hükme bağlanmış olup, idarenin cevabi yazısında yer verdiği açıklamalar ve konuyla ilgili tesis edilen idari işlem tarihleri birlikte dikkate alındığında, şikayetçinin ‘hakkında uygulanan pasaport tahdit işleminin sonlandırılması’ yönündeki talebi hakkında idare tarafında yürütülen iş ve işlemlerin, hukuk güvenliği ve hukuki belirlilik ilkeleri kapsamında makul süre içerisinde tamamlaması ve başvuru sahibine bilgi verilmesi gerektiği, sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
16. İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiştir. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmeler neticesinde; ilgili idareden istenilen bilgi ve belgelerin makul sürede karar verme ve kararların gerekçeli olması ilkelerine uygun şekilde Kurumumuza gönderildiği tespit edilmiştir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
17. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu
Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup idarenin işlem veya eylemine karşı Ankara İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
İlgili mevzuat hükümleri, yukarıda açıklanan gerekçe ve dosyanın kapsamına göre BAŞVURUNUN
KABULÜNE,
/
Uyuşmazlık konusu ve buna bağlı talep hakkında idare tarafından yürütülen iş ve işlemlerin, hukuk güvenliği ve hukuki belirlilik ilkeleri kapsamında tamamlanarak başvuru sahibine bilgi verilmesi için
NÜFUS VE VATANDAŞLIK İŞLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜNE TAVSİYEDE
BULUNULMASINA,
6328 sayılı Kanunun 20’nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, ilgili idare tarafından bu karar üzerine
tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,
Kararın BAŞVURAN ile NÜFUS VE VATANDAŞLIK İŞLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜNE tebliğine,
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi