|
ÖZET: Bu Danıştay kararı, başvuranın hastanede muayene edilmediği gerekçesiyle doktor hakkında idari soruşturma açılması talebinin reddedilmesi üzerine yapılmıştır. Başvuran, muayene sırasında yaşanan bir tartışma nedeniyle doktorun kendisini muayene etmediğini iddia etmiştir. İdare, başvuranın randevusuna geç geldiğini ve doktorun muayene etmemesinin, aralarındaki güven ilişkisinin zedelenmesi nedeniyle olduğunu belirtmiştir.
Hekimlerin hasta muayenesini reddetme hakkı, belirli koşullar altında geçerlidir. Bu koşullar arasında hastanın acil bir durumu olmaması ve alternatif bir hekime yönlendirilme imkanı bulunması yer almaktadır. Olayda, başvuranın başka bir sağlık kuruluşuna yönlendirilmesinin mümkün olduğu tespit edilmiştir. Sonuç olarak, başvuranın idari soruşturma talebi reddedilmiş, ancak hasta hakları biriminin incelemelerinde tüm iddiaların dikkate alınması ve somut bulguların incelenmesi tavsiye edilmiştir. Bu durum, sağlık hizmetlerinin sunumunda hasta haklarının korunması açısından önem taşımaktadır. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 11161-11161 |sayi|94019529-101.07.06-E.94019529-101.07.06-E.
BAŞVURU NO : 2017/2975 2017/ 2975
KARAR TARİHİ : 22/09/2017 |tarih|
KISMEN TAVSİYE KISMEN RET KARARI
BAŞVURU VEKİLİ / TEMSİLCİSİ :
BAŞVURUYA KONU İDARE : Sağlık Bakanlığı
BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın hastanede yaşanan tartışma dolayısıyla kendisini muayene etmeyen doktor hakkında idari soruşturma açılması talebi hakkındadır .
BAŞVURU TARİHİ : 27/03/2017 27.3.2017
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1) Başvuran, İstanbul Bakırköy Prof . Dr . Mazhar Osman Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve
Araştırma Hastanesine muayene olmak amacıyla cildiye polikliniğine gittiğini, randevusuna babasının hastalığından dolayı 20- 25 dakika geç kaldığını, gittiğinde görevli doktorun yerinde olmadığını, sonrasında doktorun geldiğini ve hastane müdürü olduğu söylenen isimli kişiyi (Başvuran ve hastane personeli ile yapılan görüşmeler ve İdareden edinilen bilgi ve belgeler neticesinde olduğu tespit edilmiştir .) muayene ettiğini, ardından adı geçen kişi ve doktor tarafından azarlandığını, doktorun kendisini muayene etmediğini, hasta hakları birimine başvurduğunu ancak gerekli inceleme yapılmadan taraflı karar verildiğini belirterek, ilgililer hakkında soruşturma açılmasını talep etmektedir .
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2) Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu İstanbul İli Bakırköy Bölgesi Kamu Hastaneleri Birliği Genel
Sekreterliği’nin konuya ilişkin 14/ 07/ 2017 tarih ve sayılı yazısı ve eklerinde özetle;
2.1) Başvuran cildiye polikliniğine randevusunun saat 14:20 de olmasına rağmen,
kendisinin 14:52 de geldiğinin kayıtlardan anlaşıldığı, hastaneye randevulu olarak başvuran ve
1 / 9randevu saatine geç kalan hastaların, diğer randevulu hastaların haklarını ihlal etmemek amacıyla
beklemeleri durumunda mutlaka hizmet almalarının sağlandığı,
2.2) Hastane bünyesinde isimli bir müdür yahut müdür yardımcısı olmadığı, olayın
yaşandığı gün hastane müdür yardımcısı olarak görevli olduğu ancak tutanaklardan anlaşıldığı üzere hastaya karşı herhangi bir olumsuz tavır ve tartışma yaşanmadığının tespit edildiği,
2.3) Şikayete konu olan saat aralığında hastane müdür yardımcısı
muayene olduğunun kayıtlardan anlaşıldığı,
2.4) hasta hakları birimine yaptığı başvurular kapsamında alınan doktor
mütalaasında yaşanan tartışma dolayısıyla dermatoloji ilaçlarının olası yan etkilerinin de doktor tarafından öngörülerek hasta-hekim ilişkisindeki güvensiz tutum nedeni ile doktorun muayeneyi gerçekleştirmeyerek tedaviyi düzenlemediği yönünde açıklamalarda bulunulduğu,
2.5) İlgili tarihe ait kamera kayıtlarının zamanaşımı nedeni ile mevcut bulunmadığını,
2.6) Başvuran hasta hakları birimine vermiş olduğu şikayet dilekçesi üzerine
Doktor mütalaa alındığı ve tutanaklar incelenerek kendisine yazılı bilgi verildiği, hasta hakları birimi olarak hastanın hizmet almasını sağlamaya yönelik gerekli açıklamaların yapıldığını fakat kişinin beklemek istememesi üzerine dermatoloji branşında hizmet veren başka bir hekim olmadığı için istediği zamanda hizmet almasının sağlanamadığını,
2.7) Şikayete konu olayda adı geçen doktor hakkında hasta hakları birimine daha önce üç kez hasta
şikayeti bulunduğu, bu başvurular üzerine doktordan açıklama alındığı ve hastalara gerekli açıklamaların yapıldığı, tarafımıza bildirilmiştir .
III. İLGİLİ MEVZUAT
3) 2709 sayılı T.C. Anayasası’nın “ Cumhuriyetin nitelikleri ” başlıklı 2.maddesinde; “ Türkiye
Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir ” hükmü,
4) “ Sağlık hizmetleri ve çevrenin korunması ” başlıklı 56 ncı maddesinin üçüncü ve dördüncü
fıkralarında; “ Devlet, herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak; insan ve madde gücünde tasarruf ve verimi artırarak, işbirliğini gerçekleştirmek amacıyla sağlık kuruluşlarını tek elden planlayıp hizmet vermesini düzenler . Devlet, bu görevini kamu ve özel kesimlerdeki sağlık ve sosyal kurumlarından yararlanarak, onları denetleyerek yerine getirir .” hükmü,
5) “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı ” başlıklı 74 üncü maddesinin
üçüncü ve dördüncü fıkrasında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir . Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler .” hükmü,
2 / 96) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi ” başlıklı 5 inci
maddesine göre; “( 1) Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir . ( 2) Ancak; a) Cumhurbaşkanının tek başına yaptığı işlemler ile resen imzaladığı kararlar ve emirler, b) Yasama yetkisinin kullanılmasına ilişkin işlemler, c) Yargı yetkisinin kullanılmasına ilişkin kararlar, ç) Türk Silahlı Kuvvetlerinin sırf askerî nitelikteki faaliyetleri, Kurumun görev alanı dışındadır .”
7) 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu’nun 9. maddesinin (c) bendinde; “ Bütün kamu ve
özel sağlık kuruluşlarının tesis, hizmet, personel, kıstaslarını belirlemeye, sağlık kurum ve kuruluşlarını sınıflandırmaya ve sınıflarının değiştirilmesine, sağlık kuruluşlarının amaca uygun olarak teşkilatlanmalarına, sağlık hizmet zinciri oluşturulmasına, hizmet içi eğitim usul ve esasları ile sağlık kurum ve kuruluşlarının koordineli çalışma ve hizmet standartlarının tespiti ve denetimi ile bu Kanunla ilgili diğer hususlar Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca, çıkarılacak yönetmelikle tespit edilir .” Hükmüne,
8) 01.08.1998 tarih ve 23420 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Hasta Hakları
Yönetmeliği’nin ;
8.1) “ İnsani Değerlere Saygı Gösterilmesi ve Ziyaret ” başlıklı 39. Maddesinde ; “ Hasta, kişilik
değerlerine uygun bir şekilde ve ortamda sağlık hizmetlerinden faydalanma hakkına sahiptir . Sağlık hizmetlerinde görev alan bütün personel; hastalara, yakınlarına ve ziyaretçilere güleryüzlü, nazik, şefkatli ve sağlık hizmetleri ile ilgili mevzuat ve bu Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde davranmak zorundadır …”,
8.2) “ Müracaat, Şikayet ve Dava Hakkı ” başlıklı 42. Maddesinde ; “ Hastanın ve hasta ile ilgili
bulunanların, hasta haklarının ihlali halinde, mevzuat çerçevesinde her türlü müracaat, şikayet ve dava hakları vardır .”,
8.3) “ Hastanın Uyması Gereken Kurallar ” başlıklı 42/A maddesinde;
“ …ç) Randevu tarih ve saatine uyar ve değişiklikleri ilgili yere bildirir .
d) İlgili mevzuata göre öncelik tanınan hastalar ile diğer hastaların ve personelin haklarına saygı gösterir .
e) Personele sözlü ve fiziki saldırıya yönelik davranışlarda bulunmaz .
f) Haklarının ihlal edildiğini düşündüğünde veya sorun yaşadığında hasta hakları birimine başvurur .”
8.4) “ Hasta Hakları Birimleri, Hasta Hakları Kurulları, Sertifikalı Eğitim ” başlıklı 42/B
maddesinde; “ Hasta hakları uygulamalarının yürütülmesi amacıyla sağlık kurum ve kuruluşları bünyesinde hasta hakları birimleri oluşturulur .” Hükümlerine yer verilmiştir .
9) 26 / 04/ 2005 tarih ve 3077 sayılı Makam oluru ile yürürlüğe giren Hasta Hakları Uygulama
Yönergesinin 1 inci maddesinde yönergenin amacı; yönerge kapsamındaki sağlık kurum ve
3 / 9kuruluşlarında Hasta Hakları Uygulamalarının insan haysiyetine yakışır şekilde herkesin “Hasta
Haklarından” faydalanabilmesi, hak ihlallerinden korunabilmesi ve gerektiğinde hukuki korunma yollarını fiilen kullanabilmesi için hasta hakları uygulamalarının planlanması, değerlendirilmesi, uygulanması ve denetlenmesi ile ilgili esas ve usulleri belirleyerek sağlık hizmetlerinin eşit, kaliteli ve etkin olarak sunumunu sağlamak olarak ifade edilmiştir . Ayrıca Yönerge ile hastanelerde, hasta hakları ihlallerinin önlenmesi amacıyla başvuruları kabul eden, acil sorunlara yönelik çözümü sağlayan ve bir üst birimi bilgilendiren, sağlık çalışanlarının ve hastaların hasta hakları ile ilgili eğitimlerinden sorumlu olmak üzere “Hastane hasta hakları birimi” kurulması öngörülmektedir .
10) 19 Şubat 1960 tarih ve 10436 sayılı Tıbbi Deontoloji Nizamnamesinin 2 nci maddesinde
“ Tabip ve diş tabibinin başta gelen vazifesi, insan sağlığına, hayatına ve şahsiyetine ihtimam ve hürmet göstermektir . Tabip ve diş tabibi; hastanın cinsiyeti, ırkı, milliyeti, dini ve mezhebi, ahlâki düşünceleri, karakter ve şahsiyeti, içtimai seviyesi, mevkii ve siyasi kanaatı ne olursa olsun, muayene ve tedavi hususunda âzami dikkat ve ihtimamı göstermekle mükelleftir .” Hükmü, 18 inci maddesinde; “Tabip ve diş tabibi, âcil yardım, resmî veya insani vazifenin ifası halleri hariç olmak üzere, mesleki veya şahsi sebeplerle hastaya bakmayı reddedebilir .” Hükmü,
11) Türk Tabipler Birliği’nin 10- 11 Ekim 1998 tarihinde kabul edilip 01.02.1999 tarihinde
yayınlanan, Hekimlik Meslek Etik Kuralları’nın “Tedaviyi Üstlenmeme veya Yarıda Bırakma ” başlıklı 25 inci maddesinde; “ Hekim, ancak tıbbi bilgisini gerektiği gibi uygulayamayacağına karar verdiğinde ve hastasının başvurabileceği başka bir hekim bulunduğu durumlarda, hastanın bakımını ve tedavisini üstlenmeyebilir veya tedaviyi yarım bırakabilir .” düzenlemelerine yer verilmiştir .
12) Sağlık Bakanlığı Tedavi Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nün “Poliklinik Hizmetlerinde Öncelik
Sırası ” konulu ve 2010/ 73- 80 sayılı Genelgede; genel hizmetin aksamasına meydan vermeyecek şekilde poliklinik muayenelerinde öncelik sırası alacak gruplar; acil vakalar, özürlüler, hamileler, 65 yaş üstü yaşlılar, yedi yaşından küçük çocuklar, harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleri ile malül ve gaziler olarak belirlenmiş, aynı Genelge ile sağlık çalışanlarının sıra gözetilmeden öncelik tanınarak muayene ve tedavilerine ilişkin düzenleme içeren 2005/ 79 sayılı Genelge’nin birinci maddesi yürürlükten kaldırılmıştır .
IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
13) Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı
birlikte değerlendirildiğinde; başvuranın doktor hakkında idari soruşturma açılması talebinin başvurunun reddi, hasta hakları birimi tarafından bundan sonra yapılacak incelemelerde tüm iddialar dikkate alınarak ve kamera kayıtları gibi somut bulgular incelenerek araştırma ve inceleme yapılması hususunda ise tavsiyede bulunulması yönünde hazırlanan “Kısmen Tavsiye Kısmen Ret
Kararı Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur .
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden
14) Şikayet başvurucusu, 1 no’lu paragrafta açıklandığı üzere doktorun kendisine kötü muamelede
4 / 9bulunduğu ve kendisini muayene etmediği iddialarında bulunarak sorumlular hakkında işlem
yapılması talebiyle Kurumumuza başvurmuştur .
15) Bilindiği üzere hekimler, hekimlik mesleğini uygularken hastalara daha iyi hizmet verebilmek
adına bazı haklara sahiptirler . Ancak bu haklar hasta haklarına karşı geliştirilmiş haklar değildir .
Aksine hekim hakları ile hasta hakları birbiri ile iç içe geçerek birbirini tamamlayan haklardır . Bu kapsamda Tıbbi Deontoloji Nizamnamesi ve Türk Tabipleri Birliği Hekimlik Meslek Etiği
Kuralları’nda da ifade edildiği üzere, belli koşulların oluşması halinde hekimin sağlık hizmeti sunmayı reddetme hakkı bulunmaktadır . Ancak bu hakkın kullanılması için bazı koşulların oluşması gerekmektedir, aksi halde hekim “ayrım yapmama” ilkesine aykırı hareket etmiş olacaktır . Bu koşullar şu şekilde sıralanabilmektedir; kişinin sağlık durumu acil bir girişim gerektirmiyor olmalıdır, sağlık hizmeti sunulacak kişi erişilebilir ve gereksinimle uyumlu nitelikteki bir başka hekime yönlendirilebilmeli ve bu yönlendirme kişinin sağlığını tehlikeye atmıyor olmalıdır, hekim hizmet sunmayı reddetme nedeni ve diğer hizmet olanakları konusunda hastayı bilgilendirmeli, yönlendirmenin sağlık üzerinde olumsuz etkisi olmayacağını açıklamalıdır . Ayrıca sözlü ya da fiziksel bir şiddet söz konusu olduğu durumlarda da hekim hizmet sunmayı reddedebilir . Ancak yine de, yukarıdaki üç koşulun sağlanıyor olmasına özen gösterilmesi gereklidir . (Türk Tabipleri Birliği Etik
Bildirgeleri, Türk Tabipleri Birliği Yayınları, 2010, Ankara, s.17.)
16) Şikayete konu olay bağlamında öncelikle hekimin hastayı reddetme hakkının oluşup oluşmadığı
hususunun açıklığa kavuşturulması gerekmektedir . Bu kapsamda hekimin hizmetten çekilme hakkının sınırlarına ilişkin olarak Türk Tabipler Birliği’nden alınan görüşte;
16.1) Tıbbi Deontoloji Tüzüğü’nün 18 nci maddesi çerçevesinde belirli koşulların oluşması halinde
makul ve haklı nedenlerle hekimin sağlık hizmeti sunmayı reddedebileceği, bunun için; kişinin sağlık durumunun acil bir girişim gerektirmemesi, sağlık hizmeti alacak kişinin ağır bir külfet altında kalmadan gereksinimleri ile uygun nitelikte bir başka hekime ya da sağlık kurum/kuruluşuna erişebilir olması ve hekimin hizmet sunmayı reddetme nedeni ve diğer hizmet olanakları konusunda hastayı bilgilendirmesi gerektiği, hekim hasta ilişkisinin güvene dayalı bir ilişki olduğu, tanı koyma ve tedavi süreçlerinde hekim hasta işbirliğinin gerekli olduğu, hekim ile hasta arasında yaşanan bir tartışmanın sağlıklı bir ilişkinin kurulamamasına ve onarılamayacak şekilde sarsılmasına neden olduğu ve ilişkinin sürdürülmeye çalışılmasının her iki taraf için de yararlı sonuçlar doğurmayacağı,
16.2) Sağlık hizmeti ister özel isterse kamuya ait sağlık kurum ve kuruluşunda verilsin, hizmetin
niteliği, ihtiyaçları, hekim-hasta arasında ilişki biçiminin değişmediği, dolayısıyla hekim yönünden makul bir gerekçesi bulunmak ve belirtilen koşullara uygun olmak kaydıyla kamuya ait sağlık kurumlarında görev yapan hekimlerin de hizmetten çekilme hakkı bulunduğu,
16.3) İstanbul 1. İdare Mahkemesi’nin 11/ 04/ 2012 tarih ve sayılı
kararında “ Dava konusu uyuşmazlıkta, aile hekimi davacı ile hastası arasında karşılıklı yaşanan diyaloglardan ve bu hususta tutulan tutanaktan, hekim hasta arasında olması gereken güven ilişkisinin ve duygusunun zedelendiği, bu durumun sağlıklı ve düzenli bir muayeneye engel olacağı , çalışma barışı ve düzenine zarar vereceği, hastanın kendisini muayene eden hekime güveninin olmaması halinin tedavide olumsuz sonuçlar doğurup ileride telafisi imkânsız zararlara sebebiyet vereceği açık olup, bu doğrultuda davalı idarece davacının haklı kabul edilebilecek olan başvurusunun değerlendirilip ilgili hastanın mağduriyet oluşmayacak şekilde aynı aile sağlık
5 / 9merkezi içerisinde bir başka hekim ile değiştirilmesi mümkün iken aksi yönde tesis olunan işlemde
hukuka uyarlık görülmemiştir .” ifadelerine yer verilerek muayeneden istenilen sonucun alınabilmesi için hekim ile hasta arasında oluşan güven ilişkisinin öneminin belirtildiği,
16.4) Ayrıca hekimin hastayı reddettiği durumda, aynı hastane içinde aynı uzmanlık dalından bir
başka hekimin bulunması ve hastanın o hekime yönlendirilmesinin arzu edilmekle birlikte pek çok kamu sağlık kurum ve kuruluşunda bir branşta tek bir hekimin bulunduğu, bu durumda hekimin diğer hekimlerin sahip olduğu hakka sahip olamayacağının düşünülemeyeceği, hastanın tedavisiz kalmaması ve sağlık hizmetine erişimi için ağır bir külfet doğmamasının belirleyici olduğu, hastanın yaşamını tehdit edebilecek acil bir durum olmaması kaydıyla, o yerleşim merkezinde hastanın başvurabileceği başka bir sağlık kurumu var ise hastanın alternatif hekime kolay ulaşabileceğinin kabulü gerektiği belirtilmiştir .
17) Hekimin hastayı reddetme hakkı günümüzde mesleki hak olarak kabul edilen, mesleki etik
ilkelerine konu edilen ve genişçe tartışılan bir alan olmakla birlikte bu hak mutlak, koşulsuz bir hak değildir . Bu kapsamda uyuşmazlığın esasını bu hakkının kullanımının koşullarının oluşup oluşmadığı oluşturmaktadır . Hekimin hastayı reddetme hakkının temelini hekim-hasta ilişkisinin zedelenmesinden dolayı tedavinin olumsuz sonuçlar doğurması riski oluşturmaktadır . Bu bağlamda sınırlarının iyi belirlenmesi gerektiği, hekimin mesleki yükümlülüğünden kaçınması sonucunu doğurmayacak şekilde (örneğin açık kalp ameliyatından kaçınma ile genel muayeneden kaçınmanın aynı biçimde değerlendirilemeyeceği) somut olaya göre değerlendirme yapılması gerekmektedir .
18) Bununla birlikte hekimin hizmetten çekilme hakkının bir diğer sınırını oluşturan resmi görevin
ifasının nasıl anlaşılacağı konusunda hekimin kamu görevlisi olması durumunda bu hakkı bulunamayacağı yönünde görüşler bulunmakta ise de resmi görev hususunun kamu görevlisinin mevcut görevinin yanı sıra deprem, karantina gibi mücbir sebeplere yahut gezici aşı gibi sosyal sağlık hizmetlerinin ifası için resmi bir karar ile görevlendirildiği durumları içerdiği şeklinde yorumlanması gerektiği , aksi takdirde kamu görevlisi hekimin hiçbir şekilde bu hakkı kullanamayacağı değerlendirilmiştir . ( M. Gökhan TÜRE / Oğuzhan TÜRE, Hekimin Hizmetten Çekinme Hakkı, TBB Dergisi, 2017, S.131, s.321. )
19) Diğer yandan hekimin hizmetten çekilme hakkını kullanabilmesinin bir başka şartı da alternatif
hekime kolay erişimin mümkün olmasıdır . Bu bakımdan erişilebilir olmak ifadesi aynı hastane içinde bir diğer hekime ulaşmak değil, hastanın diğer hekime ulaşmasının çok zahmetli olmaması kastedilmektedir . Bu husus ise her somut olayın özelliklerine göre değerlendirilmelidir .
Nitekim Kaliforniya Temyiz Mahkemesi yaklaşık 100 millik ( 160 kilometre) bir mesafede bulunan hastanenin erişilemez olduğuna hükmetmiştir . (Leach/Drummond Medical Group, Inc . Kararı, a .g.e . s.326.)
20) Şikayete konu olay taraflardan alınan bilgi ve belgeler ışığında özetlenecek olursa ;
başvuranın 21/ 11/ 2016 tarihinde muayene olmak için İstanbul Bakırköy Prof . Dr . Mazhar Osman
Ruh ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi bünyesinde bulunan cildiye polikliniğine randevu aldığı, saat 14:20 deki randevusuna geç kaldığı, 14:52 de gelerek kayıt yaptırdığı, polikliniğe gittiğinde görevli doktorun yoğun bakımdaki hastalar için konsültasyona çıktığı, beklemesi halinde muayene olacağının hastaya bildirildiği, bir süre sonra doktorun gelerek muayeneye başladığı, başvuran muayene sırasını beklerken Hastane Müdür
6 / 9Yardımcısı kayıt yaptırarak muayene olduğu, muayenesi bittikten sonra
ve arasında tartışma yaşandığı, tartışmanın ilerlemesi üzerine doktorun olaya müdahale ettiği ve yaşanan tartışma dolayısıyla doktor hasta arasında sağlanması gereken güvenin sarsılması ve uygulanacak herhangi bir tedavi kapsamında dermatoloji ilaçlarının olası yan etkileri olabileceği gerekçesi ile başvuranı muayene etmediği, bunun üzerine Kurumumuza başvuru yapıldığı görülmüştür .
21) Yukarıda yapılan açıklamalar, anılan mevzuat hükümleri kapsamında somut olayın
değerlendirilmesinde; başvuru kapsamında kamera kayıtlarına ulaşılamaması, başvuran tarafından şahit sunulmaması ve tartışmanın yaşandığı ana tanık olan başka bir hasta tespit edilemediğinden şahit dinleme imkanı bulunmaması dolayısıyla olay sübuta erdirilememiş, inceleme tarafların iddiaları ile sınırlı kalmıştır . Bununla birlikte Doktor başvuranı muayene etmekten kaçınması hususunda; hastanın acil müdahaleyi gerektirecek bir rahatsızlığı olmadığı, yaşanan tartışma dolayısı ile doktor ile hasta arasındaki güven duygusunun zedelendiği, bununla birlikte hastane bünyesinde bir adet cildiye polikliniği olmasına rağmen kişiye ağır bir yük getirmeden başka bir sağlık kuruluşunda muayene olma imkanı dikkate alındığında alternatif hekime kolay ulaşımın mümkün olduğu görülmektedir . Buradan hareketle tarafların haklı yahut haksız olması önem taşımaksızın doktorun yaşanan gerginlik nedeni ile başvuranı muayene etmeyi reddetmesinde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilememiştir .
22) Diğer yandan başvuran ve Doktor ifadelerinden anlaşıldığı üzere Hastane
Müdür Yardımcısı muayene önceliği olduğu yönündeki söylemlerine ilişkin olarak; 12 nolu paragrafta ifade edildiği üzere Sağlık Bakanlığı Tedavi Hizmetleri Genel
Müdürlüğü’nün “Poliklinik Hizmetlerinde Öncelik Sırası” konulu ve 2010/ 73- 80 sayılı Genelge ile muayenelerde uygulanacak öncelik sırası belirlenmiş ve 2005/ 79 sayılı genelgenin birinci maddesi yürürlükten kaldırılarak, hastane personeline muayene önceliği tanınmayacağı açıkça hükme bağlanmıştır . Buradan hareketle muayene önceliği olduğuna dair söylemlerinin haksız ve yersiz olduğu değerlendirilmiştir .
23) Ayrıca Hasta Hakları Yönetmeliğinin 42/B maddesi ve Hasta Hakları Uygulama Yönergesinin
ilgili hükümleri ile hastanelerde hasta hakları ihlallerinin önlenmesi amacıyla yapılan başvuruları kabul etmek ve gerekli incelemeyi yapmak, acil sorunlara yönelik çözüm sağlamak ve bir üst birimi bilgilendirmek ile görevli olmak üzere “Hastane hasta hakları birimi” kurulması öngörülmüştür .
İstanbul Bakırköy Prof . Dr . Mazhar Osman Ruh ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi bünyesinde de hasta hakları iletişim merkezi bulunduğu ve söz konusu olayın yaşandığı gün hasta hakları başvuru formunu doldurarak şikayette bulunduğu, alınan başvuru üzerine 24/ 11/ 2016 tarihinde Doktor konu hakkında mütalaa alınarak ve tutanaklar incelenerek kişiye bilgi verildiği görülmüştür . Bununla birlikte doktordan alınan mütalaada, yapılan araştırmada ve kişinin bilgilendirilmesinde başvuranın her ne kadar ismini yanlış ifade etmiş olsa da müdür yardımcısı olarak görevli personel ile yaşadığını ifade ettiği tartışmayı açıklığa kavuşturmak için araştırma yapılmadığı ve bu konu hakkında hiçbir açıklamaya yer verilmediği, ayrıca söz konusu olayı çözümlemeye yönelik kamera kayıtları da incelenmediği anlaşılmıştır . Bu hususa başvuranın ikinci dilekçesinde yer vererek itirazda bulunması üzerine yeniden yapılan incelemede de yer verilmediği dikkat çekmektedir . Buradan hareketle kamera kayıtları incelenmeden ve şikayet dilekçesinde belirtilen tüm hususlara değinilmeden inceleme ve araştırmanın gerektiği gibi
7 / 9yapılmadığı görülmektedir .
24) Yapılan tüm bu açıklamalar, ilgili mevzuat hükümleri, idarelerin yanıtları, resmi kayıtlar
ve Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde;
24.1) Yaşanan tartışma üzerine doktorun, hasta ile arasındaki güven ilişkisinin sarsıldığı gerekçesi ile
başvuranı muayene etmekten kaçınmasının ilgili mevzuat hükümlerine uygun olduğu, bu nedenle başvuranın doktor hakkında idari soruşturma açılması talebinin REDDİNİN gerektiği,
24.2) Söz konusu tartışma üzerine başvuran tarafından hasta hakları birimine yapılan şikayet
başvurusunun, bazı iddialar göz ardı edilerek ve kamera kayıtları incelenmeksizin eksik araştırıldığının kabulü ile hasta hakları birimi tarafından bundan sonra yapılacak incelemelerde tüm iddialar dikkate alınmak ve kamera kayıtları gibi somut bulgular incelenerek araştırma ve inceleme yapılması hususunda SAĞLIK BAKANLIĞI’NA TAVSİYEDE BULUNULMASI gerektiği, sonuç ve kanaatine varılmıştır .
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
25) Günümüzde demokratik, modern ve katılımcı yönetim anlayışında idarelerden sadece hukuka
uygun olarak hareket etmeleri değil aynı zamanda iyi yönetişim ilkelerine de uygun işlem tesis etmeleri de beklenmektedir . Bu kapsamda somut olay çerçevesinde yapılan değerlendirme neticesinde sağlık çalışanlarının muayene sırasında öncelikli olmadığı konusunda bilgi eksikliği yahut yanlış bir algının mevcut bulunduğu anlaşılmış olup sağlık kurum ve kuruluşlarına poliklinik muayenelerinde öncelik sırasını belirtir nitelikte genel bir bilgilendirme yazısı yazılması veya buna ilişkin bilgilendirici tabelalara yer verilmesi önerilmektedir .
26) İyi yönetim ilkelerine 28/ 03/ 2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan
Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında
Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup, idareden istenilen bilgi ve belgelerin süresi içinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği ayrıca idarenin başvuranla ilgili işlemlerinde kanunlara uygunluk, makul sürede karar verme, kararların gerekçeli olması ve kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi ilkelerine uygun davrandığı , ancak hesap verilebilirlik, şeffaflık, idari işleme karşı hangi sürede hangi mercilere başvurulabileceği bildirilmediğinden “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkelerine uygun davranmadığı anlaşılmış olup idarenin bundan böyle bu ilkelere de uyması beklenmektedir .
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
27) 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca başvurunun Kurumumuz
tarafından reddedilmesi hâlinde, durmuş olan dava açma süresi gerekçeli ret kararının ilgiliye tebliğinden itibaren kaldığı yerden işlemeye başlayacaktır . 21 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca ise tavsiye kararı üzerine otuz gün içinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise durmuş olan dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye başlayacaktır . Buna göre; ilgili idarenin eylem ve işlemlerine karşı dava açma süresinden arta kalan sürede İstanbul İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır .
8 / 9VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle;
Başvuranın doktorun kendisini muayene etmediği gerekçesi ile doktor hakkında idari soruşturma açılması yönündeki talebinin REDDİNE ;
Hasta hakları birimine yapılan şikayet başvurusunun, bazı iddialar göz ardı edilerek ve kamera kayıtları incelenmeksizin eksik araştırıldığının kabulü ile hasta hakları birimi tarafından bundan sonra yapılacak incelemelerde tüm iddialar dikkate alınarak ve kamera kayıtları gibi somut bulgular incelenerek araştırma ve inceleme yapılması hususunda SAĞLIK BAKANLIĞI’NA TAVSİYEDE
BULUNULMASINA,
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca,
Sağlık Bakanlığınca bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içerisinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın , BAŞVURANA ve SAĞLIK BAKANLIĞINA TEBLİĞİNE, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisinde karar verildi .
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi