|
ÖZET: Uyuşmazlık, Batman ili, 659 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi, kamulaştırma bedelini belirleyerek davalıya ödenmesine ve taşınmazın davacı idare adına tesciline karar vermiştir. Davalı taraf, bilirkişi raporundaki değer tespitinin hatalı olduğunu, üretim masraflarının yüksek alındığını ve taşınmaz üzerindeki yapıların haksız kazanç amacıyla yapıldığını ileri sürmüştür.
Bölge Adliye Mahkemesi, istinaf başvurularını esastan reddederek, bilirkişi raporunun uygun olduğunu ve tespit edilen bedelin adil bir şekilde belirlendiğini belirtmiştir. Temyiz aşamasında, davacı idare vekili, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. Ancak Yargıtay, temyiz itirazlarını yerinde görmemiş ve Bölge Adliye Mahkemesi kararını onamıştır. Sonuç olarak, kamulaştırma bedelinin tespitinde yapılan değerlendirmelerin hukuka uygun olduğu ve tarafların iddialarının yeterli bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Bu nedenle, davacı idare vekilinin temyiz itirazları reddedilerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararı onanmıştır. |
5. Hukuk Dairesi 2024/4436 E. , 2024/10164 K.
“İçtihat Metni”
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/3585 Esas, 2024/51 Karar
DAVA TARİHİ : 19.08.2020
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Batman 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/395 Esas, 2021/378 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun’la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Batman ili, …, … 659 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı taraf cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalıya derhal ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile tapudan terkinine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı idare vekili İstinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporu hazırlanırken münavebeye alınacak ürünlerin bölgenin şartlarına uygun olarak seçilmediğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda; verim miktarları ve ürün fiyatlarının resmi verilerin aksine yüksek alındığını, buna karşılık üretim masrafları ile kapitalizasyon faiz oranı düşük alınarak taşınmazın metrekare bedelinin yüksek belirlendiğini, kapitalizasyon faiz oranının %5-6 alınması gerekirken %4 alınmasının doğru olmadığını, objektif değer artırıcı unsur uygulanmaması gerekirken %20 oranında uygulanmasının hatalı olduğunu, kamulaştırma bedelinin tespitinde dikkate alınan 25 m uzunluğunda taş duvarın 2013 uydu görüntüsünde görülmediğini, taş duvarın davacı idarenin yapmış olduğu askı ilan tarihlerinden sonra kötüniyetli olarak ve haksız kazanç elde etmek amacıyla yapıldığını ileri sürmüştür.
2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmazda her ne kadar 6 adet kayısı bahçesi hesaplanmış ise de tamamının kayısı kapama bahçesi olduğunu, buna göre değer biçilmesi gerektiğini, en az %100 objektif değer artışı uygulanması gerektiğini, üretim masraflarının gelirin yarısından fazla hesaplandığını, üretim masraflarının brüt gelirin en fazla 1/3’ü oranında olması gerektiğini, üretim masraflarının brüt gelirin 1/3’ünü geçemeyeceğinin Yargıtay’ın yerleşik içtihatları ile sabit olduğunu, münavebe planının 1/2 oranında alınması gerekirken 2/5 ve 3/5 alınmasının kamulaştırma usulüne aykırı olduğunu, sermaye faizi, genel idarecilik giderleri, tarla kirası ve bilinmeyen masraflar, onarım bakım, amortisman, faiz ve sigorta gibi diğer sabit masraf kalemlerinin üretim masraflarına dahil edilemeyeceğini, taşınmaz salma su ile sulandığından sulama giderlerinin masraflara dahil edilmemesi gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arazi niteliğindeki taşınmaza gelir metoduna göre değer tespit edilmesinde, bir isabetsizlik görülmediği, taşınmazın vasfına, konum ve niteliklerine, aynı bölgeden intikal eden dava dosyalarına göre bilirkişi kurulunca belirlenen kapitalizasyon faizi ile objektif değer artırıcı unsur oranlarının ve dava konusu taşınmaz için belirlenen metrekare birim fiyatının uygun ve resmi verilerle uyumlu olduğu, taşınmazın üzerinde bulunan tel çit vasfındaki yapıya niteliğine göre, meyve ağaçlarına ise maktuen değer biçilmesinde de bir isabetsizlik görülmediğinden taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası ile 11 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arazi niteliğindeki Batman ili, …, … 659 parsel sayılı dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca gelir metodu esas alınarak; taşınmaz üzerinde bulunan tel çit vasfındaki yapıya niteliğine göre, ağaçlara ise maktuen değer biçilmesi, adil ve hakkaniyete uygun olarak tespit edilen bedelin davalı tarafa ödenmesi, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile idare adına tescili ile tapudan terkinine karar verilmesi yerindedir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı idare vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmamasına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine18.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.