|
ÖZET: Danıştay kararında, başvuranın annesinin hastanede yaşadığı sağlık sorunları ve sonrasında vefatı üzerine, hastanede görevli doktor hakkında yapılan şikayetler incelenmiştir. Başvuran, doktorun annesine yeterli muayene ve tedavi uygulamadığını iddia ederek, gerekli idari ve cezai işlemlerin yapılmasını talep etmiştir. Ancak, yapılan incelemeler sonucunda doktorun tıbben ihmal veya eksikliğinin bulunmadığına karar verilmiştir.
Kararda, sağlık hizmetlerinin yaşam hakkı ile doğrudan bağlantılı olduğu ve bu nedenle sağlık kuruluşlarının denetim yükümlülüğünün Anayasa ve ilgili mevzuata uygun olarak yerine getirilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Ayrıca, benzer şikayetler için daha hassas ve etkili idari soruşturmaların yapılması gerektiği belirtilmiştir. Bu bağlamda, Sağlık Bakanlığı’na, idari soruşturmaların denetim elemanları tarafından gerçekleştirilmesi yönünde tavsiyede bulunulmuştur. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 5636-5636 |sayi|95802452-101.07.06-E.95802452-101.07.06-E.
BAŞVURU NO : 2018/11319 2018/ 11319
KARAR TARİHİ : 04/03/2019 |tarih|
KISMEN TAVSİYE KISMEN RET KARARI
BAŞVURU VEKİLİ / TEMSİLCİSİ :
BAŞVURUYA KONU İDARE : Sağlık Bakanlığı
BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın; doktorun hatalı müdahalesi sonucu annesinin vefat ettiği iddiası hakkındadır .
BAŞVURU TARİHİ : 20/09/2018 20.9.2018
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1) Kurumumuza başvuruda bulunan annesi
03/ 12/ 2017 tarihinde şiddetli karın ağrısı şikayeti ile Antalya Atatürk Devlet Hastanesi acil bölümüne müracaat ettiğini, görevli doktorun herhangi bir muayene yahut tahlil/tetkik yapmaksızın iğne yaptığını ve zorlama ile ilaç yazarak annesini eve gönderdiğini, annesinin 08/ 12/ 2017 tarihinde yeniden rahatsızlandığını ve ambulans ile Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırıldığını, yapılan tahlil sonucunda kanındaki enfeksiyon oranının çok yüksek çıktığını ve enfeksiyonun kana karıştığının tespit edilerek aynı gün reanimasyon yoğun bakım ünitesine alındığını, on dört günlük tedavi sürecinin ardından annesinin 22/ 12/ 2017 tarihinde vefat ettiğini, annesine Atatürk Devlet
Hastanesinde gereği gibi müdahale etmeyen doktor hakkında şikayetçi olduğunu, Sağlık
Bakanlığı tarafından inceleme yapılmasına rağmen herhangi bir ceza verilmesine gerek duyulmadığını ifade ederek Antalya Atatürk Devlet Hastanesinde görevli bulunan ilgili doktor hakkında inceleme yapılarak gerekli idari ve cezai işlemin uygulanmasını talep etmektedir .
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2) Şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Antalya Atatürk Devlet Hastanesinden
17/ 10/ 2018 tarihli ve sayılı yazımız ile bilgi ve belge talep edilmiş olup ilgili idarenin 25/ 10/ 2018 tarihli ve . sayılı cevabi yazı ve eki belgelerde özetle;
5070 sayılı Ele r za Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir . Evrak teyidi
.
1 / 92.1) Başvuranın, annesi şiddetli karın ağrısı şikayeti üzerine Antalya Atatürk
Devlet Hastanesi acil servisine müracaat ettiği ancak nöbetçi doktor . tarafından hiçbir tahlil ve tetkik yapmadan sadece iğne yaparak ve majezik ile buscopan reçete ederek hastayı taburcu ettiği, sonrasında annesinin 08/ 12/ 2017 tarihinde fenalaşarak Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesine müracaat edildiği ve yoğun bakıma alındığı, bu nedenle Antalya Atatürk Devlet Hastanesi acil servisinde annesini muayene eden görevli doktorun sorumsuz davranarak mesleğini kötüye kullandığı dolayısıyla doktor hakkında inceleme yapılması talebi ile 14/ 12/ 2017 tarih ve sayı ile BİMER üzerinden başvuruda bulunduğu, başvurunun taraflarınca “…Hastanemiz acil servisinde görevli ilgili hekimden alınan bilgide; acil hekimin hastanın muayene ve değerlendirmesini mesleki bilgileri doğrultusunda yaparak ileri tetkik ve tedavi amacı ile poliklinik kontrolü önerdiği belirlenmiştir… ” şeklinde cevaplandığı,
2.2) Başvuran tarafından cevap yeterli görülmeyerek 03/ 01/ 2018 tarih ve sayı ile
yeniden BİMER üzerinden başvuruda bulunduğu, başvurunun BİMER üzerinden Antalya İl Sağlık
Müdürlüğüne, İl Sağlık Müdürlüğünden Antalya İli Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreterliğine ve en nihayetinde Antalya Atatürk Devlet Hastanesine sevk edildiği,
2.3) Söz konusu başvuru üzerine konu hakkında hastane tarafından inceleme başlatılarak aynı
hastanede görevli Acil Tıp Uzmanı Dr . nın muhakkik olarak görevlendirildiği, Dr .
tarafından hazırlanan inceleme raporunda; “ Hastanın ilk Atatürk Devlet Hastanesi acil servisi başvurusu ile ikinci yaptığı Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi acil servisi başvurusu arasında 4- 5 günlük süre vardır ve bu süre zarfında 81 yaşındaki hasta önerildiği halde başka hiçbir sağlık kuruluşuna herhangi bir sebepten başvurmamıştır . Ayrıca hastada yaşı itibariyle ilk başvuru şikayetinden bağımsız bir çok ölümcül hastalığın gelişebilmesi mümkündür ve bunu hekimin şikayetler olmadan vital bulgular stabilken öngörülebilmesi mümkün değildir . Hastanın 3 Aralık
2017 tarihinde Atatürk Devlet Hastanesi acil servisine başvurduğu, hastanın kendi beyanı ile
şikayetinin böbrek ağrısı olduğu ve 4- 5 gün sonra Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi acil servisine başvurusu sonrası aldığı tanı arasında illiyet bağı yoktur .” diyerek idari ve disiplin yönünden herhangi bir işlem yapılmasına gerek olmadığını belirttiği,
2.4) Bunun üzerine Antalya Atatürk Devlet Hastanesi tarafından Dr . hakkında idari ve disiplin
yönünden herhangi bir işlem yapılmasına gerek olmadığına karar verildiği, tarafımıza bildirilmiştir .
III. İLGİLİ MEVZUAT
3) 2709 sayılı T.C. Anayasası’nın;
3.1) “Kişi dokunulmazlığı, maddi ve manevi varlığı ” başlıklı 17 nci maddesinde; “ Herkes,
yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir . Tıbbi zorunluluklar ve kanunda yazılı haller dışında, kişinin vücut bütünlüğüne dokunulamaz; rızası olmadan bilimsel ve tıbbi deneylere tabi tutulamaz .”,
3.2) “ Sağlık hizmetleri ve çevrenin korunması ” başlıklı 56 ncı maddesinin üçüncü ve dördüncü
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir . Evrak teyidi
.
2 / 9fıkralarında; “ Devlet, herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak; insan
ve madde gücünde tasarruf ve verimi artırarak, işbirliğini gerçekleştirmek amacıyla sağlık kuruluşlarını tek elden planlayıp hizmet vermesini düzenler . Devlet, bu görevini kamu ve özel kesimlerdeki sağlık ve sosyal kurumlarından yararlanarak, onları denetleyerek yerine getirir .” hükmü,
3.3) “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı ” başlıklı 74 üncü maddesinin
üçüncü ve dördüncü fıkrasında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir . Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler .” hükmü,
4) Uluslararası Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklar Sözleşmesi’nin 12 nci maddesinde;
“Taraf Devletler, herkesin, ulaşılabilecek en yüksek fiziksel ve zihinsel sağlık standardına sahip olma hakkını kabul ederler .”,
5) Avrupa Sosyal Şartının “Sağlığın korunması hakkı ” başlıklı 11 inci maddesi; “Akit taraflar
sağlığın korunması hakkının etkin biçimde kullanılmasını sağlamak üzere ya doğrudan veya kamusal veya özel örgütlerle işbirliği içinde (…) uygun önlemler almayı taahhüt ederler .”
6) Avrupa Birliği Temel Haklar Bildirgesinin “Sağlık hizmetleri ” başlıklı 35 inci maddesinde;
“Herkes, ulusal yasalar ve uygulamalarda belirtilen şartlar çerçevesinde koruyucu sağlık hizmetlerinden yararlanma hakkına ve tıbbi tedaviden yararlanma hakkına sahiptir . Bütün Birlik politikaları ve faaliyetlerinin tanımlanmasında ve uygulanmasında yüksek düzeyde bir insan sağlığı koruması sağlanmalıdır .”
7) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi ” başlıklı 5 inci
maddesine göre; “( 1) Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir . ( 2) Ancak; a) (Mülga : 2/ 7/ 2018 – KHK/ 703/ 110 md.), b) Yasama yetkisinin kullanılmasına ilişkin işlemler, c) Yargı yetkisinin kullanılmasına ilişkin kararlar, ç) Türk Silahlı
Kuvvetlerinin sırf askerî nitelikteki faaliyetleri, Kurumun görev alanı dışındadır .”
8) 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunun “Temel Esaslar ” başlıklı 3 üncü maddesinde;
“Sağlık hizmetleriyle ilgili temel esaslar şunlardır : … b) … Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığı ilgili
Bakanlığın muvafakatını alarak, kamu ve özel bütün sağlık kurum ve kuruluşlarına koruyucu sağlık hizmeti görevi verir ve bu kurum ve kuruluşların bütün sağlık hizmetlerini denetler . … e) Tesis edilecek eğitim, denetim, değerlendirme ve oto kontrol sistemi ile sağlık kuruluşlarının tespit edilen standart ve esaslar içinde hizmet vermesi sağlanır . f) Herkesin sağlık durumunun takip edilebilmesi ve sağlık hizmetlerinin daha etkin ve hızlı şekilde yürütülmesi maksadıyla, Sağlık Bakanlığı ve bağlı kuruluşlarınca gerekli kayıt ve bildirim sistemi kurulur . …” Ek 11 inci maddesinde; “Sağlık hizmeti sunumu ile ilgili tüm iş ve işlemler Sağlık Bakanlığınca denetlenir… ”,
9) 01/ 08/ 1998 tarihli ve 23420 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Hasta Hakları
Yönetmeliğinin; 5 inci maddesinin (d) bendinde; “Tıbbi zorunluluklar ve kanunlarda yazılı haller
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir . Evrak teyidi
.
3 / 9dışında, rızası olmaksızın kişinin vücut bütünlüğüne ve diğer kişilik haklarına dokunulamaz .”, 11
inci maddesinde; “ Hasta, modern tıbbi bilgi ve teknolojinin gereklerine uygun olarak teşhisinin konulmasını, tedavisinin yapılmasını ve bakımını istemek hakkına sahiptir . …”, 14 üncü maddesinde; “ Personel, hastanın durumunun gerektirdiği tıbbi özeni gösterir .”, 16 ncı maddesinde; “ Hasta, sağlık durumu ile ilgili bilgiler bulunan dosyayı ve kayıtları, doğrudan veya vekili veya kanuni temsilcisi vasıtası ile inceleyebilir ve bir suretini alabilir . Bu kayıtlar, sadece hastanın tedavisi ile doğrudan ilgili olanlar tarafından görülebilir .”, 17 ncı maddesinde; “ Hasta; sağlık kurum ve kuruluşları nezdinde bulunan kayıtlarında eksik, belirsiz ve hatalı tıbbi ve şahsi bilgilerin tamamlanmasını, açıklanmasını, düzeltilmesini ve nihai sağlık durumu ve şahsi durumuna uygun hale getirilmesini isteyebilir .”, 18 nci maddesinde; “ Bilgi, mümkün olduğunca sade şekilde, tereddüt ve şüpheye yer verilmeden, hastanın sosyal ve kültürel düzeyine uygun olarak anlayabileceği şekilde verilir .”, 39 uncu maddesinde ; “ Sağlık hizmetlerinin her safhasında, hastalara, onların bedeni ve ruhi durumları dikkate alınarak, hangi işlemin neden ve nasıl yapıldığı, yapılacağı ve bekletilmeleri söz konusu ise, bekletilmenin sebepleri hususunda gerekli ve yeterli bilgi verilir .”, 42 nci maddesinde; “ Hastanın ve hasta ile ilgili bulunanların, hasta haklarının ihlali halinde, mevzuat çerçevesinde her türlü müracaat, şikayet ve dava hakları vardır .”,
10) 6023 sayılı Türk Tabipleri Birliği Kanunun 59/g maddesine dayanılarak çıkarılan ve Türk
Tabipleri Birliği Büyük Kongresi’nde kabul edilen Hekimlik Meslek Etiği Kurallarının
“Hekimliğin Kötü Uygulanması (Malpractice) ” başlıklı 13 üncü maddesinde; “Bilgisizlik, deneyimsizlik ya da ilgisizlik nedeniyle bir hastanın zarar görmesi ‘hekimliğin kötü uygulaması’ anlamına gelir .” düzenlemelerine yer verilmiştir .
IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
11) Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı
birlikte değerlendirilerek hazırlanan “ Kısmen Tavsiye Kısmen Ret Kararı Önerisi ” Kamu
Başdenetçisi’ne sunulmuştur .
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden
12) Şikayet başvurucusu, 1 no’lu paragrafta açıklandığı üzere annesinin 03/ 12/ 2017 tarihinde şiddetli
karın ağrısı şikayeti ile Antalya Atatürk Devlet Hastanesi acil bölümüne müracaat ettiğini, görevli doktorun herhangi bir muayene yahut tahlil/tetkik yapmaksızın iğne yaptığını ve zorlama ile ilaç yazarak annesini taburcu ettiğini, annesinin 08/ 12/ 2017 tarihinde tekrar rahatsızlanarak Antalya
Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırıldığını, yapılan tahlil sonucunda kanındaki enfeksiyon oranının çok yüksek çıktığını ve enfeksiyonun kana karıştığının tespit edilerek aynı gün reanimasyon yoğun bakım ünitesine alındığını, on dört günlük tedavi sürecinin ardından annesinin 22/ 12/ 2017 tarihinde vefat ettiğini, annesine Atatürk Devlet Hastanesinde gereği gibi müdahale etmeyen doktor hakkında şikayetçi olduğunu, ifade ederek Antalya Atatürk Devlet Hastanesinde görevli bulunan ilgili doktor hakkında inceleme yapılarak gerekli idari ve cezai işlemin uygulanmasını talep
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir . Evrak teyidi
4 / 9etmektedir .
13) Şikayete konu iddiaların çözüme kavuşturulabilmesi için öncelikle malpraktis ve
komplikasyon kavramlarının açıklanması gerekmektedir;
13.1) 1219 sayılı Kanunda “ tıbbi kötü uygulama”, Hekimlik Mesleği Etik Kurallarında is e
“hekimliğin kötü uygulaması” olarak ifadesini bulan malpraktis ; 1992 yılında yapılan 44. Dünya
Tabipler Birliğinin Genel Kurulunda kabul edilen, Tıpta Yanlış Uygulama (Malpraktis) Konulu
Marbella Bildirgesi’nin 2’nci maddesinin (a) fıkrasında; hekimin tedavi sırasında standart uygulamayı yapmaması, beceri eksikliği veya hastaya tedavi vermemesi ile oluşan “ zarardır ” şeklinde tanımlanmıştır . Geniş anlamda ele alındığında; ihmal, dikkatsizlik, bilgisizlik, beceri eksikliği ve hasta bakımında yetersizlik neticesinde malpraktis ortaya çıkmakta ve hekimin sorumluluğuna gidilebilmektedir .
13.2) Diğer taraftan komplikasyon ise tıbbi standartlara uygun müdahale yapılmasına ve her türlü
tedbir alınmasına rağmen meydana gelen olumsuzluk olarak tanımlanmaktadır . Tıbbın kabul ettiği normal riskler / komplikasyonlar zamanında fark edilmezse, fark edilmesine rağmen önlem alınmazsa, fark edilip önlem alınmasına rağmen yerleşmiş standart tıbbi tedavi ve müdahalede bulunulmazsa malpraktis söz konusu olur ve yine hekimin sorumluluğuna gidilebilir .
14) Bir hekimin tıp ilkelerine aykırı davranmadığını söyleyebilmemiz için, tedavisini yaparken
gerekli dikkat ve özeni göstermesi, modern tıbbın ve teknolojinin gereklerine uygun olarak teşhisini koyması gerekir . Buna rağmen hasta şifa bulamazsa dahi hekimin tıp ilkelerine aykırı davrandığı söylenemez . Yukarıdaki paragrafta da belirtildiği üzere, tıbbi kötü uygulama, sağlık personelinin kasıt, kusur, ihmali ya da bilgi ve beceri eksikliğinden kaynaklanan ve sonucunda hizmet alan kişinin zarar görmesine neden olan bir durumdur . Dolayısıyla sağlık personelinin tıbbi müdahalesi ile ortaya çıkan zarar arasında bir illiyet bağı olması gerekmektedir .
15) Başvuru dosyası kapsamında; başvuranın iddia ettiği üzere görevli doktorun herhangi bir hata,
ihmal veya kusurunun bulunup bulunmadığı hususunun açıklığa kavuşturulması amacıyla ilgili
Antalya Atatürk Devlet Hastanesi ve Antalya Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesinden hastaya ilişkin kayıt dosyası ve evraklar talep edilmiştir . Hasta dosyasının yorumlanması için özel ve teknik bilgiye ihtiyaç duyulduğu anlaşıldığından, 6328 sayılı Kanunun 19 uncu maddesi gereğince şikâyetin çözüme kavuşturulması amacıyla, konusunda uzman ve bilirkişiliğe engel hali bulunmayan Acil Tıp Uzmanı Prof . Dr . .’nın 19/ 11/ 2018 tarihli yazı ile resen bilirkişi seçilmesi uygun bulunmuştur .
16) İdarenin cevabi yazı ve eklerinin, konusunda uzman ve bilirkişiliğe engel hali bulunmayan
Prof . Dr . tarafından incelenmesi neticesinde sunulan 22/ 11/ 2018 tarihli BİLİRKİŞİ
RAPORU’nda;
16.1) “Hasta 03.12.2017 tarihinde Antalya Atatürk Hastanesi Acil Servisine
başvurduğu, burada Dr. . tarafından muayene edildiği, N23 Renal kolik, tanımlanmamış tanısı konularak, İM enjeksiyon yaptırıldığı dosyadaki hasta epikrizinden anlaşıldığı, dosyada hastanın
03.12.2017 tarihindeki başvurusuna ait poliklinik defter kayıtlarına ulaşılamadığı,
16.2) Hastanın 09.12.2017 tarihinde ateş, titreme şikayeti ile Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir . Evrak teyidi
5 / 9Acil Servisine başvurduğu, fizik muayenesinde tansiyon arteryelin 140/ 67 mmHg, nabzın 138/dakika,
0 ateşin 37.4 C olduğu, sol akciğer bazalinde ral olduğu, batında yaygın hassasiyet ve defans olduğu,
muayeneyi takiben tam kan sayımı, CRP, biyokimya, kardiyak marker, EKG, TİT tahlillerinin istendiği, intravenöz Parol infüzyonu yapıldığı, sonrasında hastaya Beyin Tomografisi çekildiği, 8 ünite kristalize insülin yapıldığı, idrar ve kan kültürü istendiği, hastanın tahlillerinde lökosit
3 3
3200/ 10 mm , CRP 424 mg/L, BUN 36 mg/dL, Kreatinin 1.7 mg/dL, Bilurubin 1.57mg/dL, Direkt
Bilurubin 0.72mg/dL, Laktik Dehidrojenaz 365mg/dL olduğu, çekilen batın tomografisinde safra kesesinde taş ve safra kesesi duvarında kalınlaşma tespit edildiği, beyin tomografisinin normal olduğu, Difizyon MRG’de akutsubakut infarktla uyumlu olabilecek difizyon kısıtlılığı olmadığı (normal) Batın USG’de Akut kolesistitle uyumlu bulgular olduğu, hastanın ilk kan kültürlerinde üreme olmadığı , hastanın akut kolesistit, diabetik ketoasidoz ve sepsis ön tanılarıyla yoğun bakıma yatırıldığı, sonrasında hastanın yoğun bakımda takibi sırasında 22.12.2018 tarihinde yaşamını yitirdiğinin anlaşıldığı,
16.3) Hasta Antalya Atatürk Devlet Hastanesi Acil Servisine başvurduktan 5
gün sonra Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Acil Servisine başvurduğu, orada 12 gün yoğun bakımda yattıktan sonra vefat ettiğinin görüldüğü,
16.4) Genelde hastalar acil servise muayene için geldiklerinde rutin tetkik ve tedaviler yapılmadığı,
hastaların triaj kodlarına, şikayetlerine ve muayene bulgularına göre tetkik ve tedaviler yapıldığı, Dr. . ’ın ifadesinde hastanın yan ağrısı nedeniyle acile geldiğini, hastanın bu ağrısını eski böbrek ağrılarına benzediğini söylediğini, muayenede akut batın düşündürecek bulgu olmadığı için İM ağrı kesici yaptırdığını ve hastaya Üroloji poliklinik kontrolü önerdiğini beyan ettiği,
16.5) Dosyanın incelenmesi sonucu Dr. . ‘ın hasta bilgi ve görgüsü
dahilinde tetkik ve tedavi ettiği, hastanın ölümüyle ilgili olarak, tıbben ihmal veya eksiği olmadığı sonucuna ulaşılmıştır .” değerlendirmelerine yer verilmiştir .
17) Diğer yandan başvuru konusu somut olayda; başvuranın Antalya Atatürk Devlet Hastanesi
acil servisinde annesini muayene eden görevli doktorun sorumsuz davranarak mesleğini kötüye kullandığı iddiasıyla doktor hakkında inceleme yapılması talebi ile 03/ 01/ 2018 tarih ve sayı ile BİMER üzerinden başvuruda bulunduğu, başvurunun BİMER üzerinden Antalya İl Sağlık
Müdürlüğüne, İl Sağlık Müdürlüğünden Antalya İli Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreterliğine ve en nihayetinde Antalya Atatürk Devlet Hastanesine sevk edildiği, söz konusu başvuru üzerine konu hakkında hastane tarafından inceleme başlatılarak aynı hastanede görevli Acil Tıp Uzmanı Dr .
S. A.’nın muhakkik olarak görevlendirildiği, Dr . . tarafından yapılan araştırma neticesinde hazırlanan inceleme raporunda; Dr . . hakkında idari ve disiplin yönünden herhangi bir işlem yapılmasına gerek olmadığı yönünde görüş bildirildiği ve rapora istinaden görevli doktor hakkında herhangi bir işlem yapılmamasına karar verildiği anlaşılmıştır .
18) Anayasa Mahkemesinin 03/ 04/ 2014 tarihli ve 2013/ 2839 başvuru numaralı kararında;
18.1) “Kişinin yaşam hakkı ile maddi ve manevi varlığını koruma hakkı, birbirleriyle sıkı
bağlantıları olan, devredilmez ve vazgeçilmez haklardan olup devletin bu konuda pozitif ve negatif
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir . Evrak teyidi
6 / 9yükümlülükleri bulunmaktadır . Devletin, negatif bir yükümlülük olarak, yetki alanında bulunan
hiçbir bireyin yaşamına kasıtlı ve hukuka aykırı olarak son vermeme, bunun yanı sıra, pozitif bir yükümlülük olarak, yine yetki alanında bulunan tüm bireylerin yaşam hakkını gerek kamusal makamların, gerek diğer bireylerin, gerekse kişinin kendisinin eylemlerinden kaynaklanabilecek risklere karşı koruma yükümlülüğü bulunmaktadır .
18.2) Anayasa Mahkemesinin yaşam hakkı kapsamında devletin sahip olduğu pozitif yükümlülükler
açısından benimsediği temel yaklaşıma göre, devletin sorumluluğunu gerektirebilecek şartlar altında gerçekleşen ölüm olaylarında Anayasa’nın 17. maddesi, devlete, elindeki tüm imkânları kullanarak, bu konuda ihdas edilmiş yasal ve idari çerçevenin yaşamı tehlikede olan kişileri korumak için gereği gibi uygulanmasını ve bu hakka yönelik ihlallerin durdurulup cezalandırılmasını sağlayacak etkili idari ve yargısal tedbirleri alma görevi yüklemektedir . Bu yükümlülük, kamusal olsun veya olmasın, yaşam hakkının tehlikeye girebileceği her türlü faaliyet bakımından geçerlidir .
18.3) Söz konusu pozitif yükümlülük sağlık alanında yürütülen faaliyetleri de kapsamaktadır .
Nitekim Anayasa’nın 56. maddesinde herkesin sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahip olduğu, Devletin “herkesin hayatını(,) beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak ( .)
amacıyla sağlık kuruluşlarını tek elden planlayıp hizmet vermesini” düzenleyeceği ve bu görevini kamu ve özel kesimlerdeki sağlık ve sosyal kurumlarından yararlanarak, onları denetleyerek yerine getireceği kurala bağlanmıştır . Devlet, ister kamu isterse özel sağlık kuruluşları tarafından yerine getirilsin, sağlık hizmetlerini hastaların yaşamlarının korunmasına yönelik gerekli tedbirlerin alınabilmesini sağlayacak şekilde düzenlemek zorundadır .
18.4) Devletin yaşam hakkı kapsamında sahip olduğu pozitif yükümlülüklerin bir de usuli yönü
bulunmaktadır . Bu usul yükümlülüğü çerçevesinde devlet, doğal olmayan her ölüm olayının sorumlularının belirlenmesini ve gerekiyorsa cezalandırılmasını sağlayabilecek etkili resmi bir soruşturma yürütmek durumundadır . Bu tarz bir soruşturmanın temel amacı, yaşam hakkını koruyan hukukun etkin bir şekilde uygulanmasını güvenceye almak ve kamu görevlilerinin ya da kurumlarının karıştığı olaylarda, bunların sorumlulukları altında meydana gelen ölümler için hesap vermelerini sağlamaktır .” şeklinde açıklamalarda bulunmuştur .
19) Yukarda belirtilen Anayasa Mahkemesi kararı ile konuya ilişkin Anayasa ve mevzuatta belirtilen
diğer hükümler dikkate alındığında; idarece denetim görevi yapılırken konuyla ilgili soruşturmalarda etkili bir idari soruşturma yürütmesinin büyük önem arz ettiği ortaya çıkmaktadır . Zira sağlık hizmetlerinin doğrudan yaşam hakkı ile ilgili olması nedeniyle diğer kamu hizmetlerinden daha farklıdır . Sağlık hizmetinin temel hedefi olan insan sağlığı ve yaşamı, mahiyeti itibarıyla ertelenemez ve ikame edilemez bir özelliğe sahiptir . İnsanın en temel hakkı olan sağlıklı yaşam hakkı ile bu yaşamın sürdürülmesindeki yeri tartışmasız olan hekimin ve ona yardımcı olan sağlık personelinin denetimi de bu kapsamda titizlikle yapılması gerekmektedir . (Anayasa Mahkemesinin 05/ 03/ 2015 tarihli ve E .2015/ 17, K.2015/ 20 sayılı kararı)
20) Bununla birlikte doktorlar hakkında yapılan şikayetlerle ilgili olarak, görev yaptığı
hastanedeki mesai arkadaşının soruşturmacı olarak görevlendirilmesi halinde; başvuranda
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir . Evrak teyidi
7 / 9konuyla ilgili araştırmanın yapılmadığı, aynı hastanede görev yapan soruşturmacının görev yaptığı
hastanenin ve meslektaşının kusurlarını ortaya koyamayacağı, konuyla ilgili yapılan araştırmanın objektif olmadığı yönünde kanaat oluşturacak ve kişilerin hukukun ve adaletin tesis edildiğine inancını zedeleyecektir . Bu durum soruşturmayı yapan doktorun bu soruşturmada objektifliğe gölge düşürebileceği gibi, aynı zamanda soruşturma yapan doktorun inceleme sonucunda diğer mesai arkadaşı hakkında olumsuz kanaat bildirmesi durumunda, soruşturmayı yapan doktor ile diğer doktorlar arasındaki çalışma barışı da olumsuz etkilenebilecektir . Bu nedenle bu şekilde yapılan bir incelemede idarenin kanuni olarak yerine getirmesi gereken denetim yükümlülüğünü etkin şekilde uygulamadığı aşikardır .
21) Yukarıda yapılan açıklamalar, anılan mevzuat hükümleri ve tüm dosya kapsamı
çerçevesinde ; başvuranın annesinin ölümüyle ilgili olarak Dr . . ‘ın tıbben ihmal veya eksiği olmadığı, ancak başvuranın BİMER aracılığı ile yapmış olduğu başvuru kapsamında idarece denetim yükümlüğünün Anayasa ve Kanunlarla belirlenen esaslar ile hakkaniyete uygun şekilde yapılmadığı değerlendirilmiş olup, benzer şikayet başvurularına ilişkin idari soruşturmalarda daha hassas davranmasının, bu soruşturmaları mümkün olduğunca denetim elemanlarına yaptırmasının hakkaniyete uygun olacağı sonuç ve kanaatine varılmıştır .
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
22) İyi yönetim ilkelerine 28/ 03/ 2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan
Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında
Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup, ilgili idareler tarafından Kurumumuzca istenen bilgi ve belge talep yazımıza gereken hassasiyet ile süresinde cevap verilmiştir .
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
23) 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca başvurunun Kurumumuz
tarafından reddedilmesi hâlinde, durmuş olan dava açma süresi gerekçeli ret kararının ilgiliye tebliğinden itibaren kaldığı yerden işlemeye başlayacaktır . 21 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca ise tavsiye kararı üzerine otuz gün içinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise durmuş olan dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye başlayacaktır . Buna göre; ilgili idarenin eylem ve işlemlerine karşı (varsa) dava açma süresinden arta kalan sürede Antalya İdare
Mahkemelerinde yargı yolu açıktır .
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle;
Başvuranın Antalya Atatürk Devlet Hastanesinde görevli bulunan ilgili doktor hakkında inceleme yapılarak gerekli idari ve cezai işlemin uygulanması yönündeki talebinin REDDİNE , Başvuru kapsamında Sağlık Bakanlığınca konuyla ilgili olarak hakkaniyete uygun etkili bir idari soruşturma yapılmadığı tespit edildiğinden, başvuranın yaşadığı olumsuz durumların diğer bireyler tarafından yaşanılmaması için, benzer şikayet başvurularına ilişkin idari soruşturmalarda daha hassas davranılması, bu soruşturmaların mümkün olduğunca denetim elemanlarına yaptırılması
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir . Evrak teyidi
.
8 / 9hususlarında SAĞLIK BAKANLIĞI’NA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
Kararın BAŞVURANA ve SAĞLIK BAKANLIĞI’NA tebliğ edilmesine,
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca,
Sağlık Bakanlığı’nca bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna , Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi .
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir . Evrak teyidi