onecikan-yargitay

ÖZET: Bu Yargıtay kararı, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmazın tapudan terkini konusundaki hukuki uyuşmazlığı ele almaktadır. İlk Derece Mahkemesi, davanın kabulüne karar vermiş, ancak bu karar Bölge Adliye Mahkemesi tarafından istinaf başvurusu üzerine esastan reddedilmiştir. Temyiz aşamasında, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi uyarınca temyiz başvurusunun miktardan reddine ilişkin ek kararın hatalı olduğu belirlenmiş ve bu kararın ortadan kaldırılması gerektiği vurgulanmıştır.

Mahkeme, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 11. maddesi uyarınca, taşınmazın değerinin belirlenmesinde mevcut özelliklerin dikkate alınarak %400 oranında objektif değer artışı uygulanmasının uygun olduğunu belirtmiştir. Bu değerlendirme, Yargıtay’ın emsal içtihatlarına dayanmaktadır. Sonuç olarak, davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş ve Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararı onanmıştır. Bu karar, kamulaştırma bedelinin belirlenmesinde izlenecek yöntemler açısından önemli bir içtihat oluşturmuştur.

5. Hukuk Dairesi         2024/5369 E.  ,  2024/10658 K.

    “İçtihat Metni”

    İNCELENEN KARARIN
    MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
    SAYISI : 2022/254 Esas, 2022/2240 Karar
    DAVA TARİHİ : 10.02.2017
    KARAR : Esastan ret
    İLK DERECE MAHKEMESİ : Sinanpaşa Asliye Hukuk Mahkemesi
    SAYISI : 2017/18 Esas, 2021/186 Karar

    Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun’la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın tapudan terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
    Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
    Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
    Bölge Adliye Mahkemesince 28.11.2022 tarihli ek karar ile temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar verilmiştir.
    Ek karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
    Dosya içeriğine göre Bölge Adliye Mahkemesince dava miktarı dikkate alınarak temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar verilmiş ise de 15.04.2022 tarihli ve 31810 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 24.02.2022 tarihli ve 2021/34 Esas, 2022/21 Karar sayılı kararı ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 341 inci maddesinin ikinci fıkrasının birinci cümlesinin “kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkin davalar” yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği gözetildiğinde; temyiz yoluna başvurulabilen kararları düzenleyen 6100 sayılı Kanun’un 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi için de aynı hususun uygulanması gerektiğinden 6100 sayılı Kanun’un 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen miktar itibarıyla kesinlik sınırına bakılmaksızın temyizinin olanaklı bulunduğu kabul edilmelidir.
    Bu durumda temyiz dilekçesinin miktardan reddine ilişkin ek kararın hatalı olduğu anlaşılmakla; 28.11.2022 tarihli ek kararın ortadan kaldırılması gerekir.
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle, ek kararın kaldırılmasına karar verildikten sonra; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

    I. DAVA
    Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Afyonkarahisar ili, Sinanpaşa ilçesi, Boyalı köyü, 2530 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tapudan terkinini talep etmiştir.

    II. CEVAP
    Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taşınmazın gerçek değerinin belirlenmesini talep etmiştir.

    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile tapudan terkinine karar verilmiştir.

    IV. İSTİNAF
    A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

    B. İstinaf Sebepleri
    1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; kapitalizasyon faiz oranının % 4 olarak alınmasının hukuka aykırı olduğunu, toprağında zeytin, incir, ceviz, fındık, badem, pirinç, turunçgiller gibi getirisi yüksek ürünler yetişen yörelerde dahi % 3 olarak hesaplanan oranın, toprağında buğday, saman, nohut gibi getiri saydığımız ürünlerle kıyaslanamayacak kadar düşük ürünler yetişen dava konusu taşınmaz için %4 olarak hesaplanmasının hakkaniyetle bağdaşmadığını, % 400 oranında fahiş bir oranda objektif değer artışı verilmesinin doğru olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
    2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmazın arsa vasfında olduğunu ve buna göre kamulaştırma bedelinin tespit edilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

    C. Gerekçe ve Sonuç
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 2942 sayılı Kanun’un kıymet takdir esaslarını düzenleyen 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca arazilerde olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelire göre değer biçilmesinde ve mahkemece hükme esas alınan bilirkişi heyeti raporunda ayrıntılı olarak yapılan tespitlere göre taşınmazın mevcut özellikleri dikkate alındığında tespit edilen m² birim fiyatına, Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin emsal içtihatları uyarınca objektif değer artışını gerektiren durumlar (taşınmazın uygulama imar planı içerisinde olması, bir kısım belediye hizmetlerinden yararlanması, köy yada ilçe yerleşim merkezine yakın olması, yakınında alışveriş merkezi, benzin istasyonu, okul, hastane vs. olması, mücavir alana bitişik olması sebebiyle ileride arsa olması ihtimalinin bulunması gibi hususların…) ayrı ayrı değerlendirilerek taşınmaz için %400 oranında objektif değer artışı uygulanmak suretiyle kamulaştırma bedelinin belirlenmesi dosya kapsamına uygun olduğundan taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

    B. Temyiz Sebepleri
    Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

    C. Gerekçe
    1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
    Uyuşmazlık, … olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.

    2. İlgili Hukuk
    1. 6100 sayılı Kanun’un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
    2. 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası, 11 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları.

    3. Değerlendirme
    1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
    2. Arazi niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir esas alınarak değer biçilmesi yerindedir.
    3. Dava konusu taşınmazın hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda belirtilen özelliklerine ve dosya kapsamına göre uygulanan kapitalizasyon faiz oranı ve objektif değer artış oranı uygun görülmüştür.
    4. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre; davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

    VI. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    1. Bölge Adliye Mahkemesince verilen 28.11.2022 tarihli ek kararın ORTADAN KALDIRILMASINA,
    2. Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalıdan 427,80 TL ile 2.107,80 TL temyize başvurma harcının alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,26.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.