ÖZET: Bu karar, Sungurlu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda hükümlü olan bir kişinin, ‘gabapentin’ etken maddeli ilaçların reçete edilmemesi nedeniyle yaşadığı sağlık sorunlarıyla ilgili başvurusunu incelemektedir. Başvuran, şiddetli ağrıları için bu ilacı kullanması gerektiğini, ancak cezaevlerinde kötüye kullanım riski nedeniyle hekimin bu ilacı reçete etmediğini belirtmiştir. Ceza infaz kurumlarında sağlık hizmetlerinin sağlanması, mahkumların insan onuruna yakışır koşullarda tutulması ve sağlık haklarının korunması gerekliliği, Anayasa ve uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınmıştır.

Başvuranın şikayeti, ‘gabapentin’ etken maddeli ilaçların normal reçete ile verilmesi gereken izlemeye tabi ilaçlar arasında yer alması ve kötüye kullanım riskinin bulunması nedeniyle reddedilmiştir. Cezaevi hekimleri, başvuranın sağlık durumu ve tedavi gereksinimlerini değerlendirerek bu ilacı reçete etmemiştir. Dolayısıyla, idarenin eylem ve işlemlerinin hukuka uygun olduğu sonucuna varılmıştır. Bu bağlamda, başvurunun reddine karar verilmiştir.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2023/10425-S.23.16672

BAŞVURU NO : 2023/5141

KARAR TARİHİ : 18/08/2023

RET KARARI ,TCKN:

Adres:SUNGURLU T TİPİ KAPALI CEZA İNFAZ KURUMU

MÜDÜRLÜĞÜ

BAŞVURUYA KONU İDARE : ADALET BAKANLIĞI

Başvuran hükümlünün hastaneye sevk ve ‘gabapentin’ etken maddeli

BAŞVURUNUN KONUSU :

ilaç reçete edilmesi talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 11/04/2023

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Kurumumuza yapılan başvuruda başvuran özetle; Sungurlu T Tipi Ceza İnfaz

Kurumunda kaldığını, kollarında ve bacaklarında sinir sıkışması, bel ve boynunda ise fıtık olduğunu, ağrıları olduğu için sürekli ilaç kullanması gerektiğini, kullandığı ilaçların artık ağrılarını kesmediğini, ‘gabapentin’ etken maddeli ilaç kullanması gerektiğini, ancak ceza infaz kurumlarında amacı dışında ve kötü niyetli kullanılması ihtimali olduğu gerekçesi ile etken maddesi ‘gabapentin’ olan ilaçların muayene olduğu hekim tarafından kendisine reçete edilmediğini, ağrıları dolayısıyla psikolojik rahatsızlıklarının da ortaya çıktığını, bu durumun kendisini mağdur ettiğini iddia ve ifade ederek tam teşekküllü bir hastanede tedavisinin yapılmasını ve talep ettiği ilaçların tarafına verilmesini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel

Müdürlüğü’nden 08/05/2023 tarih ve sayılı yazımız ile bilgi ve belge talep edilmiş olup, ilgili

idarenin 17/07/2023 tarihli ve sayılı cevabi yazısı ve eklerinde özetle:

2.1. Ceza infaz kurumlarında barındırılan hükümlü ve tutukluların sağlıklarının korunmasının, teşhis ve tedavilerinin yapılmasının, sağlığa erişim hakkının kolaylaştırılması ve korunmasının çağdaş infaz anlayışının temel unsurlarından olduğu, bu konuda herhangi bir aksamanın ve hak kaybının olmaması için azami çabanın gösterildiği ve gereken her türlü tedbirlerin alındığı, 2.2. Mevzuata göre; hükümlü ve tutukluların öncelikle ilde bulunan hastanelere, il düzeyinde tedavi imkânı bulunamaması halinde diğer illerdeki hastanelerin ilgili bölümlerine ve üniversite hastanelerine sevk edildikleri, hasta hükümlü ve tutuklunun hangi uzmanlık alanında tetkik ve tedavi göreceğine muayene

eden kurum doktorunun, kurum doktoru bulunmuyorsa aile sağlığı merkezinde veya hastanede görevli doktorun karar verdiği, bu aşamada kurum idaresinin bir yetkisinin bulunmadığı, 2.3. Ceza infaz kurumlarında yaşayan hükümlü ve tutukluların, özgürlüğünden yoksun olmayan her vatandaşın yararlanabildiği sağlık hak ve hizmetlerinden öncelikli olarak yararlandırıldığı, bu kapsamda, adı geçenin çeşitli rahatsızlıklarına istinaden, 41 defa Kurum revir biriminde 38 defa da Sungurlu Devlet

Hastanesi, Hitit Üniversitesi Çorum Erol Olçok Eğitim ve Araştırma Hastanesi ve Kırıkkale Üniversitesi

Diş Hekimliği Fakültesine sevk işleminin yapılarak gerekli tetkik ve tedavisinin yaptırıldığı, 2.4. Ayrıca, adı geçenin sinir sıkışması, bel ve boyun fıtığı rahatsızlıkları ile ilgili olarak; – 10/12/2021 tarihinde Sungurlu Devlet Hastanesi Nöroloji Polikliniği, – 07/01/2022 tarihinde Sungurlu Devlet Hastanesi Nöroloji Polikliniği, – 27/01/2022 tarihinde Sungurlu Devlet Hastanesi Ortopedi Polikliniği, – 08/04/2022 tarihinde Sungurlu Devlet Hastanesi Nöroloji Polikliniği, – 02/06/2022 tarihinde Sungurlu Devlet Hastanesi Nöroloji Polikliniği, – 20/06/2022 tarihinde Hitit Üniversitesi Çorum Erol Olçok Eğitim ve Araştırma Hastanesi Nöroloji

Polikliniği, – 20/10/2022 tarihinde Sungurlu Devlet Hastanesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Polikliniği, – 30/11/2022 tarihinde Sungurlu Devlet Hastanesi Ortopedi Polikliniği, – 15/02/2023-23.02.2023 tarihleri arasında Sungurlu Devlet Hastanesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon

Polikliniği tarafından ayaktan fizik tedavi, – 26/04/2023 tarihinde Sungurlu Devlet Hastanesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Polikliniğine sevk edilerek gerekli tetkik ve tedavisinin yaptırıldığı, 2.5. Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliğinin “Nöropatik ağrıda ilaç kullanım ilkeleri” kenar başlıklı 4.2.35.A sayılı maddesinde “Gabapentin etken maddeli ilaçların, üçüncü basamak resmi sağlık hizmeti sunucularında düzenlenen nöroloji, beyin cerrahisi, fiziksel tıp ve rehabilitasyon, algoloji, deri ve zührevi hastalıkları, romatoloji, ortopedi ve travmatoloji, geriatri veya endokrinoloji ve metabolizma hastalıkları uzman hekimlerinden en az birinin yer aldığı 3 ay süreli sağlık kurulu raporuna istinaden bu hekimlerce reçete edilmesi halinde bedelleri Kurumca karşılanır. Pregabalin ve gabapentin kombine olarak kullanılamaz.” ifadelerine yer verildiği, bu kapsamda “gabapentin” etken maddeli ilacın uzman hekimler tarafından reçete edilmesi gereken bir ilaç olduğu, ancak yapılan muayeneleri sonrasında gerekli görülmeyerek reçete edilmediği, dolayısıyla bu konuda kurum idaresince yapılabilecek herhangi bir işlem bulunmadığı, 2.6. UYAP Bilişim Sistemi kayıtlarının incelenmesi neticesinde, yargı organlarından bahse konu başvuru ile ilgili olarak açılmış veya sonuçlanmış bir dava bulunmadığının tespit edildiği, Açıklamalarına yer verilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın; 3.1. “Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması” başlıklı 13’üncü maddesinde; “Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.”,

3.2. “Kişinin dokunulmazlığı, maddi ve manevi varlığı” başlıklı 17’nci maddesinde; “Herkes, yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir…

Kimseye işkence ve eziyet yapılamaz; kimse insan haysiyetiyle bağdaşmayan bir cezaya veya muameleye tabi tutulamaz.”

3.4. “Kişi hürriyeti ve güvenliği” başlıklı 19’uncu maddesinde; “Şekil ve şartları kanunda gösterilen:

Mahkemelerce verilmiş hürriyeti kısıtlayıcı cezaların ve güvenlik tedbirlerinin yerine getirilmesi… halleri dışında kimse hürriyetinden yoksun bırakılamaz.” 3.5. “Sağlık hizmetleri ve çevrenin korunması” başlıklı 56’ncı maddesinde; “Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir.

(…) Devlet, herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak; insan ve madde gücünde tasarruf ve verimi artırarak, işbirliğini gerçekleştirmek amacıyla sağlık kuruluşlarını tek elden planlayıp hizmet vermesini düzenler.”, 3.6. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler”, 4. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin “Yaşam hakkı” başlıklı 1’inci maddesinde; “Herkesin yaşam hakkı yasayla korunur. Yasanın ölüm cezası ile cezalandırdığı bir suçtan dolayı hakkında mahkemece hükmedilen bu cezanın infaz edilmesi dışında, hiç kimsenin yaşamına kasten son verilemez.” 5. Medeni ve Siyasal Haklar Sözleşmesi’nin 6’ncı maddesinde; “Her insanın doğuştan gelen yaşama hakkı vardır. Bu hak yasalarla korunacaktır. Hiç kimsenin yaşamı keyfi olarak elinden alınamaz” 6. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 7. 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San’atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun’un 13’üncü maddesinde; “Bir şahsın ahvali bedeniye ve akliyasi hakkında rapor tanzimine münhasıran bu kanunla icrayı sanata salahiyeti olan tabipler mezundur. Türkiye’de icrayı sanat salahiyetini haiz olmayan tabiplerin raporları muteber olamaz”, 8. 5275 Sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un; 8.1. “İnfazda temel ilke” başlıklı 2’nci maddesinde; “(1) Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin kurallar hükümlülerin ırk, dil, din, mezhep, milliyet, renk, cinsiyet, doğum, felsefî inanç, millî veya sosyal köken ve siyasî veya diğer fikir yahut düşünceleri ile ekonomik güçleri ve diğer toplumsal konumları yönünden ayırım yapılmaksızın ve hiçbir kimseye ayrıcalık tanınmaksızın uygulanır.

(2) Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazında zalimane, insanlık dışı, aşağılayıcı ve onur kırıcı davranışlarda bulunulamaz.”; 8.2. “Sağlığın korunması kurallarına uyma” başlıklı 27’nci maddesinde; “(1) Hükümlü, sağlığının korunması ve salgın hastalıkların önlenmesi için gerekli ve alınmış tedbirlere uymak, kişi sağlığı için tehlike doğuran durumları gecikmeksizin kurum yönetimine bildirmek, kendi ve içinde yaşadığı ortamın temizliğine uygun davranışlar göstermek zorundadır.

(2) Hükümlü, hem kendi, hem de diğer hükümlülerin sağlığını tehlikeye düşürebilecek eylemlerden kaçınmakla yükümlüdür.”,

8.3. “Hükümlünün muayene ve tedavi istekleri” kenar başlıklı 71’inci maddesinde; “Hükümlü, beden ve ruh sağlığının korunması, hastalıklarının tanısı için muayene ve tedavi olanaklarından, tıbbî araçlardan yararlanma hakkına sahiptir. Bunun için hükümlü öncelikle kurum revirinde, mümkün olmaması hâlinde

Devlet veya üniversite hastanelerinin mahkûm koğuşlarında tedavi ettirilir.” 8.4. “Hükümlünün Muayene ve Tedavisi” başlıklı 78’inci maddesinde;“(1) Kurumun sağlık koşullarının düzenlenmesi, hükümlünün acil veya olağan muayene ve tedavisi kurumun hekimi tarafından yapılır. Genel veya hastalık nedeniyle yapılan tüm muayene ve tedavi sonuçları, sağlık izleme kartına işlenir ve dosyasında saklanır.

(2) Sağlık Bakanlığı ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile üniversitelerin sağlık kuruluşları, hükümlülerin tedavileri bakımından gerekli yardımları yapmakla görevlidirler.

(3) Rızası olsa bile hiçbir hükümlü üzerinde tıbbî deney yapılamaz.” 8.5. “Hastaneye sevk” başlıklı 80’inci maddesinde; “(1) Hükümlünün sağlık nedeniyle hastaneye sevkine gerek duyulduğunda durum, kurum hekimi tarafından derhâl bir raporla ceza infaz kurumu yönetimine bildirilir.” 9. Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Tüzük’ün 9.1. “Hükümlünün muayene ve tedavi istekleri” başlıklı 94’üncü maddesinde; “(1) Hükümlü, beden ve ruh sağlığının korunması, hastalıklarının tanısı için muayene ve tedavi olanaklarından, tıbbî araçlardan yararlanma hakkına sahiptir. Bunun için hükümlü öncelikle kurum revirinde, mümkün olmaması hâlinde

Devlet veya üniversite hastanelerinin mahkûm koğuşlarında tedavi ettirilir”.

9.2. “Hastaneye sevk” başlıklı 115’inci maddesinde; “(1) Hükümlünün sağlık nedeniyle bir hastaneye sevkine gerek duyulduğunda durum, cezaevi tabibi tarafından bir raporla derhâl kurum en üst amirine bildirilir.”; 9.3. “Hükümlülerin hastanelerde muayene ve tedavileri” başlıklı 116’ncı maddesinde; “(1) Kurumda tedavisi mümkün olmayan hastalığı bulunan hükümlülerin muayene ve tedavileri Devlet ve üniversite hastanelerinde gerçekleştirilir. Hükümlülerin yatarak tedavileri bunlar için ayrılan hükümlü koğuşlarında yapılır. Hükümlü koğuşu yoksa tedavileri dış güvenlikten sorumlu güvenlik görevlileri tarafından gerekli önlemler alınarak hastanelerin diğer birimlerinde yapılır.” 9.4. “Hükümlünün muayene ve tedavisi” başlıklı 117’nci maddesinde;“(1) Kurumun sağlık koşullarının düzenlenmesi, hükümlünün acil veya olağan muayene ve tedavisi cezaevi tabibi tarafından yapılır. Genel veya hastalık nedeniyle yapılan tüm muayene ve tedavi sonuçları, sağlık izleme kartına işlenir ve dosyasında saklanır.

(2) Kurumda, hükümlünün muayene veya tedavisi sırasında cezaevi tabibi tarafından talep edilmediği sürece muayene odasında sağlık personeli dışında görevli bulundurulmaz. Ancak güvenlik amacıyla ve konuşulanların duyulmayacağı şekilde, kurum idaresi tarafından gerekli tedbirler alınır.

(3) Sağlık Bakanlığı ile üniversitelerin sağlık kuruluşları, hükümlülerin tedavileri bakımından gerekli yardımları yapmakla görevlidirler.

(4) Rızası olsa bile hiçbir hükümlü üzerinde tıbbî deney yapılamaz.”, 10. Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi İle Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında

Yönetmelik’in 10.1. “Sağlık servisi” başlıklı 13’üncü maddesinde; “(1) Sağlık servisi; kurumda koruyucu ve tedavi edici sağlık hizmetlerini cezaevi tabibinin başkanlığında yerine getiren servistir. Sağlık servisinde; cezaevi tabibi, diş tabibi, eczacı, veteriner, diyetisyen, sağlık memuru ve hayvan sağlık memuru görev yapar.

(2) Cezaevi tabibi; a) Kurumun sağlık koşullarını düzenleyerek, hükümlülerin ve kurum personelinin muayene ve tedavilerini yapar. b) Kurumun sağlık koşullarını bozan hareketlerin önlenmesi amacıyla, tedavi olmayı reddedenleri ve kurumun sağlığını bozacak şekilde hareket edenleri, kurum en üst amirine bildirir” 10.2. “Revir” başlıklı 97’nci maddesinde; “(1) Her kurumda bir revir bulunur. Revir, cezaevi tabibinin sorumluluğunda faaliyet gösterir.

(2) Kurum revirinde bulundurulması gerekli tıbbi araç ve gereçler ile kurum revirinin çalışma esas ve usulleri kurum iç yönergesinde gösterilir. “ 10.3. “Hükümlünün muayene ve tedavisi” başlıklı 98’inci maddesinde; “(1) Kurumun sağlık koşullarının düzenlenmesi, hükümlünün acil veya olağan muayene ve tedavisi cezaevi tabibi tarafından yapılır. Genel veya hastalık nedeniyle yapılan tüm muayene ve tedavi sonuçları, sağlık izleme kartına işlenir ve dosyasında saklanır.

(2) Kurumda, hükümlünün muayene veya tedavisi sırasında cezaevi tabibi tarafından talep edilmediği sürece muayene odasında sağlık personeli dışında görevli bulundurulmaz. Ancak güvenlik amacıyla ve konuşulanların duyulmayacağı şekilde, kurum idaresi tarafından gerekli tedbirler alınır.

(3) Sağlık Bakanlığı ile üniversitelerin sağlık kuruluşları, hükümlülerin tedavileri bakımından gerekli yardımları yapmakla görevlidirler.

(4) Rızası olsa bile hiçbir hükümlü üzerinde tıbbi deney yapılamaz.” 10.4. “Hükümlülerin hastaneye sevki ile hastanelerde muayene ve tedavileri” başlıklı 99’uncu maddesinde; “(1) Hükümlünün sağlık nedeniyle bir hastaneye sevkine gerek duyulduğunda durum, cezaevi tabibi tarafından bir raporla derhal kurum en üst amirine bildirilir.

(2) Kurumda tedavisi mümkün olmayan hastalığı bulunan hükümlülerin muayene ve tedavileri devlet ve üniversite hastanelerinde gerçekleştirilir. Hükümlülerin yatarak tedavileri bunlar için ayrılan hükümlü koğuşlarında yapılır. Hükümlü koğuşu yoksa tedavileri dış güvenlikten sorumlu güvenlik görevlileri tarafından gerekli önlemler alınarak hastanelerin diğer birimlerinde yapılır. ” 11. Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliğinin; “4.2.35 -Nöropatik ağrı ve fibromiyaljide

ilaç kullanım ilkeleri” başlıklı maddesinde; “4.2.35.A – Nöropatik ağrıda ilaç kullanım ilkeleri (Değişik:

RG- 04/09/2019- 30878/ 36-a md. Yürürlük: 12/09/2019) (1) Gabapentin etken maddeli ilaçların, üçüncü basamak sağlık kurumlarında düzenlenen nöroloji, beyin cerrahisi, fiziksel tıp ve rehabilitasyon, algoloji, deri ve zührevi hastalıkları, romatoloji, ortopedi ve travmatoloji, geriatri veya endokrinoloji ve metabolizma hastalıkları uzman hekimlerinden en az birinin yer aldığı 3 ay süreli sağlık kurulu raporuna istinaden bu hekimlerce reçete edilmesi halinde bedelleri Kurumca karşılanır.” 12. Tıbbi Deontoloji Nizamnamesi’nin 6’ncı maddesinde; “Tabip ve diş tabibi, sanat ve mesleğini icra ederken, hiç bir tesir ve nüfuza kapılmaksızın, vicdanî ve meslekî kanaatına göre hareket eder.

Tabip ve diş tabibi, tatbik edeceği tedaviyi tâyinde serbesttir. ” 13. Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetim, Dış Koruma, Hükümlü ve Tutukluların Sevk ve Nakilleri İle

Sağlık Hizmetlerinin Yürütülmesi Hakkında Protokol’ün 13.1. “Sevk ve nakillerin yapılması, süresi ve esasları” başlıklı 19’uncu maddesinde; “(1) Ceza infaz kurumu idaresince hükümlü ve tutukluların hastane ve duruşmaya sevk yazıları, zorunlu haller dışında en geç iki gün öncesinden jandarmaya gönderilir ve jandarma koruma birlik komutanlığınca da istenilen gün ve saatte hizmete uygun olarak sevkler yapılır.”,

13.2. “Sağlık kurum ve kuruluşlarından randevu alınması” başlıklı 28’inci maddesinde; “(1) Acil veya hayati bir sağlık sorunu dışında hükümlü ve tutukluların muayene, tetkik, tahlil ve tedavileri için sağlık kurum ve kuruluşlarına sevklerinde, mümkün olduğu ölçüde önceden randevu alınır ve sevkler jandarma tarafından randevu saatinde sağlık kuruluşunda hazır olunacak şekilde yapılır.”; 13.3. “Hükümlü veya tutukluların muayene ve tedavilerinin yapılacağı hastaneler” başlıklı 34’üncü maddesinde;“(1) Hastaneye sevki zorunlu görülen hükümlü veya tutukluların muayene ve tedavileri, bulunduğu yer ya da en yakın Devlet veya üniversite hastanesinin hükümlü koğuşlarında yapılır.

(2) Bu hastanelere gönderilen hükümlü ve tutukluların başka yerlerdeki hastanelere sevki sağlık kurulu raporuyla; acil ve hayati tehlikesi bulunması hâlinde ise varsa biri hastalığın uzmanı olmak üzere iki uzman hekim tarafından verilen ve başhekim tarafından onaylanan ve hastalığın sebebi, tedavinin hangi sebeple bulunduğu hastanede gerçekleşmediği, hastaya nerede ve ne tür tedavinin uygulanması gerektiğini açıkça belirten bir raporla olur. Bu durumda da en yakın ve hükümlü koğuşu bulunan Devlet veya üniversite hastaneleri tercih edilir.

(3) Hükümlü ve tutuklular acil haller dışında özel sağlık kuruluşlarına sevk edilmez.

(4) Kampüslerde kurulan semt polikliniklerinde, kampüste bulunan ceza infaz kurumu hasta hükümlü ve tutuklularının yanında, başka ceza infaz kurumlarından gelen hasta hükümlü ve tutukluların da muayene ve tedavisi yapılabilir.”, 14. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesinin (8/4/1998 tarihli oturumda kabul edilmiş olan) Üye

Devletlere Cezaevinde Tıbbi Bakımın Ahlaki ve Kurumsal Yönleri ile İlgili R (98) 7 sayılı Tavsiye

Kararı’nın ilgili kısımları;

“R (98) 7 SAYILI TAVSİYE KARARINA EK

I. Cezaevinde Tıbbi Bakımın Ana Özellikleri

A. Bir Doktora Müracaat 1. Mahkûmlar cezaevine girdiklerinde ve orada bulundukları süre içerisinde herhangi bir yersiz gecikme olmaksızın ve tutukluluk rejimlerine bakılmaksızın, gerekirse sağlık durumları itibarıyla her zaman bir doktora veya tam mesleki tecrübeye sahip olan bir hemşireye müracaat etme imkânına sahip olmalıdır.

Bütün tutuklular cezaevine alınmalarında uygun olan bütün tıbbi uygulamalardan yararlandırılmalıdır.

Akli dengesizliğin, cezaevine psikolojik adaptasyonun, uyuşturucu kullanımından kaynaklanan zararlı belirtilerin, hap ve alkol bağımlılığının ve bulaşıcı ve kronik durumların üzerinde özel bir önemle durulmalıdır.

2. Mahpusların sağlık gereksinimlerini karşılayabilmek için, mahpusların sayılarına, sirkülasyonuna ve ortalama sağlık durumlarına dayalı olarak, büyük ceza infaz kurumlarında devamlı surette doktorlar ve tecrübeli hemşireler bulundurulmalıdır.

3. Bir cezaevi sağlık bakım ünitesi en azından açık tedavi ve dış hasta konsültasyonlarını yapabilecek imkanlara sahip olmalıdır. Şayet, mahkûmun sağlık durumu cezaevinde garanti altına alınamayacak bir tedaviyi gerektiriyorsa, cezaevi dışında bulunan sağlık kuruluşlarında ve her türlü güvenlik ortamında tedavinin yerine getirilmesi için mümkün olan her şey yapılmalıdır.

4. Mahpuslar gündüz ve gecenin her anında gerekli olduğunda bir doktora görünebilmelidir. Cezaevi binası ve eklentilerinde ilk yardımda bulunabilecek bir görevli her zaman hazır bulundurulacaktır. Ciddi acil durumlarda doktor, hemşire, personelinin bir üyesi ve cezaevi idaresi haberdar edilmelidir; gözetim personelinin aktif katılımı ve işlemde bulunması esastır…

9. Gerektiğinde, mahpus hastaneye götürülürken kendine doktor veya hemşire personelince refakat edilmelidir…”

Düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ SN. YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

15. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvurunun reddi gerektiği yönündeki öneri Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 16. Sungurlu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda hükümlü olarak barındırılmakta olan başvuran (1)

numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen başvurusunda özetle; rahatsızlıkları dolayısıyla şiddetli ağrı çektiğini, ağrılarını rahatlatması için ‘gabapentin’ etken maddeli ağrı kesici ilaçlar kullanması gerektiğini ancak cezaevlerinde kötüye kullanıldığı gerekçesi ile hekimin kendisine söz konusu ilaçları reçete etmediğinden bahisle tam teşekküllü hastanede tedavi edilmeyi ve ‘gabepentin’ etken maddeli ilaçların tarafına reçete edilmesini talep etmektedir.

17. Anayasamızın 17’nci maddesinin birinci fıkrası, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 2’nci ve Medeni ve Siyasi Haklar Sözleşmesinin 6’ncı maddeleri ile koruma altına alınan, en temel ve vazgeçilmez haklardan olan yaşama hakkı; yaşama yönelik tehlike ve risklere karşı kamusal otoriteler tarafından korunma hakkını içermektedir.

18. Aynı şekilde Anayasamızın 17’nci maddesinin üçüncü fıkrası, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 3’üncü ve İşkenceye Karşı Birleşmiş Milletler Sözleşmesinin 2’nci maddesi ile hiç kimsenin işkenceye veya insanlık dışı ya da aşağılayıcı muamele veya cezaya tabi tutulamayacağı düzenlenmiş ve devlete her mahkuma, insan onuruna yaraşır asgari koşulları sağlama ve hakimiyet alanlarında bulunan kişilere karşı kötü muamelede bulunmama yükümlülüğü yüklenmiştir.

19. Yukarıda yer verilen uluslararası ve ulusal mevzuatlardan kaynaklanan yükümlülükler çerçevesinde, ceza infaz kurumunda devletin gözetim ve sorumluluğu altında olan tutuklu ve hükümlülerin içinde bulunduğu şartların insan onuruna yakışır bir şekilde olması gerekliliği de koruma altına alınmaktadır.

İnfazın yöntemi ve infaz sürecindeki davranışların mahkûmları, özgürlükten mahrum kalmanın doğal sonucu olan acı eşiğini aşan yoğunlukta bir sıkıntıya veya sınava maruz bırakmaması gerekir. Ceza infaz kurumunda tutulmanın pratik gerekleri çerçevesinde mahkûmların sağlık ve esenlikleri gibi hususların yeterli bir şekilde güvence altına alınması ve mahkûmlara gerekli tıbbi yardımın sağlanması da insan onuruna yakışır koşulların sağlanması için gereklidir (AYM, Turan Günana, B. No: 2013/3550, 19/11/2014).

20. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine (AİHM) göre cezaevi hastanelerinde verilen sağlık hizmeti, her zaman halkın istifade ettiği en iyi sağlık kurumlarıyla aynı düzeyde olmayabilir; bununla birlikte taraf devletlerin tutuklu ve hükümlülere gerekli tıbbi yardımı sağlayarak, onların sağlığını ve iyiliğini yeterince koruma yükümlülüğü bulunmaktadır (AİHM, Khudobin / Rusya (59696/00), 26 Ekim 2006).

21. Anayasa Mahkemesi, ölüm olayının veya yaşam hakkına yönelik ciddi bir riskin tespit edilemediği durumlarda ceza infaz kurumlarının fiziki ve tıbbi imkanlarının sağlık durumuna uygun olmamasına dayalı şikayetleri kötü muamele yasağı kapsamında incelemekte, hasta bir kişinin uygun olmayan fiziki ve tıbbi koşullarda tutulmasını Anayasanın 17’nci maddesinin üçüncü fıkrasına aykırı bir muamele olarak kabul edebilmektedir (AYM, Murat Karabulut, B.No: 2013/2754, 18/2/2016).

22. Somut olayda, Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğünden elde edilen bilgi ve belgelerden özetle; Başvuranın 41 defa Kurum revir biriminde, 38 defa Sungurlu Devlet Hastanesi, Hitit Üniversitesi Çorum

Erol Olçok Eğitim ve Araştırma Hastanesi ve Kırıkkale Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesine sevk işleminin yapılarak gerekli tetkik ve tedavisinin yaptırıldığı; 22.1. Başvuranın sinir sıkışması, bel ve boyun fıtığı rahatsızlıkları ile ilgili olarak 10/12/2021, 07/01/2022, 27/01/2022, 08/04/2022, 02/06/2022, 20/10/2022, 30/11/2022, 15/02/2023-23/02/2023, 26/04/2023 tarihlerinde Sungurlu Devlet Hastanesi ilgili polikliniğine sevk edilerek gerekli tetkik ve tedavilerinin yapıldığı, 22.2. 20/06/2022 tarihinde Hitit Üniversitesi Çorum Erol Olçok Eğitim ve Araştırma Hastanesi Nöroloji

Polikliniğine sevk edilerek tetkik ve tedavisinin yapıldığı, 22.3. 20/01/2023 tarihinde Kırıkkale Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesine sevk edilerek tetkik ve tedavisinin yapıldığı anlaşılmıştır.

23. Diğer yandan başvuranın şikayetinin ‘gabapentin’ etken maddeli nöropatik ağrı ilaçlarının tarafına reçete edilmediği dolayısıyla ilaca erişemediği hususunda yoğunlaştığı görülmekle birlikte anılan etken maddeli ilaçlar normal reçete ile verilmesi gereken izlemeye tabi ilaçlar kapsamında yer almaktadır. Normal reçete ile verilmesi gereken izlemeye tabi ilaçlar kapsamında yer alan ve etken maddesi “gabapentin” olan şikayet konusu ilaçların kötüye kullanım riski bulunmaktadır. Türkiye’de cezaevi hekimlerine yapılan bir anket çalışmasında, anılan etken maddeli ilaçların mahkumlarca sıklıkla talep edildiği ve kötüye kullanıldığı sonucuna ulaşılmış olduğu görülmüştür (Şengül CB, Şengül C, Albuz B. Mahkumlarca kötüye kullanılan ilaçlar değişiyor mu? Cezaevi hekimleri ile gerçekleştirilen bir ön araştırma. Bağımlılık Dergisi.

2015;16:113- 8). Bu nedenle ‘gabapentin’ etken maddeli ilaçların 3. Basamak sağlık kuruluşlarından çıkartılan Sağlık Kurulu raporuna istinaden ve rapor çıkartabilecek uzman hekimler tarafından reçete edilmesi halinde SGK tarafından geri ödemesi yapılmakta ve söz konusu ilaçların kullanımını kontrol altında tutulabilmek amacı ile ilaçlar hükümlülerin yanına verilmemekte, günlük kullanım dozuna göre ilgili görevli personel tarafından kullanımı sağlanmaktadır. Bu kapsamda “gabapentin” etken maddeli ilaç uzman hekimler tarafından reçete edilmesi gereken bir ilaç olmasına rağmen başvuranın yapılan muayeneleri sonrasında hekim tarafından gerekli görülmeyerek reçete edilmediği anlaşılmıştır.

24. Dosya kapsamında yapılan incelemede, başvuranın rahatsızlandığı her seferinde Kurum hekimince muayene edilerek gerekli görüldüğünde tetkik ve tedavisi için hastaneye sevkinin ivedilikle sağlandığı, ‘gabapentin’ etken maddeli ilaçların ise normal reçete ile verilmesi gereken izlemeye tabi ilaçlar kapsamında yer aldığı, başvuranın Sağlık Uygulama Tebliğinin konuyla ilgili hükümlerine göre düzenlenmiş güncel bir sağlık kurulu raporunun bulunmadığı ve bir doktorun hastasına uygulayacağı tedaviyi belirlemede serbest olduğu göz önünde bulundurulduğunda idarenin eylem ve işlemlerinde hukuka ayrılık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 25. İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 sayılı mükerrer Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiş olup, dosya kapsamında ilgili idarelerin söz konusu ilkelere uygun davranılmadığı yönünde herhangi bir tespit yapılmamıştır.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT

26. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre, kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup Sungurlu İnfaz Hakimliği nezdinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçeler ve dosya kapsamına göre başvurunun REDDİNE, Kararın BAŞVURANA ve ADALET BAKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi