|
ÖZET: Başvuran, kendisi ve eşinin raporlu ilaçlarından %10 katılım payı kesintisi yapılmamasını talep etmiştir. Anayasa’nın 17. ve 56. maddeleri, bireylerin yaşama ve sağlık hakkını güvence altına alırken, devletin sosyal güvenlik ve sağlık hizmetlerini sağlama yükümlülüğünü vurgular. Ancak, Anayasa Mahkemesi, devletin bu yükümlülükleri yerine getirirken keyfi hareket edemeyeceğini belirtmiştir.
Başvuranın kullandığı ilaçların Hasta Katılım Payından Muaf İlaçlar Listesi’nde yer aldığı tespit edilmiştir. Ancak, eşinin kullandığı “OZURDEX APLİKATÖRDE İNTRAVİTREAL İMPLANT” isimli ilaç, bu listede bulunmadığı için %10 katılım payı kesintisi uygulanmıştır. Sonuç olarak, Sosyal Güvenlik Kurumu’nun uygulamalarında hukuka aykırılık bulunmadığına karar verilmiş ve başvurunun reddine hükmedilmiştir. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2023/11854-S.23.18863
BAŞVURU NO : 2023/4035
KARAR TARİHİ : 19/09/2023
RET KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI
BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın, kendisi ve eşinin raporlu olarak kullandıkları ilaçlardan katılım payı kesintisi yapılmaması talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 23/03/2023
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza başvuruda bulunan özetle; kendisinin kolon ve akciğer kanseri olduğunu, eşinin ise kalp damar rahatsızlıkları bulunduğunu ve beyninde bulunan ödeme bağlı kısmi felç geçirdiğini, eşinin ve kendisinin mevcut rahatsızlıkları dolayısıyla 17/02/2020 tarihinde
Gazi Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesinde yatarak tedavi gördüklerini, kullandıkları ilaçlar raporlu ilaç olmasına rağmen kendilerinden %10 katılım payı kesintisi yapıldığını, raporlu ilaçlardan bu kesintinin yapılmaması gerektiğini iddia ve ifade ederek yapılan tüm kesintilerin tarafına iade edilmesini ve bundan sonra kesinti yapılmadan ilacın bedelinin tamamının Kurum tarafından karşılanmasını talep etmektedir.
II. İDARENİN ŞİKÂYETE İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Kurumumuzun 17/04/2023 tarih ve sayılı yazısı ile Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı’ndan bilgi ve belge talep edilmiş olup, ilgili idarenin
15/05/2023 tarihli ve – – sayılı cevabi yazısında özetle:
2.1. Kurumlarınca finansmanı sağlanan ilaçların raporlama ve reçeteleme kriterleri ile ödeme usul ve esaslarının; 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 63 üncü ve 72 nci maddesi gereği oluşturulan; komisyonlarda klinik ve teknik veriler kullanılarak, kanıta dayalı tıp uygulamaları, maliyet-etkililik ölçütleri de dikkate alınmak suretiyle ve konusunda uzman ilgili branş hekimlerinin görüşleri de alınarak değerlendirildiği ve alınan kararların Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama
Tebliğinde (SUT) yayımlanarak yürürlüğe girdiği,
2.2. Sağlık Uygulama Tebliği’nin “Katılım Payı” başlıklı “1.8” inci maddesinde ilgili düzenlemelerin yapıldığı ve işlemlerin söz konusu madde çerçevesinde yürütüldüğü, 2.3. MEDULA sisteminde yapılan kontrollerde isimli vatandaşın raporlu olarak “GYREX 50 mg FİLM KAPLI TABLET” ve “LUSTRAL SPECIAL FİLM KAPLI TABLET” ticari isimli ilaçları kullandığı ve ilgili ilaçlardan herhangi bir katılım payı kesintisi yapılmadığının görüldüğü, 2.4. isimli vatandaşın ise raporlu olarak “COLNAR 20 mg FİLM KAPLI
TABLET”, “PLANOR 75 mg FİLM TABLET”, “DELİX 2,5 mg ÇENTİKLİ TABLET”, “DİAMİCRON
30 mg MR DEĞİŞTİRİLMİŞ SALIMLI 30 TABLET”, “ADALAT CRONO 30 mg KONTROLLÜ SALIM
TABLETİ”, “JANUMET 50 mg / 1000 mg FİLM KAPLI TABLET”, “TİOFORM DİSCAİR
İNHALASYON İÇİN TOZ” ve “OZURDEX APLİKATÖRDE İNTRAVİTREAL İMPLANT” ticari isimli ilaçları kullandığı, mezkur ilaçlardan yalnızca “OZURDEX APLİKATÖRDE İNTRAVİTREAL
İMPLANT” ticari isimli ilaçtan Tebliğ kuralları gereği %10 katılım payı kesintisi yapıldığı, diğer ilaçlardan herhangi bir katılım payı kesintisi yapılmadığı, Açıklamalarına yer verilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 2709 sayılı T.C. Anayasası’nın; 3.1. “Cumhuriyetin nitelikleri” başlıklı 2’nci maddesinde; “Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir.” 3.2. “Kişinin dokunulmazlığı, maddi ve manevi varlığı” başlıklı 17’nci maddesinde; “Herkes, yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir.
Tıbbi zorunluluklar ve kanunda yazılı haller dışında, kişinin vücut bütünlüğüne dokunulamaz; rızası olmadan bilimsel ve tıbbi deneylere tabi tutulamaz.” 3.3. “Sağlık hizmetleri ve çevrenin korunması” başlıklı 56’ncı maddesinde; “Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir.
Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek Devletin ve vatandaşların ödevidir.
Devlet, herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak; insan ve madde gücünde tasarruf ve verimi artırarak, işbirliğini gerçekleştirmek amacıyla sağlık kuruluşlarını tek elden planlayıp hizmet vermesini düzenler.
Devlet, bu görevini kamu ve özel kesimlerdeki sağlık ve sosyal kurumlarından yararlanarak, onları denetleyerek yerine getirir.
Sağlık hizmetlerinin yaygın bir şekilde yerine getirilmesi için kanunla genel sağlık sigortası kurulabilir.” 3.4. “Sosyal güvenlik hakkı” başlıklı 60’ıncı maddesinde; “Herkes, sosyal güvenlik hakkına sahiptir.
Devlet bu güvenliği sağlayacak tedbirleri alır ve teşkilatı kurar” 3.5. “Devletin iktisadi ve sosyal ödevlerinin sınırları” başlıklı 65’inci maddesinde; (Değişik: 3/10/20014709/22 md.), “Devlet, sosyal ve ekonomik alanlarda Anayasa ile belirlenen görevlerini, bu görevlerin amaçlarına uygun öncelikleri gözeterek malî kaynaklarının yeterliliği ölçüsünde yerine getirir.” 3.6. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinde; “…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler…” 4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” 5. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun; 5.1. “Finansmanı sağlanan sağlık hizmetleri ve süresi” başlıklı 63 üncü maddesinde; “Genel sağlık sigortalısının ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerin sağlıklı kalmalarını; hastalanmaları halinde sağlıklarını kazanmalarını; iş kazası ile meslek hastalığı, hastalık ve analık sonucu tıbben gerekli görülen sağlık hizmetlerinin karşılanmasını, iş göremezlik hallerinin ortadan kaldırılmasını veya azaltılmasını
temin etmek amacıyla Kurumca finansmanı sağlanacak sağlık hizmetleri şunlardır:
…
f) Yukarıdaki bentler gereğince sağlanacak sağlık hizmetleriyle ilgili teşhis ve tedavileri için gerekli olabilecek kan ve kan ürünleri, kemik iliği, aşı, ilaç, ortez, protez, tıbbi araç ve gereç, kişi kullanımına mahsus tıbbi cihaz, tıbbi sarf, iyileştirici nitelikteki tıbbi sarf malzemelerinin sağlanması, takılması, garanti süresi sonrası bakımı, onarılması ve yenilenmesi hizmetleri.” 5.2. “Sağlık hizmetlerinin ödenecek bedellerinin belirlenmesi” başlıklı 72 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkrasında; “65 inci madde gereği ödenecek gündelik, yol, yatak ve yemek giderlerinin Kurumca ödenecek bedellerini belirlemeye Sağlık Hizmetleri Fiyatlandırma Komisyonu yetkilidir. Komisyon, tıp eğitimini, hizmet basamağını, alt yapı ve kaynak kullanımı ile maliyet unsurlarını dikkate alarak sağlık hizmeti sunucularını fiyatlandırmaya esas olmak üzere ayrı ayrı sınıflandırabilir.(…)
(Değişik ikinci fıkra: 21/5/2013-6486/3 md.) Komisyon; Bakanlık, Maliye, Sağlık ve Kalkınma bakanlıkları, Hazine Müsteşarlığı, üniversite sağlık hizmeti sunucuları ile özel sağlık hizmeti sunucularını temsilen
Bakanlıkça belirlenecek birer üye ve Kurumu temsilen iki üye olmak üzere toplam dokuz üyeden oluşur.
Komisyon kararlarını salt çoğunluk ile alır. Komisyon kararları Resmî Gazete’de yayımlanır. Komisyonca gerekli görülen hâllerde sağlık hizmetlerinin türlerine göre birden fazla alt komisyon kurulabilir.
Komisyonun sekretarya işlemleri Kurumca yerine getirilir.” 6. Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliğinin; 6.1. “1.1. Amaç” başlıklı maddesinde; “(1) Tebliğin amacı (bundan sonra SUT olarak ifade edilecektir); sağlık yardımları Sosyal Güvenlik Kurumunca (bundan sonra Kurum olarak ifade edilecektir) karşılanan ve kapsam maddesinde tanımlanan kişilerin, (Ek ibare:RG-18/2/2017-29983) (80) sağlıklı kalmalarını, hastalanmaları halinde sağlıklarını kazanmalarını, iş kazası ile meslek hastalığı, hastalık ve analık sonucu tıbben gerekli görülen sağlık hizmetlerinin karşılanmasını, iş göremezlik hallerinin ortadan kaldırılmasını veya azaltılmasını temin etmek amacıyla Kurumca finansmanı sağlanan sağlık hizmetleri, yol, gündelik ve refakatçi giderlerinden yararlanma esas ve usulleri ile bu hizmetlere ilişkin Sağlık Hizmetleri
Fiyatlandırma Komisyonunca belirlenen Kurumca ödenecek bedellerin bildirilmesidir.” 6.2. “1.8 – Katılım payı” başlıklı maddesinde; “(1) Katılım payı; sağlık hizmetlerinden yararlanabilmek için genel sağlık sigortalısı veya bakmakla yükümlü olduğu kişiler tarafından ödenecek tutarı ifade eder.
(2) Katılım payı uygulanacak sağlık hizmetleri aşağıda belirtilmiştir:
a) Sağlık Bakanlığı tarafından sözleşme imzalanmış, görevlendirilmiş veya yetkilendirilmiş aile hekimleri hariç olmak üzere ayakta tedavide hekim ve diş hekimi muayenesi katılım payı, b) Ayakta tedavide sağlanan ilaçlar, c) Vücut dışı protez ve ortezler, ç) Yardımcı üreme yöntemi tedavileri.” 6.3. “1.8.2 – Ayakta tedavide sağlanan ilaçlar için katılım payı” başlıklı maddesinde; “(1) Kurumca bedeli karşılanan ilaçlar için Kurumdan gelir ve aylık alanlar ile bakmakla yükümlü oldukları kişilerden
%10, diğer kişilerden %20 oranında katılım payı alınır.
(2) Ayrıca her bir reçete için; a) 3 kutuya kadar (üç kutu dâhil) temin edilen ilaçlar için……….3 (üç) TL, b) 3 kutuya ilave temin edilen her bir kutu ilaç için……….……..1 (bir) TL, olmak üzere katılım payı alınır.
c) Enjektabl formlar ile serum, beslenme ürünleri ve majistraller için kutu sayısına bakılmaksızın her bir kalem 1 kutu olarak değerlendirilir.
(3) Sağlık raporu ile belgelendirilmek koşuluyla Kurumun resmi internet sitesinde (www.sgk.gov.tr)
yayınlanan “Hasta Katılım Payından Muaf İlaçlar Listesi” nde (EK-4/D) yer alan hastalıklarda, listede belirtilen ilaçlar için bu maddede belirtilen katılım payları uygulanmaz ve kutu/kalem hesabında dikkate alınmaz.
(4) Bu maddede tanımlanan ilaçlar için katılım payları; a) Kurumdan gelir ve aylık alanlar ile bakmakla yükümlü olduğu kişiler için gelir ve aylıklarından mahsup edilmek suretiyle, b) Diğer kişiler için ise Kurumla sözleşmeli eczaneler tarafından kişilerden, c) Yurt dışından temin edilen ilaçlar için; ilaçları temin eden kuruluş tarafından kişilerden, şahıslar tarafından temin edilmesi halinde Kurum tarafından kişilerden, tahsil edilir.” 6.4. “1.8.5 – Katılım payı alınmayacak haller, sağlık hizmetleri ve kişiler” başlıklı maddesinde; “…(8)
Tetkik ve tahliller ile diğer tanı yöntemlerinde kullanılan ilaçlardan, yatarak tedavilerde kullanılan ilaçlardan, sağlık raporu ile belgelendirilmek şartıyla EK-4/D Listesinde yer alan ilaçlardan SUT’un 1.8.2 maddesinde tanımlanan katılım payı alınmaz. (…)”
Düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ SN. YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
7. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvurunun reddi gerektiği yönündeki öneri Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 8. Başvuran, (1) numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen başvurusunda; eşinin ve kendisinin raporlu olarak kullandıkları ilaçlardan %10 katılım payı kesintisinin yapılmamasını ve daha önce yapılan kesintilerin taraflarına iadesini talep etmektedir.
9. Anayasamızın 17’nci maddesinde “yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma” hakkına, 56’ncı maddesinde de “herkesin sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama” hakkına sahip olduğu düzenlenmiş olup, 56’ncı maddesinin üçüncü fıkrasında “Devlet, herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak; insan ve madde gücünde tasarruf ve verimi artırarak, işbirliğini gerçekleştirmek amacıyla sağlık kuruluşlarını tek elden planlayıp hizmet vermesini düzenler.” denilmek suretiyle Devlet herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içerisinde sürdürmesi için gerekli iş ve işlemleri yapmakla yükümlendirilmiştir. Diğer yandan 65’inci maddede devletin sosyal ve ekonomik alanlarda Anayasa ile belirlenen görevlerini ekonomik istikrarın korunması gözetilerek mali kaynaklarının yeterliliği ölçüsünde yerine getireceği sınırlamasına yer verilmiştir. Ancak Anayasa Mahkemesi, Anayasa’nın 65. maddesindeki düzenlemeyi yorumlarken, ekonomik gelişmişlikten hareketle devleti yönetenlerin, ekonomik ve sosyal haklar bakımından tamamen keyfi hareket edemeyeceklerine işaret etmiştir.
10. Nitekim Anayasa Mahkemesi kararında “Kişinin yaşama hakkı, maddi ve manevi varlığını koruma hakkı, birbirleriyle sıkı bağlantıları olan, devredilmez, vazgeçilmez temel haklardandır. Bu haklara karşı olan her türlü engelin ortadan kaldırılması da devlete ödev olarak verilmiştir. Güçsüzleri güçlüler karşısında koruyacak olan devlet, gerçek eşitliği sağlayacak, toplumsal dengeyi koruyacak, böylece gerçek hukuk devleti niteliğine ulaşacaktır. Hukuk devletinin amaç edindiği yaşama hakkının korunması, sosyal güvenliğin sağlanmasıyla gerçekleşecektir. Sosyal güvenliği sağlayacak olan kuruluşların yasal düzenlemelerin “yaşama hakkı ile maddi ve manevi varlığı koruma haklarını” zedeleyecek veya ortadan kaldıracak hükümler içermemesi gerekir.” diyerek devletin ekonomik ve sosyal alandaki görevlerini yerine getirirken uygulayacağı sınırlamalarda ‘yaşama hakkını’ ortadan kaldıran düzenlemeler yapamayacağını vurgulamıştır. (Anayasa Mahkemesinin 17/01/1991 tarih ve E.1990/27, K.1991/2 sayılı kararı)
11. Sağlık hakkı, sosyal devlet ilkesinin bir unsuru olarak kabul edilmekte olup sosyal devlet, bütün vatandaşlarını hastalıklar dahil çeşitli risklere karşı korumak ve bu amaç için gerekli düzenlemeleri yapmakla yükümlü kılınmıştır. Sağlık hizmetinin yerine getirilmesinde, bu hizmetin özelliği ve insan yaşamının önemi nedeniyle, hizmetin kalitesinin ön planda tutulması gerektiği için sırf sağlık harcamalarında tasarruf sağlamak, sağlık kurum ve kuruluşlarına yapılan ödemelerde oluşan denetim eksikliğini gidermek amacıyla yapılan düzenlemelerin yaşam hakkını kısıtlar nitelikte olmamasına dikkat etmek gerekmektedir. (Danıştay 15. D. 06/03/2018 tarih ve E.2014/6132, K.2018/2209 sayılı kararı)
12. Sosyal sigortalar ile genel sağlık sigortası bakımından kişileri güvence altına almak, bu sigortalardan yararlanacak kişileri ve sağlanacak hakları, bu haklardan yararlanma şartları ile finansman ve karşılanma yöntemlerini belirlemek, sosyal sigortaların ve genel sağlık sigortasının işleyişi ile ilgili usûl ve esasları düzenlemek amacıyla 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu yayımlanmıştır.
Kanun kapsamında, genel sağlık sigortalısı ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerin muayene, tetkik, tahlil, tedavi, ilaç ve sarf malzemelerine ait giderler ile yol, gündelik ve refakatçi giderleri Sosyal Güvenlik
Kurumu Başkanlığı tarafından yayımlanan Sağlık Uygulama Tebliği (SUT) doğrultusunda ilgili Kurum tarafından karşılanmaktadır.
13. Diğer taraftan, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 63 üncü maddesinde
“finansmanı sağlanan sağlık hizmetleri ve süresi” düzenlenirken, 72 nci maddesinde kanunda sayılan ve finansmanı sağlanan sağlık hizmetlerinin Kurumca ödenecek bedellerini belirlemeye Sağlık Hizmetleri
Fiyatlandırma Komisyonu (SHFK) yetkili kılındığı, Komisyonun bu belirlemeyi yaparken “sağlık hizmetinin niteliği itibarıyla hayati öneme sahip olup olmaması”, “kanıta dayalı tıp uygulamaları”, “maliyet-etkililik ölçütleri” ve “genel sağlık sigortası bütçesi” gibi kıstasları dikkate alacağı düzenlenmiştir.
14. 5510 sayılı Kanun’dan yetki alan Sağlık Hizmetleri Fiyatlandırma Komisyonunca da SGK tarafından finansmanı sağlanan/sağlanacak olan sağlık hizmetleri ile ilgili alternatif geri ödeme modelleri ile bunlara
ilişkin ödeme usul ve esaslarının hazırlaması amacıyla Sosyal Güvenlik Kurumu Genel Sağlık Sigortası
Alternatif Geri Ödeme Komisyonunun yetkilendirildiği anlaşılmıştır.
15. Kanun koyucu tarafından sağlık hizmetlerinin finansmanına ilişkin kriterler belirlenirken, sadece kamu kaynakları kısıtını değil aynı zamanda kanıta dayalı bilimsel çalışmalar, alternatif tedavi yöntemlerine üstünlük, dünyadaki uygulamalar, sağlık hizmetinin hayati bir öneme sahip olup olmaması gibi somut veri ve çalışmalara da başvurarak kamu kaynaklarının tahsisi noktasındaki takdir hakkını sınırlayan objektif ölçütler belirlediği görülmüştür.
16. Sağlık Uygulama Tebliği’nin ‘1.8. Katılım payı’ başlıklı maddesi ile sağlık hizmetlerinden yararlanabilmek için genel sağlık sigortalısı veya bakmakla yükümlü olduğu kişiler tarafından katılım payı ödeneceği ifade edilmiş olup, katılım payı ödenecek sağlık hizmetleri; Sağlık Bakanlığı tarafından sözleşme imzalanmış, görevlendirilmiş veya yetkilendirilmiş aile hekimleri hariç olmak üzere ayakta tedavide hekim ve diş hekimi muayenesi katılım payı, ayakta tedavide sağlanan ilaçlar, vücut dışı protez ve ortezler, yardımcı üreme yöntemi tedavileri olmak üzere dört başlıkta sayılmıştır. Tebliğin 1.8.2 – ‘Ayakta tedavide sağlanan ilaçlar için katılım payı’ başlıklı maddesinde ise kurumca bedeli karşılanan ilaçlar için kurumdan gelir ve aylık alanlar ile bakmakla yükümlü oldukları kişilerden %10, diğer kişilerden %20 oranında katılım payı alınacağı düzenlenmiş olmakla birlikte aynı maddede istisnalara da yer verilmiştir.
Nitekim üçüncü fıkra ile sağlık raporu ile belgelendirilmek koşuluyla “Hasta Katılım Payından Muaf İlaçlar
Listesi” nde (EK-4/D) yer alan hastalıklarda, listede belirtilen ilaçlar için katılım payı alınmayacağı ifade edilmiştir. Yine Tebliğin ‘1.8.5 – Katılım payı alınmayacak haller, sağlık hizmetleri ve kişiler’ başlıklı maddesinin sekizinci fıkrasında da yatarak tedavilerde kullanılan ilaçlardan ve sağlık raporu ile belgelendirilmek şartıyla EK-4/D Listesinde yer alan ilaçlardan SUT’un 1.8.2 maddesinde tanımlanan katılım payının alınmayacağı hükme bağlanmıştır.
17. Somut dosya kapsamında başvuran ’in raporlu olarak kullandığı ilaçların Hasta Katılım Payından Muaf İlaçlar Listesinde (EK-4/D) yer aldığı dolayısıyla söz konusu ilaçlardan Sağlık Uygulama Tebliği’nin ‘1.8.2 – Ayakta tedavide sağlanan ilaçlar için katılım payı’ başlıklı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca herhangi bir katılım payı kesintisi yapılmadığı, eşi
’in kullanmakta olduğu raporlu ilaçlarından ise “OZURDEX APLİKATÖRDE
İNTRAVİTREAL İMPLANT” isimli ilaç hariç diğerlerinin EK-4/D listesinde yer aldığı dolayısıyla aynı hüküm kapsamında herhangi bir katılım payı kesintisi yapılmadığı, ancak “OZURDEX APLİKATÖRDE
İNTRAVİTREAL İMPLANT” isimli ilacın Hasta Katılım Payından Muaf İlaçlar Listesinde (EK-4/D) yer alan hastalıklar listesinde belirtilen ilaçlar kapsamında bulunmadığı, bu nedenle raporlu olsa dahi katılım payından muaf ilaçlardan olmadığı dolayısıyla söz konusu ilaçtan %10 katılım payı alındığı anlaşılmıştır.
18. Sonuç olarak, ilgili mevzuat hükümleri ve somut olay birlikte değerlendirildiğinde: Kurum tarafından finansmanı sağlanan ilaçların raporlama ve reçeteleme kriterleri ile ödeme usul ve esaslarının
SGK tarafından geri ödeme kapsamına alınması için birden fazla kurumun temsilcisinin yer aldığı ilgili komisyonlarca hastalık bazında değerlendirme yapıldığı ve objektif ölçütler çerçevesinde sınırlamalar yapılarak takdir hakkının kullanıldığı, bu takdir hakkı kapsamında ‘Hasta Katılım Payından Muaf İlaçlar
Listesi’ oluşturulduğu, başvuran ve eşinin raporlu olarak kullandıkları ilaçlardan “OZURDEX
APLİKATÖRDE İNTRAVİTREAL İMPLANT” isimli ilaç hariç diğerlerinden herhangi bir katılım payı alınmadığı, “OZURDEX APLİKATÖRDE İNTRAVİTREAL İMPLANT” isimli ilacın ise SUT eki EK4/D listesinde belirtilen katılım payından muaf ilaçlar listesinde yer almadığı dolayısıyla katılım payından muaf olmadığı, bu nedenle Kurum tarafından %10 katılım payı kesintisi yapıldığı anlaşılmış olup, idarenin eylem ve işlemlerinde hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığı değerlendirildiğinden başvurunun reddi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 19. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup, dosya kapsamında ilgili idarelerce bahse konu ilkelere aykırı davranıldığına dair herhangi bir tespit yapılmamıştır.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
20. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 17’nci maddesinin sekizinci fıkrasına göre Kamu Denetçiliği Kurumuna dava açma süresi içinde yapılan başvuru, işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurmakta olup, anılan Kanunun 21 inci maddenin birinci fıkrası uyarınca başvurunun Kurum tarafından reddedilmesi hâlinde, (varsa) durmuş olan dava açma süresi gerekçeli ret kararının ilgiliye tebliğinden itibaren kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup ilgili İdarenin işlemine karşı Ankara İdare Mahkemesi nezdinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre, BAŞVURUNUN REDDİNE, Kararın BAŞVURANA ve SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi