|
ÖZET: Başvuran, 2006-2012 yılları arasında aldığı disiplin cezalarının özlük dosyasından silinmesi için Kamu Denetçiliği Kurumu’na başvurmuştur. İdare, başvuranın geçmişteki davranışları ve aldığı disiplin cezaları göz önünde bulundurularak talebin reddedildiğini belirtmiştir. Başvuranın 2009 ve 2010 yıllarında mesaiye geç gelmesi, emre itaatsizlik etmesi ve yalan beyanda bulunması gibi sebeplerle çeşitli disiplin cezaları alması, bu kararın gerekçesini oluşturmuştur.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 133. maddesi uyarınca, disiplin cezalarının özlük dosyasından silinmesi için memurun, cezaların uygulanmasından sonra olumlu bir tutum sergilemesi gerektiği vurgulanmıştır. İdare, başvuranın bu şartları yerine getirmediğini ve dolayısıyla talebin reddedilmesi gerektiğini ifade etmiştir. Danıştay içtihatları da, disiplin cezası ile eylem arasında adil bir denge kurulması gerektiğini belirtmektedir. Sonuç olarak, başvurunun reddi, disiplin cezalarının kamu hizmetinin gereği olarak uygulandığı ve bu cezaların silinmesi için gerekli şartların sağlanmadığı gerekçesiyle hukuka uygun bulunmuştur. Bu durum, disiplin hukukunun temel ilkeleri çerçevesinde değerlendirilmiştir. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2513-2513
BAŞVURU NO : 2018/11355
KARAR TARİHİ : 05/02/2019
RET KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : T. C. Genel Kurmay Başkanlığı Hava Kuvvetleri
Komutanlığı
Başvuranın 2006-2012 yılları arasında almış olduğu disiplin
BAŞVURUNUN KONUSU :
cezalarının özlük dosyasından silinmesi yönünde ilgili
İdareye “tavsiye”de bulunulması talebi hk.
BAŞVURU TARİHİ : 21/09/2018
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvuran özetle, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun, 133 üncü maddesi uyarınca 11/04/2018 tarihinde 2006-2012 yılları arasında almış olduğu disiplin cezalarının özlük dosyasından silinmesi için idareye başvuru yaptığını ancak talebinin reddedildiğini ifade ederek 2006-2012 yılları arasında almış olduğu disiplin cezalarının özlük dosyasından silinmesi yönünde ilgili İdareye “tavsiye”de bulunulmasını Kamu Denetçiliği
Kurumundan talep etmektedir. II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN
AÇIKLAMALARI
2. T. C. Genel Kurmay Başkanlığı Hava Kuvvetleri Komutanlığı’nın 19/11/2018 tarihli ve … sayılı cevabi yazısı ve eki belgelerde özetle, 2.1. Başvuranın 08/08/2007’den beri Batman Hava Meydan Komutanlığında veri hazırlama kontrol işletmeni olarak çalıştığı, 2.2. Başvuranın 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu, 4483 Sayılı Memurlar ve Diğer Kamu
Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun ve TSK’da Görevli Devlet Memurlarının
Disiplin Kurulları ve Disiplin Amirleri Yönetmeliği hükümlerine tabi olduğu, 2.3. 657 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinde “Disiplin cezalarının çeşitleri ile ceza uygulanacak fiil ve haller” belirtildiği ve ilgili Kanunda “göz hapsi” diye bir disiplin cezası bulunmadığı halde, söz konusu cezanın cezai işlem uygulandığı tarihte yürürlükte olan Askeri Ceza Kanunda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un 32 nci maddesi ile 22/5/1930 tarihli ve 1632 sayılı Askeri Ceza Kanununun Disiplin cezalarının nevileri başlıklı 165 inci maddesine (Mülga:31/1/2013-6413/45 md.) göre verildiği, 2.4. Başvuranın talebinin reddedilme gerekçelerinde belirtilen 657 sayılı Kanunun 133 üncü maddesinde belirlenen koşulların tam olarak sağlanması cümlesinden atamaya yetkili birlik komutanının/amirinin uygun görmesi ile personel hakkında amirinin olumlu kanaatinin oluşması halinin anlaşılması gerektiği, 2.5. 657 sayılı Kanunun 133 üncü maddesinde “…Memurun, yukarıda yazılan süreler içerisindeki davranışları, bu isteğini haklı kılacak nitelikte görülürse, isteğinin yerine getirilmesine karar verilerek bu karar özlük dosyasına işlenir.” hükmündeki, bu isteğini haklı kılacak nitelikte görülürse cümlesindeki isteği haklı kılacak sebeplerin; personelin almış olduğu disiplin cezalarına müteakip arada geçen süreç içerisindeki hal, hareket, tutum ve davranışlarını olumlu yönde düzeltmesi, personelin bu isteğinin haklı kılınabilmesi için ceza aldığı dönemlerin aksi yönde hareket etmesi olduğu, 2.6. Başvuruya konu talebin; personelin uygulanan disiplin cezası işlemlerinden sonraki hal, hareket ve tutumlarında olumlu yönde herhangi bir düzelme olmamasına istinaden 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunun 133 üncü maddesinin amire vermiş olduğu yetki doğrultusunda reddedildiği, 2.7. Personelin işyerindeki tutum ve davranışlarını düzeltmesi ve bu kapsamda amirleri tarafından cezaların silinmesine yönelik olumlu kanaat bildirmesi halinde başvuranın talebinin yerine getirebileceği, 2.8. Başvuran ile aynı durumda olan (geçmişte aldığı disiplin cezalarını özlük dosyasından silmeyi talep eden) 25 personelin ceza silinme işlemi yapıldığı, 3 personelin ise yapılmadığı, Açıklamalarına yer verilmiştir.
2.9. Başvuranın 2006 yılında Son günlerde, artan bir yoğunlukla tavır ve davranışlarında, onun niteliğinde bir memur için uygun olmayan değişiklikler gözlemlendiği, mesaiye geliş ve gidiş saatleri dahil olmak üzere, diğer tüm konularda kendini toparlayarak, beklenen performans kriterleri çerçevesinde olumlu gelişmelerin kısa süre içinde görüleceği ümit edilerek uyarı cezası ile tecziye edildiği, yine 2006 yılında 23 Kasım
2006 tarihinde Kızılay’a kan vermek için birliğinden ayrılarak takip eden günde dahil
olmak üzere istirahatli olduğunu beyan etmek suretiyle göreve gelmediği, ancak ilgili makamlarla yapılan koordine sonucu, (başvuranın) tansiyonunun kan vermek için uygun olmadığı gerekçesiyle 2 (İki) günde kabul edilmediği, Hava Kuvvetleri Komutanlığında görev yapan personelin birbirine duydukları güven ve inanç duygusunun her türlü değerin üzerinde olduğu, bunu zedeleyen her türlü davranışın tamiri mümkün olmayan büyük sonuçlara yol açtığı bu gerekçe ile; görevle ilgili konularda yükümlü olduğu kişilere yalan ve yanlış beyanda bulunmaktan dolayı 657 sayılı Devlet Memurları
Kanununun 125 nci Maddesinin C Fıkrasının D bendi gereğince 1/8 maaş katı cezası ile tecziye edildiği, 2009 yılında mesaiye geç geldiği ve defalarca uyarılmasına rağmen, aynı suçu işleyerek emre itaatsizlik ettiği tespit edildiğinden İç Hizmet Kanunu 115 inci madde ve Askeri Ceza Kanunun 162/1-A, 165, 170 ve 171 inci maddeleri gereğince 7 (Yedi) gün “göz hapsi” ile cezalandırıldığı, 2010 yılında 4734 sayılı Kamu İhale
Kanununun 62 nci Md. (l) Bendinin Uygulanmasında Görevini yapmadığı sebebiyle uyarı cezası ile tecziye edildiği, 2010 yılında Amiri hakkında umumi adap ve askeri usullere uygun olmayan ithamlarda bulunması nedeniyle Askeri Ceza Kanunun 162/1-A, 165, 170 ve 171 inci maddeleri gereğince 14 (Ondört) gün “oda hapsi” ile cezalandırıldığı, 2010 yılında mesaiye geç gelmesi ve defalarca uyarılmasına rağmen, aynı suçu işleyerek emre itaatsizlik ettiği tespit edildiğinden İç Hizmet Kanunu 115 inci madde ve Askeri Ceza Kanunun 162/1-A, 165, 170 ve 171 inci maddeleri gereğince 3 (Üç) gün “göz hapsi” ile cezalandırıldığı, 2.10. 2009 ve 2010 yıllarında toplamda 2 kez alınan “göz hapsi” cezası ile 2010 yılında 1 kez alınan
“oda hapsi” cezasının 10 yıl süresi dolmadığı, 2006, 2008 ve 2010 yıllarında toplamda 3 kez alınan “uyarı” cezası ile 2006 yılında bir kez alınan “aylıktan kesme” cezasının 657 sayılı
Kanun’un 133 üncü maddesinde belirlenen koşulların tam olarak sağlamadığı gerekçesi ile silinmediği, 2.11. Ayrıca verilen cezaların farklı kişilerce verildiği (Hava Pilot Kurmay Albay Meydan
Komutanı
…., Hava İkmal Binbaşı İkmal Komutanı …, Hava Piyade Kurmay Albay Meydan Komutanı
….), Tespit edilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasasının
“Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında, “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu
Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”; 4. 14/6/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun
Görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında, “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.
5. 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun, 5.1. “Amir durumda olan devlet memurlarının görev ve sorumlulukları” başlıklı 10 uncu maddesinin birinci fıkrasında; “Devlet memurları amiri oldukları kuruluş ve hizmet birimlerinde kanun, tüzük ve yönetmeliklerle belirlenen görevleri zamanında ve eksiksiz olarak yapmaktan ve yaptırmaktan, maiyetindeki memurlarını yetiştirmekten, hal ve hareketlerini takip ve kontrol etmekten görevli sorumludurlar.” hükmü, ikinci fıkrasında “Amir, maiyetindeki memurlara hakkaniyet ve eşitlik içinde davranır. Amirlik yetkisini kanun, tüzük ve yönetmeliklerde belirtilen esaslar içinde kullanır.” hükmü, 5.2. “Devlet memurlarının görev ve sorumlulukları” başlıklı 11 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Devlet memurları kanun, tüzük ve yönetmeliklerde belirtilen esaslara uymakla ve amirler tarafından verilen görevleri yerine getirmekle yükümlü ve görevlerinin iyi ve doğru yürütülmesinden amirlerine karşı sorumludurlar.” hükmü, 5.3. “Memur bilgi sistemi, özlük dosyası” başlıklı 109 uncu maddesinde; “Memurlar, Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası esas alınarak kurumlarınca tutulacak personel bilgi sistemine kaydolunurlar. Her memur için bir özlük dosyası tutulur. Özlük dosyasına, memurun mesleki bilgileri, mal bildirimleri; varsa inceleme, soruşturma, denetim raporları, disiplin cezaları ile ödül ve başarı belgesi verilmesine ilişkin bilgi ve belgeler konulur. Memurların başarı, yeterlik ve ehliyetlerinin tespitinde, kademe ilerlemelerinde, derece yükselmelerinde, emekliye ayrılmalarında veya hizmetle ilişkilerinin kesilmesinde, hizmet gerekleri yanında özlük dosyaları göz önünde bulundurulur. Özlük dosyalarının tutulma esasları ile özlük dosyalarında yer alacak belgelere ilişkin usûl ve esaslar Devlet Personel Başkanlığınca belirlenir.” 5.4. “Disiplin cezalarının çeşitleri ile ceza uygulanacak fiil ve haller” başlıklı 125 inci maddesinde; “Devlet memurlarına verilecek disiplin cezaları ile her bir disiplin cezasını
gerektiren fiil ve haller şunlardır:
… A – Uyarma: Memura, görevinde ve davranışlarında daha dikkatli olması gerektiğinin yazı ile bildirilmesidir.
Uyarma cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır:
a) Verilen emir ve görevlerin tam ve zamanında yapılmasında, görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasların yerine getirilmesinde, görevle ilgili resmi belge, araç ve gereçlerin korunması, kullanılması ve bakımında kayıtsızlık göstermek veya düzensiz davranmak, b) Özürsüz veya izinsiz olarak göreve geç gelmek, erken ayrılmak, görev mahallini terketmek, …e) Devlet memuru vakarına yakışmayan tutum ve davranışta bulunmak, f) Görevine veya iş sahiplerine karşı kayıtsızlık göstermek veya ilgisiz kalmak, C
– Aylıktan kesme: Memurun, brüt aylığından 1/30 – 1/8 arasında kesinti yapılmasıdır.
Aylıktan kesme cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır:
… d) Görevle ilgili konularda yükümlü olduğu kişilere yalan ve yanlış beyanda bulunmak, 5.5. “Disiplin cezalarının bir süre sonra özlük dosyasından silinmesi” başlıklı 133 üncü maddesinde; “Disiplin cezaları memurun özlük dosyasına işlenir. Devlet memurluğundan çıkarma cezasından başka bir disiplin cezasına çarptırılmış olan memur uyarma ve kınama cezalarının uygulanmasından 5 sene, diğer cezaların uygulanmasından 10 sene sonra atamaya yetkili amire başvurarak, verilmiş olan cezalarının özlük dosyasından silinmesini isteyebilir.
Memurun, yukarıda yazılan süreler içerisindeki davranışları, bu isteğini haklı kılacak nitelikte görülürse, isteğinin yerine getirilmesine karar verilelerek bu karar özlük dosyasına işlenir 5.6. “İtiraz” başlıklı 135 inci maddesinde; “Disiplin amirleri tarafından verilen uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezalarına karşı disiplin kuruluna, kademe ilerlemesinin durdurulması cezasına karşı yüksek disiplin kuruluna itiraz edilebilir. İtirazda süre, kararın ilgiliye tebliği tarihinden itibaren yedi gündür. Süresi içinde itiraz edilmeyen disiplin cezaları kesinleşir.” 6. Disiplin Kurulları ve Disiplin Amirleri Hakkında Yönetmeliğin “Disiplin
Amirlerinin sorumlulukları” başlıklı 19 uncu maddesinde; “Disiplin amirleri, disiplin işlerinde kendilerine 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ve özel kanunlarla verilen yetkileri kamu hizmetlerinin gereği gibi yürütülmesini sağlamak amacıyla; memurlara kanun, tüzük ve yönetmeliklerle tanınan hakları göz önünde tutan, hakkaniyet ve eşitliği esas alan bir tutum ve davranış içinde kullanmak ile yükümlüdürler..” 7. 4/4/1983 tarih ve 18008 Sayı ile Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren
Türk Silahlı Kuvvetlerinde Görevli Devlet Memurları Disiplin Kurulları Ve Disiplin
Amirleri Yönetmeliğinin “Disiplin Cezalarının Bir Süre Sonra Özlük Dosyasından
Silinmesi” başlıklı 15 inci maddesinde; “Disiplin cezaları memurun özlük dosyasına işlenir.
Devlet memurluğundan çıkarma cezasından başka bir disiplin cezasına çarptırılmış olan memur uyarma ve kınama cezalarının uygulanmasından 5 sene, diğer cezaların uygulanmasından 10 sene sonra atamaya yetkili amire başvurarak verilmiş olan cezaların özlük dosyalarından silinmesini isteyebilir. Memurun yukarıda belirtilen süreler içerisindeki davranışları, bu isteğini haklı kılacak nitelikte görülürse, isteğinin yerine getirilmesine karar verilerek bu karar özlük dosyasına işlenir. Kademe ilerlemesinin durdurulması cezasının özlük dosyasından silinmesinde disiplin kurulunun mütalaası alındıktan sonra yukarıdaki fıkra hükmü uygulanır.”
8. Kamu Personeli Genel Tebliği (SeriNo:2) “…Özlük Dosyası Sekiz Bölümden Oluşur:
…4.Bölümde; memur hakkında yapılan disiplin soruşturmalarına ilişkin evraklar ile verilen disiplin cezaları, yargı organlarınca memur hakkında verilmiş karar örnekleri, görevden uzaklaştırmaya ilişkin belgeler ile varsa inceleme, soruşturma ve denetim raporları saklanır…”
Düzenlemelerine yer verilmiştir
IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
9. Kamu Denetçisi inceleme ve araştırması neticesinde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilemediğinden başvurunun reddi gerektiği yönündeki önerisini Kamu Başdenetçisi’ne sunmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 10. Başvuran özetle, 2006-2012 yılları arasında almış olduğu disiplin cezalarının özlük dosyasından silinmesi yönünde ilgili İdareye “tavsiye”de bulunulmasını talep etmiştir.
11. Başvuru dosyası üzerinden yapılan incelemede, başvuranın 2009 ve 2010 yıllarında mesaiye geç geldiği ve defalarca uyarılmasına rağmen aynı suçu işleyerek emre itaatsizlik ettiği gerekçeleriyle toplamda 2 kez “göz hapsi” cezası ile 2010 yılında amiri hakkında umumi adap ve askeri usullere uygun olmayan ithamlarda bulunması nedeniyle 1 kez “oda hapsi” cezası ile 2006, 2008 ve 2010 yıllarında Devlet memuru vakarına yakışmayan tutum ve davranışta bulunduğu, mesaiye geliş ve gidiş saatlerine uymadığı ve 4734 sayılı Kamu
İhale Kanununun 62 nci Md. (l) Bendinin Uygulanmasında Görevini yapmadığı gerekçeleriyle toplamda 3 kez “uyarı” cezası ile 2006 yılında yalan ve yanlış beyanda bulunmaktan dolayı 1 kez “aylıktan kesme” cezası ile tecziye edildiği bununla birlikte bu cezaların farklı kişiler tarafından verildiği (2.9. ve 2.11. nolu paragraflar) görülmüştür.
12. Disiplin cezaları, kamu hizmetinin gereği gibi yülütülebilmesi bakımından kamu görevlilerinin mevzuat uyarınca yerine getirmek zorunda oldukları ödev ve sorumlulukları ifa etmemeleri veya mevzuatta yasaklanan fiillerde bulunmaları durumunda uygulanan yaptırımlar olup, memurların özlük hakları üzerinde doğrudan ve önemli sonuçlar doğurmaları sebebiyle subjektif ve bireysel etkileri bulunduğu gibi kamu görevinin gereği gibi sürdürülmesi ve kamu düzeninin sağlanması bakımından objektif ve kamusal öneme sahiptir. Bu bakımdan disiplin soruşturmalarının yapılmasında izlenecek yöntem, ceza verilecek fiiller ve ceza vermeye yetkili makam ve kurullar pozitif olarak mevzuatla belirlenmiş, doktrin ve yargısal içtihatlarla da konu ile ilgili disiplin hukuku ilkeleri oluşturulmuştur.
13. Danıştay 8. Dairesinin 11/02/1997 tarihli ve E:1995/3680, K:1997/3928 sayılı kararına göre, bir memur hakkında takdir edilen disiplin cezası ile ilgilinin eylemi arasında adil bir denge bulunması ilkesi disiplin hukukunun temel ilkelerindendir. Bu denge kurulurken, olayın oluş biçimi, ilgilinin suç kastının bulunup bulunmadığı, irade dışı etkenlerin eylemin meydana gelmesine etkisi gibi hususların göz önünde bulundurulması gerekmektedir. Yine Danıştay 8. Dairesinin aynı yönde 12/10/1998 tarihli ve E:1998/4988, K:1998/3015 sayılı kararı bulunmaktadır.
14. Anayasa Mahkemesinin 14/11/2013 tarihli ve E:2013/15, K:2013/131 sayılı kararında; disipline konu eylemler ile yaptırımlar arasında adil bir dengenin gözetilmesi de hukuk devleti ilkesinin bir gereği olduğu, eylem ile yaptırım arasında bulunması gereken adil denge, “ölçülülük ilkesi” olarak da adlandırıldığı ve bu ilkenin alt ilkelerini de elverişlilik, zorunluluk ve orantılılık ilkelerinden oluştuğundan bahisle “Elverişlilik ilkesi”nin, öngörülen yaptırımın ulaşılmak istenen amaç için elverişli olmasını, “zorunluluk ilkesi”nin öngörülen yaptırımın ulaşılmak istenen amaç bakımından zorunlu olmasını ve
“orantılılık ilkesi”nin ise öngörülen yaptırım ile ulaşılmak istenen amaç arasında olması gereken orantıyı ifade ettiği açıklanmaktadır.
15. 657 sayılı Devlet Memurları Kanununu gereğince ilgili ceza hükümlerini içeren maddelerdeki fiillerin işlenmesi durumunda ilgili kanunda belirtilen usule uygun şekilde idare tarafından kanuna aykırı olmayacak şekilde disiplin cezası tesis edilebilmektedir.
Ancak söz konusu disiplin cezalarının kanunda belirtilen süreler sonunda kaldırılma hali de düzenlenmiş olup, ceza vermeye yetkili amir tarafından durumun değerlendirilmesi gerekliliği ortaya çıkmaktadır. İlgili mevzuat hükmü gereğince memurun atamaya yetkili amire başvurması durumunda ilgili disiplin cezasının ilgili memurun kanundaki süreler içindeki davranışları da dikkate alınmak suretiyle verilen disiplin cezaların silinebileceği hususu düzenlenmiştir.
16. Takdir yetkisi, idarenin belli şart ve durumların meydana gelmesi halinde belli bir kararı alıp almamak veya kanunda öngörülen değişik çözümler arasında bir seçim yapmak konusunda tanınan bir serbestiye ya da belirli bir konuda karar alabilmek için hangi şart ve durumların ortaya çıkması gerektiğini tespit etmek imkânına sahip olması olarak tanımlanmaktadır. İdari işlemler tesis edilirken İdareler, bağlı yetki veya takdir yetkisi çerçevesinde karar alırlar. Bu doğrultuda, idari işlemin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat unsurlarının tümünün hukuk kuralları tarafından önceden belirlenerek, idareye belli bir yönde hareket etme hususunda bir tercih tanınmamışsa veya idareye belli bir tasarrufta bulunması kesin olarak emredilmişse bağlı yetkiden, idarenin nerede ve nasıl bir tasarrufta bulunacağının hukuk kuralları ile önceden kesin bir şekilde belirlenmediği durumlarda ise idarenin takdir yetkisinden söz edilmektedir (Halil Kalabalık, İdare
Hukukunda Takdir Yetkisi Kavramı Ve Benzer Kurumlarla Karşılaştırılması, Gazi Üniversitesi Hukuk
Fakültesi Dergisi Cilt 1, Sayı 2, Aralık 1997).
17. İdareye belli konularda takdir yetkisinin tanınması idarenin görevlerinin niteliği gereği zorunludur. Ancak, idareye belli konularda takdir yetkisinin tanınması, idarenin keyfi olarak hareket edebileceği anlamına da gelmez. Bu doğrultuda idare takdir yetkisini kullanırken yasanın koyduğu sınırlar içinde kalmalı, eşitlik ilkesine önem vermeli, bu yetkiyi kamu yararı için kullanmalı, yasanın öngördüğü amaçtan başka ya da kamu yararı dışında bir amaç için kullanamamalı ve bu yetkiyi gerekçeli olarak kullanmalıdır (Prof. Dr. … “Yönetim Hukuku”, Eylül/1991 s.204).
18. Yukarıdan beri anlatılan hususlar, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, İdarenin personelin uygulanan disiplin cezası işlemlerinden sonraki hal, hareket ve tutumlarında olumlu yönde herhangi bir düzelme olmadığı ve diğer cezaların uygulanmasından sonra 10 sene geçmediği gerekçeleriyle 657 Sayılı
Devlet Memurları Kanunun 133 üncü maddesinin amire vermiş olduğu yetki çerçevesinde işlem tesis ettiği görüldüğünden İdarenin işleminde hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığı kanaat ve sonucuna varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkelerine Uygunluk Yönünden Değerlendirme 19. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar
Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup;
İdarenin Kurumumuzun bilgi ve belge talebine ilişkin cevabi yazıları incelendiğinde, “dürüstlük”, “nezaket”, “şeffaflık”, “bilgi edinme hakkı”, “makul sürede karar verme”, “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun hareket ettiği hususları tespit edilmiştir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
20. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden arta kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup, Batman İdare Mahkemelerinde dava yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE;
Kararın, başvurana ve T. C. Genel Kurmay Başkanlığı Hava Kuvvetleri Komutanlığına tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.
e-imzalıdır
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi