|
ÖZET: Danıştay, Sivil Memurlar Sendikası’nın, Genelkurmay Başkanlığına bağlı sivil memurların içtimaya katılma zorunluluğuna ilişkin başvurusunu reddetti. İdarenin, sivil memurların yoklamalarını yapma yetkisini kullandığını ve bu uygulamanın kamu hizmetinin etkinliği açısından gerekli olduğunu belirtti. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ve TSK İç Hizmet Kanunu çerçevesinde, sivil memurların yoklama uygulamasına tabi tutulmasının yasal bir dayanağı olduğu vurgulandı.
İdarenin, sivil memurların yoklamalarının alınması ve genel koordinasyonun sağlanması amacıyla içtima düzenlemesinin, mevzuata uygun olduğu ve kamu yararına hizmet ettiği ifade edildi. Ayrıca, içtima uygulamasının, disiplin ve hizmet gereklilikleri açısından önemli bir unsur olduğu sonucuna varıldı. Bu çerçevede, sendikanın iddialarının somut delillerle desteklenmediği ve idarenin uygulamasında hukuka aykırılık bulunmadığı tespit edildi. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2019/3033-S.4326
BAŞVURU NO : 2019/987
KARAR TARİHİ : 14/05/2019
RET KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : GENELKURMAY BAŞKANLIĞI
TSK’da görevli sivil memurların içtimaya katılmamaları
BAŞVURUNUN KONUSU :
talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 18/01/2019
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Sivil Memurlar Sendikası (SİME-SEN )Ankara Şubesi tarafından yapılan başvuruda özetle; 1.1. Millî Savunma Bakanlığı ve bağlılarında görevli memurların, doğrudan görev alanı ile ilgisi olmayan içtimalara katılmamaları hakkında; Milli Savunma Bakanlığının 30 Aralık 2014 tarihli, Genelkurmay Başkanlığının 09 Mart 2015 tarihli yazılarıyla bağlı bulunan tüm birliklere emir yayımlandığı, 1.2. Birlik mevcutlarının görülmesi ve tespiti veya vukuat olup olmadığının anlaşılması maksadıyla kıta, karargah ve kurumlarda yoklamalar yapılabileceğinin (içtima olarak uygulanmaktadır) TSK İç Hizmet Kanununun 55’inci maddesi ve TSK İç Hizmet
Yönetmeliğinin 263’üncü maddesinde hüküm altına alındığı, 1.3. 1 ve 4 numaralı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Milli Savunma Bakanlığı teşkilatında yapılan değişiklik ile Genelkurmay Başkanlığı ile Kuvvet Komutanlıklarının, Milli Savunma
Bakanına bağlanması nedeniyle Kanun ve Yönetmelikler de ivedi gerekli uyum düzenlemelerinin yapılması gerektiği, Genelkurmay Başkanlığı ve Kuvvet Komutanlıklarının
Milli Savunma Bakanlığına bağlanması ve yapılan söz konusu değişiklik ile yargı organları nezdinde tüzel kişiliği/taraf ehliyetlerinin bulunmamasına rağmen; halen uygulanan TSK İç
Hizmet Kanunu ve TSK İç Hizmet Yönetmeliği hükümlerinin kanunlarına aykırılık teşkil ettiği, 1.4. MSB ve Gnkur.Bşk.Iığınca sivil memurların içtimaya katılmamaları konusunda emir yayımlanmasına rağmen, Genelkurmay Başkanlığına bağlı MEBS Siber Savunma Komutanlığı
Destek Tabur Komutanlığında görevli sivil memurların; “Günlük Emir No:2018/19, Konu:Haftalık Yoklama” adı altında günlük emir defterine yazılı bir şekilde; “Görülen lüzum üzerine bölükte görevli sivil memurların yoklamasının alınması, genel koordinasyonların yapılması ve haftalık planların yapılması maksadıyla her Çarşamba 13.30’daki öğlen içtimasında hazır bulunacaktır. İçtimaya gelemeyecek olan personel maruzatını belirten dilekçe ile bir gün önceden takım yada kısım komutanı aracılığı ile bilgi verecektir.” şeklindeki emir ile içtimaya katılmaya zorlandığının üyeleri tarafından sendikaya bildirildiği, 1.5. Sendika tarafından, sivil memurların içtimaya katılması işleminin iptal edilmesi, personelin mesaiye gelip giderken kartlarını okuttukları, görevli oldukları birimlerdeki amirlerin de ayrıca bu kontrolleri yaptıkları belirtildiği ve Genelkurmay Başkanlığına bağlı MEBS Siber Savunma
Komutanlığına hususun yazılı olarak bildirildiği, 1.6. MEBS Siber Savunma Komutanlığınca, sivil memurların içtima ettirilmesi konusunda yapılan uygulamanın TSK İç Hizmet Kanunu, TSK İç Hizmet Yönetmeliği ve Genelkurmay
Başkanlığının yayımlandığı esaslara uygun olarak yapıldığının bildirildiği, 1.7. Üyelerle yapılan görüşmeler ve tespitler neticesinde; sivil memurlara uygulanan içtima işlemlerine devam edildiği, hatta personel üzerinde sendikaya bilgi verildiği gerekçesiyle mobbing (baskı) uygulanmaya başlandığı ve çeşitli gerekçeler ileri sürülerek personelden savunma alındığının tespit edildiği, 1.8. Sonuç olarak; Genelkurmay Personel Başkanlığı ve Millî Savunma Bakanlığının içtima konusunda yayımlamış olduğu yazılar ve ilgili mevzuat göz önüne alınarak, söz konusu iş yerinde uygulanmaya zorlanan “içtima” sorununun çözümüne yönelik gerekli işlemin yapılması, Talep edilmektedir.
II. İDARENİN ŞİKÂYETE İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Genelkurmay Başkanlığından 07/02/2019 tarihli ve … sayılı yazımız ile bilgi ve belge talep edilmiş olup, yazımıza cevaben anılan İdarenin 18/03/2019 tarihli ve … sayılı yazısında özetle; 2.1. 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun “Türk silahlı kuvvetlerinde çalışan memurlara uygulanmayacak maddeler” başlıklı 232’nci maddesi ile TSK’da çalışan sivil memurların çalışma usulleri hakkında TSK iç mevzuat hükümlerinin uygulanacağı belirtildiği; 211 sayılı
TSK İç Hizmet Kanununun 55’inci maddesinin, “İnsan ve hayvan mevcutlarını anlamak, bunlardan ve silah, malzeme ve eşyada bir vukuat olup olmadığı haberini almak maksadı ile kıta, karargâh ve kurumlarda biri sabah, diğeri akşam, üçüncüsü de gece olmak üzere günde üç defa yoklama yapılır. Yoklamaların şekli ve yapılış tarzı talimatnamede gösterilir.” hükmünü amir olduğu; yoklamaların yapılış şekli ve tarzının nasıl olacağının, TSK İç Hizmet
Yönetmeliği’nin 263 ile 270’inci maddeleri arasında belirtildiği, buna göre, subay ve astsubaylarla birlikte sivil personelin de sabah yoklamasına tabi tutulacağı 263’üncü maddenin l’inci bendinin son cümlesinde, “Karargâh, birlik ve kurumlarda vazifeye başlamadan evvel subay, astsubay ve sivil personelin yoklamaları yapılıp ilgili amire bildirilir.” şeklinde ifade edildiği, 2.2. Sivil memurların içtimaları hususunda, tören geçişine iştirak ettirilmemeleri ve doğrudan görev alanı ile ilgisi olmayan içtimalara katılmamaları gerektiği konusunda gerekli hassasiyet gösterilmesi yönünde 24 Şubat 2015 tarihinde uygulama emri yayımlandığı, 2.3. MEBS ve Siber Savunma Komutanlığınca içtima konusunda idareye yapılan başvuru sonrasında, Destek Tabur Komutanlığında görevli, başvuran sendikaya üye iki personelin savunmasının alındığı; bir memura 19 Eylül 2018 tarihinde Destek Tabur Komutanlığına ait …
plakalı traktörü emniyet kurallarına aykırı kullanmak suçundan 657 sayılı Devlet Memurları
Kanunu’nun 125’inci maddesinin birinci fıkrasının “A” bendi uyarınca uyarma cezası verilmesine; bir başka memura, 26 Eylül 2018 tarihinde bölük tesislerinin ve ısı merkezinin kontrolleri sırasında görevle ilgili resmi belge, araç ve gereçlerin korunması, kullanılması ve bakımında kayıtsızlık göstermek ve düzensiz davranmak suçundan sözlü ikazda bulunulmasına ilişkin olduğu, sonuç olarak her iki savunma konusu hususun da somut olaylara dayandığı tespit edildiği, 2.4. İdarelerince yapılan uygulamada mevzuata ve emirlere aykırılık bulunmadığı gibi uygulamanın TSK bünyesinde birlik, beraberliğin ve disiplinin tesisine katkı sağlaması bakımından gerekli olduğu kıymetlendirildiği, idarelerinde görevli sivil memurlara içtima konusunda özel bir uygulama yapılmadığı, bu konuda şikayette bulunan personelin de aralarında bulunduğu iki personelin, Personel Başkanı ile makamında görüştüğü; görüşme neticesinde MEBS ve Siber Savunma Komutanlığında görevli personelin haftada yalnızca bir defa ve en fazla on beş dakika olmak üzere hizmetle ilgili talimat verilmesi amacıyla içtimaya çıkarıldıkları anlaşıldığı, 211 sayılı TSK İç Hizmet Kanununun 55’inci maddesinde yoklamanın; sabah, akşam ve gece olmak üzere günde üç defa yapılması hüküm altına alındığı, bu kapsamda, işbu Kanun hükmüne rağmen hizmet anlayışı ile ihtiyaç duyulduğundan haftada bir defaya mahsus içtima yaptırılmasının “dostane” bir yöntem ve makul bir işlem olduğu değerlendirildiği, 2.5. Başvuru konusu ile ilgili; 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, 211 sayılı TSK İç Hizmet
Kanunu ve TSK İç Hizmet Yönetmeliği kapsamında görev yapan sivil memurların diğer kurumlardaki memurlardan mevzuat açısından farklı bir konumda olduğu ve TSK’da üniformalı personelle yürütülen hizmetin bir parçası olduğu görüldüğü; kamu hizmetinin verimli ve etkin bir şekilde yürütülmesi maksadıyla amir pozisyonunda olan personelin emrinde görevli personeli toplayıp hizmetle ilgili emirler vermesi, personeli ile iletişim halinde olmasının mevzuatta yer alan içtima olarak değerlendirilmesinin uygun olmadığı, burada hizmetin yürütülmesi adına toplantı yapıldığı, yapılan uygulamada mevzuata ve emirlere aykırı bir husus olmadığının değerlendirildiği, Belirtilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 1982 Anayasasının “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü maddesi: “…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği
Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler…”, 4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrası: “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 5. 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun; 5.1. “Türk silahlı kuvvetlerinde çalışan memurlara uygulanmıyacak maddeler” başlıklı 232’nci maddesi: “Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanunu ve Yönetmeliğinin, Askeri
Mahkemeler Kuruluş ve Yargılama Usulü Kanununun ve bunlar hakkında halen yürürlükte bulunan diğer mevzuatın uygulanmasını sağlama bakımından Türk Silahlı Kuvvetlerinde çalışan sivil memurlar, sözleşmeli ve geçici personel ile işçiler hakkında bu kanunun; Çalışma saatleri hakkındaki 99 uncu, Günlük çalışma saatlerinin tespiti hakkındaki 100 üncü, Günün 24 saatinde devamlılık gösteren hizmette çalışma saat ve usulünün tespiti hakkındaki
101 inci, fazla çalışma ücreti hakkındaki 178 inci,
Görevden uzaklaştırmaya yetkilileri sayan 138 inci, maddeleri hükümleri uygulanmaz.”, 5.2. “Türk Silahlı Kuvvetlerinde çalışan memurlara uygulanmaya devam olunacak hükümler” başlıklı 233’üncü maddesi: “Bu kanunun 7 nci bölümünde yer alan “Disiplin” e ait 124, 136 ncı maddelerindeki hükümlerin Türk Silahlı Kuvvetlerinde çalışan sivil memurlar ile sözleşmeli ve yevmiyeli personel hakkında uygalanmasından, Türk Silahlı Kuvvetleri İç
Hizmet Kanun ve Yönetmeliği, Askeri Mahkemeler Kuruluş ve Yargılama Usulü Kanunu ve konu ile ilgili diğer hükümleri saklıdır.”, 6. 211 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanununun; 6.1. 2’nci maddesinin ikinci fıkrası: “Asker: Askerlik mükellefiyeti altına giren şahıslarla (Erbaş ve erler) özel kanunlarla Silahlı Kuvvetlere intisabeden ve resmi bir kıyafet taşıyan şahsa denir.”, 6.2. “Astın vazifeleri” başlıklı 14’üncü maddesi: “Ast; amir ve üstüne umumi adap ve askeri usullere uygun tam bir hürmet görtermeye, amirlerine mutlak surette itaate ve kanun ve nizamlarda gösterilen hallerde de üstlerine mutlak itaate mecburdur.
Ast muayyen olan vazifeleri, aldığı emri vaktinde yapar ve değiştiremez, haddini aşamaz.
İcradan doğacak mesuliyetler emri verene aittir.
İtaat hissini tehdit eden her türlü tezahürler, sözler, yazılar ve fiil ve hareketler cezai müeyyidelerle men olunur.”, 6.3. “IV – Amirin vazifeleri” üst başlıklı 17’nci maddesi: “Amir; maiyetine hürmet ve itimat hisleri verir. Maiyetin ahlaki, ruhi ve bedeni hallerini daima nezaret ve himayesi altında bulundurur. Amirin maiyetine karşı daima bitaraflık ve hakkaniyeti muhafazası esastır.”, 6.4. “F) YOKLAMALAR” başlıklı 55’inci maddesi: “İnsan ve hayvan mevcutlarını anlamak, bunlardan ve silah, malzeme ve eşyada bir vukuat olup olmadığı haberini almak maksadı ile kıta, karargah ve kurumlarda biri sabah, diğeri akşam, üçüncüsü de gece olmak üzere günde üç defa yoklama yapılır.
Yoklamaların şekli ve yapılış tarzı talimatnamede gösterilir. ”, 6.5. “U) SİLAHLI KUVVETLERDE ÇALIŞAN SİVİL PERSONEL” başlıklı 115’inci maddesi: “Silahlı Kuvvetlerde çalışan sivil memur, müstahdem, müteferrik müstahdem ve gündelikçi sivil personel bu kanunun askerlere tahmil ettiği sorumluluk ve hizmetlerin ifası
bakımından:
a) Amir vazifesi alanlar; maiyetindeki bütün askeri ve sivil personele hizmetin icabettirdiği
emirleri verebilir. (Mülga ikinci ve üçüncü cümle: 3/10/2016-KHK-676/53 md.; Aynen kabul:
1/2/2018-7070/46 md.)(…)
b) Bütün sivil personel emrinde çalıştıkları askeri amirlere karşı ast durumunda olup bu kanunun 14 üncü maddesinin asta tahmil ettiği vazifeleri aynen yapmaya mecburdurlar. (Mülga ikinci cümle: 31/1/2013-6413/45 md.) (…)”, 6.6. 116’ncı maddesi: “Sivil personelin, bu kanunun askerlere tanıdığı hak ve salahiyetlerden
faydalanmaları ve mükellefiyetleri yerine getirmeleri aşağıdaki esaslar dahilinde olur:
a) Bu Kanunun müracat ve şikayet bölümlerinde gösterilen usul, hak ve kayıtlara aynen tabidirler.
b) Bu Kanunun 33 üncü maddesinde gösterilen izin hakkındaki hükümlere aynen riayetle mükellef olup senelik izinleri hususi kanunlardaki esaslara göre tayin ve tanzim olunur.
c) (Mülga: 22/1/2015-6586/110 md.)
d) Sivil personel Silahlı Kuvvetlerde gördükleri hizmetlerin hususiyetleri göz önüne alınarak bu kanunun 77 nci maddesi gereğince nöbet hizmetlerine sokulabilirler.
e) Sivil personelin yalnız kendileri ordu pazarları ve askeri kantinlerden aynen ve askerler gibi, askeri nakil vasıtalarından ise bu kanunun 108 inci maddesi hükmünden faydalanabilirler.
f) (Değişik: 22/11/1990-3683/9 md.) Sivil personelin görevdeki kıyafetleri, Kıyafet
Yönetmeliğinde gösterilir.
g) (Ek: 22/11/1990-3683/9 md.) Milli Savunma Bakanlığı ile Genelkurmay Başkanlığı kadrolarında veya kadro açıklamalar bölümünde özel nitelikli olarak gösterilen görev yerlerine atanan sivil memurlar Türk Silahlı Kuvvetleri sosyal tesislerinden görevlendirildikleri kadro derecesindeki subaylar gibi istifade ederler. Bu statüdeki sivil memurlar ile askeri personel arasındaki protokol münasebetlerinin düzenlenmesinde de aynı esas uygulanır.(1)”, 7. 06/09/1961 tarihli ve 10899 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Türk Silahlı Kuvvetleri
İç Hizmet Yönetmeliğinin “F- YOKLAMALAR” başlıklı bölümünün 263’üncü maddesi:
“ Yoklamalar, aşağıda yazıldığı gibi yapılır.
1 – Sabah yoklaması : Kalk borusundan sonra manga kumandanları tarafından manga erbaş ve
erlerinin kılık kıyafet ve temizlik muayeneleri yapılır. Aynı zamanda her erde kendilerine verilmiş silâh ve vasıtalarla teferruatından, eşya, teçhizat ve malzemeden bir noksanları ve sıhhatlerinde bir bozukluk olup olmadığı sorulur ve görülür. Bundan sonra erbaş ve erler toplanarak bölük nöbetçi astsubayının nezaretinde kıta kadrosunda bulunanların isimleri okunmak, hayvanlar, araçlar, silâh ve teçhizat sayılmak suretiyle koğuşlarda, ahırlarda ve garajlarda yapılır; mevcut olanlar olmıyanlar sebepleriyle bir kâğıda işaret olunur. Manga kumandanları, bu malûmatı topladıktan sonra nöbetçi çavuşuna, nöbetçi çavuşu da nöbetçi astsubayına, nöbetçi astsubayları da bölük nöbetçi subayına haber verirler. Bölük nöbetçi subayı ayrıca vukuat raporunu bölük kumandanına da söz veya yazı ile bildirir. Bölük nöbetçi subayı tabur veya alay nöbetçi subayına ve o da nöbetçi âmirine bildirir. Bu suretle yapılacak sabah yoklaması neticesine göre bölüğün insan ve hayvan mevcudu, birliğin levazım heyetince tanzim edilecek günlük tabelaya esas olmak üzere bölük yoklamasına geçirilir ve sabah talimine çıkmazdan evvel bölük kumandanına tasdik ettirilir ve ilgili şubeye gönderilir. Bölük kumandanına verilecek vukuat raporuna yazı ile yapılan her türlü müracaat ve şikâyetler bağlanır, ağızdan yapılan müracaatlar dahi rapor sunulurken söylenir. Karargâh, birlik ve kurumlarda vazifeye başlamadan evvel subay, astsubay ve sivil personelin yoklamaları yapılıp ilgili âmire bildirilir.
2 – Akşam yoklaması : Güneş batmadan evvel nizam karakolundan verilen boru işareti üzerine
borazanlar ve varsa mızıka tarafından yoklama havası çalınır, birlikler toplanma yerine silâhlı olarak gelirler ve merasim duruşu dururlar. Nizam karakolu ile hazır kıta ayrı olarak sağ başta bulunur.
Kıtalar selâm vaziyeti alırlar. İstiklâl marşı okunur, sonra yoklama başlar yoklama neticesini bölük nöbetçi astsubayları, bölük nöbetçi subayına, bölük nöbetçi subayı da tabur veya alay nöbetçi subayına, o da nöbetçi âmirine gelip sözle veya yazı ile arz ederler. Nöbetçi âmiri tarafından günlük emirler muhteviyatında kıtaya tebliğ edilecek varsa bildirilir. Bundan sonra bir geçit resmi yapılarak yoklamaya nihayet verilir.
3 – Gece yoklaması : Yat borusundan evvel koğuşlar, ahırlar ve garajlar içinde bölük nöbetçi
astsubayları tarafından yapılır. Netice silsile yolu ile nöbetçi âmirine bildirilir.”,
IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ
8. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuruya konu talebin reddi yönünde hazırlanan Ret Karar Önerisi Kamu Başdenetçisine sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 9. Bir numaralı paragrafta yer verildiği üzere SİME-SEN Ankara Şubesi tarafından yapılan başvuruda; Genelkurmay Başkanlığına bağlı MEBS Siber Savunma Komutanlığı Destek Tabur
Komutanlığında görevli sivil memurların içtimaya zorlandığı öne sürülerek; Genelkurmay
Personel Başkanlığı ve Millî Savunma Bakanlığının içtima konusunda yayımlamış olduğu yazılar ve ilgili mevzuat göz önüne alınarak, başvuruya konu İdarede, sivil memurlara yönelik yapılan içtima uygulamasının çözüme kavuşturulmasının talep edildiği anlaşılmaktadır.
10. Diğer taraftan Kurumumuz kayıtlarında yapılan incelemede; SİME-SEN tarafından sivil memurların içtima sorunuyla ilgili olarak 27/11/2014 tarihinde de Kurumumuza başvuru yapıldığı, söz konusu başvurunun 2014/5229 Başvuru Numarası ile kayıt altına alındığı, yapılan inceleme neticesinde de Milli Savunma Bakanlığına 22/05/2015 tarihli Gönderme Kararı verildiği, söz konusu karar üzerine Milli Savunma Bakanlığı tarafından 10/06/2015 tarihli ve
1087 sayılı yazıyla; uygulamada doğabilecek sıkıntıların giderilmesi amacıyla, Devlet
memurlarının görev alanıyla ilgili olmayan içtimalara katılmamaları konusunda gerekli hassasiyetin gösterilmesi için ilgili birimlere emir yayımlandığı bilgisinin verildiği tespit edilmiştir.
11. Yine, sivil memurların içtimaya katılmaları hususunda, Milli Savunma Bakanlığının 30/12/2014 tarihli, Genelkurmay Başkanlığının 24/02/2015 tarihli emirleriyle; “a. Gerekli günlük yoklamaların yapılması, b. Karargâh, birlik ve kurumlara ait görevlerin yerine getirilmesine yönelik görev bölümü ve talimatların verilmesi, c. Kurum içerisinde birlik ve beraberliğin sağlanması açısından düzenlenecek faaliyetlerin (bayramlaşma, kutlama gibi) icra edilmesi, ç. Göreve yönelik eğitici ve bilgilendirici hususların aktarılması, d. Güvenlik açısından önem arz eden yangın ile emniyet ve kaza önleme tatbikatı gibi faaliyetlerin icrasına iştiraklerinin sağlanması maksadıyla yapılan faaliyetlere katılmalarının sağlanması, Ancak, tören geçişine iştirak ettirilmemeleri ve doğrudan görev alanı ile ilgisi olmayan içtimalara katılmamaları gerektiği konusunda gerekli hassasiyet gösterilmesi” yönünde ilgili birimlere talimat gönderildiği tespit edilmiştir.
12. 657 sayılı Kanun ile Devlet memurlarının hizmet şartları, nitelikleri, atanma ve yetiştirilmeleri, ilerleme ve yükselmeleri, ödev, hak, yüküm ve sorumlulukları, aylıkları ve ödenekleri ve diğer özlük işleri düzenlenmiştir. Ancak Kanunda, kanun koyucu tarafından bu
Kanuna tabi olan tüm memurlar için uygulanan bazı hükümler bakımından TSK bünyesinde çalışan memurlar için farklı uygulama yapılması yönünde bir takdir yetkisi kullandığı görülmektedir. Buna göre, 657 sayılı Kanunun 232’nci ve 233’üncü maddeleriyle, Türk Silahlı
Kuvvetlerinde çalışan memurlara; Kanunda yer verilen çalışmaya ilişkin bazı hükümlerin uygulanmayacağı yine disipline ilişkin bazı hükümlerin ise uygulanmasında TSK mevzuatındaki hükümlerin saklı olduğu kurala bağlanmıştır. Bu bağlamda Kanunda, TSK’da görevli memurlar için farklı bir uygulama yoluna gidilmesini, TSK’nın kendine özgü yapısı ve verdiği hizmetine bağlamak mümkündür. Şöyle ki, buna benzer durumu Anayasamızda da görmek mümkündür. Örneğin Anayasamızın suç ve cezalara ilişkin esasları düzenleyen 38’nci maddesinin onuncu fıkrasında “İdare, kişi hürriyetinin kısıtlanması sonucunu doğuran bir müeyyide uygulayamaz.” denildikten sonra “Silahlı Kuvvetlerin iç düzeni bakımından bu hükme kanunla istisnalar getirilebilir.” denilmek suretiyle TSK’daki işleyişin farklılığı vurgulanmıştır.
13. Türk Silahlı Kuvvetlerinin, Anayasa ve mevzuatla verilen görevlerinin yerine getirilmesinde, askeri ve sivil personel olmak üzere ikili bir ayrıma gidildiği söylenebilir. Bu ikili ayrımda yer alan sivil personel statülerinin ilk olarak hangi amaçla TSK bünyesinde oluşturma ihtiyacı hissedildiğine yönelik net bir bilgi bulunmamasına karşın, özellikle asker şahıslar için düzenlenen atama rütbe ve hak ve yükümlüklerine bağlı kalınmaksızın rütbe gerektirmeyen işler için bu statülerin oluşturulduğu bu zamana kadarki uygulama örneklerinden anlaşılmaktadır. Bugünkü durumda ise 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi olan sivil memurlar ve istisnai memurlar kamuda çalışan memurlarla aynı hak ve yükümlülüklere sahip bulunmakta, bunun yanı sıra aynı zamanda disiplin işlemleri ve özlük hakları açısından 211 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanunu ile 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel
Kanununda da çeşitli düzenlemelere tabi tutulmaktadır (“Askeri Personel Sisteminde
Değişim”, İpek Özkal Sayan ve Erdem Özgür, Yasama Dergisi, 2018, Sayı : 2019/3033-S.432638, Syf. 7-11).
14. Türk Silahlı Kuvvetlerinin hizmete ilişkin kurallarını belirleyen 211 sayılı İç Hizmet
Kanununun 2’nci maddesinde; “asker”in tanımı yapılmış olup, söz konusu tanım açısından temel kriterin; özel biçime sahip, ayırıcı özelliklere sahip, yasalarla belirlenen rütbe, işaret gibi semboller taşıyan, asker kişiyi diğer kişilerden ayıran resmi bir kıyafet taşıma olarak belirtilmiştir. Anılan Kanunun 14’üncü maddesinde, astın görevleri sayılarak amir ve üstü konumdaki kişilerin verdiği görevleri yapmakla yükümlü olduğu belirtilmiştir. 17’nci maddesinde de amirin, maiyetindeki personele tarafsız ve hakkaniyetli davranmasının esas olduğu vurgulanmıştır. Söz konusu Kanunun 115’inci maddesine bakıldığında ise sivil personel; sivil memur, müstahdem, müteferrik müstahdem ve gündelikçi sivil personel olarak sayılarak bunların amir ve ast konumunda olmasına göre sorumluluklarının belirlendiği görülmektedir. Bu çerçevede, sivil personelden amir pozisyonunda olanların, alt kademedeki bütün askeri ve sivil personele hizmetin gerektirdiği emirleri verebileceği; ast komunda olanların ise emrinde çalıştıkları askeri amirlere karşı Kanunun 14’üncü maddesinde sayılan görevleri yapmakla yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır. Bununla birlikte Kanunun 116’ncı maddesinde sivil personelin, Kanunun askerlere tanıdığı hak ve yetkilerden faydalanmaları ve sorumlulukları yerine getirmeleri bazı esaslara bağlanmıştır. Buradan hareketle TSK’da görevli üniforma giymeyen ve silah taşımayan sivil memurların bazı konularda gerek tanınan haklar gerekse yükümlülükler bağlamında askerlerle aynı konumda değerlendirildiği söylenebilir.
15. Öte yandan, 211 sayılı Kanunun 55’inci maddesinde; insan ve hayvan mevcutlarını anlamak, bunlardan ve silah, malzeme ve eşyada bir vukuat olup olmadığı haberini almak amacıyla kıta, karargah ve kurumlarda biri sabah, diğeri akşam, üçüncüsü de gece olmak üzere günde üç defa yoklama yapılacağı hükmü yer almaktadır. Yoklama konusu, Türk Silahlı
Kuvvetleri İç Hizmet Yönetmeliğinin 263’üncü maddesinde daha da ayrıntılı şekilde düzenlenerek, sabah yoklamasında; karargâh, birlik ve kurumlarda vazifeye başlamadan evvel subay, astsubay ve sivil personelin yoklamalarının yapılıp ilgili âmire bildirilmesi gerektiği kurala bağlanmıştır. Görüleceği üzere mevzuatta, yoklama yapılması hususunda sivil memurlara herhangi bir ayrıcalık tanınmadığı anlaşılmaktadır. Ancak, sivil memurların yoklamalarına ilişkin uygulamanın zamanla biraz esnetildiği, bu doğrultuda “tören geçişine iştirak ettirilmeme” ve “doğrudan görev alanı ile ilgisi olmayan içtimalara katılmama” şeklinde bu kuralın yumuşatıldığı (11) numaralı paragrafta yer verilen emir yazılarından anlaşılmaktadır.
16. Başvuran sendika tarafından, personelin mesaiye gelip gelmediğinin personel kartları üzerinden de tespiti mümkün olduğu gerekçesiyle sivil memurların içtimaya tabi tutulması uygulamasının kaldırılması gerektiği belirtilmektedir. Ancak yukarıda anılan Kanun ve
Yönetmelik hükümleri dikkate alındığında, yoklamanın usul ve esaslarını belirleme noktasında
İdarenin bir takdir hakkının olduğunu kabul etmek gerekir. Ayrıca buna sadece personelin mevcudunun belirlenmesi olarak da bakılmamalıdır. Nitekim İdare tarafından, anılan sendikanın başvurusunda belirttiği ve (1.4) numaralı paragrafta yer verilen, “Haftalık Yoklama” konulu, 2018/19 nolu günlük emirde; görülen lüzum üzerine bölükte görevli sivil memurların
“yoklamalarının alınması”, “genel koordinasyonun sağlanması” ve “haftalık planların yapılması” amacıyla her Çarşamba saat 13:30’da öğlen içtimasında hazır bulunmaları şeklinde bir uygulamaya gidilerek, (6.2) ve (6.5) numaralı paragraflarda yer verilen mevzuat hükümleri çerçevesinde, amir konumundaki personelin ast konumdaki personele emir ve talimat vermesi, olarak algılamak gerekir. Dolayısıyla somut olaya bu yönüyle bakıldığında, İdarenin mevzuatın kendisine tanıdığı yetkiyi kullandığı anlaşılmakla, ortada kamu yarına ve hizmet gereklerine aykırı bir durumun bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
17. Diğer taraftan, TSK bünyesinde görev yapan sivil personeller arasında olan sivil memurların gerek görev gerekse işleyiş açısından askeri sistemden tamamen bağımsız olmadığı açıktır. Bu nedenle, TSK’nın kendi işleyişi ve yaptığı hizmet bir bütün olarak ele alındığında, sivil memurları askeri mantık içerisinde yapılan bazı uygulamaların dışında tutulma isteklerinin yerinde olmadığı değerlendirilmektedir. Yoklama uygulamasının yapılış amacının dışına çıkarılarak farklı (kamu yararı ve hizmet gereği dışında) amaçta kullanılması, yani bunun sivil memurlar üzerinde bir baskı aracı olarak hissettirilmesi hatta daha ileri boyutta mobbinge varması şüphesiz hukuk düzeninin koruyacağı bir durum değildir. Bu bağlamda, somut olayda (1.7) numaralı paragrafta yer verilen başvuran sendikanın açıklamalarında, içtima uygulaması sonrasında sivil memurlara mobbing uygulandığı, çeşitli gerekçelerle savunma alındığı şeklindeki iddialarının olduğu görülmekle birlikte, (2.3) numaralı paragrafta yer verilen
İdarenin cevabında, sendikaya üye iki personelle ilgili farklı gerekçelerle ve somut olaylara dayanan tespitlerle disiplin soruşturması başlatılıp disiplin cezası önerildiğinin ifade edildiği anlaşılmıştır. Bu çerçevede başvuran sendikanın ve İdarenin bu açıklamalarından, içtimaya katılmadığı için hakkında disiplin soruşturması açılan ve disiplin yaptırımı uygulanan bir personelin bulunmadığı, münferit bazı olaylar neticesinde verilen disiplin yaptırımlarının içtima uygulamasıyla ilişkilendirilmeye çalışıldığı kanaati oluşmuştur.
18. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; 211 sayılı TSK İç Hizmet Kanununda yoklama hususunun düzenlediği, ayrıca TSK İç Hizmet Yönetmeliğinde bu hususa daha da ayrıntılı şekilde yer verildiği, söz konusu mevzuatta sivil memurların yoklamaya katılmayacaklarına ilişkin herhangi bir hüküm bulunmadığı, somut olayda İdarenin haftada bir gün hizmet gereği sivil memurları toplama yönünde takdir yetkisini kullandığı, bu durumun sivil memurlara yönelik baskı (mobbing) amacıyla yapıldığına ilişkin Kurumumuza somut bilgi veya belge sunulamadığı hususları dikkate alındığında, İdarenin işleminde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı kanaat ve sonucuna varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 19. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar
Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiş olup söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; başvuru kapsamında ilgili idareden istenilen bilgi ve belgelerin süresi içinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği, ayrıca idarenin başvuranla ilgili işlemlerinde “kanunlara uygunluk”, “makul sürede karar verme”, “hesap verilebilirlik”, “şeffaflık”, “kararların gerekçeli olması”, “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davrandığı, ancak idarenin, başvurana verdiği cevaplarda hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği bu nedenle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı anlaşılmış olup, idareden bundan böyle bu ilkeye de uyması beklenmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
20. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca gerekçeli ret kararının başvurana tebliğinden itibaren dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup, Ankara İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE, Kararın BAŞVURANA ve GENELKURMAY BAŞKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
e-imzalıdır
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi