ÖZET: Bu Danıştay kararında, başvuranın İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığına yaptığı bilgi edinme talebinin reddedilmesi üzerine yaşanan hukuki uyuşmazlık incelenmiştir. İdare, başvuranın talebinin 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu’nun 21. ve 25. maddeleri kapsamında değerlendirildiğini belirterek, özel hayatın gizliliği ve kurum içi düzenlemeler gerekçesiyle başvuruyu reddetmiştir.

Kararda, bilgi edinme hakkının, bireylerin idareden bilgi talep etme yetkisini içerdiği, ancak bu hakkın bazı istisnalara tabi olduğu vurgulanmıştır. Özellikle, özel hayatın gizliliği ve mesleki değerlerin korunması gibi durumların, bilgi edinme talebinin reddedilmesine neden olabileceği ifade edilmiştir. Somut olayda, başvuranın talep ettiği bilgilerin, ilgili kişilerin mesleki şeref ve haysiyetini tehdit edebileceği ve bu nedenle bilgi edinme hakkı kapsamı dışında kaldığı sonucuna varılmıştır.

Sonuç olarak, başvuranın bilgi edinme talebinin hukuka uygun bir şekilde reddedildiği ve bu ret kararının gerekçelerinin yerinde olduğu değerlendirilmiştir. Bu durum, bilgi edinme hakkının sınırları ve özel hayatın korunması açısından önemli bir içtihat oluşturmaktadır.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2019/8058-S.12322

BAŞVURU NO : 2019/5803

KARAR TARİHİ : 06/09/2019

RET KARARI

İZMİR BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI

BAŞVURUYA KONU İDARE :

BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın bilgi edinme talebinin karşılanmadığından bahisle mağduriyetinin giderilmesi talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 09/03/2019

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Kurumumuza … … ( T.C Kimlik No: … ) tarafından yapılan başvuruda özetle; İzmir

Büyükşehir Belediye Başkanlığına 11/02/2019 tarihli dilekçesi ile bilgi edinme başvurusunda bulunduğunu, ancak idare tarafından 27/02/2019 tarih ve … sayılı yazı ile bilgi edinme talebinin karşılanmadığını belirterek; mağduriyetinin giderilmesini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kurumumuzun 30/07/2019 tarih ve … sayılı yazısı ile şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığından bilgi ve belge talebinde bulunulmuştur. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından gönderilen 15/02/2019 tarih, … sayılı cevabi yazı ve eklerinde özetle; 2.1. Başvuranın 11/02/2019 tarihli bir bilgi edinme başvurusu bulunduğu,

2.2 Bilgi edinme başvurusunun incelendiği, taleplerinin 4982 sayılı Kanunun 21. ve 25.maddesi

uyarınca uygun görülmediği,

2.3 Başvuranın Atık Yönetimi Dairesi Başkanlığına bağlı İnşaat Atıkları Şube Müdürlüğünde

kadrosu ile birlikte görevlendirilmiş olması nedeniyle, birim içi düzenlemelerden etkilenme durumu kalmadığından 4982 sayılı Kanunun 25.maddesi uyarınca talebinin bilgi edinme kapsamı dışında kaldığı belirtmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 2709 sayılı T.C. Anayasası’nın “Cumhuriyetin nitelikleri” başlıklı 2.maddesinde; “Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir”,

3.1 “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36. maddesinde; “Herkes, meşrû vasıta ve yollardan

faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir. Hiçbir mahkeme, görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktan kaçınamaz”,

3.2 “Temel hak ve hürriyetlerin korunması” başlıklı 40. maddesinde; “ Anayasa ile tanınmış

hak ve hürriyetleri ihlal edilen herkes, yetkili makama geciktirilmeden başvurma imkanının sağlanmasını isteme hakkına sahiptir. Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır. Kişinin, Resmî görevliler tarafından vaki haksız işlemler sonucu uğradığı zarar da, kanuna göre, Devletçe tazmin edilir.

Devletin sorumlu olan ilgili görevliye rücu hakkı saklıdır.”,

3.3 ”Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü

maddesinde; “Vatandaşlar ve karşılıklılık esası gözetilmek kaydıyla Türkiye’de ikamet eden yabancılar kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikayetleri hakkında, yetkili makamlara ve

Türkiye Büyük Millet Meclisine yazı ile başvurma hakkına sahiptir. Kendileriyle ilgili başvurmaların sonucu gecikmeksizin, dilekçe sahiplerine yazılı olarak bildirilir. Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi

Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler…”,

3.4 “Yargı yolu” kenar başlıklı 125. Maddesinde; “…İdare, kendi eylem ve işlemlerinden

doğan zararı ödemekle yükümlüdür.”, 4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesine göre; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir. Ancak; Cumhurbaşkanının tek başına yaptığı işlemler ile resen imzaladığı kararlar ve emirler, Yasama yetkisinin kullanılmasına ilişkin işlemler, Yargı yetkisinin kullanılmasına ilişkin kararlar, Türk Silahlı Kuvvetlerinin sırf askerî nitelikteki faaliyetleri, Kurumun görev alanı dışındadır.”, 5. 4982 Sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu’nun;

5.1 “Bilgi edinme hakkı” başlıklı 4. maddesinde; “Herkes bilgi edinme hakkına sahiptir…”

5.2 “Bilgi verme yükümlülüğü” başlıklı 5. maddesinde; “Kurum ve kuruluşlar, bu Kanunda

yer alan istisnalar dışındaki her türlü bilgi veya belgeyi başvuranların yararlanmasına sunmak ve bilgi edinme başvurularını etkin, süratli ve doğru sonuçlandırmak üzere, gerekli idarî ve teknik tedbirleri almakla yükümlüdürler. Bu Kanun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren diğer kanunların bu Kanuna aykırı hükümleri uygulanmaz.”,

5.3 “Gizli bilgileri ayırarak bilgi veya belge verme” başlıklı 9. maddesinde; “İstenen bilgi

veya belgelerde, gizlilik dereceli veya açıklanması yasaklanan bilgiler ile açıklanabilir nitelikte olanlar birlikte bulunuyor ve bunlar birbirlerinden ayrılabiliyorsa, söz konusu bilgi veya belge, gizlilik dereceli veya açıklanması yasaklanan bilgiler çıkarıldıktan sonra başvuranın bilgisine sunulur. Ayırma gerekçesi başvurana yazılı olarak bildirilir. ”,

5.4 “Başvuruların cevaplandırılması” başlıklı 12. maddesinde; “Kurum ve kuruluşlar, bilgi

edinme başvurularıyla ilgili cevaplarını yazılı olarak veya elektronik ortamda başvuru sahibine bildirirler. Başvurunun reddedilmesi hâlinde bu kararın gerekçesi ve buna karşı başvuru yolları belirtilir.”

5.5 “İtiraz usulü” başlıklı 13. maddesinde; “Bilgi edinme istemi reddedilen başvuru sahibi,

yargı yoluna başvurmadan önce kararın tebliğinden itibaren on beş gün içinde Kurula itiraz edebilir…”

5.6 “ Özel hayatın gizliliği” başlıklı 21. maddesinde; “Kişinin izin verdiği hâller saklı kalmak

üzere, özel hayatın gizliliği kapsamında, açıklanması hâlinde kişinin sağlık bilgileri ile özel ve aile hayatına, şeref ve haysiyetine, meslekî ve ekonomik değerlerine haksız müdahale oluşturacak bilgi veya belgeler, bilgi edinme hakkı kapsamı dışındadır. Kamu yararının gerektirdiği hâllerde, kişisel bilgi veya belgeler, kurum ve kuruluşlar tarafından, ilgili kişiye en az yedi gün önceden haber verilerek yazılı rızası alınmak koşuluyla açıklanabilir.”,

5.7 “Kurum içi düzenlemeler” başlıklı 25. maddesinde; “Kurum ve kuruluşların,

kamuoyunu ilgilendirmeyen ve sadece kendi personeli ile kurum içi uygulamalarına ilişkin düzenlemeler hakkındaki bilgi veya belgeler, bilgi edinme hakkının kapsamı dışındadır.

Ancak, söz konusu düzenlemeden etkilenen kurum çalışanlarının bilgi edinme hakları saklıdır.” 6. Bilgi Edinme Hakkı Kanununun Uygulanmasına İlişkin Esas ve Usuller Hakkında

Yönetmelik’in;

6.1 “Özel hayatın gizliliği” başlıklı 32. maddesinde; “Kişinin izin verdiği haller saklı kalmak

üzere, özel hayatın gizliliği kapsamında, açıklanması halinde kişinin sağlık bilgileri ile özel ve aile hayatına, şeref ve haysiyetine, mesleki ve ekonomik değerlerine haksız müdahale oluşturacak bilgi veya belgeler, bilgi edinme hakkı kapsamı dışındadır. Kamu yararının gerektirdiği hallerde, kurum ve kuruluşların kayıtlarında bulunan kişisel bilgi veya belgeler, kurum ve kuruluşlar tarafından, ilgili kişiye en az yedi gün önceden haber verilerek yazılı rızası alınmak koşuluyla açıklanabilir.” düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ

7. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; tesis edilen işlemde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilemediğinden, başvurunun reddi yönünde hazırlanan “Ret Karar Önerisi” Kamu

Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 8. Başvuran, 1 numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen başvurusunda

9. İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nin 19. maddesinde herkesin düşünce ve anlatım özgürlüğü hakkı olduğu bu hakkın bilgi ve düşünceleri her yoldan araştırmak, elde etmek ve yaymak hakkını gerekli kılacağı düzenleme altına alınmıştır.

10. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “İfade özgürlüğü” başlıklı 10. maddesinde ise herkesin ifade özgürlüğü hakkına sahip olduğu, bu hakkın kamu makamlarının müdahalesi olmaksızın ve ülke sınırları gözetilmeksizin, haber, görüş alma ve verme özgürlüğünü de kapsayacağı belirtilmiştir.

11. Anayasamız da 26. maddesinde; herkesin, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahip olduğunu, bu hürriyetin resmi makamların müdahalesi olmaksızın haber veya fikir almak ya da vermek serbestisini de kapsayacağını belirtmek suretiyle bilgi edinme hakkının düşünceyi açıklama ve yayma hürriyetinin ayrılmaz bir parçası olduğunu kabul etmektedir.

12. Bilgi edinme hakkı, idarenin tek taraflı iradesiyle, kişilerin ve toplumun hukuki durumunda değişiklik oluşturan eylem, işlem ve kararlarına ilişkin bilgilerin herhangi bir özel yararın ispatına gerek olmaksızın bireyler tarafından elde edilebilmesini garanti altına alan bir insan hakkıdır ve hakkın sahibi olan kişiye idareden bilgi ve belge elde edebilme yetkisi verirken hakkın muhatabı olan idareye ise bilgi ve belge verme ödevi yüklemektedir. (Yrd. Doç. Dr. Ayhan DÖNER, Şeffaf Devlette Bilgi Edinme Hakkı ve

Sınırları, On İki Levha Yayıncılık, 1. Baskı, İstanbul, Kasım 2010, s.98)

13. Anayasamızın 74. maddesinde; herkesin, bilgi edinme hakkına sahip olduğunu belirterek de bilgi edinme hakkını ayrıca ve açıkça güvence altına almıştır. Söz konusu madde genel bir düzenleme olup hakkın sınırı konusunda ayrıca bir düzenleme içermemektedir. Ancak elbette ki, söz konusu hak da mutlak bir hak değildir. Dolayısı ile hakkın Anayasa madde 13 kapsamında belli bazı kısıtlamalara tabi tutulması hayatın olağan akışına aykırı olmayacaktır. Nitekim yasa koyucu da demokratik ve şeffaf yönetimin gereği olan eşitlik, tarafsızlık ve açıklık ilkelerine uygun olarak kişilerin bilgi edinme hakkını kullanmalarına ilişkin esas ve usulleri düzenlemek amacıyla 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı

Kanunu çıkarmıştır.

14. Kanunun temel amacı açısından serbesti kural olmakla birlikte, 4982 sayılı Kanunun 4.

Bölümünde bilgi edinme hakkının sınırları düzenlenmiş ve 13 adet istisnaya yer verilmiştir.

Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu (BEDK) söz konusu hususu 22/06/2005 tarihli ve 2005/476 Karar sayılı kararında; “…4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu’nun 4’üncü maddesinin 1’inci fıkrası “Herkes bilgi edinme hakkına sahiptir” hükmünü amirdir. Bu hükme göre bilgi edinme hakkının başvuru yoluyla kullanılabilmesi için ilgililik şartı aranmamaktadır. 4982 sayılı Kanun’un 5’inci maddesinin 1’inci fıkrası ise “Kurum ve kurulular, bu Kanunda yer alan istisnalar dışındaki her türlü bilgi veya belgeyi başvuranların yararlanmasına sunmak ve bilgi edinme başvurularını etkin, süratli ve doru sonuçlandırmak üzere, gerekli idarî ve teknik tedbirleri almakla yükümlüdürler.” hükmünü amirdir. Dolayısıyla

4982 sayılı Kanun kapsamındaki bir bilgi edinme başvurusu ancak yine bu Kanun’un

getirdiği bir istisnaya dayanılarak reddedilebilir.” şeklinde belirtmiştir.

15. Hakkın sınırı açısından 13 istisnadan ikisi, Kanunun “Özel Hayatın Gizliliği” başlıklı 21.

ve “Kurum İçi Düzenlemeler” başlıklı 25. maddesinde düzenleme altına alınmıştır.

16. Somut olayda; idare tarafından gönderilen bilgi ve belgelerin incelenmesinden; bilgi edinme hakkı kapsamında talep edilen bilgi ve belgelerin;

16.1 Bakım Onarım Hizmetleri Şube Müdürlüğü Küçük Menderes Yerleşkesinde;

diploma unvanı ve kadro unvanı mühendis veya mimar olanların kimler olduğu,

16.2 Şantiye şefi … …’in “Diploma unvanın” ve “Kadro unvanın” ne olduğu,

16.3 Şantiye gelip giderken Kamu Kurum ve Kuruluşları Personel Servis Hizmet

Yönetmeliği hükümleri uyarınca personel servis aracı olarak kullanılan … plakalı resmi araca ait Personel Servis Aracı Güzergah İzin Belgesi onaylı bir suretinin,

16.4 … plakası verilen aracın resmi plakalı olması hasebiyle, aracın kime zimmeti

olduğunu gösteren zimmet belgesinin onaylı suretinin olduğu anlaşılmaktadır.

17. Başvuranın talebinin, idare tarafından 4982 sayılı Kanunun 21. maddesi ve 25.

maddesine kapsamında kaldığından bahisle reddedildiği anlaşılmaktadır.

18. 4982 sayılı Kanunun 21. Maddesi kapsamında yapılan incelemede;

18.1 Madde düzenlemesine baktığımızda; Kişinin izin verdiği hâller saklı kalmak üzere,

özel hayatın gizliliği kapsamında, açıklanması hâlinde kişinin sağlık bilgileri ile özel ve aile hayatına, şeref ve haysiyetine, meslekî ve ekonomik değerlerine haksız müdahale oluşturacak bilgi veya belgelerin, bilgi edinme hakkı kapsamı dışında olduğu, Kamu yararının gerektirdiği hâllerde ise, kişisel bilgi veya belgeler, kurum ve kuruluşlar tarafından, ilgili kişiye en az yedi gün önceden haber verilerek yazılı rızası alınmak koşuluyla açıklanabileceği düzenlenmiştir.

18.2 Kişilik, insanın kendisine bağlı hukuki değer ve varlıklarının bütününü ve hukuken

korunmaya değer bulduğu bedeni ve manevi nitelikteki varlıklarının bütünüdür. Mutlak bir hak olan kişilik hakkı ise kişinin maddi ve fiziki bütünlüğü ile şeref ve haysiyeti gibi manevi bütünlüğü, bedeni, manevi ve fikri bütünlüğü üzerindeki hakkıdır. Kişilik

Hakkının konusunu, kişinin maddi bütünlüğüne ilişkin değerler, şeref ve haysiyet gibi kişinin manevi bütünlüğüne ilişkin değerler, mesleki şeref ve haysiyeti gibi kişinin ekonomik bütünlüğüne ilişkin değerler oluşturur. Kişiler birey olarak toplum içinde sahip oldukları değerlerin yanında, mesleki faaliyetleri açısından da saygınlık taşırlar. Modern devletler kişilerin özel hayatları ve kişilik hakları hakkında birçok bilgiyi ellerinde bulundurmaktadırlar. Bu bilgilerin 3. Kişilerin eline geçmesi bireyin temel hak ve özgürlükleri ile özel hayatını tehdit edebilir veya ihlal edebilir. O halde somut olayda özel hayat ile bireyin bilgi edinme hakkından hangisinin “üstün değer” taşıdığının tespit edilmesi önem taşır. (Dr. Aydın AKGÜL, Danıştay ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi

Kararları Işığında Kişisel Verilerin Korunması, Beta, İstanbul, 2014)

18.3 Anayasa Mahkemesinin 1986/24 Esas, 1987/8 Karar tarihli ve 31/03/1987 tarihli

Kararında; “…Özel hayatın korunması her şeyden önce bu hayatın gizliliğinin korunması, başkalarının gözleri önüne serilmemesi demektir. Orada cereyan edenlerin yalnız kendisi veya kendisinin bilmesini istediği kimseler tarafından bilinmesini istemek hakkı, kişinin temel haklarından biridir. Bu niteliği sebebiyledir ki, özel hayatın gizliliğine dokunulmaması, insan haklarına ilişkin beyanname ve sözleşmelerde korunması istenilmiş, ayrıca tüm demokratik ülke mevzuatında açıkça belirlenen istisnalar dışında bu hak devlet organlarına, topluma ve diğer kişilere karşı korunmuştur. İnsanın mutluluğu için büyük önemi olan özel hayata saygı gösterilmesi hakkı onun kişiliği için temel bir hak olup yeteri kadar korunmadığı takdirde kişilerin ve dolayısıyla toplumun kendini huzurlu hissedip güven içinde yaşaması mümkün değildir. Bu nedenlerle söz konusu gizliliği çeşitli biçimde ihlal eylemleri suç sayılarak ceza yaptırımlarına bağlanmıştır…” hususları belirtilmiştir.

18.4 BEDK 2004/240 Karar Sayılı ve 20/12/2004 Karar Tarihli kararında özetle;

Başvuranın, “Özellikle bu ret kararı öncesinde, Enstitüde doçentlik ve profesörlük kadrolarına atanmak için yapılan boş kadro ilan edilmesiyle ilgili başvurulardan reddedilenler olup olmadığı, varsa hangileri olduğu ve gerekçeleri ile kendisinin doçentlik ve profesörlük için yaptıkları da dahil olmak üzere şimdiye dek yapılan tüm başvurular üzerine ilan edilen doçentlik ve profesörlük kadrolarının unvanlarının neler olduğu ve hangi öğretim üyelerinin başvuruda bulunduğu, Doçentlik ve profesörlük için ilan verilmiş olmasına karşın ataması yapılmayan kadrolar olup olmadığı, olmuşsa hangileri olduğu ve gerekçeleri” taleplerine ilişkin olarak; isimlerin başvuruna bildirilmesinin ilgili kişilerin izin verdiği haller saklı kalmak üzere Bilgi Edinme Hakkı Kanununun 21 inci maddesi uyarınca doğru olmayacağına talebinin kişinin mesleki değerlerine haksız müdahale oluşturabilecek nitelikte bir bilgiye ilişkin olması nedeniyle başvuru sahibine ancak ilgili kişilerin izin vermesi durumunda bilgi verilebileceğine karar verdiği anlaşılmaktadır.

18.5 Somut olayda, kişilerin birey olarak toplum içinde sahip oldukları değerlerin

yanında, mesleki faaliyetleri açısından da saygınlık taşıdıkları dikkate alındığında; başvuranın talep ettiği, Bakım Onarım Hizmetleri Şube Müdürlüğü Küçük Menderes

Yerleşkesinde; diploma unvanı ve kadro unvanı mühendis veya mimar olanların kimler olduğu, Şantiye şefi … …’in “Diploma unvanın” ve “Kadro unvanın” ne olduğu hakkındaki bilgi edinme talebinin söz konusu kişilerin mesleki şeref ve haysiyetini ilgilendiren ve ekonomik bütünlüklerine ilişkin değerlerden olduğu ve bu bilgilerin 3.

kişilerin eline geçmesi halinde kişilerin temel hak ve özgürlükleri ile özel hayatlarını tehdit edebilir veya ihlal edebilir olduğu değerlendirilmiştir. Dolayısı ile idarenin başvuranın

Bilgi Edinme Kanunu kapsamında yaptığı başvurusunun 21. madde kapsamında reddedilmesinde hukuka ve hakkaniyete aykırı olmadığı değerlendirilmiştir.

19. 4982 sayılı Kanunun 25. maddesi kapsamında yapılan incelemede ise;

19.1 Kurum ve kuruluşların, kamuoyunu ilgilendirmeyen ve sadece kendi personeli ile kurum

içi uygulamalarına ilişkin düzenlemeler hakkındaki bilgi veya belgelerin, bilgi edinme hakkının kapsamı dışında olduğu, ancak, söz konusu düzenlemeden etkilenen kurum çalışanlarının bilgi edinme haklarının saklı olduğu belirtilmiştir.

19.2 Somut olayda; başvuranın 11/02/2019 tarihinde bilgi edinme başvurusunda bulunduğu,

15/02/2019 tarihinde ise Atık Yönetimi Dairesi Başkanlığına görevlendirildiği anlaşılmaktadır.

Şantiyeye gelip giderken Kamu Kurum ve Kuruluşları Personel Servis Hizmet

Yönetmeliği hükümleri uyarınca personel servis aracı olarak kullanılan … plakalı resmi araca ait Personel Servis Aracı Güzergah İzin Belgesi onaylı bir suretinin ve … plakası verilen aracın resmi plakalı olması hasebiyle, aracın kime zimmeti olduğunu gösteren zimmet belgesinin onaylı suretinin her ne kadar söz konusu birimde çalıştığı dönemde bilgi edinme başvurusunda bulunmuş olsa da hali hazırda idarenin yasal cevap süresi içerisinde başka bir birime görevlendirildiği dikkate alındığında söz konusu düzenlemeden etkilenen kurum çalışanı olmadığı değerlendirilmiştir. Dolayısı ile idarenin başvuranın Bilgi Edinme Kanunu kapsamında yaptığı başvurusunun 25. madde kapsamında reddedilmesinde hukuka ve hakkaniyete aykırılık olmadığı değerlendirilmiştir.

20. Başvuranın iddiaları, idarenin konuyla ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat, Kurumumuz kararları ve tüm dosya birlikte değerlendirildiğinde; Başvuranın bilgi edinme taleplerinin

4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanununun 21 ve 25. maddeleri kapsamında reddedilmesinde

hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 21. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar

Hakkında Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup, söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığından istenilen bilgi ve belgelerin Kurumumuza süresi içinde ve gerekçeli olarak gönderildiği anlaşılmıştır.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

22. 14/06/2012 tarih ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Dava açma süresinin yeniden işlemeye başlaması” başlıklı 21’inci maddesinin birincisi fıkrası uyarınca, bu

Ret Kararının başvurana tebliğ edildiği tarihten itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup İzmir İdare

Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE; Kararın BAŞVURANA ve İZMİR BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

e-imzalıdır

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi