ÖZET: Bu Danıştay kararında, başvuranın çocuğunun eğitimi ve devamsızlık durumu hakkında bilgi edinme talebinin Gaziantep Namık Kemal Ortaokulu tarafından reddedilmesi üzerine yaşanan hukuki uyuşmazlık ele alınmıştır. İdare, başvuranın talebini, çocuğun velayetinin kendisinde bulunmadığı gerekçesiyle geri çevirmiştir. Ancak, yapılan incelemede, başvuranın çocuğuyla ilgili bilgi alma hakkının bulunduğu ve bu bilgilere erişiminin engellenemeyeceği sonucuna varılmıştır.

Kararda, bilgi edinme hakkının Anayasa ve uluslararası sözleşmelerle güvence altına alındığı, bu hakkın kullanımı için ilgililik şartı aranmaksızın başvurulabileceği vurgulanmıştır. Ayrıca, çocuğun velayetinin kendisine bırakılmayan ebeveynin de çocuğun eğitim durumu hakkında bilgi sahibi olma hakkına sahip olduğu belirtilmiştir. Sonuç olarak, okul idaresinin ret işleminin hukuka aykırı olduğu tespit edilerek, başvuranın talebinin karşılanması için gerekli işlemlerin yapılması tavsiye edilmiştir.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2019/10583-S.16291

BAŞVURU NO : 2019/8572

KARAR TARİHİ : 22/10/2019

TAVSİYE KARARI

ŞEHİTKAMİL KAYMAKAMLIĞI

BAŞVURUYA KONU İDARE :

GAZİANTEP NAMIK KEMAL ORTAOKULU

MÜDÜRLÜĞÜ

Başvuranın, çocuğunun eğitimi ve devamsızlık durumu

BAŞVURUNUN KONUSU :

hakkında bilgi edinme talebinin .. tarafından karşılanmadığından bahisle mağduriyetinin giderilmesi talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 23/04/2019

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Kurumumuza … (T.C Kimlik No:4…) tarafından yapılmış olan şikayet başvurusunda özetle; Bilgi Edinme Hakkı Kanunu kapsamında Gaziantep … Ortaokuluna çocuğu …’ ün (T.C Kimlik No: …) eğitim durumu hakkında bilgi edinmek amacıyla başvurduğunu, başvurusunun reddedildiğini, ret gerekçesinin mevzuata aykırı olduğunu belirterek; söz konusu dilekçesinde belirttiği bilgilerin tarafına verilmesini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kurumumuzun 23/07/2019 tarih ve … sayılı yazısı ile şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Şehitkamil İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünden bilgi ve belge talebinde bulunulmuştur. Şehitkamil İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından gönderilen 29/07/2019 tarih, … sayılı cevabi yazı ve eklerinde özetle;

2.1 Gaziantep 3. Aile Mahkemesinin … Esas sayılı ara kararının 8. Maddesinde; davalı babanın

evladıyla görüşme gün ve saatinin belirtildiği, idarenin bunun dışında babaya, evladıyla görüşme yetkisi vermesinin idare sorumluluk alanında bulunmadığı,

2.2 Bununla birlikte başvuranın okul idaresinden çocuğuyla ilgili bilgi almasının önünde bir

engel olmadığı gibi, baba konumunda olan birisinin çocuğu ile ilgili bilgi alabilmesinin baba için bir hak olduğu belirtilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 2709 sayılı T.C. Anayasası’nın “Cumhuriyetin nitelikleri” başlıklı 2. maddesinde; “Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir”,

3.1 “Temel hak ve hürriyetlerin korunması” başlıklı 40. maddesinde; “ Anayasa ile tanınmış

hak ve hürriyetleri ihlal edilen herkes, yetkili makama geciktirilmeden başvurma imkanının sağlanmasını isteme hakkına sahiptir. Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır. Kişinin, Resmî görevliler tarafından vaki haksız işlemler sonucu uğradığı zarar da, kanuna göre, Devletçe tazmin edilir.

Devletin sorumlu olan ilgili görevliye rücu hakkı saklıdır.”,

3.2 “Ailenin korunması ve çocuk hakları” başlıklı 41. maddesinde; “…Her çocuk,

korunma ve bakımdan yararlanma, yüksek yararına açıkça aykırı olmadıkça, ana ve babasıyla kişisel ve doğrudan ilişki kurma ve sürdürme hakkına sahiptir…”

3.3 ”Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74. maddesinde;

“Vatandaşlar ve karşılıklılık esası gözetilmek kaydıyla Türkiye’de ikamet eden yabancılar kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikayetleri hakkında, yetkili makamlara ve Türkiye

Büyük Millet Meclisine yazı ile başvurma hakkına sahiptir. Kendileriyle ilgili başvurmaların sonucu gecikmeksizin, dilekçe sahiplerine yazılı olarak bildirilir. Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler…”,

3.4 “Yargı yolu” kenar başlıklı 125. maddesinde; “…İdare, kendi eylem ve işlemlerinden

doğan zararı ödemekle yükümlüdür.”, 4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5.

maddesine göre; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir…”, 5. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin; “Özel ve aile hayatına saygı hakkı” başlıklı 8.

maddesinde; “1. Herkes özel ve aile hayatına, konutuna ve yazışmasına saygı gösterilmesi hakkına sahiptir. 2. Bu hakkın kullanılmasına bir kamu makamının müdahalesi, ancak müdahalenin yasayla öngörülmüş ve demokratik bir toplumda ulusal güvenlik, kamu güvenliği, ülkenin ekonomik refahı, düzenin korunması, suç işlenmesinin önlenmesi, sağlığın veya ahlakın veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması için gerekli bir tedbir olması durumunda söz konusu olabilir.” 6. Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme’nin;

6.1 3. maddesinde; “Kamusal ya da özel sosyal yardım kuruluşları, mahkemeler, idari makamlar veya yasama organları tarafından yapılan ve çocukları ilgilendiren bütün

faaliyetlerde, çocuğun yararı temel düşüncedir. Taraf Devletler, çocuğun ana-babasının, vasilerinin ya da kendisinden hukuken sorumlu olan diğer kişilerin hak ve ödevlerini de göz önünde tutarak, esenliği için gerekli bakım ve korumayı sağlamayı üstlenirler ve bu amaçla tüm uygun yasal ve idari önlemleri alırlar…”

6.2 5. maddesinde; “Taraf Devletler, bu Sözleşmenin çocuğa tanıdığı haklar doğrultusunda

çocuğun yeteneklerinin geliştirilmesi ile uyumlu olarak, çocuğa yol gösterme ve onu yönlendirme konusunda ana-babanın, yerel gelenekler öngörüyorsa uzak aile veya topluluk üyelerinin, yasal vasilerinin veya çocuktan hukuken sorumlu öteki kişilerin sorumluluklarına, haklarına ve ödevlerine saygı gösterirler.”

6.3 6. maddesinde; “…Taraf Devletler, çocuğun hayatta kalması ve gelişmesi için mümkün

olan azami çabayı gösterirler.”

6.4 9. maddesinde; “Yetkili makamlar uygulanabilir yasa ve usullere göre ve temyiz yolu açık

olarak, ayrılığın çocuğun yüksek yararına olduğu yolunda karar vermedikçe, Taraf Devletler, çocuğun; ana-babasından, onların rızası dışında ayrılmamasını güvence altına alırlar. Ancak, ana-babası tarafından çocuğun kötü muameleye maruz bırakılması ya da ihmâl edilmesi durumlarında ya da ana-babanın birbirinden ayrı yaşaması nedeniyle çocuğun ikametgâhının belirlenmesi amacıyla karara varılması gerektiğinde, bu tür bir ayrılık kararı verilebilir. Bu maddenin birinci fıkrası uyarınca girişilen her işlemde, ilgili bütün taraflara işleme katılma ve görüşlerini bildirme olanağı tanınır. Taraf Devletler, ana-babasından veya bunlardan birinden ayrılmasına karar verilen çocuğun, kendi yüksek yararına aykırı olmadıkça, ana babanın ikisiyle de düzenli bir biçimde kişisel ilişki kurma ve doğrudan görüşme hakkına saygı gösterirler. Böyle bir ayrılık, bir Taraf Devlet tarafından girişilen ve çocuğun kendisinin ana veya babasının veya her ikisinin birden tutuklanmasını, hapsini, sürgün, sınır dışı edilmesini veya ölümünü (ki buna devletin gözetimi altında iken nedeni ne olursa olsun meydana gelen ölüm dahildir) tevlit eden herhangi benzer bir işlem sonucu olmuşsa, bu Taraf Devlet, istek üzerine ve çocuğun esenliğine zarar vermemek koşulu ile; ana-babaya, çocuğa veya uygun olursa, ailenin bir başka üyesine, söz konusu aile bireyinin ya da bireylerinin bulunduğu yer hakkında gereken bilgiyi ÇOCUK HAKLARINA DAİR SÖZLEŞME verecektir. Taraf Devletler, böyle bir istemin başlı başına sunulmasının ilgili kişi veya kişiler bakımından aleyhe hiç bir sonuç yaratmamasını ayrıca taahhüt ederler.”

6.5 18. maddesinde; “Taraf Devletler, çocuğun yetiştirilmesinde ve gelişmesinin

sağlanmasında ana-babanın birlikte sorumluluk taşıdıkları ilkesinin tanınması için her türlü çabayı gösterirler. Çocuğun yetiştirilmesi ve geliştirilmesi sorumluluğu ilk önce ana-babaya ya da durum gerektiriyorsa yasal vasilere düşer. Bu kişiler her şeyden önce çocuğun yüksek yararını göz önünde tutarak hareket ederler. Bu Sözleşmede belirtilen hakların güvence altına alınması ve geliştirilmesi için Taraf Devletler, çocuğun yetiştirilmesi konusundaki sorumluluklarını kullanmada ana-baba ve yasal vasilerin durumlarına uygun yardım yapar ve çocukların bakımı ile görevli kuruluşların, faaliyetlerin ve hizmetlerin gelişmesini sağlarlar.

Taraf Devletler, çalışan ana-babanın, çocuk bakım hizmet ve tesislerinden, çocuklarının da bu hizmet ve tesislerden yararlanma hakkını sağlamak için uygun olan her türlü önlemi alırlar.” 7. 4982 Sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu’nun;

7.1 “Bilgi edinme hakkı” başlıklı 4. maddesinde; “Herkes bilgi edinme hakkına sahiptir…”

7.2 “Bilgi verme yükümlülüğü” başlıklı 5. maddesinde; “Kurum ve kuruluşlar, bu Kanunda

yer alan istisnalar dışındaki her türlü bilgi veya belgeyi başvuranların yararlanmasına sunmak ve bilgi edinme başvurularını etkin, süratli ve doğru sonuçlandırmak üzere, gerekli idarî ve teknik tedbirleri almakla yükümlüdürler. Bu Kanun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren diğer kanunların bu Kanuna aykırı hükümleri uygulanmaz.”,

7.3 “Başvuruların cevaplandırılması” başlıklı 12. maddesinde; “Kurum ve kuruluşlar, bilgi

edinme başvurularıyla ilgili cevaplarını yazılı olarak veya elektronik ortamda başvuru sahibine bildirirler. Başvurunun reddedilmesi hâlinde bu kararın gerekçesi ve buna karşı başvuru yolları belirtilir.” 8. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun;

8.1 “ Hakimin Taktir Yetkisi ” başlıklı 182. maddesinde; “Mahkeme boşanma veya ayrılığa

karar verirken, olanak bulundukça ana ve babayı dinledikten ve çocuk vesayet altında ise vasinin ve vesayet makamının düşüncesini aldıktan sonra, ana ve babanın haklarını ve çocuk ile olan kişisel ilişkilerini düzenler. Velâyetin kullanılması kendisine verilmeyen eşin çocuk ile kişisel ilişkisinin düzenlenmesinde, çocuğun özellikle sağlık, eğitim ve ahlâk bakımından yararları esas tutulur. Bu eş, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır. Hâkim, istem hâlinde irat biçiminde ödenmesine karar verilen bu giderlerin gelecek yıllarda tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre ne miktarda ödeneceğini karara bağlayabilir.”

8.2 185. maddesinde; “…Eşler, bu birliğin mutluluğunu elbirliğiyle sağlamak ve çocukların

bakımına, eğitim ve gözetimine beraberce özen göstermekle yükümlüdürler….”

8.3 323. maddesinde; “Ana ve babadan her biri, velâyeti altında bulunmayan veya kendisine

bırakılmayan çocuk ile uygun kişisel ilişki kurulmasını isteme hakkına sahiptir.” düzenlemeleri mevcuttur.

IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ

9. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; hazırlanan “Tavsiye Karar Önerisi” Kamu

Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 10. Başvuran, 1 numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen başvurusunda; çocuğunun eğitimi ve devamsızlık durumu hakkında bilgi edinme talebinin Gaziantep … Ortaokulu tarafından karşılanmadığından bahisle mağduriyetinin giderilmesini talep etmektedir.

11. Somut olayda; idare tarafından gönderilen bilgi ve belgelerin incelenmesinden; Başvuranın, 05/04/2019 tarihli dilekçesi ile çocuğunun eğitimi ve devamsızlık durumuna ilişkin bilgi edinme talebiyle … Ortaokulu Müdürlüğüne başvurduğu ve bilgi edinme talebinin 05/04/2019 tarihli ve … sayılı yazı ile çocuğun velayetinin kendisinde bulunmadığı gerekçesi ile reddedildiği anlaşılmıştır.

12. İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nin 19. maddesinde herkesin düşünce ve anlatım özgürlüğü hakkı olduğu bu hakkın bilgi ve düşünceleri her yoldan araştırmak, elde etmek ve yaymak hakkını gerekli kılacağı düzenleme altına alınmıştır.

13. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “İfade özgürlüğü” başlıklı 10. maddesinde ise herkesin ifade özgürlüğü hakkına sahip olduğu, bu hakkın kamu makamlarının müdahalesi olmaksızın ve ülke sınırları gözetilmeksizin, haber, görüş alma ve verme özgürlüğünü de kapsayacağı belirtilmiştir.

14. Anayasamız da 26. maddesinde; herkesin, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahip olduğunu, bu hürriyetin resmi makamların müdahalesi olmaksızın haber veya fikir almak ya da vermek serbestisini de kapsayacağını belirtmek suretiyle bilgi edinme hakkının düşünceyi açıklama ve yayma hürriyetinin ayrılmaz bir parçası olduğunu kabul etmektedir.

15. Bilgi edinme hakkı, idarenin tek taraflı iradesiyle, kişilerin ve toplumun hukuki durumunda değişiklik oluşturan eylem, işlem ve kararlarına ilişkin bilgilerin herhangi bir özel yararın ispatına gerek olmaksızın bireyler tarafından elde edilebilmesini garanti altına alan bir insan hakkıdır ve hakkın sahibi olan kişiye idareden bilgi ve belge elde edebilme yetkisi verirken hakkın muhatabı olan idareye ise bilgi ve belge verme ödevi yüklemektedir. (Yrd.Doç.Dr. Ayhan DÖNER, Şeffaf Devlette Bilgi Edinme Hakkı ve

Sınırları, On İki Levha Yayıncılık, 1. Baskı, İstanbul, Kasım 2010, s.98)

16. Anayasamızın 74. maddesinde; herkesin, bilgi edinme hakkına sahip olduğu belirtilerek de bilgi edinme hakkı ayrıca ve açıkça güvence altına alınmıştır. Söz konusu madde genel bir düzenleme olup hakkın sınırı konusunda ayrıca bir düzenleme içermemektedir. Ancak elbette ki, söz konusu hak da mutlak bir hak değildir. Dolayısı ile hakkın Anayasa madde 13 kapsamında belli bazı kısıtlamalara tabi tutulması hayatın olağan akışına aykırı olmayacaktır. Nitekim yasa koyucu da demokratik ve şeffaf yönetimin gereği olan eşitlik, tarafsızlık ve açıklık ilkelerine uygun olarak kişilerin bilgi edinme hakkını kullanmalarına ilişkin esas ve usulleri düzenlemek amacıyla 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı

Kanunu çıkarmıştır.

17. Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu (BEDK) söz konusu hususu 22/06/2005 tarihli ve 2005/476 Karar sayılı kararında; “…4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu’nun 4’üncü maddesinin 1’inci fıkrası “Herkes bilgi edinme hakkına sahiptir” hükmünü amirdir. Bu hükme göre bilgi edinme hakkının başvuru yoluyla kullanılabilmesi için ilgililik şartı aranmamaktadır. 4982 sayılı Kanun’un 5’inci maddesinin 1’inci fıkrası ise “Kurum ve kuruluşlar, bu Kanunda yer alan istisnalar dışındaki her türlü bilgi veya belgeyi başvuranların yararlanmasına sunmak ve bilgi edinme başvurularını etkin, süratli ve doğru sonuçlandırmak üzere, gerekli idarî ve teknik tedbirleri almakla yükümlüdürler.” hükmünü amirdir. Dolayısıyla

4982 sayılı Kanun kapsamındaki bir bilgi edinme başvurusu ancak yine bu Kanun’un

getirdiği bir istisnaya dayanılarak reddedilebilir.” şeklinde belirtmiştir.

18. Kanunun temel amacı açısından serbesti kural olmakla birlikte, 4982 sayılı Kanunun 4.

Bölümünde bilgi edinme hakkının sınırları düzenlenmiş ve 13 adet istisnaya yer verilmiştir. İdarelerce istenilen bilgi ve belgenin gerçekten 4982 sayılı Kanunun istisnaları arasında yer alıp almadığının tespitinin ayrıntılı olarak yapılması ve hangi şartın gerçekleştiğinin de maddi olaylara dayanarak açıklanması gerekmektedir.

19. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) bir kararında; ebeveyn ve çocukların birlikte yaşama hakkının aile hayatının esaslı bir unsuru olduğunu, anne ve baba arasındaki ilişkinin sona ermesi durumunda hukuksal düzenlemelerden kaynaklanan ve bu ilişkiyi kısıtlayan ya da engelleyen tedbirlerin, aile hayatına saygı hakkına müdahale oluşturacağını düzenleme altına almıştır. (Bkz: Hoppe/Almanya, B. No: 28422/95, 5/12/2002, § 44; Johansen/Norveç, B. No: 17383/90, 7/8/1996, § 52; Elsholz/Almanya [BD], B. No: 25735/94 13/7/2000, § 43)

20. AİHM’e göre; aile hayatına saygı hakkı kapsamındaki negatif ve pozitif yükümlülükler arasındaki sınırları kesin biçimde tanımlamak mümkün değildir. Bu nedenle ilgili makamlar her iki yükümlülük çerçevesinde belirli bir takdir alanına sahiptir ve özellikle her iki durumda da kamusal makamlarca olayın bağlamı ve müdahalenin türüne göre birey menfaatleri ile toplum menfaatleri ve çocuk ile ebeveyn menfaatleri arasında adil bir denge kurulmasına özen gösterilmesi gerekmektedir. Bu dengenin tesisinde de niteliği gereği çocuğun menfaatlerine özel bir önem verilmelidir. (Bkz: Hokkanen/Finlandiya, B. No: 19823/92, 23/9/1994, § 55; Hoppe/Almanya, § 49).

21. Anayasa Mahkemesi de; aile hayatına saygı hakkı kapsamında devlet için söz konusu olan yükümlülüğün, sadece belirtilen hakka keyfî surette müdahaleden kaçınmakla sınırlı olmadığını, öncelikli olan bu negatif yükümlülüğe ek olarak aile hayatına etkili bir biçimde saygının sağlanması bağlamında pozitif yükümlülükleri de içerdiğini, söz konusu pozitif yükümlülüklerin, bireyler arası ilişkiler alanında olsa da aile yaşamına saygıyı sağlamaya yönelik tedbirlerin alınmasını zorunlu kıldığını, ebeveyn arasında ortak yaşamın kurulamaması veya hukuken ya da fiilen sona ermiş olmasının aile hayatını ortadan kaldırmayacağını, ebeveyn ve çocuk arasındaki aile hayatının, anne ve babanın birlikte yaşamamaları veya ortak yaşama son vermelerinin ardından da devam edeceğini, söz konusu yükümlülüğün, ebeveyn veya diğer aile bireyleri arasındaki velayet ve kişisel ilişki tesisine ilişkin uyuşmazlıklar için de geçerli olduğunu belirtmiştir. (Bkz: Murat Atılgan, B. No: 2013/9047, 7/5/2015)

22. İdarenin çocuğun velayetinin kendisinde bulunmadığı gerekçesi ile ret işlemi tesis etmesine ilişkin olarak;

22.1 Çocukla kişisel ilişki kurulmasında amaç, çocuk ile ana ve baba arasında evlilik birliği

süresince mevcut olan ilişkinin korunması ve sürdürülmesinin sağlanmasıdır. Çocuğun velayetinin kendisine bırakılmadığı ebeveyn de, çocuğun sağlık durumundan, eğitim ve öğretim hayatı ile mesleki ve akademik hedeflerinden haberdar olup; karşılaştığı sorunlar ile baş etmede çocuğun yanında olmak ister. Hem ana ve babanın hem de çocuğun temel insan hakları arasında yer alan kişisel ilişki kurma hakkından çocuğun velayeti kendisine bırakılmadığı gerekçesiyle hiç bir ebeveyn yoksun bırakılamaz. ( Fulya ELÜLE, Yargıtay

Kararları Çerçevesinde Velayetin Kullanılması Kendisine Bırakılmayan Tarafın Çocuğu

Ziyaret Hakkı; İnönü Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi –İnÜHFD- Cilt:9 Sayı : 2019/10583-S.162912 Yıl 2018)

22.2 Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme’ nin 18. maddesi Çocuğun

yetiştirilmesi ve geliştirilmesinde sorumluluğun öncelikle ana ve babada olduğunu belirtmiştir. Taraf devletleri de her şeyden önce çocuğun yüksek yararını göz önünde tutarak çocuğun yetiştirilmesinde ve gelişmesinin sağlanmasında ana-babanın birlikte sorumluluk taşıdıkları ilkesinin tanınması için her türlü çabayı göstermeleri konusunda ve çocuğun yetiştirilmesi konusundaki sorumluluklarını kullanmasında ana-babaya durumlarına uygun yardım yapmayı sağlama konusunda yükümlü kılmıştır.

22.3 Şehitkamil Kaymakamlığı İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünün 24/07/2019 tarihli ve …

sayılı yazısında; başvuranın okul idaresinden çocuğuyla ilgili bilgi almasının önünde bir engel olmadığı gibi, baba konumunda olan birisinin çocuğu ile ilgili bilgi alabilmesinin baba için bir hak olduğu belirtilmiştir.

22.4 Türk Medeni Kanunu; eşlerin, çocukların bakımına, eğitim ve gözetimine beraberce

özen göstermekle yükümlü olduğunu ve velâyetin kullanılması kendisine verilmeyen eşin çocuk ile kişisel ilişkisinin düzenlenmesinde, çocuğun özellikle sağlık, eğitim ve ahlâk bakımından yararlarının esas tutulacağını, bu eşin, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorunda olduğunu düzenleme altına almıştır. Bu kapsamda çocuğun velayetinin kendisine bırakılmadığı ebeveynin de çocuğunun eğitim ve öğretim hayatından bilgi sahibi olması gerektiği değerlendirilmiştir.

23. Başvuranın iddiaları, idarenin konuyla ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat, Kurumumuz kararları ve tüm dosya birlikte değerlendirildiğinde; Gaziantep … Ortaokulu tarafından velayetin bulunmadığı gerekçesiyle tesis edilen ret işleminde hukuka ve hakkaniyete uygunluk bulunmadığı tespit edilmiştir.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 24. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar

Hakkında Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup, söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; Şehitkamil Kaymakamlığı İlçe Milli Eğitim

Müdürlüğünden istenilen bilgi ve belgelerin Kurumumuza süresi içinde ve gerekçeli olarak gönderildiği, bu bakımdan kanunlara uygunluk ilkesine uygun davranıldığı, ancak

… Ortaokulu Müdürlüğü tarafından başvurana verilen ret yanıtında karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi ilkesine uyulmadığı anlaşılmış olup, bu ilkeye uyması beklenmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

25. 14/06/2012 tarih ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Dava açma süresinin yeniden işlemeye başlaması” başlıklı 21’inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, ilgili idarece tavsiye kararı üzerine 30 gün içerisinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise durmuş olan dava açma süresinden arta kalan sürede Gaziantep İdare

Mahkemesine yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre, BAŞVURUNUN KABULÜNE; Başvuranın, çocuğunun eğitim ve devamsızlık durumuna ilişkin bilgi edinme talebinin karşılanması için talep edilen bilgi ve belgelerin başvuru sahibinin erişimine sunulmasına yönelik makul sürede işlem tesisi için … Ortaokulu Müdürlüğüne TAVSİYEDE

BULUNULMASINA,

6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası

uyarınca, … Ortaokulu Müdürlüğü tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Tavsiye Kararının BAŞVURANA… ORTAOKULU MÜDÜRLÜĞÜNE ve bilgi için

ŞEHİTKAMİL KAYMAKAMLIĞINA tebliğine; Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

e-imzalıdır

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi