|
ÖZET: Bu karar, başvuranın aracı üzerindeki ihtiyati tedbir şerhinin kaldırılması talebine ilişkindir. Başvuran, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 20/A maddesi gereğince, şerhin konulduğu tarihten itibaren iki yıl içinde devamı yönünde bir mahkeme kararı ibraz edilmediği için şerhin kaldırılmasını talep etmiştir. İlgili mahkeme, başvuranın talebini değerlendirirken, şerhin konulduğu tarihten itibaren iki yıllık sürenin geçtiğini ve bu süre içinde şerhin devamı yönünde bir karar verilmediğini belirterek, ihtiyati tedbir şerhinin kendiliğinden terkin edilmesi gerektiğine hükmetmiştir.
Ankara 19. Ağır Ceza Mahkemesi, başvuranın yargılamasının devam ettiğini ve mevcut durumda yeni bir tedbir kararı verilmediğini ifade etmiştir. Bu bağlamda, Ankara İl Emniyet Müdürlüğü’nün işlemlerinin mevcut mevzuata ve mahkeme kararına uygun olmadığı sonucuna varılmıştır. Dolayısıyla, başvuranın talebi kabul edilerek, ihtiyati tedbir şerhinin kaldırılması için gerekli işlemlerin yapılması tavsiye edilmiştir. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2019/11863-S.18382
BAŞVURU NO : 2019/10247
KARAR TARİHİ : 20/11/2019
TAVSİYE KARARI
ANKARA İL EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ
BAŞVURUYA KONU İDARE :
TÜRKİYE NOTERLER BİRLİĞİ BAŞKANLIĞI
BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın aracı üzerinde bulunan ihtiyati tedbir şerhinin kaldırılması talebine ilişkindir.
BAŞVURU TARİHİ : 20/05/2019
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza yapılan başvuruda …; … plakalı aracına 3713 sayılı Kanunun 20/A maddesi çerçevesince Ankara 7. Sulh Ceza Hakimliğinin müzekkeresi ile şerh konulduğunu, söz konusu
Kanun maddesi uyarınca şerhin konulduğu tarihten itibaren iki yıl içinde şerhin devamı yönünde hukuk mahkemesinden verilmiş ihtiyati haciz veya ihtiyati tedbir kararı ibraz edilmediği takdirde şerhin kendiliğinden terkin edileceğinin düzenlendiğini, şerhin devamı yönünde bir karar verilmediğini ve bu kapsamda aracı üzerindeki tedbirin kaldırılması gerektiğini, hakkında görülmekte olan davanın 7. Sulh Ceza Hakimliğinden 19. Ağır Ceza
Mahkemesine devredildiğini, bu doğrultuda tedbirin kaldırılması talebiyle mezkur Mahkemeye başvurduğunu, Mahkeme tarafından görülmekte olan … sayılı dava dosyasının 07/12/2018 tarihli duruşmasında “kovuşturma aşamasında Mahkeme tarafından konulan yeni bir tedbir bulunmadığının ve soruşturma aşamasında 3713 sayılı yasanın 20/A maddesi gereğince maddi tazminata yönelik olarak konulan tedbirin devam edip etmeyeceği hususunu değerlendirme yetkisinin kanun hükümleri gereğince iki yıl içinde dava açılmayan durumlarda idari makamlarda bulunduğunun müzekkere yazan idari birimlere ve OYAK’a bildirilmesine” karar verildiğini belirterek … plakalı … şase numaralı aracı üzerindeki ihtiyati tedbirin kaldırılmasını ve 3713 sayılı Kanunun gereğinin yerine getirilmemesinin gerekçesinin açıklanmasını talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Konuya ilişkin olarak başvuranın daha önceki 2019/2080 sayılı şikayetine ilişkin
Kurumumuzun 11/03/2019 tarih ve … sayılı Gönderme Kararına istinaden Ankara İl
Emniyet Müdürlüğünün 22/03/2019 tarih ve … sayılı cevabi yazı ve eklerinde özetle; 2.1. Şikayete konu araç üzerinde Ankara Anayasal Düzene Karşı İşlenen Suçlar Soruşturma
Bürosunun 23/09/2016 tarih ve … sayılı online olarak konulmuş ihtiyati tedbir şerhi ile Ankara 7. Sulh Ceza Hakimliğinin 19/08/2016 tarih ve … sayılı ihtiyati tedbir şerhlerinin bulunduğu, 2.2. Benzer konularla ilgili olarak araç kayıtlarına konulmuş hak mahrumiyetlerinin kaldırılıp kaldırılmayacağı konusunda Emniyet Genel Müdürlüğünün görüşüne başvurulduğu ve
Müdürlüğün cevabi yazısında “PoLNet araç tescil sisteminde hak mahrumiyetlerinin süre bitiminde otomatik olarak kaldırılması yönünde herhangi bir kurgunun bulunmadığı, araç kayıtlarında bulunan ihtiyati tedbir şerhlerinin kaldırılması konusunda şerhi ekleten adli merciden sorularak hareket edilmesinin uygun olduğu” yönünde görüş verdiği, 2.3. Konunun çözümüne yönelik olarak Müdürlükleri Hukuk İşleri ve Soruşturma Şube
Müdürlüğüne görüş sorulduğu ve alınan cevabi yazıda; “mevzuatta açıkça düzenlenmiş ve çözümü hukuki bilgi ve tecrübe gerektirmeyen konular ile idari veya adli yargıda derdest olan konular ve disiplin soruşturmasına konu olan hususlarda (görüş bildirmek o makamların yerine geçmek anlamına geleceği için) hukuki görüş oluşturulamayacağından talepte bulunulmaması” ifadelerine yer verildiği, 2.4. Konuya ilişkin olarak Emniyet Genel Müdürlüğü Trafik Eğitim ve Araştırma Dairesi
Başkanlığından alınan görüşte; “…Söz konusu tedbir şerhlerinin kaldırılmasının Kanunda belirtilen süreçlere bağlandığı açıktır. Bu süreçler sadece şerhi tarafımıza işleten kurum ya da adli merci tarafından takip edilmektedir. Yukarıda belirtilen ilgili madde doğrultusunda, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kesinleşip kesinleşmediği veya şerhin konulduğu tarihten itibaren bir yıl (iki yıl olarak değiştirilmiş) içinde şerhin devamı yönünde hukuk mahkemesinden verilmiş ihtiyati haciz veya ihtiyati tedbir kararı ibraz edilip edilmediği hususlarının tarafımızdan takip ve tespitinin mümkün olmaması nedeniyle anılan şerhler üzerinde herhangi bir tasarruf yetkisine sahip olmadığımız açıktır. Bu bağlamda … plaka sayılı araçların kayıtları üzerinde bulunan ihtiyati tedbir şerhlerinin kaldırılması konusunun şerhi ekleten adli merciden sorularak hareket edilmesinin uygun olacağı değerlendirilmektedir.” ifadelerine yer verildiği, 2.5. Ayrıca, şikayete konu araç üzerinde Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Anayasal Düzene
Karşı İşlenen Suçlar Soruşturma Bürosunca “online” olarak konulan şerhin anılan büro tarafından “online” olarak kaldırılması gerektiği, 2.6. Alınan görüşler doğrultusunda, araç kayıtlarında bulunan ihtiyati tedbir şerhlerinin kaldırılabilmesi için şerhi koyduran kurum/kuruluşlardan araç kaydındaki şerhin kaldırılacağına dair bir yazının gelmesi halinde söz konusu şerhlerin kaldırılmasının mümkün olabileceği, bu çerçevede söz konusu araca konulmuş olan hak mahrumiyetinin kaldırılıp kaldırılamayacağının Ankara 7. Sulh Ceza Mahkemesinden sorulduğu, belirtilmiştir.
3. Kurumumuzun 28/06/2019 tarihli ve … sayılı bilgi ve belge isteme yazısına Ankara İl
Emniyet Müdürlüğünün 17/07/2019 tarih ve … sayılı cevabi yazısında özetle; 3.1. Araç kayıtlarında bulunan hak mahrumiyetlerinin kaldırılması ve araç kayıtlarına hak mahrumiyet koyma işlemlerinin Emniyet Genel Müdürlüğünün 10/04/2019 tarih ve 11088401.2961.64011/731/72313 sayılı talimat yazısı gereğince Türkiye Noterler Birliğine devredildiği ifade edilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
4. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasası’nın, “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “… Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.” 5. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” 6. 12.04.1991 tarih ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun “Zararların tazmini amacıyla tedbir konulması” başlıklı 20/A maddesinde; “Türk Ceza Kanununun İkinci Kitap
Dördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümünde tanımlanan suçlar ve bu
Kanun kapsamına giren suçlar nedeniyle gerçek veya tüzel kişiler ile kamu kurum ve kuruluşlarının uğradığı zararların tazmini amacıyla, soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcısının talebi üzerine sulh ceza hakimi, kovuşturma aşamasında mahkeme tarafından, şüpheli veya sanıklara ait taşınmazların veya kara, deniz ya da hava ulaşım araçlarının devir ve temlikini veya bunlarla ilgili hak tesisini önlemek ya da tasarruf yetkisini kısıtlamak için şerh düşülmesine ve bu kişilerin yardımlaşma kurum ve sandıklarından olan alacaklarına tedbir konulmasına karar verilebilir. Taşınmazlarla ilgili karar tapu kütüğüne; kara, deniz ve hava ulaşım araçlarıyla ilgili karar ise bu araçların kayıtlı bulunduğu sicile şerh verilmek suretiyle icra olunur. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kesinleşmesi halinde veya şerhin konulduğu tarihten itibaren iki yıl içinde, şerhin devamı yönünde hukuk mahkemesinden verilmiş ihtiyati haciz veya ihtiyati tedbir kararı ibraz edilmediği takdirde şerh kendiliğinden terkin edilir.” hükümleri düzenlenmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
7. Başvuranın iddiaları, İdarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan “Tavsiye Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme 8. Başvuran 1 no’lu paragrafta açıklandığı üzere; Ankara 7. Sulh Ceza Hakimliğinin müzekkeresi ile 3713 sayılı Kanun’un 20/A maddesi gereğince aracı üzerine konulan ihtiyati tedbir şerhinin, şerhin konulduğu tarihten itibaren iki yıl içinde devamı yönünde hukuk mahkemesinden verilmiş ihtiyati haciz veya ihtiyati tedbir kararı bulunmadığı gerekçesiyle kaldırılmasını talep etmektedir.
9. 671 sayılı “Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Kurum ve Kuruluşlara İlişkin Düzenleme
Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname”nin 31. maddesiyle, 3713 sayılı “Terörle
Mücadele Kanunu”nun 20. maddesinden sonra gelmek üzere, “Zararların tazmini amacıyla tedbir konulması” başlıklı 20/A maddesinin eklenmesi düzenlenmiştir. Söz konusu 20/A maddesi ile Türk Ceza Kanunu’nun “Devletin Güvenliğine Karşı Suçlar”, “Anayasal Düzene ve Bu Düzenin İşleyişine Karşı Suçlar”, “Milli Savunmaya Karşı Suçlar”, “Devlet Sırlarına
Karşı Suçlar ve Casusluk” başlıkları altında belirtilen suçlar ile “Terörle Mücadele Kanunu” kapsamında tanımlanan suçlar sebebiyle gerçek veya tüzel kişiler ile kamu kurum ve kuruluşlarının uğradığı zararların tazmini amacıyla şüpheli veya sanıklara ait taşınmazlar veya kara, deniz ya da hava ulaşım araçlarının devir ve temlikini veya bunlarla ilgili hak tesisini önlemek ya da tasarruf yetkisini kısıtlamak için şerh düşülmesine karar verilebileceği düzenlenmiştir.
10. Mezkur madde kapsamında; kara, deniz ve hava ulaşım araçlarıyla ilgili kararın araçların kayıtlı bulunduğu sicile şerh verilmek suretiyle gerçekleştirileceği, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kesinleşmesi halinde veya şerhin konulduğu tarihten itibaren iki yıl içinde, şerhin devamı yönünde hukuk mahkemesinden verilmiş ihtiyati haciz veya ihtiyati tedbir kararı ibraz edilmediği takdirde şerhin kendiliğinden terkin edileceği hüküm altına alınmıştır.
11. Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan Ankara 9. Sulh Ceza
Hakimliğinin 23/07/2016 tarih ve … sayılı tevkif müzekkeresi ile tutuklu bulunan başvuranın adına tescilli … plakalı aracı üzerinde Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Anayasal Düzene Karşı
İşlenen Suçlar Soruşturma Bürosunun 23/09/2016 tarih ve … sayılı “online” olarak konulmuş
“ihtiyati tedbir” şerhi ile 3713 sayılı Kanun’un 20/A maddesi kapsamında Ankara 7. Sulh Ceza
Hakimliğinin 19/08/2016 tarih ve … sayılı “ihtiyati tedbir” şerhinin bulunduğu anlaşılmıştır.
12. Başvuran aracı üzerinde bulunan ihtiyati tedbir şerhinin kaldırılması talebiyle Ankara
Emniyet Müdürlüğü, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı ve Ankara 19. Ağır Ceza Mahkemesine defaatle başvurduğunu ancak talebinin yerine getirilmediğini ifade etmektedir. Ankara Emniyet
Müdürlüğünün 22/03/2019 tarih ve … sayılı cevabi yazısında, tedbir şerhlerinin kaldırılmasının
Kanunda belirtilen süreçlere bağlandığı, bu süreçlerin şerhi Müdürlüklerine işleten kurum ya da adli merci tarafından takip edildiği, Terörle Mücadele Kanunu’nun 20/A maddesi doğrultusunda kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kesinleşip kesinleşmediği veya şerhin konulduğu tarihten itibaren iki yıl içinde şerhin devamı yönünde hukuk mahkemesinden verilmiş ihtiyati haciz veya ihtiyati tedbir kararı ibraz edilip edilmediği hususlarının taraflarınca takip ve tespitinin mümkün olmadığı bu nedenle anılan şerhler üzerinde herhangi bir tasarruf yetkisine sahip olmadıkları belirtilerek bu doğrultuda başvuranın aracı üzerinde bulunan hak mahrumiyetinin kaldırılıp kaldırılamayacağının şerhi ekleten Ankara 7. Sulh Ceza
Mahkemesinden 22/03/2019 tarihinde sorulduğu görülmüş ancak başvuranın Kurumumuza gerçekleştirdiği tarihli başvurudan şerhin kaldırılmadığı anlaşılmıştır.
13. Somut olayda başvuranın yargılamasının devam ettiği Ankara 19. Ağır Ceza Mahkemesinin
… numaralı dosya kapsamında 07/12/2018 tarihinde gerçekleşen duruşmada verdiği ara kararda; “…54-Sanıklar ve müdafilerinin tedbir kararlarının kaldırılması talepleri yönünden; sanıklar hakkında soruşturma aşamasında mal varlıklarına ilişkin verilen tedbir kararının tazminata yönelik olarak 3713 sayılı yasanın 20/A maddesi kapsamında verilmesi nedeniyle mahkememizce bu konuda bir karar verilmesine yer olmadığına, ancak kovuşturma aşamasında mahkememiz tarafından konulan yeni bir tedbir bulunmadığının ve soruşturma aşamasında 3713 sayılı yasanın 20/A maddesi gereğince maddi tazminata yönelik olarak konulan tedbirin devam edip etmeyeceği hususunu değerlendirme yetkisinin kanun hükümleri gereğince iki yıl içinde dava açılmayan durumlarda idari makamlarda bulunduğunun müzekkere yazan idari birimlere ve OYAK’a bildirilmesine… oy birliği ile karar verildi” şeklinde hüküm kurmuştur.
14. Yargıtay 16. Ceza Dairesi E.2018/5333 K.2018/5602 sayılı ve 31/12/2018 tarihli Kararında; “4721 sy. TMK’nın 470. maddesi gereğince küçük üzerindeki vesayet, onun ergin olmasıyla kendiliğinden sona erer. 471. maddesine göre, özgürlüğü bağlayıcı cezaya mahkumiyet sebebiyle kısıtlı bulunan kişi üzerindeki vesayet, hapis halinin sona ermesiyle kendiliğinden ortadan kalkar. Keza 3713 sayılı TMK’nın “Zararların tazmini amacıyla tedbir konulması” kenar başlıklı 20/A maddesi gereğince … tedbir konulmasına karar verilebilir… Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kesinleşmesi halinde veya şerhin konulduğu tarihten itibaren iki yıl içinde, şerhin devamı yönünde hukuk mahkemesinden verilmiş ihtiyati haciz veya ihtiyati tedbir kararı ibraz edilmediği takdirde şerh kendiliğinden terkin edilir. CMK’nın 103/2.
maddesine göre, kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiğinde şüpheli serbest kalır. CMK’nın 127/3. maddesine göre, hakim kararı olmaksızın yapılan el koyma yirmidört saat içinde hakim onayına sunulmazsa el koyma kendiliğinden kalkar… Bu düzenlemelerden şu sonuca ulaşmak mümkündür: Geçici/arızi bir durum olan bu tedbirler, gerektirici sebep ortadan kalktığında yasal düzenlemede açıkça belirtilmişse kendiliğinden sonra erer. Aksi halde ihbari mahiyette de olsa tedbiri va’zeden merciin kararı ile kaldırılması gerekir.” şeklinde hüküm kurulmuştur.
15. Doktrinde; Terörle Mücadele Kanunu’nun 20/A maddesinde düzenlenen tasarruf yetkisinin kısıtlanması kararının soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcısının talebi üzerine sulh ceza hakimliğince, kovuşturma aşamasında ise mahkeme tarafından verilebileceği; öte yandan tasarruf yetkisini kısıtlayan diğer birçok şerh düzenlemesinin aksine mezkur maddede tedbir niteliğindeki şerhin nasıl terkin olunacağının da düzenlendiği ve iki yol belirlendiği; ilk yol olarak kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kesinleşmesinin arandığı, ikinci yol olarak ise şerhin konulduğu tarihten itibaren iki yıl sürenin geçmesi ve bu süre içerisinde şerhin devamı yönünde hukuk mahkemesinden verilmiş ihtiyati haciz veya ihtiyati tedbir kararı ibraz edilmemesi şartının arandığı; iki yıllık sürenin dolması ile birlikte şerhin resen terkin olunacağı, madde metninde kullanılan “kendiliğinden” teriminin malikin bu yönde bir talebi olmasa bile terkinin yapılması gerektiğini belirttiği; iki yıllık sürenin dolması ile şerhin kendiliğinden terkin edilmesinin istisnasının bu süre zarfında şerhin devamı yönünde hukuk mahkemesince verilmiş ihtiyati haciz veya ihtiyati tedbir kararının ibraz edilmesi olduğu; hukuk mahkemesi hakiminin vereceği ihtiyati haciz veya ihtiyati tedbir kararının ceza mahkemesi tarafından verilen karardan bağımsız olduğu; hukuk muhakemesine hâkim olan ilkelerden birinin taleple bağlılık olduğu nazara alındığında, hukuk hâkiminin ihtiyati haciz veya tedbir kararı verebilmesi için bunun talep edilmiş olmasının zorunlu olduğu, söz konusu talepte bulunabilecek olan kişilerin zarar görenler olacağı, suçtan zarar görenlerin talebi üzerine verilen ihtiyati haciz veya tedbir kararının, zaten mahkeme tarafından idareye bildirileceği belirtilmiştir. (BADUR
Emel/TURAN-BAŞARA Gamze: “Terörle Mücadele Kanunu’nda Düzenlenen Yeni Bir
Tasarruf Yetkisi Kısıtlaması Şerhi”, TBB Dergisi, 128, Ankara, 2017.)
16. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesi E.2018/2038 K.2019/42.. sayılı
Kararında; sanıkların mal varlıkları üzerine konulan tedbir kararlarının kaldırılması taleplerine ilişkin olarak, 3713 sayılı Kanun’un 20/A maddesi gereğince, şerhin konulduğu tarihten itibaren 2 yıl içinde şerhin devamı yönünde hukuk mahkemelerinden verilmiş ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir kararı ibraz edilmediği takdirde tedbir şerhinin kendiliğinden terkin edilmesi gerektiğinden geçen süre göz önünde tutulduğunda Dairelerince yapılacak başkaca bir işlem bulunmadığından bahisle bu hususta “karar verilmesine yer olmadığına” karar vermiştir.
17. Şikayet konusuna ilişkin yukarıda yer verilen açıklamalar, ilgili mevzuat, Başvuranın yargılamasının sürdüğü 19. Ağır Ceza Mahkemesinin ara kararı ile diğer mahkemelerin benzer uyuşmazlıklara ilişkin verdiği kararlar ışığında başvuranın talebi değerlendirildiğinde; başvuruya konu araç kaydına ihtiyati tedbir şerhinin 3713 sayılı
Kanun’un 20/A maddesi uyarınca soruşturma aşamasında Ankara 7. Sulh Ceza Hâkimliğince 19/08/2016 tarihinde konulduğu ve şerhin konulduğu tarihten itibaren iki yıllık sürenin geçtiği ve söz konusu maddede şerhin konulduğu tarihten itibaren iki yıl içinde, şerhin devamı yönünde hukuk mahkemesinden verilmiş ihtiyati haciz veya ihtiyati tedbir kararı ibraz edilmediği takdirde şerh kendiliğinden terkin edileceğinin hüküm altına alındığı, kovuşturmanın devam ettiği Ankara 19. Ağır Ceza Mahkemesinin 07/12/2018 tarihli ara kararında, kovuşturma aşamasında Mahkemelerince konulan yeni bir tedbir bulunmadığının ve soruşturma aşamasında 3713 sayılı yasanın 20/A maddesi gereğince maddi tazminata yönelik olarak konulan tedbirin devam edip etmeyeceği hususunu değerlendirme yetkisinin kanun hükümleri gereğince iki yıl içinde dava açılmayan durumlarda idari makamlarda bulunduğunun müzekkere yazan idari birimlere bildirilmesine karar verildiği nazara alındığında; Ankara İl
Emniyet Müdürlüğünce tesis edilen işlemin meri mevzuat ve yukarıda belirtilen Mahkeme
Kararı ile uyarlı olmadığı değerlendirilmiştir.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 18. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar
Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; İdarenin Kurumumuzun bilgi ve belge talebine ilişkin cevabi yazısını süresi içinde
Kurumumuza göndermediği anlaşıldığından İdarenin iyi yönetim ilkelerinden “dürüstlük”, makul sürede karar verme” “nezaket”, “şeffaflık”, “hesap verilebilirlik” ilkelerine uygun davranmadığı öte yandan yukarıda hukuki gerekçe başlığı altında incelendiği üzere “kanunilik” ve “ölçülülük” ilkesine riayet etmediği tespit edilmiş olup, İdarelerin bundan böyle bu ilkelere de uygun hareket etmeleri beklenmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
19. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Ankara
İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçeler ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN KABULÜNE, 19. Ağır Ceza Mahkemesinin 07/12/2018 tarihli ara kararı doğrultusunda; başvuruya konu araç kaydında bulunan ihtiyati tedbir şerhinin terkini talebine ilişkin olarak, 3713 sayılı Kanun’un 20/A maddesinde düzenlenen şerhin konulduğu tarihten itibaren 2 yıllık süre geçmesi şartının sağlandığı nazara alınmak suretiyle, eğer geçen zaman zarfında idareye hukuk mahkemesince ulaştırılmış aksi yönde bir karar yoksa, şerhin kaldırılması için gerekli işlemlerin yapılması hususunda ANKARA İL EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜNE TAVSİYEDE
BULUNULMASINA,
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası
uyarınca, Ankara İl Emniyet Müdürlüğünce bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın BAŞVURANA, ANKARA İL EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜNE ve bilgileri için
TÜRKİYE NOTERLER BİRLİĞİNE tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
e-imzalıdır
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi