|
ÖZET: Bu karar, İzmir İli’nde bir taşınmaz üzerindeki hissedarların, mahkeme kararının gereğinin yerine getirilmesini talep etmesi üzerine oluşan hukuki uyuşmazlığı ele almaktadır. Başvuranlar, riskli yapı olarak belirlenen taşınmazlarının yeniden inşası sürecinde, müteahhit tarafından kendilerine sunulan teklifin kabul edilmemesi nedeniyle hisselerinin açık artırma usulü ile satılacağına dair bilgilendirilmişlerdir. İzmir 4. İdare Mahkemesi, idarenin taşınmazın değer tespitine ilişkin işlemlerinin hukuka uygun olduğunu belirtmiş, ancak belirlenen satış bedelinin bilirkişilerce daha yüksek hesaplandığını tespit etmiştir.
Mahkeme, idarenin 6306 sayılı Kanun ve Uygulama Yönetmeliği çerçevesinde hareket ettiğini, ancak mülkiyet hakkının korunmasına yönelik daha hassas davranılması gerektiğini vurgulamıştır. İdare, mahkeme kararına uygun olarak başvuranların hesaplarına ödemelerin yapılması için gerekli işlemleri gerçekleştirmiştir. Sonuç olarak, idarenin işlemlerinde hukuka aykırılık bulunmadığına karar verilmiş, ancak mülkiyet hakkının korunması açısından tavsiyelerde bulunulmuştur. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2020/2283-S.20.3654
BAŞVURU NO : 2019/14542
KARAR TARİHİ : 12/02/2020
KISMEN TAVSİYE KISMEN RET KARARI
İZMİR ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK İL MÜDÜRLÜĞÜ
BAŞVURUYA KONU İDARE :
BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın, mahkeme kararının uygulanması talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 24/08/2019
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza Av. … tarafından yapılmış olan şikayet başvurusunda özetle; İzmir 4.
İdare Mahkemesi tarafından … karar numarası ile karar verildiği, söz konusu kararın İzmir
Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesinin E … sayılı ilamı ile onandığı, ancak bugüne kadar idare tarafından herhangi bir ödemenin yapılmadığı belirtilmiş olup; söz konusu mahkeme kararının gereğinin yerine getirilerek dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte 77.000,00TL’nin, 1.338,15TL yargılama giderinin ve 1.660,00TL vekalet ücretinin ödenmesi talep edilmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kurumumuzun 03/10/2019 tarih ve … sayılı yazısı ile şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla İzmir Çevre Şehircilik İl Müdürlüğünden bilgi ve belge talebinde bulunulmuştur. İzmir Çevre Şehircilik İl Müdürlüğü tarafından gönderilen 25/10/2019 tarih, … sayılı cevabi yazı ve eklerinde özetle; 2.1. İzmir 4.İdare Mahkemesi tarafından … kararı 13/12/2018 tarihinde, İzmir Bölge İdare
Mahkemesi 4.İdari Dava Dairesinin … sayılı ilamının 05/04/2019 tarihinde tebliğ edildiği,
2.2 10/07/2019 tarihli İzmir İli, Karşıyaka İlçesi, … Mah., … ada, 5 parsel YKN … dilekçe ile
Av. … tarafından vekalet ve yargılama giderinin talep edildiği,
2.3 Dönüşüm Projeleri Özel Hesabı Yönetmeliğinin 9.maddesinin 1.fıkrasının; “Çevre ve
Şehircilik İl Müdürlükleri Bakanlıkça belirlenen tarihe kadar, izleyen aya ilişkin Kanun kapsamında yapılması öngörülen harcamalar için Genel Müdürlüğe yazı ile nakit talebinde bulunur…” hükmü gereği, kentsel dönüşüm kapsamında yapılan harcamaların Altyapı ve
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
Kentsel Dönüşüm Şube Müdürlüğünce izleyen ayın harcamalarının, her ayın başında Altyapı ve Kentsel Dönüşüm Hizmetleri Genel Müdürlüğünden talep edildiği, söz konusu mahkeme kararı gereği talep edilen vekalet ve yargılama giderleri ile ilgili 10/07/2019 tarihli dilekçe ile
Av. …’ ün dilekçesinin Altyapı ve Kentsel Dönüşüm Şube Müdürlüğüne iletilmediği, tahakkuk birimine gönderildiği,
2.4 29/08/2019 tarih ve … sayı ile Müdürlük kayıtlarına giren Av. …’ ün dilekçesinin Altyapı
ve Kentsel Dönüşüm Şube Müdürlüğüne iletildiği, bu kapsamda 03/09/2019 tarihinde Özel
Hesap Nakit Talep Belgesi düzenlenerek Altyapı ve Kentsel Dönüşüm Hizmetleri Genel
Müdürlüğünden mahkeme masraflarının istenildiği, 25/09/2019 tarih ve … işlem No’lu
Ödeme Emri Belgesi düzenlenerek, bahse konu vekalet ve yargılama giderleri ödenmek üzere İzmir Defterdarlığı’na gönderildiği, 03/10/2019 tarihinde …’ ün dilekçesinde belirtilen ilgili hesabına ödemesinin gerçekleştirildiği,
2.5 İzmir İli, Karşıyaka İlçesi, … Mahallesi … ada, 5 parselde kayıtlı taşınmazda … ile …
hisselerinin 6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliğinin 15/A maddesi hükümleri gereğince 201.000,00 TL bedelle … adına tescili gerçekleştirilen satış işleminde, ilgili mahkemesince Valilik (Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü) Değer Tespit Komisyonunca yapılan 200.000,00 TL değer tespitini 277.000,00 TL olarak hesaplayarak değer artışında bulunduğu,
2.6 Söz konusu mahkeme kararında 6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliği
kapsamında yapılan satış işleminin iptal edilmediği, sadece değer artışından kaynaklı olan farkın tamamlanması hususuna ilişkin olduğu için Bakanlığa (Altyapı ve Kentsel
Dönüşüm Hizmetleri Genel Müdürlüğü) görüş sorulduğu,
2.7 Bakanlık (Altyapı ve Kentsel Dönüşüm Hizmetleri Genel Müdürlüğü) yazısında;
“…İzmir 4. İdare Mahkemesi’nin 05/10/2018 tarihli iptal kararında özetle, “davalı idarece 200.000,00 TL olarak hesaplanan satış bedelinin, bilirkişilerce bunun çok üzerinde 277.000,00
TL olarak hesaplandığı; bu bakımdan satış bedelinin piyasa rayiçlerine uygun olarak hesaplanmadığı, davacıların satış bedeli yönünden bir hak kaybının olduğu İzmir İli, Karşıyaka İlçesi, … Mah., 2343 ada, 5 parsel YKN … gerekçelerine yer verilerek hüküm kurulduğu anlaşılmakta olup, zikredilen gerekçe gözetilerek, söz konusu hisseyi satın alan malikçe yatırılan bedel ile yargı kararında belirtilen bedel arasındaki farkın, hissesi satılan malike ödenmesinin sağlanması suretiyle zikredilen yargı kararı gereğinin yerine getirilmesi gerekmektedir..” hususunun belirtildiği,
2.8 Bu kapsamda ilgili mahkeme kararı gereğince 76.000,00 TL tutarındaki değer
farkının 6306 sayılı Kanunun 15/A maddesinin 8.fıkrası “..satış bedelini yedi gün içerisinde banka nezdinde açtırılacak vadeli hesaba yatırması istenir…” hükmü gereğince Ziraat
Bankası …/İzmir Şubesinde … adına açılan … nolu hesabına 38.0000,00 TL, … adına açılan … nolu hesabına 38.000,00 TL satış bedelinin ihale alıcısı … tarafından yatırılmasının istenildiği,
2.9 6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliği kapsamında gerçekleştirilen açık artırma
usulü gerçekleştirilen satış işlemi kamulaştırma işlemi olmadığı için arada oluşan değer tespit farkının Valilik tarafından(Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü) yatırılmasının söz konusu olmadığı, Bakanlık (Altyapı ve Kentsel Dönüşüm Hizmetleri Genel Müdürlüğü)
tarafından belirtilen görüşte de olduğu gibi 76.000,00 TL satış bedelinin ihale alıcısı …
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
tarafından yatırılması için 6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliğinin 15/A maddesi kapsamında süre verildiği,
2.10 Valilik (Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü) kayıtlarında icra dosyası bulunmadığı,
2.11 İzmir İli, Karşıyaka İlçesi, … Mahallesi … ada, 5 parselde kayıtlı taşınmazda … ile …
hisselerinin 6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliğinin 15/A maddesi hükümleri gereğince 201.000,00 TL bedelle … adına tescili gerçekleştirilen satış işleminde, ilgili mahkemesince Müdürlük Değer Tespit Komisyonunca yapılan 200.000,00 TL değer tespitinin, 277.000,00 TL hesaplanarak değer artışında bulunulması üzerine Bakanlık (Altyapı ve Kentsel Dönüşüm Hizmetleri Genel Müdürlüğü) görüşü doğrultusunda ihale alıcı …’ e 76.000,00 TL satış bedelinin yatırılması için süre verildiği, … tarafından satış bedeli ödenmediği takdirde yapılacak iş ve işlemler için tekrar Bakanlığa (Altyapı ve
Kentsel Dönüşüm Hizmetleri Genel Müdürlüğü) görüş sorulacağı belirtilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 2709 sayılı T.C. Anayasası’nın “Cumhuriyetin nitelikleri” başlıklı 2.maddesinde; “Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir”, 3.1. “Yürütme yetkisi ve görevi” kenar başlıklı 8. maddesinde; “Yürütme yetkisi ve görevi, (1)
Cumhurbaşkanı (…) tarafından, Anayasaya ve kanunlara uygun olarak kullanılır ve yerine getirilir.”,
3.2 “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36. maddesinde; “Herkes, meşrû vasıta ve yollardan
faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir. Hiçbir mahkeme, görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktan kaçınamaz”, 3.3. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkrasında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan
Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”, 3.4. “Yargı yolu” kenar başlıklı 125. maddesinde; “…İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür.”, 3.5. “Mahkemelerin Bağımsızlığı” başlıklı 138. maddesinin son fıkrasında; “Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez.”, 4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5.maddesine göre; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir….”,
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 28. maddesinde: “Danıştay, Bölge İdare
Mahkemeleri, İdare ve Vergi Mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur. Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz (30) günü geçemez. Konusu belli bir miktar paranın ödenmesini gerektiren davalarda hükmedilen miktar ile her türlü davalarda hükmedilen vekalet ücreti ve yargılama giderleri, davacının veya vekilinin davalı idareye yazılı şekilde bildireceği banka hesap numarasına, bu bildirim tarihinden itibaren, birinci fıkrada belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde yatırılır. Birinci fıkrada belirtilen süreler içinde ödeme yapılmaması halinde, genel hükümler dairesinde infaz ve icra olunur.”, 6. 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanunun;
6.1 “Amaç” başlıklı 1. maddesinde; “Bu Kanunun amacı; afet riski altındaki alanlar ile bu
alanlar dışındaki riskli yapıların bulunduğu arsa ve arazilerde, fen ve sanat norm ve standartlarına uygun, sağlıklı ve güvenli yaşama çevrelerini teşkil etmek üzere iyileştirme, tasfiye ve yenilemelere dair usul ve esasları belirlemektir.”, 7. 6306 Sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliğinin;
7.1 “Amaç ve Kapsam” başlıklı 1. maddesinde; “Bu Yönetmeliğin amacı; 16/5/2012 tarihli
ve 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun uyarınca, riskli yapılar ile riskli alan ve rezerv yapı alanlarının tespitine, riskli yapıların yıktırılmasına, yapılacak planlamaya, dönüştürmeye tabi tutulacak taşınmazların değerinin tespitine, hak sahibi olacaklarla yapılacak anlaşmaya ve yapılacak yardımlara, yeniden yapılacak yapılara ve 6306 sayılı Kanun kapsamındaki diğer uygulamalara ilişkin usûl ve esasları belirlemektir.”
7.2 “Taşınmazların değerinin tespiti” başlıklı 12. maddesinde; “İlgili kurum, uygulama
alanındaki taşınmazların sınırını, yüzölçümünü ve cinsini gösteren haritayı veya krokiyi yapar veya yaptırır ve bu taşınmazların maliklerini ve bunların adreslerini tespit eder veya ettirir.
Taşınmazın değeri; ilgili kurum bünyesinden en az üç kişiden teşkil olunacak kıymet takdir komisyonları marifetiyle veya hizmet satın alınmak suretiyle tespit edilir. Taşınmazın değeri; taşınmaz değerleme konusunda uzman kişi, kurum veya kuruluşlardan bilgi alınarak ve mahallin emlak alım satım bürolarından alınacak bilgilerden de faydalanılarak, 4/11/1983 tarihli ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 11 inci maddesindeki esaslara göre tespit edilir.”,
7.3 “Riskli yapıların bulunduğu parsellerde, riskli alanlarda ve rezerv yapı alanlarında
yapılacak uygulamalar” başlıklı 15. maddesinde; “Riskli alanlarda, rezerv yapı alanlarında ve riskli yapılarda Kanun kapsamında öncelikle maliklerce uygulama yapılması esastır. Kanun kapsamında yapılacak bu uygulamalara ilişkin iş ve işlemlerde ilgili kurum maliklere yardımcı olmakla yükümlüdür…Riskli alanlar ve rezerv yapı alanlarında uygulama yapılan etapta veya adada, riskli yapılarda ise bu yapıların bulunduğu parsellerde; yapıların yıktırılmış olması şartı aranmaksızın ve yapının paydaşı olup olmadıkları gözetilmeksizin parsellerin tevhit edilmesine, münferit veya birleştirilerek veya imar adası bazında uygulama yapılmasına, ifraz, taksim, terk, ihdas ve tapuya tescil işlemlerine, yeniden bina yaptırılmasına, payların satışına, kat karşılığı veya hasılat paylaşımı ve diğer usuller ile yeniden değerlendirilmesine sahip oldukları hisseleri oranında paydaşların en az üçte iki çoğunluğu ile karar verilir. Bu karar anlaşma şartlarını ihtiva eden teklif ile birlikte karara katılmayanlara noter vasıtasıyla
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
veya 7201 sayılı Kanuna göre tebliğ edilir. Bu tebliğde, on beş gün içinde kararın ve teklifin kabul edilmemesi halinde arsa paylarının, Bakanlıkça tespit edilecek veya ettirilecek rayiç değerden az olmamak üzere anlaşma sağlayan diğer paydaşlara açık artırma usulü ile satılacağı, paydaşlara satış gerçekleştirilemediği takdirde, riskli alanlar ve rezerv yapı alanlarında rayiç bedeli Bakanlıkça ödenmek kaydı ile tapuda Hazine adına resen tescil edileceği, riskli yapılarda ise anlaşma sağlayan diğer paydaşlara veya yapılan anlaşmaya uyularak işlem yapılmasını kabul etmek şartıyla üçüncü şahıslara satılacağı bildirilir.
Hisseleri oranında paydaşların en az üçte iki çoğunluğu ile alınan karara katılmayan maliklerin arsa payları; 15/A maddesinde belirtilen usule göre, arsa payı değeri üzerinden anlaşma sağlayan diğer paydaşlara açık artırma usulü ile satılır. Paydaşlara satış gerçekleştirilemediği takdirde, bu paylar riskli alanlar ve rezerv yapı alanlarında rayiç bedeli
Bakanlıkça ödenmek kaydı ile tapuda Hazine adına resen tescil edilir ve en az üçte iki çoğunluk ile alınan karar çerçevesinde değerlendirilmek üzere Bakanlığa tahsis edilmiş sayılır veya
Bakanlıkça uygun görülenler TOKİ’ye veya İdareye devredilir. Riskli yapılarda ise, anlaşma sağlayan paydaşlara veya anlaşma sağlayan paydaşların kararı ile yapılan anlaşmaya uyularak işlem yapılmasını kabul etmek şartıyla üçüncü şahıslara satış yapılıncaya kadar satış işlemi tekrarlanır…”,
7.4 “Açık artırma usulü ile satış” başlıklı 15/A maddesinde; “ Riskli alanlar, rezerv yapı
alanları ve riskli yapıların bulunduğu parsellerde hisseleri oranında paydaşların en az üçte iki çoğunluğu ile alınan karara katılmayan maliklerin arsa paylarının satışı için; a)
Maliklerin en az üçte iki çoğunlukla anlaştıklarına dair anlaşan maliklerce imzalı karar tutanağı veya anlaşan maliklere ait sözleşme veya vekâletname örnekleri gibi belgeler, b)
Maliklerin en az üçte iki çoğunluğu ile alınan kararın ve anlaşma şartlarını ihtiva eden teklifin noter vasıtasıyla veya 7201 sayılı Kanuna göre karara katılmayan malike bildirilerek kabulü için on beş gün süre verildiğine dair belgeler, c) Üçte iki çoğunlukla alınan karara katılmayan maliklere ait taşınmazların Sermaye Piyasası Kuruluna kayıtlı olarak faaliyet gösteren lisanslı değerleme kuruluşlarına tespit ettirilen değerine ilişkin belgeler, ç) Satışı yapılacak arsa paylarının maliklerinin tebligata elverişli adres bilgileri, ile birlikte yazılı olarak Müdürlüğe veya Bakanlıkça yetki devri yapılması durumunda İdareye müracaatta bulunulur. Satış işleminin yapılabilmesi için yapıların yıktırılmış olması gerekmez. Satış için yapılacak müracaat üzerine, satışı yapılacak payın tapu kütüğünün beyanlar hanesine, 6306 sayılı
Kanuna göre satış işlemine tabi olduğu ve satışa veya taşınmazın devrini gerektiren benzeri bir işleme tabi tutulamayacağı yönünde belirtme yapılması ilgili tapu müdürlüğünden yazılı olarak istenir. Satışı yapılacak arsa paylarının rayiç değerini tespit etmek ve sonrasında satış işlemini gerçekleştirmek üzere, Müdürlük veya İdare bünyesinde, biri başkan ikisi üye olmak üzere, en az üç kişiden oluşan Bedel Tespiti Komisyonu ile Satış Komisyonu teşkil olunur.
Rayiç değer, maliklerce Sermaye Piyasası Kuruluna kayıtlı olarak faaliyet gösteren lisanslı değerleme kuruluşlarına tespit ettirilmiş olan taşınmazın değeri de gözetilerek Bedel Tespiti
Komisyonunca belirlenir… Katılımcı durumunu gösteren tutanağın tanziminden sonra
Komisyon Başkanınca, satışa çıkarılan arsa paylarına ilişkin bilgiler satışa katılanlara bildirilir ve satış işlemi başlatılır. Komisyon Başkanı, rayiç bedelin altında olmamak üzere satışa katılan paydaşlardan, sözlü olarak pey sürmelerini ister. Sürülen peyler arttırma tutanağına yazılarak, karşılığı pey sahibi tarafından imzalanır. Arttırma işlemine devam etmeyecek katılımcıların keyfiyeti, arttırma tutanağına yazması ve imzalaması zorunludur.
Komisyon, yedinci fıkrada belirtilen şekilde yapılan satış işlemi sonunda, tespit edilen rayiç bedelden az olmamak üzere, en yüksek bedeli teklif eden katılımcıya satış yapılmasını karara bağlar ve bu katılımcıdan satış bedelini yedi gün içerisinde banka nezdinde açtırılacak vadeli hesaba yatırması istenir. Bu süre içerisinde satış bedeli yatırılmaz ise pey süren diğer
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
katılımcılara sırasıyla bildirimde bulunulur ve satış bedelini yatıran katılımcıya satış yapılır.
Satışa iştirak eden tek bir katılımcı olması halinde, belirlenen rayiç değerinden az olmamak üzere bu katılımcının vereceği teklif geçerli kabul edilir. Satış bedelinin yatırılmasından sonra, satış işlemi, tapuda yeni malik adına tescil yapılmak üzere, ilgili tapu müdürlüğüne bildirilir.
Tapu müdürlüğünce tescil işlemi tamamlandıktan sonra, yeni tapu kaydı Müdürlüğe veya
İdareye gönderilir ve Müdürlük veya İdarece durum payı satılan ilgiliye bildirilir…” düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ
8. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; hazırlanan “Kısmen Tavsiye Kısmen Ret Karar Önerisi”
Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 9. Başvuran Vekili, mahkeme kararının yerine getirilerek mağduriyetin giderilmesini talep etmektedir.
10. Somut olayda; İdare tarafından gönderilen bilgi ve belgelerin incelenmesinde;
10.1 İzmir İli, Karşıyaka İlçesi, … Mahallesi, … ada, 5 parselinde kayıtlı başvuranların hissedarı
olduğu taşınmaz üzerindeki, … Yapı Kimlik No’lu binanın riskli yapı olarak belirlendiği,
10.2 6306 Sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliğinin 15. maddesi kapsamında; 10/10/2016
tarihli ve … sayılı ihtarnameyle; riskli binanın yıkımı, yeniden inşaat yapılması, müteahhit ile görüşmeler yapılması, yapılacak inşaatla ilgili sözleşmenin gözden geçirilmesi ve gerekli diğer hususlarda karar alınması için başvuranların toplantıya davet edildiği, 23/10/2016 tarihinde yapılan ve davacıların katılmadığı toplantıda; müteahhit … ile binanın yapımına, SPK’na kayıtlı değerleme kuruluna değer tespit raporu hazırlattırılması ve ikinci toplantı yapılmasına karar verildiği, riskli yapının yeniden yapımı, anlaşma sağlamayan maliklere teklif sunulması, anlaşma sağlanan maliklerin sözleşmelerinin okunması amacıyla 08.01.2017 tarihinde yapılan toplantıda; binanın riskli yapı tespitinin tamamlandığı, SPK lisanslı Platform Gayrimenkul
Danışmanlık tarafından binanın değerlemesinin yapıldığı, binanın yeniden yapımı için 6 bağımsız bölümden 2/3 çoğunluğun sağlanarak bağımsız bölüm malikinin … İnşaat … ile anlaşma sağladıkları, toplantıya katılmakla birlikte, 5 nolu bağımsız bölüm malikleri olan başvuranların; müteahhit tarafından, yapılacak binada diğer malikler gibi (2 +1) bir daire veya ikinci bir daire isterse fark olarak 200.000,00-TL istediğine yönelik teklifin kabul edilmemesi üzerine, davacılara ait hissenin rayiç değerden az olmamak üzere belirlenen bedel üzerinden diğer paydaşlara açık artırma usulü ile satılacağının bildirildiği, sözleşmeler ve SPK değerinin okunduğu; teklifi kabul etmeyenlerin arsa payı hisselerinin açık arttırma suretiyle satılacağının noter aracılığıyla anlaşamayan maliklere bildirileceğine ilişkin karar alındığı,
10.3 6306 Sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliğinin 15/A maddesi kapsamında;
10/01/2017 tarihinde …, 27/04/2017 tarihinde de taşınmaz maliklerinden … tarafından gönderilen ihtarnameyle sözleşmeyi imzalamaya davet edildiği, ancak davacılarca ihtarnamelere verilen cevaplarda, arsa payı hisse toplamlarının 80/245 olduğu, bundan dolayı
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
kendilerine iki daire verilmesi gerektiği, değerleme raporunda arsa değerinin çok düşük gösterildiği, bu nedenle hukuka aykırı olduğu, hakkaniyete uygun bir paylaşımla kendilerine iki daire verildiği takdirde sözleşmeyi imzalayabileceği hususunun bildirilmesi üzerine, taşınmaz malikleri adına …’nın 31/01/2017 tarihli dilekçesi ile karara katılmayan davacılara ait hisse paylarının diğer hissedarlara satılmasının davalı idareden talep edildiği, arsa haline gelen taşınmazındaki hissesinin çoğunluk sağlayan diğer hissedarlara açık arttırma usulü ile satışına esas olmak üzere arsa payı rayiç değerinin davalı idarece oluşturulan Bedel
Tespit Komisyonu tarafından tespit edildiği, akabinde hisselerin 6306 sayılı Kanun ve ilgili
Uygulama Yönetmeliği gereği yapılacağının davacılara bildirildiği, yapılan artırma sonucunda; İzmir İli, Karşıyaka İlçesi, … Mahallesi … ada, 5 parselde kayıtlı taşınmazda … ile …
hisselerinin 6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliğinin 15/A maddesi hükümleri gereğince 201.000,00 TL bedelle … adına tescilinin gerçekleştirildiği,
10.4 Başvuranların, hissedarı oldukları taşınmazdaki arsa paylarının 6306 sayılı Kanun
hükümlerine göre 2/3 çoğunluk sağlayan hissedarlara satışının yapılacağına ilişkin 24/05/2017 tarih ve … sayılı işlem ile söz konusu taşınmazın değer tespiti işleminin iptali istemiyle dava açtıkları,
10.5 İzmir 4. İdare Mahkemesi tarafından … karar numaralı ve 05/10/2018 tarihli karar ile
İzmir Çevre Şehircilik İl Müdürlüğü tarafından başvuranlara ait arsa payının satışa çıkarılmasına dair işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile 24/05/2017 tarih ve …
sayılı işleme ilişkin kısım yönünden davanın reddine, ancak; taşınmazın değer tespitine ilişkin işlem yönünden incelenmesinde idarece 200.000,00TL olarak hesaplanan satış bedelinin, bilirkişilerce bunun çok üzerinde 277.00,00TL olarak hesaplandığı gerekçesi ile davanın taşınmazın değer tespitine yönelik kısmının iptaline, dava kısmen iptal kısmen ret ile sonuçlandığından, davacı tarafından karşılanan 2.676,30-TL yargılama giderinin yarısı olan 1.338, 15-TL ile kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret
Tarifesi uyarınca duruşmalı davalar için belirlenen 1.660,00-TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine karar verildiği,
10.6 İzmir 4. İdare Mahkemesi tarafından … karar numarası ile hükmedilen kararın 05/04/2019
tarihinde idareye tebliğ edildiği,
10.7 Karara karşı idare tarafından istinaf yoluna gidildiği, İzmir Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari
Dava Dairesinin … numaralı ve 12/03/2019 tarihli karar ile İzmir 4. İdare Mahkemesi tarafından … karar numarası ile hükmedilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile istinaf başvurusunun reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
11. “Hukuk devleti; insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, eylem ve işlemleri hukuka uygun olan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, hukuki güvenliği sağlayan, Anayasa’ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuku tüm devlet organlarına egemen kılan, Anayasa ve kanunlarla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık olan devlettir.” (Anayasa Mahkemesi E.2013/44, K.2013/59, Resmi Gazete Tarihi: 02/05/2013)
12. İdare eylem ve işlemlerinde kanunun çizdiği sınırlar içerisinde kalmak zorundadır.
Anayasanın 8. Maddesinde bu husus yürütme yetkisi ve görevi Anayasa ve Kanunlara uygun olarak kullanılır ve yerine getirilir denilerek ifade edilmiştir. (Kemal GözlerGürsel Kaplan İdare Hukukuna Giriş Ekin Basın Yayın Dağıtım Ağustos 2017, s.28)
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
13. Yasama ve yürütme organları ile idareler, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bağımsız ve tarafsız mahkemeler tarafından verilmiş kararlar hiçbir suretle değiştirilemeyeceği gibi idareler bu kararların yerine getirilmesini de geciktiremez.
14. Kanun koyucu, Anayasa’nın 138. ve İdari Yargılama Usulü Kanunun 28. maddesi ile yargı kararlarının ne olursa olsun uygulanmamasından idareyi sorumlu tutmuş ve idarenin yargı kararlarını uygulaması hususunda idareye anayasal ve kanuni bir zorunluluk yüklenmiştir.
Dolayısı ile idarenin kararı uygulama yükümlülüğü devam ettikçe, yargı kararının uygulanmamasından doğan sorumluluğu da devam edecektir. (Bkz: 2017/5018 Başvuru
Numaralı ve 24/10/2017 tarihli Tavsiye Kararı)
15. Başvurucuların, Mahkeme ilamına dayalı icra takibine rağmen hükmedilen bedellerin ödenmediği, kamu mallarının haciz edilemezliğine dayalı kanun hükümlerine dayanarak ödemeden kaçınıldığından bahisle, mülkiyet ve adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini ileri sürdükleri davada Anayasa Mahkemesi; “mahkemeye erişim hakkının adil yargılanma hakkının unsurlarından biri olduğu ve bir uyuşmazlığı mahkeme önüne götürme, mahkemece verilen kararın uygulanmasını isteme haklarını da kapsadığı” ifade ederek yargı kararlarının uygulanmasını “mahkemeye erişim hakkı” kapsamında değerlendirmiş, ayrıca Devletin bir kurumunun aleyhinde verilen nihai ve bağlayıcı mahkeme kararı ile ortaya konulan borcunu ekonomik kaynak yokluğunu ileri sürerek makul sürede ifa etmekten kaçınamayacağı,
bunun adil yargılanma hakkının ihlali sonucunu doğuracağını açıkça ifade etmiştir. (bkz:
Anayasa Mahkemesi’nin 03/04/2014 tarih ve 2013/711 sayılı Bireysel Başvuru Kararı)
16. İzmir 4. İdare Mahkemesi’nin … sayılı mahkeme kararı gereğince idare tarafından;
16.1 76.000,00 TL tutarındaki değer farkının 6306 sayılı Kanunun 15/A maddesinin
8.fıkrası “..satış bedelini yedi gün içerisinde banka nezdinde açtırılacak vadeli hesaba yatırması istenir…” hükmü gereğince Ziraat Bankası …/İzmir Şubesinde … adına açılan
… nolu hesabına 38.0000,00 TL, … adına açılan … nolu hesabına 38.000,00 TL satış bedelinin ihale alıcısı … tarafından yatırılmasının istenildiği,
16.2 29/08/2019 tarih ve … sayı ile Müdürlük kayıtlarına giren Av. …’ ün dilekçesinin
Altyapı ve Kentsel Dönüşüm Şube Müdürlüğüne iletildiği, bu kapsamda 03/09/2019 tarihinde Özel Hesap Nakit Talep Belgesi düzenlenerek Altyapı ve Kentsel Dönüşüm
Hizmetleri Genel Müdürlüğünden mahkeme masraflarının istenildiği, 25/09/2019 tarih ve
… işlem No’lu Ödeme Emri Belgesi düzenlenerek, bahse konu vekalet ve yargılama giderleri ödenmek üzere İzmir Defterdarlığı’na gönderildiği, 03/10/2019 tarihinde …’ ün dilekçesinde belirtilen ilgili hesabına ödemesinin gerçekleştirildiği anlaşılmıştır.
17. Hizmet kusuru; idarenin yürüttüğü bir hizmetin kurulmasında, düzenlenmesinde ve işleyişindeki bozukluk ve aksaklık olup, asli ve birinci derecede bir sorumluluk nedenidir.
Hizmet kusurunun bulunması durumunda idareyi sorumlu tutmak için başkaca bir neden aramaya gerek yoktur. Hizmet kusuru uygulamada 3 şekilde karşımıza çıkmaktadır.
Bunlardan hizmetin kötü işlemesi; hizmetin beklenen özen, dikkat ve kalitede yapılmaması, hizmetin gereği gibi yürütülmemesidir. Dolayısı ile idarenin konuyla ilgili hukuk kurallarına, oturmuş makul uygulamalara uymaması veya hizmetin gereklerini nesnel ölçüler içinde gözetmemesi, hizmeti beklenen dikkat ve özeni göstermeden yapması, hizmet personeli üzerinde nezaret ve denetlemenin gereğince yapılmamış olması durumlarında hizmetin kötü işlediği ve hizmet kusuru esasına göre de idarenin sorumlu
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
olduğu kabul edilmektedir. (Zehra Odyakmaz, Ümit Kaymak, İsmail Ercan, “Anayasa
Hukuku- İdare Hukuku”, On İki Levha Yayıncılık, 15. Baskı, İstanbul, Ağustos 2012, s. 412417)
18. Başvuran vekilinin, “dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte 77.000,00TL’nin ödenmesi talebine ilişkin olarak” iddiasına ilişkin olarak;
18.1 Şikayete konu idare tarafından; 6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliğinin
emredici hükmü kapsamında açık artırma usulü gerçekleştirilen satış işleminin, kamulaştırma işlemi olmadığı için arada oluşan değer tespit farkının Valilik tarafından (Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü) yatırılmasının söz konusu olmadığı, 76.000,00 TL satış bedelinin ihale alıcısı kişi tarafından yatırılması gerektiği, 6306 sayılı Kanunun Uygulama
Yönetmeliğinin 15/A maddesi kapsamında ihale alıcısı kişiye söz konusu artış bedelinin yatırılması için süre verildiği belirtilmiştir.
18.2 Türkiye Cumhuriyeti sosyal bir hukuk devletidir ve herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede
yaşama hakkına sahiptir. Anayasanın 5 inci maddesi “Devletin temel amaç ve görevleri, …kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır” düzenlemesi ile sosyal devletin sağlanmasında devlete bir takım yükümlülükler getirmiştir. Çevreyi geliştirme, sağlığını koruma, kirlenmesini önleme, sağlıklı ve düzenli kentleşmenin sağlanması, şehirlerin özellikleri, çevre şartlarını gözeterek bir planlama çerçevesinde, konut ihtiyaçlarını karşılayacak tedbirleri almakta bu yükümlülüklerden birkaçıdır.
18.3 Söz konusu yükümlülüklerini yerine getirmek amacıyla bu kapsamda çıkarılan 6306 sayılı
Kanunun gerekçesinde de; “…kanun sayesinde, başta deprem olmak üzere tabii afetler sebebiyle meydana gelmesi kuvvetle muhtemel can ve mal kayıplarının önleneceği, mülkiyet haklarına saygılı, sağlıklı ve düzenli yerleşme, daha az maliyet ile en fazla sosyal faydanın temin edilmesi, kaynakların planlı, sağlıklı ve verimli kullanılması ilkelerinin hayata geçirilmesinin mümkün olacağı; Anılan gerekçede, afet riski altında olduğu kabul edilen yerlerde buralardaki meskenlerin, işyerlerinin ve sanayi tesislerinin yeni alanlara nakledilmesi sayesinde, yerleşme ve yapı emniyeti temin edileceği ve muhtemel can ve mal kayıpları ile iktisadi ve sosyal diğer zararların en aza indirilmesinin mümkün olacağı; ayrıca, hali hazırda yaşanabilirlilikten uzak, köhnemiş, can ve mal emniyeti bakımından riskli ve görüntü itibari ile de çirkin olan yapılaşmaların ortadan kaldırılabileceği, estetik yapılar inşa edileceği ve halkın daha sıhhatli ve emniyetli şartlar altında ikametinin temin edileceği; “yara sarma” değil de “yara almama” anlayışına dayalı olduğu böylece Anayasadaki “sosyal hukuk devleti” ilkesinin hayata geçirilmesi için önemli ve etkili bir adım atılması temin edildiği…” hususlarına yer verilerek bu tür yükümlülüklerin sosyal devlet ilkesi gereği olduğunun altı çizilmiştir.(bkz: 20/11/2017 tarihli ve 2017/9418 başvuru numaralı Tavsiye Kararı)
18.4 6306 sayılı Kanun ile birlikte riskli alan içinde veya dışında olup da ekonomik ömrünü
tamamlamış olan ya da yıkılma veya ağır hasar görme riski taşıdığı ilmî ve teknik verilere dayanılarak tespit edilen riskli yapılar, standartlarına uygun, sağlıklı ve güvenli yaşama çevrelerini teşkil edecek şekilde iyileştirilmeye ve yenilenmeye çalışılmaktadır.
18.5 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun uyarınca,
riskli yapıların tespiti, yıktırılması, yapılacak planlama, yine dönüştürmeye tabi tutulacak
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
taşınmazların değerinin tespiti, hak sahibi olacaklarla yapılacak anlaşma ve yapılacak yardımlar ile yeniden yapılacak yapılar ve 6306 sayılı Kanun kapsamındaki diğer uygulamalara ilişkin usûl ve esasların belirlendiği, 6306 Sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliğinin 15. ve 15/A maddesinde; riskli yapılarda Kanun kapsamında öncelikle maliklerce uygulama yapılmasının esas olduğu, Kanun kapsamında yapılacak bu uygulamalara ilişkin iş ve işlemlerde ilgili kurumların maliklere yardımcı olmakla yükümlü olduğu, bu kapsamda satışı yapılacak arsa paylarının rayiç değerini tespit etmek ve sonrasında satış işlemini gerçekleştirmek üzere, Müdürlük veya İdare bünyesinde, biri başkan ikisi üye olmak üzere, en az üç kişiden oluşan
Bedel Tespiti Komisyonu ile Satış Komisyonu teşkil olunacağını, komisyonun yapılan satış işlemi sonunda, tespit edilen rayiç bedelden az olmamak üzere, en yüksek bedeli teklif eden katılımcıya satış yapılmasını karara bağlayacağını ve bu katılımcıdan satış bedelini yedi gün içerisinde banka nezdinde açtırılacak vadeli hesaba yatırmasını isteyeceğini, satış bedelinin yatırılmasından sonra, satış işlemi, tapuda yeni malik adına tescil yapılmak üzere, ilgili tapu müdürlüğüne bildireceği, tapu müdürlüğünce tescil işlemi tamamlandıktan sonra, yeni tapu kaydının Müdürlüğe veya İdareye gönderileceği ve Müdürlük veya İdarece durum payı satılan ilgiliye bildirileceği düzenleme altına almıştır.
18.6 İzmir 4. İdare Mahkemesi tarafından … karar numaralı ve 05/10/2018 tarihli kararda da;
arsa payının satışa çıkarılmasına dair işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile ret kararı ancak; taşınmazın değer tespitine ilişkin işlem yönünden incelenmesinde idarece 200.000,00TL olarak hesaplanan satış bedelinin, bilirkişilerce bunun çok üzerinde 277.00,00TL olarak hesaplandığı gerekçesi ile davanın taşınmazın değer tespitine yönelik kısmının iptaline karar verildiği, riskli yapılarda Kanun kapsamında öncelikle maliklerce uygulama yapılmasının esas olduğu, Kanun kapsamında yapılacak bu uygulamalara ilişkin iş ve işlemlerde ilgili kurumların maliklere yardımcı olmakla yükümlü olduğu, idare tarafından da 6306 Sayılı
Kanunun Uygulama Yönetmeliğinin 15. ve 15/A maddesi kapsamında mahkeme kararı gereğince oluşan değer tespit farkı olan 76.000,00 TL satış bedelinin başvuranların hesabına yatırılması için ihale alıcısına bildirimde bulunulduğu anlaşılmıştır.
19. Başvuranın iddiaları, idarenin konuyla ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat, yargı kararları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
19.1 İzmir 4. İdare Mahkemesi tarafından … karar numaralı ve 05/10/2018 tarihli kararı
sonrasında 25/09/2019 tarih ve … işlem No’lu Ödeme Emri Belgesi düzenlenerek, bahse konu vekalet ve yargılama giderleri ödenmek üzere İzmir Defterdarlığı’na gönderildiği, 03/10/2019 tarihinde …’ ün dilekçesinde belirtilen ilgili hesabına ödemesinin gerçekleştirildiği ve oluşan değer tespit farkı olan 76.000,00 TL satış bedelinin başvuranların hesabına yatırılması için ihale alıcısına bildirimde bulunduğu, 6306 Sayılı
Kanunun Uygulama Yönetmeliğinin 15. ve 15/A maddesi kapsamında hareket edildiği dikkate alındığında idarenin işleminde hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığı,
19.2 Ancak, İzmir 4. İdare Mahkemesi tarafından … karar numaralı ve 05/10/2018 tarihli
kararda idarece hesaplanan satış bedelinin, bilirkişilerce bunun çok üzerinde hesaplandığı gerekçesi ile davanın taşınmazın değer tespitine yönelik kısmının iptaline karar verildiği dikkate alındığında; Anayasa ve uluslararası sözleşmelerde mülkiyet hakkını korumaya yönelik yer verilen düzenlemeler mülkiyet hakkının korunması gereken temel insan hakları arasında olduğu düşünüldüğünde idare tarafından 6306 Sayılı Kanunun Uygulama
Yönetmeliğinin 15/A maddesi kapsamında rayiç değerlerinin tespitinde daha hassas davranılması gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 20. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar
Hakkında Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup, idareden istenilen bilgi ve belgelerin süresi içinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği anlaşılmıştır.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
21. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 17 nci maddesinin sekizinci fıkrasına göre Kamu Denetçiliği Kurumuna dava açma süresi içinde yapılan başvuru, işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurmakta olup, anılan Kanunun 21 inci maddenin birinci fıkrası uyarınca başvurunun Kurum tarafından reddedilmesi hâlinde, (varsa)
durmuş olan dava açma süresi gerekçeli ret kararının ilgiliye tebliğinden itibaren kaldığı yerden işlemeye başlar, 21 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca ise tavsiye kararı üzerine otuz gün içinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise (varsa)
durmuş olan dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup ilgili İdarenin işlemine karşı İzmir İdare Mahkemesine yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre; Başvuranın, idare tarafından mahkeme kararının gereğinin yerine getirilmediği iddiasına ilişkin olarak idarenin 6306 Sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliğinin emredici hükümleri gereğince işlem tesis ettiği ve idarenin işleminde hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile REDDİNE, Anayasa ve uluslararası sözleşmelerde mülkiyet hakkını korumaya yönelik yer verilen düzenlemeler mülkiyet hakkının korunması gereken temel insan hakları arasında olduğu düşünüldüğünde idare tarafından 6306 Sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliğinin 15/A maddesi kapsamında rayiç değerlerinin tespitinde daha hassas davranılması gerektiği hususunda İZMİR ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK İL MÜDÜRLÜĞÜNE TAVSİYEDE
BULUNULMASINA,
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası
uyarınca, İzmir Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kısmen Tavsiye Kısmen Ret Kararının BAŞVURANA VE İZMİR ÇEVRE VE
ŞEHİRCİLİK İL MÜDÜRLÜĞÜNE tebliğine; Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
e-imzalıdır
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.