ÖZET: Bu karar, başvuranın Milli Savunma Bakanlığı Askeri Fabrikalar Genel Müdürlüğü Kara Dikimevi Müdürlüğü tarafından yapılan 2018 yılı işçi alım sürecinde sağlık raporunun olumsuz değerlendirilmesi üzerine başlattığı hukuki süreci kapsamaktadır. Başvuran, terzi alım sınavını kazanmasına rağmen, sağlık raporunun iş yeri hekimi tarafından uygun bulunmaması nedeniyle elenmiştir. İdare, başvuranın sağlık durumunu değerlendirirken, İstanbul Meslek Hastalıkları Hastanesi tarafından düzenlenen rapor ve iş yeri risk değerlendirmelerini dikkate almıştır.

İş yeri hekimi, başvuranın bel fıtığı ve boyun fıtığı gibi sağlık sorunları nedeniyle terzi olarak çalışmasının risk teşkil edeceğini belirterek olumsuz rapor vermiştir. 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu gereğince, işe girişte sağlık muayenesi yapılması zorunludur ve bu bağlamda idarenin takdir yetkisi bulunmaktadır. İdare, başvuranın sağlık durumunu değerlendirirken kamu sağlığını koruma amacıyla hareket etmiştir.

Sonuç olarak, başvurunun reddine karar verilmiş; idarenin sağlık raporu ve risk değerlendirmesi çerçevesinde verdiği kararın hukuka uygun olduğu belirlenmiştir. Başvuranın sağlık rahatsızlığının, çalışma koşulları açısından risk oluşturduğu tespit edilmiştir.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2019/12183-S.18929

BAŞVURU NO : 2019/14174

KARAR TARİHİ : 29/11/2019

RET KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : MİLLİ SAVUNMA BAKANLIĞI

KARA KUVVETLERİ KOMUTANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : Milli Savunma Bakanlığı Askeri Fabrikalar Genel

Müdürlüğü Kara Dikimevi Müdürlüğünün 2018 yılı işçi (terzi) alım sınavını kazanması sonrasında başvurandan istenen sağlık raporunun iş yeri hekimince olumsuz değerlendirilmesi

BAŞVURU TARİHİ : 19/08/2019

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuran … Kurumumuza başvurusunda özetle; Milli Savunma Bakanlığı Askeri

Fabrikalar Genel Müdürlüğü Kara Dikimevi Müdürlüğünün 2018 yılı işçi (terzi) alım sınavını kazandığını, güvenlik soruşturmasını geçtiğini, terzi olarak çalışabilir şeklindeki 16/05/2019 tarihli sağlık kurulu raporunu idareye sunduğunu, iş yeri hekimi tarafından sağlık raporunun uygun bulunmaması nedeniyle elendiğini, bunun üzerine hakem hastaneye gitmek için epikriz raporu istediğini ancak isteğinin reddedildiğini belirterek mağduriyetinin giderilmesini talep etmektedir.

II. İDARENİN ŞİKÂYETE İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Başvuran 31/05/2019 tarihinde aynı konuya ilişkin Kurumumuza başvuruda bulunmuş olup bu başvuru Kurumumuzca … şikâyet numarası ile incelenerek 19/07/2019 tarihinde, idari başvuru yolu tüketilmeden yapıldığı gerekçesiyle Milli Savunma Bakanlığına gönderilmiş olup, Gönderme Kararımıza cevaben Milli Savunma Bakanlığı Askeri Fabrikalar Genel Müdürlüğü

Kara Dikimevi Müdürlüğünün 08/08/2019 tarih ve … sayılı yazısında özetle; 2.1. MSB tarafından terzi branşında 50 kişilik işçi alım emri verildiği ve 20/06/2018 tarihinde

Çankaya İŞKUR tarafından ilana çıkıldığı, ilanda başvuracak adaylarda aranacak şartlar ile alım aşamasında yapılacak işlemlerin açıkça belirtildiği, ilanda özellikle güvenlik soruşturması yapılacağı ve sağlık raporu aldırılacağının bildirildiği, 2.2. İŞKUR ilanına başvuru yapan …’ın, 21/07/2018 tarihinde ilanda belirtilen belgeleri Kara

Dikimevi Müdürlüğüne teslim ettiği, belge teslimi sırasında kendisine “güvenlik soruşturması yapmaya yetkili makamlarca yürütülecek işlemlerin 2-12 ay sürebileceği, sınava girmeye hak kazanan adaylara sınav yeri, tarih ve saati hakkında bilgilendirmenin Milli Savunma Bakanlığı

Resmi İnternet Sitesi üzerinden yapılacağı bundan sonraki sürecin İlanların buradan takip edilmesi gerektiği” bilgisinin sözlü ve yazılı olarak tebliğ edildiği, 2.3. Güvenlik soruşturması evrakları gelen adayların ilk işe giriş sağlık raporları aldırılmak maksadıyla Süreyyapaşa Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma

Hastanesine (İstanbul Meslek Hastalıkları Hastanesine) sevk edildiği, …’ın da aynı şekilde

İstanbul Meslek Hastalıkları Hastanesine sevk edilerek sağlık raporu aldırıldığı, 2.4. …’ın Meslek Hastalıkları Hastanesinden getirilen raporlar ve rapor ekinde bulunan tetkikler iş yeri hekimince incelenerek fiziki muayenesi yapıldığı ve iş yeri hekimi tarafından iş yeri risk değerlendirmeleri de göz önünde bulundurularak uygun görülmediği, bir hekimin dayanak olarak kullanacağı tüm tetkikler ve meslek hastalıkları hastanesinin raporundaki doktor görüşleri dikkate alınarak karar verildiği, 2.5. …’ın MR raporu ve diğer tetkikleri incelendiğinde LOMBER LORDOZ DÜZLEŞMESİ, L4-L5 ve L5-Sl’de LOMBER DİSKOPATİ (bel fıtığı), C5-C6 DİFFÜZ BULGİNG

ZEMİNİNDE SAĞ PARASENTAL PROTRÜZYON (boyun fıtığı) tanılarının konulmuş olduğu, mahallinde FTR polikliniğinde takibi, iş yeri hekiminin risk değerlendirmesi kaydıyla terzi çalışır kararının verildiği, meslek hastalıkları raporunda bel fıtığı teşhisi konulduğu açıkça belirtilerek iş yeri hekiminin risk değerlendirmesi kaydıyla terzi çalışır kararı belirtilerek nihai kararın iş yeri hekimine bırakıldığı, 2.6. İş yeri hekiminin; iş yerinin çalışma ortamını, iş akışı, meslek hastalığının en çok risk teşkil eden rahatsızlıkları ve raporda teşhis konulan rahatsızlıklar ile …’ın tetkiklerini inceleyerek olumsuz karar vermek zorunda kaldığı, iş yeri hekiminin bu kararı alırken ihtiyaç duyduğunda raporda imzası bulunan hekimler ve konunun uzmanı doktorlar ile görüş alışverişinde bulunabildiği, 2.7. Kara Dikimevi Müdürlüğü bünyesinde 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununun uygulanmakta olduğu, bu kapsamda konusunda uzman kişilerce risk değerlendirmeleri yapılarak bu risk değerlendirmelerine göre gerekli önlemlerin alındığı, 2.8. Bahse konu risk değerlendirmesinde; çalışanların tekrarlı harekete maruz kalmalarının kas iskelet rahatsızlıklarına, oturarak çalışmanın bel fıtığına ve başın sürekli aynı pozisyonda tutularak çalışmanın da boyun fıtığına yol açabileceği, bunların da önemli ve kesin risk değerlendirmesi altında olduğu ve işçilerde meslek hastalığı sebebi olarak kabul edildiği, terzi meslek kolunda iş başı yapacak bir işçinin sürekli oturarak boynu öne eğik pozisyonda, tekrarlayıcı hareket yapacağı da göz önünde bulundurulduğunda meslek hastalığı riski düşünülerek ileride kanuni sıkıntılar yaşamamak, işçiyi bilerek tehlikeye sokmamak amacıyla işe giriş esnasında terzilik yapacak bir işçinin bel fıtığı, boyun fıtığı, karpal tünel sendromu (bilekte sinir sıkışması) rahatsızlıklarının olmamasına dikkat edildiği, 2.9. Ayrıca Kara Dikimevi Müdürlüğünün 600 işçiyle bant usulü çalışan bir fabrika olduğu, bant usulü çalışan her işçinin kıyafetin bir bölümü dikerek en son bölümde üretilen ürün bütün halinde çıkarıldığı, her bantta ortalama 40-50 civarı işçi çalıştığı, istirahat, hastane ya da iş yapamama gibi sebeplerle banttan ayrılan işçi olduğunda belirlenen sayıda malzeme üretiminin mümkün olamadığı, 2.10. Bugüne kadar iş yeri hekimince 45 adayın sağlık raporlarının incelendiği, bunlardan 19 tanesi uygun görülerek işe başlatıldığı, işlemi iptal edilenler arasında çalışan işçilerin eş, kardeş gibi yakınlarının da bulunduğu, olumsuz olan adayların raporları incelendiğinde; Karpal Tünel

Sendromu (el bileğinde sinir sıkışması), Servikal Diskopati (boyun fıtığı), Lomber

Diskopati (bel fıtığı), Polinöropati (sinir sıkışması) ve ulnar sinir tuzaklanması (tüm kol sinir sıkışması) sebepleriyle iş yeri hekimi tarafından terzi olarak çalışmalarının uygun görülmediği (İş yeri hekimi tarafından maddede sayılan rahatsızlıklar dışındaki bronşit, tansiyon, karaciğer yağlanması vb. gibi tedavi ile iyileşebilecek rahatsızlıklar çalışmasına engel sebep olarak değerlendirilmediği), 2.11. Milli Savunma Bakanlığı iş yerleri bir kamu kuruluşu olduğundan çalışanların kamu işçisi sıfatıyla çalıştıkları ve 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu, 4857 Sayılı İş Kanunu, gerekli mevzuat ve kanunlar çerçevesinde hareket edildiği, kişilerin şahsi duyguları ile işlem yapılmadığı, Belirtilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 1982 Anayasasının “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinde; “…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği

Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler…”, 4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrasında: “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 5. Kamu Kurum ve Kuruluşlarına İşçi Alınmasında Uygulanacak Usul ve Esaslar

Hakkında Yönetmeliğin; 5.1. “Amaç” başlıklı 1’inci maddesinde: “(1) Bu Yönetmeliğin amacı, kamu kurum ve kuruluşlarına, iş kanunları hükümlerine göre çalıştırılmak üzere, sürekli veya geçici işçi alınmasına ilişkin usul ve esasları düzenlemektir.” 5.2. “İşçi olarak alınacaklarda aranacak şartlar” başlıklı 4’üncü maddesinde: “(1) İşçi olarak alınacaklarda; a) 2527 sayılı Türk Soylu Yabancıların Türkiye’de Meslek ve Sanatlarını Serbestçe

Yapabilmelerine, Kamu, Özel Kuruluş veya İşyerlerinde Çalıştırılabilmelerine İlişkin Kanun hükümleri saklı kalmak kaydıyla Türk vatandaşı olmak, b) 18 yaşını tamamlamış olmak, c) Affa uğramış olsa bile Devletin güvenliğine karşı suçlar, anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, millî savunmaya karşı suçlar, Devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından mahkûm olmamak, ç) Kamu kurum ve kuruluşlarının özel kanunlarında yer alan özel şartları taşımak, şartları aranır.

(2) Özürlülerin, özürlülük ölçütü, sınıflandırılması ve özürlülere verilecek sağlık kurulu raporları hakkındaki yönetmelik hükümleri gereğince yetkili sağlık kuruluşlarından alınan sağlık kurulu raporuyla durumlarını belgelendirmeleri gerekir.” 5.3. “İşçi talebinde dikkat edilecek hususlar” başlıklı 7’inci maddesinde: “(1) İşçi talep eden kamu kurum ve kuruluşu tarafından, işçinin alınacağı mesleğin niteliğine göre özel şartlar belirlenebilir. Bu şartlar belirlenirken; a) Sınava tabi taleplerin; ortaöğretim, önlisans ve lisans düzeylerinden yalnızca birinden yapılması, b) Eğitim durumlarının, belirli bir eğitim kurumu ismi ifade edilmeksizin, sadece mesleğe uygun bölümlerin belirtilmesi, c) Müfettiş, kontrolör, denetmen, denetçi, uzman gibi kariyer mesleklerin yardımcıları ve stajyerleri hariç, başvurularda yaş sınırı getirilmemesi, ç) Cinsiyet ayrımına yer verilmemesi, d) İşçinin istihdam edileceği meslek ile işçide aranan şartlar ve istenen belgeler arasında tutarlılık bulunması, e) Kamu kurum ve kuruluşlarının her türlü işçi taleplerinde, işin niteliği gerektirmediği sürece, özürlü olmama şartının aranmaması, özürlülük oranına üst sınır getirilmemesi ve özür grupları arasında ayrım yapılmaması, hususlarına dikkat edilir.” 6. 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununun; 6.1. “İş yeri hekimleri ve iş güvenliği uzmanları” kenar başlıklı 8’inci maddesinde: “ (1) İş yeri hekimi ve iş güvenliği uzmanlarının hak ve yetkileri, görevlerini yerine getirmeleri nedeniyle kısıtlanamaz. Bu kişiler, görevlerini mesleğin gerektirdiği etik ilkeler ve mesleki bağımsızlık içerisinde yürütür.

(2) (Değişik: 4/4/2015-6645/1 md.) İşverene iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili konularda rehberlik ve danışmanlık yapmak üzere görevlendirilen iş yeri hekimi ve iş güvenliği uzmanı, görev aldığı iş yerinde göreviyle ilgili mevzuat ve teknik gelişmeleri göz önünde bulundurarak iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili eksiklik ve aksaklıkları, tedbir ve tavsiyeleri belirler ve işverene yazılı olarak bildirir. Eksiklik ve aksaklıkların düzeltilmesinden, tedbir ve tavsiyelerin yerine getirilmesinden işveren sorumludur. Bildirilen eksiklik ve aksaklıkların acil durdurmayı gerektirmesi veya yangın, patlama, göçme, kimyasal sızıntı ve benzeri acil ve hayati tehlike arz etmesi, meslek hastalığına sebep olabilecek ortamların bulunmasına rağmen işveren tarafından gerekli tedbirlerin alınmaması hâlinde, bu durum iş yeri hekimi veya iş güvenliği uzmanınca, Bakanlığın yetkili birimine, varsa yetkili sendika temsilcisine, yoksa çalışan temsilcisine bildirilir. Bildirim yapmadığı tespit edilen iş yeri hekimi ve iş güvenliği uzmanının belgesi üç ay, tekrarında ise altı ay süreyle askıya alınır. Bu bildirimden dolayı işvereni tarafından iş yeri hekimi veya iş güvenliği uzmanının iş sözleşmesine son verilemez ve bu kişiler hiçbir şekilde hak kaybına uğratılamaz. Aksi takdirde işveren hakkında bir yıllık sözleşme ücreti tutarından az olmamak üzere tazminata hükmedilir. İş yeri hekimi veya iş güvenliği uzmanının iş kanunları ve diğer kanunlara göre sahip olduğu hakları saklıdır. Açılan davada, kötü niyetle gerçek dışı bildirimde bulunduğu mahkeme kararıyla tespit edilen kişinin belgesi altı ay süreyle askıya alınır.

(3) Hizmet sunan kuruluşlar ile iş yeri hekimi ve iş güvenliği uzmanları, iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerinin yürütülmesindeki ihmallerinden dolayı, hizmet sundukları işverene karşı sorumludur.

(4) Çalışanın ölümü veya maluliyetiyle sonuçlanacak şekilde vücut bütünlüğünün bozulmasına neden olan iş kazası veya meslek hastalığının meydana gelmesinde ihmali tespit edilen iş yeri hekimi veya iş güvenliği uzmanının yetki belgesi askıya alınır.” 6.2. “Sağlık gözetimi” kenar başlıklı 15’inci maddesinde: “ (1) İşveren; a) Çalışanların işyerinde maruz kalacakları sağlık ve güvenlik risklerini dikkate alarak sağlık gözetimine tabi tutulmalarını sağlar.

b) Aşağıdaki hallerde çalışanların sağlık muayenelerinin yapılmasını sağlamak zorundadır:

1) İşe girişlerinde.

2) İş değişikliğinde.

3) İş kazası, meslek hastalığı veya sağlık nedeniyle tekrarlanan işten uzaklaşmalarından sonra

işe dönüşlerinde talep etmeleri hâlinde.

4) İşin devamı süresince, çalışanın ve işin niteliği ile iş yerinin tehlike sınıfına göre Bakanlıkça

belirlenen düzenli aralıklarla.

(2) Tehlikeli ve çok tehlikeli sınıfta yer alan işlerde çalışacaklar, yapacakları işe uygun olduklarını belirten sağlık raporu olmadan işe başlatılamaz.

(3) (Değişik birinci cümle: 10/9/2014-6552/17 md.) Bu Kanun kapsamında alınması gereken sağlık raporları işyeri hekiminden alınır. 50’den az çalışanı bulunan ve az tehlikeli işyerleri için ise kamu hizmet sunucuları veya aile hekimlerinden de alınabilir. Raporlara itirazlar

Sağlık Bakanlığı tarafından belirlenen hakem hastanelere yapılır, verilen kararlar kesindir.

(4) Sağlık gözetiminden doğan maliyet ve bu gözetimden kaynaklı her türlü ek maliyet işverence karşılanır, çalışana yansıtılamaz. (5) Sağlık muayenesi yaptırılan çalışanın özel hayatı ve itibarının korunması açısından sağlık bilgileri gizli tutulur” düzenlemeleri yer almaktadır.

IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ

7. Yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek başvurunun reddi yönünde hazırlanan Ret Karar Önerisi Kamu Başdenetçisine sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 8. Bir numaralı paragrafta yer verildiği üzere başvuran, Milli Savunma Bakanlığı Askeri

Fabrikalar Genel Müdürlüğü Kara Dikimevi Müdürlüğünün 2018 yılı işçi (terzi) alım sınavını kazandığını, güvenlik soruşturmasını geçtiğini, terzi olarak çalışabilir şeklindeki 16/05/2019 tarihli sağlık kurulu raporunu idareye sunduğunu, işyeri hekimi tarafından sağlık raporunun uygun bulunmaması nedeniyle elendiğini, bunun üzerine hakem hastaneye gitmek için epikriz raporu istediğini ancak isteğinin reddedildiğini belirterek mağduriyetinin giderilmesini talep etmektedir.

9. Diğer taraftan, Milli Savunma Bakanlığı Fabrikalar Genel Müdürlüğü Kara Dikimevi

Müdürlüğünün başvuranın talebini İstanbul Meslek Hastalıkları Hastanesi tarafından başvuran adına düzenlenen rapor ve iş yeri risk değerlendirmelerini göz önünde bulundurarak reddettiği görülmüştür.

10. Millî Savunma Bakanlığına bağlı askerî iş yerlerine işçi ihtiyaçları 09/08/2009 tarihli ve

27314 sayılı Kamu Kurum ve Kuruluşlarına İşçi Alınmasında Uygulanacak Usul ve Esaslar

Hakkında Yönetmelik’te belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde Türkiye İş Kurumu (İŞKUR)

aracılığı ile karşılanmaktadır. Bu kapsamda, Millî Savunma Bakanlığı tarafından terzi branşında 50 kişilik işçi (terzi) alım emri üzerine 20/06/2018 tarihinde Çankaya İŞKUR tarafından ilana çıkıldığı anlaşılmaktadır.

11. Başvuran, İŞKUR tarafından 20/06/2018 tarihinde yapılan ilana başvuruda bulunmuş, akabinde yapılan uygulamalı ve mülakat sınavlarını başarı ile tamamlamıştır. İdare tarafından başvurandan, atamasının yapılabilmesi için işe giriş sağlık raporunun alınması istenmiştir. Bu amaçla başvuran, İstanbul Meslek Hastalıkları Hastanesine sevk edilmiştir. Başvuran hakkında

İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü İstanbul Süreyyapaşa Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrrahisi

Eğitim ve Araştırma Hastanesi (İstanbul Meslek Hastalıkları Hastanesi) tarafından düzenlenen 16/05/2019 tarih ve 1443 numaralı sağlık kurulu raporunda; LOMBER DİSKOPATİ (bel fıtığı), C5-C6 DİFFÜZ BULGİNG ZEMİNİNDE SAĞ PARASENTAL PROTRÜZYON (boyun fıtığı) tanıları ile “Mahallinde FTR Polikliniğinde takibi, iş yeri hekiminin risk değerlendirmesi kaydıyla tehlikeli ve çok tehlikeli işlerde terzi çalışır” kararı verilmiştir.

Bunun üzerine ilgili raporun iş yeri hekimi tarafından yapılan risk değerlendirmesinde, başvuran hakkında olumsuz rapor verilmiştir. 12. 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununun “Sağlık gözetimi” kenar başlıklı 15’inci maddesinin 1’inci maddesinin b fıkrası ile 2’inci maddesinde işe girişlerde sağlık muayenesi yapılması işveren için emredici olarak düzenlenmiştir.

13. Buna göre, Millî Savunma Bakanlığı tarafından gerçekleştirilecek işçi istihdamına ilişkin ilanın, işçi olarak alınacaklarda aranacak genel şartlar bölümünün 12’inci maddesinde; “12.

Yapılacak sınavdan sonra başarılı olan adaylardan ‘işe alınacağı meslek kolunda’ istihdamında sakınca bulunmadığına dair SGK tarafından yetkilendirilmiş olan sağlık kuruluşlarından temin edilecek ‘çalıştırılacağı meslek kolunda çalışmasında sakınca bulunmadığına dair sağlık raporu’ istenecektir.” koşulu düzenlenmiştir (https://www.msb.gov.tr/Content/Upload/Docs/basin/22062018.pdf E.T.:25.09.2019).

14. 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununun “İş yeri hekimleri ve iş güvenliği uzmanları” kenar başlıklı 8’inci maddesinde ise iş yeri hekimlerinin iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili konularda rehberlik ve danışmanlık yapmak üzere görevlendirilmiş oldukları düzenlenmiştir.

Ayrıca iş yeri hekimlerinin, iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili eksiklik ve aksaklıkları işverene bildirme yükümlüğü de bulunmaktadır. Bu çerçevede somut olayda, iş yeri hekimi tarafından yapılan iş yeri risk değerlendirmesinde; çalışanların tekrarlı harekete maruz kalmalarının kas iskelet rahatsızlıklarına, oturarak çalışmanın bel fıtığına ve başın sürekli aynı pozisyonda tutularak çalışılmasının da boyun fıtığına yol açabileceği, bu durumun da önemli ve kesin risk değerlendirmesi altında olduğu ve işçilerde meslek hastalığı sebebi olarak kabul edildiği, terzi meslek kolunda işbaşı yapacak bir işçinin sürekli oturarak boynu öne eğik pozisyonda, tekrarlayıcı hareket yapacağı da göz önünde bulundurulduğunda meslek hastalığı riski düşünülerek ileride kanuni sıkıntılar yaşamamak, işçiyi bilerek tehlikeye sokmamak amacıyla işe giriş esnasında terzilik yapacak bir işçinin bel fıtığı, boyun fıtığı, karpal tünel sendromu (bilekte sinir sıkışması) rahatsızlıklarının olmamasına dikkat edilmeye çalışıldığı anlaşılmaktadır.

15. Bilindiği üzere takdir yetkisi, idarenin belli şart ve durumların meydana gelmesi halinde belli bir kararı alıp almamak veya kanunda öngörülen değişik çözümler arasında bir seçim yapmak konusunda tanınan bir serbestiye ya da belirli bir konuda karar alabilmek için hangi şart ve durumların ortaya çıkması gerektiğini tespit etmek imkânına sahip olması olarak tanımlanmaktadır. İdari işlemler tesis edilirken, İdareler, bağlı yetki veya takdir yetkisi çerçevesinde karar alırlar. Bu doğrultuda, idari işlemin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat unsurlarının tümünün hukuk kuralları tarafından önceden belirlenerek, idareye belli bir yönde hareket etme hususunda bir tercih tanınmamışsa veya idareye belli bir tasarrufta bulunması kesin olarak emredilmişse bağlı yetkiden, idarenin nerede ve nasıl bir tasarrufta bulunacağının hukuk kuralları ile önceden kesin bir şekilde belirlenmediği durumlarda ise idarenin takdir yetkisinden söz edilmektedir (Halil Kalabalık, İdare Hukukunda Takdir Yetkisi Kavramı Ve

Benzer Kurumlarla Karşılaştırılması, Gazi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi Cilt 1, Sayı 2, Aralık 1997).

16. İdareye belli konularda takdir yetkisinin tanınması idarenin görevlerinin niteliği gereği zorunludur. Ancak idareye belli konularda takdir yetkisinin tanınması, idarenin keyfi olarak hareket edebileceği anlamına da gelmez. Bu doğrultuda idare takdir yetkisini kullanırken yasanın koyduğu sınırlar içinde kalmalı, eşitlik ilkesine önem vermeli, bu yetkiyi kamu yararı için kullanmalı, yasanın öngördüğü amaçtan başka ya da kamu yararı dışında bir amaç için kullanamamalı ve bu yetkiyi gerekçeli olarak kullanmalıdır (Prof. Dr. Şeref Gözübüyük, “Yönetim Hukuku”, Eylül/1991 s.204).

17. Bu açıklamalar çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde; Kara Dikimevi

Müdürlüğünün 600 işçiyle bant usulü çalışan bir fabrika olduğu, bant usulüyle çalışan bu fabrikada her işçinin kıyafetin bir bölümünü diktiği, en son bölümde üretilen ürünlerin bütün halinde çıkartıldığı, her bantta ortalama 40-50 işçinin çalıştığı, çalışanların bant usulü nedeniyle tekrarlı harekete maruz kalmalarının kas iskelet rahatsızlıklarına, oturarak çalışmalarının bel fıtığına ve başın sürekli aynı pozisyonda tutularak çalışılmasının da boyun fıtığına yol açabileceği, bu nedenle işe giriş esnasında terzilik yapacak bir işçinin bel fıtığı, boyun fıtığı gibi rahatsızlıklara sahip olmamalarının aranmasının idarenin takdir hakkı kapsamında olduğu; somut olayda başvuran hakkında sağlık kurulu raporuyla LOMBER DİSKOPATİ (bel fıtığı), C5-C6 DİFFÜZ BULGİNG ZEMİNİNDE SAĞ PARASENTAL PROTRÜZYON (boyun fıtığı) tanılarının konulmuş olması ve başvuranı bilerek tehlikeye sokmamak amacıyla iş yeri hekimi tarafından olumsuz rapor verilmesi yönünde takdir hakkı kullanıldığı, bu takdir hakkının da yukarıda açıklandığı şekliyle yerinde ve mevzuata uygun kullanıldığı, dolayısıyla idarenin başvuranla ilgili işleminde hukuka ve hakkaniyete aykırı bir hususun bulunmadığı kanaatine varılmıştır.

18. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; iş yerlerinin iş sağlığı ve güvenliği mevzuatı uyarınca çalışanların sağlık güvenliğiyle ilgili olarak sorumluluklarının bulunduğu, bu bağlamda başvuranın sağlık rahatsızlığının, başvuruya konu iş yerindeki çalışma koşulları açısından risk teşkil edeceğinin iş yeri hekiminin değerlendirmesiyle sabit olduğu, dolayısıyla ortada hukuka ve hakkaniyete aykırı bir durum bulunmadığı kanaat ve sonucuna varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 19. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar

Hakkında Yönetmeliğinin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde; “Kurum, inceleme ve araştırma yaparken idarenin, insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde; kanunlara uygunluk, ayrımcılığın önlenmesi, ölçülülük, yetkinin kötüye kullanılmaması, eşitlik, tarafsızlık, dürüstlük, nezaket, şeffaflık, hesap verilebilirlik, haklı beklentiye uygunluk, kazanılmış hakların korunması, dinlenilme hakkı, savunma hakkı, bilgi edinme hakkı, makul sürede karar verme, kararların gerekçeli olması, karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi, kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi, kişisel verilerin korunması gibi iyi yönetim ilkelerine uygun işlem ve eylem ile tutum veya davranışta bulunup bulunmadığını gözetir ve iyi yönetim ilkelerine uyar.” hükmüyle yer verilmiştir. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde bu başvuru kapsamında Milli Savunma Bakanlığı Fabrikalar Genel Müdürlüğü

Kara Dikimevi Müdürlüğü tarafından istenilen bilgi ve belgelerin süresi içinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği ancak idarenin başvuranla ilgili işlemlerinde “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uygun davranmadığı anlaşılmış olup, idareden bundan böyle bu ilkeye de uyması beklenmektedir.

20. Öte yandan Millî Savunma Bakanlığı tarafından gerçekleştirilen işçi istihdamına ilişkin ilanın işçi olarak alınacaklarda aranacak genel şartlar bölümünün 12’inci maddesinde yer alan

“Yapılacak sınavdan sonra başarılı olan adaylardan işe alınacağı meslek kolunda istihdamında sakınca bulunmadığına dair SGK tarafından yetkilendirilmiş olan sağlık kuruluşlarından temin edilecek ‘çalıştırılacağı meslek kolunda çalışmasında sakınca bulunmadığına dair sağlık raporu’ istenecektir.” koşulu ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununun “Sağlık gözetimi” kenar başlıklı 15’inci maddesinin 3’üncü fıkrasında yer alan “Bu Kanun kapsamında alınması gereken sağlık raporları iş yeri hekiminden alınır.” hükmü birlikte değerlendirildiğinde, İdarenin ilana çıkarken, sağlık raporuyla ilgili olarak iş yeri hekiminin de sorumluluğu olduğu bilgisine yer vermeyerek başvuranda haklı beklenti oluşmasına neden olduğu, bu sebeple iyi yönetim ilkelerinden “haklı beklentiye uygunluk” ilkesine uygun davranmadığı anlaşılmış olup, idareden bundan böyle bu ilkeye de uyması beklenmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

21. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca gerekçeli ret kararının başvurana tebliğinden itibaren dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup, İstanbul İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE, Kararın BAŞVURANA, MİLLİ SAVUNMA BAKANLIĞINA ve KARA KUVVETLERİ

KOMUTANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

e-imzalıdır

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi