ÖZET: Başvuran, 01/03/2019 tarihinde futbol oynarken düşmesi sonucu sağ omzundan sakatlık geçirdiğini ve tedavisinin gerektiği gibi yapılmadığını iddia ederek, sekiz aydır ameliyat olmayı beklediğini belirtmiştir. Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü, başvuranın tedavisinin Tavşanlı T Tipi Ceza İnfaz Kurumu Revirinde ve Tavşanlı Doç. Dr. Mustafa Kalemli Devlet Hastanesinde yapıldığını, gerekli tetkiklerin ve ilaçların temin edildiğini ifade etmiştir. İnfaz mevzuatına göre, hükümlülerin öncelikle ilde bulunan hastanelere sevk edildiği ve bu süreçte kurum idaresinin yetkisinin bulunmadığı vurgulanmıştır.

Yapılan incelemeler sonucunda, başvuranın tedavi sürecinde herhangi bir tıbbi uygulama hatası veya aksaklık tespit edilmemiştir. Bilirkişi raporları, ortopedi doktorunun hastanın durumunu değerlendirerek uygun tedavi yöntemlerini belirlediğini ve fizik tedavi sürecinin gerekli olduğunu ortaya koymuştur. Sonuç olarak, başvuranın tedavi edilmediği iddiasıyla ilgili talebinin reddedilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Bu karar, başvuranın sağlık hizmetlerinden yararlanma hakkının ihlal edilmediğini göstermektedir.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2020/8021-S.20.12503

BAŞVURU NO : 2019/20861

KARAR TARİHİ : 27/05/2020

RET KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : CEZA VE TEVKİFEVLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

KÜTAHYA İL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ

BAŞVURUNUN KONUSU : Cezaevinde barındırılan başvuranın, gerektiği gibi tedavi edilmediği iddiası.

BAŞVURU TARİHİ : 29/11/2019

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Tavşanlı T Tipi Ceza İnfaz Kurumunda barındırılan şikâyet başvurusunda özetle; 1.1. 01/03/2019 tarihinde spor etkinliği çerçevesinde halı sahada futbol oynarken düştüğünü ve sağ omzundan sakatlık geçirdiğini, aynı gün Tavşanlı Doç. Dr. Mustafa Kalemli Devlet

Hastanesine götürüldüğünü, röntgen çekilerek kemik dokusunda olumsuzluk saptanmadığının söylendiğini, ağrıların artması nedeniyle sözlü ve yazılı olarak bildirmesine rağmen iki ay sonra (02/05/2019 tarihinde) tekrar hastaneye sevkini yapıldığını, 1.2. Tavşanlı Doç. Dr. Mustafa Kalemli Devlet Hastanesinde ortopedi servisinde yapılan muayenesi sonrasında MR çekilerek sağ omuz tendonunda kopukluk olduğunun ve kas dokusunda yırtılma meydana geldiğinin belirtildiğini, Ortopedi Uz. tarafından olayın üzerinden iki ay geçmesine ve omzun hareketsizliği nedeniyle donuk omuz sendromu oluştuğunun ve fizik tedavi sonrasında acil ameliyat yapılacağının söylendiğini, 1.3. Fizik tedavi ünitesi tarafından verilen hareketleri üç hafta yaptığını, ancak Cezaevi

Kurumunca 3 hafta değil bir buçuk ay sonrasında hastaneye götürüldüğünü, ancak ameliyat için gün verilmesini beklerken doktorun kendisini görmeden cezaevi kurum görevlisi aracılığı ile 3-4 hafta daha fizik tedaviye devam etmesini söylediğini, doktor ile görüşmeyi talep ettiğini, ancak çelişkili ifadelerle tedavisine engel olunduğunu, 1.4. 01/03/2019 tarihinden buyana Cezaevi Kurumu yetkililerinden Devlet ya da üniversite hastanelerinden herhangi birine götürülerek tedavisinin yapılmasını talep etmesine rağmen tedavisinin yaptırılmadığını, sağ omuz tendon kopukluğu ve kas dokusunda yırtılma omuz MR tetkiki istendiği, MR tetkik sonucu ve raporuna göre adı geçenin ilgili doktor tarafından tekrar değerlendirileceği, 2.9. İnfaz mevzuatına göre hükümlü ve tutukluların öncelikle ilde bulunan hastanelere, il düzeyinde tedavi imkânı bulunamaması halinde diğer illerdeki hastanelerin ilgili bölümlerine ve üniversite hastanelerine sevk edildikleri, hasta hükümlü ve tutuklunun hangi uzmanlık alanında tetkik ve tedavi göreceğine muayene eden kurum doktorunun, kurum doktoru bulunmuyorsa sağlık ocağı veya hastanede görevli doktorun karar verdiği, bu aşamada kurum idaresinin bir yetkisinin bulunmadığı, 2.10. Başvurana 25/12/2019 tarihinde bilgi verildiği

Belirtilmiştir.

3. Gönderme Kararımız sonrasında Kütahya Valiliği tarafından Kurumumuza herhangi bir cevap verilmemiş olması nedeniyle 27/01/2020 tarih ve sayılı yazımız ile

Kütahya Valiliğinden bilgi ve belge talep edilmiş olup, Kütahya Valiliğinin 20/02/2020 tarih ve sayılı cevabi yazısı ve eklerinde özetle; Başvuranın talebi ile ilgili gönderme kararının ilgisi nedeniyle Tavşanlı Cumhuriyet Başsavcılığına intikal ettirildiği belirtilmiş, yazı ekinde Tavşanlı T Tipi Kapalı ve Açık Ceza İnfaz Kurumu tarafından adı geçenin revire çıkarılması ve hastane sevk edilmesi ile ilgili bilgilerinin yer aldığı not ile konuyla ilgili evrakların iletildiği görülmüştür.

4. Kütahya Valiliği İl Sağlık Müdürlüğü Tavşanlı Doç. Dr. Mustafa Kalemli Devlet

Hastanesi Başhekimliğinden 09/03/2020 tarih ve sayılı yazımız ile başvurana ait (muayene, tetkik, tahlil vb.) tüm iş/işlemlerin yer aldığı hasta dosyasının bir örneği, adı geçen hastanın tedavisini üstlenen sağlık personelinin konuya ilişkin açıklamaları ve konuyla ilgili diğer tüm bilgi ve belgelerin gönderilmesi talep edilmiş olup, adı geçen

Başhekimliğinin 24/03/2020 tarih ve sayılı cevabi yazısı ekinde 01/03/2019 tarihinden itibaren Hastanelerinde adı geçene çekilmiş olan MR, BT ve röntgen sonuçlarının yer aldığı CD, tedaviyi üstelenen hekimlerin görüş yazıları, adı geçenin hastaneye gelişlerini gösterir hasta protokol defterinin otomasyon çıktısının onaylı örneği, gönderilmiş olup; 4.1. Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Dr. tarafından 22/10/2019 tarihinde yapılan açıklamada; adı geçenin hastane ve MR kayıtlarının incelendiği, 15/03/2019 tarihinde çekilen omuz grafisinin ve 02/05/2019 tarihinde kendisi tarafından istenen omuz grafisinin normal olduğu, 08/05/2019 tarihinde istenen omuz MR’ında supraspinatus tendonu liflerinde düzensizlik ve T’ sinyal artışı, anteriorda 10 mm’lik kritik zon düzeyinde fokal komplet rüptür sahası izlendiği, biceps kası uzun başı tendonu intaartiküler segmentte kalın ve T2 hipeirntens görünümünde olduğu (tendinozis ?), tüberkülüm majus konturlarında hafif düzensizlik ve subkortikal fokal T’ sinyal artışları izlenmiş olduğu, dejeneratif reaktif kemik iliği ödemi olarak değerlendirildiği, medikal tedaviye cevap vermeyen hastanın MR bulgularında sonrasında hastanede atroskopik girişim uygulamasını yapan hekim olan Dr.

G. İLYAS’a hastanın gönderildiği, daha sonraki tedavinin adı geçenden sorulmasının uygun olacağı; 4.2. Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Dr. tarafından 18/10/2019 tarihinde yapılan açıklamada; Hastada rotator manşet yırtığı tanısına ek olarak adeziv kapsülit (donuk omuz)

durumunun geliştiği, adeziv kapsülit varlığında yapılacak olan onarım işleminin hastaya faydadan çok zarar sağlayacağı, öncelikle FTR tedavisi gerektiği, FTR tedavisi ile adeziv kapsülitin geçmesi sonrası cerrahi işlem planlandığı, bu durumun hastaya açık olarak bildirildiği ve anlamasının sağlandığı;

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden 92bd-bdf4-7b22 kodu ile yapılabilir.

Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. tarafından 18/10/2019 tarihinde yapılan açıklamada; 02/07/2019 tarihinde poliklinikte değerlendirildiği, hastaya rotator kuf sendromu (rotator manşet yırtığı) tanısı konulduğu, reçete yazılıp uygulamalı olarak egzersiz eğitimi verildiği, 4.3. Protokol defteri kayıtlarına göre; 15/03/2019, 02/05/2019, 08/05/2019, 30/05/2019, 26/06/2019, 02/07/2019, 20/11/2019, 18/12/2019, 28/01/2020 tarihlerinde hastaneye girişinin yapıldığı, 4.4. İnfaz koruma memuru ile Sağlık Memuru tarafından 10/09/2019 tarihinde imzalanan bilgi notunda; 02/05/2019 tarihinde ilgilinin sağlık şikayeti doğrultusunda

Tavşanlı Doç. Dr. Mustafa Kalemli Devlet Hastanesine götürüldüğü, 08/05/2019 tarihinde ortopedi doktoru tarafından istenen MR tetkiklerinin çektirildiği ve sonucunda sağ omuz tendon kopması ve kas yırtılması tanısı belirlendiği, tedavisi için ameliyat önerildiği, ameliyatın Dr. tarafından yapılacak olması nedeniyle bu doktora yönlendirildiği, adı geçen doktor tarafından yapılan muayene sonrasında kas ve tendon altındaki sıvının dağılması için 26/06/2019 tarihinde sağ kol üzerinden sıvı enjekte edildiği, ancak kas ve tendon altındaki sıvının dağılmaması neticesinde doktor tarafından ameliyatın uygun görülmeyerek fizik tedavi doktoru tarafından değerlendirilmesini istendiği, 03/07/2019 tarihinde aynı hastanenin fizik tedavi doktoruna sevk yapıldığı, fiziksel tedavi doktoru tarafından ameliyat olabilmesi için egzersiz önerildiği, FTR merkezindeki görevlilerin yapılacak egzersizleri gösterdiği, 20/08/2019 tarihinde tekrar ortopedi doktoruna sevk yapılmasına rağmen Dr. tarafından -verilen egzersizlerin yapılaması gerektiği, bir aylık sürede kas ve tendon altındaki sıvının dağılmayacağı, ameliyatın riskli olduğu ve yapılamayacağı- belirtilerek hastanın muayene için polikliniğe alınmadığı, hastaneden çıkmadan durumun kendisine anlatıldığı, tekrar değerlendirme için yapılacak egzersizlerin sürecinin tamamlanmasının beklendiği ve bu doğrultuda tekrar ilgili doktora sevkin planlanacağı

Belirtilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

5. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 5.1. “Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması” başlıklı 13’üncü maddesinde; “Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik

Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.” , 5.2. “Kişinin dokunulmazlığı, maddi ve manevi varlığı” başlıklı 17’nci maddesinin ilgili fıkralarında; “Kimseye işkence ve eziyet yapılamaz; kimse insan haysiyetiyle bağdaşmayan bir cezaya veya muameleye tabi tutulamaz.

(…) Herkes, yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir.”, 5.3. “Sağlık hizmetleri ve çevrenin korunması” başlıklı 56’ncı maddesinin ilgili fıkralarında; “Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir.

(…) Devlet, herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak; insan ve madde gücünde tasarruf ve verimi artırarak, işbirliğini gerçekleştirmek amacıyla sağlık kuruluşlarını tek elden planlayıp hizmet vermesini düzenler.”, 5.4. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinin 3’üncü ve 4’üncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet

Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler”,

6. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun:

6.1. “Kurumun görevi” başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” 6.2. “Bilirkişi görevlendirilmesi ve tanık dinlenmesi” başlıklı 19’uncu maddesinin birinci fıkrasında; “İnceleme ve araştırma konusu ile ilgili olarak Başdenetçi veya denetçilerin bilirkişi görevlendirebilir.” 7. 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San’atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanunun 13’üncü maddesinde; “Bir şahsın ahvali bedeniye ve akliyasi hakkında rapor tanzimine münhasıran bu kanunla icrayı sanata salahiyeti olan tabipler mezundur. Türkiye’de icrayı sanat salahiyetini haiz olmayan tabiplerin raporları muteber olamaz”, 8. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanununun 8.1. “Sağlığın korunması kurallarına uyma” başlıklı 27’nci maddesinde; “(1) Hükümlü, sağlığının korunması ve salgın hastalıkların önlenmesi için gerekli ve alınmış tedbirlere uymak, kişi sağlığı için tehlike doğuran durumları gecikmeksizin kurum yönetimine bildirmek, kendi ve içinde yaşadığı ortamın temizliğine uygun davranışlar göstermek zorundadır.

(2) Hükümlü, hem kendi, hem de diğer hükümlülerin sağlığını tehlikeye düşürebilecek eylemlerden kaçınmakla yükümlüdür.”, 8.2. “Hükümlünün muayene ve tedavi istekleri” başlıklı 71’inci maddesinde; “(1) Hükümlü, beden ve ruh sağlığının korunması, hastalıklarının tanısı için muayene ve tedavi olanaklarından, tıbbî araçlardan yararlanma hakkına sahiptir. Bunun için hükümlü öncelikle kurum revirinde, mümkün olmaması hâlinde Devlet veya üniversite hastanelerinin mahkûm koğuşlarında tedavi ettirilir.” 8.3. “Hükümlünün muayene ve tedavisi” başlıklı 78’inci maddesinde; “(1) Kurumun sağlık koşullarının düzenlenmesi, hükümlünün acil veya olağan muayene ve tedavisi kurumun hekimi tarafından yapılır. Genel veya hastalık nedeniyle yapılan tüm muayene ve tedavi sonuçları, sağlık izleme kartına işlenir ve dosyasında saklanır.

(2) Sağlık Bakanlığı ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile üniversitelerin sağlık kuruluşları, hükümlülerin tedavileri bakımından gerekli yardımları yapmakla görevlidirler.

(3) Rızası olsa bile hiçbir hükümlü üzerinde tıbbî deney yapılamaz.” 8.4. “Hastaneye sevk” başlıklı 80’inci maddesinde; “(1) Hükümlünün sağlık nedeniyle hastaneye sevkine gerek duyulduğunda durum, kurum hekimi tarafından derhâl bir raporla ceza infaz kurumu yönetimine bildirilir.”, 9. Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı

Hakkında Tüzüğün 9.1. “Hükümlünün muayene ve tedavi istekleri” başlıklı 94’üncü maddesinde; “(1) Hükümlü, beden ve ruh sağlığının korunması, hastalıklarının tanısı için muayene ve tedavi olanaklarından, tıbbî araçlardan yararlanma hakkına sahiptir. Bunun için hükümlü öncelikle kurum revirinde, mümkün olmaması hâlinde Devlet veya üniversite hastanelerinin mahkûm koğuşlarında tedavi ettirilir”.

9.2. “Hastaneye sevk” başlıklı 115’inci maddesinde; “(1) Hükümlünün sağlık nedeniyle bir hastaneye sevkine gerek duyulduğunda durum, cezaevi tabibi tarafından bir raporla derhâl kurum en üst amirine bildirilir.”; 9.3. “Hükümlülerin hastanelerde muayene ve tedavileri” başlıklı 116’ncı maddesinde; “(1) Kurumda tedavisi mümkün olmayan hastalığı bulunan hükümlülerin muayene ve tedavileri Devlet ve üniversite hastanelerinde gerçekleştirilir. Hükümlülerin yatarak tedavileri bunlar için ayrılan hükümlü koğuşlarında yapılır. Hükümlü koğuşu yoksa tedavileri dış güvenlikten sorumlu güvenlik görevlileri tarafından gerekli önlemler alınarak hastanelerin diğer birimlerinde yapılır.

(2) Açık kurumlar ile çocuk eğitimevi hükümlülerinin kurum dışındaki yatarak tedavileri, tedavi eden kurumun bulunduğu yerdeki kurumun iç güvenlik görevlileri gözetiminde ve hükümlü odası dışındaki bir bölümde yapılır.

(3) Kurum dışında yatarak tedavileri yapılan hükümlülerin yanında, tedaviyi yapan hekimin raporuyla zorunlu olduğunun bildirilmesi hâlinde, eşi, annesi, babası, kardeşi, çocuğu, bunların olmaması hâlinde Cumhuriyet başsavcılığının uygun gördüğü bir aile yakını refakatçi olarak bulundurulabilir.”, 9.4. “Hükümlünün muayene ve tedavisi” başlıklı 117’nci maddesinde; “(1) Kurumun sağlık koşullarının düzenlenmesi, hükümlünün acil veya olağan muayene ve tedavisi cezaevi tabibi tarafından yapılır. Genel veya hastalık nedeniyle yapılan tüm muayene ve tedavi sonuçları, sağlık izleme kartına işlenir ve dosyasında saklanır.

(2) Kurumda, hükümlünün muayene veya tedavisi sırasında cezaevi tabibi tarafından talep edilmediği sürece muayene odasında sağlık personeli dışında görevli bulundurulmaz.

Ancak güvenlik amacıyla ve konuşulanların duyulmayacağı şekilde, kurum idaresi tarafından gerekli tedbirler alınır.

(3) Sağlık Bakanlığı ile üniversitelerin sağlık kuruluşları, hükümlülerin tedavileri bakımından gerekli yardımları yapmakla görevlidirler.

(4) Rızası olsa bile hiçbir hükümlü üzerinde tıbbî deney yapılamaz.”, 10. Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetim, Dış Koruma, Hükümlü ve Tutukluların Sevk ve

Nakilleri İle Sağlık Hizmetlerinin Yürütülmesi Hakkında Protokolün 10.1. “Sevk ve nakillerin yapılması, süresi ve esasları” başlıklı 19’uncu maddesinde; “(1) Ceza infaz kurumu idaresince hükümlü ve tutukluların hastane ve duruşmaya sevk yazıları, zorunlu haller dışında en geç iki gün öncesinden jandarmaya gönderilir ve jandarma koruma birlik komutanlığınca da istenilen gün ve saatte hizmete uygun olarak sevkler yapılır.

(2) Başka ceza infaz kurumuna nakledilecek hükümlü ve tutukluların nakilleri, ilgili yazıların jandarmaya intikal etmesinden itibaren zorunlu haller dışında en geç bir hafta içinde yapılır.

(3) Nakilleri yapılacak hükümlü ve tutuklulara ait sevk bilgileri zorunlu haller dışında nakilden en geç bir gün önce jandarma tarafından kurum idaresine bildirilir.

(4) Bayan hükümlü ve tutukluların hastane sevki hariç, duruşmaya sevkleri ve nakilleri sırasında bayan infaz ve koruma memuru görevlendirilmez.”, 10.2. “Sağlık kurum ve kuruluşlarından randevu alınması” başlıklı 28’inci maddesinde; “(1) Acil veya hayati bir sağlık sorunu dışında hükümlü ve tutukluların muayene, tetkik, tahlil ve tedavileri için sağlık kurum ve kuruluşlarına sevklerinde, mümkün olduğu ölçüde önceden randevu alınır ve sevkler jandarma tarafından randevu saatinde sağlık kuruluşunda hazır olunacak şekilde yapılır.”; 10.3. “Hükümlü veya tutukluların muayene ve tedavilerinin yapılacağı hastaneler” başlıklı 34’üncü maddesinde; “(1) Hastaneye sevki zorunlu görülen hükümlü veya tutukluların muayene ve tedavileri, bulunduğu yer ya da en yakın Devlet veya üniversite hastanesinin hükümlü koğuşlarında yapılır.

(2) Bu hastanelere gönderilen hükümlü ve tutukluların başka yerlerdeki hastanelere sevki sağlık kurulu raporuyla; acil ve hayati tehlikesi bulunması hâlinde ise varsa biri hastalığın uzmanı olmak üzere iki uzman hekim tarafından verilen ve başhekim tarafından onaylanan ve hastalığın sebebi, tedavinin hangi sebeple bulunduğu hastanede gerçekleşmediği, hastaya nerede ve ne tür tedavinin uygulanması gerektiğini açıkça belirten bir raporla olur.

Bu durumda da en yakın ve hükümlü koğuşu bulunan Devlet veya üniversite hastaneleri tercih edilir.

(3) Hükümlü ve tutuklular acil haller dışında özel sağlık kuruluşlarına sevk edilmez.

(4) Kampüslerde kurulan semt polikliniklerinde, kampüste bulunan ceza infaz kurumu hasta hükümlü ve tutuklularının yanında, başka ceza infaz kurumlarından gelen hasta hükümlü ve tutukluların da muayene ve tedavisi yapılabilir.”, 11. Tıbbi Deontoloji Nizamnamesinin 6’ncı maddesinde; “Tabip ve diş tabibi, sanat ve mesleğini icra ederken, hiç bir tesir ve nüfuza kapılmaksızın, vicdanî ve meslekî kanaatına göre hareket eder. Tabip ve diş tabibi, tatbik edeceği tedaviyi tâyinde serbesttir. ” 12. Hasta Hakları Yönetmeliğinin 12.1. “Tıbbi Gereklere Uygun Teşhis, Tedavi ve Bakım” başlıklı 11’inci maddesinde; “ Hasta, modern tıbbi bilgi ve teknolojinin gereklerine uygun olarak teşhisinin konulmasını, tedavisinin yapılmasını ve bakımını istemek hakkına sahiptir.

Tababetin ilkelerine ve tababet ile ilgili mevzuat hükümlerine aykırı veya aldatıcı mahiyette teşhis ve tedavi yapılamaz.” 12.2. “Müracaat, Şikayet ve Dava Hakkı” başlıklı 42’inci maddesinde; “Hastanın ve hasta ile ilgili bulunanların, hasta haklarının ihlali halinde, mevzuat çerçevesinde her türlü müracaat, şikayet ve dava hakları vardır.”

Hükümleri yer almaktadır.

IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ

13. Yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın iddiaları, idarelerin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve bilirkişi raporları birlikte değerlendirilerek başvurunun reddi gerektiği yönünde hazırlanan Ret Karar Önerisi Kamu Başdenetçisine sunulmuştur.

IV. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme 14. Tavşanlı T Tipi Ceza İnfaz Kurumunda barındırılan şikâyet başvurusunda özetle; 01/03/2019 tarihinde spor etkinliği çerçevesinde halı sahada futbol oynarken düştüğünü ve sağ omzundan sakatlık geçirdiğini, ancak gerektiği gibi tedavi edilmediğini, sağ omuz tendon kopukluğu ve kas dokusunda yırtılma şikayetleri ile sekiz aydır ameliyat olmayı beklediğini, Tavşanlı T Tipi Ceza İnfaz Kurumu ve Tavşanlı Doç. Dr. Mustafa

Kalemli Devlet Hastanesi görevlilerinin ihmali nedeniyle mağdur olduğunu iddia ederek, yaşadığı mağduriyetin giderilmesini ve sebep olanlar hakkında gerekenin yapılmasını talep etmiştir.

15. Şikayet konuyla ilgili olarak, Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü tarafından Tavşanlı T

Tipi Ceza İnfaz Kurumu Revirinde gerekse Tavşanlı Doç. Dr. Mustafa Kalemli Devlet

Hastanesine sevki yapılmak suretiyle tetkik ve tedavisinin yaptırıldığı ve reçete edilen ilaçlarının temin edildiği; ayrıca, infaz mevzuatına göre hükümlü ve tutukluların öncelikle ilde bulunan hastanelere, il düzeyinde tedavi imkânı bulunamaması halinde diğer illerdeki hastanelerin ilgili bölümlerine ve üniversite hastanelerine sevk edildikleri, hasta hükümlü ve tutuklunun hangi uzmanlık alanında tetkik ve tedavi göreceğine muayene eden kurum doktorunun, kurum doktoru bulunmuyorsa sağlık ocağı veya hastanede görevli doktorun karar verdiği, bu aşamada kurum idaresinin bir yetkisinin bulunmadığı belirtilmiştir.

16. Diğer taraftan, başvuranın sevkinin yapıldığı Tavşanlı Doç. Dr. Mustafa Kalemli Devlet

Hastanesi tarafından konuyla ilgili tüm bilgi ve belgeler ile başvuranın tedavisini üstelenen hekimlerin açıklamaları Kurumuza iletilmiştir.

17. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanununda hükümlünün muayene ve tedavisinin öncelikle Ceza İnfaz Kurumu hekimi tarafından yapılacağı; hükümlünün sağlık nedeniyle hastaneye sevkine gerek duyulduğunda kurum hekimi tarafından derhâl bir raporla ceza infaz kurumu yönetimine bildirileceği; Sağlık Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile üniversitelerin sağlık kuruluşlarının hükümlülerin tedavileri bakımından gerekli yardımları yapmakla görevli oldukları hükme bağlanmış olup, Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin

İnfazı Hakkında Tüzükte de benzer düzenlemelere yer verilmiştir. 26/01/2017 tarihinde de

Adalet, İçişleri ve Sağlık Bakanları tarafından Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetim, Dış

Koruma, Hükümlü ve Tutukluların Sevk ve Nakilleri İle Sağlık Hizmetlerinin Yürütülmesi

Hakkında Protokolün imzalanmıştır. Bu protokole göre hastaneye sevki zorunlu görülen hükümlünün veya tutukluların muayene ve tedavilerinin, bulunduğu yer ya da en yakın

Devlet veya üniversite hastanesinin hükümlü koğuşlarında yapılacağı, bu hastanelere gönderilen hükümlü ve tutukluların başka yerlerdeki hastanelere sevkinin sağlık kurulu raporuyla; acil ve hayati tehlikesi bulunması hâlinde ise varsa biri hastalığın uzmanı olmak üzere iki uzman hekim tarafından verilen ve başhekim tarafından onaylanan ve hastalığın sebebi, tedavinin hangi sebeple bulunduğu hastanede gerçekleşmediği, hastaya nerede ve ne tür tedavinin uygulanması gerektiğini açıkça belirten bir raporla olabileceği; bu durumda da en yakın ve hükümlü koğuşu bulunan Devlet veya üniversite hastanelerinin tercih edileceği belirtilmiştir.

18. Başvuranın, 15/03/2019 tarihinde futbol oynarken düşmesi sonrasındaki tedavisiyle ilgili olarak; Tavşanlı T Tipi Ceza İnfaz Kurumu ve Tavşanlı Devlet Hastanesi tarafımdan yapılan iş ve işlemlerin sırasıyla; 18.1. 15/03/2019 tarihinde yani kazanın olduğu gün Tavşanlı Doç. Dr. Mustafa Kalemli

Devlet Hastanesi Acil Polikliniğine sevk edildiği, çekilen BT raporunda herhangi bir patolojinin saptanmadığı, enjeksiyon yapıldığı ve reçete verildiği, 18.2. 02/05/2019 tarihinde anılan Kurum hekimi tarafından yapılan sevkine istinaden

Ortopedi Polikliniğine götürüldüğü, röntgen ve MR tetkiki istenildiği, 18.3. 08/05/2019 tarihinde tetkikler yapılarak operasyon önerildiği, 18.4. 26/06/2019 tarihinde tekrar Tavşanlı Doç. Dr. Mustafa Kalemli Devlet Hastanesi

Ortopedi Polikliniğine sevki neticesinde hastada rotator manşet yırtığı tanısına ek olarak adeziv kapsülit (donuk omuz) durumunun gelişmesi nedeniyle öncelikle fizik tedavisi gerektiği, fizik tedavi sonrasında cerrahi işlemin planlandığı, bu durum hastaya açık olarak anlatılarak fizik tedavi ve rehabilitasyon polikliniğinde yönlendirildiği, 18.5. 02/07/2019 tarihinde aynı hastanenin fizik tedavi ve rehabilitasyon polikliniğinde hastaya rotator kuf sendromu (rotator manşet yırtığı) tanısı konularak reçete yazılıp uygulamalı olarak egzersiz eğitimi verildiği, 18.6. 20/08/2019 tarihinde söz konusu süreci takiben tekrar Ortopedi Polikliniğine sevki neticesinde verilen egzersizlerin yapılması gerektiği ve mevcut şartlarda ameliyatın riskli olduğu ortopedi doktoru tarafından belirtilerek muayeneye alınmadan hastaneden Kuruma gönderildiği, 18.7. 20/11/2019 tarihinde Ortopedi Polikliniğine tekrar sevkinin yapıldığı, yapılan muayenesi neticesinde sağ omuz MR tetkiki istendiği, 18.8. 18/12/2019 tarihinde MR tetkikinin yapıldığı, 18.9. 28/01/2020 tarihi itibariyle hastaneye girişinin yapıldığı ve tedavisinin devam etmekte olduğu

Görülmüştür.

19. Başvuranın tedavisinde tıbbi uygulama hatası olup olmadığının açıklığa kavuşturulabilmesi amacıyla S. B. Ü. Ankara Gaziler Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Eğitim ve Araştırma

Hastanesinden “ortopedi ve travmatoloji uzmanı” ile “fizik tedavi ve rehabilitasyon uzmanı” bilirkişi olarak görevlendirilmiş olup, ilgili uzmanlar tarafından ayrı ayrı düzenlenen bilirkişi raporlarında; 19.1. Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Dr. . tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda; “…Ortopedi doktoru tarafından hastanın anamnezi alınmış ve omuz fizik muayenesi yapılmış tanının güçlendirmesi için röntgen ve MR tetkikleri istenmiştir. 02/05/2019 tarihinde Fizik muayene ve MR sonucunun korelasyonu yapılarak omuzda rotator cuff yırtığı olduğu tespit edilip ameliyat önerilmiştir. Ameliyat aciliyet gerektiren bir ameliyat değildir. Ortopedi doktoru omuz ekleminde ödem ve adeziv kapsulit gibi ameliyat için uygun olmayan problemleri tespit etmiş ve hastasının iyiliğini düşünerek tedavide bir öncelik belirlemiştir ve bu problemin ortadan kaldırılarak ameliyat edilebilmesi için hastayı fizik tedavi doktoruna yönlendirmiştir. Fizik tedavi doktoru da 02/07/2019 tarihinde hastayı değerlendirmiş reçetesini düzenlemiş ve egzersiz eğitimi vermiştir. Olası bir ameliyat sonrası hastayı riske atmamak için Rotator cuff yırtığı ameliyatına uygun şartların oluşması amaçlanmıştır. Omuz MR % 100 tanı koydurmamakla birlikte 10 mm.

lik kas yırtığından bahsedilmektedir, literatüre göre ameliyat edilmeden de fizik tedavi eğitimleri ve medikal tedaviler ile şikayetler gerileyebilmektedir. Geçen süre bu tarz iyileşmeye de şans vermiştir. 20/11/2019 tarihinde ortopedi doktoru hastasının omzunu ve ameliyat ihtimalini tekrar değerlendirmek için yeni bir MR istemiştir.

Ortopedi doktoru hastasının omuz rahatsızlığını gidermek ve hastasını riske atmamak ve hatalı bir uygulamaya düşmemek için görüntüleme yöntemlerini kullanmış, ilgili ek branşları desteğini almış ve bir senteze vararak karar vermiştir.” 19.2. Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı . tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda; “…Hastanın dosyasının incelenmesi neticesinde düşme tarihi 01.03.2019 olup, FTR doktoru tarafından ilk değerlendirildiği tarih 02.07.2019 olarak saptanmıştır. Bu süre zarfında 15.03.2019 tarihinde acil doktoru sonrasında 02.05.2019, 08.05.2019 ve

26.06.2019 tarihlerinde iki ayrı ortopedi doktoru tarafından değerlendirilmiştir. Bu süreçte

yapılması gereken görüntüleme yöntemleri (direkt grafi, BT, MRG ) medikal tedavileri hatta omuz enjeksiyonları hastaya uygulanmıştır. Hastanın tedavi süreci ile ilgili bir aksaklık saptanmamıştır.

26.06.2019 tarihinde hastayı değerlendiren ortopedi doktoru FTR poliklinik görüşü istemiş

olup 02.07.2019′ da FTR doktoru hastayı değerlendirmiş rotator cuff sendromu tanısı ile hastaya medikal tedavi ve FTR ünitesi tarafından uygulamalı egzersiz gösterilmesini uygun görmüş ve hastanın bu egzersizleri yapması istenmiştir. Ancak hastanın egzersizle düzelmeyen bir durum olmasına rağmen tekrardan FTR poliklinik kontrolünün yapılmadığı tespit edilmiştir.

Rotator Cuff Sendromunun tedavisinde medikal tedavi, egzersiz, omuz enjeksiyonları ile geçmeyen durumda fizik tedavi ajanları yüzeyel ısıtıcı, derin ısıtıcı, analjezik akımlar, fizyoterapist eşliğinde germe egzersizleri sonrasında iyileşme sağlanamazsa cerrahi tedavi gerekir.

Sonuç olarak hasta en son 20.11.2019 tarihinde tekrar ortopedi doktoru tarafından değerlendirilmiş yeni MRG tetkik istenmiş, MRG sonucuna göre ameliyat randevusu verilmiştir. Gerekli takip ve tedavi süreci devam etmektedir.”

Yönünde kanaat bildirildiği görülmüştür.

20. Dolayısıyla, Tavşanlı Doç. Dr. Mustafa Kalemli Devlet Hastanesinde ortopedi doktorunun yönlendirmesi sonrasında 02/07/2019 tarihinde adı geçen hastanenin fizik tedavi ve rehabilitasyon doktoru tarafından değerlendirilerek omuz egzersizi ve medikal tedavi verilmesine rağmen egzersizler sonrasında tekrar fizik tedavi ve rehabilitasyon doktoru tarafından görülmesi gerekirken başvuranın biran evvel ameliyat olmayı istemesi nedeniyle 20/08/2019 tarihinde Tavşanlı Doç. Dr. Mustafa Kalemli Devlet Hastanesi Ortopedi

Polikliniğine Tavşanlı T Tipi Ceza İnfaz Kurumu tarafından sevkinin yapıldığı, ortopedi doktorunun ise verilen egzersizlerin yapılması gerektiğini ve mevcut şartlarda ameliyatın riskli olduğunu belirterek hastanın ortopedi polikliniğinde muayeneye kabul etmediği anlaşılmıştır. Başvuranın biran evvel ameliyat olmak isteği nedeniyle fizik tedavi ve rehabilitasyon uzmanı bilirkişi tarafından ifade edilen fizik tedavi seçeneklerinin gündeme gelmediği anlaşılmakta olup; başvuranın tedavisinde tıbbi uygulama hatası olup olmadığının açıklığa kavuşturulabilmesi amacıyla S. B. Ü. Ankara Gaziler Fizik Tedavi ve

Rehabilitasyon Eğitim ve Araştırma Hastanesinden bilirkişi olarak görevlendirilen

“ortopedi ve travmatoloji uzmanı” ile “fizik tedavi ve rehabilitasyon uzmanı” tarafından ayrı ayrı düzenlenen bilirkişi raporları incelendiğinde, ortopedi doktorunun hastasının omuz rahatsızlığını gidermek ve hastasını riske atmamak ve hatalı bir uygulamaya düşmemek için görüntüleme yöntemlerini kullanmak ve ilgili ek branşların desteğini almak suretiyle bir senteze vararak karar verdiği ve bu süreçte yapılması gereken görüntüleme yöntemleri (direkt grafi, BT, MRG ), medikal tedavileri, hatta omuz enjeksiyonlarının hastaya uygulandığı, hastanın tedavi süreci ile ilgili bir aksaklık saptanmadığı hususlarının değerlendirildiği, görülmektedir.

21. Ayrıca, dosyaya sunulan belgelerden başvuranın üniversite hastanesine sevk talebinin uygun görülmemesinin de Tavşanlı Doç. Dr. Mustafa Kalemli Devlet Hastanesinde tedavisinin mümkün olması nedeniyle olduğu anlaşılmıştır.

22. Sonuç olarak; başvuranın iddiaları, idarelerin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve bilirkişi raporları birlikte değerlendirilerek: başvuranın 01/03/2019 tarihinde futbol oynarken düşmesi sonrasındaki tedavisinde herhangi bir tıbbi uygulama hatası olduğu ya da tedavi süreci ile ilgili aksaklık yaşandığına dair bilirkişi raporlarında herhangi bir tespit yapılamadığı görüldüğünden, başvuranın gerektiği gibi tedavi edilmediği iddiasıyla Tavşanlı T Tipi Ceza İnfaz Kurumu ve Tavşanlı Devlet Hastanesi görevlileri hakkında gerekenin yapılması yönündeki talebinin reddi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.

23. Diğer yandan 20/05/2020 tarihinde başvuranın bulunduğu Ceza İnfaz Kurumu ile iletişime geçilmiş, yetkili Sağlık Memuru tarafından; ceza infaz kurumlarının toplu olarak yaşanan yerler olması ve bulaşıcı hastalıklar açısından risk oluşturması nedeniyle 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 6 ncı maddesinin birinci fıkrasının (f)

bendi uyarınca ceza infaz kurumlarında özel önlemlerin alınmasına ihtiyaç duyulduğu, söz konusu süreçte acil vakıalar dışında hastaneye sevk işlemlerinin mümkün olduğunca yapılmadığı, hükümlülerin tercihinin de bu yönde olduğu, ayrıca başvuranın bu süreçte bahsi geçen rahatsızlığı sebebiyle Kurum doktoruna muayene ya da hastaneye sevk talebinde bulunmadığı, kaldı ki COVID-19 kapsamında alınan tedbirlerin kaldırılmasını takiben hastaneye sevk işlemlerinin yapılarak, başvuranın tedavisine kaldığı yerden devam edileceği bilgisi verilmiştir.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 24. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar

Hakkında Yönetmeliğin 6’ncı maddesinde yer verilmiştir. Başvuranın tedavisinde herhangi bir tıbbi uygulama hatası olduğu ya da tedavi süreci ile ilgili aksaklık yaşandığına dair bilirkişi raporlarında herhangi bir tespit yapılmamış ise de, 20/08/2019 tarihinde söz konusu süreci takiben tekrar Ortopedi Polikliniğine sevki neticesinde verilen egzersizlerin yapılması gerektiği ve mevcut şartlarda ameliyatın riskli olduğunun ortopedi doktoru tarafından belirtilerek muayeneye alınmadan hastaneden Kuruma gönderilmesinin nezaket ve şeffaflık ilkelerine uygun olmadığı değerlendirilmiştir.

V. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

25. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca gerekçeli ret kararının başvurana tebliğinden itibaren varsa dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup, Kütahya İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.

VI. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçeler BAŞVURUNUN REDDİNE, Kararın BAŞVURANA, CEZA VE TEVKİFEVLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ VE

KÜTAHYA VALİLİĞİ İL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜNE tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

e-imzalıdır

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi