ÖZET: Bu karar, İnebolu Kaymakamlığı tarafından yürütülen disiplin soruşturması sonucunda başvuranın bilgi edinme talebinin reddine ilişkin hukuki bir değerlendirmeyi içermektedir. Başvuran, disiplin soruşturma raporunun bir örneğini talep etmiş, ancak idare bu talebi, soruşturmanın devam etmesi ve ilgili ceza uygulamalarının aşamasında olması gerekçesiyle reddetmiştir. İdare, 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu’nun 19. maddesine atıfta bulunarak, bilgi edinme talebinin kişisel hakların ihlali ve soruşturmanın güvenliğini tehlikeye sokma riski taşıdığını belirtmiştir.

Ancak, Danıştay, idarenin ret gerekçesinin hukuka uygun olup olmadığını değerlendirirken, idarenin hangi alt gerekçelere dayandığını somut olarak belirtmediğini ve başvuru yollarını açıklamadığını tespit etmiştir. Bu durum, bilgi edinme hakkının sınırlarının belirlenmesinde idarenin takdir yetkisini kullanması gerektiğini ortaya koymaktadır. Sonuç olarak, başvuranın talebinin reddinin hukuka uygun olduğu, ancak disiplin soruşturmasının tamamlanmasının ardından talebin yeniden değerlendirilmesi gerektiği tavsiye edilmiştir.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2020/66633-S.20.72537

BAŞVURU NO : 2020/6678

KARAR TARİHİ : 07/08/2020

KISMEN TAVSİYE KISMEN RET KARARI

BAŞVURAN VEKİLİ / TEMSİLCİSİ :

BAŞVURUYA KONU İDARE : İNEBOLU KAYMAKAMLIĞI

KASTAMONU VALİLİĞİ

BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın bilgi edinme talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 20/04/2020

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Başvuran vekili özetle, İnebolu Kaymakamlığı’nın yürütmüş olduğu disiplin soruşturması neticesinde 14.02.2020 tarihli kararı ile müvekkil hakkında “uyarma” ve “aylıktan kesme cezası” ile cezalandırılmasına karar verildiğini, aylıktan kesme cezasına dayanak aynı eylem nedeniyle ayrıca “kademe ilerlemesinin durdurulması cezası” verilmesi istemiyle dosyanın

Kastamonu Valiliği İl Disiplin Kuruluna tevdi edildiğini, Kastamonu Valiliği İl Disiplin

Kurulu’nun 10.03.2020 tarih ve sayılı kararı ile 1 yıl süre ile kademe ilerlemesinin durdurulması cezası verildiğini, soruşturma tamamlandıktan sonra disiplin cezalarına karşı idari yargı yoluna başvurmak üzere soruşturmayı yürüten İnebolu Kaymakamlığı’ndan 19.03.2020 tarihli dilekçe ile soruşturma dosyasından bilgi ve belge talep edilmişse de, talebin 4982 sayılı

Kanunun 19. maddesi ve Uygulama Yönetmeliğinin 30. maddesi ileri sürülerek haksız olarak reddedildiğini iddia ve şikâyet etmekle, idari yargıda açılacak davada karşı savunma yapabilmek için soruşturma dosyasının bir örneğinin başvurana verilmesi hususunda gereğini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. İnebolu Kaymakamlığı’nın 7/5/2020 tarihli ve sayılı cevabi yazısında özetle, 2.1. Şikâyet başvurusuna ilişkin yapılan inceleme sonucunda, İnebolu

Huzurevi Müdürü hakkında yürütülen disiplin soruşturması neticesinde; adı geçenin savunması alınarak disiplin soruşturma raporunda; kurum müdürü hakkında 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 125. maddesinin (B) fıkrasının (I) bendi kapsamında önerilen kınama cezası yerine 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 125. maddesinin (E)

fıkrasının (I) bendinde belirtilen geçmişteki çalışmalarının olumlu olması nedeniyle memurlar için verilecek cezalarda bir derece hafif olanı uygulanabilir hükmü gereğince UYARMA cezası ile birlikte aynı rapor doğrultusunda yine aynı Kanunun 125. maddesinin (C) bendinin (a)

fıkrası gereğince 1/30 oranında aylıktan kesme cezasının uygulandığı, söz konusu cezanın

14.02.2020 tarihli ve sayılı yazıları ile 17.02.2020 tarihinde ilgiliye tebliğ edildiği;

2.2. Kademe ilerleme ve durdurma cezası verilmesi istemiyle dosyanın Kastamonu Valiliği İl

Disiplin Kuruluna tevdi edildiği, Kastamonu Valiliği İl Disiplin Kurulu’nun 10.03.2020 tarih ve sayılı kararı ile 1 yıl süre ile kademe ilerlemesinin durdurulması cezası uygulandığı; 2.3. Bu süreç içerisinde kurum müdürü ’nın, 19.03.2020 tarihli başvurusu ile hakkında yapılan disiplin soruşturma raporlu dosyanın bir fotokopisini istediği, konunun

4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu kapsamında değerlendirilerek her ne kadar disiplin

soruşturma raporunda getirilen “uyarma” ve “aylıktan kesme cezası” teklifleri uygulanıp kesinleşmişse de, soruşturma kapsamında önerilen “kademe ilerlemesinin durdurulmasının” uygulama aşamasında olduğu, şikâyet edilenin “kurum amiri şikâyetçi” ve tanıkların “kurum çalışanı” olduğu, bu nedenle 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanununun 19. maddesi gereğince

“Kurum ve kuruluşların yetkili birimlerince yürütülen İdari soruşturmalarla ilgili bilgi veya belgelerin açıklanması veya zamanından önce açıklanması hâlinde; kişilerin özel hayatına açıkça haksız müdahale sonucunu doğuracak kişilerin veya soruşturmayı yürüten görevlilerin hayatını ya da güvenliğini tehlikeye sokacak gizli kalması gereken bilgi kaynağının açığa çıkmasına neden olacak bilgi veya belgeler”in kanun kapsamı dışında bırakılarak hüküm altına alındığı anlaşıldığından, dosyanın ilgilisine verilmesinin uygun olmayacağının değerlendirildiği; 2.4. Yine soruşturma kapsamında önerilen “kademe ilerlemesinin durdurulmasına” ilişkin İl

Disiplin Kurulu kararının ise 02.04.2020 tarihinde ilgilisine tebliğ edilmek suretiyle, yapılan disiplin soruşturmasına ilişkin idari işlemin tamamlandığı, ayrıca adı geçen hakkında dosya nu. ile İnebolu Cumhuriyet Başsavcılığınca da adli soruşturmanın yürütüldüğü, 2.5. Disiplin hukukunda devletin İdari yaptırım uygulama yetkisinin, kamu görevlisi tarafından kanunla yasaklanmış bir takım fiillerin işlenmesi durumunda, yine kanunla belirlenmiş disiplin cezalarının uygulanması sonucunda ortaya çıktığı; disiplin cezasının, kamu hizmetlerinin gereği gibi yürütülmesini sağlamak amacı ile kanunların, tüzüklerin ve yönetmeliklerin kamu görevlisi olarak emrettiği ödevleri yurt içinde veya yurt dışında yerine getirmeyenlere uyulmasını zorunlu kıldığı hususları yapmayanlara ve yasakladığı işleri yapanlara durumun niteliğine ve ağırlık derecesine göre uyarma, kınama, aylıktan kesme, kademe ilerlemesinin durdurulması ve devlet memurluğundan çıkarma şeklinde sırasıyla uygulanan yükümlendirici nitelikteki idari işlemleri ifade ettiği; 2.6. Bu nedenle; İnebolu Huzurevi Müdürü ’ya uygulanan idari yaptırım kararlarının hukuka uygun bir şekilde uygulandığı, aksi takdirde kamu hizmetinin yürütülmesinin ve kamu yararının devamlılığının sağlanmasının mümkün olamayacağı düşünülerek konunun dostane çözüme kavuşturulmasına imkan olmadığının değerlendirildiği; Açıklamalarına yer verilmiştir.

3. Kastamonu Valiliği’nin 7/5/2020 tarihli ve sayılı cevabi yazısında özetle, 3.1. Valilikleri 26/12/2019 tarih ve sayılı emri ile Huzurevi Müdürü hakkında yapılan disiplin soruşturması sonucu hazırlanan disiplin soruşturma raporunda; Kurum Müdürü ’nın kuruma içkili olarak geldiğinin tanık ifadeleri ile sübuta erdiği, bu fiilin 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125. maddesinin (D) bendi (a) alt bendinde hüküm altına alınan “Göreve sarhoş gelmek, görev yerinde alkollü içki içmek” kapsamında değerlendirilerek, 1 yıl süre ile kademe ilerlemesinin durdurulmasının teklif edildiği, bu teklifin İl Disiplin Kurulunda değerlendirildiği; 3.2. İl Disiplin Kurulunun 10/03/2020 tarihli toplantısında adı geçene ait disiplin soruşturma dosyasının değerlendirilmesinde; 1 yıl süre ile kademe ilerlemesinin durdurulması cezası ile tecziye edilmesi yönündeki teklifin İl Disiplin Kurulunun 10/03/2020 tarih ve 8 sayılı kararı ile kabul edildiği, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125. maddesinin (E) bendi (l) alt bendinden sonra gelen 4. paragraftaki hükme göre (Öğrenim durumları nedeniyle yükselebilecekleri kadroların son kademelerinde bulunan Devlet memurlarının, kademe ilerlemesinin durdurulması cezasının verilmesini gerektiren hallerde, brüt aylıklarının ¼’ü – ½’si kesilir ve tekerrüründe görevlerine son verilir.) ilgili, öğrenim durumu nedeniyle yükselebileceği kadronun son kademesinde bulunduğundan Kastamonu Valisi tarafından disiplin cezasının brüt aylığın 1/2 oranında kesinti yapılarak uygulanması yönünde uygun görüldüğü; 3.3. İl Disiplin Kurulunca verilen 10/03/2020 tarih ve sayılı karara Kurum Müdürü tarafından itiraz edilmesi üzerine, dosyanın 10/04/2020 tarih ve sayılı yazıları ile Yüksek Disiplin Kurulunda değerlendirilmek üzere Aile, Çalışma ve Sosyal

Hizmetler Bakanlığına gönderildiği; 3.4. Karar aşamasında Kurum Müdürü ‘dan 657 sayılı Devlet Memurları

Kanunu’nun 130. maddesine göre istenilen savunması sırasında Müdürlüklerinden herhangi bir bilgi ve belge talebinde bulunulmadığı; Açıklamalarına yer verilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

4. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasası’nın 4.1. “Özel hayatın gizliliği” başlıklı 20. maddesinde, “… (Ek fıkra: 7/5/2010-5982/2 md.)

Herkes, kendisiyle ilgili kişisel verilerin korunmasını isteme hakkına sahiptir. Bu hak; kişinin kendisiyle ilgili kişisel veriler hakkında bilgilendirilme, bu verilere erişme, bunların düzeltilmesini veya silinmesini talep etme ve amaçları doğrultusunda kullanılıp kullanılmadığını öğrenmeyi de kapsar. …”; 4.2. “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36. maddesinde, “Herkes, meşrû vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir. …” 4.3. “Temel hak ve hürriyetlerin korunması” başlıklı 40. maddesinde, “Anayasa ile tanınmış hak ve hürriyetleri ihlâl edilen herkes, yetkili makama geciktirilmeden başvurma imkânının sağlanmasını isteme hakkına sahiptir. (Ek fıkra: 3/10/2001-4709/16 md.) Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır. …”; 4.4. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74. maddesinde, “…(Ek fıkra: 7/5/2010-5982/8 md.) Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. (Ek fıkra: 7/5/2010-5982/8 md.) Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.

…”; 5. 9/10/2003 tarihli ve 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu’nun 5.1. “Amaç” başlıklı 1. maddesinde, “Bu Kanunun amacı; demokratik ve şeffaf yönetimin gereği olan eşitlik, tarafsızlık ve açıklık ilkelerine uygun olarak kişilerin bilgi edinme hakkını kullanmalarına ilişkin esas ve usulleri düzenlemektir.”; 5.2. “Bilgi edinme hakkı” başlıklı 4. maddesinde, “Herkes bilgi edinme hakkına sahiptir. …”; 5.3. “Bilgi verme yükümlülüğü” başlıklı 5. maddesinde, “ Kurum ve kuruluşlar, bu Kanunda yer alan istisnalar dışındaki her türlü bilgi veya belgeyi başvuranların yararlanmasına sunmak ve bilgi edinme başvurularını etkin, süratli ve doğru sonuçlandırmak üzere, gerekli idarî ve teknik tedbirleri almakla yükümlüdürler. Bu Kanun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren diğer kanunların bu Kanuna aykırı hükümleri uygulanmaz.”; 5.4. “Gizli bilgileri ayırarak bilgi veya belge verme” başlıklı 9. maddesinde, “İstenen bilgi veya belgelerde, gizlilik dereceli veya açıklanması yasaklanan bilgiler ile açıklanabilir nitelikte olanlar birlikte bulunuyor ve bunlar birbirlerinden ayrılabiliyorsa, söz konusu bilgi veya belge, gizlilik dereceli veya açıklanması yasaklanan bilgiler çıkarıldıktan sonra başvuranın bilgisine sunulur. Ayırma gerekçesi başvurana yazılı olarak bildirilir.”; 5.5. “Başvuruların cevaplandırılması” başlıklı 12. maddesinde, “Kurum ve kuruluşlar, bilgi edinme başvurularıyla ilgili cevaplarını yazılı olarak veya elektronik ortamda başvuru sahibine bildirirler. Başvurunun reddedilmesi hâlinde bu kararın gerekçesi ve buna karşı başvuru yolları belirtilir.”; 5.6. “İdarî soruşturmaya ilişkin bilgi veya belgeler” başlıklı 19. maddesinde, “Kurum ve kuruluşların yetkili birimlerince yürütülen idarî soruşturmalarla ilgili olup, açıklanması veya zamanından önce açıklanması hâlinde; a) Kişilerin özel hayatına açıkça haksız müdahale sonucunu doğuracak, b) Kişilerin veya soruşturmayı yürüten görevlilerin hayatını ya da güvenliğini tehlikeye sokacak, c) Soruşturmanın güvenliğini tehlikeye düşürecek, d) Gizli kalması gereken bilgi kaynağının açığa çıkmasına neden olacak veya soruşturma ile ilgili benzeri bilgi ve bilgi kaynaklarının temin edilmesini güçleştirecek, Bilgi veya belgeler, bu Kanun kapsamı dışındadır.”; 6. 14/6/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun

Görevi” başlıklı 5. maddesinde, “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”; 7. 27/4/2004 tarihli ve 25445 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Bilgi Edinme Hakkı

Kanununun Uygulanmasına İlişkin Esas ve Usuller Hakkında Yönetmelik’in 7.1. “Kanunda istisna sayılan bilgi veya belgelere ilişkin talepler” başlıklı 23. maddesinde, “ Kanunda bilgi edinme hakkının istisnaları olarak düzenlenen konularda yapılan bilgi edinme başvuruları reddedilir ve ret kararı başvuru sahibine gerekçeli olarak bildirilir.”; 7.2. “İdari soruşturmaya ilişkin bilgi veya belgeler” başlıklı 30. maddesinde, “Kurum ve kuruluşların yetkili birimlerince yürütülen idari soruşturmalarla ilgili olup, açıklanması veya zamanından önce açıklanması halinde; a) Kişilerin özel hayatına açıkça haksız müdahale sonucunu doğuracak, b) Kişilerin veya soruşturmayı yürüten görevlilerin hayatını ya da güvenliğini tehlikeye sokacak, c) Soruşturmanın güvenliğini tehlikeye düşürecek, d) Gizli kalması gereken bilgi kaynağının açığa çıkmasına neden olacak veya soruşturma ile ilgili benzeri bilgi ve bilgi kaynaklarının temin edilmesini güçleştirecek bilgi veya belgeler, bilgi edinme hakkı kapsamı dışındadır.”; 8. 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında

Yönetmeliğin “Tavsiye kararı” başlıklı 32. maddesinde, “İnceleme ve araştırma sonucunda şikâyetin yerinde olduğu kanaatine varılması hâlinde tavsiye kararı verilir…”; Düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

9. Kamu Denetçisi incelemesi neticesinde, başvuranın, hakkında düzenlenen disiplin soruşturma raporlu dosyanın bir örneğinin tarafına verilmesi yönündeki istemine ilişkin idarenin ret işleminin hukuka uygun olduğunun tespiti ile bu yöndeki talebin reddi; başvuran hakkında yürütülen disiplin soruşturma sürecinin Bakanlık nezdinde sonuçlanması sonrasında başvuranın talebinin 4982 sayılı Kanunun ilgili hükümleri çerçevesinde yeniden değerlendirilmesi hususunda İnebolu Kaymakamlığı’na tavsiyede bulunulması; yönünde hazırladığı “Kısmen Tavsiye Kısmen Ret Karar Önerisi”ni Kamu Başdenetçisi’ne sunmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 10. Başvuran vekili özetle, İnebolu Kaymakamlığı’nca yürütülen disiplin soruşturması neticesinde Kastamonu Valiliği İl Disiplin Kurulu’nun 10.03.2020 tarih ve sayılı kararı ile başvuran hakkında 1 yıl süre ile kademe ilerlemesinin durdurulması cezası verildiğini, idari yargıda açılacak davada karşı savunma yapabilmek için İnebolu Kaymakamlığı’ndan

19.03.2020 tarihli dilekçe ile disiplin soruşturma raporlu dosyanın bir örneğinin istendiğini,

talebin 4982 sayılı Kanunun 19. maddesi ve Uygulama Yönetmeliğinin 30. maddesi ileri sürülerek reddedildiğini, iddia ve şikâyet etmekle soruşturma dosyasının bir örneğinin başvurana verilmesi hususunda gereğini talep etmektedir.

11. Bilindiği üzere demokratik ve şeffaf yönetimin gereği olan bilgi edinme hakkı, 9/10/2003 tarihli ve 4982 sayılı yasa ile yürürlüğe girmiş, 2010 yılında gerçekleşen Anayasa değişikliği ile de anayasal güvenceye kavuşturulmuştur.

12. Bilgi edinme hakkı, bireylerin kamu ile ilgili dilek ve şikâyetleri hakkında idari makamlara başvuruda bulunmaları ve kendileri veya faaliyet alanlarıyla ilgili konularda bilgi edinmelerine yönelik bir hak olup, hakkın kullanılması demokratik ve şeffaf yönetimin gereğidir (Danıştay 8. Dairesi, 2014/8893 E. ve 2015/3715 K. sayılı kararı). Bu husus 4982 sayılı Kanunun gerekçesinde şöyle ifade edilmiştir: “Demokrasinin ve hukukun üstünlüğünün gereklerinden olan bilgi edinme hakkı, bireylere daha yakın bir yönetimi, halkın denetimine açıklığı, şeffaflığı sağlama işlevlerinin yanı sıra halkın Devlete karşı duyduğu kamu güvenini daha yüksek düzeylere çıkarmada önemli bir rol oynamaktadır. Kullanılan bu hak sayesinde hem halkın

Devleti denetimi kolaylaşmakta hem de Devletin demokratik karakteri güçlenmektedir.” 13. 4982 sayılı Kanun’un lafzının ve gerekçesinin incelenmesinden, “açıklık ve şeffaflık” ilkesinin kural “gizlilik” ilkesinin istisna olduğu anlaşılmakla, bu husus Kanun’un 5.

maddesinde, “Kurum ve kuruluşlar, bu Kanunda yer alan istisnalar dışındaki her türlü bilgi veya belgeyi başvuranların yararlanmasına sunmak … yükümlüdürler.”, şeklinde ifade bulmuştur.

14. Bununla birlikte, bütün haklar gibi bilgi edinme hakkının da bir sınırının olduğu ve bu hakkın belirlenen sınırlara uygun kullanılmak zorunda olduğu tartışmasızdır. Bilgi edinme hakkının sınırlarına Kanunun “Bilgi Edinme Hakkının Sınırları” başlıklı dördüncü bölümünde, 15. ila 28. maddeler arasında tahdidi olarak yer verilmiş olmakla birlikte, bilgi edinme hakkının sınırı denildiğinde genel olarak neyin anlaşılması gerektiğine bakacak olursak, idareden istenemeyecek ya da istendiğinde idarenin vermek zorunda olmadığı bilgi ve belgelerin kastedildiği değerlendirilmektedir. (http://tbbdergisi.barobirlik.org.tr/m2016-122-1543)

15. Nitekim kişilerin bilgi edinme haklarının yanında, kamunun ve diğer kişilerin hak ve özgürlükleri de hukuk tarafından korunma altına alınmıştır. Dolayısıyla bilgi edinme hakkının kullanılması, kamunun ortak yararını ve kişilerin bireysel yararlarını dikkate alan adil bir dengeye dayanmalıdır. Kanunun ilgili bölümünde bilgi edinme hakkının sınırları tek tek sayılmak suretiyle belirlenmiş olmakla birlikte, yasal sınırlama nedenlerinin gerçekleşip gerçekleşmediğini belirlenmesi noktasında idare takdir yetkisini kullanmaktadır. Bu bağlamda bilgi verme yükümlülüğü istisnasında idare, bilginin paylaşılmasının sağlayacağı kamu yararıyla/bireysel yararla bilginin saklanmasının sağlayacağı kamu yararının/bireysel yararın hangisinin daha üstün ve ağırlıklı olduğuna karar vererek bilgi edinme talebini yanıtlayacaktır (http://www.ilkercolak.com.tr/bilgi-edinme-hakkinin-sinirlari-ve-sinirlama-olcutleri/).

16. Başvuranın talebinin reddine dayanak “İdarî soruşturmaya ilişkin bilgi veya belgeler” başlıklı 19. madde ve Bilgi Edinme Hakkı Kanununun Uygulanmasına İlişkin Esas ve Usuller

Hakkında Yönetmelik’in aynı başlık ve metni içeren 30. maddesi incelendiğinde, kamu kurum ve kuruluşları tarafından yürütülen idari soruşturmalara ilişkin bilgi ve belgelerin hangi gerekçelerle bilgi edinme hakkı kapsamı dışında bırakılacağının düzenlendiği görülmektedir.

Buna göre, kurum ve kuruluşların yetkili birimlerince yürütülen idarî soruşturmalarla ilgili olup, açıklanması veya zamanından önce açıklanması hâlinde; kişilerin özel hayatına açıkça haksız müdahale sonucunu doğuracak; kişilerin veya soruşturmayı yürüten görevlilerin hayatını ya da güvenliğini tehlikeye sokacak; soruşturmanın güvenliğini tehlikeye düşürecek; gizli kalması gereken bilgi kaynağının açığa çıkmasına neden olacak veya soruşturma ile ilgili benzeri bilgi ve bilgi kaynaklarının temin edilmesini güçleştirecek; bilgi veya belgeler, Kanun kapsamı dışında bırakılmıştır.

17. Bu bağlamda, kurum ve kuruluşlarca idari soruşturmalara ilişkin bilgi ve belge talepleri reddedilirken idari soruşturmanın varlığı tek başına yeterli olmayıp, idari soruşturmaya ilişkin bilgi veya belgeler hakkında yapılacak bilgi edinme başvurusunun reddi için ayrıca ilgili maddenin alt bentlerinde sayılan gerekçelerden biri ya da birkaçının gerçekleşmesi zorunlu olup, idare ret gerekçesinde somut olarak sayılmış nedenlerden hangisine dayandığını da açıkça belirtmelidir (BEDK Kararları Işığında Açıklamalı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu, Bilgi Edinme

Değerlendir Kurulu Yayınları: 4, 1. Basım Nisan 2015). Yine burada önemli olan sadece idari soruşturmanın devam ettiği zaman sürecinde ve maddede sayılan gerekçeler ile bilgi edinme hakkı kapsamına istisna getirildiği hususudur. İdari soruşturma tamamlandıktan sonra bu maddeye dayanılarak bilgi veya belgeye erişimin engellenemeyeceği kabul edilmektedir (Bilgi

Edinme Hakkının Sınırları ve Bu Hakkın İhlalinde İdare ve Kamu Görevlilerinin Sorumluluğu

Ayhan Küçük, Sayıştay Dergisi, Sayı : 2020/66633-S.20.72537 81). 4982 sayılı Kanunun 12. ve Uygulama

Yönetmeliğinin 23. maddesinde de, Kanunda bilgi edinme hakkının istisnaları olarak düzenlenen konularda yapılan bilgi edinme başvurularının reddedileceği, başvurunun reddi hâlinde bu kararın gerekçesi ve buna karşı başvuru yollarının belirtileceği, amir hüküm olarak düzenlenmiştir.

18. Başvuran İnebolu Kaymakamlığı’ndan 19.03.2020 tarihli dilekçesi ile disiplin soruşturma raporlu dosyanın bir örneğinin tarafına verilmesini istemiş ancak talebi idarenin 24/3/2020 tarihli ve sayılı yazısı ile başvuran hakkında yürütülen disiplin soruşturma sürecinin

Valilik nezdinde devam ediyor olması ve soruşturma raporunda getirilen disiplin cezası ve idari tekliflerin (kademe ilerlemesinin durdurulması) uygulama aşamasında olmasından dolayı 4982 sayılı Kanunun 19. maddesi ve Uygulama Yönetmeliğinin 30. maddesi ileri sürülerek reddedilmiştir. Başvuran vekili idarenin ret gerekçesinin hukuka aykırı olduğunu iddia etmektedir.

19. Yukarıda yer verilen ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde, başvuranın talebinin reddine dayanak idarenin 24/3/2020 tarihli cevabi yazısı ve Kurumumuzun bilgi ve belge talebine ilişkin idarenin 7/5/2020 tarihli cevabi yazısı ayrı ayrı incelenecektir.

20. İdare başvurana hitaplı 24/3/2020 tarihli ve cevabi yazısında, başvuran hakkında yürütülen disiplin soruşturma sürecinin Valilik nezdinde devam ediyor olması ve soruşturma raporunda getirilen disiplin cezası ve idari tekliflerin (kademe ilerlemesinin durdurulması)

uygulama aşamasında olmasını gerekçe olarak ileri sürmüş, 4982 sayılı Kanunun 19. maddesi ve Uygulama Yönetmeliğinin 30. maddesine atıfla başvuranın talebini reddetmiştir. Bununla birlikte idare, somut olarak 19. maddenin alt bentlerinde sayılan gerekçelerden hangisine dayandığını açıkça belirtmemiş ayrıca Kanunun 12. maddesi amir hükmü uyarınca karara karşı başvuru yolları ve sürelerine ret cevabında yer vermemiştir.

21. İdare Kurumumuza hitaplı 7/5/2020 tarihli ve sayılı cevabi yazısında, hakkında soruşturma yürütülen başvuranın “kurum amiri” ve tanıkların “kurum çalışanı” olması nedeniyle 4982 sayılı Kanununun 19. maddesi gereğince, başvuranın talebinin karşılanması halinde kişilerin özel hayatına açıkça haksız müdahale sonucunu doğuracağını (4982 sk/19-a)

kişilerin veya soruşturmayı yürüten görevlilerin hayatını ya da güvenliğini tehlikeye sokacağını (4982 sk/19-b) ve gizli kalması gereken bilgi kaynağının açığa çıkmasına neden olacağını (4982 sk/19-d) belirtmiş, konuya ilişkin bilgi ve belgeleri Kurumumuzca incelenmek üzere dosyasına sunmuştur. Dosyası kapsamında yapılan inceleme neticesinde ise, başvuran hakkında tecziye edilen disiplin cezasının tanık ifadelerinden yola çıkılarak önerildiği, başvuranın, tanıklıklarına başvurulan kişilerin amiri konumunda olması nedeniyle tanıkların “çalışma düzeni, huzuru ve barışının bozulmaması, herhangi bir idari baskı ile karşılaşmamak için”, ifadelerinin gizli tutulmasını talep ettikleri görülmüştür.

22. Yukarıdan bu yana yapılan açıklamalar doğrultusunda, başvuranın bilgi edinme başvurusuna yönelik idarenin ret işleminin, başvuran hakkında yürütülen disiplin soruşturma sürecinin Valilik nezdinde devam ediyor olması ve 21 numaralı paragrafta yapılan açıklama çerçevesinde başvuranın bilgi edinme talebinin 4982 sayılı Kanunun 19. maddesi alt bentlerinde sayılan istisnalar kapsamında kaldığı değerlendirildiğinden hukuka aykırı olmadığı, bununla birlikte başvuran hakkında yürütülen disiplin soruşturma sürecinin Bakanlık nezdinde sonuçlanması sonrasında başvuranın talebinin 4982 sayılı Kanunun ilgili hükümleri çerçevesinde yeniden değerlendirilmesi hususunda idareye tavsiyede bulunulması gerektiği kanaati ve sonucuna ulaşılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkelerine Uygunluk Yönünden Değerlendirme 23. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar

Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; İdarelerin Kurumumuzun bilgi ve belge talebine ilişkin cevabi yazılarının süresi içinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği değerlendirildiğinden idarenin iyi yönetim ilkelerinden “dürüstlük”, makul “sürede karar verme” “nezaket”, “şeffaflık”, “hesap verilebilirlik” ilkelerine uygun davrandığı öte yandan yukarıda hukuki gerekçe başlığı altında incelendiği üzere idarenin başvuranın talebinin reddine dayanak işleminde somut olarak 4982 sayılı Kanunun 19. maddesinin alt bentlerinden hangisine dayandığını gerekçeleriyle açıkça ortaya koymamış olması ayrıca Kanunun 12. maddesi hükmü gereğince karara karşı başvuru yollarına da yer vermemiş olması dolayısıyla “kararların gerekçeli olması” ve “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine riayet edilmediği tespit edilmiş olup, idareden bundan böyle bu ilkeye de uygun hareket etmesi beklenmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

24. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 17. maddesinin sekizinci fıkrasına göre Kamu Denetçiliği Kurumuna dava açma süresi içinde yapılan başvuru, işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurmakta olup, anılan Kanunun 21. maddenin birinci fıkrası uyarınca başvurunun Kurum tarafından reddedilmesi hâlinde, (varsa) durmuş olan dava açma süresi gerekçeli ret kararının ilgiliye tebliğinden itibaren kaldığı yerden işlemeye başlar, 21. maddenin ikinci fıkrası uyarınca ise tavsiye kararı üzerine otuz gün içinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise (varsa) durmuş olan dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup ilgili İdarenin işlemine karşı Kastamonu

İdare Mahkemesi nezdinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçelerle, BAŞVURUNUN KISMEN KABULÜ KISMEN

REDDİNE,

1. Başvuranın hakkında düzenlenen disiplin soruşturma raporlu dosyanın bir örneğinin tarafına verilmesi yönündeki istemine ilişkin idarenin ret işleminin hukuka uygun olduğunun tespiti ile bu yöndeki talebin REDDİNE; 2. Başvuran hakkında yürütülen disiplin soruşturma sürecinin Bakanlık nezdinde sonuçlanması sonrasında başvuranın talebinin 4982 sayılı Kanunun ilgili hükümleri çerçevesinde yeniden değerlendirilmesi hususunda İNEBOLU KAYMAKAMLIĞI’NA TAVSİYEDE

BULUNULMASINA;

6328 sayılı Kanunun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, bu karar üzerine tesis

edilecek işlemin veya eylemin 30 (otuz) gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna; Kararın, başvuran vekiline, Kastamonu Valiliği’ne ve İnebolu Kaymakamlığı’na tebliğine; Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.

e-imzalıdır

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi