ÖZET: Başvuran, davacısı olduğu dosyaya atanan bilirkişinin uzmanlık alanları ve belgeleri hakkında bilgi edinme talebinde bulunmuş, ancak bu talep İzmir Bilirkişilik Bölge Kurulu tarafından reddedilmiştir. Bilgi edinme hakkı, Anayasa’nın 74. maddesi ile güvence altına alınmış olup, idarenin bilgi verme yükümlülüğü bulunmaktadır. Ancak, bu hak sınırsız değildir; 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu’nda belirtilen istisnalar mevcuttur.

Başvuranın talebi, bilirkişinin uzmanlık alanlarının aleni olarak yayınlandığı gerekçesiyle reddedilmiştir. 4982 sayılı Kanun’un 8. maddesi, kamuya açıklanmış bilgilerin bilgi edinme başvurularına konu olamayacağını düzenlemektedir. Danıştay içtihatları da bu durumu desteklemektedir.

Sonuç olarak, başvuranın bilgi edinme talebinin reddi, hukuka uygun bulunmuş ve başvurunun gerekçesi, özel hayatın gizliliği ile mesleki değerlerin korunması açısından değerlendirilmiştir. Bu nedenle, başvuranın talebi 4982 sayılı Kanun’un 21. maddesi kapsamında reddedilmiştir.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2021/5034-S.21.8176

BAŞVURU NO : 2020/101244

KARAR TARİHİ : 29/03/2021

RET KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : BİLGİ EDİNME DEĞERLENDİRME KURULU

İZMİR BİLİRKİŞİLİK BÖLGE KURULU BAŞKANLIĞI

Başvuranın, bilgi edinme talebi hakkındadır.

BAŞVURUNUN KONUSU :

BAŞVURU TARİHİ : 17/11/2020

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Başvuran; davacısı olduğu dosyaya atanan bilirkişinin, hangi uzmanlık alanlarında bilirkişilik yaptığı ve uzmanlığını gösterir hangi belgelerinin bulunduğu hususlarında İzmir

Bilirkişilik Bölge Kurulu Başkanlığına bilgi edinme başvurusunda bulunduğunu ancak bilgi edinme talebinin reddedildiğini, bunun üzerine Bilgi Edinme Değerlendirme Kuruluna itirazda bulunduğunu, ancak itirazının da reddedildiğini belirterek bilgi edinme talebinin karşılanmasını talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. İzmir Bilirkişilik Bölge Kurulu Başkanlığının başvuru konusuna ilişkin 24/12/2020 tarihli ve sayılı yazısı ve eklerinde özetle; başvuranın şikayete konu ettiği bilirkişinin, “65.02 İş Mevzuatından Kaynaklı Nitelikli Hesaplamalar, 65.01 Aktüerya (İş

Görmezlik / Destekten Yoksun Kalma), 65.03 Sosyal Güvenlik Mevzuatından Kaynaklı

Nitelikli Hesaplamalar” alt uzmanlık alanlarında bilirkişilik listesine kayıtlı olduğu, 6754 sayılı

Kanunun 12’nci maddesi uyarınca, bölge bilirkişi listesinin Kurula ait resmi internet sitesi olan www.izmirbbk.adalet.gov.tr adresinde yayınlandığı ve aleni olduğu, dolayısıyla uzmanlık alanlarına herkes tarafından ulaşılabildiği, bilirkişiliğe kabulde uzmanlık alanlarının değerlendirme, takdir ve tasvip yetkisinin bölge kurullarının sorumluluğunda olduğu, üstlendikleri geçici ve zorunlu görev nedeniyle kamu görevlisi sayılan bilirkişilerin bilirkişi başvuru dosyasının; aynı zamanda özlük dosyası olduğu ve bilirkişilere ait arşiv araştırması, güvenlik soruşturması, banka bilgileri, kimlik bilgileri, disiplin soruşturmaları, adli soruşturmaları, adres ve telefon bilgileri gibi dava dosyasında taraf olanların ulaşmasının caiz olmayacağı bilgileri ihtiva ettiği, tüm bu sebeplerle 4982 sayılı Kanun’un 21’inci maddesi gereğince başvuranın bilgi edinme talebinin yerine getirilmediği açıklamalarına yer verilmiştir.

3. Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulunun konusuna ilişkin 11/01/2021 tarihli ve

E. sayılı yazısı ve eklerinde özetle; başvuruya konu bilirkişilik listelerinin aleni olduğu, adı geçen bilirkişinin uzmanlığına ilişkin belgelere yönelik talebin ise açık bir şekilde özel hayatın gizliliği kapsamında olduğu değerlendirildiğinden başvuranın itirazının reddedildiği belirtilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

4. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinde: “…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler…” 5. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrasında: “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” 6. 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu’nun, 6.1. “Amaç” başlıklı 1’inci maddesinde: “Bu Kanunun amacı; demokratik ve şeffaf yönetimin gereği olan eşitlik, tarafsızlık ve açıklık ilkelerine uygun olarak kişilerin bilgi edinme hakkını kullanmalarına ilişkin esas ve usulleri düzenlemektir.”

6.2. “Bilgi verme yükümlülüğü” başlıklı 5’inci maddesinde: “Kurum ve kuruluşlar, bu

Kanunda yer alan istisnalar dışındaki her türlü bilgi veya belgeyi başvuranların yararlanmasına sunmak ve bilgi edinme başvurularını etkin, süratli ve doğru sonuçlandırmak üzere, gerekli idarî ve teknik tedbirleri almakla yükümlüdürler…”

6.3. “Yayımlanmış veya kamuya açıklanmış bilgi veya belgeler” başlıklı 8’inci maddesinde: “Kurum ve kuruluşlarca yayımlanmış veya yayın, broşür, ilân ve benzeri yollarla kamuya açıklanmış bilgi veya belgeler, bilgi edinme başvurularına konu olamaz. Ancak, yayımlanmış veya kamuya açıklanmış bilgi veya belgelerin ne şekilde, ne zaman ve nerede yayımlandığı veya açıklandığı başvurana bildirilir.”

6.4. “Özel hayatın gizliliği” başlıklı 21’inci maddesinde: “Kişinin izin verdiği hâller saklı kalmak üzere, özel hayatın gizliliği kapsamında, açıklanması hâlinde kişinin sağlık bilgileri ile özel ve aile hayatına, şeref ve haysiyetine, meslekî ve ekonomik değerlerine haksız müdahale oluşturacak bilgi veya belgeler, bilgi edinme hakkı kapsamı dışındadır.

Kamu yararının gerektirdiği hâllerde, kişisel bilgi veya belgeler, kurum ve kuruluşlar tarafından, ilgili kişiye en az yedi gün önceden haber verilerek yazılı rızası alınmak koşuluyla açıklanabilir.”

Düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

7. Yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın iddiaları, İdarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan Ret

Karar Önerisi Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme

8. Başvuran; davacısı olduğu dosyaya atanan bilirkişinin, hangi uzmanlık alanlarında bilirkişilik yaptığı ve uzmanlığını gösterir hangi belgelerinin bulunduğu hususlarındaki bilgi edinme talebinin karşılanmasını talep etmektedir.

9. Anayasa’nın 74’üncü maddesinde; herkesin, bilgi edinme hakkına sahip olduğu belirtilerek bilgi edinme hakkı açıkça güvence altına alınmıştır. Bilgi edinme hakkı, idarenin tek taraflı iradesiyle, kişilerin ve toplumun hukuki durumunda değişiklik oluşturan eylem, işlem ve kararlarına ilişkin bilgilerin herhangi bir özel yararın ispatına gerek olmaksızın bireyler tarafından elde edilebilmesini garanti altına alan bir insan hakkıdır ve hakkın sahibi olan kişiye idareden bilgi ve belge elde edebilme yetkisi verirken hakkın muhatabı olan idareye ise bilgi ve belge verme ödevi yüklemektedir (Yrd. Doç. Dr. Ayhan DÖNER, Şeffaf Devlette Bilgi

Edinme Hakkı ve Sınırları, On İki Levha Yayıncılık, 1. Baskı, İstanbul, Kasım 2010, s.98).

10. Yönetimde şeffaflığın, demokrasinin ve hukukun üstünlüğünün gereklerinden olan bilgi edinme hakkı; bireylere daha yakın bir yönetimi ve halkın denetimine açıklığı sağlama noktasında önemli bir rol oynamaktadır. Ancak bütün haklarda olduğu gibi bu hak da sınırsız değildir. Esasında temel hak ve özgürlüklerin daha verimli ve etkin kullanılabilmeleri amacıyla, özlerine dokunulmaksızın sınırlandırılmaları, bu şekilde kamusal çıkarlarla aralarında bir denge oluşturulması zorunludur. Bu kapsamda; bilgi edinme hakkının kullanılmasına ilişkin usul ve esaslar 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu’nda düzenlenmiş olup Kanun’da, bilgi edinme başvurularına konu edilemeyecek hususların yanı sıra bilgi edinme hakkının sınırları da belirlenmiştir.

11. 4982 sayılı Kanun’un 8’inci maddesinde; kurum ve kuruluşlarca yayımlanmış veya yayın, broşür, ilan ve benzeri yollarla kamuya açıklanmış bilgi veya belgelerin, bilgi edinme başvurularına konu olamayacağı düzenlenmiştir. Danıştay’ın E.2009/272 K.2013/5690 sayılı ve 28/06/2013 tarihli kararında da “…Diğer taraftan seçim tutanaklarının yukarıda anılan

2839 sayılı Milletvekili Seçim Kanunu uyarınca Devlet İstatistik Enstitüsü tarafından

yayımlandığından Bilgi Edinme Hakkı Kanunu’nun 8. Maddesi uyarınca davacının isteminin reddinde hukuka aykırılık davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararında sonucu itibariyle hukuki isabetsizlik bulunmamaktadır.” ifadelerine yer verilerek kamuoyuna açıklanan bilgilerin bilgi edinme hakkına konu olamayacağı vurgulanmıştır.

12. Somut olayda başvuranın, davaya atanmış olan bilirkişinin, hangi uzmanlık alanlarında bilirkişilik yaptığına dair bilgi edinme talebi, bahse konu bilginin yayınlandığı ve aleni olduğundan bahisle reddedilmiştir. Yapılan inceleme ve araştırmada İzmir Bilirkişilik Bölge

Kurulunun internet sitesinde https://izmirbbk.adalet.gov.tr/izmir-bolge-bilirkisi-listesi şeklindeki bağlantıdan İzmir Bölge Bilirkişi Listesinin yayınlandığı ve burada bilirkişilerin uzmanlık alanlarına ayrıntılı bir biçimde yer verildiği görülmüştür. Bu sebeple bahse konu bilgi talebinin, 4982 sayılı Kanun’un 8’inci maddesi kapsamında kaldığı ve bilgi edinme başvurusuna konu olmayacağı değerlendirilmiş olup idare tarafından reddedilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

13. 4982 sayılı Kanunun 4’üncü Bölümünde özel hayatın gizliliği de bilgi edinme hakkının istisnaları arasında sayılmıştır. Mezkûr Kanun’un 21’inci maddesinde; kişinin izin verdiği hâller saklı kalmak üzere, özel hayatın gizliliği kapsamında, açıklanması hâlinde kişinin sağlık bilgileri ile özel ve aile hayatına, şeref ve haysiyetine, meslekî ve ekonomik değerlerine haksız müdahale oluşturacak bilgi veya belgelerin, bilgi edinme hakkı kapsamı dışında olduğu, Kamu yararının gerektirdiği hâllerde ise, kişisel bilgi veya belgelerin, kurum ve kuruluşlar tarafından, ilgili kişiye en az yedi gün önceden haber verilerek yazılı rızası alınmak koşuluyla açıklanabileceği düzenlenmiştir.

14. Kişilik, insanın kendisine bağlı hukuki değer ve varlıklarının bütününü ve hukuken korunmaya değer bulduğu bedeni ve manevi nitelikteki varlıklarının bütünüdür. Mutlak bir hak olan kişilik hakkı ise kişinin maddi ve fiziki bütünlüğü ile şeref ve haysiyeti gibi manevi bütünlüğü, bedeni, manevi ve fikri bütünlüğü üzerindeki hakkıdır. Kişilik hakkının konusunu, kişinin maddi bütünlüğüne ilişkin değerler, şeref ve haysiyet gibi kişinin manevi bütünlüğüne ilişkin değerler, mesleki şeref ve haysiyeti gibi kişinin ekonomik bütünlüğüne ilişkin değerler oluşturur. Kişiler birey olarak toplum içinde sahip oldukları değerlerin yanında, mesleki faaliyetleri açısından da saygınlık taşırlar. Modern devletler kişilerin özel hayatları ve kişilik hakları hakkında birçok bilgiyi ellerinde bulundurmaktadırlar. Bu bilgilerin 3. kişilerin eline geçmesi bireyin temel hak ve özgürlükleri ile özel hayatını tehdit edebilir veya ihlal edebilir (Dr. Aydın AKGÜL, Danıştay ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Kararları Işığında Kişisel

Verilerin Korunması, Beta, İstanbul, 2014).

15. Anayasa Mahkemesinin 1986/24 Esas, 1987/8 Karar tarihli ve 31/03/1987 tarihli Kararında; “…Özel hayatın korunması her şeyden önce bu hayatın gizliliğinin korunması, başkalarının gözleri önüne serilmemesi demektir. Orada cereyan edenlerin yalnız kendisi veya kendisinin bilmesini istediği kimseler tarafından bilinmesini istemek hakkı, kişinin temel haklarından biridir. Bu niteliği sebebiyledir ki, özel hayatın gizliliğine dokunulmaması, insan haklarına ilişkin beyanname ve sözleşmelerde korunması istenilmiş, ayrıca tüm demokratik ülke mevzuatında açıkça belirlenen istisnalar dışında bu hak devlet organlarına, topluma ve diğer kişilere karşı korunmuştur. İnsanın mutluluğu için büyük önemi olan özel hayata saygı gösterilmesi hakkı onun kişiliği için temel bir hak olup yeteri kadar korunmadığı takdirde kişilerin ve dolayısıyla toplumun kendini huzurlu hissedip güven içinde yaşaması mümkün değildir…” ifadelerine yer verilerek özel hayatın gizliliğinin önemi vurgulanmıştır.

16. Yukarıda yer verilen açıklamalar kapsamında başvuranın davacısı olduğu dosyaya atanan bilirkişinin uzmanlığını gösterir belgeler hakkındaki bilgi edinme talebi incelendiğinde; kişilerin birey olarak toplum içinde sahip oldukları değerlerin yanında, mesleki faaliyetleri açısından da saygınlık taşıdıkları, dolayısıyla başvuranın talep ettiği belgelerin başvuruya konu bilirkişinin mesleki şeref ve haysiyetini ilgilendiren ve ekonomik bütünlüğüne ilişkin değerlerden olduğu, talep edilen belgelerin kişinin mesleki değerlerine haksız müdahale oluşturabilecek nitelikte olduğu, bu belgelerin 3. kişilerin eline geçmesi halinde kişinin temel hak ve özgürlükleri ile özel hayatını tehdit edebileceği ve ihlal edebileceği değerlendirilmiş olup başvuranın bilgi edinme başvurusunun 4982 sayılı Kanun’un 21’inci maddesi kapsamında reddedilmesinde hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 17. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar

Hakkında Yönetmelik’in 6’ncı maddesinde yer verilmiş olup, idareden istenilen bilgi ve belgelerin süresi içinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği ayrıca idarenin başvuranla ilgili işlemlerinde “kanunlara uygunluk”, “makul sürede karar verme”, “hesap verilebilirlik”, “şeffaflık”, ve “kararların gerekçeli olması” ilkelerine uygun davrandığı, ancak idari işleme karşı hangi sürede hangi mercilere başvurulabileceği bildirilmediğinden “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uygun davranmadığı anlaşılmış olup idarenin bundan böyle bu ilkeye de uyması beklenmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

18. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun 21’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca gerekçeli ret kararının başvurana tebliğinden itibaren varsa dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup, Ankara İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE; Kararın Başvurana, İzmir Bilirkişilik Bölge Kurulu Başkanlığına ve Bilgi Edinme

Değerlendirme Kuruluna tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

e-imzalıdır

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi