ÖZET: Başvuran, Millî Savunma Bakanlığı tarafından verilen “aylıktan kesme” disiplin cezasının hukuka aykırı olduğunu iddia ederek geri alınmasını talep etmiştir. Disiplin cezaları, kamu görevlilerinin görevlerini yerine getirmemeleri veya yasak fiillerde bulunmaları durumunda uygulanan yaptırımlardır ve bu cezaların bireysel etkileri olduğu gibi kamu düzeni açısından da önemi bulunmaktadır. Disiplin soruşturmalarının yürütülmesinde izlenecek yöntemler ve ceza verme yetkisi, mevzuatla belirlenmiştir.

Disiplin cezası vermeye yetkili mercilerin, disiplin suçu sayılacak eylemlerin öğrenilmesi durumunda, soruşturma başlatması ve olayın somut delillerle ortaya konulması gerekmektedir. Bu bağlamda, disiplin cezasının verilmesi sürecinde, idarenin işlemlerinin hukuka uygunluğu ve tarafsızlığı büyük önem taşımaktadır. Başvuranın durumunun incelenmesi sonucunda, disiplin cezasının hukuka aykırı olduğu değerlendirilmiştir.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2021/9552-S.21.15433

BAŞVURU NO : 2020/103920

KARAR TARİHİ : 29/06/2021

TAVSİYE KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : MİLLİ SAVUNMA BAKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın aylıktan kesme disiplin cezasının kaldırılması talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 30/12/2020

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1) Başvuran başvuru dilekçesinde özetle; Millî Savunma Bakanlığı Askeri Fabrikalar Genel Müdürlüğü

53’üncü Bakım Fabrika Müdürlüğü’nde bakım uzman çavuş olarak görev yaptığını, 2019 yılında K.Irak’a geçici olarak görevlendirildiğini bu sebeple 2019 yılı yıllık planlı iznini kullanamadığını, 2020 yılında 2019 yılına ait iznini kullandığını, izin dönüşünde birinci disiplin amiri Kd.Bçvş. ’nın 2020 yılına ait planlı iznini ne zaman kullanmak istediğini sorduğunu, işler aksamayacak şekilde uygun göreceği zaman diliminde kullanabileceğini söylediğini, daha sonra izin dilekçesi yazdığını, disiplin amiri konumundaki

Yb. in kendisini odaya çağırıp daha yeni izinden geldiğini söyleyerek esas duruşunun bozuk olduğu bahanesi ile aynı gün savunmasını istediğini, 18/11/2020 tarihinde savunma cevap yazısında ileri sürdüğü hususları dikkate almadığını, olayla ilgili disiplin soruşturması yapmadığını, gerekçe ve kanıt göstermeden kendisinin somut iddiasından ibaret olan amire saygısızlık disiplinsizliği oluşturduğu kanaatine vararak

TSK Disiplin Kanunu uyarınca 1/16 oranında “aylıktan kesme” cezası aldığını, bugüne kadar amirleri tarafından hiçbir şekilde cezalandırılmadığı gibi takdir belgesi ile taltif edildiğini, başarılı çalışmaları neticesinde yurt dışı geçici göreve gönderilmekle ödüllendirildiğini belirtmektedir. Başvuran aylıktan kesme disiplin cezasının kaldırılması talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2) Kurumumuzun 24/02/2021 tarih ve S.21 sayılı bilgi ve belge talebi konulu yazısına istinaden Milli

Savunma Bakanlığı tarafından Kurumumuza gönderilen 25/05/2021 tarih ve E sayılı yazı ve eklerinde özetle;

Kep Adresi: kamudenetciligikurumu@hs01 kep.tr

2.1) Şikayete konu işlemler verilen savunma ve ceza infazının uzman erbaşların da tabi olduğu 6413 sayılı

TSK Disiplin Kanunu kapsamında gerçekleştirildiği,

2.2) Personelin 2019 yılında yut dışı geçici görev (ydgg) nedeniyle kullanamadığı 2019 yılı yıllık iznini

ydgg dönüşünü müteakip, 07 Ekim-06 Kasım 2020 tarihleri arasında kullandırıldığı, 2020 yılı yıllık izni ile ilgili olarak 11/11/2020 tarihinde vermiş olduğu dilekçede 17/11/2020-17/12 2020 tarihleri arasında kullanmak istediğini belirtmiş arkasından 17/12/2020 tarihinde dilekçesine cevap verilmediği ile ilgili

“şikayet” konulu dilekçe ile müracaatta bulunduğunu, sonrasında 2020 yılına ait izni hakkında izin talebi ve/veya izninin ertelenmesi ile ilgili talepte bulunmamasına rağmen Teknik Müdürlükçe bahse konu izninin

2021 yılına ertelenmesi yönünde bildirimde bulunulduğu, bu sebeple personelin herhangi bir hak kaybına

uğratılmaması maksadıyla söz konusu iznin 2021 yılında kullandırılmak üzere erteleme işlemi gerçekleştirildiği,

2.3) Başvuru sahibi ile ilgili olarak disiplin cezası verme yetkisi sıralı sicil amirleri yetkisinde olduğu,

bahse konu disiplin cezası işleminin ikinci sicil amiri konumunda bulunan Bkm. Yb.

tarafından gerçekleştirildiği, söz konusu suça ilişkin verilen ceza yazısında suçun TSK

Disiplin Kanunu Madde 18/a: “Amire Saygısızlık: Hizmette veya hizmete ilişkin hallerde amire gösterilmesi gereken saygıyı kasıtlı olarak göstermemek veya amirin yapmış olduğu ikaz tenkit veya muahezeyi saygı ile kabul etmemektir.” Hükmü gereği amire saygısızlık olarak işlem yapıldığı,

2.4) Başvuran hakkında bahse konu disiplin cezasına konu fiilleri ile ilgili olarak daha önceden amirleri

tarafından herhangi bir inceleme/soruşturma yapılmadığı, hakkında öncesinde uygulanan bir disiplin cezası bulunmadığı,

2.5) İdarenin söz konusu işlemlerinde mevzuata aykırılık bulunmadığı, başvurana uygulanan disiplin

yaptırımıyla ilgili olarak, mevzuat hükümlerine uygun şekilde hareket eden İdarenin işlemlerinde herhangi bir hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığının değerlendirildiği, ayrıca kayıtların tetkiki sonucu başvuru konusunda yargı organlarında görülmekte olan veya karara bağlanmış herhangi bir uyuşmazlık konusu bulunmadığı, Açıklamalarına yer verilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3) Anayasamızın;

3.1) “Düşünceyi açıklama ve yayma hürriyeti” başlıklı 26 ncı maddesinde; “Herkes, düşünce ve

kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahiptir. Bu hürriyet Resmî makamların müdahalesi olmaksızın haber veya fikir almak ya da vermek serbestliğini de kapsar. Bu fıkra hükmü, radyo, televizyon, sinema veya benzeri yollarla yapılan yayımların izin sistemine bağlanmasına engel değildir.

Bu hürriyetlerin kullanılması, millî güvenlik, kamu düzeni, kamu güvenliği, Cumhuriyetin temel nitelikleri ve Devletin ülkesi ve milleti ile bölünmez bütünlüğünün korunması, suçların önlenmesi, suçluların cezalandırılması, Devlet sırrı olarak usulünce belirtilmiş bilgilerin açıklanmaması, başkalarının şöhret veya haklarının, özel ve aile hayatlarının yahut kanunun öngördüğü meslek sırlarının korunması veya yargılama görevinin gereğine uygun olarak yerine getirilmesi amaçlarıyla sınırlanabilir.

Kep Adresi: kamudenetciligikurumu@hs01 kep.tr

(Ek fıkra: 3/10/2001-4709/9 md.) Düşünceyi açıklama ve yayma hürriyetinin kullanılmasında uygulanacak şekil, şart ve usuller kanunla düzenlenir.”

3.2) “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36 ncı maddesinde; “Herkes, meşru vasıta ve yollardan

faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir. Hiçbir mahkeme, görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktan kaçınamaz.”,

3.3) “Dilekçe, Bilgi Edinme ve Kamu Denetçisine Başvurma Hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin

üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”,

3.4) “Askeri Yüksek İdare Mahkemesi” başlıklı 157 inci maddesinde; (Mülga: 21/1/2017-6771/16

md.)

4) 14/6/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun Görevi” başlıklı

5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü

eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,

5) 21/01/2017 tarihli ve 6771 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasında Değişiklik Yapılmasına Dair

Kanun’un 16 ıncı maddesinin birinci fıkrasında; “ 2709 sayılı Kanunun; …148 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “, sıkıyönetim”, altıncı fıkrasında yer alan “, Askerî Yargıtay, Askerî Yüksek İdare

Mahkemesi” ve “Yüksek”,…ibareleri madde metinlerinden çıkarılmıştır.”

6) 211 sayılı İç Hizmet Kanunu’nun;

6.1) “Disiplin” üst başlıklı 13 üncü maddesinde; “Disiplin: Kanunlara, nizamlara ve amirlere mutlak bir

itaat ve astının ve üstünün hukukuna riayet demektir.

Askerliğin temeli disiplindir.

Disiplinin muhafazası ve idamesi için hususi kanunlarla cezai ve hususi kanun ve nizamlarla idari tedbirler alınır.”,

6.2) “Astın Vazifeleri” üst başlıklı 14 üncü maddesinde; “Ast; amir ve üstüne umumi adap ve askeri

usullere uygun tam bir hürmet göstermeye, amirlerine mutlak surette itaate ve kanun ve nizamlarda gösterilen hallerde de üstlerine mutlak itaate mecburdur.

Ast muayyen olan vazifeleri, aldığı emri vaktinde yapar ve değiştiremez, haddini aşamaz. İcradan doğacak mesuliyetler emri verene aittir.

İtaat hissini tehdit eden her türlü tezahürler, sözler, yazılar ve fiil ve hareketler cezai müeyyidelerle men olunur.”

6.3) “Amirin Vazifeleri” üst başlıklı 15 inci maddesinde; “Amir; emirlerini maiyetindeki her şahsa

verebilir. Vazifelerin zamanında ve tam olarak yapılıp yapılmadığı takip ve yapılmasını temin eder”,

6.4) 17 nci maddesinde; “Amir; maiyetine hürmet ve itimat hisleri verir. Maiyetin ahlaki, ruhi ve bedeni

hallerini daima nezaret ve himayesi altında bulundurur. Amirin maiyetine karşı daima bitaraflık ve hakkaniyeti muhafazası esastır.”

Kep Adresi: kamudenetciligikurumu@hs01 kep.tr

6.5) 18 inci maddesinde; “Amir; maiyetine disiplini bozan fiil ve hareketlerinden dolayı disiplin cezaları

verir.

Disiplin cezalarının mahiyeti ve verilmesi usulü hususi kanundaki hallere göre tayin ve tespit olunur.”

7) 18/03/1986 tarihli ve 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu’nun,

7.1) “Tanımlar” başlıklı 3 üncü maddesinde; “Bu Kanunda geçen deyimlerden;

a) Uzman Çavuş: En az lise veya dengi okul mezunu çavuşlar veya en az ilköğretim okulu mezunu olup, muvazzaflık hizmetini çavuş rütbesi ile tamamlayanlardan, muvazzaflık hizmetini müteakip Türk Silâhlı

Kuvvetlerinin devamlılık arz eden teknik ve kritik görev yerlerinde veya çavuş kadro görev yerlerinde, bu

Kanun esaslarına göre istihdam edilenler ile yönetmelikte belirtilen esaslara göre uzman onbaşılıktan uzman çavuşluğa geçirilenleri

…

ifade eder.”

8) 16/02/2013 tarihli ve 6413 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanunu’nun,

8.1) “Disiplinsizliğin oluşması ve disiplin cezalarının niteliği” başlıklı 4 üncü maddesinde, “(1)

Disiplinsizlik; bu Kanunda ayrıca hüküm bulunmayan hâllerde, kasten veya taksirle işlenebilir…”,

8.2) “Takdir hakkının kullanımı” başlıklı 6 ncı maddesinde; “– (1) Bu Kanunla disiplin cezası vermeye

yetkilendirilmiş kişi ve kurullar, disiplin cezası uygulanması ile ilgili takdir haklarını ölçülü, adaletli ve hakkaniyetli bir şekilde kullanırlar.

(2) Takdir hakkı mutlaka gerekçeli olarak kullanılır.

(3) Takdir hakkı kullanılırken; a) Disiplinsizliğin işleniş biçimi, b) Disiplinsizliğin işlendiği zaman ve yer, c) Disiplinsizliğin askeri hizmete olumsuz etkisinin ağırlığı, ç) Meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı, d) Disiplinsizlik yapan personelin kast veya taksire dayalı kusurunun ağırlığı, e) Disiplinsizlik yapan personelin daha önceki disiplin durumu, f) Disiplinsizlik yapan personelin samimi ikrarı ve gösterdiği pişmanlık, gibi hususlar göz önüne alınır.”,

8.4) “Disiplin soruşturması ve yetkiler” başlıklı 7 nci maddesinde; “(1) Maiyetinden birinin

disiplinsizlik teşkil edebilecek bir fiilini veya mesleğe aykırı tutum ve davranışını herhangi bir şekilde öğrenen disiplin amirleri, olayın araştırılması gerektiğine kanaat getirirse, yazılı olarak görevlendireceği soruşturmacılar vasıtasıyla ya da şahsen disiplin soruşturması yapar.

(2) Disiplin soruşturmacısı olarak tek bir kişi görevlendirilebileceği gibi en az üç kişiden oluşan bir heyet de görevlendirilebilir.”,

Kep Adresi: kamudenetciligikurumu@hs01 kep.tr

8.5) “Disiplin amirinin disiplin cezası verme yetkisi” başlıklı 8’inci maddesinde; “(1) Disiplinsizliği

tespit edilen personele disiplin amiri tarafından bu Kanundaki esaslara uygun olarak disiplin cezası verilir.

(2) Bu Kanunda belirlenmiş olan disiplinsizliklere nitelik ve ağırlıkları itibarıyla benzer eylemlerde bulunanlara, eylemleri adli veya askeri suç teşkil etse dahi aynı neviden disiplin cezaları verilebilir.

(3) Disiplin amiri olabilmek için; a) Amir konumunda olunması, b) Disiplin cezası verilecek personelden rütbe veya kıdemce büyük olunması, c) Disiplin cezası verilecek kişinin subay, astsubay (…)ve uzman erbaş statüsünde olması hâlinde, ilgili mevzuata göre bu personele sicil verme yetkisinin bulunması gerekir.”

8.6) “Üst Disiplin amirlerinin disiplin cezası verebileceği haller” başlıklı 9 uncu maddesinde; “1) Bu

Kanunda belirlenmiş istisnalar hariç, aşağıdaki hâllerde disiplin soruşturması yapma ve disiplin cezası

verme görev ve yetkisi üst disiplin amirleri tarafından da kullanılabilir:

a) Disiplinsizlik, daha ağır bir disiplin cezası verilmesi amacıyla kendisine iletilmiş veya kendisi tarafından buna gerek görülmüşse b) Disiplinsizliğe bizzat şahit olmuşsa c) Disiplinsizlik, resmî saygınlığına ve makamına karşı işlenmişse ç) Disiplinsizlik, emri altında bulunan çeşitli kıta, karargâh ve kurumlara bağlı birden fazla kişi tarafından işlenmişse

…

disiplin cezası verme görev ve yetkisi disiplin amiri tarafından kullanılır.”

8.7) “Disiplin Cezaları” başlıklı 11 inci maddesinde; “ (1) Subay, astsubay (…) (1) ve uzman erbaşlar

ile sözleşmeli erbaş ve erler hakkında verilebilecek disiplin cezaları ağırlık derecesine göre aşağıda

belirtilmiştir:

a) Uyarma b) Kınama c) Hizmete kısmi süreli devam ç) Aylıktan kesme d) Hizmet yerini terk etmeme e) Oda hapsi f) Silahlı Kuvvetlerden ayırma (2) Uyarma, kınama, hizmete kısmi süreli devam ve aylıktan kesme cezaları disiplin amirleri tarafından; hizmet yerini terk etmeme ve oda hapsi cezaları disiplin kurulları ve disiplin amirleri tarafından; Silahlı

Kuvvetlerden ayırma cezası yüksek disiplin kurulları tarafından verilir.”,

8.8) “Disiplin cezalarının yerine getirilme şekilleri” başlıklı 12 inci maddesinde; “ (1) Uyarma cezası;

personele, görevinin icrasında veya hâl ve hareketlerinde daha dikkatli olması gerektiğinin yazı ile bildirilmesidir.

Kep Adresi: kamudenetciligikurumu@hs01 kep.tr

…

(4) Aylıktan kesme cezası; disiplin cezası verilen personelin, sosyal güvenlik mevzuatına göre hesaplanan prime esas kazanç tutarından ekli (1) sayılı çizelgede belirtilen oranlarda kesinti yapılmasıdır. Ceza, aylığı tahakkuk ettiren birimce personelin aylığından kesilmek suretiyle yerine getirilir. Aylıktan kesme tam lira üzerinden yapılır ve kuruşlar dikkate alınmaz.”

8.9) “Cezanın ağırlaştırılması ve disiplin amirlerinin takdir hakkı” başlıklı 14 üncü maddesinde;

“…(2) Disiplin amirleri, personelin; olumlu hizmet, sicil ve disiplin safahatı ile eylemin niteliğini göz önüne alarak bir derece hafif ceza uygulayabilir.

(3) Disiplin amirleri, uyarma, kınama ve hizmete kısmi süreli devam cezalarını gerektiren disiplinsizliklerinden dolayı personeline disiplin cezası vermeyebilir …”,

8.10) “Uyarma cezasını gerektiren disiplinsizlikler” başlıklı 15 inci maddesinde; “(1) Uyarma cezasını

gerektiren disiplinsizlikler şunlardır:

…

i) Selamlama yapmamak: Selamlama ile ilgili olarak nizamlarla belirlenmiş kurallara riayet etmemektir…”

8.11) “Kınama cezasını gerektiren disiplinsizler” başlıklı 16 ncı maddesinde; “…

a) Amir veya üste nezaketsizlik: Hizmette veya hizmete ilişkin hâllerde amir veya üste karşı saygısızlık teşkil edecek nitelikte olmayan ancak askeri nezaket, protokol ve terbiye kurallarına aykırılık teşkil eden fiillerde bulunmaktır. Askeri nezaket, protokol ve terbiye kurallarının astlara veya maiyete önceden ilan veya tebliğ olunması veya bu disiplinsizliği yapan kişinin makam ve rütbesi itibarıyla bu kuralları biliyor olması gerektiğinin objektif olarak kabul görmesi hâlinde disiplin cezası verilebilir…”

8.12) “Hizmete kısmi süreli devam cezasını gerektiren disiplinsizlikler” başlıklı 17 nci maddesinde;

“(1) Hizmete kısmi süreli devam cezasını gerektiren disiplinsizlikler şunlardır: a) Üste saygısızlık: Hizmette veya hizmete ilişkin hâllerde üste gösterilmesi gereken saygıyı kasıtlı olarak göstermemek veya yetkili olduğu durumlarda üstün yapmış olduğu ikaz, tenkit veya muahezeyi saygı ile kabul edip dinlememektir.”

8.13) “Aylıktan kesme cezasını gerektiren disiplinsizlikler” başlıklı 18 inci maddesinde; “a) Amire

saygısızlık: Hizmette veya hizmete ilişkin hâllerde amire gösterilmesi gereken saygıyı kasıtlı olarak göstermemek veya amirin yapmış olduğu ikaz, tenkit veya muahezeyi saygı ile kabul etmemektir…”

8.14) “Zamanaşımı” başlıklı 39’uncu maddesinde; “(1) Disiplin amirleri tarafından, disiplinsizliğin

kendileri tarafından öğrenilmesinden itibaren bir ay ve her hâlde disiplin cezasını gerektiren fiil ve hâllerin işlendiği tarihten itibaren iki yıl geçtikten sonra disiplin cezası verilemez. Fiil, inceleme ve araştırma yapmayı gerektirmiş ise, bir ay içerisinde inceleme ve araştırmaya başlanmış olmak ve altı ayı geçmemek kaydıyla, inceleme ve araştırma için geçen süre bir aylık süreye dâhil edilmez.”,

8.15) “Savunma hakkı” başlıklı 40’ıncı maddesinde; “(1) Bu Kanunun 13 üncü maddesinin altıncı

fıkrasında düzenlenen istisna haricinde disiplin amirleri veya disiplin kurulları tarafından savunma alınmadan disiplin cezası verilemez.

(2) (Değişik: 22/1/2015-6586/105 md.) İsnat olunan hususlar ile savunma için verilen süre açıkça ve yazılı olarak ilgiliye bildirilir. Yüksek disiplin kurulunun görevine giren disiplinsizliklerde verilecek savunma süresi üç iş gününden, diğer disiplinsizliklerde ise iki iş gününden az ve her hâlde beş iş gününden fazla

Kep Adresi: kamudenetciligikurumu@hs01 kep.tr

olamaz. Savunması istenen kişinin talebi hâlinde ilave savunma süresi verilebilir. Ancak, ilk verilen savunma süresi ile ilave verilen savunma süresinin toplamı beş iş gününü geçemez. Verilen süre içinde savunmasını yapmayan personel savunma hakkından vazgeçmiş sayılır.”,

8.16) “Disiplin amirleri tarafından verilen cezalara itiraz ve cezanın kesinleşmesi” başlıklı 41’inci

maddesinde; “1) Disiplin amirleri tarafından verilen disiplin cezalarına karşı, cezanın tebliğ edilmesinden itibaren iki iş günü içinde itiraz edilebilir. İtiraz, bir üst disiplin amirine yazılı olarak yapılır. Süresi içinde itiraz edilmez ise ceza kesinleşir.

…

(3) İtiraz, yetkili üst disiplin amiri tarafından üç iş günü içinde karara bağlanır. İlave inceleme yapılmasının gerekli olduğu durumlarda bu süre bir katına kadar uzatılabilir.

(4) İtiraz haklı görülürse, itirazı inceleyen üst disiplin amiri verilen cezayı hafifletebilir veya tamamen kaldırabilir. İtiraz haklı görülmez ise ret olunur. Karar itiraz edene tebliğ edilerek kesinleşir.”,

8.17) “Yargı denetimi” başlıklı 43’üncü maddesinde; “(1) Yüksek disiplin kurulları tarafından verilen

Silahlı Kuvvetlerden ayırma cezaları ile subay, astsubay, (…) uzman erbaş ile sözleşmeli erbaş ve erler hakkında disiplin amirleri veya disiplin kurulları tarafından barış zamanında verilmiş olan aylıktan kesme, hizmet yerini terk etmeme ve oda hapsi cezalarına karşı Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde iptal davası açılabilir.”,

8.18) “Diğer Kanunlardaki Hükümler” başlıklı 48’inci maddesinde; “1) Barışta; diğer mevzuatta 477

sayılı Kanuna yapılan atıflar bu Kanuna, disiplin mahkemelerine yapılan atıflar ise disiplin kurullarına yapılmış sayılır.”

9) 06/09/1961 tarihli ve 10899 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet

Yönetmeliği’nin,

9.1) “Disiplin” üst başlıklı 2 nci maddesinde; “Tam ve sağlam bir disiplin için, âmir ile maiyetin karşılıklı

sevgi ve saygı ile birbirlerine itimat beslemeleri şarttır. Böyle olmayan disiplin tehlikeli olur ve sıkışık zamanlarda çabuk gevşer, bu da muvaffakiyetsizliği ve felaketi doğurur.”,

9.2) “Ast’ ın vazifeleri” üst başlıklı 4 üncü maddesinde; “Mesleğin istediği mutlak itaati her ast’ ın

gönül isteği ile yapması şarttır.

İtaatin; âmir veya üstün kanuni selâhiyetinden korkmaktan ziyade onun bilgisine, rütbe ve makamına ve şahsına karşı duyulan ve beslenen saygı ve sevgiden ileri geldiği, astın bütün hal ve hareketlerinde, her yer ve zamanda göze çarpmalı ve bakışlarında parlamalıdır. Bu saygı ve sevgi hislerini telkin eylemek de

âmirin ve üstün esas vazifelerindendir.”,

9.3) “Ast’ ın vazifeleri” üst başlıklı 6 ncı maddesinde; “Resmî veya hususi bir iş sebebiyle bir âmir veya

üst ile münasebette bulunacak her ast, her zaman askerî usullere ve askerî terbiyeye tamamıyla uymağa ve onlara karşı yüksek bir saygı göstermeğe mecburdur.”,

9.4) “Amirin vazifeleri” üst başlıklı 13 üncü maddesinde; “Amir maiyetinden mutlak bir itaat beklemeğe

ve istemeğe haklıdır. Amir de maiyetinin şeref ve haysiyetlerini, sağlığını ve özlük haklarını gözetmeğe mecburdur.”,

Kep Adresi: kamudenetciligikurumu@hs01 kep.tr

9.5) “Amirin vazifeleri” üst başlıklı 14 üncü maddesinde; “Amir, maiyetine eşit muamele yapmağa ve

haklarında âdil hareket etmeğe mecburdur. Fakat iyilik ve koruma düşüncesi âmirin kanun ve nizamlardan ayrılmasına sebep olamaz. Amir, göreve bağlılık ve gayret, kanun ve nizamlara uyarlık, çalışkanlık, hal ve tavrı ile maiyetine örnek olacaktır.”,

9.5) “Amirin vazifeleri” üst başlıklı 16 ıncı maddesinde; “Vazife esnasında âmirlerin maiyetleri ile

münasebetleri daima ciddi olmalı, vazife dışındaki münasebet ve görüşmeleri de samimi ve candan olmalı, bununla beraber itaat ve itimat hislerini bozacak derecede senli benli olmamalıdır.”,

9.6) “Amirin vazifeleri” üst başlıklı 20 nci maddesinde; “Amirler, maiyetlerinin ruhlarına hâkim

olmalıdır. Onların resmî veya hususi işlerinde muvaffak olmalarını temin için mümkün olan yardımları yapmalı, onların haklarını korumalı, onlara candan bir baba ve büyük kardeş duygusu ile her türlü yardımda bulunmalıdır…”

9.7) “Amirin vazifeleri” üst başlıklı 23 üncü maddesinde; “Amirler icabında hükmedecekleri cezanın

cins ve miktarını yalnız yapılan yolsuzluğun ve kabahatin derecesi ile ölçmemeli, astın itaate nizam ve intizama itiyadını göz önüne koyarak onun istidat, ruhi haletini de hesaba katarak tâyin etmelidir. Bu iş

âmirlerden maharet ve cesaret ister.”,

9.8) “Amirin vazifeleri” üst başlıklı 24 üncü maddesinde; “Gerek cezanın ve gerekse mükâfatın tesirli

olabilmesi için daima haklı olarak ve tam zamanında verilmesi şarttır.”,

9.9) “Müracaatlar” üst başlıklı 41 inci maddesinde; “ Her asker, resmi ve şahsi işlerinden dolayı

müracaatını söz veya yazı ile en yakın âmirinden başlayarak silsile yolu ile yapabilir. Yazılı müracaatlar dilekçe ile yapılır. Dilekçeler iyi düşünülerek ve açık dille, maksadı en iyi ifade edecek surette kanun ve nizamlara uygun olarak yazılmalıdır.

Ağızdan yapılan müracaatlarda da aynı kaidelere uyulur. Silâhlı Kuvvetlerde görevli sivil personelin de müracaatları aynı usul ve kaidelere uyularak yapılır.” düzenlemelerine yer verilmiştir

IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

10) Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte

değerlendirilerek hazırlanan “Tavsiye Kararı Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme

11) Bir numaralı paragrafta yer verildiği üzere başvuran tarafından, yukarıda ifade edilen gerekçelerle

hukuka aykırı olduğu iddia edilen “aylıktan kesme” disiplin cezasının geri alınması talep edilmektedir. Bu talebe istinaden yapılan, şikâyete konu disiplin cezasının incelenme ve araştırılması neticesinde;

12) Disiplin cezaları, kamu hizmetinin gereği gibi yürütülebilmesi bakımından kamu görevlilerinin

mevzuat uyarınca yerine getirmek zorunda oldukları ödev ve sorumlulukları ifa etmemeleri veya mevzuatta yasaklanan fiillerde bulunmaları durumunda uygulanan yaptırımlar olup, kamu görevlilerinin özlük hakları üzerinde doğrudan ve önemli sonuçlar doğurmaları sebebiyle disiplin cezalarının sübjektif ve bireysel etkileri bulunduğu gibi kamu görevinin gereği gibi sürdürülmesi ve kamu düzeninin sağlanması bakımından objektif ve kamusal öneme sahip olduğu; bu bakımdan disiplin soruşturmalarının yapılmasında izlenecek yöntem, ceza verilecek fiiller ve ceza vermeye yetkili makam ve kurulların mevzuatla belirlendiği, doktrin ve yargısal içtihatlarla da konu ile ilgili disiplin hukuku ilkelerinin oluşturulduğu bilinmektedir.

Kep Adresi: kamudenetciligikurumu@hs01 kep.tr

13) Disiplin cezası vermeye yetkili mercilerce disiplin suçu sayılacak eylemlerin işlenildiğinin öğrenilmesi

hâlinde, bu kişiler hakkında soruşturma emri verilerek, soruşturmacı görevlendirilmesiyle başlatılacak soruşturmada olayın şüpheye yer vermeyecek şekilde somut delillerle ortaya konulması gerekmektedir.

14) İdari işlemlerin bir sebebe ve gerekçeye dayalı olması hukukun genel ilkelerinden olduğundan, bu ilke

genel anlamda düzenleme veya işlem yapan idareyi uyguladığı ve düzenleme yaptığı alanda doğru ve anlamlı olgular ortaya koymaya ve denetim yapmaya zorlar. İşlemlerde gösterilen sebep ve gerekçe, işlemin yasaya uygunluğu ve dayanağını değerlendirme, itiraz edip etmeme konusunda ilgililere yardımcı olmakla birlikte, idarenin saydamlığı, savunma hakları ve idareye güven ilkeleri ve hukuk devleti anlayışının oluşumu noktalarında da büyük öneme sahiptir.

15) Disiplin cezası niteliği gereği öteki idari işlemlerden farklı olduğundan; disiplin cezaları, disiplin

cezasını vermeye yetkili organlar, bu organların oluşumu, çalışma usulü, karar oluşturması, bu kararlara itiraz ve bütün bu sürecin her aşaması için öngörülen süre koşulları ile disiplin cezası işlemi sıkı şekil şartına bağlı olarak uygulanabilmektedir.

16) Milli Savunma Bakanlığı’ndan istenilen bilgi ve belgeler doğrultusunda anılan idare tarafından

Kurumumuza gönderilen belgeler incelenmiş, aşağıdaki bulgulara ulaşılmıştır.

16.1) 11/11/2020 tarihinde 53’üncü Bakım Fabrika Teknik Müdürlüğü odasında Bkm. Yb.

’in Bkm. Uzm. Çvş. ’a esas duruşunu göstermesi konusundaki ikazına rağmen elleri açık bir şekilde gayri ciddi duruşunu değiştirmediği, akabinde Teknik

Müdürlük binası dışında tekrar ikaza rağmen aynı gayrı ciddi davranışı nedeniyle 12/11/2020 tarihinde yazılı savunmasının istendiği, personelin ek süre talebi ile üç (3) gün ek süre verilmek suretiyle 18/11/2020 tarihinde savunma verdiği, buna istinaden 07/12/2020 tarihinde 6413 TSK Disiplin Kanunu 18. Madde a fıkrası “Amire Saygısızlık” disiplinsizliği nedeniyle 1/16 oranında “Aylıktan kesme cezası” ile cezalandırıldığı,

16.2) Başvuran tarafından bahse konu disiplinsizlik cezasına 08/12/2020 tarihinde itiraz edildiği,

10/12/2020 tarihinde itiraz dilekçesine istinaden Disiplin Soruşturması Heyetinin teşkil edildiği, Heyet tarafından yapılan 16/12/2020 tarihinde inceleme ve değerlendirme neticesinde Raporun Sonuç ve Kanaat kısmında; İlgili mevzuat kapsamında amirine gösterilmesi gereken saygının gösterilmediği gerekçesiyle disiplin amiri (sıralı sicil amiri) tarafından verilen savunma ve ceza infazının uzman erbaşlarında tabi olduğu 6413 sayılı TSK Disiplin Kanunu kapsamında verildiği değerlendirilmesi ile amirin tespit ettiği disiplinsizliği aynı ilgi mevzuat kapsamında kendisine verilen yetki ve takdir hakkında dayanarak cezalandırılmasının hukuki olduğu tespitiyle verilen cezanın bir üst amir konumunda bulunan

Bkm.Alb tarafından iptal edilmediği anlaşılmaktadır.

17) 6413 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanunu’nun 6’ncı maddesinde, idarenin disiplin cezası

uygulamasında takdir hakkı ile ilgili temel ilkelere yer verilmiştir. Buna göre; disiplin cezası vermeye yetkilendirilmiş kişi ve kurulların disiplin cezası uygulanması ile takdir haklarını ölçülü, adaletli ve hakkaniyetli bir şekilde kullanacakları, takdir hakkının mutlaka gerekçeli olacağı, yine bu hakkı kullanırken disiplinsizliğin işleniş biçimi, işlendiği zaman ve yer, askeri hizmete olumsuz etkisinin ağırlığı, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı, personelin kast veya taksire dayalı kusurunun ağırlığı ve personelin daha önceki disiplin durumu gibi hususların göz önüne alınacağı gerekmektedir.

18) İdareye belli konularda takdir yetkisinin tanınması, idarenin keyfi olarak hareket edebileceği anlamına

da gelmez. Bu doğrultuda idare takdir yetkisini kullanırken yasanın koyduğu sınırlar içinde kalmalı, eşitlik

Kep Adresi: kamudenetciligikurumu@hs01 kep.tr

ilkesine önem vermeli, bu yetkiyi kamu yararı için kullanmalı, yasanın öngördüğü amaçtan başka ya da kamu yararı dışında bir amaç için kullanamamalı ve bu yetkiyi gerekçeli olarak kullanmalıdır (Prof. Dr.

Şeref Gözübüyük, “Yönetim Hukuku”, Eylül/1991 s.204).

19) Kamu görevlilerinin kamu hizmetini etkin ve verimli olarak yürütmeleri için mevzuatla belirlenen

tutum ve davranışları sergilemeleri gerekirken, yasaklanan tutum ve davranışları işlemeleri halinde disiplin cezalarıyla tecziye edilmeleri gerektiği, uygulanacak disiplin cezası ile kamu görevlisinin eylemi arasında bir denge bulunmasının zorunluluk olduğu, fiilin işleniş biçimi, kamu görevlisinin mevzuatı ihlal eden davranışının bulunup bulunmadığı hususunda her türlü şüpheden uzak bir kanaate varılması gerektiği, disiplin cezasının ise tamamen tarafsız ve objektif esaslara göre verilerek adalet ve hakkaniyete uygun hareket edilmesi disiplin hukukunun ilkelerindendir.

20) Askeri Yüksek İdare Mahkemesi (AYİM), kaldırılana kadar Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ile

görevlendirilmiş bağımsız bir yüksek mahkeme olarak görev yapmıştır. Mahkeme Askeri Danıştay olarak da adlandırılmıştır. AYİM, askeri olmayan makamlarca tesis edilmiş olsa bile, asker kişileri ilgilendiren ve askeri hizmete ilişkin idari işlem ve eylemlerden doğan uyuşmazlıkların yargı denetimini yapan ilk ve son derece mahkemesi iken, 2017 yılındaki halk oylaması sonucu kaldırılmış, mahkemenin alanına giren konularda İdare Mahkemeleri ve yüksek mahkeme olarak Danıştay görevlendirilmiştir.

21) Anayasa Mahkemesinin 14/11/2013 tarihli ve E:2013/15, K:2013/131 sayılı kararında; disipline konu

eylemler ile yaptırımlar arasında adil bir dengenin gözetilmesinin de hukuk devleti ilkesinin bir gereği olduğu, eylem ile yaptırım arasında bulunması gereken adil dengenin, ölçülülük ilkesi olarak da adlandırıldığı ve bu ilkenin alt ilkelerinin de elverişlilik, zorunluluk ve orantılılık ilkelerinden oluştuğundan bahisle elverişlilik ilkesinin, öngörülen yaptırımın ulaşılmak istenen amaç için elverişli olmasını, zorunluluk ilkesinin öngörülen yaptırımın ulaşılmak istenen amaç bakımından zorunlu olmasını ve orantılılık ilkesinin ise öngörülen yaptırım ile ulaşılmak istenen amaç arasında olması gereken orantıyı ifade ettiği açıklanmaktadır.

22) Danıştay 8. Dairesinin 11/02/1997 tarihli ve E:1995/3680, K:1997/3928 sayılı kararına göre de, takdir

edilen disiplin cezası ile ilgilinin eylemi arasında adil bir denge bulunması ilkesi disiplin hukukunun temel ilkelerindendir. Bu denge kurulurken, olayın oluş biçimi, ilgilinin suç kastının bulunup bulunmadığı, irade dışı etkenlerin eylemin meydana gelmesine etkisi gibi hususların göz önünde bulundurulması gerekmektedir. Yine Danıştay 8. Dairesinin aynı yönde 12/10/1998 tarihli ve E:1998/4988, K:1998/3015 sayılı kararı bulunmaktadır.

23) Somut olayda İdare tarafından gönderilen bilgi ve belgelerden; MSB Askeri Fabrikalar Genel

Müdürlüğü 53’üncü Bakım Fabrika Müdürlüğünde uzman çavuş olarak görev yapan başvuranın, 2019 yılında yurt dışı geçici görevi nedeniyle kullanamadığı izinleri 2020 yılında kullandığı, sonrasında 2020 yılına ait kullanması gereken izinlerini ne yapması gerektiğini amiri konumunda olan Kd. Bçvş.

’a sorduğu, amiri de konuyu Teknik Müdür ve başvuranın ikinci sicil amiri olan Yb.

’e arz ettiği ve Teknik Müdüründe iznini kullanmasında herhangi bir sorun olmadığını belirttiği, bunun üzerine 17/11/2020-17/12/2020 tarihleri arasında uygun görülmesi halinde kullanmak istediğine dair 11/11/2020 tarihinde dilekçe verdiği, söz konusu dilekçenin Kd. Bçvş.

’ un izinde olması sebebiyle kendisiyle telefonda görüşülerek bilgisi olduğu gerekçesiyle yerine bakan Bkm.Asb.Kd.Bçvş. tarafından uygundur ibaresi ve parafesi ile işleme

Kep Adresi: kamudenetciligikurumu@hs01 kep.tr

alındığı, oluru alınması gereken ikinci sicil amiri olan Yb. ’e idari faaliyetlere bakan devlet memuru tarafından götürüldüğü, disiplin soruşturması kapsamında verilen tanık ifadelerinde Teknik Müdür’ün başvuranı çağırmasını istediği, başvuranın odaya girdiği an esas duruşta tekmil verirken Teknik Müdürün başvuranın sözünü keserek “sen daha yeni izinden gelmedin mi? sen de hiç utanma yok mu? zaten 2019 iznini bile verdik, izin dilekçeni kendi amirine bile imzalatmamışsın” dediği, bunun üzerine başvuranın “Ben de utanma var ama sizin üslubunuz uygun değil” şeklinde cevap verdiği, Teknik Müdürün elini masaya vurarak yüksek sesle “sen kim oluyorsun da benimle bu şekilde konuşuyorsun, odamdan defol git” dediği, bunun üzerine başvuranın odadan binanın dışına çıktığı, bir iki dakika sonra Teknik Müdürün dışarı çıktığı ve başvuran “benim karşımda nasıl böyle duruyorsun, esas duruşa geç dediği” daha sonrasında başvuranın savunmasını istediği, 07/12/2020 tarihinde “aylıktan kesme” disiplin cezası verdiği, başvuranın söz konusu disiplin cezasına itirazı üzerine üçüncü sicil amiri tarafından 10/12/2020 tarihli yazı ile disiplin soruşturması başlatılması için soruşturmacılar atadığı görülmektedir.

24) Bununla birlikte 14/12/2020 tarihinde yapılan Disiplin Soruşturmasında yapılan inceleme neticesinde

söz konusu disiplinsizliğin 6413 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanunu kapsamında olduğu ancak iddia edildiği üzere 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu ile 5237 sayılı TCK kapsamında olmadığı, ayrıca disiplin soruşturması kapsamında başvuran ’ dan savunma alınmadığı ancak tanık olduğu iddia edilen personelin bilgisine başvurulduğu, söz konusu olayı aydınlatacak bilgiye ulaşılamadığının belirtildiği, İç Hizmet Kanunu ve Yönetmeliğinin ilgili maddelerinde belirtilen astın vazifelerinden sayılan ve ilgili mevzuat kapsamında disiplin amiri (sıralı sicil amiri) tarafından verilen savunma ve ceza infazının 6413 TSK Disiplin Kanunu kapsamında verildiği ve hukuki olduğunun değerlendirildiği, 3.sicil amiri tarafından 16/12/2020 tarihinde “Amirine göstermesi gereken gösterilmediği” gerekçesiyle “aylıktan kesme disiplin cezası” verildiği tespit edilmiştir.

25) Hangi tür eylemlerin üste veya amire karşı saygısızlık oluşturacağının belirlenmesinde herkes

tarafından kabul gören genel ve objektif nitelikte kriterlerin belirlenmesine ihtiyaç olduğu açıktır. Aksi takdirde saygısızlık oluşturmayan bir eylemin saygısızlık olarak görülmesini ve personelin disiplin yaptırımı ile cezalandırılmasını mümkün kılmaktadır.

26) Öncelikle saygı kelimesinin anlamının ortaya konulması gereklidir. Türk Dil Kurumunun Türkçe

sözlüğünde “Saygı: Değeri, üstünlüğü, yaşlılığı, yararlılığı kutsallığı dolayısıyla bir kimseye bir şeye karşı dikkatli özenli ölçülü davranmaya sebep olan sevgi duygusu hürmet ve ihram” olarak açıklanmıştır. Buna göre üste ve amire karşı saygı, üste ve amire karşı dikkatli, özenli ve ölçülü davranma veya uyarıyı saygı duruşu içerisinde kabul etmek olarak belirlenmiştir. Nitekim Askeri Yargıtay Daireler Kurulu’nun

05.07.2012 tarih ve 2012/82-89 sayılı kararında; “size de bu şekilde soru sorulsa sizde apışıp

kalırdınız’’ ve “evet ne dediğimin farkındayım, ben kendi durumumu izah etmeye çalışıyorum, size de bu şekilde soru sorsalar sizde apışıp kalırdınız’’ şeklindeki sözleri, yukarıdaki kriterleri kullanarak amire saygısızlık olarak görmemiştir.

27) Anayasa’nın “Düşünceyi açıklama ve yayma hürriyeti” başlıklı 26 ncı maddesinin asıl işlevi ifade

özgürlüğünü korumaktır. Askerlerin dahil olduğu kamu görevlileri de toplumun diğer bütün bireyleri gibi ifade özgürlüğünden yararlanır. Anayasa Mahkemesi Kararlarında da belirtildiği üzere, bu sebeple yapılacak değerlendirmede somut olayın kendi şartları içinde hangi amaç ile beyanda bulunduğu,

Kep Adresi: kamudenetciligikurumu@hs01 kep.tr

beyanın hukuki ve fiili esası, beyan tarzı, beyanın muhtemel yorumları, kamu kurumuna etkileri ve başvuranın maruz kaldığı yaptırım göz önünde bulundurulmalıdır. Diğer taraftan, başvuranın kamu görevinin niteliği, bağlı bulunduğu kurumun ulusal güvenlik alanıyla doğrudan ilgili özel konumu, TSK’nın iç düzeni ve hiyerarşik yapısını düzenleyen özel kurallarının varlığı da dikkate alınmalıdır.

28) Danıştay 12. Dairesinin 2008/857 Esas, 2011/1319 Kararında; Disiplin kurulları tarafından verilen

disiplin cezalarının sağlıklı ve objektif olması, disiplin amirleri ve disiplin kurulları üyelerinin olayı tarafsız değerlendirmesiyle mümkün olduğundan, hakkında soruşturma yürütülen kişilerle arasında husumet bulunan, kamu görevlisinin disiplin suçu sayılan eyleminden zarar gören veya yarar sağlayan veya soruşturulanın veya olayın mağduru durumda bulunan, soruşturmada taraf pozisyonunda olan ve soruşturmayı yürüten kişilerin, disiplin amiri sıfatıyla ya da disiplin kurulu üyesi olarak tesis edilecek disiplin cezası işlemine katılamayacaklarını kabul etmiştir.(Benzer yönde kararlar için Bkz:12. Daire 2008/782 Esas, 2011/1425 Karar, 8. Daire 2011/7200 Esas 2011/6665 Karar)

29) Yine 6413 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanunu’ nun, 14 ünci maddesinde; Personelin olumlu

hizmet, sicil ve disiplin safahatı ile eylemin niteliği göz önüne alınarak verilecek cezalarda bir derece hafif olanın uygulanabileceği hüküm altına alınmış, Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulu’nun 22/02/2007 tarihli ve E. 2005/374, K. 2007/103 sayılı kararında da “… maddesinde; geçmiş hizmetleri sırasında çalışmaları olumlu olan ve iyi veya çok iyi derecede sicil alan memurlara bir derece hafif olan cezanın uygulanabileceği konusunda takdir yetkisi tanınmış, ancak bu yetkinin fiilin niteliği ve ağırlık derecesine göre kullanılacağına dair bir hükme yer verilmemiştir. Bu duruma göre, disiplin cezası vermeye yetkili amir ve kurulların öncelikle; ilgililerin geçmiş hizmetleri ile sicil durumlarına göre bir alt ceza ile cezalandırılıp cezalandırılmayacağı konusunda bir değerlendirme yapmaları ve bu değerlendirmenin sonucuna göre ceza vermeleri gerektiğinden, bu durum göz ardı edilerek tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığından, İdare Mahkemesinin davanın reddi yolundaki ısrar kararında hukuki isabet görülmemiştir.” şeklinde karar verilerek, ilgilinin geçmiş hizmetlerine göre bir alt ceza ile cezalandırılıp cezalandırılmayacağı konusunda bir değerlendirme yapılmamış olmasını, verilen cezanın iptaline gerekçe saydığı görülmüştür. Bu kapsamda somut olayda, İdarenin göndermiş olduğu bilgi ve belgelerin incelenmesinden başvuranın herhangi bir disiplin cezası almadığı, ancak şikâyetçiye uygulanan disiplin cezasıyla ilgili olarak düzenlenen rapor ve kararda bu hususun dikkate alınmadığı görülmüştür.

30) Bu kapsamda yukarıda belirtilen ifadelerden ve Kurumumuza ilgili idare tarafından gönderilen bilgi ve

belgelerden; ikinci sicil amiri olan Teknik Müdür’ün, başvuranın 2020 yılı izinlerini kullanacağını daha önceden kendisine arz edilmesi ile bildiği, başvuranın odaya girer girmez esas duruşu sırasında tekmil getirirken başvuranı psikolojik olarak baskı içerisine sokacak bazı söz ve eylemlerde bulunması neticesinde başvuranın Anayasanın “hak arama hürriyeti” başlıklı 36 ncı maddesi ve “düşünceyi açıklama ve yayma hürriyeti” başlıklı 26 ncı maddesi kapsamında yaptığı konuşmalar ve esas duruşunun bozuk olduğu gerekçesiyle amire saygısızlık kapsamında değerlendirilerek disiplin soruşturmasına konu edilemeyeceği, başvuran ile arasında doğrudan bir ihtilafı bulunan ikinci sicil amiri tarafından disiplin soruşturması yapılmadan savunma istendiği ve disiplin cezası verildiği, başvurana iletilen savunma istem yazısında ise hakkındaki iddialara yer verilmiş ise de bu iddiaların dayandığı deliller ile üzerine atılı fiillerin hukuki nitelendirmesine yer verilmediği, başvuranın itirazı üzerine yapılan disiplin soruşturması sırasında ise 6413 sayılı Kanunu’nun “Savunma hakkı” başlıklı 40’ıncı maddesinde; “(1) Bu Kanunun 13 üncü

Kep Adresi: kamudenetciligikurumu@hs01 kep.tr

maddesinin altıncı fıkrasında düzenlenen istisna haricinde disiplin amirleri veya disiplin kurulları tarafından savunma alınmadan disiplin cezası verilemez” hükmü uyarınca başvuranın savunması alınmadan disiplin soruşturmasının yürütülmesi ve disiplin cezasının verilmesinde savunma hakkının hukuka uygun şekilde kullandırılmadığı görülmüş olup, tarafsız olarak hareket edildiğinden de söz edilemeyeceği, ayrıca takdir edilen disiplin cezasının başvuranın fiiline göre orantısız nitelikte olması nedeniyle ölçülülük ilkesine aykırılık teşkil ettiği hususlarından hareketle tesis edilen disiplin cezasının hukuka aykırı olduğu değerlendirilmiştir.

31) Yukarıda yapılan açıklamalar, başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili

mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; yukarıda açıklanan gerekçelerle hakkında verilen aylıktan kesme cezası ile tecziyesine ilişkin işlemin kaldırılması talebinin kabulü gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

32) İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmede, şikâyet başvurusu kapsamında, idarenin, başvurana ilişkin işlemlerle ilgili bilgi ve belgeleri süresi içerisinde ve gerekçeli olarak kurumumuza göndermediği, bu anlamda “Kararların gerekçeli olması” ve “Kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uymadığı anlaşılmış olup, idareden bundan böyle bu ilkeye de uyması beklenmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

33) 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ

tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa)

dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Erzincan İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle, BAŞVURUNUN KABULÜ’ne; Başvurana; “Amire Saygısızlık” gerekçesiyle verilen 1/16 oranında Aylıktan kesme cezası disiplin cezasının geri alınması yönünde MİLLİ SAVUNMA BAKANLIĞINA TAVSİYEDE

BULUNULMASINA,

Kararın BAŞVURANA ve MİLLİ SAVUNMA BAKANLIĞINA tebliğine;

6328 sayılı Kanunun 20 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca İdare tarafından bu karar üzerine tesis

edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi

Kep Adresi: kamudenetciligikurumu@hs01 kep.tr

Kep Adresi: kamudenetciligikurumu@hs01 kep.tr