|
ÖZET: Bu Danıştay kararında, başvuranın akademik bir çalışmaya ilişkin bilgi edinme talebi, 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu çerçevesinde incelenmiştir. Başvuran, Sakarya Üniversitesi’nden aldığı yetersiz yanıtlar üzerine, çalışmaya dair belgelerin kendisiyle paylaşılmasını talep etmiştir. İlgili belgelerin kişisel veri içermediği ve başvuranın akademik çalışmaya katılımı nedeniyle bu bilgilerin kendisiyle paylaşılmasının gerektiği vurgulanmıştır.
Kararda, bilgi edinme hakkının temel haklar arasında yer aldığı ve bu hakkın kullanımıyla ilgili sınırlamaların Anayasa ve ilgili kanunlara uygun olması gerektiği belirtilmiştir. Başvuranın talep ettiği belgelerin, özel hayatın gizliliği kapsamında olmadığı ve bu nedenle paylaşılmasında bir sakınca bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Sonuç olarak, Sakarya Üniversitesi Rektörlüğü’ne, başvuranın talep ettiği belgelerin onaylı suretlerinin kendisiyle paylaşılması yönünde tavsiyede bulunulmuştur. Bu durum, kamu yönetiminde şeffaflığın sağlanması ve bireylerin hak arama özgürlüğünün korunması açısından önem taşımaktadır. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2021/10255-S.21.16518
BAŞVURU NO : 2021/1373
KARAR TARİHİ : 09/07/2021
TAVSİYE KARARI
Adres:
BAŞVURUYA KONU İDARE : SAKARYA ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜ
Başvuran, yapmış olduğu CİMER başvurusundaki sorularına net ve
BAŞVURUNUN KONUSU :
ayrıntılı cevap verilmesini ve şikayetine konu akademik çalışmaya kendisinin hukuken dahil olduğu döneme ait her türlü belgenin tarafına iletilmesini talep etmektedir.
BAŞVURU TARİHİ : 21/01/2021
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvuran, içinde yer aldığı bir akademik çalışmaya ilişkin olarak 4982 Bilgi Edinme Hakkı Kanunu kapsamında CİMER üzerinden Yüksek Öğretim Kurumu’ndan (YÖK) bilgi talebinde bulunduğunu, talebinin Sakarya Üniversitesi’ne yönlendirildiğini, Üniversite tarafından verilen cevabın yetersiz olduğunu ifadeyle, sorularına net ve ayrıntılı cevap verilmesini ve ilgili çalışmaya ait kendisinin hukuken dahil olduğu (çalışmaya etik kurulun izin verdiği tarih ile şahsının çalışmadan çıkarıldığı tarih arasındaki) döneme ait her türlü belgenin tarafına iletilmesini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kurumumuzun 19/02/2021 tarih ve sayılı yazısı ile uyuşmazlığın çözüme kavuşturulması amacıyla idareden bilgi ve belge talebinde bulunulmuştur. Sakarya Üniversitesi Rektörlüğü’nün 22/03/2021 tarihli ve sayılı cevabi yazısında özetle “başvurana 6698 sayılı Kişisel Verilerin
Korunması Kanunu ve 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu uyarınca cevap verildiği, başvuranın talebiyle ilgili dostane çözümün mümkün olmadığı” belirtilerek, şikâyete konu evraklar gönderilmiştir.
2.1. Bahse konu yazı ekinde yer alan Sakarya Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanlığının (Etik Kurulu)
17/03/2021 tarihli ve sayılı yazısında ise özetle, Etik Kurul kararları ile ilgili olarak istenilen 5 adet soru ile ilgili dosyanın incelendiği ve soruların cevaplandığı, yazı ekinde 11.01.2017 tarihli “Etik Kurul
Karar Formu” ile kararın sorumlu araştırmacıya iletildiği üst yazının bir suretinin Kurumumuza iletildiği görülmüştür.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının; 3.1. “Cumhuriyetin nitelikleri” başlıklı 2 nci maddesi; “Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir” 3.2. “Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması” başlıklı 13 üncü maddesi “Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.”, 3.3. “Özel hayatın gizliliği” başlıklı 20 nci maddesinin birinci fıkrası “Herkes, özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir. Özel hayatın ve aile hayatının gizliliğine dokunulamaz.” üçüncü fıkrası “Herkes, kendisiyle ilgili kişisel verilerin korunmasını isteme hakkına sahiptir. Bu hak; kişinin kendisiyle ilgili kişisel veriler hakkında bilgilendirilme, bu verilere erişme, bunların düzeltilmesini veya silinmesini talep etme ve amaçları doğrultusunda kullanılıp kullanılmadığını öğrenmeyi de kapsar. Kişisel veriler, ancak kanunda öngörülen hallerde veya kişinin açık rızasıyla işlenebilir. Kişisel verilerin korunmasına ilişkin esas ve usuller kanunla düzenlenir.” 3.4. “Düşünceyi açıklama ve yayma hürriyeti” başlıklı 26 ncı maddesinde “Herkes, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahiptir. Bu hürriyet Resmî makamların müdahalesi olmaksızın haber veya fikir almak ya da vermek serbestliğini de kapsar. Bu fıkra hükmü, radyo, televizyon, sinema veya benzeri yollarla yapılan yayımların izin sistemine bağlanmasına engel değildir. Bu hürriyetlerin kullanılması, millî güvenlik, kamu düzeni, kamu güvenliği, Cumhuriyetin temel nitelikleri ve Devletin ülkesi ve milleti ile bölünmez bütünlüğünün korunması, suçların önlenmesi, suçluların cezalandırılması, Devlet sırrı olarak usulünce belirtilmiş bilgilerin açıklanmaması, başkalarının şöhret veya haklarının, özel ve aile hayatlarının yahut kanunun öngördüğü meslek sırlarının korunması veya yargılama görevinin gereğine uygun olarak yerine getirilmesi amaçlarıyla sınırlanabilir…” 3.5. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesi; “(1)
Vatandaşlar ve karşılıklılık esası gözetilmek kaydıyla Türkiye’de ikamet eden yabancılar kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikayetleri hakkında, yetkili makamlara ve Türkiye Büyük Millet Meclisine yazı ile başvurma hakkına sahiptir. (2) Kendileriyle ilgili başvurmaların sonucu gecikmeksizin, dilekçe sahiplerine yazılı olarak bildirilir. (3) Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.”, 4. Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Evrensel Bildirgesinin 19 uncu maddesinde; “Herkesin düşünce ve anlatım özgürlüğüne hakkı vardır. Bu hak düşüncelerinden dolayı rahatsız edilmemek, ülke sınırları söz konusu olmaksızın, bilgi ve düşünceleri her yoldan araştırmak, elde etmek ve yaymak hakkını gerekli kılar.” 5. Birleşmiş Milletler Kişisel ve Siyasal Haklar Uluslararası Sözleşmesinin 19 uncu maddesi; “1.
Herkesin, bir müdahale ile karşılaşmaksızın fikirlere sahip olma hakkı vardır. 2. Herkes ifade özgürlüğü hakkına sahiptir; bu hak bir kimsenin ülke hudutlarıyla sınırlanmaksızın sözlü, yazılı veya basılı veya sanatsal ürün şeklinde veya kendi tercih ettiği başka bir iletişim vasıtasıyla her türlü bilgi ve düşünceyi arama, edinme ve ulaştırma özgürlüğünü de içerir. 3. Bu maddenin ikinci fıkrasındaki haklar özel bir ödev ve sorumlulukla kullanılır. Bu nedenle bu hak, sadece hukuken öngörülen ve aşağıdaki sebeplerle gerekli olan sınırlamalara tabi tutulabilir: a) Başkalarının haklarına ve itibarına saygı; b) Ulusal güvenliği veya kamu düzenini (ordre public), veya sağlık ve ahlakı koruma.”
6. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin (AİHS) 10 uncu maddesi; “(1) Herkes ifade özgürlüğü hakkına sahiptir. Bu hak, kamu makamlarının müdahalesi olmaksızın ve ülke sınırları gözetilmeksizin, kanaat özgürlüğünü ve haber ve görüş alma ve de verme özgürlüğünü de kapsar. Bu madde, Devletlerin radyo, televizyon ve sinema işletmelerini bir izin rejimine tabi tutmalarına engel değildir. (2) Görev ve sorumluluklar da yükleyen bu özgürlüklerin kullanılması, yasayla öngörülen ve demokratik bir toplumda ulusal güvenliğin, toprak bütünlüğünün veya kamu güvenliğinin korunması, kamu düzeninin sağlanması ve suç işlenmesinin önlenmesi, sağlığın veya ahlakın, başkalarının şöhret ve haklarının korunması, gizli bilgilerin yayılmasının önlenmesi veya yargı erkinin yetki ve tarafsızlığının güvence altına alınması için gerekli olan bazı formaliteler, koşullar, sınırlamalar veya yaptırımlara tabi tutulabilir.” 7. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesi; “(1)
Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” 8. 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu; 8.1. “Amaç, Kapsam ve Tanımlar” başlıklı birinci bölümünde yer alan “Amaç” başlıklı 1 inci maddesi; “Bu Kanunun amacı; demokratik ve şeffaf yönetimin gereği olan eşitlik, tarafsızlık ve açıklık ilkelerine uygun olarak kişilerin bilgi edinme hakkını kullanmalarına ilişkin esas ve usulleri düzenlemektir.”, 8.2. “Tanımlar” başlıklı 3 üncü maddesi; “… Bilgi: Kurum ve kuruluşların sahip oldukları kayıtlarda yer alan bu Kanun kapsamındaki her türlü veriyi, … ifade eder.” 8.3. “Bilgi edinme hakkı” başlıklı 4 üncü maddesi; “Herkes bilgi edinme hakkına sahiptir. Türkiye’de ikamet eden yabancılar ile Türkiye’de faaliyette bulunan yabancı tüzel kişiler, isteyecekleri bilgi kendileriyle veya faaliyet alanlarıyla ilgili olmak kaydıyla ve karşılıklılık ilkesi çerçevesinde, bu Kanun hükümlerinden yararlanırlar…” 8.4. “Bilgi verme yükümlülüğü” başlıklı 5 inci maddesi; “Kurum ve kuruluşlar, bu Kanunda yer alan istisnalar dışındaki her türlü bilgi veya belgeyi başvuranların yararlanmasına sunmak ve bilgi edinme başvurularını etkin, süratli ve doğru sonuçlandırmak üzere, gerekli idarî ve teknik tedbirleri almakla yükümlüdürler. Bu Kanun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren diğer kanunların bu Kanuna aykırı hükümleri uygulanmaz.”, 8.5. “Özel hayatın gizliliği” başlıklı 21 inci maddesi “Kişinin izin verdiği hâller saklı kalmak üzere, özel hayatın gizliliği kapsamında, açıklanması hâlinde kişinin sağlık bilgileri ile özel ve aile hayatına, şeref ve haysiyetine, meslekî ve ekonomik değerlerine haksız müdahale oluşturacak bilgi veya belgeler, bilgi edinme hakkı kapsamı dışındadır. Kamu yararının gerektirdiği hâllerde, kişisel bilgi veya belgeler, kurum ve kuruluşlar tarafından, ilgili kişiye en az yedi gün önceden haber verilerek yazılı rızası alınmak koşuluyla açıklanabilir.” 9. 6698 Sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanununun; 9.1. “Amaç” başlıklı 1 inci maddesi “Bu Kanunun amacı, kişisel verilerin işlenmesinde başta özel hayatın gizliliği olmak üzere kişilerin temel hak ve özgürlüklerini korumak ve kişisel verileri işleyen gerçek ve tüzel kişilerin yükümlülükleri ile uyacakları usul ve esasları düzenlemektir.” 9.2. “Kapsam” başlıklı 2 nci maddesi “Bu Kanun hükümleri, kişisel verileri işlenen gerçek kişiler ile bu verileri tamamen veya kısmen otomatik olan ya da herhangi bir veri kayıt sisteminin parçası olmak kaydıyla otomatik olmayan yollarla işleyen gerçek ve tüzel kişiler hakkında uygulanır.”
9.3. “Tanımlar” başlıklı 3 üncü maddesi “Bu Kanunun uygulanmasında; … d) Kişisel veri: Kimliği belirli veya belirlenebilir gerçek kişiye ilişkin her türlü bilgiyi… ifade eder.” 9.4. “Veri güvenliğine ilişkin yükümlülükler” başlıklı 12 nci maddesinde “(1) Veri sorumlusu; a) Kişisel verilerin hukuka aykırı olarak işlenmesini önlemek, b) Kişisel verilere hukuka aykırı olarak erişilmesini önlemek, c) Kişisel verilerin muhafazasını sağlamak, amacıyla uygun güvenlik düzeyini temin etmeye yönelik gerekli her türlü teknik ve idari tedbirleri almak zorundadır. …” hükümlerini amirdir.
10. Yükseköğretim Kurulu’nun Yükseköğretim Kurumları Bilimsel Araştırma Ve Yayın Etiği
Yönergesinin “Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde “Bu Yönerge, bilimsel araştırma, çalışma, yayın ve etkinliklerde uyulması gereken etik kurallarını ve yükseköğretim kurumlarının kendi bünyelerinde oluşturacakları bilimsel araştırma ve yayın etiği kurullarının görev, yetki ve sorumlulukları ile çalışma usul ve esaslarını belirlemek amacıyla hazırlanmıştır.” “Kapsam” başlıklı ikinci maddesinin (c)
bendinde “Bu Yönerge … Yükseköğretim kurumları mensuplarınca yurtiçinde ve yurtdışında her çeşit basın, görsel ve işitsel yayın organlarında yayımlanan ya da yayımlanmak üzere gönderilmiş olan her tür yayınla ilgili yayın etiği sorunlarını … kapsar” denmekte olup, 4 üncü maddesinde “Bilimsel araştırma ve yayın etiğine aykırı eylemler” sayılmıştır.
IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
11. İlgili mevzuat, içtihat, idarenin cevabı ve tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde, başvuran tarafından idareden talep edilen bilgi ve belgelerin 6698 ve 4982 sayılı Kanunlar kapsamında başvuranla paylaşılması yönünde Sakarya Üniversitesi Rektörlüğü’ne tavsiyede bulunulmasına ilişkin hazırlanan
Tavsiye Karar Önerisi Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Açısından Değerlendirme 12. Başvuran (1) numaralı paragrafta yer verildiği üzere, içinde yer aldığı bir akademik çalışmaya ilişkin olarak 4982 Bilgi Edinme Hakkı Kanunu kapsamında CİMER üzerinden bilgi edinme talebinde bulunduğunu, talebine cevaben Sakarya Üniversitesi tarafından verilen cevabın yetersiz olduğunu ifadeyle, sorularına net ve ayrıntılı cevap verilmesini ve ilgili çalışmaya ait kendisinin hukuken dahil olduğu (çalışmaya etik kurulun izin verdiği tarih ile şahsının çalışmadan çıkarıldığı tarih arasındaki) döneme ait her türlü belgenin tarafına iletilmesini talep etmektedir.
13. Cumhuriyetin nitelikleri arasında yer alan ve Anayasanın 2 nci maddesinde anlamını bulan hukuk devleti, temel hak ve özgürlüklerin güvence altına alındığı, devletin tüm eylem ve işlemlerinin var olan hukuk kurallarına uygun yapıldığı ve vatandaşların hukuki güvenliğe sahip olduğu bir yönetim modelidir.
Hukuk Devletinin doğal ve zorunlu sonucu, idari faaliyetler yürütülürken temel hak ve özgürlüklerin
Anayasa ve kanunlarda öngörüldüğü şekli ile kullanımının sağlanmasıdır.
14. Anayasanın 26 ncı maddesinde; herkesin, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahip olduğu, bu hürriyetin resmi makamların müdahalesi olmaksızın haber veya fikir almak ya da vermek serbestisini de kapsayacağı belirtilmiş, bu suretle bilgi edinme hakkının düşünceyi açıklama ve yayma hürriyetinin ayrılmaz bir parçası olduğu kabul edilmiştir.
15. Anayasanın 74 üncü maddesinde ise herkesin bilgi edinme hakkına sahip olduğu belirtilerek, bilgi edinme hakkı ayrıca ve açıkça güvence altına alınmıştır. Bilgi edinme hakkı yönetilenlerin yönetenleri denetleyebilmesi ile hukukun üstünlüğünün sağlanabilmesi, devletin demokratik niteliğinin geliştirilmesi ve bireyin temel hak ve özgürlüklerinin korunması hususlarında çok önemli bir rol oynadığından, /
demokratik hukuk devletinde vazgeçilmez bir hak niteliğine sahip bulunmaktadır. Bu hakkın sınırlanmasını öngören düzenlemelerin de Anayasa’nın 13. maddesinde belirtilen güvencelere ve bu bağlamda ölçülülük ilkesine uygun olması gerektiği açıktır. (AYM, E:2013/114, K:2014/184, 4.12.2014)
16. Ülkemizin taraf olduğu uluslararası sözleşmelerde de herkesin ifade özgürlüğü hakkına sahip olduğu, bu hakkın kamu makamlarının müdahalesi olmaksızın ve ülke sınırları gözetilmeksizin haber ve görüş alma ve verme özgürlüğünü de kapsayacağı, bu özgürlüklerin kullanılmasının bazı sınırlamalar içerebileceği yönünde düzenlemelere yer verildiği görülmektedir.
17. Yasa koyucu bilgi edinme hakkının eşitlik, tarafsızlık ve açıklık ilkelerine uygun olarak kullanımını güvence altına almak amacıyla hakkın kullanımına ilişkin esas ve usulleri 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı
Kanununda düzenlemiştir. Anılan Kanunun 3 üncü maddesinde bilgi edinme hakkının konusunu oluşturan
“bilgi” kamu kurum ve kuruluşlarının sahip olduğu kayıtlarda yer alan her türlü veri, “belge” kurum ve kuruluşların sahip oldukları kanun kapsamındaki yazılı, basılı, çoğaltılmış dosya, evrak, kitap, dergi, broşür, etüt, mektup, program, talimat, kroki, plan, film, fotoğraf, teyp ve videokaseti, harita, elektronik ortamda kaydedilen her türlü bilgi, haber ve veri taşıyıcıları olarak tanımlanmış; Kanunun 4 üncü maddesinde ise herkesin bilgi edinme hakkına sahip olduğu belirtilmiştir.
18. Bilgi edinme hakkının kullanımının zorlaştırılması veya imkânsız hale getirilmesinin önüne geçmek amacı ile 4982 sayılı Kanunun 5 inci maddesi uyarınca, kamu kurum ve kuruluşları, bu Kanunda yer alan istisnalar dışındaki her türlü bilgi veya belgeyi başvuranların yararlanmasına sunmak ve bilgi edinme başvurularını etkin, süratli ve doğru sonuçlandırmak üzere, gerekli idarî ve teknik tedbirleri almakla yükümlü kılınmıştır. Kurum ve kuruluşların yükümlülüklerinin kapsamının ne olduğu ve bilgi verme yükümlülüğünün sınırlarının neler olduğu Kanunda belirlenmiştir. Dolayısıyla, Kanunun temel amacı açısından serbesti kural olmakla birlikte, 4982 sayılı Kanun kapsamındaki bir bilgi edinme başvurusu bu
Kanunun getirdiği bir istisnaya dayanılarak reddedilebilecektir.
19. Bilgi edinme hakkının sınırları 4982 sayılı Kanunun 4. Bölümünde düzenlemiş olup, 15 ila 27 nci maddeleri arasında yer alan bu istisnaların, yargı denetimi kapsamındaki işlemler, devlet sırrına, ülkenin ekonomik çıkarlarına, istihbarata, idari ve adli soruşturma ve kovuşturmaya ilişkin bilgi ve belgeler, özel hayatın ve haberleşmenin gizliliği, ticari sır, fikir ve sanat eserleri, kurum içi düzenlemeler, kurum içi görüş, bilgi notu ve tavsiyelerden oluştuğu görülmektedir. Bilgi edinme hakkının istisnalarının somut olarak belirlenmesi, bilgi edinme hakkının kullanımının temel amaç ve gayesinin belirlendiği aynı Kanunun 1 inci maddesinde vücut bulan demokratik ve şeffaf yönetimin gereği olan eşitlik, tarafsızlık ve açıklık ilkelerine işlerlik kazandırmaktadır.
20. Kanunda yer alan bu istisnalar arasında sayılan 21 inci maddede, Anayasamızın 20 nci maddesi ile güvence altına alınan “özel hayatın gizliliğinin” korunması amacıyla “Kişinin izin verdiği hâller saklı kalmak üzere, özel hayatın gizliliği kapsamında, açıklanması hâlinde kişinin sağlık bilgileri ile özel ve aile hayatına, şeref ve haysiyetine, meslekî ve ekonomik değerlerine haksız müdahale oluşturacak bilgi veya belgeler” bilgi edinme hakkı kapsamı dışında tutulmuştur.
21. Özel hayatın gizliliği hakkının özel bir biçimi olan kişisel verilerin korunması hakkı ise temel dayanağını Anayasanın 20 nci maddesinden almakta olup, anılan maddede herkesin kendisiyle ilgili kişisel verilerin korunmasını isteme hakkına sahip olduğu, bu hakkın kişinin kendisiyle ilgili kişisel veriler hakkında bilgilendirilme, bu verilere erişme, bunların düzeltilmesini veya silinmesini talep etme ve amaçları doğrultusunda kullanılıp kullanılmadığını öğrenmeyi de kapsadığı ifade edilmiştir. Anılan madde ile bireyin hak ve özgürlüklerinin kişisel verilerin işlenmesi sırasında korunması amaçlanmıştır (Anayasa
Mahkemesinin 28/09/2017 tarihli ve 2016/125 E. ve 2017/143 K. sayılı kararı).
22. 6698 sayılı Kişisel Verileri Koruma Kanununda kişisel veri “Kimliği belirli veya belirlenebilir gerçek kişiye ilişkin her türlü bilgi” olarak tanımlanmıştır. Kanunun 5 nci maddesinde “kişisel verilerin işlenmesine” yönelik hükümler yer almakta olup; kural olarak kişisel verilerin ilgili kişinin açık rızası veya maddede sayılan istisnalar dışında işlenmesi yasaktır.
23. Somut dosyada; başvuran tarafından Kurumumuza sunulan bilgi ve belgeler arasında yer alan şikâyete
konu 25/12/2020 tarihli numaralı CİMER başvurusunda:
DOİ numaralı adlı Obesity Surgery adlı dergide yayınlanan yazıda Sakarya Üniversitesi
Tıp Fakültesi Etik Kurulundan onay alındığı ifade edilmektedir.
Bu çalışmanın etik kurulunun hazırlanmasında ve çalışma sürecinde bulundum. Aşağıdaki konular hakkında Sakarya Üniversitesi Tıp Fakültesi Etik Kurulundan bilgi almak istiyorum.
Bu çalışma etik kurulunuzdan hangi tarihte onay aldı? Yazıda Nisan 2017’de alındığı iddia edilmektedir.
Kurumunuz bu ifadeyi teyit etmekte midir?
Alınmış onamda çalışma hangi tarihler arasında yapılması için izin verilmiştir? Çalışma ile ilgili ek süre alınmış mıdır? Mayıs 2017 – Nisan 2019 arasında yapıldığı iddia edilmektedir. Kurulunuz bu ifadeyi teyit etmekte midir?
Çalışma prospektiftir ve finansal destek sağlayan kişi ya da kurum yazıda belirtilmemiştir. Kurulunuz bu bilginin doğruluğunu kabul etmekte midir? Kurul onayınızda destekleyici kişi ya da kurum var mıdır?
Yazıda hastalardan preoperatif, 1. Ay ve 1. Yıl kan alındığı belirtilmiştir. Etik kuruldan alınan onayda da bu şekilde kan alınması mı planlanmıştır? Kurulunuz bu ifadeyi doğrulamakta mıdır?
Şahsım da dahil 4 kişi çalışmadan çıkarılmış 4 kişi de sonradan eklenmiştir. Kişisel husumetten kaynaklandığını düşündüğüm bu durumun hukuki gerekçesi nedir? Çünkü çalışma prospektif ve yazıda iddia edildiği şekilde bile Nisan 2020’de tamamlanmış olması gerekirken bizim çıkarılıp başkalarının dahil edilmesi ve bir ay sonra da yazının dergiye yüklenmiş olmasının etik açıdan gerekçesi nedir? Feragatname alınması ya da bilgilendirme yapılmamasının gerekçesi nedir?
Bu çalışmaya ait etik kurul onayının, varsa ek dilekçelerin ve şahsımın çıkarılma yazısının tarafıma iletilmesini talep ediyorum.”
İfadelerine yer verilerek, başvuruya konu akademik çalışmanın bir suretinin başvuruya eklendiği görülmüştür.
24. Başvuran Kurumumuzdan, ilgili çalışmaya ait kendisinin hukuken dahil olduğu (çalışmaya etik kurulun izin verdiği tarih ile şahsının çalışmadan çıkarıldığı tarih arasındaki) döneme ait her türlü belgenin tarafına iletilmesini talep etmiştir. Başvuranın talep ettiği “her türlü belge” ifadesi muğlak olup, bu hususun
CİMER başvurusunda belirttiği “çalışmaya ait etik kurul onayı, varsa ek dilekçeler ve şahsının çıkarılma yazısı” olarak anlaşılması gerektiği değerlendirilmiştir.
25. Sakarya Üniversitesi Rektörlüğü tarafından CİMER üzerinden başvurana verilen 18/01/2021 tarihli yanıtta “cevabi yazının ekte olduğu” belirtilerek, Sakarya Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanlığı’nın
Üniversite Genel Sekreterliğini muhatap 15/01/2021 tarihli ve sayılı yazısı başvurana iletilmiştir.
Söz konusu yazıda:
26. ” isimli çalışmanın Türkçe karşılığı olan
isimli çalışma ile ilgili çalışmanın 11.01.2017 ve sayılı Sakarya Üniversitesi
Tıp Fakültesi Etik Kurul Kararı ile alınan onayı mevcuttur. Sorumlu araştırmacı 03/2020 tarihinde CİMER başvuru sahibinin de aralarında bulunduğu bir grup araştırmacının sorumlu araştırmacı tarafından çalışmadan çıkartıldığı ve etik kurula bu durumu bildirerek onay aldığı tarafımızca doğrulanmıştır.” dendiği görülmüştür.
27. Yazıda idare tarafından başvuranın sadece (1) ve kısmen (5) numaralı sorularına yanıt verildiği, belge taleplerinin ve diğer soruların yanıtlarının ise başvuranla paylaşılmadığı tespit edilmiştir. Kurumumuzun bu konudaki yazısına cevaben gönderilen yazıda ise “başvurana 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması
Kanunu ve 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu uyarınca cevap verildiği” belirtilmiştir.
28. Üniversite tarafından Kurumumuza gönderilen Sakarya Üniversitesi Tıp Fakültesi Etik Kurulunca hazırlanan 17/03/2021 tarihli ve sayılı yanıtta ise başvuranın CİMER başvurusu ile idareye ilettiği soruların 5 inci sorunun “başvuranın çalışmadan çıkarılmasının hukuki gerekçesi” hariç her birinin ayrıntılı olarak yanıtlandığı görülmüş olup, yazı ekinde 11.01.2017 tarihli “Etik Kurul Karar Formu” ile kararın sorumlu araştırmacıya iletildiği üst yazının bir sureti Kurumumuza iletilmiştir.
29. Başvuranın idareden talep ettiği bilgi-belgelerin ve idarece başvurana ve Kurumumuza verilen yanıtların 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı ve 6698 sayılı Kişisel Verileri Koruma Kanunları kapsamında yapılan incelemesinden, söz konusu bilgi-belgelerin idarenin görevi gereği elinde olan bilgi-belgelerden olduğu, 1-4 arası sorularda yer alan soruların özel hayatın gizliliği kapsamında kalmadığı ve kişisel veri içermediği, başvuranın da bir dönem içinde yer aldığı akademik bir çalışmaya ait Etik Kurul onayına ilişkin nesnel bilgi içeren sorular olduğu, bu sebeple başvuranla paylaşılmasında ilgili kanunlar kapsamında herhangi bir sakınca bulunmadığı, 5 inci soruda sorulan “başvuranın çalışmadan çıkarılmasının hukuki gerekçesine” ilişkin sorunun ise Etik Kurulun görev ve sorumluluğunda olan bir husus olmadığı, bununla birlikte başvuranın bahse konu çalışmadan çıkarılmasına ait idari bir onay yazısı var ise, bunun ve ek belgelerinin, başvuranın mesleki ve ekonomik değerlerini etkileyen bir durum yaratması bakımından olduğu kadar, akademik çalışmalarda YÖK’ün bilimsel araştırma ve yayın etiğine ilişkin yönergesi uyarınca gözetilmesi gereken mesleki ve etik değerler açısından da başvuranla paylaşılması gerektiğinin açık olduğu değerlendirilerek, 18/01/2021 tarihinde başvurana CİMER üzerinden verilen yanıtın hukuka uyarlı olmadığı değerlendirilmiştir.
30. Daha önce de belirtildiği üzere, bilgi edinme hakkı temel hak ve özgürlüklerin kullanılması bağlamında vazgeçilmez haklardan biri olup, hakkın kullanımı bireylerin, kamu yönetiminde ve sunulan hizmetlerde şeffaflığın sağlanması, idarenin yürüttüğü kamusal faaliyetlerde hukuk sınırları içerisinde hareket etmesinin sağlanması ve kişilerin hak arama yollarını etkin bir şekilde kullanabilmesinin çok önemli bir aracıdır. Bu kapsamda, başvuranın bahse konu çalışma ile ilgili olarak talep ettiği bilgilerin ve keza 4982 sayılı Kanunun istisna hükümleri kapsamında kalmadığı değerlendirilen belgelerin kendisiyle paylaşılması, sonraki aşamalarda başvurabileceği kanun yolları ile idari soruşturmalar için etkili savunma ve adil yargılanma hakkının da bir gereğidir.
31. Yukarıdan bu yana yapılan açıklamalar kapsamında sonuç olarak; başvuranın 25/12/2020 tarihli
CİMER başvurusuna cevaben 18/01/2021 tarihinde CİMER üzerinden verilen yanıtı havi idari işlemin hukuka uyarlı olmadığı tespit edilerek; başvuranın CİMER başvurusunda yer alan bilgi edinme talepli sorulara Etik Kurul tarafından verilen yanıtların, şikayete konu çalışmaya ait Etik Kurul Onay Formunun, başvuranın çalışmadan çıkarılmasına ilişkin evrak ile varsa başvuranla akademik çalışma arasındaki bağı gösteren sair evrakın onaylı birer suretinin, bahse konu belgelerdeki 3. kişilerle ilgili kısımlar kapatılmak suretiyle, başvuranla paylaşılması amacıyla Sakarya Üniversitesi Rektörlüğü’ne tavsiyede bulunulması gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 32. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; İdarenin Kurumumuzun bilgi ve belge talebine ilişkin cevabi yazıları incelendiğinde “makul sürede karar verme”, “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun hareket ettiği, ancak idare tarafından başvuranın dilekçesine verilen cevabi yazıda “dürüstlük”, “şeffaflık” ve “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uygun hareket edilmediği değerlendirilmiş olup, idareden bundan böyle bu ilkelere de uygun hareket etmesi beklenmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
33. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa)
dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Sakarya İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN KABULÜ İLE; Başvuranın 25/12/2020 tarihli CİMER başvurusunda yer alan bilgi edinme talepli sorulara Etik Kurul tarafından verilen yanıtların, şikayete konu akademik çalışmaya ait Etik Kurul Onay Formunun, başvuranın çalışmadan çıkarılmasına ilişkin evrak ile varsa başvuranla akademik çalışma arasındaki bağı gösteren sair evrakın onaylı birer suretinin, bahse konu belgelerdeki 3. kişilerle ilgili kısımlar kapatılmak suretiyle, başvuranla paylaşılması amacıyla SAKARYA ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜ’NE TAVSİYEDE
BULUNULMASINA,
6328 sayılı Kanunun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, bu karar üzerine tesis edilecek işlemin
veya eylemin 30 (otuz) gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna; Kararın, Başvurana ve Sakarya Üniversitesi Rektörlüğü’ne tebliğine; Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi