|
ÖZET: Başvuran, babasının vefatıyla miras kalan bir aracın tescili için noterlikte tüm mirasçıların hazır bulunması veya vekil ile temsil edilmesi gerektiği uygulamasının mevzuata uygun olmadığını savunmuştur. Başvuruya ilişkin Türkiye Noterler Birliği, mevcut yönetmelik ve yasal düzenlemelere dayanarak, tüm mirasçıların hazır bulunmasının zorunlu olduğunu belirtmiş ve başvuruyu reddetmiştir. Ancak, Danıştay, araç tescil işlemlerinin yalnızca bir mirasçının başvurusu ile yapılabileceğini ve bu durumun mirasçılar arasında mağduriyet yaratabileceğini değerlendirerek, Türkiye Noterler Birliği’ne tavsiye kararı verilmesine hükmetmiştir.
Danıştay, hukuki değerlendirmesinde, normlar hiyerarşisine uygun olarak, alt normların üst normlara aykırı olamayacağını vurgulamış ve mevcut uygulamanın, vatandaşların işlemlerini zorlaştırmaktan çok kolaylaştırması gerektiğini ifade etmiştir. Bu bağlamda, başvuranın talebinin kabul edilmesi yönünde bir karar verilmiştir. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2021/6772-S.21.10881
BAŞVURU NO : 2021/1925
KARAR TARİHİ : 28/04/2021
TAVSİYE KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : TÜRKİYE NOTERLER BİRLİĞİ BAŞKANLIĞI
BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın, aracın veraseten devri ve mirasçılar adına tescil belgesi düzenlenmesi işleminde mirasçılık belgesinde belirtilen tüm mirasçıların hazır bulunması veya vekil ile temsil edilmesi gerektiği yönündeki uygulamanın mevzuata uygun hale getirilmesi talebine ilişkindir.
BAŞVURU TARİHİ : 28/01/2021
I.
II. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1) Kurumumuza 28.01.2021 tarihinde posta yoluyla yapılan başvuruda başvuran özetle;
1.1) Babasının vefatı ile bir binek otomobilin miras kaldığını, söz konusu aracın intikali için Aydın İli
Koçarlı İlçesi Noterliği’ne gittiğini, noterlik çalışanları tarafından intikalin gerçekleştirilebilmesi için tüm mirasçıların hazır bulunması veya vekâletname vermesi gerektiğinin bildirildiğini, ancak veraset yoluyla intikal eden araçların tescil işlemlerinin Emniyet Genel Müdürlüğü’ne bağlı trafik tescil birimleri tarafından yapıldığı dönemde veraset ilamı veya mirasçılık belgesinde belirtilen varislerden birinin müracaatı ile tescil işlemlerinin yapıldığını, herhangi bir mevzuat değişikliği olmamasına rağmen tescil işlemlerinin noterler tarafından yapılmaya başlanması ile ortaya çıkan uygulama farklılığının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, konuyla ilgili Türkiye Noterler Birliği’ne başvuruda bulunduğunu, ancak başvurusunun reddedildiğini, ret gerekçesi olarak da mirasçıların mirası ret haklarının bulunduğunun belirtildiğini, oysaki mirasın reddinin sulh hukuk mahkemeleri aracılığıyla yapıldığını, bu işlemin noterlerin yetkisinde olmadığını, diğer yandan taşınmazların tapu kaydının mirasçılar adına tescilinde tek bir mirasçının başvurusu üzerine işlem yapıldığını, ayrıca noterlerin araç tescili için bizzat kendileri tarafından düzenlenebilen mirasçılık belgesini de talep ettiğini, bu şekilde işlem yapmak isteyen kişilerin ekstra belge ücreti ödemek zorunda kaldığını, bu durumun da mağduriyetlere sebep olduğunu ifade etmekte, Türkiye
Noterler Birliği’nin 12.09.2019 tarih ve 198 sayılı Yönetim Kurulu Kararında da yer alan aracın veraseten devri ve mirasçılar adına tescil belgesi düzenlenmesi işleminde mirasçılık belgesinde belirtilen tüm mirasçıların hazır bulunması veya vekil ile temsil edilmesi gerektiği yönündeki uygulamanın mevzuata uygun hale getirilmesini talep etmektedir.
III. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2) Kurumumuzun 08.02.2021 tarihli ve sayılı bilgi-belge talep yazısına cevaben Adalet
Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü’nün 24.02.2021 tarihli ve sayılı yazısı ekinde ilgili bilgi-belgeler gönderilmiş olup yapılan açıklamada;
2.1) 31.01.2018 tarihli ve 30318 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Araçların Satış, Devir ve Tescil
Hizmetlerinin Yürütülmesi Hakkında Yönetmeliğin “Araçların tescil işlemleri” başlıklı 10 uncu maddesinin birinci fıkrasında; araçların tescili ile araç tescil belgesinin düzenlenmesi işlemlerinin, araç sahiplerinin, kanuni temsilcilerinin, vekillerinin veya kamu kurum veya kuruluşları ile tüzel kişilerce yetkilendirilen kişilerin başvuruları üzerine elektronik ortamda ilgilisine göre noterler veya Emniyet Genel
Müdürlüğü trafik tescil kuruluşları tarafından yapılacağının ve araç tescil belgesinin ilgililerine elden teslim edileceğinin düzenlendiği,
2.2) Aynı Yönetmeliğin “Satış veya devir işlemi yapılan araçların noterler tarafından tescili” başlıklı 18
inci maddesinin dokuzuncu fıkrasında ise; araçların satış veya devirleri sırasında noterler tarafından yapılacak işlemler ve araç tescil belgesinin düzenlenmesi ile bu belgelerin araç sahiplerine teslimine ilişkin usul ve esasların Türkiye Noterler Birliği tarafından belirleneceğinin hükme bağlandığı,
2.3) Bu kapsamda, Türkiye Noterler Birliği tarafından 17.08.2020 tarihinde güncellendiği anlaşılan
Araçların Satış, Devir ve Tescil Hizmetlerinin Noterler Tarafından Yürütülmesine İlişkin Usul ve Esaslar’ın
“Mirasbırakana Ait Araçların Mirasçılar Adına Tescil İşlemleri” başlıklı bölümünde; noterler tarafından düzenlenen “mirasçılık belgesine” veya mahkemelerce verilen “veraset ilamına” istinaden başvuru üzerine bu belgelerde belirtilen mirasçılar adına araçların tescil işlemleri yapılacağının, tescil işlemi sırasında tüm mirasçıların hazır olması veya bu konuda vekâletlerinin bulunması gerektiğinin düzenlendiği,
2.4) Her ne kadar Araçların Satış, Devir ve Tescil Hizmetlerinin Noterler Tarafından Yürütülmesine
İlişkin Usul ve Esaslar’ın ilgili bölümünde araç tescil işlemi sırasında tüm mirasçıların hazır olması veya bu konuda vekâletlerinin bulunması gerekeceği ifade edilmekte ise de; Araçların Satış, Devir ve Tescil
Hizmetlerinin Yürütülmesi Hakkında Yönetmelik’te bu yönde bir zorunluluk bulunmadığı,
2.5) Ayrıca Türk Medeni Kanunu’nun “Miras ortaklığı” başlıklı 640 ıncı maddesinin dördüncü
fıkrasında mirasçılardan her birinin, terekedeki hakların korunmasını isteyebileceğinin ve sağlanan korumadan da mirasçıların hepsinin yararlanacağının hükme bağlandığı,
2.6) Yine Türk Medeni Kanunu’nun “Elbirliği Mülkiyetinin Hükümleri” başlıklı 702 nci maddesinin son
fıkrasında ortaklardan her birinin, topluluğa giren hakların korunmasını sağlayabileceğinin ve bu korumadan bütün ortakların yararlanacağının hükme bağlandığı,
2.7) Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 18.06.2019 tarihli ve E.2017/19-839-K.2019/690 sayılı ilamında
da tüm mirasçıların haklarına korumaya dönük açılan davalarda tüm mirasçıların başvurusunun zorunlu görülmediği,
2.8) Diğer yandan taşınmazların mirasen intikalinde tapu müdürlüklerine, veraset ilamı veya mirasçılık
belgesi ile tek bir mirasçının başvurmasının yeterli görüldüğü ve tek bir mirasçı tarafından elbirliği (iştirak)
halinde intikal işleminin yaptırılabildiği,
2.9) Sonuç olarak; araç tescile yetkili noterliklerce, veraset yoluyla intikal eden ve elbirliği mülkiyetine
konu araçların, tüm mirasçıların başvurusu aranmaksızın mirasçılık belgesinde veya veraset ilamında
belirtilen mirasçılardan herhangi birisinin başvurusu üzerine intikal işleminin gerçekleştirilmesinin uygun olacağının değerlendirildiği
ifade edilmiştir.
3) Kurumumuzun 08.02.2021 tarihli ve sayılı bilgi-belge talep yazısına cevaben Türkiye
Noterler Birliği Tescil Hizmetleri Müdürlüğü’nün 05.03.2021 tarihli ve sayılı yazısı ekinde ilgili bilgi-belgeler gönderilmiş olup yapılan açıklamada;
3.1) Kartal 4. Noterliği tarafından Türkiye Noterler Birliği’ne gönderilen 11.06.2019 tarih ve /
sayılı yazı ile noterliklerine sunulan Emniyet Genel Müdürlüğü’nün 04.02.2015 tarih ve
. . sayılı yazısında veraset yoluyla intikal eden araçların varisler adına tescil işlemlerinde tüm varislerin müracaatı aranmaksızın veraset ilamı veya mirasçılık belgesinde belirtilen varislerden birinin müracaatı halinde, mirasçılık belgesinde gösterilen oranlarda payları belirtilerek tüm varisler adına tescil işleminin yapılmasında sakınca bulunmadığının bildirildiği,
3.2) Türk Medeni Kanunu’nun 599 uncu maddesinde mirasçıların, mirasbırakanın ölümü ile mirası bir
bütün olarak kazanacaklarının ve mirasbırakanın borçlarından kişisel olarak sorumlu olacaklarının hükme bağlandığı,
3.3) 31.01.2018 tarihli ve 30318 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Araçların Satış, Devir ve Tescil
Hizmetlerinin Yürütülmesi Hakkında Yönetmeliğin “Araçların tescil işlemleri” başlıklı 10 uncu maddesinin birinci fıkrasında; araçların tescili ile araç tescil belgesinin düzenlenmesi işlemlerinin, araç sahiplerinin, kanuni temsilcilerinin, vekillerinin veya kamu kurum veya kuruluşları ile tüzel kişilerce yetkilendirilen kişilerin başvuruları üzerine elektronik ortamda ilgilisine göre noterler veya Emniyet Genel
Müdürlüğü trafik tescil kuruluşları tarafından yapılacağının ve araç tescil belgesinin ilgililerine elden teslim edileceğinin düzenlendiği,
3.4) Yönetmelik hükümlerine istinaden hazırlanan Araçların Satış, Devir ve Tescil Hizmetlerinin
Noterler Tarafından Yürütülmesine İlişkin Usul ve Esaslar’ın “Mirasbırakana Ait Araçların Mirasçılar
Adına Tescil İşlemleri” başlıklı bölümünde; noterler tarafından düzenlenen “Mirasçılık belgesine” veya mahkemelerce verilen “Veraset ilamına” istinaden başvuru üzerine bu belgelerde belirtilen mirasçılar adına araçların tescil işlemleri yapılacağının, tescil işlemi sırasında tüm mirasçıların hazır olması veya bu konuda vekâletlerinin bulunması gerektiğinin düzenlendiği,
3.5) Miras kalan aracın veraseten devri veya mirasçılar adına tescil belgesi düzenlenmesi işleminin,
mirasçılardan yalnızca biri ya da bazıları tarafından yapılan başvuru üzerine yapılması halinde, mirastan feragat veya mirası ret haklarını kullanan/kullanmak isteyen mirasçıların iradesine aykırı işlem yapılmasına sebep olabileceği,
3.6) Söz konusu olumsuzlukları önlemek amacıyla Türkiye Noterler Birliği Yönetim Kurulu’nun
12.09.2019 tarih ve 198 sayılı kararıyla da mirasçılar adına noterlikte araç tescil işleminin yapılabilmesi
için mirasçılık belgesi veya veraset ilamında belirtilen tüm mirasçıların hazır olması, olamaması halinde vekil ile temsil edilmeleri gerektiğine karar verildiği,
3.7) Sonuç olarak; mevzuat hükümleri uyarınca başvuranın talebinin karşılanmasının mümkün olmadığı
ifade edilmiştir.
IV. İLGİLİ MEVZUAT
4) Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma
hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”,
5) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci
maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,
6) 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun;
6.1) “Miras ortaklığı” başlıklı 640 ıncı maddesinin birinci fıkrasında; “Birden çok mirasçı
bulunması hâlinde, mirasın geçmesiyle birlikte paylaşmaya kadar, mirasçılar arasında terekedeki bütün hak ve borçları kapsayan bir ortaklık meydana gelir.”
6.2) 640 ıncı maddesinin dördüncü fıkrasında; “Mirasçılardan her biri, terekedeki hakların
korunmasını isteyebilir. Sağlanan korumadan mirasçıların hepsi yararlanır. ”
6.3) “Elbirliği mülkiyetinin hükümleri” başlıklı 702 nci maddesinin son fıkrasında; “Ortaklardan
her biri, topluluğa giren hakların korunmasını sağlayabilir. Bu korumadan bütün ortaklar yararlanır.”
6.4) “Reddin şekli” başlıklı 609 uncu maddesinin birinci fıkrasında; “Mirasın reddi, mirasçılar
tarafından sulh mahkemesine sözlü veya yazılı beyanla yapılır.”
7) 28.3.2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği
Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in;
7.1) “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde; “Kurum, inceleme ve araştırma yaparken
idarenin, insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde; kanunlara uygunluk, ayrımcılığın önlenmesi, ölçülülük, yetkinin kötüye kullanılmaması, eşitlik, tarafsızlık, dürüstlük, nezaket, şeffaflık, hesap verilebilirlik, haklı beklentiye uygunluk, kazanılmış hakların korunması, dinlenilme hakkı, savunma hakkı, bilgi edinme hakkı, makul sürede karar verme, kararların gerekçeli olması, karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi, kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi, kişisel verilerin korunması gibi iyi yönetim ilkelerine uygun işlem ve eylem ile tutum veya davranışta bulunup bulunmadığını gözetir ve iyi yönetim ilkelerine uyar.”,
8) 31.01.2018 tarihli ve 30318 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Araçların Satış, Devir ve Tescil
Hizmetleri Hakkında Yönetmelik’in;
8.1) “Araçların tescil işlemleri” başlıklı 10 uncu maddesinin birinci fıkrasında; “Araçların tescili
ile araç tescil belgesinin düzenlenmesi işlemleri, araç sahiplerinin, kanuni temsilcilerinin, vekillerinin veya kamu kurum veya kuruluşları ile tüzel kişilerce yetkilendirilen kişilerin başvuruları üzerine elektronik ortamda ilgilisine göre noterler veya Emniyet Genel Müdürlüğü trafik tescil kuruluşları tarafından yapılır ve araç tescil belgesi basılarak imzalanır. Araç tescil belgesi, ilgililerine elden teslim edilir.”
8.2) “Satış veya devir işlemi yapılan araçların noterler tarafından tescili” başlıklı 18 inci
maddesinin dokuzuncu fıkrasında; “Araçların satış veya devirleri sırasında noterler tarafından yapılacak
işlemler ve araç tescil belgesinin düzenlenmesi ile bu belgelerin araç sahiplerine teslimine ilişkin usul ve esaslar, Türkiye Noterler Birliği tarafından belirlenir.”
9) 17.08.2020 tarihinde güncellenen Araçların Satış, Devir ve Tescil Hizmetlerinin Noterle r
Tarafından Yürütülmesine İlişkin Usul ve Esaslar’ın “Mirasbırakana Ait Araçların Mirasçılar
Adına Tescil İşlemleri” başlıklı bölümünde; “Noterler tarafından düzenlenen “Mirasçılık belgesine” veya mahkemelerce verilen “Veraset ilamına” istinaden başvuru üzerine bu belgelerde belirtilen mirasçılar adına araçların tescil işlemleri yapılır. Tescil işlemi sırasında tüm mirasçıların hazır olması veya bu konuda vekâletlerinin bulunması gerekir.”
düzenlemelerine yer verilmiştir.
V. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
10) Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde; başvuranın, noterler
tarafından gerçekleştirilen aracın veraseten devri ve mirasçılar adına tescil belgesi düzenlenmesi işleminde mirasçılık belgesinde belirtilen tüm mirasçıların hazır bulunması veya vekil ile temsil edilmesi gerektiği yönündeki uygulamanın mevzuata uygun hale getirilmesi talebine ilişkin İdareye Tavsiye Kararı verilmesi yönünde hazırlanan öneri Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
VI. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme
11) Başvuran, 1 no.lu paragrafta yer verildiği üzere, Türkiye Noterler Birliği’nin 12.09.2019 tarih ve
198 sayılı Yönetim Kurulu Kararında da yer alan aracın veraseten devri ve mirasçılar adına tescil belgesi
düzenlenmesi işleminde mirasçılık belgesinde belirtilen tüm mirasçıların hazır bulunması veya vekil ile temsil edilmesi gerektiği yönündeki uygulamanın mevzuata uygun hale getirilmesini talep etmektedir.
12) Dosya kapsamında yapılan incelemede;
12.1) Başvuranın babasının vefatı ile bir binek otomobilin miras kaldığı ve söz konusu aracın intikali için
Aydın İli Koçarlı İlçesi Noterliği’ne gittiği,
12.2) Noterlik çalışanları tarafından intikalin gerçekleştirilebilmesi için tüm mirasçıların hazır bulunması
veya vekâletname vermesi gerektiğinin bildirildiği,
12.3) Bunun üzerine başvuranın 22.05.2020 tarihli dilekçesi ile Türkiye Noterler Birliği’ne başvuru
yaparak; veraset yoluyla intikal eden araçların tescil işlemlerinin Emniyet Genel Müdürlüğü’ne bağlı trafik tescil birimleri tarafından yapıldığı dönemde veraset ilamı veya mirasçılık belgesinde belirtilen varislerden birinin müracaatı ile tescil işlemlerinin yapıldığını, herhangi bir mevzuat değişikliği olmamasına rağmen tescil işlemlerinin noterler tarafından yapılmaya başlanması ile ortaya çıkan uygulama farklılığının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu belirterek söz konusu uygulamanın kaldırılmasını talep ettiği,
12.4) Türkiye Noterler Birliği Sicil ve Tescil Hizmetleri Müdürlüğü’nün 02.06.2020 tarih ve
sayılı yazısı ile; 31.01.2018 tarihli ve 30318 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Araçların Satış, Devir ve
Tescil Hizmetleri Hakkında Yönetmelik’in “Araçların tescil işlemleri” başlıklı 10 uncu maddesinin birinci fıkrası gerekçe gösterilerek başvuranın talebinin reddedildiğinin bildirildiği,
daha üst konumda bulunan ve dayanağını oluşturan bir norma aykırı veya bunu değiştirici nitelikte bir hüküm getirmesi mümkün değildir.”
ifadeleri ile hükme bağlanmıştır.
16) Diğer yandan idareler, normlar hiyerarşisine aykırı olmayacak şekilde kamu hizmetlerini yerine
getirmede etkinliğin sağlanması için gerekli önlemleri alma, bu kapsamda düzenleyici işlemler yapma yetkisine sahip olduklarından, kamu hizmetlerinin hangi koşullar altında ve nasıl yürütüleceğini önceden saptamak her zaman mümkün olmadığından, gelişen durumlara göre ortaya çıkan ihtiyaçları karşılayabilmek amacıyla yönetmeliklerle ve daha alt düzenleyici işlemler olan tebliğ ve genelgelerle düzenleme yapmak hususunda takdir yetkisine sahip bulunmaktadırlar. İdarelerin yönetmelik ve daha alt düzenleyici işlemler ile düzenleme yetkisi, yasama organının çizdiği sınırlar içinde, başta Anayasa olmak üzere, kanun gibi üst hukuk normlarına aykırı olmamak şartına bağlı olarak gerçekleşebilir. Nitekim idarelerin düzenleme yetkisinin, üst normlarla getirilen hükümleri kısıtlayacak bir şekilde kullanılamayacağı hususu idare hukukunun en temel prensiplerindendir.
17) Bir diğer ifadeyle normlar hiyerarşisi ilkesinin doğal bir sonucu üst normda yer almayan bir
kısıtlamaya alt normda yer verilemeyeceği ilkesidir. Nitekim bu husus da Danıştay İdari Dava Daireleri 2
Kurulu’nun 07.03.2003 tarih ve 2003/36 Esas sayılı kararında ;
“Normlar hiyerarşisine göre ilgililerin hak ve ödevleri hakkında yapılacak olan bir düzenlemenin üst hukuk normlarına aykırı olmaması, onlara aykırı hükümler içermemesi ve de üst normların düzenlenme sahasını daraltıcı nitelikte hükümlere yer vermemiş nitelikte olması gerektiği,”
şeklinde ifade edilmiştir.
18) Öte yandan dosyada mübrez Emniyet Genel Müdürlüğü’nün 04.02.2015 tarih ve
11088401.2961.64008 sayılı ve verasetli araçların tescili konulu yazısı incelendiğinde de veraset yoluyla
intikal eden araçların tescil işlemlerinin Emniyet Genel Müdürlüğü’ne bağlı trafik tescil birimleri tarafından yapıldığı dönemde veraset ilamı veya mirasçılık belgesinde belirtilen varislerden birinin müracaatı ile tescil işlemlerinin yapıldığı anlaşılmıştır. Devam eden süreçte 31.01.2018 tarihli ve 30318 sayılı Resmi Gazetede
Araçların Satış, Devir ve Tescil Hizmetleri Hakkında Yönetmelik’in yayımlanması ile birlikte tescil işlemlerinde noterlerin yetkilendirildiği hususu da göz önünde bulundurulduğunda; söz konusu düzenleme ile vatandaşların mağduriyetlerinin önüne geçilmesinin amaçlandığı değerlendirilmektedir. Zira sayı ve konum itibariyle ülkemizin pek çok yerinde noter bulunmakta olup, hâlihazırda nöbetçi noter uygulaması ile tatil günleri de noterlik hizmeti verilmektedir. Bu kapsamda noterlerin vatandaşlarımızın işlemlerini zorlaştırmak yerine kolaylaştırması, kamu hizmetlerin etkin ve verimli şekilde yürütülmesini de destekleyecektir. Ayrıca çok sayıda vatandaşımızın yurt dışında yaşadığı ve aralarında mirasçılık bağı bulunan çok sayıda vatandaşımızın da farklı şehirlerde ikamet ettiği göz önünde bulundurulduğunda, Türkiye Noterler Birliği tarafından veraset yoluyla intikal eden araçların tescil işlemlerinde tüm mirasçıların hazır bulunması veya vekil ile temsil edilmesi gerektiği yönündeki uygulamanın mağduriyetlere sebep olacağı kanaatine varılmıştır.
2
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun 04.02.2010 tarih ve 2009/921Esas sayılı kararı için bkz.
https://www.corpus.com.tr/#!/Danistay Erişim tarihi ve saati: 24.03.2021, 18.01.
uygulamanın mevzuata uygun hale getirilmesi talebine ilişkin Tavsiye Kararı verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
25) İyi yönetim ilkelerine 28.03.2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan
Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiştir. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; Türkiye Noterler Birliği tarafından “kanunlara uygunluk, ölçülülük, yetkinin kötüye kullanılmaması, hesap verilebilirlik, haklı beklentiye uygunluk, kazanılmış hakların korunması” ilkelerine uyulmadığı anlaşılmış olup idarenin bahse konu ilkelere uygun davranması önerilmektedir.
VII. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
26) 6328 sayılı Kanun’un 21’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca başvurunun Kurumumuz
tarafından reddedilmesi hâlinde, durmuş olan dava açma süresi gerekçeli ret kararının ilgiliye tebliğinden itibaren kaldığı yerden işlemeye başlayacaktır. 21’inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca ise tavsiye kararı üzerine otuz gün içinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise durmuş olan dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye başlayacaktır. Buna göre; ilgili idarenin eylem ve işlemlerine karşı dava açma süresinden arta kalan sürede Ankara İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.
VIII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle;
Başvurunun KABULÜNE,
Başvuranın noterler tarafından gerçekleştirilen aracın veraseten devri ve mirasçılar adına tescil belgesi düzenlenmesi işleminde mirasçılık belgesinde belirtilen tüm mirasçıların hazır bulunması veya vekil ile temsil edilmesi gerektiği yönündeki uygulamanın mevzuata uygun hale getirilmesi talebine ilişkin TÜRKİYE NOTERLER BİRLİĞİ’NE TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca;
Türkiye Noterler Birliği tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde
Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,
Kararın Başvurana ve Türkiye Noterler Birliği’ne tebliğine,
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi