|
ÖZET: Bu karar, Bilgi Edinme Hakkı Kanunu çerçevesinde bilgi edinme taleplerinin nasıl yapılması gerektiği konusundaki hukuki uyuşmazlığı ele almaktadır. Başvuran, CİMER üzerinden yaptığı başvurunun Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu (BEDK) tarafından usulden reddedilmesine itiraz etmektedir. İtirazın reddedilme gerekçesi, başvurunun yazılı olarak yapılmadığı iddiasıdır. Ancak, 4982 sayılı Kanun ve ilgili yönetmelik, elektronik ortamda yapılan başvuruların da kabul edilebileceğini öngörmektedir.
Kurul, bilgi edinme hakkının demokratik bir yönetim için vazgeçilmez olduğunu vurgulayarak, başvuruların elektronik ortamda yapılabilmesine olanak tanıyacak düzenlemelerin yapılması gerektiği sonucuna varmıştır. Bu bağlamda, başvuruların kabul edilmesi için gerekli teknik altyapı çalışmalarının hızlandırılması gerektiği tavsiye edilmiştir. Sonuç olarak, başvuranın itirazının değerlendirilmesi ve CİMER üzerinden yapılan başvuruların işleme alınması gerektiği belirtilmiştir. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2021/10256-S.21.16519
BAŞVURU NO : 2021/2385
KARAR TARİHİ : 09/07/2021
TAVSİYE KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : BİLGİ EDİNME DEĞERLENDİRME KURULU
Başvuran, CİMER üzerinden yapılan başvuruların BEDK tarafından
BAŞVURUNUN KONUSU :
dikkate alınmasını talep etmektedir.
BAŞVURU TARİHİ : 01/02/2021
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvuran, 11/10/2020 tarihinde CİMER aracılığıyla Milli Savunma Bakanlığı’na başvurarak tarafı ve müştekisi olduğu, tekemmül etmiş soruşturma dosyasını yürüten müfettişin kimliğine ilişkin bilgileri talep ettiğini, idarenin talebini 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanununun 19 ve 25 inci maddelerini gerekçe göstererek reddettiğini, bu sebeple 04/11/2020 tarihinde CİMER aracılığıyla Bilgi Edinme Değerlendirme
Kurulu’na (BEDK) başvurduğunu, BEDK’nın ise Kurulun 27/09/2012 tarihli ve 2012/2 sayılı ilke kararı doğrultusunda “başvurusunu CİMER üzerinden yapmış olması, yazılı olarak Kurula başvurmamış olması” sebebiyle usulden reddettiğini, ancak ilgili Kanun ve Yönetmelikte Kurula başvuruların “yazılı olarak” yapılacağının hüküm altına alındığını, ilke kararında ise elektronik posta ya da faks vb. araçlara atıfta bulunulduğunu, CİMER başvurularının yazılı başvuru olarak kabul edilmesi gerektiğini, elektronik posta vd. usullerle karıştırılmaması gerektiğini, ilke kararı CİMER başvurularını da kapsıyor ise bunun ilgili mevzuata uyarlı olmadığını ifadeyle, CİMER başvurularının Kurul tarafından incelemeye alınmasını talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Uyuşmazlığın çözümü için Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu’ndan 04/03/2021 tarihli yazımızla bilgi-belge talebinde bulunulmuş olup; Kurulun 12/03/2021 tarihli ve . / sayılı cevabi
yazısında özetle:
2.1. Kurulun sekretarya hizmetleri daha önce Mülga Başbakanlık tarafından yürütülürken 703 sayılı Kanun
Hükmünde Kararname ile değiştirilen 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanununun 14/9 uncu fıkrası uyarınca bu hizmetlerin Adalet Bakanlığı tarafından yerine getirilmeye başlandığı,
2.2. Geçen sürede bazı başvuruların CİMER üzerinden Kurula gönderildiği ve başvuruların elektronik ortamda alınmasının sağlanması konusunda taleplerin olduğunun görüldüğü, 2.3. Ancak Bilgi Edinme Hakkı Kanununun Uygulanmasına İlişkin Esas ve Usuller Hakkında
Yönetmeliğin “İtiraz usulü” başlıklı 24 üncü maddesinin birinci fıkrasının “Bilgi edinme istemi reddedilen başvuru sahibi, yargı yoluna başvurmadan önce kararın tebliğinden itibaren on beş gün içinde Bilgi
Edinme Değerlendirme Kuruluna itiraz edebilir. İtiraz yazılı olarak yapılır…” hükmünü amir olduğu, diğer yandan Kurullarının 27/09/2012 tarih ve 2012/2 sayılı İlke Kararında “Kurula itirazların yazılı başvuru ile yapılması gerektiği; elektronik posta, faks vb. araçlarla yapılacak itirazların Kurulumuzca işleme alınmayacağı”, ibaresine yer verildiği; bu kapsamda şu an için elektronik ortamda Kurula başvuru yapılmasının mümkün olmadığı, bu başvuruların usule aykırı olduğu değerlendirilerek, usulden reddedildiği; 2.4. Kurullarına elektronik ortamda başvuru yapılabilmesi konusunun Kurul gündemine alındığı ve alternatiflerden biri olarak UYAP Vatandaş Portalı üzerinden başvuru alınabileceğinin değerlendirildiği, elektronik ortamda başvuru alınabilmesi için gerekli teknik altyapı çalışmalarının yapılması hususunda
Adalet Bakanlığı Bilgi İşlem Genel Müdürlüğüne yazı yazıldığı ve en kısa zamanda elektronik ortamda da başvuru alınabilmesinin sağlanmasına yönelik çalışmaların başlatıldığı, 2.5. Böylece vatandaşların bilgi edinme haklarını daha etkin bir şekilde kullanması ve Kurula daha etkin bir şekilde erişimlerinin sağlanmasının amaçlandığı” bildirilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasası’nın; 3.1. “Cumhuriyetin nitelikleri” başlıklı 2 nci maddesi; “Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir” 3.2. “Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması” başlıklı 13 üncü maddesi “Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.”, 3.3. “Düşünceyi açıklama ve yayma hürriyeti” başlıklı 26 ncı maddesinde “Herkes, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahiptir. Bu hürriyet Resmî makamların müdahalesi olmaksızın haber veya fikir almak ya da vermek serbestliğini de kapsar…” 3.4. “Temel hak ve hürriyetlerin korunması” başlıklı 40. maddesinde, “Anayasa ile tanınmış hak ve hürriyetleri ihlâl edilen herkes, yetkili makama geciktirilmeden başvurma imkânının sağlanmasını isteme hakkına sahiptir. (Ek fıkra: 3/10/2001-4709/16 md.) Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır. …”;
3.5. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74. maddesinde, “…(Ek fıkra:
7/5/2010-5982/8 md.) Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. (Ek fıkra:
7/5/2010-5982/8 md.) Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği
Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler. …”; 4. 14/6/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı 5. maddesinde, “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”;
5. 9/10/2003 tarihli ve 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu’nun; 5.1. “Amaç” başlıklı 1. maddesinde, “Bu Kanunun amacı; demokratik ve şeffaf yönetimin gereği olan eşitlik, tarafsızlık ve açıklık ilkelerine uygun olarak kişilerin bilgi edinme hakkını kullanmalarına ilişkin esas ve usulleri düzenlemektir.”; 5.2. “Bilgi edinme hakkı” başlıklı 4. maddesinde, “Herkes bilgi edinme hakkına sahiptir. …”; 5.3. “Bilgi verme yükümlülüğü” başlıklı 5. maddesinde, “ Kurum ve kuruluşlar, bu Kanunda yer alan istisnalar dışındaki her türlü bilgi veya belgeyi başvuranların yararlanmasına sunmak ve bilgi edinme başvurularını etkin, süratli ve doğru sonuçlandırmak üzere, gerekli idarî ve teknik tedbirleri almakla yükümlüdürler. Bu Kanun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren diğer kanunların bu Kanuna aykırı hükümleri uygulanmaz.”; 5.4. “Başvuru usulü” başlıklı 6. maddesinde, “ … Bu başvuru, kişinin kimliğinin ve imzasının veya yazının kimden neşet ettiğinin tespitine yarayacak başka bilgilerin yasal olarak belirlenebilir olması kaydıyla elektronik ortamda veya diğer iletişim araçlarıyla da yapılabilir. Dilekçede, istenen bilgi veya belgeler açıkça belirtilir.”; 6. 27/4/2004 tarihli ve 25445 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Bilgi Edinme Hakkı Kanununun
Uygulanmasına İlişkin Esas ve Usuller Hakkında Yönetmelik’in; 6.1. “Elektronik ortamda veya diğer iletişim araçlarıyla yapılacak başvurular” başlıklı 10 uncu maddesinde, “Bilgi edinme başvurusu, kişinin kimliğinin ve imzasının veya yazının kimden neşet ettiğinin tespitine yarayacak başka bilgilerin yasal olarak belirlenebilir olması kaydıyla elektronik ortamda veya diğer iletişim araçlarıyla da yapılabilir. …” 6.2. “İtiraz usulü” başlıklı 24. maddesinde, “Bilgi edinme istemi reddedilen başvuru sahibi, yargı yoluna başvurmadan önce kararın tebliğinden itibaren on beş gün içinde Bilgi Edinme Değerlendirme Kuruluna itiraz edebilir. İtiraz yazılı olarak yapılır. Kurul, bu konudaki kararını otuz iş günü içinde verir. …”; 7. 07.06.2006 tarihli ve 26191 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Bilgi Edinme Değerlendirme
Kurulunun Çalışma Usul Ve Esasları Hakkında Yönetmelik’in; 7.1. “İtirazın usulden incelenmesi” başlıklı 12. maddesinde, “…(3) Aynı kişi tarafından, aynı maddi ve hukukî sebebe dayanılarak yapılan ikinci itiraz incelenmeksizin reddedilir. (4) Taraflar, Kurulun vermiş olduğu bir karara dayanak teşkil eden bilgi veya belgelerde herhangi bir eksiklik, sahtecilik ve benzeri bir durumu tespit etmeleri ya da esası etkileyecek yeni bir bilgi veya belgeye ulaşmaları durumunda Kurula başvurabilirler. Kurul, bu başvuru üzerine kararını yeniden gözden geçirebilir.”; Düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
8. Kamu Denetçisi tarafından yapılan araştırma ve inceleme sonucunda, kişilerin bilgi edinme taleplerinin reddi halinde Bilgi Edinme Değerlendirme Kuruluna yapacakları itiraza ilişkin başvuru usulünü düzenleyen ilgili mevzuatta, kişinin kimliğinin ve imzasının belirlenebilir olması koşuluyla elektronik ortamda yapılacak başvuruların da kabulüne olanak tanıyacak değişikliğin yapılması, ayrıca elektronik ortamda başvuru alınabilmesi için hâlihazırda yürütülmekte olan teknik altyapı çalışmalarının da ivedilikle sonuçlandırılması yönlerinden Bilgi Edinme Değerlendirme Kuruluna tavsiyede bulunulması amacıyla hazırlanan karar önerisi Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme
/
9. Başvuran özetle, 11/10/2020 tarihinde CİMER aracılığıyla Milli Savunma Bakanlığı’na başvurarak tarafı ve müştekisi olduğu, tekemmül etmiş soruşturma dosyasını yürüten müfettişin kimliğine ilişkin bilgileri talep ettiğini, idarenin talebini 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanununun 19 ve 25 inci maddelerini gerekçe göstererek reddettiğini, bu sebeple 04/11/2020 tarihinde CİMER aracılığıyla Bilgi
Edinme Değerlendirme Kurulu’na (BEDK) başvurduğunu, BEDK’nın ise Kurulun 27/09/2012 tarihli ve 2012/2 sayılı ilke kararı doğrultusunda “başvurusunu CİMER üzerinden yapmış olması, yazılı olarak
Kurula başvurmamış olması” sebebiyle usulden reddettiğini, ancak ilgili Kanun ve Yönetmelikte Kurula başvuruların “yazılı olarak” yapılacağının hüküm altına alındığını, ilke kararında ise elektronik posta ya da faks vb. araçlara atıfta bulunulduğunu, CİMER başvurularının yazılı başvuru olarak kabul edilmesi gerektiğini, elektronik posta vd. usullerle karıştırılmaması gerektiğini, ilke kararı CİMER başvurularını da kapsıyor ise bunun ilgili mevzuata uyarlı olmadığını ifadeyle, CİMER başvurularının Kurul tarafından incelemeye alınmasını talep etmektedir.
10. Cumhuriyetin nitelikleri arasında yer alan ve Anayasanın 2 nci maddesinde anlamını bulan hukuk devleti, temel hak ve özgürlüklerin güvence altına alındığı, devletin tüm eylem ve işlemlerinin var olan hukuk kurallarına uygun yapıldığı ve vatandaşların hukuki güvenliğe sahip olduğu bir yönetim modelidir.
Hukuk Devletinin doğal ve zorunlu sonucu, idari faaliyetler yürütülürken temel hak ve özgürlüklerin
Anayasa, kanunlar ve ilgili mevzuatta öngörüldüğü şekli ile kullanımının sağlanmasıdır.
11. Anayasa’nın 26 ncı maddesinde; herkesin, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahip olduğu, bu hürriyetin resmi makamların müdahalesi olmaksızın haber veya fikir almak ya da vermek serbestisini de kapsayacağı belirtilmek suretiyle bilgi edinme hakkının haber veya fikir almak ya da vermek hürriyetinin ayrılmaz bir parçası olduğu kabul edilmektedir. Anayasanın 74 üncü maddesinde ise herkesin bilgi edinme hakkına sahip olduğu belirtilerek, bilgi edinme hakkı anayasal güvenceye kavuşturulmuştur.
12. Bilgi edinme hakkı yönetilenlerin yönetenleri denetleyebilmesinin, dolayısıyla hukukun üstünlüğünün sağlanabilmesinin çok önemli bir aracı olarak işlev görmektedir. Bilgi edinme hakkı, devletin demokratik niteliğinin geliştirilmesi ve bireyin temel hak ve özgürlüklerinin korunması hususlarında önemli bir rol oynadığından, demokratik hukuk devletinde vazgeçilmez bir hak niteliğine sahip bulunmaktadır. Bu hakkın sınırlanmasını öngören düzenlemelerin de Anayasa’nın 13. maddesinde belirtilen güvencelere ve bu bağlamda ölçülülük ilkesine uygun olması gerektiği açıktır. (AYM, E:2013/114, K:2014/184, 4.12.2014)
13. Demokratik ve şeffaf yönetimin gereği olan bilgi edinme hakkının eşitlik, tarafsızlık ve açıklık ilkelerine uygun olarak kullanımına ilişkin esas ve usuller 9/10/2003 tarihinde yürürlüğe giren 4982 sayılı
Bilgi Edinme Hakkı Kanununda düzenlenmiştir.
14. 4982 sayılı Kanun kapsamında idarelere yapılacak başvurularda izlenecek usul ve yöntem
Kanunun “Başvuru usulü” başlıklı 6 ncı maddesinde düzenlenmiş olup, buna göre başvurunun, kişinin kimliğinin ve imzasının veya yazının kimden neşet ettiğinin tespitine yarayacak başka bilgilerin yasal olarak belirlenebilir olması kaydıyla, elektronik ortamda veya diğer iletişim araçlarıyla yapılabilmesi mümkündür. Benzer bir düzenlemeye Bilgi Edinme Hakkı Kanununun Uygulanmasına İlişkin Esas ve
Usuller Hakkında Yönetmelik’in 10 uncu maddesinde de yer verilmiştir. Görüldüğü üzere, söz konusu düzenlemeler ile kişinin kimliğinin ve imzasının belirlenebilir olması koşuluyla elektronik ortamda yapılacak başvuruların kabulüne olanak tanınmaktadır.
15. Bilgi Edinme Değerlendirme Kuruluna yapılacak itiraz başvurularında izlenecek usule ise
Yönetmeliğin “İtiraz usulü” başlıklı 24. maddesinde yer verilmiş olup buna göre bilgi edinme istemi reddedilen başvuru sahibi, yargı yoluna başvurmadan önce kararın tebliğinden itibaren on beş gün içinde itirazını Bilgi Edinme Değerlendirme Kuruluna “yazılı olarak” yapabilecektir. İtirazın yazılı olarak yapılmasından ne anlaşılması gerektiği ise, Kurulun 27.09.2012 tarih ve 2012/2 sayılı İlke Kararı ile
açıklığa kavuşturulmakta olup buna göre Kurul, elektronik posta, faks vb. araçlarla yapılacak itirazları işleme almamaktadır.
16. Benzer bir taleple Kurumumuza yapılan 2020/102057 başvuru numaralı dosyada Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde verilen 21/05/2021 tarihli Tavsiye Kararında; “Yukarıda yer verilen ilgili mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, Kanun koyucunun bireylere daha yakın bir yönetim anlayışını gerçekleştirmek amacıyla, içinde bulunduğumuz bilgi ve teknoloji çağının bir gereği olarak elektronik ortamda bilgi edinme başvurularının kabulüne olanak tanırken; kişilerin bilgi edinme talebinin reddi halinde Kurula, kimliğinin ve imzasının veya yazının kimden neşet ettiğinin tespitine yarayacak başka bilgilerin yasal olarak belirlenmesi mümkün olan CİMER üzerinden ilettikleri başvurularının işleme alınmaması yönündeki uygulamanın, 4982 sayılı Kanun’un amacı ile bağdaşmadığı değerlendirilmiştir.
Nitekim Bilgi Edinme ve Değerlendirme Kurulu da Kurullarına elektronik ortamda başvuru yapılamamasının vatandaşlar tarafından sıklıkla yakınma ve şikâyetlere konu olduğunu, konunun Kurul gündemine alınarak UYAP Vatandaş Portalı üzerinden başvuru alınmasının uygun olacağının değerlendirildiğini, elektronik ortamda başvuru alınabilmesi için ise gerekli teknik altyapı çalışmalarının yapılması hususunda Adalet Bakanlığı ile çalışmalara başlandığını belirtmiştir.”
Yukarıdan bu yana yapılan tespit ve değerlendirmeler ışığında, kişilerin bilgi edinme taleplerinin reddi halinde Bilgi Edinme Değerlendirme Kuruluna yapacakları başvuru usulünü düzenleyen ilgili mevzuatta, kişinin kimliğinin belirlenebilir olması koşuluyla elektronik ortamda yapılacak başvuruların da kabulüne olanak tanıyacak değişikliğin yapılması ayrıca elektronik ortamda başvuru alınabilmesi için hâlihazırda yürütülmekte olan teknik altyapı çalışmalarının da ivedilikle sonuçlandırılması yönlerinden Bilgi Edinme
Değerlendirme Kuruluna tavsiyede bulunulması gerektiği kanaati ve sonucuna varılmıştır.”
Dendiği görülmüştür.
17. Somut dosya kapsamında da idare tarafından, Bilgi Edinme Değerlendirme Kuruluna elektronik ortamda başvuru yapılabilmesi için gerekli teknik altyapı çalışmalarının başlatıldığı hususu tekraren belirtilmiştir.
18. Öte yandan, 07.06.2006 tarihli ve 26191 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Bilgi Edinme
Değerlendirme Kurulunun Çalışma Usul ve Esasları Yönetmeliğinde “İtirazın usulden incelenmesi” başlıklı 12. maddede, “…(3) Aynı kişi tarafından, aynı maddi ve hukukî sebebe dayanılarak yapılan ikinci itiraz incelenmeksizin reddedilir. (4) Taraflar, Kurulun vermiş olduğu bir karara dayanak teşkil eden bilgi veya belgelerde herhangi bir eksiklik, sahtecilik ve benzeri bir durumu tespit etmeleri ya da esası etkileyecek yeni bir bilgi veya belgeye ulaşmaları durumunda Kurula başvurabilirler. Kurul, bu başvuru üzerine kararını yeniden gözden geçirebilir.” Hükümleri yer almakta olup, başvuranın dosyasına Kurulun kararını gözden geçirmesini gerektirecek yeni bir bilgi veya belgeyi sunmadığı görüldüğünden, idarenin başvuruyu yeniden inceleyemeyeceği anlaşılmıştır. Başvuranın BEDK başvurusuna esas teşkil eden Millî
Savunma Bakanlığı’na yaptığı bilgi edinme talebinin reddine ilişkin idari işlem Kurumumuzca ayrı bir dosya kapsamında inceleme ve araştırılmaya devam etmektedir.
19. Yukarıdan bu yana yapılan açıklamalar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, vatandaşların bilgi edinme haklarını daha etkin bir şekilde kullanması ve Bilgi Edinme Değerlendirme
Kuruluna daha kolay erişim imkânı sağlanmasını teminen, Kurula başvuru usulünü düzenleyen ilgili mevzuatta, kişinin kimliğinin belirlenebilir olması koşuluyla elektronik ortamda yapılacak başvuruların da kabulüne olanak tanıyacak değişikliğin yapılması ve elektronik ortamda başvuru alınabilmesi için hâlihazırda yürütülmekte olan teknik altyapı çalışmalarının da mümkün olan en kısa sürede
/
sonuçlandırılması yönlerinden Bilgi Edinme Değerlendirme Kuruluna tavsiyede bulunulması gerektiği değerlendirilmiştir.
B. İyi Yönetim İlkelerine Uygunluk Yönünden Değerlendirme 20. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; İdarenin Kurumumuzun bilgi ve belge talebine ilişkin cevabi yazısının süresi içinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği görüldüğünden, idarenin iyi yönetim ilkelerinden “dürüstlük”, makul “sürede karar verme” “nezaket”, “şeffaflık”, “hesap verilebilirlik” ilkelerine uygun davrandığı değerlendirilmiştir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
21. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa)
dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Ankara İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçelerle, BAŞVURUNUN KABULÜNE, Kişilerin, bilgi edinme taleplerinin reddi halinde Bilgi Edinme Değerlendirme Kuruluna yapacakları itiraza ilişkin başvuru usulünü düzenleyen ilgili mevzuatta, kişinin kimliğinin ve imzasının belirlenebilir olması koşuluyla elektronik ortamda yapılacak başvuruların da kabulüne olanak tanıyacak değişikliğin yapılması, ayrıca elektronik ortamda başvuru alınabilmesi için hâlihazırda yürütülmekte olan teknik altyapı çalışmalarının da ivedilikle sonuçlandırılması yönlerinden BİLGİ EDİNME DEĞERLENDİRME
KURULUNA TAVSİYEDE BULUNULMASINA;
6328 sayılı Kanunun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, bu karar üzerine tesis edilecek işlemin
veya eylemin 30 (otuz) gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna; Kararın, Başvurana ve Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu’na tebliğine; Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi