ÖZET: Bu karar, başvuranın Milli Savunma Bakanlığı tarafından verilen kınama disiplin cezasının hukuka aykırı olduğu iddiasıyla yaptığı başvurunun incelenmesine dayanıyor. Disiplin cezaları, kamu hizmetinin etkin yürütülmesi için memurların yükümlülüklerini yerine getirmemesi durumunda uygulanan yaptırımlardır. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, disiplin suçlarının tespitinde izlenecek yöntemleri belirlemekte ve disiplin soruşturmalarının tarafsız bir şekilde yürütülmesi gerektiğini vurgulamaktadır.

Başvuranın, kendisine verilen kınama cezasının geri alınmasını talep etmesi üzerine yapılan incelemede, disiplin soruşturmasının yeterli delil ve bilgi toplayarak yapılmadığı, dolayısıyla cezanın hukuka uygun olmadığı sonucuna varılmıştır. Bu bağlamda, disiplin cezasının verilmesi için gerekli olan “kasten yapmama” unsurunun aydınlatılmadığı ve cezanın orantısız olduğu tespit edilmiştir. Sonuç olarak, başvuranın kınama cezasının kaldırılması yönünde tavsiyede bulunulmuştur.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2021/11488-S.21.18498

BAŞVURU NO : 2021/3088

KARAR TARİHİ : 09/08/2021

TAVSİYE KARARI

Adres:

BAŞVURUYA KONU İDARE : MİLLİ SAVUNMA BAKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : Başvurana verilen kınama disiplin cezası hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 09/02/2021

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1) Başvuran başvuru dilekçesinde özetle; Milli Savunma Bakanlığı Kara Kuvvetleri Komutanlığı

İstihkâm Okulu ve Eğitim Merkezi Komutanlığı Kışla Gazino Müdürlüğü Narlıdere-İzmir adresinde, teknik hizmetler sınıfında sıhhi tesisat teknisyeni unvanı ile 657 sayılı kanuna tabi devlet memuru olarak görev yaptığını, Kışla Gazino Müdürlüğüne atandığı 2018 Mayıs ayı da dâhil cezaya konu olan 31 Ocak 2019 tarihli sayıma kadar berber, kuaför, kiler, büfe vb. işletmelerin içerisinde bulunan yiyecek, içecek, saç boyası, jilet gibi malzemelerin sayımına fiilen katılmadığını, bu konuda sözlü ya da yazılı hiçbir uyarı dahi yapılmadığı halde hakkında soruşturma açıldığını, Kara Kuvvetleri Komutanlığı Disiplin Kurulunca tarafına bir yıl kademe ilerlemesi durdurma cezası verildiğini, akabinde Milli Savunma Bakanlığı Yüksek

Disiplin Kurulunca yaptığı itirazın kabul edildiğini, sonrasında ise dosyanın gönderildiği atamaya yetkili amir tarafından tarafına kınama cezası verildiğini belirtmektedir. Başvuran görev tanımına uymayan bu cezanın tamamen kaldırılmasını talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2) Kurumumuzun 24/02/2021 tarih ve sayılı bilgi ve belge talebi konulu yazısına istinaden Kara

Kuvvetleri Komutanlığı tarafından Kurumumuza gönderilen 01/04/2021 tarih ve sayılı yazı ve eklerinde özetle;

2.1) Devlet memuru ’ in 2004 yılında sıhhi teknisyen olarak K.H.O Destek Kıtaları Birlik

Komutanlığında göreve başladığı, 2006 yılında İstihkâm Okulu ve Eğitim Merkezi Komutanlığı Lojistik

Destek K.lığı Hiz. Bl.ne atandığı, 2018 tarihinden itibaren de Narlıdere Kışla Gazino Müdürlüğü Bakım

Onarım Kısım Amirliğinde görevine halihazırda devam ettiği,

2.2) 2018 ve 2019 yıllarında olmak üzere Narlıdere-İzmir İstihkâm Okulu ve Eğitim Merkezi

Komutanlığı Kışla Gazino Müdürlüğüne ait tüm işletmelerin mal sayımı zaman ve iş hacmi göz önüne alınmasına müteakip bu doğrultuda sayım grupları oluşturularak gazinoda görevli tüm subay, astsubay ve devlet memurlarının katılımı ile yapıldığı, sadece muhasebede görevli olan personelin görevleri gereği sayıma katılmadığı, Kışla Gazino Müdürünün ise sayımlarda genel gözetmen olduğu için sayımlara dahil edilmediği ve aynı işletmenin hep aynı kişilerce sayılmaması için sayım gruplarının her ay değiştirildiğinin tespit edildiği, TSK bünyesinde tüm sosyal tesislerde TSK Orduevleri, Askeri Gazinolar, Kışla Gazinoları ve Vardiya Yatakhaneleri ile Eğitim Merkezleri Yönetmeliği gereğince işletmelerin her ay mal sayımı yapması gerektiğinin belirtildiği, bu doğrultuda belirtilen mevzuata uygun olarak sayımdan önce “İşletmelerin Mal Sayımı Emri” yayımlandığı ve kimlerin hangi işletmeyi sayacağının emirde belirtilerek ilgili personele tebliğ edildiği,

2.3) Devlet memuru ’ in sıhhi tesisat teknisyeni olarak personelin görev tanımında açıkça

“gazino işletme müdürlüğünün mal sayımına katılır” şeklinde bir ifade yazmamakla birlikte 657 sayılı

Devlet Memurları Kanunu’nun 11’inci maddesinde tanzim edilen “Devlet Memurları kanun ve diğer mevzuatta belirtilen esaslara uymakla ve amirler tarafından verilen görevleri yerine getirmekle yükümlü ve görevlerinin iyi ve doğru yürütülmesinde amirlerine karşı sorumludurlar” hükmü ile 211 sayılı Türk

Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanunu’nun 115 inci maddesinin (b) fıkrası mucibince “Bütün sivil personel, emrinde çalıştıkları askeri amirlere karşı ast durumunda olup, bu Kanunun 14 üncü maddesinin asta tahmil ettiği vazifeleri aynen yapmaya mecburdurlar” hükmü ve K.K.K.lığının 11/02/2015 tarihli sayılı emir yazısında; “K.K.K.lığında görevli memurlara genel olarak günlük 8 saat ve haftalık 40 saat çalışması esas olmakla beraber ertesi güne bırakılamayacak ve gün içerisinde bitirilmesi zaruri olan hizmete müteallik somut bir görevin tamamlanması ilave bir vazifenin yerine getirilmesi maksadıyla, amirler tarafından memurlara fazla çalışma yaptırılabilir” maddesi doğrultusunda başvuruya konu görevin verildiği, işletmelerde bulunan mal sayımı işinin herhangi bir eğitim, uzmanlık veya kurs gerektiren bir iş olmadığı, sayım günü görevlendirilen tüm personelin görevlendirildiği işletmenin sayımını yapmakla mükellef olduğu, anılan personele hukuka aykırı şekilde bir iş verilmediği,

2.4) Personel hakkında verilen “kademe ilerlemesinin durdurulması” disiplin cezasına ilişkin itiraz

dilekçesinin bulunduğu ancak 02/12/2020 tarihinde verilen kınama cezasına ilişkin bir itiraz ve yazı bulunmadığı,

2.5) Personelin disiplin cezasına konu fiili hakkında daha önce soruşturma yapılmadığı veya idari işlem

tesis edilmediği ancak “mazeretsiz mesaide bulunmama” disiplinsizliğinden hakkında disiplin soruşturması yapılarak neticesinde yazılı olarak “ikaz” edildiği,

2.6) Personelin görev tanımında belirtilen işleri ifa etmede yetersiz ve mesleki bilgisinin zayıf olduğu,

mesai saatlerine riayet etmede zorluk çektiği, mesai saatleri içerisinde görevini ve işlerini layığı ile getiren bir memur olmadığının değerlendirildiği, bu doğrultuda personelin çeşitli disiplin amirlerinden farklı tarihlerde birçok disiplinsizliklerinden dolayı dokuz defa ceza almış olduğu, disiplinsiz ve iş verimi olmayan bir memur olduğunun tespit edildiği,

2.7) Anılan personele verilen emir ve görevlerin tam ve zamanında yapılmasında, görev mahallinde

belirlenen usul ve esasların yerine getirilmesinde kusurlu davrandığından bahisle atamaya yetkili amir tarafından kınama cezası verildiği, kınama cezası kapsamında cezanın tebliğinden itibaren yedi gün içinde itiraz edilebileceği veya 60 gün içerisinde dava açılabileceği hususu belirtilmesine rağmen K.K.K.lığının

Yüksek Disiplin Kurulu Kararı konulu emrinin personele tebliğ edildiği ancak personel tarafından sözü edilen cezaya ilişkin herhangi bir itiraz veya dava bulunmadığı,

2.8) Başvuruya konu disiplin cezalarına ilişkin olarak; Devlet memuru ’ in İstihkâm Okulu

ve Eğitim Merkezi Komutanlığı Narlıdere Kışla Gazino Müdürlüğünün 31/01/2019 tarihli sayılı emri ile icra edilen aylık sayım görevi ile ilgili emrin kendisine tebliğ edilmiş olmasına rağmen sayıma bilerek ve isteyerek katılmadığı tespit edilerek, işletmelerin sayımı ile ilgili verilmiş olan ve askeri hizmete ilişkin olduğu hususunda herhangi bir kuşku bulunmayan yasal emrin gereğini yerine getirmediğinden dolayı 657 sayılı Kanun’un 125/D-n maddesinde tanzim edilen “Verilen emir ve görevleri kasten yapmama” fiilini işlediği kanaatine varıldığı ve bahsedilen disiplinsizliğin maddi ve manevi unsurları itibariyle “Kademe ilerlemesinin durdurulması” cezası verilmesi gerektiğinin açıkça disiplin kurulu kararıyla ortaya konulduğu,

2.9) Anılan personelin sözü edilen disiplin cezasına itiraz etmesine müteakip dosyanın incelenmek üzere

MSB Yüksek Disiplin Kuruluna gönderildiği, yapılan inceleme neticesinde personelin geçmiş safahatının alt ceza verilmesi bakımından değerlendirilmediği, disiplin soruşturması kapsamında gerekli ve yeterli araştırmanın yapılmadığı, isnat edilen fiili kasten işleyip işlemediği hususunun tam olarak aydınlatılmadan suçun sübuta erdiği yönünde karar verildiği dikkate alınarak MSB Yüksek Disiplin

Kurulunca itirazın kabulüne karar verildiği,02/12/2020 tarihinde ise TSK’da görevli Devlet Memurları

Disiplin Kurulları ve Disiplin Amirleri Yönetmeliği’nin 30. maddesinin 5. fıkrasında tanzim edilen

“Yüksek Disiplin Kuruluna yapılan itirazın kabulü halinde atamaya yetkili amir cezayı hafifletebilir veya cezayı kaldırabilir” hükmü uyarınca atamaya yetkili amir tarafından kınama cezası verildiği tespit edilmiş belirtilen idari işlemlerin tesis edilmesinde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı, Açıklamalarına yer verilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3) Anayasamızın;

3.1) “Hak Arama Hürriyeti” başlıklı 36 ıncı maddesinde; “Herkes, meşru vasıta ve yollardan

faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.”

3.2) “Temel Hak ve Hürriyetlerin Korunması” başlıklı 40 ıncı maddesinde; “Anayasa ile tanınmış hak

ve hürriyetleri ihlal edilen herkes, yetkili makama geciktirilmeden başvurma imkânının sağlanmasını isteme hakkına sahiptir. Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır.”

3.3) “Çalışma şartları ve dinlenme hakkı” başlıklı 50 nci maddesinde; “…Dinlenmek, çalışanların

hakkıdır…”

3.4) “Dilekçe, Bilgi Edinme ve Kamu Denetçisine Başvurma Hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin

üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”

3.5) “Kamu hizmeti görevlileriyle ilgili hükümler” bölümünde yer alan “Genel ilkeler” başlıklı 128

inci maddesinin ikinci fıkrasında; “Memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla düzenlenir…”,

3.6) “Kanunsuz emir” başlıklı 137’nci maddesinde; “Kamu hizmetlerinde herhangi bir sıfat ve suretle

çalışmakta olan kimse, üstünden aldığı emri, yönetmelik, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi, kanun veya

Anayasa hükümlerine aykırı görürse, yerine getirmez ve bu aykırılığı o emri verene bildirir. Ancak, üstü emrinde ısrar eder ve bu emrini yazı ile yenilerse, emir yerine getirilir; bu halde, emri yerine getiren sorumlu olmaz. Konusu suç teşkil eden emir, hiçbir suretle yerine getirilmez; yerine getiren kimse sorumluluktan kurtulamaz. Askeri hizmetlerin görülmesi ve acele hallerde kamu düzeni ve kamu güvenliğinin korunması için kanunla gösterilen istisnalar saklıdır.”,

4) 14/6/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun Görevi”

başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,

5) 14/07/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun,

5.1) “Temel ilkeler” başlıklı 3 üncü maddesinde, “Sınıflandırma: A) Devlet kamu hizmetleri görevlerini

ve bu görevlerde çalışan Devlet memurlarını görevlerin gerektirdiği niteliklere ve mesleklere göre sınıflara ayırmaktır.”,

5.2) “Amir durumda olan devlet memurlarının görev ve sorumlulukları” başlıklı 10 uncu maddesinin

ikinci maddesinde; “Amir, maiyetindeki memurlara hakkaniyet ve eşitlik içinde davranır. Amirlik yetkisini kanun ve diğer mevzuatta belirtilen esaslar içinde kullanır.”

5.3) “Devlet memurlarının görev ve sorumlulukları” başlıklı 11 inci maddesinde; “Devlet memurları

kanun ve diğer mevzuatta belirtilen esaslara uymakla ve amirler tarafından verilen görevleri yerine getirmekle yükümlü ve görevlerinin iyi ve doğru yürütülmesinden amirlerine karşı sorumludurlar. Devlet memuru amirinden aldığı emri, Anayasa, kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ve yönetmelik hükümlerine aykırı görürse, yerine getirmez ve bu aykırılığı o emri verene bildirir. Amir emrinde ısrar eder ve bu emrini yazı ile yenilerse, memur bu emri yapmağa mecburdur. Ancak emrin yerine getirilmesinden doğacak sorumluluk emri verene aittir. Konusu suç teşkil eden emir, hiçbir suretle yerine getirilmez; yerine getiren kimse sorumluluktan kurtulamaz. Acele hallerde kamu düzeninin ve kamu güvenliğinin korunması için kanunla gösterilen istisnalar saklıdır.”,

5.4) “Kişisel sorumluluk ve zarar” başlıklı 12 nci maddesinde; “Devlet memurları, görevlerini dikkat

ve itina ile yerine getirmek ve kendilerine teslim edilen Devlet malını korumak ve her an hizmete hazır halde bulundurmak için gerekli tedbirleri almak zorundadırlar.”,

5.5) “Kadroların tespiti” başlıklı 33 üncü maddesinde; “Kadrosuz memur çalıştırılamaz. (Değişik ikinci

fıkra: 2/7/2018 – KHK-703/182 md.) Kadrolar, Cumhurbaşkanlığı kararnamesinde gösterildiği şekilde düzenlenir.”,

5.6) “Tesis edilen sınıflar” başlıklı 36 ıncı maddesinde; “Bu Kanuna tabi kurumlarda çalıştırılan

memurların sınıfları aşağıda gösterilmiştir.

I – GENEL İDARE HİZMETLERİ SINIFI: Bu Kanunun kapsamına dahil kurumlarda yönetim, icra, büro ve benzeri hizmetleri gören ve bu Kanunla tespit edilen diğer sınıflara girmeyen memurlar Genel İdare

Hizmetleri sınıfını teşkil eder.

II – TEKNİK HİZMETLER SINIFI: Bu Kanunun kapsamına giren kurumlarda meslekleriyle ilgili görevleri fiilen ifa eden ve meri hükümlere göre yüksek mühendis, mühendis, yüksek mimar, mimar, jeolog, hidrojeolog, hidrolog, jeofizikçi, fizikçi, kimyager, matematikçi, istatistikçi, yöneylemci (Hareket araştırmacısı), matematiksel iktisatcı, ekonomici ve benzeri ile teknik öğretmen okullarından mezun olup da, öğretmenlik mesleği dışında teknik hizmetlerde çalışanlar, Mimarlık ve Mühendislik Fakültesi veya bölümlerinden mezun şehir plancısı, yüksek şehir plancısı, yüksek Bölge Plancısı, 3437 ve 9/5/1969 tarih

1177 sayılı Kanunlara göre tütün eksperi yetiştirilenler ile müskirat ve çay eksperleri, fen memuru, yüksek

tekniker, tekniker teknisyen ve emsali teknik unvanlara sahip olup, en az orta derecede mesleki tahsil görmüş bulunanlar, Teknik Hizmetler sınıfını teşkil eder.”

5.7) “Memurun başka sınıfta ve derecesinin altında bir görevde çalıştırılmayacağı” başlıklı 45 inci

maddesinde; “Hiç bir memur sınıfının dışında ve sınıfının içindeki derecesinin altında bir derecenin görevinde çalıştırılamaz.”,

5.8) “Disiplin amiri ve disiplin cezaları” başlıklı 124 üncü maddesinde; “Disiplin amirleri; kurumların

kuruluş ve görev özellikleri dikkate alınarak Devlet Personel Başkanlığı’nın görüşüne dayanılarak özel yönetmeliklerinde tayin ve tespit edilecek amirlerdir. Kamu hizmetlerinin gereği gibi yürütülmesini sağlamak amacı ile kanunların, Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin ve yönetmeliklerin Devlet memuru olarak emrettiği ödevleri yurt içinde veya dışında yerine getirmeyenlere, uyulmasını zorunlu kıldığı hususları yapmayanlara, yasakladığı işleri yapanlara durumun niteliğine ve ağırlık derecesine göre 125 inci maddede sıralanan disiplin cezalarından birisi verilir.” 5.9)“Disiplin cezalarının çeşitleri ile ceza uygulanacak fiil ve haller” başlıklı 125 inci maddesinde; “Devlet memurlarına verilecek disiplin cezaları ile her bir disiplin cezasını gerektiren fiil ve haller

şunlardır:

A -Uyarma : Memura, görevinde ve davranışlarında daha dikkatli olması gerektiğinin yazı ile

bildirilmesidir. Uyarma cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır:

a) Verilen emir ve görevlerin tam ve zamanında yapılmasında, görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasların yerine getirilmesinde, görevle ilgili resmi belge, araç ve gereçlerin korunması, kullanılması ve bakımında kayıtsızlık göstermek veya düzensiz davranmak, b) Özürsüz veya izinsiz olarak göreve geç gelmek, erken ayrılmak, görev mahallini terk etmek, …

B -Kınama : Memura, görevinde ve davranışlarında kusurlu olduğunun yazı ile bildirilmesidir.

Kınama cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır: a) Verilen emir ve görevlerin tam ve zamanında yapılmasında, görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasların yerine getirilmesinde, görevle ilgili resmi belge, araç ve gereçlerin korunması, kullanılması ve bakımında kusurlu davranmak, …

/

D -Kademe ilerlemesinin durdurulması : Fiilin ağırlık derecesine göre memurun, bulunduğu kademede ilerlemesinin 1 – 3 yıl durdurulmasıdır.

…

n) Verilen görev ve emirleri kasten yapmamak, …

Geçmiş hizmetleri sırasındaki çalışmaları olumlu olan ve ödül veya başarı belgesi alan memurlar için verilecek cezalarda bir derece hafif olanı uygulanabilir…”

5.10) “Disiplin cezası vermeye yetkili amir ve kurullar” başlıklı 126 ıncı maddesinde; “Uyarma,

kınama ve aylıktan kesme cezaları disiplin amirleri tarafından tarafından verilir.

Disiplin kurulu ve yüksek disiplin kurulunun ayrı bir ceza tayinine yetkisi yoktur, cezayı kabul veya reddeder. Ret halinde atamaya yetkili amirler 15 gün içinde başka bir disiplin cezası vermekte serbesttirler.”

5.11) “Zamanaşımı” başlıklı 127 inci maddesinde; “Bu Kanunun 125 inci maddesinde sayılan fiil ve

halleri işleyenler hakkında, bu fiil ve hallerin işlendiğinin öğrenildiği tarihten itibaren; a) Uyarma, kınama, aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezalarında bir ay içinde disiplin soruşturmasına, …

başlanmadığı takdirde disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğrar.

Disiplin cezasını gerektiren fiil ve hallerin işlendiği tarihten itibaren nihayet iki yıl içinde disiplin cezası verilmediği takdirde ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar. ”

5.12) “Karar süresi” başlıklı 128 inci maddesinde; “Disiplin amirleri uyarma, kınama ve aylıktan kesme

cezalarını soruşturmanın tamamlandığı günden itibaren 15 gün içinde vermek zorundadırlar.”

5.13) “Savunma hakkı” başlıklı 130 uncu maddesinde;“Devlet memuru hakkında savunması alınmadan

disiplin cezası verilemez. Soruşturmayı yapanın veya yetkili disiplin kurulunun 7 günden az olmamak üzere verdiği süre içinde veya belirtilen bir tarihte savunmasını yapmayan memur, savunma hakkından vazgeçmiş sayılır.”

5.14) “Disiplin cezalarının bir süre sonra özlük dosyasından silinmesi” başlıklı 133 üncü maddesinde;

“Disiplin cezaları memurun özlük dosyasına işlenir. Devlet memurluğundan çıkarma cezasından başka bir disiplin cezasına çarptırılmış olan memur uyarma ve kınama cezalarının uygulanmasından 5 sene, diğer cezaların uygulanmasından 10 sene sonra atamaya yetkili amire başvurarak, verilmiş olan cezalarının özlük dosyasından silinmesini isteyebilir.”

5.15) “Disiplin kurulları ve disiplin amirleri” başlıklı 134 üncü maddesinde; “Disiplin ve soruşturma

işlerinde kanunlarla verilen görevleri yapmak üzere Kurum merkezinde bir Yüksek Disiplin Kurulu ile her ilde, bölge esasına göre çalışan kuruluşlarda bölge merkezinde ve kurum merkezinde ayrıca Milli Eğitim

Müdürlüklerinde birer Disiplin Kurulu bulunur.”

5.16) “İtiraz” başlıklı 135 inci maddesinde; “Disiplin amirleri tarafından verilen uyarma, kınama ve

aylıktan kesme cezalarına karşı disiplin kuruluna, kademe ilerlemesinin durdurulması cezasına karşı

yüksek disiplin kuruluna itiraz edilebilir. İtirazda süre, kararın ilgiliye tebliği tarihinden itibaren yedi gündür. Süresi içinde itiraz edilmeyen disiplin cezaları kesinleşir.

İtiraz mercileri, itiraz dilekçesi ile karar ve eklerinin kendilerine intikalinden itibaren otuz gün içinde kararlarını vermek zorundadır. İtirazın kabulü hâlinde, disiplin amirleri kararı gözden geçirerek verilen cezayı hafifletebilir veya tamamen kaldırabilirler. Disiplin cezalarına karşı idari yargı yoluna başvurulabilir.”

5.17) “Türk Silahlı Kuvvetlerinde çalışan memurlara uygulanmayacak maddeler” başlıklı 232’nci

maddesinde; “Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanunu ve Yönetmeliğinin, Askeri Mahkemeler Kuruluş ve Yargılama Usulü Kanununun ve bunlar hakkında halen yürürlükte bulunan diğer mevzuatın uygulanmasını sağlama bakımından Türk Silahlı Kuvvetlerinde çalışan sivil memurlar, sözleşmeli ve geçici personel ile işçiler hakkında bu kanunun; Çalışma saatleri hakkındaki 99 uncu, Günlük çalışma saatlerinin tespiti hakkındaki 100 üncü, Günün 24 saatinde devamlılık gösteren hizmette çalışma saat ve usulünün tespiti hakkındaki 101 inci, fazla çalışma ücreti hakkındaki 178 inci, Görevden uzaklaştırmaya yetkilileri sayan 138 inci, maddeleri hükümleri uygulanmaz.”

6) 9/1/1961 tarih ve 211 Sayılı İç Hizmet Kanunu’nun;

6.1) “Astın Vazifeleri” başlıklı 14 üncü maddesi; “Ast; amir ve üstüne umumi adap ve askeri usullere

uygun tam bir hürmet göstermeye, amirlerine mutlak surette itaate ve kanun ve nizamlarda gösterilen hallerde de üstlerine mutlak itaate mecburdur. Ast muayyen olan vazifeleri, aldığı emri vaktinde yapar ve değiştiremez, haddini aşamaz. İcradan doğacak mesuliyetler emri verene aittir. İtaat hissini tehdit eden her türlü tezahürler, sözler, yazılar ve fiil ve hareketler cezai müeyyidelerle men olunur.”

6.2) “Amirin Vazifeleri” üst başlıklı 16 ncı maddesi; “Amir; maiyetine hizmetle münasebeti olmayan

emir veremez…”,

6.3) “U) SİLAHLI KUVVETLERDE ÇALIŞAN SİVİL PERSONEL” ana başlıklı 115 inci maddesi:

“Silahlı Kuvvetlerde çalışan sivil memur, müstahdem, müteferrik müstahdem ve gündelikçi sivil personel bu kanunun askerlere tahmil ettiği sorumluluk ve hizmetlerin ifası bakımından: a) Amir vazifesi alanlar; maiyetindeki bütün askeri ve sivil personele hizmetin icabettirdiği emirleri verebilir. (Mülga ikinci ve üçüncü cümle: 3/10/2016-KHK-676/53 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7070/46 md.)(…) b) Bütün sivil personel emrinde çalıştıkları askeri amirlere karşı ast durumunda olup bu kanunun 14 üncü maddesinin asta tahmil ettiği vazifeleri aynen yapmaya mecburdurlar.”

7) 04/04/1983 tarihli 18008 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Türk Silahlı Kuvvetlerinde Görevli

Devlet Memurları Disiplin Kurulları Ve Disiplin Amirleri Yönetmeliği’nin,

7.1) “Disiplin Kurullarının Kuruluşu” kenar başlıklı 6 ıncı maddesi: “Disiplin Kurulları Milli Savunma

Bakanlığı, Genelkurmay Başkanlığı, Kara, Deniz, Hava Kuvvetleri Komutanlıklarında kurulur…

…

3) Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri Komutanlıkları Disiplin Kurulları, bu Komutanlıkların Personel Daire

Başkanlarının Başkanlığında aşağıdaki kadro görev yerlerine atandırılmış üyelerden oluşur.

a – Plan ve Yönetim Şube Müdürü b – Sivil Memurlar Şube Müdürü

c – Disiplin Moral Şube Müdürü d – Hukuk İşleri Müdürü.

4) Hakkında disiplin soruşturması yürütülen Devlet memurunun üyesi olduğu sendikanın temsilcisi de bu

maddede belirtilen disiplin ve yüksek disiplin kurullarında yer alır. Her bir disiplin ve yüksek disiplin kurulunda görevlendirilen temsilci ilgili sendika tarafından önceden bildirilir. Bu şekilde üyesi çift sayıya ulaşan kurullarda oyların eşitliği halinde başkanın bulunduğu tarafın kararına itibar edilir.”

7.2) “Disiplin Kurullarının Görevleri” kenar başlıklı 7 inci maddesi: “Kurullar kendi kuruluş ve

kadrolarındaki memurlar hakkında:

…

2) Uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezalarına karşı yapılan itirazları incelemekle görevlidir.

…

Disiplin Kurulları soruşturma dosyasını aldıkları tarihten itibaren 30 gün içinde karar vermek zorundadır.”

7.3) “Disiplin Amiri” kenar başlıklı 9 uncu maddesi: “Milli Savunma Bakanı, Bakanlık Karargahı ve

Bağlı Kurumlarla, Genelkurmay Başkanlığı, Kuvvet Komutanlıklarındaki ve Bağlı Kurum ve

Kuruluşlardaki bütün memurların disiplin amiridir.

Atama yetkisi ile birlikte bu görevde devredilir.

Karargah ve Kurumlarda en az Şube Müdürü veya eşidi seviyedeki amir, disiplin amiridir. Müstakil birimlerde amirlik görevini asaleten veya vekâleten yürüten subaylar, astsubaylar veya Devlet memurları disiplin amiridir.

Disiplin amirlerinin sicil ve disiplin amiri durumunda bulunanlar üst disiplin amirleridir.”

7.4) “Disiplin Amirlerinin Yetkileri” kenar başlıklı 10’uncu maddesi: “Disiplin amirleri, hizmetin

gereği gibi yürütülmesini sağlamak amacı ile Kanunların, Tüzüklerin ve Yönetmeliklerin Devlet Memuru olarak emrettiği görevleri yurtiçinde veya dışında yerine getirmeyenlere, uygulamasını zorunlu kıldığı hususları yapmayanlara, yasakladığı işleri yapanlara durumun niteliği ve ağırlık derecesine göre uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezası vermeye, Özel Kanunların disiplin işleriyle ilgili olarak verdiği yetkileri kullanmaya, Disiplin Kurulunca itirazı kabul edilen uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezasını hafifletmeye veya tamamen kaldırmaya yetkilidirler.”

7.5) “Disiplin Amirlerinin Sorumlulukları” kenar başlıklı 11 inci maddesi: “Disiplin amirleri, disiplin

işlerinde kendilerine 657 sayılı Devlet memurları Kanunu ve Özel Kanunlarla verilen yetkileri hizmetin gereği gibi yürütülmesini sağlamak amacıyla; memurlara Kanun, Tüzük ve Yönetmeliklerle tanınan hakları göz önünde tutan, hakkaniyet ve eşitliği esas alan bir tutum ve davranış içinde kullanmak ile yükümlüdürler.

Bu genel sorumluluğun dışında disiplin amirleri ayrıca; /

1) Memurların uyarma, kınama, aylıktan kesme, kademe ilerlemesinin durdurulması ve memurluktan

çıkarma cezalarından biriyle cezalandırılması gereken disipline aykırı davranışlarını öğrendikleri tarihten itibaren kanunen belli süreler içinde disiplin soruşturmasını başlatarak; gerekli cezayı uygulayarak, disiplin cezası verme yetkisinin zaman aşımına uğramasını önlemek,

2) Uyarma, kınama, aylıktan kesme cezalarını soruşturmanın tamamlandığı tarihi izleyen 15 gün içinde

vermek.”

7.6) “Disiplin Amiri Olmayan Üstler” kenar başlıklı 12 inci maddesi: “Disiplin amiri olarak tespit

edilmeyen üstler, memurların disipline aykırı davranışları hakkında sıralı sicil üstleri veya disiplin amirleri yoluyla başvuruda bulunurlar. Disiplin amirleri başvurular hakkında gerekli soruşturmayı yaptırıp, sonucuna göre hareket ederler.”

7.7) “Disiplin Cezaları” kenar başlıklı 13 üncü maddesi: “Devlet memurlarına 657 sayılı Devlet

Memurları Kanununun 125 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan disiplin cezaları verilir. “

7.8) “Soruşturma Dosyasında Bulunacak Evrak” kenar başlıklı 18 inci maddesi: “Soruşturma

dosyasında aşağıdaki belgeler bulunur:

1) Olay raporu (Bu raporda hakkında disiplinsizlik cezası verilmesi istenen memurun kimliği, disiplin

cezası verilmesini gerektiren fiil ve halin mahiyeti, olayın yeri, zamanı, cereyan tarzı varsa tanıkların adları belirtilir.)

2) Memurun savunması (Memurun alınan ifadesi veya sonradan yaptığı yazılı savunmasıdır.) Memur

verilen süre içinde savunmasını yapmamışsa bu husus savunma yerine kaim olmak üzere dosyada belirtilir.

3) Varsa tanıkların ifadesi.

4) Memurun görevli olduğu birlik komutanı veya kurum amirinin kanaat raporu.

5) Memurun şimdiye kadar işlediği disiplin suçları ve verilen cezaların özeti (Özete tarihleri belirtilerek

işlediği disiplin suçunun mahiyeti, verilen ceza ve cezayı veren makam, olay tarihi sırasına göre yazılır.)

6) Memurun sendika üyesi olup olmadığına dair bilgi ve belgeler.”

7.9) “Soruşturma Dosyasına Yapılacak İşlem” kenar başlıklı 19’uncu maddesi: “Personel Genel

Müdürlüğüne veya Personel Başkanlıklarına gelen soruşturma dosyaları incelenir. Noksanları varsa tamamlattırılır. Dosya atamaya yetkili amire arz edilir. Amir inceleme sonunda kişinin uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezalarından biri ile cezalandırılmasına karar verirse, verilen ceza ilgiliye tebliğ ve yerine getirilmek üzere birlik veya kurumuna bildirilir.

Disiplin cezası verilmesini gerektiren fiil veya haller kademe ilerlemesinin durdurulmasını gerektiriyorsa soruşturma dosyası yetkili disiplin kurulunun, Devlet Memurluğundan çıkarma cezasını gerektiriyorsa, soruşturma dosyası Yüksek Disiplin Kurulunun raportörüne gönderilir.

Kurullar, konuyu görüşüp karar verince, kararla birlikte dosya gereği yapılmak üzere ilgili olduğu

Personel Genel Müdürlüğüne veya Personel Başkanlığına gönderilir.”

7.10) “Zamanaşımı” kenar başlıklı 26’inci maddesi: “Bu yönetmelikte sayılan fiil ve halleri işleyenler

hakkında, bu fiil ve hallerin işlendiğinin öğrenildiği tarihten itibaren:

1) Uyarma, kınama, aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezalarında bir ay içinde

disiplin soruşturmasına, …Disiplin cezasını gerektiren fiil ve hallerin işlendiği tarihten itibaren nihayet iki yıl içinde disiplin cezası verilmediği takdirde ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar.”;

7.11) “İtiraz” kenar başlıklı 29’uncu maddesi: “Disiplin amirleri tarafından verilen uyarma, kınama ve

aylıktan kesme cezalarına karşı disiplin kuruluna, kademe ilerlemesinin durdurulması cezasına karşı yüksek disiplin kuruluna itiraz edilebilir.”

7.12) “İtiraz Süresi ve Yapılabilecek İşlem” kenar başlıklı 30’uncu maddesi: “Disiplin amirleri ve

disiplin kurulları tarafından verilen disiplin cezalarına karşı yapılacak itirazlarda süre, kararın ilgiliye tebliği tarihinden itibaren 7 gündür. Bu süre içinde itiraz edilmeyen disiplin cezaları kesinleşir. İtiraz mercileri, itiraz dilekçesi ile karar ve eklerinin, kendilerine intikalinden itibaren 30 gün içinde kararlarını vermek zorundadırlar. Disiplin kuruluna yapılan itirazın kabulü halinde, disiplin amirleri kararı gözden geçirerek verilen cezayı hafifletebilir veya tamamen kaldırabilirler.”

8) 06/09/1961 tarihli ve 10899 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet

Yönetmeliği’nin,

8.1) “Emir” üst başlıklı 33’üncü maddesinde; “Emirlerin, hizmete müteallik olması (Silahlı Kuvvetler İç

Hizmet Kanunu madde 8 ve 16) ve kanun ve nizamları ihlâl etmemesi şarttır…”

9) Milli Savunma Bakanlığı, Genelkurmay Başkanlığı ve Kuvvet Komutanlıklarında Görevli Devlet

Memurlarının Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Yönetmeliği’nin, 9.1)“Görevde yükselme ve unvan değişikliğine tabi hizmet grupları” başlıklı 5 inci maddesinde; “Bu

Yönetmelik kapsamında görevde yükselmeye tabi kadrolar aşağıda belirtilmiştir.

ç) (Değişik:RG-12/11/2014-29173) İdari Hizmetler Grubu:

1) Veri hazırlama ve kontrol işletmeni, bilgisayar işletmeni, daktilo, memur, muhasebeci, zabıt katibi, maaş

mutemedi, mal saymanı, mal sorumlusu, arşiv memuru, ayniyat memuru, çözümleyici, hesap sorumlusu, mutemet, müze araştırma görevlisi, redaktör, sekreter, sistem ve veri kayıt operatörü, depo memuru, ambar memuru.”

10) 20/08/2000 tarihli 24146 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Türk Silahlı Kuvvetleri Ordu Evleri,

Askerî Gazinolar, Kışla Gazinoları ve Vardiya Yatakhaneleri İle Eğitim Merkezleri Yönetmeliği’nin,

10.1) “Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde; “Bu Yönetmeliğin amacı, ordu evleri, askerî gazinolar, kışla

gazinoları ve vardiya yatakhaneleri ile özel, yerel ve kış eğitim merkezlerinde uygulanacak kadro, kuruluş, idare, denetleme ve işletme usul ve esasları ile muhasebeye ilişkin belge ve kayıtların işleniş şekillerini ve eklentilerini düzenlemektir.”

10.2) “Kapsam” başlıklı 2 nci maddesinde; “Bu Yönetmelik, ordu evleri, askerî gazinolar, kışla

gazinoları ve vardiya yatakhaneleri ile özel, yerel ve kış eğitim merkezlerinin kadro, kuruluş, idare, denetleme ve işletme usul ve esasları ile muhasebeye ilişkin belge ve kayıtların işleniş şekillerini ve eklentilerini kapsar.”

10.3) “İdare” başlıklı 7 nci maddesinde; “Ordu evleri, askerî gazinolar, kışla gazinoları ve vardiya

yatakhaneleri ile özel, yerel ve kış eğitim merkezleri yönetim kurulları ile kadrolarına atanan veya görevlendirilen personel tarafından yönetilir.

…

e) Ordu evleri, askerî gazinolar, kışla gazinoları ve vardiya yatakhaneleri ile eğitim merkezlerinin idare ve işletilmesine ilişkin diğer hususlar Yönergede belirtilir.” düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

11) Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın talebinin kabulü ile

tavsiyede bulunulması yönünde hazırlanan öneri Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme

12) Bir numaralı paragrafta yer verildiği üzere başvuran tarafından, yukarıda ifade edilen gerekçelerle

hukuka aykırı olduğu iddia edilen kınama cezasının geri alınması talep edilmektedir.

13) Disiplin cezaları, kamu hizmetinin gereği gibi yürütülebilmesi bakımından kamu görevlilerinin

mevzuat uyarınca yerine getirmek zorunda oldukları ödev ve sorumlulukları ifa etmemeleri veya mevzuatta yasaklanan fiillerde bulunmaları durumunda uygulanan yaptırımlar olup, memurların özlük hakları üzerinde doğrudan ve önemli sonuçlar doğurmaları sebebiyle disiplin cezalarının sübjektif ve bireysel etkileri bulunduğu gibi kamu görevinin gereği gibi sürdürülmesi ve kamu düzeninin sağlanması bakımından objektif ve kamusal öneme sahip olduğu; bu bakımdan disiplin soruşturmalarının yapılmasında izlenecek yöntem, ceza verilecek fiiller ve ceza vermeye yetkili makam ve kurulların mevzuatla belirlendiği, doktrin ve yargısal içtihatlarla da konu ile ilgili disiplin hukuku ilkelerinin oluşturulduğu bilinmektedir.

14) 657 sayılı Devlet Memurları Kanununda disiplin suçlarının tespiti ve ortaya çıkarılması için yapılması

gereken soruşturmanın yöntemine ilişkin herhangi bir hüküm bulunmamakla birlikte; yargı kararlarında da belirtildiği üzere soruşturmanın, hukukun genel ilkeleri çerçevesinde ve tarafsız bir şekilde, suç konusu olayı incelemek, lehte ve aleyhte tüm delil ve bilgileri toplamak, konuyla ilgili bilgisi bulunan bütün kişilerin ifadelerini ve kişinin savunmasını almak suretiyle yapılması gerekmektedir.

15) Disiplin cezası vermeye yetkili mercilerce disiplin suçu sayılacak eylemlerinin işlenildiğinin

öğrenilmesi hâlinde, bu kişiler hakkında soruşturma emri verilerek, soruşturmacı görevlendirilmesiyle başlatılacak soruşturmada olayın şüpheye yer vermeyecek şekilde somut delillerle ortaya konulması gerekmektedir.

16) İdari işlemlerin bir sebebe ve gerekçeye dayalı olması hukukun genel ilkelerinden olduğundan, bu ilke

genel anlamda düzenleme veya işlem yapan idareyi uyguladığı ve düzenleme yaptığı alanda doğru ve anlamlı olgular ortaya koymaya ve denetim yapmaya zorlar. İşlemlerde gösterilen sebep ve gerekçe, işlemin yasaya uygunluğu ve dayanağını değerlendirme, itiraz edip etmeme konusunda ilgililere yardımcı olmakla birlikte, idarenin saydamlığı, savunma hakları ve idareye güven ilkeleri ve hukuk devleti anlayışının oluşumu noktalarında da büyük öneme sahiptir.

17) Disiplin cezası niteliği gereği öteki idari işlemlerden farklı olduğundan; disiplin cezaları, disiplin

cezasını vermeye yetkili organlar, bu organların oluşumu, çalışma usulü, karar oluşturması, bu kararlara

itiraz ve bütün bu sürecin her aşaması için öngörülen süre koşulları ile disiplin cezası işlemi sıkı şekil şartına bağlı olarak uygulanabilmektedir.

18) Başvuran hakkında verilen KINAMA Disiplin Cezasına ilişkin konunun incelenmesi:

18.1) Narlıdere-İzmir İstihkâm Okulu ve Eğitim Merkezi Komutanlığı Personel Şube Müdürlüğü’nün

05/03/2019 tarihli üçüncü sicil amiri imzalı soruşturmacı atama emri yazısında, Narlıdere Kışla Gazino

Müdürlüğünde çalışan başvuranın 31/01/2019 tarihli görevlendirme emri ve ekindeki tebligat çizelgesi ile görevli olduğu, ancak Ocak ayı ait aylık işletme sayım faaliyetine katılmadığı, bu hususun kendisine sorulması üzerine devlet memuriyetine yakışmayan bir üslup ile cevap verdiği Olay Tespit Tutanakları ile tutanak altına alındığı, 14/02/2019 tarihinde personelin savunmasının talep edildiği, ayrıca disiplinsizliğin detaylı olarak araştırılması için 11/02/2019 tarihinde Disiplin Soruşturması Heyeti teşkil edildiği, Kışla

Gazino Müdürlüğü bünyesinde teşkil edilen Soruşturma Heyeti tarafından 18/02/2019 tarihinde Bilgi Alma

Tutanağı ile başvuranın bilgisine başvurulduğu, ancak ifadesine müteakiben personelin istirahat alması nedeniyle kendisine tutanak imzalatılamadığı, savunma cevabı da alınamadığı, ayrıca K.K.K.lığı’nın 28/01/2019 tarihli emir yazısı gereği bağımsız bir heyet tarafından soruşturmanın yürütülmesi maksadıyla

Kışla Gazino Müdürlüğü dışından başka bir Heyet teşkilinin talep edildiği, bu kapsamda idari soruşturma yapılması için Bkm. ve Devlet Memuru ’nın soruşturmacı olarak atandığı,

18.2) Disiplin Soruşturması heyeti tarafından yapılan inceleme sonucunda 14/03/2019 tarihli Disiplin

Soruşturma Raporunun düzenlendiği, söz konusu raporda özetle; Devlet memuru ’in 31/01/2019 tarihinde saat 20.00 sularında Narlıdere Kışla Gazino Müdürlüğü tarafından yazılı olarak Ocak ayı bilanço dönemi için işletmelerin sayımı emrine aykırı olarak kiler sayım heyetindeki sayım görevine katılmadığı, disiplinsizliğe konu olayın 20.10 sularında gerçekleştiği ve tutanağın 01/02/2019 tarihinde

Narlıdere Kışla Gazino Müdürü Vekili olarak görevlendirilen tarafından kayıt altına alındığı, işletmelerin kiler sayımında görevli olduğu emrinin bizzat imza karşılığı tebliğ edildiği, başvuranın hiçbir mazereti olmadan kiler sayımına nezaret etmeyerek 657 Sayılı Devlet Memurları

Kanunu 125. Md. D fıkrası n bendi “Verilen Görev ve Emirleri Kasten Yapmamak” hükmüne istinaden cezalandırılmasının teklif edildiği,

18.3) Kara Kuvvetleri Komutanlığı Personel Başkanlığı tarafından 25/10/2019 tarihli 2019/47 sayılı

Disiplin Kurulu Kararına istinaden “Verilen Görev ve Emirleri Kasten Yapmamak” fiilinden dolayı

Kademe İlerlemesinin 1 yıl Durdurulması Cezası verilmesine karar verildiği, 10/12/2019 tarihinde tebliğ edilen söz konusu Kademe İlerlemesinin Durdurulması cezasına karşı başvuran tarafından Yüksek Disiplin

Kurulan itiraz edildiği, disiplin soruşturması kapsamında gerekli ve yeterli araştırmanın yapılmadığı, K.K.K. Disiplin Kurulu tarafından adı geçen personelin isnat edilen fiili kasten işleyip işlemediği hususunun tam olarak aydınlatılmadan suçun sübuta erdiği yönünde karar verildiği, ayrıca personelin geçmiş safahatı göz önünde bulundurularak bir alt ceza verilmesinin Kurulca değerlendirilmediği gerekçesiyle hukuka uygun olmadığı belirtilerek 27/10/2020 tarihli MSB Yüksek Disiplin Kurulu Kararı ile yapılan itirazın kabul edildiği ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezasının kaldırıldığı, ancak 02/12/2020 tarihinde Kara Kuvvetleri Komutanlığı Personel Başkanlığı tarafından personelin kiler sayımına katılmadığı gerekçesiyle kast unsurundan bahsedilmese de verilen emri yerine getirmeme disiplinsizliğinin gerçekleştiği değerlendirildiğinden Türk Silahlı Kuvvetlerinde Görevli Devlet Memurları

Disiplin Kurulları Ve Disiplin Amirleri Yönetmeliği’nin 30 uncu maddesine istinaden söz konusu ceza hafifletilerek 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu 125. Md. B fıkrası a bendi hükmü uyarınca Kınama cezası verildiği, 04/10/2019 tarihinde tebliğ edilen söz konusu Kınama cezasına karşı başvuran tarafından itiraz edilmediği ve kesinleştiği,

18.4) Başvuran tarafından verilen 17/07/2019 tarihli savunma yazısında, sayım ile ilgili görev ve

sorumlulukları içeren sayıma kimlerin katılacağını, sayımın mesai sonrası yapılması hasebiyle herhangi bir fazla mesai ücreti ödenip ödenmeyeceği ve karşılığında izin verilip verilmeyeceği konularını içeren, sayımın hangi kanun ve yönetmeliğe göre yaptığını hukuki ve mali sorumluluklarını belirten herhangi bir yazıya imza atmadığını, Devlet Memurları Kanunun 10 uncu maddesine göre amir maiyetindeki memurlara iltimas geçemeyeceğini, sayıma katılmayan tek kişinin kendisi olmadığını, bir tarafta süresiz muafiyet verilen memurlar olduğu, diğer tarafta kendisine en ağır cezanın istendiği, ayrıca uzun yıllar Kışla Gazino

Müdürlüğüne hizmet veren elektrik teknisyeni ve sıhhi tesisat teknisyeninin hiçbir sayıma katılmadığını, sayım sonrası işletmelerin açık verebildiklerini ve sayıma katılarak hukuki ve mali sorumluluk altına gireceğini, teknik hizmetler sınıfında görev yaptığını, verilen görevin unvanı ile uyumlu olması gerektiğinin ifade edildiği anlaşılmaktadır.

19) Konuyla ilgili (5), (6) ve (8) numaralı paragraflar ve alt bentlerindeki mevzuat hükümleri

incelendiğinde; 657 sayılı Devlet Memurları Kanunun 232’nci maddesinde, Türk Silahlı Kuvvetlerinde çalışan devlet memurlarına uygulanmayacak maddelerin tek tek sayıldığı ve bunların 99, 100, 101, 138 ve 178’inci maddeler olduğu, Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Yönetmeliğinde, 657 sayılı Devlet Memurları

Kanundaki verilen emirlere ilişkin hükümlerle benzer şekilde amirin yetki ve sorumluluğunun olduğu, anılan Yönetmeliğin 33’üncü maddesinde verilen emirlerin, hizmete müteallik olması (Silahlı Kuvvetler

İç Hizmet Kanunu madde 8 ve 16) ve kanun ve nizamları ihlâl etmemesinin şart olduğu, ayrıca 211 sayılı

İç Hizmet Kanunu’nun 16 ncı maddesiyle amirin maiyetine hizmetle münasebeti olmayan emir veremeyeceğinin düzenlendiği anlaşılmıştır.

20) 657 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinde; sınıflandırma, Devlet kamu hizmetleri görevlerinin ve bu

görevlerde çalışan Devlet memurlarının görevlerinin gerektirdiği niteliklere ve mesleklere göre sınıflara ayrılması şeklinde tanımlanmış, 33 üncü maddesinde kadrosuz memur çalıştırılamayacağı öngörülmüş, 36 ncı maddesinde, çalıştırılan memurların sınıfları düzenlenmiş ve bu kapsamda kurumlarda yönetim, icra, büro ve benzeri hizmetleri gören ve bu Kanunla tespit edilen diğer sınıflara girmeyen memurların Genel

İdare Hizmetleri sınıfını, bu Kanunun kapsamına giren kurumlarda meslekleriyle ilgili görevleri fiilen ifa eden ve meri hükümlere göre yüksek mühendis, mühendis, yüksek mimar, mimar, … teknisyen ve emsali teknik unvanlara sahip olup, en az orta derecede mesleki tahsil görmüş bulunanların Teknik Hizmetler sınıfını oluşturduğu hükme bağlanmış, 45’inci maddesinde ise, hiç bir memurun sınıfının dışında ve sınıfının içindeki derecesinin altında bir derecenin görevinde çalıştırılamayacağı hükmü öngörülmüştür.

21) 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile kamu personel rejimine kazandırılan “kadro” kavramı devlet

örgütü yapısının oluşturulmasında, kamu hizmet ve faaliyetleri ile bunu yürütecek işgücünün planlanmasında kullanılan hukuksal bir araçtır. Kadro, memurun çalıştığı görev yerini, yapacağı işi, bir başka ifadeyle yapacağı görevi tanımlaması açısından önemlidir. Sınıflandırma ise; 657 sayılı Kanunda, Devlet kamu hizmetleri görevlerinin ve bu görevlerde çalışan Devlet memurlarının görevlerinin gerektirdiği niteliklere ve mesleklere göre sınıflara ayrılması şeklinde tanımlanmaktadır.

22) 657 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesinde öngörülen “kadrosuz memur çalıştırılamayacağı” ilkesi ile

yine aynı Kanun’un 45 inci maddesinde yer alan “hiçbir memurun sınıfının dışında ve sınıfının içindeki derecesinin altında bir derecenin görevinde çalıştırılamayacağı” yönündeki hüküm birlikte değerlendirildiğinde, personel hukukunda memurun kendi sınıfının içinde ve kadro görevinde çalışmasının temel bir prensip olarak kabul edildiği hususunda kuşku bulunmamaktadır. Bir başka deyişle, kamu personelinin bulunduğu hizmet sınıfı içinde ve kadrosu dışında bir görevde istihdam edilemeyeceği kanunun emredici hükümleriyle öngörülmüş genel bir kural niteliğine haiz bulunmaktadır.

23) Somut olayda, başvuranın yukarıda belirtilen ifadelerinden ve Kurumumuza ilgili idare tarafından

gönderilen bilgi ve belgelerden 2018 ve 2019 yıllarında olmak üzere Narlıdere-İzmir İstihkâm Okulu ve

Eğitim Merkezi Komutanlığı Kışla Gazino Müdürlüğüne ait tüm işletmelerin mal sayımı zaman ve iş hacmi göz önüne alınmasına müteakip bu doğrultuda sayım grupları oluşturularak gazinoda görevli subay, astsubay ve devlet memurlarının katılımı ile yapıldığı, sadece muhasebede görevli olan personelin görevleri gereği sayıma katılmadığı, Kışla Gazino Müdürünün ise sayımlarda genel gözetmen olduğu için sayımlara dahil edilmediği ve aynı işletmenin hep aynı kişilerce sayılmaması için sayım gruplarının her ay değiştirildiği, TSK bünyesinde tüm sosyal tesislerde TSK Orduevleri, Askeri Gazinolar, Kışla Gazinoları ve Vardiya Yatakhaneleri ile Eğitim Merkezleri Yönetmeliği gereğince işletmelerin her ay mal sayımı yapması gerektiğinin belirtildiği, bu doğrultuda belirtilen mevzuata uygun olarak sayımdan önce

“İşletmelerin Mal Sayımı Emri” yayımlandığı ve kimlerin hangi işletmeyi sayacağının emirde belirtilerek ilgili personele tebliğ edildiği, sıhhi tesisat teknisyeni olarak başvuranın görev tanımında açıkça “gazino işletme müdürlüğünün mal sayımına katılır” şeklinde bir ifade bulunmadığı, söz konusu emrin 657 sayılı

Devlet Memurları Kanununun 11 inci maddesine, 211 sayılı İç Hizmet Kanunu’nun 115 inci maddesine, Kara Kuvvetleri Komutanlığı’nın 11/02/2015 tarihli sayılı emirindeki “K.K.K.lığındaki görevli memurlara genel olarak günlük 8 saat ve haftalık 40 saat çalışması esas olmakla beraber ertesi güne bırakılamayacak ve gün içerisinde bitirilmesi zaruri olan hizmete müteallik somut bir görevin tamamlanması ilave bir vazifenin yerine getirilmesi maksadıyla, amirler tarafından memurlara fazla çalışma yaptırılabilir” maddesi doğrultusunda başvuruya konu görevin verildiği yönünde değerlendirmelerinin olduğu tespit edilmiştir. Bu kapsamda, ilgili idarece söz konusu sayım işlerinin yürütülmesinin her ne kadar

Narlıdere-İzmir İstihkâm Okulu ve Eğitim Merkezi Komutanlığı Kışla Gazino Müdürlüğüne ait tüm işletmelerin mal sayımı zaman ve iş hacmi göz önüne alınmasına müteakip sayım grupları oluşturularak gazinoda görevli subay, astsubay ve devlet memurlarının katılımı ile muhasebe birimi hariç tüm personel tarafından sayım işleminin yapıldığı gerekçesiyle İstihkam Okulu ve Eğitim Merkezi Komutanlığı

Narlıdere Kışla Gazino Müdürlüğü’nün 31/01/2019 tarihli numaralı İşletmelerin Mal Sayımı Emri ile sayım faaliyeti düzenlenmiş ve ilgili personele imza karşılığı tebliğ edilmiş olsa da, başvuranın teknik hizmetler sınıfı dışında idari hizmetler sınıfına tabi personellerce yerine getirilmesi gereken iş ve işlemle görevlendirildiği görülmüştür.

24) İstihkam Okulu ve Eğitim Merkezi Komutanlığı Narlıdere Kışla Gazino Müdürlüğü’nün 31/01/2019

tarihli numaralı İşletmelerin Mal Sayımı yazısında belirtilen “2019 yılı 01-31 Ocak tarihlerini kapsayan Bilanço dönemi işletmelerin mal sayımı Türk Silahlı Kuvvetleri Ordu Evleri, Askerî

Gazinolar, Kışla Gazinoları ve Vardiya Yatakhaneleri İle Eğitim Merkezleri Yönetmeliği esaslarına göre EK-A’da “Sayım Heyeti” çizelgesinde belirtilen saatlerde ilgili heyet tarafından yapılacağı, sayım heyeti çizelgesi ve işletmelerin boş sayım listelerinin sayım heyeti başkanına Muhasebe

/

tarafından teslim edileceği, sayım bittikten sonra sayım heyetinde görevli üyeler tarafından doldurulmuş ve imzalanmış olarak sayım heyeti başkanına teslim edileceği, hesapların yönetmelik ve mevzuat hükümlerine uygun olarak kapatılabilmesi açısından işletmelerin sayımının önemli olduğu, işletmelerin açılış tarih ve saatinde başlayan, kapanış tarih ve saatine kadar yürütülen her türlü muhasebe hareketlerinin doğru olarak sonuçlandırılabilmesinin ancak sağlıklı bir sayımla mümkün olduğu, sayımda yapılacak her türlü hatanın bilanço verilerini yanıltıcı hale getireceği ve telafisi mümkün olmayan mali ve hukuki sonuçlar oluşturacağı, heyet başkanı heyetin tam olarak zamanında teşekkül etmesinden, sayımların emir ve talimatlara uygun olarak yapılmasının temininden, muhasip üyelerin ise usul yönünden hata yapılmamasını sağlamakla görevli olduğu, sayım kontrolü neticesinde ortaya çıkan sorunların sayım heyet başkanı ve ilgili işletme kısım amirleri tarafından anında çözüleceği, ortaya çıkan sayımları ve çözümlerini, uygulamaları ile birlikte sayım kontrol çizelgelerini aynı gün içerisinde Gazino Müdürüne arz edileceği, ilk madde ve işletme giderlerine esas mal ve malzeme sayımlarının Yönetmelik esasları dahilinde yapılması” hususlarının teknik hizmetler sınıfına dahil sıhhi tesisat teknikeri unvanına sahip başvuranın kadrosunun bulunduğu hizmet sınıfı dışında olan ve yapılan işin niteliği gereği idari hizmetler sınıfında bulunan personelce yürütülebilecek iş ve işlemler kapsamında olması sebebiyle, 657 sayılı Kanunun 45 inci maddesinde öngörülen hiçbir memurun sınıfı dışında çalıştırılamayacağı yönündeki amir hükme aykırılık teşkil ettiği sonucuna varılmıştır.

25) Bununla birlikte başvuran hakkında açılan disiplin soruşturmasının itiraz üzerine Yüksek Disiplin

Kuruluna gitmesi sonucunda, “gerekli ve yeterli araştırmanın yapılmadığı”, “personelin isnat edilen fiili kasten işleyip işlemediği hususunun tam olarak aydınlatılmadan suçun sübuta erdiği yönünde karar verildiği” gibi gerekçelerle disiplin cezasının iptal edildiği görülmüştür. Yine “soruşturmacının eksik inceleme neticesinde kanaate varması” sonucu iptal edilen bir disiplin cezasında ilave inceleme yapılmadan yeniden kınama cezanın takdir edilmesi, disiplin hükümlerinin amacı dışında uygulandığının göstergesi niteliğindedir.

26) 657 sayılı DMK’ nın, 125 inci maddesinde; Geçmiş hizmetleri sırasındaki çalışmaları olumlu olan

ve ödül veya başarı belgesi alan memurlar için verilecek cezalarda bir derece hafif olanın uygulanabileceği hüküm altına alınmıştır. Bu kapsamda yapılan incelemede, başvuruna uygulanan disiplin cezasına ilişkin yazısında Disiplin Amiri tarafından verilen kararda, İdarece bir alt ceza ile ilgili bir değerlendirmeye yer verilmediği, her ne kadar cezanın bir alt dereceden verilmesi konusunda idareye bir takdir yetkisi tanınmışsa da, Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulu’nun 22/02/2007 tarihli ve E. 2005/374, K.

2007/103 sayılı kararında belirtildiği gibi, disiplin cezası vermeye yetkili amir ve kurulların öncelikle; ilgililerin geçmiş hizmetleri ile sicil durumlarına göre bir alt ceza ile cezalandırılıp cezalandırılmayacağı konusunda bir değerlendirme yapmaları ve bu değerlendirmenin sonucuna göre ceza vermeleri gerektiği, idareden gelen bilgi ve belgelerde ise disiplin cezalarının özlük dosyasından silinmesi süresi içinde (2005-

2008 yılları arasında) verilen disiplin cezalarına ilişkin bilgilerin bulunduğu, dolayısıyla bu durumun göz

ardı edilmesi suretiyle tesis edilen işlemin hukuka uygun olmayacağı anlaşılmıştır.

27) Diğer yandan, Anayasa Mahkemesinin 14/11/2013 tarihli ve E:2013/15, K:2013/131 sayılı kararında;

disipline konu eylemler ile yaptırımlar arasında adil bir dengenin gözetilmesinin de hukuk devleti ilkesinin bir gereği olduğu, eylem ile yaptırım arasında bulunması gereken adil dengenin, ölçülülük ilkesi olarak da adlandırıldığı ve bu ilkenin alt ilkelerinin de elverişlilik, zorunluluk ve orantılılık ilkelerinden oluştuğundan

bahisle elverişlilik ilkesinin, öngörülen yaptırımın ulaşılmak istenen amaç için elverişli olmasını, zorunluluk ilkesinin öngörülen yaptırımın ulaşılmak istenen amaç bakımından zorunlu olmasını ve orantılılık ilkesinin ise öngörülen yaptırım ile ulaşılmak istenen amaç arasında olması gereken orantıyı ifade ettiği açıklanmaktadır.

28) Danıştay 8. Dairesinin 11/02/1997 tarihli ve E:1995/3680, K:1997/3928 sayılı kararına göre de, bir

memur hakkında takdir edilen disiplin cezası ile ilgilinin eylemi arasında adil bir denge bulunması ilkesi disiplin hukukunun temel ilkelerindendir. Bu denge kurulurken, olayın oluş biçimi, ilgilinin suç kastının bulunup bulunmadığı, irade dışı etkenlerin eylemin meydana gelmesine etkisi gibi hususların göz önünde bulundurulması gerekmektedir. Yine Danıştay 8. Dairesinin aynı yönde 12/10/1998 tarihli ve E:1998/4988, K:1998/3015 sayılı kararı bulunmaktadır.

29) Yukarıda açıklanan gerekçelerle her ne kadar başvurana isnat edilen fiil için disiplin soruşturması

yapılarak sonucuna göre işlem tesis edilmesi gerekmekte ise de, başvuran hakkında yapılan soruşturmanın yeterli incelemeye dayanmadığı, salt tanık ifadeleri üzerinden değerlendirme yapıldığı, bu yönüyle eksik incelemeye dayalı soruşturma yürütüldüğü, başvuranın disiplin cezasına konu fiili hakkında daha önce 1’inci sicil amiri tarafından uyarılmadığı, konu hakkında tüm personelin sayım işlemine katılması hususu ile ilgili olarak uyarı yazısı yazılıp yazılmadığı hususunun belirtilmediği ve bu konuda bilgi/belge olmadığı, ayrıca takdir edilen disiplin cezasının başvuranın fiiline göre orantısız nitelikte olması nedeniyle ölçülülük ilkesine aykırılık teşkil ettiği anlaşılmakta olup, başvuranın 657 sayılı Devlet Memurları Kanunun 125/Ba maddesinde belirtilen “Verilen emir ve görevlerin tam ve zamanında yapılmasında, görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasların yerine getirilmesinde, görevle ilgili resmi belge, araç ve gereçlerin korunması, kullanılması ve bakımında kusurlu davranmak” hukuki nitelendirmesi uyarınca başvuranın

Kınama cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlemde hukuka uyarlık görülmemiştir.

30) Yukarıda yapılan açıklamalar, başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili

mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; yukarıda açıklanan gerekçelerle başvuranın Kınama disiplin cezasının kaldırılması talebinin kabulü gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

31) İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmede, şikâyet başvurusu kapsamında, idarenin, başvurana ilişkin işlemlerle ilgili bilgi ve belgeleri süresi içerisinde ve gerekçeli olarak kurumumuza gönderdiği, bu anlamda “Kararların gerekçeli olması” ve “Kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun hareket ettiği görülmüştür.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

32) 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ

tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa)

dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup İzmir İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN KABULÜ ile,

Başvuran hakkında uygulanan “Kınama” disiplin cezasının geri alınması yönünde KARA KUVVETLERİ

KOMUTANLIĞINA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

Kararın BAŞVURANA, MİLLİ SAVUNMA BAKANLIĞINA ve KARA KUVVETLERİ

KOMUTANLIĞINA tebliğine;

6328 sayılı Kanunun 20 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca İdare tarafından bu karar üzerine tesis

edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi